Fransa'nın bir Rus gazeteciyi sınır dışı etmesi geniş çaplı siyasi tartışmalara yol açtı

İçişleri Bakanlığı, "kamu düzenini tehdit etmek" ve "ülkeyi istikrarsızlaştırmak"la suçluyor

Xenia Fedorova, Nisan 2025'te Paris Kitap Fuarı'nda (AFP)
Xenia Fedorova, Nisan 2025'te Paris Kitap Fuarı'nda (AFP)
TT

Fransa'nın bir Rus gazeteciyi sınır dışı etmesi geniş çaplı siyasi tartışmalara yol açtı

Xenia Fedorova, Nisan 2025'te Paris Kitap Fuarı'nda (AFP)
Xenia Fedorova, Nisan 2025'te Paris Kitap Fuarı'nda (AFP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un konuğu olarak 29 Mayıs 2017'de Versailles Sarayı'nı ziyaret etti. Ziyaret, Rus Çarı II. Nikolay'ın 1896 yılında Paris'e yaptığı tarihi ziyaretin anısına düzenlenen bir sergi vesilesiyle gerçekleşmişti.

Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı seçilen Emmanuel Macron, ortak basın toplantısında Rus devletine bağlı Fransızca yayın yapan Russia Today (RT France) ile haber ajansı Sputnik'i açık olarak hedef almış, bu kuruluşları kendisine karşı önyargılı yayın yapmak ve dolaylı olarak aşırı sağcı aday Marine Le Pen'i desteklemekle suçlamıştı.

RT France aynı yıl Fransa'da yayın hayatına başlamış ve kanalın yönetimine Rus gazeteci Xenia Fedorova getirilmişti. Ancak çarşamba günü Fransa İçişleri Bakanlığı, Fedorova hakkında "derhal sınır dışı edilme" kararı aldı. Kararla birlikte gazetecinin oturma izni iptal edilirken, Fransa'da çalışma hakkı da kaldırıldı.

Devletin temel çıkarlarına tehdit

İçişleri Bakanlığı, asıl adı Xenia Borşçik olan Fedorova'nın davranışlarının "Fransız devletinin temel çıkarlarına zarar verdiğini" ve ülkedeki varlığının "kamu düzeni açısından ciddi  bir tehdit oluşturduğunu" belirtti. Kararda, gazetecinin yazıları ve kamuoyundaki açıklamalarından örnekler de yer aldı.

Fedorova'nın avukatı Emmanuel Piwnica ise karara derhal itiraz edeceklerini belirterek, bunun "mesleğini her zaman en yüksek profesyonellik standartlarıyla icra eden  gazetecinin ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir ihlal" olduğunu savundu.

Rus anlatısını savunmakla suçlanıyor

Fedorova, Fransa medya çevrelerinde tanınan bir isim olarak öne çıkıyor. Avrupa Birliği'nin Ukrayna'nın işgalinin ardından aldığı yaptırım kararı doğrultusunda RT France'ın yayınları 2023 yılının başında durdurulmasına rağmen, Fedorova ülkede kalmaya devam etti.

Fransız iş insanı ve medya patronu Vincent Bolloré, sahibi olduğu CNews, Europe 1 ve Le Journal du Dimanche (JDD) gibi medya kuruluşlarının kapılarını Fedorova'ya açarak gazetecilik faaliyetlerini sürdürmesini sağladı.

Fedorova bir dönem kendisini Bolloré'nin "koruması altında" olarak tanımlamıştı. Bazı gözlemcilere göre Rus gazeteci, geleneksel Katolik sağ ile aşırı sağ arasında konumlanan Bolloré'nin Ukrayna savaşına ilişkin Rus tezlerine daha anlayışlı yaklaşmasında etkili oldu.

Gazeteci, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısını hâlâ Moskova'nın kullandığı ifadeyle "özel askerî operasyon" olarak nitelendiriyor. Fransız hükümeti bunu Rus propagandasının yaygınlaştırılması olarak değerlendirirken, Cumhurbaşkanı Macron ise Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Avrupa'daki en güçlü destekçilerinden biri olmayı sürdürüyor.

Hibrit savaş iddiaları

Fransa ve birçok Avrupa ülkesi, Rusya'yı Batılı demokrasilere karşı hibrit ve siber savaş yürütmekle, ayrıca Ukrayna savaşına ilişkin Avrupa hükümetlerinden farklı tutum sergileyen aşırı sağ partilere seçim süreçlerinde destek vermekle suçluyor.

Bağımsız Le Monde gazetesine göre, bakanlığın kararında etkili olan unsurlardan biri de Fedorova'nın Bolloré tarafından Fransız siyasetini etkilemek amacıyla kurulan Hristiyan Araştırmalar Merkezine katılması oldu.

Bolloré'nin geleneksel sağ ile aşırı sağı yakınlaştırmaya çalıştığı ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Marine Le Pen'i desteklediği biliniyor. Le Pen'in gelecek ilkbaharda yapılacak seçimlerde ikinci tura kalması beklenirken, bazı kamuoyu yoklamaları onu Macron'un olası halefi olarak gösteriyor. Ancak seçimlere yaklaşık dokuz ay kala sonuçlara ilişkin kesin bir öngörüde bulunmak mümkün görülmüyor.

Almanya da ülkeye girişini yasaklamıştı

Kamuoyuna yeni yansıyan bilgilere göre Fedorova, Paris'e gelmeden önce Berlin'de bulunuyordu. Alman hükümeti, 2024 yılında iç işlerine müdahale ettiği gerekçesiyle gazetecinin ülkeye girişini yasaklamıştı.

Fransa'nın gerekçeleri de Almanya'nın kararına büyük ölçüde benziyor. Fransız makamları, Fedorova'nın "dezenformasyon ve istikrarsızlaştırıcı söylemlerin yayılmasına katkıda bulunduğunu", bunun da kamuoyunu manipüle etmeyi ve özellikle Fransız vatandaşlarının kurumlarına duyduğu güveni zayıflatmayı amaçladığını savunuyor.

Paris yönetimi, Rus gazeteciyi Ukrayna savaşına ilişkin sistematik biçimde yanlış bilgi yaymak ve Rus propaganda faaliyetlerine katkı sağlamakla suçluyor.

Öte yandan Fransız hükümeti, Fedorova'nın açıklamalarının "toplumsal dokuyu zayıflatmaya ve kamu düzenini tehdit etmeye yönelik bir stratejinin parçası" olduğunu öne sürüyor.

İçişleri Bakanlığı'nın sınır dışı kararını hızlandıran gelişmelerden biri olarak ise Fedorova'nın Le Journal du Dimanche gazetesinde yayımlanan son yazısı gösteriliyor. Gazeteci, Şanzelize Bulvarı'nda 25 devlet ve hükümet başkanının, aralarında Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin de bulunduğu "Gönüllüler Koalisyonu" liderlerinin katılımıyla düzenlenen askerî geçit törenini değerlendirirken, Paris'in "ulusal anmayı stratejik tarafgirlikle tehlikeli biçimde iç içe geçirdiğini" ileri sürmüştü.

Kararın zamanlaması tartışılıyor

Fedorova yalnızca gazetecilik yapmakla kalmadı; medya, siyaset ve toplum çevrelerinde geniş bir ilişki ağı kurdu. Şarku’l Avsat’ın Paris basınından aktardığına göre Fransız iç istihbaratı tarafından da yakından takip ediliyordu. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez de bu durumu doğrulayan açıklamalarda bulundu.

Mevcut bilgilere göre Fedorova'nın Fransa'daki oturma izni 2024 yazında 10 yıl süreyle yenilenmişti. Bu nedenle İçişleri Bakanlığı'nın sınır dışı kararının zamanlaması ülkede tartışma konusu oldu. Daha önce çeşitli bakanlar, milletvekilleri ve siyasetçiler gazetecinin sınır dışı edilmesini talep etmişti.

Buna karşılık Bolloré'ye ait medya kuruluşlarında çalışan gazeteciler ortak bir destek bildirisi yayımlayarak Fedorova'ya sahip çıktı. Bildiride, "Kendisinin kamuoyundaki tartışmalara katılmasının ve Fransa ile uluslararası gelişmelere ilişkin görüşlerini açıklamasının engellenmesi, ifade özgürlüğü ve fikir çoğulculuğunun son derece ağır bir ihlalidir. Demokrasimiz ve hukuk devleti, ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünü anayasal güvence altına almaktadır" ifadelerine yer verildi.