Lindsey Graham'ın yerine geçmek için Cumhuriyetçiler arasında yarış başladı

Lindsey Graham, 28 Ocak 2003'te Donald Trump ile bir seçim etkinliğinde (AP)
Lindsey Graham, 28 Ocak 2003'te Donald Trump ile bir seçim etkinliğinde (AP)
TT

Lindsey Graham'ın yerine geçmek için Cumhuriyetçiler arasında yarış başladı

Lindsey Graham, 28 Ocak 2003'te Donald Trump ile bir seçim etkinliğinde (AP)
Lindsey Graham, 28 Ocak 2003'te Donald Trump ile bir seçim etkinliğinde (AP)

ABD Kongresi, yaklaşık iki haftalık yasama tatilinin ardından pazartesi günü yeniden çalışmalarına başlıyor. Ancak bu kez atmosfer önceki oturumlardan tamamen farklı olacak. Senatörler, Genel Kurul ve komite toplantılarına, cumartesi gecesi geçirdiği ani sağlık sorunu nedeniyle hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham'ın boş kalan koltuğunun gölgesinde girecek. Cumhuriyetçi Parti'de Graham'ın yerine geçecek isim için yarış şimdiden başladı.

Büyük bir boşluk

Graham, hem iç hem de dış politika alanındaki etkili rolü nedeniyle Senato'da önemli bir boşluk bıraktı. Sert siyasi çıkışlarıyla tanınmasına rağmen, Kongre kariyeri boyunca Demokratlarla birçok uzlaşının sağlanmasında da aktif rol oynadı.

Demokrat Senatör Elizabeth Warren da buna dikkat çekerek, "Pek çok konuda anlaşamasak da, Lindsey her zaman iyi niyetle müzakereye hazırdı ve hızlı zekâsıyla öne çıkıyordu" dedi.

Graham'ın yokluğu, Cumhuriyetçi Parti yönetimini siyasi açıdan kritik bir dönemde zor durumda bıraktı. Parti liderleri hem kendi içlerindeki görüş ayrılıklarını gidermeye hem de Kongre'deki Cumhuriyetçilerin performansından memnun olmayan ABD Başkanı Donald Trump'ın güvenini yeniden kazanmaya çalışıyor.

sdvevf
Lindsey Graham, 7 Ocak 2003'te dönemin ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney huzurunda yemin ederken (AP)

Graham, Senato Çoğunluk Lideri John Thune ile Beyaz Saray arasındaki en önemli iletişim kanallarından biri olarak görülüyordu. Özellikle Trump'ın "Amerika'yı Kurtar" adlı seçim paketinin Senato'da oylanması için Thune üzerindeki baskısını artırdığı son dönemde bu rol daha da önem kazanmıştı.

Thune, Graham'ı "çok sayıda başkanın ve dünya liderinin görüşlerine başvurduğu güvenilir bir danışman" sözleriyle andı.

Komisyon çalışmaları aksayacak

Graham, Trump'ın sık sık övdüğü Büyük ve Güzel Yasa Tasarısı’nın Senato'daki ilerleyişini şekillendiren Bütçe Komitesi'nin başkanlığını yürütüyordu.

Aynı komite, "Amerika'yı Kurtar" paketini de içerebilecek uzlaşma tasarısını görüşmekle görevli. Bu nedenle Graham'ın yokluğu, Cumhuriyetçi senatörler yeni bir başkan seçene kadar komitenin çalışmalarını aksatacak.

sdfergtgt
Lindsey Graham, 14 Ocak 2009'da dönemin ABD Başkanı Barack Obama ile birlikte konuşma yaparken (AP

Komitenin başkanlığı için Trump'a yakın isimlerden Senatör Ron Johnson'ın öne çıkması bekleniyor.

Graham ayrıca dış bütçeden sorumlu Ödenekler Alt Komitesi'nin başkanlığını yürütüyor, bunun yanında başta Senato Yargı Komitesi olmak üzere birçok önemli komitede etkin rol oynuyordu.

Graham'ın yerine kim gelecek?

Cumhuriyetçiler, Graham'ın ardından oluşan boşluğu doldurmaya çalışırken gözler Güney Carolina'yı Senato'da temsil edecek yeni ismin belirlenmesine çevrildi.

Eyalet yasaları uyarınca Cumhuriyetçi Vali Henry McMaster, Graham'ın görev süresinin sona ereceği 3 Ocak 2027'ye kadar görev yapacak geçici bir senatör atayacak.

Bu görev için adı geçen isimlerden biri de Graham'ın kız kardeşi Darlene Graham Nordone oldu.

Asıl mücadele ise Cumhuriyetçi Parti'nin kasım ayında yapılacak ara seçimlerde yarışacak adayının belirlenmesi olacak.

sxdvfgbhy
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın ölümünün ardından ABD Kongre Binası'nda (Capitol) Amerikan bayrağı yarıya indirildi (Reuters)

Graham, parti ön seçimlerini ciddi bir rakiple karşılaşmadan kazanmış ve Güney Carolina'daki Demokrat aday Annie Andrews'e karşı Cumhuriyetçilerin adayı olmuştu.

Eyalet yasalarına göre olağanüstü adaylık başvuruları 21 Temmuz'da başlayacak ve 28 Temmuz'da sona erecek. Özel ön seçim ise 11 Ağustos'ta yapılacak.

Şimdiden birçok Cumhuriyetçi isim adaylık sinyali verdi.

Valilik yarışını kaybeden Temsilciler Meclisi üyesi Nancy Mace, Senato koltuğu için aday olmayı değerlendirdiğini açıkladı.

Yine valilik seçimlerini kaybeden Temsilci Ralph Norman da adaylıkla ilgilendiğini belirterek, Trump'tan destek istediğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın parti adayının belirlenmesinde belirleyici rol oynaması bekleniyor.

Trump, kimi destekleyeceği sorusuna ise, "Aklımda çok iyi olduğunu düşündüğüm biri var. Ancak Senatör Graham'ın anısına saygı gereği şu an herhangi bir isim vermek istemiyorum" yanıtını verdi.



ABD, Türkiye, İsrail ve Suriye arasında çatışmayı önlemek için mekanizma üzerinde çalışıyor

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, 17 Nisan 2026'da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'ndaki bir oturumda konuşurken. (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, 17 Nisan 2026'da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'ndaki bir oturumda konuşurken. (Reuters)
TT

ABD, Türkiye, İsrail ve Suriye arasında çatışmayı önlemek için mekanizma üzerinde çalışıyor

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, 17 Nisan 2026'da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'ndaki bir oturumda konuşurken. (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, 17 Nisan 2026'da düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'ndaki bir oturumda konuşurken. (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, dün yaptığı açıklamada, İsrail’in Türkiye sınırı yakınlarındaki bir Suriye hava üssüne düzenlediği saldırının ardından, İsrail, Türkiye ve Suriye arasında çatışmayı önlemeye yönelik bir mekanizma oluşturmak için çalıştıklarını söyledi.

Aynı zamanda ABD’nin Türkiye Büyükelçisi olan Barrack, Ankara’nın İsrail saldırısı konusunda önceden bilgilendirilmediğini belirterek, “Dolayısıyla uçakların kuzeye, kendi topraklarına doğru ilerlediğini gördü ve makul olarak kendi karşılığını vermeye hazırlanabilirdi” ifadelerini kullandı. Barrack, bu sözlerle olası bir Türk askeri müdahalesine işaret etti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre ajansa telefonla açıklamada bulunan Barrack, “Neyse ki sağduyulu insanlar gerilimin daha fazla artmasını önlemeyi başardı” ifadelerini kullandı.


Netanyahu’nun ofisi: Suriye’nin Türk askerlerinin konuşlandırılmasını kabul etmesi İsrail’in güvenliğini tehdit ediyor

İsrail'in dün düzenlediği saldırıların ardından Ebu el-Zuhur askeri üssünün görünümü (Reuters)
İsrail'in dün düzenlediği saldırıların ardından Ebu el-Zuhur askeri üssünün görünümü (Reuters)
TT

Netanyahu’nun ofisi: Suriye’nin Türk askerlerinin konuşlandırılmasını kabul etmesi İsrail’in güvenliğini tehdit ediyor

İsrail'in dün düzenlediği saldırıların ardından Ebu el-Zuhur askeri üssünün görünümü (Reuters)
İsrail'in dün düzenlediği saldırıların ardından Ebu el-Zuhur askeri üssünün görünümü (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi, Suriye’yi ülkenin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse Türk askerlerinin konuşlandırılmasını kabul etmekle suçlayarak, bunun “İsrail’in güvenliğini tehdit ettiğini” belirtti. Açıklama, Şam ve Washington’un İsrail tarafından gerçekleştirildiğini bildirdiği Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırıların ardından geldi.

Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, “İsrail ve Suriye, güvenlik konularında mevcut durumun korunması konusunda anlaşmıştı. Suriye, Halep yakınlarındaki bir hava üssüne Türk güçlerinin konuşlandırılmasını kabul ederek bu durumu ihlal etmenin eşiğine geldi” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “İsrail, Suriye’yi böyle bir konuşlandırmanın İsrail’in güvenliğini tehdit edeceği konusunda defalarca uyardı. Suriye bu uyarıları görmezden gelmeyi seçti” denildi. İsrail’in “güvenliğine yönelik hiçbir tehdide müsamaha göstermeyeceği” vurgulanan açıklamada, “mevcut duruma dönülmesinden memnuniyet duyulacağı” ifade edildi.


Yarısından fazlası Gazze’de... BM, 2025’te 350 yardım çalışanının hayatını kaybettiğini açıkladı

Güney Gazze'deki UNRWA çalışanları (AFP)
Güney Gazze'deki UNRWA çalışanları (AFP)
TT

Yarısından fazlası Gazze’de... BM, 2025’te 350 yardım çalışanının hayatını kaybettiğini açıkladı

Güney Gazze'deki UNRWA çalışanları (AFP)
Güney Gazze'deki UNRWA çalışanları (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) bugün yaptığı açıklamada, yardım çalışanlarının geçen yıl eşi benzeri görülmemiş sayıda saldırıya maruz kaldığını açıkladı. BM, bu durumun nedenleri arasında silahlı insansız hava araçlarının (İHA) kullanımının artmasını gösterirken, mevcut tabloyu “korkunç” olarak nitelendirdi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Kanada ve Avustralya tarafından finanse edilen ve yardım çalışanlarını etkileyen başlıca güvenlik olaylarını kayda geçiren Aid Worker Security Database verilerine göre, 2025 yılında yaklaşık 907 insani yardım çalışanı öldürüldü, yaralandı veya kaçırıldı. Bu sayı bir önceki yıl 833’tü.

Hayatını kaybeden yardım çalışanlarının sayısı 350’ye ulaştı. Bunların yarısından fazlası Gazze Şeridi’nde öldü. Bu sayı, 2024’te kaydedilen 387 kişilik rekor seviyenin biraz altında kaldı.

BM Genel Sekreteri António Guterres, şiddetin ulaştığı seviyeyi “korkunç” olarak nitelendirerek, devletlere savaş hukukuna uymaları ve sorumluların hesap vermesini sağlamaları çağrısında bulundu.

Guterres, “Başkalarına hizmet etmek hiç olmadığı kadar tehlikeli hale geldi” ifadelerini kullandı.

Açıklama, BM’nin Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla düzenlemeyi planladığı tören öncesinde geldi. Törende, hayatını kaybeden yardım çalışanlarını anmak amacıyla New York ve Cenevre’de bayraklar yarıya indirilecek.

BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Tom Fletcher, düşük maliyetli ve çatışmalarda esnek biçimde kullanılabilen İHA’ların yaygınlaşmasının riskleri artırdığını söyledi.

Mart ayında, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki Goma kentinde düzenlenen İHA saldırılarında, aralarında Fransız bir yardım çalışanının da bulunduğu en az 3 kişi hayatını kaybetti. Sudan ve Ukrayna’daki yardım konvoyları da art arda saldırılara maruz kaldı.

Veritabanı, 2025 yılında insani yardım çalışanları açısından açık ara en tehlikeli bölgenin Gazze olduğunu gösterdi. Gazze’de 186 yardım çalışanı hayatını kaybederken, Sudan ikinci sırada yer aldı.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail-Gazze savaşından bu yana bölgede en az 393 çalışanının öldürüldüğünü açıkladı.

Oxfam’ın küresel insani yardım politikalarından sorumlu yetkilisi Buşra Halidi, yardım çalışanlarına daha fazla koruma sağlanması çağrısında bulunarak, “İnsani yardım çalışmalarının kendisinin hedef alındığına tanık oluyoruz” ifadelerini kullandı.