AP'de kriz: Danimarkalı parlamenter polise şikayet edildi

1976'da Irak'ta doğan Al Sahlani, tek başına geldiği İsveç'te 15 yaşından beri yaşıyor (AFP)
1976'da Irak'ta doğan Al Sahlani, tek başına geldiği İsveç'te 15 yaşından beri yaşıyor (AFP)
TT

AP'de kriz: Danimarkalı parlamenter polise şikayet edildi

1976'da Irak'ta doğan Al Sahlani, tek başına geldiği İsveç'te 15 yaşından beri yaşıyor (AFP)
1976'da Irak'ta doğan Al Sahlani, tek başına geldiği İsveç'te 15 yaşından beri yaşıyor (AFP)

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) İsveçli üyelerinden Abir Al-Sahlani, Danimarkalı bir parlamenteri, kendisine karşı nefret söylemi kullandığı iddiasıyla polise şikayet etti.

Geçen ay sığınmacıların sınır dışı edilmesinin kolaylaştırılmasına dair oylamanın ardından AP'deki bazı parlamenterlerin "Onları geri gönderin" diye tezahürat yaptığı duyulmuştu.

Bunun üzerine meclise seslenen Al-Sahlani, bu sloganların zor durumdaki masum göçmenleri hedef aldığını ve kendisinin de parlamentoda hiç olmadığı kadar güvensiz hissetmesine yol açtığını söylemişti. 

Irak asıllı parlamenter, "aşırı sağcı faşistlerin" bu tezahüratlarla "yeni bir dip noktayı" gördüğünü söylerken bu konuşma internette de paylaşıldı. 

Buna sosyal medya hesapları üzerinden yanıt veren Finlandiyalı Sebastian Tynkkynen, "Daha fazla ağla" derken Danimarkalı Kristoffer Storm, Al-Sahlani'nin de yurduna dönmesi gerektiğini öne sürdü. 

İnternette ölüm ve tecavüz tehditleri alan Al-Sahlani, İsveç polisine Storm hakkında şikayette bulunduğunu çarşamba açıkladı. Danimarkalı parlamenteri ırkçılık ve nefret söylemiyle suçladı. 

Al-Sahlani, İsveç polisi Tynkkynen'in sosyal medya paylaşımıyla ilgili ne yapabileceğini bilmediği için şikayetin Finlandiyalı parlamenteri kapsamadığını söyledi. 

Guardian'a konuşan Al-Sahlani, şu yorumu yaptı:

Avrupa demokrasisi adına üzüntü duyuyorum. Siyasetçilerimizin seviyesi gerçekten bu kadar düştü mü?

İki sağcı parlamenter de suçlamaları reddediyor. 

AP'de Al-Sahlani'nin de yer aldığı Avrupa'yı Yenile (Renew Europe) grubu, Tynkkynen ve Storm hakkında disiplin soruşturması yürütülmesi için harekete geçti. 

AP Başkanı Roberta Metsola da bu davranışları kınayarak gerekli adımların atılacağını söyledi. 

Guardian, AP'deki radikal ve popülist sağcı parlamenterlerin meclisin neredeyse dörtte birini oluşturduğunu ve bunun bir rekor olduğunu bildiriyor. 

Birleşik Krallık merkezli gazete, azınlıkların AP'de yeterince temsil edilmediğini de öne sürüyor. 

Independent Türkçe, Guardian, Politico



İran saldırısından kurtulan ABD askerleri, komutanlarına tepkili

Ölen askerler için düzenlenen törende golf şapkası takan Trump bu tercihiyle tepki toplamıştı (Reuters)
Ölen askerler için düzenlenen törende golf şapkası takan Trump bu tercihiyle tepki toplamıştı (Reuters)
TT

İran saldırısından kurtulan ABD askerleri, komutanlarına tepkili

Ölen askerler için düzenlenen törende golf şapkası takan Trump bu tercihiyle tepki toplamıştı (Reuters)
Ölen askerler için düzenlenen törende golf şapkası takan Trump bu tercihiyle tepki toplamıştı (Reuters)

Washington Post, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı operasyona yanıt veren İran'ın 1 Mart'ta Kuveyt'in Şuayba Limanı'ndaki Amerikan askerlerine düzenlediği saldırıyı mercek altına aldı. 

Üsten sorumlu Amerikalı generallerin, 6 ABD askerinin öldüğü, onlarcasının da yaralandığı drone saldırısından önce harekat merkezinin İran'ın hedefi olabileceği ve orada yeterli savunma önlemlerinin bulunmadığı uyarılarına kulak asmadığı bildirildi. 

Saldırıdan sağ kurtulan askerlerin ve tanıkların da aralarında bulunduğu 17 kişiye dayandırılan haberde, drone saldırısı sırasında Tuğgeneral Clint Barnes'ın harekat merkezini terk ederek sığınağa kaçtığı ama emrindeki askerlerin geride kaldığı belirtildi. 

Barnes'ın beraberinde kaçmasını söylediği asker, geri dönüp arkadaşlarını kurtarmak istediğini ama komutanının olduğu yerde kalmasını emrettiğini ileri sürdü.

Yine de harekat merkezine dönen asker, Barnes'ın kendisiyle gelmediğini sözlerine ekledi.

Amerikan gazetesinin haberinde suçluluk duyan bazı askerlerin, ölen silah arkadaşları için ellerinden gelen her şeyi yapmadıklarını düşündükleri aktarıldı. 

Yaralı askerlerin de ABD ordusunun sağlık sisteminden yeterli bakım alamadıklarını vurguladığı ifade edildi. 

Barnes ve Tümgeneral John Hinson, Washington Post'un yorum taleplerine dönmedi. ABD Ordusu'ndan gelen yanıttaysa askerlerin şikayetlerine doğrudan cevap verilmedi. Ancak komutanlar ve aldıkları kararlar savunuldu.

Washington Post, saldırıya dair yürütülen soruşturmada da komutanlarda herhangi bir suç bulunmadığını bildirdi. 

Gazetenin kaynakları, kimsenin ceza almayacağına inandıklarını belirtti. 

Saldırı sırasında üste olan Binbaşı Stephen Ramsbottom, "Eğer bu hatalardan ders çıkarmazsak gelecekte başkaları da bizimle aynı duruma düşecek" dedi. 

Independent Türkçe, Washington Post, Jerusalem Post


Lindsey Graham'ın yerine geçmek için Cumhuriyetçiler arasında yarış başladı

Lindsey Graham, 28 Ocak 2003'te Donald Trump ile bir seçim etkinliğinde (AP)
Lindsey Graham, 28 Ocak 2003'te Donald Trump ile bir seçim etkinliğinde (AP)
TT

Lindsey Graham'ın yerine geçmek için Cumhuriyetçiler arasında yarış başladı

Lindsey Graham, 28 Ocak 2003'te Donald Trump ile bir seçim etkinliğinde (AP)
Lindsey Graham, 28 Ocak 2003'te Donald Trump ile bir seçim etkinliğinde (AP)

ABD Kongresi, yaklaşık iki haftalık yasama tatilinin ardından pazartesi günü yeniden çalışmalarına başlıyor. Ancak bu kez atmosfer önceki oturumlardan tamamen farklı olacak. Senatörler, Genel Kurul ve komite toplantılarına, cumartesi gecesi geçirdiği ani sağlık sorunu nedeniyle hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham'ın boş kalan koltuğunun gölgesinde girecek. Cumhuriyetçi Parti'de Graham'ın yerine geçecek isim için yarış şimdiden başladı.

Büyük bir boşluk

Graham, hem iç hem de dış politika alanındaki etkili rolü nedeniyle Senato'da önemli bir boşluk bıraktı. Sert siyasi çıkışlarıyla tanınmasına rağmen, Kongre kariyeri boyunca Demokratlarla birçok uzlaşının sağlanmasında da aktif rol oynadı.

Demokrat Senatör Elizabeth Warren da buna dikkat çekerek, "Pek çok konuda anlaşamasak da, Lindsey her zaman iyi niyetle müzakereye hazırdı ve hızlı zekâsıyla öne çıkıyordu" dedi.

Graham'ın yokluğu, Cumhuriyetçi Parti yönetimini siyasi açıdan kritik bir dönemde zor durumda bıraktı. Parti liderleri hem kendi içlerindeki görüş ayrılıklarını gidermeye hem de Kongre'deki Cumhuriyetçilerin performansından memnun olmayan ABD Başkanı Donald Trump'ın güvenini yeniden kazanmaya çalışıyor.

sdvevf
Lindsey Graham, 7 Ocak 2003'te dönemin ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney huzurunda yemin ederken (AP)

Graham, Senato Çoğunluk Lideri John Thune ile Beyaz Saray arasındaki en önemli iletişim kanallarından biri olarak görülüyordu. Özellikle Trump'ın "Amerika'yı Kurtar" adlı seçim paketinin Senato'da oylanması için Thune üzerindeki baskısını artırdığı son dönemde bu rol daha da önem kazanmıştı.

Thune, Graham'ı "çok sayıda başkanın ve dünya liderinin görüşlerine başvurduğu güvenilir bir danışman" sözleriyle andı.

Komisyon çalışmaları aksayacak

Graham, Trump'ın sık sık övdüğü Büyük ve Güzel Yasa Tasarısı’nın Senato'daki ilerleyişini şekillendiren Bütçe Komitesi'nin başkanlığını yürütüyordu.

Aynı komite, "Amerika'yı Kurtar" paketini de içerebilecek uzlaşma tasarısını görüşmekle görevli. Bu nedenle Graham'ın yokluğu, Cumhuriyetçi senatörler yeni bir başkan seçene kadar komitenin çalışmalarını aksatacak.

sdfergtgt
Lindsey Graham, 14 Ocak 2009'da dönemin ABD Başkanı Barack Obama ile birlikte konuşma yaparken (AP

Komitenin başkanlığı için Trump'a yakın isimlerden Senatör Ron Johnson'ın öne çıkması bekleniyor.

Graham ayrıca dış bütçeden sorumlu Ödenekler Alt Komitesi'nin başkanlığını yürütüyor, bunun yanında başta Senato Yargı Komitesi olmak üzere birçok önemli komitede etkin rol oynuyordu.

Graham'ın yerine kim gelecek?

Cumhuriyetçiler, Graham'ın ardından oluşan boşluğu doldurmaya çalışırken gözler Güney Carolina'yı Senato'da temsil edecek yeni ismin belirlenmesine çevrildi.

Eyalet yasaları uyarınca Cumhuriyetçi Vali Henry McMaster, Graham'ın görev süresinin sona ereceği 3 Ocak 2027'ye kadar görev yapacak geçici bir senatör atayacak.

Bu görev için adı geçen isimlerden biri de Graham'ın kız kardeşi Darlene Graham Nordone oldu.

Asıl mücadele ise Cumhuriyetçi Parti'nin kasım ayında yapılacak ara seçimlerde yarışacak adayının belirlenmesi olacak.

sxdvfgbhy
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın ölümünün ardından ABD Kongre Binası'nda (Capitol) Amerikan bayrağı yarıya indirildi (Reuters)

Graham, parti ön seçimlerini ciddi bir rakiple karşılaşmadan kazanmış ve Güney Carolina'daki Demokrat aday Annie Andrews'e karşı Cumhuriyetçilerin adayı olmuştu.

Eyalet yasalarına göre olağanüstü adaylık başvuruları 21 Temmuz'da başlayacak ve 28 Temmuz'da sona erecek. Özel ön seçim ise 11 Ağustos'ta yapılacak.

Şimdiden birçok Cumhuriyetçi isim adaylık sinyali verdi.

Valilik yarışını kaybeden Temsilciler Meclisi üyesi Nancy Mace, Senato koltuğu için aday olmayı değerlendirdiğini açıkladı.

Yine valilik seçimlerini kaybeden Temsilci Ralph Norman da adaylıkla ilgilendiğini belirterek, Trump'tan destek istediğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın parti adayının belirlenmesinde belirleyici rol oynaması bekleniyor.

Trump, kimi destekleyeceği sorusuna ise, "Aklımda çok iyi olduğunu düşündüğüm biri var. Ancak Senatör Graham'ın anısına saygı gereği şu an herhangi bir isim vermek istemiyorum" yanıtını verdi.


Avrupa ülkeleri balistik füzelere karşı ortak savunma ittifakı kurdu

Ukrayna'yı destekleyen "Gönüllüler Koalisyonu"na katılan ülke liderleri ve hükümet başkanlarının, pazartesi günü Paris'te düzenlenen toplantıda çektirdiği aile fotoğrafı (AP)
Ukrayna'yı destekleyen "Gönüllüler Koalisyonu"na katılan ülke liderleri ve hükümet başkanlarının, pazartesi günü Paris'te düzenlenen toplantıda çektirdiği aile fotoğrafı (AP)
TT

Avrupa ülkeleri balistik füzelere karşı ortak savunma ittifakı kurdu

Ukrayna'yı destekleyen "Gönüllüler Koalisyonu"na katılan ülke liderleri ve hükümet başkanlarının, pazartesi günü Paris'te düzenlenen toplantıda çektirdiği aile fotoğrafı (AP)
Ukrayna'yı destekleyen "Gönüllüler Koalisyonu"na katılan ülke liderleri ve hükümet başkanlarının, pazartesi günü Paris'te düzenlenen toplantıda çektirdiği aile fotoğrafı (AP)

Fransa Cumhurbaşkanlığı, dört buçuk yıldır devam eden Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine ilişkin değerlendirmesini iki temel gelişmeye dayandırıyor. Bunlardan ilki, Ukrayna ordusunun özellikle hava ve deniz insansız sistemleri alanında kazandığı yeni kabiliyetler sayesinde cephedeki dengelerin değişmesi ve Rusya sınırından uzaktaki stratejik ve sembolik hedefleri vurabilecek kapasiteye ulaşması. İkincisi ise Paris ve bazı Avrupa başkentlerinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın tutumunda önce G7'nin Evian Zirvesi'nde, ardından geçen hafta Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde belirginleştiğini düşündüğü değişim.

Bu iki önemli gelişmenin gölgesinde, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un davetiyle pazartesi günü Paris'te 25 devlet ve hükümet başkanının katıldığı geniş kapsamlı zirve düzenlendi. Katılımcıların büyük bölümünü Avrupalı liderler oluştururken, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de toplantıya katıldı. Zirve, savaşın sona ermesi veya Kiev ile Moskova arasında bir barış anlaşması imzalanmasının ardından Ukrayna'ya güvenlik garantileri sağlamaya katkıda bulunmayı hedefleyen "Gönüllüler Koalisyonu" çerçevesinde gerçekleştirildi.

Moskova: Savaş yanlılarının koalisyonu

Rusya'dan tepki gecikmedi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, pazartesi günü yaptığı açıklamada söz konusu oluşumu "savaş yanlılarının koalisyonu" olarak nitelendirerek, "Bu, ülkemize stratejik yenilgi yaşatabileceklerine dair derin bir yanılgıyla hareket eden, aldatılmış ve savaşı körükleyenlerin oluşturduğu bir koalisyondur" dedi. Peskov, Moskova'nın Paris'teki zirveyi yakından takip edeceğini de belirtti.

sdvfefdr
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, pazartesi günü Paris'te düzenlenen "Gönüllüler Koalisyonu" toplantısı öncesinde (Reuters)

Moskova daha önce de Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın öncülüğündeki Avrupa ülkelerini, Ukrayna'ya asker göndermemeleri konusunda uyarmış ve böyle bir gücü NATO unsuru olarak değerlendireceğini açıklamıştı.

Ancak Batılı başkentlere göre bugün yeni olan unsur, Rus ordusunun sahada yaşadığı askeri zorlukların Avrupa'yı siyasi çözüm şartlarını sertleştirmeye yöneltmesi oldu. Bu kapsamda Avrupa, Ukrayna'nın Rus kontrolünde olmayan Donbas bölgelerinden de tamamen vazgeçmesini barış şartı olarak öngören önceki ABD barış planının temel yaklaşımını reddediyor.

Macron da pazartesi günü X platformundan yaptığı paylaşımda, "Gönüllüler Koalisyonu'nun Ukrayna'ya desteği hızlandıracağını, savunmasını güçlendireceğini, Rusya üzerindeki baskıyı artıracağını ve geleceğin güvenlik garantilerini inşa edeceğini" belirterek, "Avrupalıların birliği onların gücünün, kararlılığının ve güvenilirliğinin kaynağıdır" ifadelerini kullandı.

Fransa'nın ulusal bayramını fırsata çeviren Macron, koalisyon liderlerinden bazılarını Şanzelize Caddesi'ndeki geleneksel askeri geçit törenine davet etti. Törenin ön saflarında koalisyon üyesi ülkelerden 500 asker yürüdü.

Fransa'daki ulusal gün geçit töreni, uzun yıllar büyük demokrasiler arasında benzeri bulunmayan bir organizasyon olarak görülüyordu. ABD Başkanı Donald Trump da kısa süre önce Bağımsızlık Günü dolayısıyla Washington'da benzer bir askeri geçit töreni düzenlenmesi talimatını vermişti.

"Stratejik uyanış"

Fransa Cumhurbaşkanlığı kaynakları, zirve öncesinde yaptığı değerlendirmede toplantının Avrupalıların hem Rusya'ya hem de ABD'ye karşı geliştirmeye çalıştığı "stratejik uyanışın" göstergesi olduğunu belirtti.

Bununla birlikte zirvenin temel gündeminin, ateşkesin sağlanması ve Moskova ile Kiev arasında barış müzakerelerinin yeniden başlatılması olduğu ifade edildi. Aynı zamanda Ukrayna'nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi de öncelikli hedefler arasında yer aldı.

dsfvgtb
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer, pazartesi günü Paris'te düzenlenen Ukrayna'ya destek amaçlı "Gönüllüler Koalisyonu" zirvesinde (AFP)

Koalisyonun en önemli hedeflerinden biri ise Ukrayna'nın Rus balistik füzelerini önleme kapasitesini artırmak.

Élysée Sarayı'na göre bu hedef üç temel mekanizma üzerinden gerçekleştirilecek:

Patriot hava savunma sistemleri için daha fazla önleme füzesi sağlanması. Ancak ABD-İsrail-İran savaşı nedeniyle bu mühimmatın temini giderek zorlaşıyor.

ABD yapımı Patriot sistemine denk görülen Fransız-İtalyan ortak üretimi SAMP/T hava savunma sisteminin daha hızlı konuşlandırılması.

Avrupa ile Ukrayna'nın ortak çalışmaları sayesinde balistik füzelere karşı yeni önleme sistemlerinin geliştirilmesi.

Trump'ın Zelenski'ye Patriot sistemlerinin Ukrayna'da üretilebilmesine destek vereceğini söylemesinin ardından Avrupalılar da benzer bir üretim modelini değerlendirmeye başladı. Ancak Patriot füzelerinin üretim lisansının ücretsiz olmadığı ve bunun maliyetini Avrupalı ülkelerin üstlenmesi gerekeceği belirtiliyor.

Balistik füze savunma ittifakı

Élysée Sarayı pazartesi öğleden sonra, 11 Avrupa ülkesi liderinin imzaladığı "Entegre Balistik Füze Savunma İttifakı'nın Kurulmasına İlişkin Ortak Bildiri"yi yayımladı.

Bildiride Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç, İspanya, İsveç, Ukrayna ve Birleşik Krallık'ın imzası bulunuyor.

Ortak açıklamada, "Balistik füzelerin oluşturduğu tehdidin giderek artmasının ve savunma kabiliyetlerinin Avrupa kıtasının güvenliği açısından taşıdığı önemin bilinciyle, bugün tamamen savunma amaçlı bir Balistik Füze Savunma İttifakı'nın kurulma sürecini başlatıyoruz" denildi.

sdweffvrvgf
Almanya Başbakanı ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, pazartesi günü Paris Zirvesi kapsamında düzenlenen görüşmeler sırasında (AFP)

İmzacı ülkeler ayrıca, balistik füzelere karşı etkili savunma kapasitesi geliştirmeyi amaçlayan ana projeye destek verdiklerini açıkladı.

Bildiride Avrupa'nın korunmasının, gelecekteki füze tehditlerini caydıracak ve bunlara karşı koyabilecek entegre bir füze savunma sistemi kurulmasını gerektirdiği vurgulanırken, bunun ancak ortak çaba, teknolojik açıklık ve güvene dayalı sanayi iş birliğiyle mümkün olabileceği ifade edildi.

Bu hedefe ulaşmanın yolunun ise "savunma sanayi altyapısının, araştırma faaliyetlerinin ve operasyonel tecrübenin birleştirilmesinden" geçtiği kaydedildi.

Ortak bildiri, hedeflere ulaşılması için uygulanacak mekanizma ve adımları içeren bir yol haritası da ortaya koyuyor.

11 ülke lideri, girişimin herhangi bir halka karşı olmadığını, yalnızca kendi toplumlarını korumayı amaçladığını vurgularken, ittifakın ilke ve hedeflerini paylaşan diğer ülkelere de açık olduğunu belirtti.

Macron da X hesabından yaptığı paylaşımda, "Balistik tehdit karşısında net bir tercih yaptık. Ukrayna'yı koruyor, ortak güvenliğimizi güçlendiriyor ve Avrupa savunmasını inşa ediyoruz. Balistik İttifakı'nı kurarak Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu kabiliyetleri güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Avrupa savunmasını güçlendirme çağrısı

Macron, daha önce Fransız Silahlı Kuvvetleri, hükümet ve diplomatik misyon temsilcilerine hitaben yaptığı geleneksel konuşmada da Avrupa'nın gerektiğinde "kanı pahasına" özgürlüğünü ve güvenliğini savunmaya hazır olduğunu söylemiş, Avrupa'nın artık "kendisini savunabilecek bir güç olma yolunda ilerlediğini" ifade etmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı, Avrupa savunma sanayisindeki ortaklıkların güçlendirilmesi çağrısında bulunurken, bunun pratikte kolay olmadığını da gelişmeler ortaya koyuyor.

Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, yaklaşık 100 milyar euro maliyetle geliştirilmesi planlanan Fransız-Alman ortak yeni nesil savaş uçağı projesi oldu. On yıl önce başlatılan proje geçen ay resmen durduruldu.

Öte yandan Almanya'nın iki yıl önce öncülüğünü yaptığı ortak Avrupa hava savunma sistemi girişiminde de Berlin, Avrupa çözümleri yerine Amerikan ve İsrail teknolojilerini tercih etti. Böylece Fransız ve İtalyan sistemleri ikinci planda kaldı.

sxcdvfgbtr
Fransa Cumhuriyet Muhafızlarından bir asker, pazartesi günü Paris'te düzenlenen "Gönüllüler Koalisyonu" zirvesine katılan ülkelerin bayrakları önünde nöbet tutuyor (AFP)

Avrupalı liderlerin balistik füze savunmasına odaklanmasının temel nedenleri arasında bu alandaki yetersiz kapasitelerinin farkında olmaları ve ABD'nin gelecekte Avrupa'nın savunmasına verdiği desteği azaltabileceği yönündeki endişeler bulunuyor.

Askeri uzmanlara göre Ukrayna savaşı, modern savaşın artık klasik cephe savaşı olmadığını; insansız hava araçları ve balistik füzelere karşı hava savunmasının hayati önem taşıdığını ortaya koydu.

Bu nedenle Ukrayna'nın bu alanda edindiği tecrübeler ile çok sayıda Avrupa ülkesini aynı çatı altında toplayan yeni "Balistik Füze Savunma İttifakı", Avrupa güvenlik mimarisinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Bununla birlikte uzmanlar, ittifakın başarısının finansman modeli, görev paylaşımı, araştırma faaliyetleri, yönetişim yapısı ve uygulama mekanizmalarının nasıl şekillendirileceğine bağlı olacağına dikkat çekiyor. Bu unsurların netleşmesi, girişimin siyasi bir deklarasyondan somut bir savunma projesine dönüşmesini sağlayacak.