Tahran'daki cenaze töreni ile Washington'daki müttefikle el sıkışma arasında Bağdat

Irak-Amerikan ortaklığını yeniden şekillendirmede kritik bir an

Fotoğraf: ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington'daki Beyaz Saray'ın Oval Ofisi'nde Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'yi kabul etti, 14 Temmuz 2026 (Reuters)
Fotoğraf: ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington'daki Beyaz Saray'ın Oval Ofisi'nde Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'yi kabul etti, 14 Temmuz 2026 (Reuters)
TT

Tahran'daki cenaze töreni ile Washington'daki müttefikle el sıkışma arasında Bağdat

Fotoğraf: ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington'daki Beyaz Saray'ın Oval Ofisi'nde Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'yi kabul etti, 14 Temmuz 2026 (Reuters)
Fotoğraf: ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington'daki Beyaz Saray'ın Oval Ofisi'nde Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'yi kabul etti, 14 Temmuz 2026 (Reuters)

İyad el-Anbar

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'nin Washington ziyareti sona erdi. Zeydi'nin belirttiği gibi, ziyaretin amacı “iki ülke arasındaki ilişkiyi kriz yönetiminden fırsatlar yaratma aşamasına taşımaktı.” Bu tanımlama, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin ABD'deki ilk gününde, Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump ile görüşmesinden önce The Washington Post'ta yayınlanan “Neden Washington'a Gidiyorum?” başlıklı makalesinde yer aldı.

Siyasi geçmişi olmayan ve siyasi faaliyetlerde bulunmamış olan Ali Zeydi, Beyaz Saray'da konuklarıyla diplomatik dilde konuşmaktan sıklıkla kaçınan Trump ile siyasi diyaloğu yönetmeyi başararak herkesi şaşırttı. Bağdat ve Washington arasındaki ortaklığın yeniden şekillendirilmesiyle ilgili konuşmanın kapsamını kontrol edebildi. Amerika Birleşik Devletleri'ni ilk yurt dışı rotası olarak seçmesiyle ilgili soruya Zeydi, Irak'ın mali ve ekonomik krizlerle boğuştuğu ve bu yükleri omuzlamak için stratejik bir ortağa ihtiyaç duyduğu, en önemli stratejik ortağın ise Amerika Birleşik Devletleri olduğu karşılığını verdi.

Washington'a gitmeden önce Zeydi, Bağdat'ta yolsuzluk ile suçlanan siyasi figürler ve üst düzey hükümet yetkililerine karşı bir hamlede bulundu. Daha sonra, yolsuzlukla mücadele ve silahın devletin elinde toplanması ile ilgili duymak istedikleri adımlarından bahsetmek üzere Amerikalı siyasi karar vericilerle görüşmeye gitti. Zeydi'nin Irak'a döndüğünde karşılaşacağı en tehlikeli zorluk, belki de yolsuzlukla şişmiş siyasi paranın silah ile ittifakı olacaktır. Buradan itibaren, iktidardaki siyasi sınıfın liderleri arasında müttefikleri olup sonradan düşmanlarına dönüşenlerle mücadelesi başlayacak.

Ziyaret sonrası durum, öncesiyle aynı değil

Beyaz Saray'da Trump ile görüşmeden önce, Zeydi, Amerikan Başkanının hükümeti kurmakla görevlendirilmesini onaylayan açıklamalarından ustaca yararlandı. Bu nedenle, gerekli bakan sayısının sadece yarısıyla parlamentodan güvenoyu alarak hükümetini kurmayı başardı; siyasi tartışmaya konu olan bazı bakanlıklara ve Amerikalıların hükümete katılımına karşı çıktığı Koordinasyon Çerçevesi içindeki silahlı örgütlere tahsis edilmiş bakanlıklara atamaları ise erteledi.

Zeydi, hükümetinin şu anda Amerikalıların istediği doğrultuda adımlar attığı mesajını vermeye özen gösterdi. Aynı zamanda, Koordinasyon Çerçevesi içindeki silahlı örgütlere, ABD’nin onlara yönelik itirazlarını gidereceği, bu süreçte hükümete katılımlarının erteleneceği ve kendilerine tahsis edilen bakanlıklarının boş bırakılacağı konusunda bir umut ışığı da sunuyordu. Bu nedenle, ziyaretin ardından karşılaşacağı ilk zorluk, silahlı örgütlerle ilişkilerin nasıl yönetileceği olacaktır. Silahların teslim edilmesi karşılığında hükümette siyasi temsile sahip olmaları anlaşması yürürlükte kalacak mı, yoksa Washington ziyaretinden önce verilen sözler Bağdat'a döndükten sonrakilerden farklı mı olacak?

Trump ile görüşmesi ve büyük Amerikan şirketleriyle imzalanan mutabakat zaptlarından sonra, Zeydi artık iktidardaki güç yapısının öfkesini kışkırtabilecek siyasi icraatları hayata geçirebileceği sağlam bir temele sahip. Bu daha sonra, yolsuzluk ve silah ikiliğine dayanan bir siyasi ortamda bu güç yapısının son yıllarda biriktirdiği ayrıcalıklar ve kazanımlarla gerçek bir yüzleşmeyi gerektirecektir.

İlk yurt dışı ziyaretinde Zeydi, bilhassa Irak'ın Washington ile ilişkisi konusunda çelişkili ve belki de iç içe geçmiş görüşlere sahip olan Koordinasyon Çerçevesi güçleriyle olan ilişkilerinde Irak içindeki siyasi konumunu güçlendirdi. Bu nedenle, hükümetinin Washington karşıtı eksenle aynı safta olduğu algısını ortadan kaldırmak için Beyaz Saray ziyaretini kullanmak istiyor. Ayrıca, özellikle birçok başbakanın hükümetlerinin gücünün Washington ile ilişkilerin gücüne bağlı olduğuna inandığı göz önüne alındığında, hükümetinin ABD tarafından kabul edilebilir olduğuna kamuoyunu ikna etmek için halkla ilişkiler açısından da bu ziyarete ihtiyacı var.

İran ikilemi

Bazıları, Bağdat'ın hem Washington hem de Tahran ile karmaşık ilişkisini, katil ve kurban arasındaki ilişkiyi betimleyen dramatik bir sahneyle özetleyebilir. Irak Başbakanı Ali Zeydi, İran ile ABD ve İsrail savaşının ilk gününde suikasta uğrayan İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze törenine katıldı. Birkaç gün sonra da Beyaz Saray'a gitti, Başkan Trump ile görüştü ve sıcak bir şekilde el sıkıştılar. Bu, belki de Irak'ın İran ve ABD ile olan ilişkisindeki coğrafi zorlukların ve siyasi çıkarların karmaşıklığının en iyi örneğiydi.

Bazıları, Bağdat'ın Washington ve Tahran ile karmaşık ilişkisini, katil ve kurban arasındaki ilişkiyi betimleyen dramatik bir sahneyle özetleyebilir

 Henüz kimse, Zeydi hükümetinin Tahran ve Washington ile ilişkilerdeki ikilemlerin yönetimiyle ilgili görüşlerini veya iç anlaşmazlıklarla boğuşan ve dış müdahaleye açık bir kapı olan hibrit bir güvenlik aygıtını nasıl yönetmeyi düşündüğünü bilmiyor. ABD'nin ortaklığı yeniden tanımlama eğiliminde olduğu açık olsa da savaş sonrası İranlılarla ilişkiler, Devrim Muhafızları ile rejimin resmi temsilcileri arasında dış politika yönetimindeki açık bölünme nedeniyle daha karmaşık hale geldi.

Zeydi hükümetinin zorlu görevi İranlıları Irak'ın bir çatışma noktası değil, bir yakınlaşma noktası olması gerektiğine ikna etmektir. Onları ikna etmenin zorluğu ise öncelikle Irak'taki siyasi ve güvenlik durumunu düzene koyma ihtiyacından kaynaklanıyor. Devletin dış politikada karar alma yetkisini birden fazla fraksiyon, parti ve liderin gasp ettiği bir ülkede bu nasıl yapılabilir?

ABD Başkanı Donald Trump, Irak ile ilişkilerin “iyi olmaktan çok iyiye” geçiş yaptığını belirterek, “Irak ile uzun vadeli bir ilişki” müjdesi verdi. Buna karşılık, sosyal medyada İran İslam Devrimi Dini Lideri'nin danışmanı Ali Ekber Velayati'ye atfedilen ve Irak Başbakanı'nın ABD ziyaretini eleştiren bir mesaj dolaştı. Mesaj, “Doğrusu biz Allah'a aidiz ve kuşkusuz O'na döneceğiz” ifadesiyle başlıyordu. Velayati, ziyareti üzücü ve “zamansız, Irak halkının cihadına zarar veren” bir ziyaret olarak nitelendirdi. Bu mesaj doğru olmayabilir ama özellikle Zeydi'nin ilk yurt dışı gezisinin Tahran'a değil Washington'a olması göz önüne alındığında, İran'ın Irak'a ve Washington ile ilişkisine yönelik siyasi duruşunu inkâr edilemez bir şekilde yansıtıyor.

Yeni bir model

 Bağdat-Washington ortaklığının mimarı olarak nitelendirilebilecek ABD Başkanı'nın Irak ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Zeydi'yi “genç ve cesur” olarak tanımladı. Barrack, “ufukta görülen yeni bir modelden” bahsetti. Bu, “Ortadoğu ülkeleri arasında bağlantı ve entegrasyon ittifaklarına dayalı, Mezopotamya, Levant, Türkiye ve Körfez'i birbirine bağlayan yeni bir stratejik koridor oluşturarak, önümüzdeki yıllarda Hürmüz Boğazı'nın önemini önemli ölçüde azaltabilecek” bir model. Bu projeye “dev Amerikan şirketleri” bir ekonomi diplomasisi ve yatırım dalgasıyla öncülük ediyor.

cdfvg
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile Irak Başbakanı Ali Zeydi arasında Arlington, Virginia'daki Pentagon'da yapılan görüşme, 14 Temmuz 2026 (AFP)

Barrack'ın müjdelediği yeni modelin ilk işareti, Irak ve Suriye hükümetleri arasında, onarılamaz durumda olan 70 yıllık Kerkük-Baniyas boru hattının yerine geçecek olan ham petrol boru hattının rehabilitasyonuna ilişkin bir mutabakat zaptının imzalanmasıydı. Bu projenin bölgesel bağlantıyı güçlendirerek güvenlik ve istikrarı artırması bekleniyor ve Amerikan şirketleri inşaatında önemli bir rol oynayacak.

Dolayısıyla, Amerikan yaklaşımı veya daha doğru bir ifadeyle Tom Barrack'ın planı, ABD'nin Irak, Suriye ve Türkiye arasında ekonomik bir ortaklığı yönetmesini hedefliyor gibi görünüyor. Söz konusu ortaklıkta ülkeler, Suriye ve Irak'ın etkileşimde bulunduğu yeni bir Ortadoğu'yu şekillendirmede ortak olacak ve Barrack'ın tanımladığı gibi “bir zamanlar kaos sahnesi gibi görünen yeri, bir fırsat alanına” dönüştürecekler.

Amerikan yaklaşımı veya daha doğru bir ifadeyle Tom Barrack'ın planı, ABD'nin Irak, Suriye ve Türkiye arasında ekonomik bir ortaklığı yönetmesini hedefliyor gibi görünüyor. Söz konusu ortaklıkta ülkeler, Suriye ve Irak'ın etkileşimde bulunduğu yeni bir Ortadoğu'yu şekillendirmede ortak olacak

Öz uzlaşma

Amerika Birleşik Devletleri gibi bir süper güç, çıkarları böyle bir ortaklığı gerektirse bile, zayıf hükümetlerle stratejik ortaklığı kabul edemez. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre Irak'taki siyasi güçlerin -özellikle Şii güçlerin- sorunu, Amerikalılarla ilişkilerin kendi keyiflerine ve vizyonlarına göre olmasını istemeleridir! Dünyanın ve bölgenin en etkili ülkesi olan ABD ile tam bir kopuş istemiyorlar, aynı zamanda ilişkilerini karşılıklı çıkarlar temelinde kurmak da istemiyorlar. Aksine, onu “Büyük Şeytan” olarak adlandırmak istiyorlar ama onunla ilişkileri koparma riskini de almak istemiyorlar!

Bu nedenle, bu vizyon ve pozisyon ikiliği bütün hükümetlere yansıyacaktır; çünkü Amerikalılarla olan ilişkilerinde devletin çıkarlarını gözetmek isterken, aynı zamanda Washington ile ilişkileri koparmak isteyen siyasi güçlerin tutumlarının gerçekçi olmadığını açıkça ilan etmek de istemiyorlar! Dahası hükümetin tüm pozisyonları, dış politikada egemen karar alma yetkisini ifade etmedeki zayıflığını yansıtacaktır.

ghyjukı
Necef'te düzenlenen cenaze töreninde, merhum İran Dini Lideri Ali Hamaney'in tabutunu taşıyan alayı çevreleyen yas tutan kalabalıklar, 8 Temmuz 2026 (AFP)

“Şii hilali”, “Arenalar birliği” ve “Direniş ekseni”, bütün bu etiketlerin yeni Ortadoğu düzenlemelerinde yeri olmayacak. Bu nedenle, Iraklı politikacılar, Irak'ın dini-mezhepsel ideolojilerle bölgede nüfuz için yarışan eksenlere bağımlı bir devlet değil, aktif bir devlet olarak varlığını yeniden tesis edecek ekonomik ortaklık projelerini ciddi olarak değerlendirmelidir.

Sonuç olarak, Irak ABD'nin müttefiki ve ortağı, İran'ın da dostu olabilir. Ancak aynı anda hem ABD'nin hem de İran'ın stratejik müttefiki olamaz, çünkü özellikle ABD-İran savaşından sonra, bölgesel düzenlemelerde iki elmayı bir elde tutma politikası artık kabul edilemez.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden çevrilmiştir.