ABD'nin Teksas eyaleti neden ‘İslamlaşmayı durdurma mücadelesini’ veriyor?

ABD'nin en büyük Cumhuriyetçi eyaleti, yeni bir kimlik politikasının çerçevesini çiziyor

Teksas Eyaleti'nin Plano kentinde, Müslüman cemaate hizmet vermek üzere bir cami ve İslami eğitim verilen bir medresenin olduğu komplekse yönelik Müslümanları hedef alan tehditlerin arttığı bir dönemde Cuma namazını kılmak için camiye akın eden Müslümanlar, 11 Nisan 2025 (AFP)
Teksas Eyaleti'nin Plano kentinde, Müslüman cemaate hizmet vermek üzere bir cami ve İslami eğitim verilen bir medresenin olduğu komplekse yönelik Müslümanları hedef alan tehditlerin arttığı bir dönemde Cuma namazını kılmak için camiye akın eden Müslümanlar, 11 Nisan 2025 (AFP)
TT

ABD'nin Teksas eyaleti neden ‘İslamlaşmayı durdurma mücadelesini’ veriyor?

Teksas Eyaleti'nin Plano kentinde, Müslüman cemaate hizmet vermek üzere bir cami ve İslami eğitim verilen bir medresenin olduğu komplekse yönelik Müslümanları hedef alan tehditlerin arttığı bir dönemde Cuma namazını kılmak için camiye akın eden Müslümanlar, 11 Nisan 2025 (AFP)
Teksas Eyaleti'nin Plano kentinde, Müslüman cemaate hizmet vermek üzere bir cami ve İslami eğitim verilen bir medresenin olduğu komplekse yönelik Müslümanları hedef alan tehditlerin arttığı bir dönemde Cuma namazını kılmak için camiye akın eden Müslümanlar, 11 Nisan 2025 (AFP)

The Economist

Teksaslı Cumhuriyetçiler, bundan tam 18 ay önce yeni bir mücadeleye giriştiler. Mücadele, geçtiğimiz yıl şubat ayında başladı. Eyalet Valisi Greg Abbott, Doğu Plano İslam Merkezi'nin önerdiği bir konut projesini ‘şeriat şehirleri’ modeli olarak nitelendirdi. Bunun ardından eyalette on iki devlet kurumu hızla harekete geçerek proje hakkında soruşturma başlattı. Kasım ayında ise Abbott, ABD'deki Müslümanların sivil haklarını savunan en büyük kuruluş olan Amerikan İslam İlişkileri Konseyi'ni (CAIR) ‘yabancı terör örgütü’ olarak ilan etti ve kuruluşun eyalet sınırları içinde arazi satın almasını yasakladı.

Mart ayında ise eyalet denetçisi, İslami okulları yeni eğitim bursu (voucher) programının kapsamı dışında bırakma kararı aldı. Eyaletteki Cumhuriyetçi Parti, ‘Teksas'ın İslamlaşmasını durdurma’ hedefini yasama gündemindeki öncelikler listesinde ikinci sıraya yerleştirdi.

İlk bakışta bu kampanya, 11 Eylül saldırılarının ardından tırmanan aşırı İslam karşıtlığı dalgasının bir devamı gibi görünebilir. Ancak mevcut dalganın asıl itici gücü, dışarıdan gelebilecek bir şiddet korkusundan ziyade, ülke içinde yaşanan bir dönüşüme duyulan kaygıyla ilişkilidir. ABD genelinde, Amerikan sivil yaşamını Hristiyan değerleriyle harmanlamayı amaçlayan ve genel olarak Hristiyan milliyetçiliği adı altında toplanan fikirlere yönelik destek giderek artıyor.

Bu projenin izleyeceği yolun ne olacağı henüz net değil. Ancak ülkenin en büyük Cumhuriyetçi eyaleti olan Teksas, ABD'nin Hristiyan köklerini vurgulayarak ve eyaletin tasavvur ettiği bir tehdide karşı sert bir mücadeleye girerek, bu eğilimin nasıl bir görünüm alabileceğine dair olası bir model sunuyor bugün.

İslamlaşmayı durdurmaya’ yönelik mevcut dalganın asıl itici gücü, dışarıdan gelebilecek bir şiddet korkusu değil, içeride yaşanan bir dönüşüme duyulan kaygı.

Abbott, bu yılın başlarında dini özgürlüğü savunurken “ABD, Hristiyan bir ülke olarak kuruldu” ifadelerini kullandı. Ülkenin Hristiyan kimliğini savunanlar arasında Başkan Yardımcısı JD Vance, Savaş Bakanı Pete Hegseth ve 2025 yılında suikasta kurban giden muhafazakâr etkili isim Charlie Kirk de bulunuyor.

cdfrgthy
Teksas Valisi Greg Abbott, ABD'nin Wisconsin Eyaleti'ndeki Milwaukee kentinde düzenlenen 2024 Cumhuriyetçi Ulusal Kongresi'nde konuşurken, 17 Temmuz 2024 (AFP)

Ölümünün ardından Donald Trump tarafından kendisine Başkanlık Özgürlük Madalyası verilen Kirk, ABD’nin Hristiyan karakterini belirli bir nüfus yapısıyla ilişkilendiriyor ve ülkenin ‘anayasal bir kriz’ yaşadığını düşünüyordu. Çünkü ona göre Hristiyan bir nüfus olmadan özgürlük var olamazdı.

Giderek artan sayıda siyasetçi, özellikle İslam'ı ABD kimliğine yönelik bir tehdit olarak görüyor. Örgütlü Nefreti İnceleme Merkezi adlı bir izleme kuruluşunun verilerine göre, Mart ayına kadar geçen on üç aylık süre zarfında, ülke genelinde seçilmiş 46 Cumhuriyetçi yetkili, Müslüman karşıtı içerikli 1.111 paylaşım yaptı. Bu da aylık ortalamada on beş kat artışa işaret ediyor.

Bu paylaşımların birçoğu İslam'ı, ölümü yücelten, çocuklara aşırılıkçı fikirler aşılamaya çalışan ve toplum üzerinde sıkı bir denetim kurmayı amaçlayan bir inanç sistemi olarak tasvir etti.

Alabama Senatörü Tommy Tuberville, New York’un Müslüman Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin fotoğraflarıyla İkiz Kuleler'in yanan görüntülerini bir araya getiren bir paylaşımda bulunarak ‘düşmanın artık surların içinde olduğu’ uyarısında bulundu. Tennessee Kongre Üyesi Andy Ogles ise ‘Amerikan toplumunda Müslümanlara yer olmadığını’ söyledi.

Kamu Din Araştırma Enstitüsü’ne (PRRI) göre ‘Hristiyan Amerika’ fikrinin destekçileri, İslam'ı bir tehdit olarak görme eğiliminde diğerlerine kıyasla daha yüksek bir oranı temsil ediyor.

Trump, kendisinin felaket senaryosu olarak nitelendirdiği bir sürecin uyarıcı örnekleri olarak Avrupa kentlerine sıkça atıfta bulunuyor. Trump'a göre Paris ve Londra'nın çehresi öyle bir hal aldı ki artık ‘tanınmaz’ oldu ve İngiltere'nin başkenti ‘şeriat yönetimine’ doğru ilerliyor.

Geçtiğimiz yıl, Teksas Kongre üyeleri Chip Roy ve Keith Self, Kongre içinde "Şeriatsız Amerika" adlı grubu kurdu. O tarihten bu yana, 25 eyaleti temsil eden 66 üye daha bu gruba katıldı.

Bu eğilim, seçmen kesimleri arasında büyüyen bir kaygıyı yansıtıyor. PRRI'ye göre Cumhuriyetçilerin dörtte üçü İslam dininin Amerikan değerleriyle çeliştiğini düşünürken, Demokratlar arasında bu oran yalnızca yüzde 30'da kalıyor. Bu partiler arası fark, 2011'den bu yana iki katına çıktı. ABD'nin Hristiyan bir ülke olduğu fikrini destekleyenler, İslam dinini bir tehdit olarak görme eğiliminde daha yüksek bir oran oluşturuyor.

Müslümanların ülkeyi ele geçireceğine dair endişeler, gerçeklikten kopuk görünüyor; zira Müslümanların nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 1'i geçmiyor.

Müslümanların ülkeyi ele geçireceğine dair endişeler gerçeklikten kopuk görünse de -zira Müslümanların nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 1'i geçmiyor- bu hareketin taraftarları meselenin özünün İslami varlığın büyüklüğünde yatmadığını düşünüyor. Şeriat karşıtı grubun başarısını kutladığı yakın tarihli bir basın açıklamasında Keith Self, “Hristiyan değerler, ulusumuzun ve günlük yaşamımızı yöneten anayasal düzenin temelini oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Self, sözlerine ‘şeriat ve ilkelerinin bu temellerle doğrudan çeliştiğini’ de ekledi. Indiana Üniversitesi'nde Hristiyan milliyetçiliği üzerine araştırmalar yürüten akademisyen Andrew Whitehead ise, Müslümanların ‘gerçek vatandaş’ tanımının çerçevesinin çizildiği en uygun karşıt figürü temsil ettiğini değerlendiriyor.

xsdcfrgt
ABD'nin Teksas eyaletindeki Plano'da bir camide Cuma namazını kılan Müslümanlar, 11 Nisan 2025 (AFP)

ABD Kongresi'nde henüz ilk aşamalarında olan bir dizi kanun tasarısı ele alınıyor. Roy, şeriat hükümlerine bağlı yabancıların ülkeye girişini yasaklayan bir yasa tasarısı sundu. Florida'dan Randy Fine ise, şeriat temelli yasaklama biçimlerinden ‘yavru köpekleri koruma’ amacını taşıyan alaycı bir yasa tasarısı ortaya attı.

Bu süreçte Teksas, diğer eyaletlerin önünde ilerliyor gibi görünüyor. Abbott'ın ofisi tarafından The Economist dergisine yapılan açıklamada, valinin politikalarının ‘yasalara saygılı Teksaslı Müslümanların’ imajını zedelemeyi değil, ‘terörizmi destekleyenleri veya Amerikan topraklarında yabancı bir hukuku dayatmaya çalışanları’ hedef aldığını belirtti.

Vergi mükelleflerinin parasının ‘yabancı bir hukuk sistemine bağlılık yemini eden’ kuruluşlara ulaşmasını engelleme talebi ile ‘İslami şeriat vaizlerinin sınır dışı edilmesi’ çağrısı arasında Cumhuriyetçilerin tutumları farklılık gösteriyor.

Uygulamada Cumhuriyetçilerin tutumları geniş bir yelpazede farklılık gösteriyor. Bu tutumlar, vergi mükelleflerinin parasının ‘yabancı bir hukuk sistemine bağlılık yemini eden’ herhangi bir kuruluşa ulaşmasını engelleme girişimleriyle başlayıp, ‘İslami şeriat vaizlerinin sınır dışı edilmesini’ talep eden çağrılara kadar uzanıyor.

Şarku’l Avsat’ın The Economist’ten aktardığı habere göre Teksas Yasama Meclisi'nin geçen yıl okulları sınıflarda On Emir'i sergilemekle yükümlü kılmasının ardından, Eyalet Eğitim Kurulu haziran ayı sonlarında müfredatı yeniden düzenledi. Yeni yönergelere göre ortaokul düzeyindeki ‘Dünya Kültürleri’ dersi kaldırılırken, lise düzeyinde daha önce ‘İslam'ın temel inançlarını açıklayan’ üniteler, ‘cihatçı öğretilerin ve bunun İslam dininin yayılmasına ve Hristiyan topraklarının işgaline nasıl katkı sağladığını anlatan’ yeni ünitelerle değiştiriliyor. Öğrencilerden ayrıca daha fazla İncil kıssası okumaları da istenecek.

x67jk78
Florida Eyaleti'nin Tampa kentinde, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne girmesini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler arasında, CAIR’in Florida şubesi İcra Direktörü Abdullah Jaber, 13 Ekim 2023 (AFP)

Bu dönüşüm, dini özgürlük bayrağını uzun süredir taşıyan Cumhuriyetçileri son derece güç bir konuma sokuyor. Abbott'ın terör örgütü olarak nitelendirdiği kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan CAIR’den Shaimaa Zayan, daha önce ‘İslamofobi’ olarak bilinen olgunun bugün artık ‘dini zulme’ daha yakın bir hal aldığını söylüyor. Zayan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendi isteğimizle ayrılmak zorunda kalana kadar hayatımızı cehenneme çevirmeye çalışıyorlar.”

Öte yandan Teksas Kamu Politikaları Vakfı'ndan (TPPF) Sam Westrop, sosyal medyadaki ‘kalabalık gürültüsünün’, ABD'de İslamcı radikalizmin tehlikeli bir şekilde tırmandığı gerçeğini gölgelediğini savundu. Westrop, sağcı kesimin, sıradan Müslümanların bu aşırılıkçılığa karşı mücadelede müttefik olabileceğini kabul etmesi gerektiğini belirtti.

CAIR, yaşananları ‘dini zulme’ daha yakın olarak değerlendiriyor

Oklahoma on yıldan uzun bir süre önce mahkemelerinin şeriat hükümlerine dayanmasını engellemeye çalıştığında, bir yargıç bu düzenlemeyi iptal etmişti. Abbott'ın Teksas'taki girişimleri de şu ana kadar daha şanslı olmadı. Mahkemeler, eyaletin İslami okulları eğitim bursu programından dışlama girişimini durdurdu ve Doğu Plano İslam Merkezi'nin dini ayrımcılığa uğradığı iddiasıyla açtığı davanın sürmesine izin verdi.

56hj76j
Teksas eyaletinin Plano kentinde, Doğu Plano İslam Merkezi Camii yakınlarında bulunan bir ‘satılık arazi’ tabelası, 11 Nisan 2025 (AFP)

Eski ABD Başkanı Ronald Reagan tarafından atanmış bir yargıç da eyaleti sert bir dille eleştirerek, camiyle ilgili olarak ‘Teksas sakinlerine şeriatı dayatmayı amaçladığına dair hiçbir kanıt sunmadığını’ vurguladı.

Yaşananların, ocak ayında yeniden bir araya gelmesi beklenen Teksas yasa koyucularını caydıracağı görülmüyor. Yasa koyucuların, Abbott'ın çizdiği yönde hareket etmeye devam etmesi bekleniyor. Valinin Basın Sözcüsü Andrew Mahaleris, “Vali, empatinin, İngiltere'de olduğu gibi Teksas'ı ve Amerika'yı içeriden yıkmaya çalışan kötü niyetli aktörleri güçlendirecek bir araca dönüşmesine izin vermeyecek” açıklamasında bulundu.

Diğer eyaletler de gelişmeleri yakından izliyor. Florida Kongre Üyesi Randy Fine, kendi seçim bölgesinde yapılan yakın tarihli bir anketin, Cumhuriyetçi ön seçim seçmenlerinin ‘Amerika'da İslam’ konusuna, kürtaj meselesine kıyasla yedi kat, silah taşıma hakları meselesine kıyasla ise altı kat daha fazla önem verdiğini gösterdiğini belirtti.

The Economist dergisi Fine'dan ‘şeriat’ kelimesiyle neyi kastettiğini açıklamasını istediğinde, doğrudan bir tanım vermekten kaçındı ve bunun yerine İslam dininin ‘işgal ve boyun eğdirme temelli bir ideolojiye dayandığını ve demokrasi için bir tehdit oluşturduğu’ ifadesini tekrarladı.

Peki ya dinlerini kamusal alana taşıyan diğer gruplar ne olacak? ABD’li Yahudi bir temsilci daha uzlaşmacı bir tutum sergileyerek “ABD Hristiyan bir ülkedir ve yaşadığımız ülkenin doğasını anlamamız gerekir” yorumunda bulundu.



ABD Senatörü Lindsey Graham ani bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti

ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)
ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)
TT

ABD Senatörü Lindsey Graham ani bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti

ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)
ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)

ABD Senatörü Lindsey Graham’ın ofisinin İletişim Direktörü bugün X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Graham’ın dün akşam aniden rahatsızlanmasının ardından kısa bir süre sonra hayatını kaybettiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, Güney Karolina eyaletinin kıdemli Cumhuriyetçi Senatörü olan 71 yaşındaki Graham, daha önce ABD Başkanı Donald Trump’ı sert bir şekilde eleştiren isimlerden biriyken, sonrasında Kongre’deki en sadık müttefiklerinden biri haline gelmişti.

Graham’ın ofisinden yapılan açıklamada, “Senatör Graham’ın ailesi bu süreçteki dualar için teşekkür etmekte ve bu son derece zor dönemde mahremiyetlerine saygı gösterilmesini talep etmektedir” ifadesine yer verildi.

7kı8kı
ABD Senatörü Lindsey Graham, 31 Ocak 2020’de Senato’da görülen Trump’ın azil davası öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (Reuters)

Graham, 2002 yılında Senato üyeliğine seçilmişti. Resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Senato’ya girmeden önce 1994 yılında Güney Karolina’nın 3. seçim bölgesinden Temsilciler Meclisi üyeliğine seçilmişti.

Savunma alanındaki şahin tutumuyla tanınan Graham’ın internet sitesinde belirtildiği üzere ‘terörle mücadelede ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarını uzun vadede koruyacak sonuçlar elde etmek için sürekli çaba gösterdiği’ aktarıldı.

Son dönemde Senato Bütçe Komitesi Başkanlığı görevini yürüten Graham, aynı zamanda Senato Tahsisatlar Komitesi, Yargı Komitesi ile Çevre ve Kamu İşleri Komitesi üyesiydi. Hiç evlenmemiş olan Graham, Güney Karolina’nın Seneca kentinde ikamet ediyordu.

sdwegregv
ABD Senatörü Lindsey Graham, 10 Temmuz 2026’da Kiev’in merkezinde tahrip edilmiş Rus tanklarının önünde basın mensuplarının sorularını yanıtlarken (AP)

Graham, İran’a yönelik askeri müdahaleyi savunmasıyla tanınıyordu.

Trump, Graham’ın vefatının ardından Truth Social platformundaki hesabından paylaştığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi: “Şimdiye kadar tanıdığım en harika insanlardan ve senatörlerden biri olan Senatör Lindsey Graham vefat etti! Yorulmak bilmeden çalışan, gerçek bir Amerikan vatanseveriydi. Kendisini çok özleyeceğiz!!! Detaylar ve cenaze töreni hazırlıkları daha sonra duyurulacaktır. Bu son derece üzücü bir durum!”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve çok sayıda üst düzey İsrailli yetkili, Graham’ın vefatı nedeniyle taziyelerini ileterek çok yakın bir dostlarını kaybettiklerini belirttiler.

Netanyahu yaptığı açıklamada, “Lindsey, İsrail’in güvenliği ile ABD’nin güvenliğinin birbirinden ayrılamaz olduğunu anlamıştı” dedi.

Açıklamasına devam eden Netanyahu, “İsrail en büyük dostlarından birini kaybetti. Amerika büyük bir vatanseverini kaybetti. Ben ise çok yakın bir dostumu kaybettim” ifadelerini kullandı.

X platformu üzerinden ayrı ayrı paylaşımda bulunan İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Savunma Bakanı Yisrael Katz, Dışişleri Bakanı Gideon Saar ve eski Başbakan Naftali Bennett de Graham’ı ‘İsrail’in gerçek bir dostu’ ve en güçlü destekçilerinden biri olarak nitelendirdi.


Hürmüz Boğazı'ndaki saldırıların ardından ABD'den İran'a yeni hava saldırıları düzenledi

Hürmüz Boğazı'ndaki saldırıların ardından ABD'den İran'a yeni hava saldırıları düzenledi
TT

Hürmüz Boğazı'ndaki saldırıların ardından ABD'den İran'a yeni hava saldırıları düzenledi

Hürmüz Boğazı'ndaki saldırıların ardından ABD'den İran'a yeni hava saldırıları düzenledi

ABD ordusu, bugün İran'a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattığını açıkladı. Operasyonun, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda bir konteyner gemisine düzenlediği saldırının ardından ve ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla gerçekleştirildiği bildirildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yaptığı açıklamada, bunun bu hafta İran'a yönelik düzenlenen üçüncü saldırı dalgası olduğunu belirterek, "Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan, Kıbrıs bayraklı bir konteyner gemisine açık bir saldırı düzenlemesinin ardından" operasyonun başlatıldığını ifade etti.

Buna karşılık İran Devrim Muhafızları, resmi medyada yer alan açıklamalarında, bir gemiyi "izin verilmeyen bir rotadan geçtiği" gerekçesiyle uyarı ateşiyle hedef aldıktan sonra Hürmüz Boğazı'nın ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını ilan etti.

Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, "Gemi uyarı ateşiyle vuruldu ve durduruldu" denildi.

Daha sonra Devrim Muhafızları, "Hürmüz Boğazı'nda yürürlükteki düzenlemeleri ihlal eden ikinci bir geminin de hedef alındığını" duyurdu.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı:

  • Umman açıklarında ticari Galaxy gemisine düzenlenen saldırıyı kınıyoruz.
  • Gemide bulunan 11 Hindistan vatandaşından 10'u kurtarıldı, 1 kişi ise hâlâ kayıp.
  • Gerilimin derhal düşürülmesi çağrımızı yineliyoruz. Umman'daki büyükelçiliğimiz gelişmeleri yakından takip etmektedir.

Lübnan, Roma'da İsrail ile yapılması planlanan görüşmelere katılacak

ABD'nin himayesinde İsrail ve Lübnan arasında ABD Dışişleri Bakanlığı merkezinde yapılan müzakerelerden (Arşiv- AFP)
ABD'nin himayesinde İsrail ve Lübnan arasında ABD Dışişleri Bakanlığı merkezinde yapılan müzakerelerden (Arşiv- AFP)
TT

Lübnan, Roma'da İsrail ile yapılması planlanan görüşmelere katılacak

ABD'nin himayesinde İsrail ve Lübnan arasında ABD Dışişleri Bakanlığı merkezinde yapılan müzakerelerden (Arşiv- AFP)
ABD'nin himayesinde İsrail ve Lübnan arasında ABD Dışişleri Bakanlığı merkezinde yapılan müzakerelerden (Arşiv- AFP)

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Lübnanlı resmi bir kaynak yaptığı açıklamada, Lübnan'ın gelecek hafta Roma'da İsrail ile yapılması planlanan görüşmelere katılacağını bildirdi. Bu gelişme, bir ABD askeri heyetinin Güney Lübnan'da İsrail'in "deneme niteliğindeki" bir bölgeden çekilmesine yönelik uygulama mekanizmalarını görüşmek üzere Lübnan'da temaslarda bulunduğu sırada yaşandı.

Resmi kaynak, "Lübnan görüşmelere katılacak" ifadelerini kullandı. Daha önce müzakereleri yakından takip eden diplomatik bir kaynak çarşamba günü yaptığı açıklamada, Beyrut yönetiminin yeni müzakere turuna katılmayı kabul etmesi için İsrail'in Güney Lübnan'daki iki pilot bölgeden çekilmesini şart koştuğunu belirtmişti.