İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, dün gece geç saatlerde ülkenin güneyindeki Kunarak Limanı'nın yeniden bombalandığını duyurdu. Bu gelişme, çoğu kıyı kesiminde yer alan Buşehr, Çabahar ve Bender Abbas başta olmak üzere güney kentlerinden peş peşe patlama seslerinin geldiğine ilişkin haberlerle birlikte, İran'ın güneyindeki saldırıların kapsamının genişlediğini gösteriyor.
Şarku’l Avsat’ın Mehr Ajansı’ndan aktardığına göre, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda bulunan Kunarak Limanı'nda üç patlama meydana geldi. İran medyası ise Buşehr yakınlarındaki Cegadek kenti çevresinde iki patlama sesi duyulduğunu belirtti. Hedef alınan noktaların niteliği ve saldırılarda oluşan hasarın boyutu henüz netlik kazanmadı.
Yerel kaynaklar, Ahvaz, Buşehr, Kunarak ve Çabahar'ın yanı sıra Bender Abbas ile Kasım ve Ebu Musa adalarında da şiddetli patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Ayrıca sosyal medya ve yerel kaynaklarda Kirman eyaletinde de bir patlama meydana geldiği yönünde iddialar yer aldı. Ancak bu bilgiye ilişkin resmi makamlarca henüz doğrulama yapılmadı.
Mehr Haber Ajansı, Basra Körfezi'ndeki İran petrol ihracatının merkezi konumundaki Hark Adası'nda patlama meydana geldiği yönündeki haberleri ise yalanladı.
İran resmi haber ajansı IRNA ise ABD ve İsrail'e ait bir füzenin Buşehr'in banliyölerinde bulunan bir askeri karargâhı vurduğunu öne sürdü. Haberde, Buşehr Vali Yardımcısı İhsan Cihaniyan'ın, "Buşehr'in banliyölerindeki bir askeri karargâh kısa süre önce ABD-Siyonist düşman tarafından ateşlenen bir füzenin hedefi oldu" ifadelerine yer verildi. Buna karşın bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, Amerikan ordusunun şu anda İran'a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemediğini söyledi.
Söz konusu gelişmeler, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) yaklaşık 90 İran askeri noktasının hedef alındığını açıkladığı geniş çaplı saldırıların ardından yaşandı. CENTCOM, ikinci saldırı dalgasıyla birlikte son iki günde vurulan hedef sayısının yaklaşık 170'e ulaştığını duyurmuştu.
Washington'a göre saldırılarda hava savunma sistemleri, füze ve insansız hava aracı depoları, deniz unsurları ile Hürmüz Boğazı kıyıları boyunca uzanan lojistik altyapı hedef alındı.