Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ordunun komuta kademesinde ve askeri operasyonların yönetiminde geniş çaplı değişikliklere gidildiğini açıklaması, Rusya’nın Ukrayna ve arkasındaki Batı ile yaşanan çatışmanın geleceğine yönelik vizyonundaki değişimi gözler önüne serdi.
Savaşın gereksinimleri ve son dönemde bazı mevzilerde ortaya çıkan aksaklıklar nedeniyle kritik askeri pozisyonlarda görev değişimleri zaten bekleniyordu. Ancak söz konusu düzenlemelerin niteliği ve kapsamı dikkat çekti. Değişikliklerin; komuta kademesi, ikmal, lojistik ve orduya giderek artan ihtiyaçları sağlayan askeri-endüstriyel kompleks ile temas noktalarını içerecek şekilde genişletildiği bildirildi.

Kapsamlı değişiklikler
Putin, Savunma Bakanlığı yönetimiyle gerçekleştirdiği toplantıda kararlarını, ‘sahadaki deneyimler ve Ukrayna'daki askeri operasyonun gidişatı’ doğrultusunda Savunma Bakanlığı yapısının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gerekliliğiyle gerekçelendirdi. Savunma Bakanlığı’nın askeri lojistik destek sektörlerini tek bir merkezi komuta altında birleştirme önerisine dikkat çeken Putin, mevcut koşullarda ikmal personelinin gösterdiği çabaları övdü ve bu çalışmaları tam anlamıyla bir muharebe faaliyeti olarak nitelendirdi.
Toplantıda cephe komutanlıklarına yapılan yeni atamalar da duyuruldu. Bu kapsamda Valery Solodchuk, Savunma Bakanlığı İkmal ve Lojistik Başkanı olarak atandı. Donetsk’in kontrolünü sağlayan operasyonları yöneten General Andrey Ivanayev, Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na getirilirken, Putin kendisine verilen görevleri yerine getirme konusunda Ivanayev’e güveninin tam olduğunu belirtti.
Öte yandan, Doğu Kuvvetler Kurmay Başkanı Pyotr Bulgarev’in, Andrey Ivanayev’in yerine geçici olarak bu grubun komutanlığına atandığı açıklandı. Putin ayrıca, Rusya Silahlı Kuvvetleri bünyesinde insansız sistemlere özel yeni bir sınıf oluşturulmasına ilişkin kararnameyi imzaladı ve bu birimin komutasına Tümgeneral Denis Lyamin getirildi.
Tedarikin iyileştirilmesi
Uzmanlar, Savunma Bakanlığı’ndaki komuta değişikliklerinin ordunun ikmal süreçlerini iyileştireceğini ve daha önce lojistik destek sağlayan merkez ile kurumların çokluğu nedeniyle gözlemlenen büyük kafa karışıklığına son vereceğini değerlendirdi. Şarku’l Avsat’ın uzmanlardan edindiği bilgiye göre ordu; gıda, giyim ve diğer ihtiyaçlardan tanklar ile en gelişmiş füzelere kadar askeri kurumun bütün gereksinimlerini karşılamaktan sorumlu tek bir lojistik sisteme sahipti. Putin’in açıkladığı değişiklikler ise bu yapıyı iki ayrı alana böldü. İlk alan olan teknik destek sistemi; tamamen silahlara odaklanarak bunların geliştirilmesini, üretimini ve birliklere teslimatını denetleyecek. Diğer alan olan ikmal ve destek hizmetleri sistemi ise komutanların ordunun askeri üniforma, gıda, yakıt ve benzeri tüm ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamasından sorumlu olmasını sağlayacak.
Bu doğrultuda Putin’in gerçekleştirdiği düzenlemeler, Savunma Bakan Yardımcılarının görev tanımlarında da hassas bir iş bölümünü beraberinde getirdi.

Savunma Bakan Yardımcısı Aleksandr Sanchik, kuvvetlerin teknik destek sistemi kapsamındaki tüm hizmetlerin başına atanırken, Bakan Yardımcısı Aleksey Krivoruchko ise gelişmiş silahların geliştirilmesini denetleyecek. Daha önce Merkez Askeri Bölge ve Kuzey Askeri Bölgesi’ndeki Merkez Birlikler Grubu Komutanı olarak görev yapan Valery Solodchuk ise tüm ikmal ve destek hizmetlerinin başına getirildi.
Doğu Birlikler Grubu Komutanı Andrey Ivanayev, boşalan Merkez Birlikler Grubu Komutanlığı görevini üstlendi. Bu grubun kurmay başkanı olarak görev yapan Pyotr Bulgarev ise Ivanayev’den boşalan Doğu Birlikler Grubu Komutanlığı’na getirilecek.
Askeri uzman Vasiliy Dandıkin, kuvvetlerin teknik destek sisteminin modernizasyonunun; silah ve teçhizatı geliştiren ve talep eden kurumlar ile bu teçhizatı sahada kullanan birimler arasındaki koordinasyonun etkinliğini artıracağını belirtti. Dandıkin, geçmişte bu alanda hâkim olan bir tür gevşeme ve hantallığa işaret ederek, temel hedefin Rus savunma sanayisinin yalnızca ordunun fiilen ihtiyaç duyduğu silahları üretmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Putin’in kararlarını açıkladığı sırada, ikmal ve destek sisteminin sorumluluğunu üstlenen Savunma Bakan Yardımcısı Valery Solodchuk’a hitaben, “Özel askeri operasyon bağlamında lojistik destek de başlı başına muharebe gerektiren bir süreçtir” ifadesini kullanması dikkat çekti. Bu açıklama, ordunun ihtiyaçlarını özel şirketlere ihale eden önceki sistemin artık verimli olmadığını ve ‘bölge komutanlarının kendi ihtiyaçlarını en iyi bilen kişiler olduğunu’ ortaya koydu. Bu doğrultuda değerlendirmelerde bulunan uzman Boris Dzherelievsky, ciddi bir silahlı çatışmanın içinde yer alan bir ordunun lojistik hizmetlerinin ‘üst düzeyde merkezileştirilmesi gerektiğini’ belirtti.

Yolsuzlukla mücadele
Uzman değerlendirmelerine göre, tek bir merkezi komuta altında destek hizmetleri çok daha verimli çalışacak; örneğin askeri nakliye organizasyonu sırasında gereksiz onay süreçlerine ihtiyaç kalmayacak. Yeni yapıyla birlikte tüm destek hizmetleri (özellikle gıda, giyim, ulaştırma, roket yakıtı ve akaryakıt departmanları) tek bir yapının yönetimi altına girecek ve tek bir yetkili tarafından idare edilecek.
Uzmanlar, bu değişikliklerin ordu tedarik süreçlerindeki yolsuzlukların önüne geçilmesine de katkı sağlayacağını vurguladı. Geçtiğimiz dönemde yaşanan ve çatışma bölgelerindeki birliklere standartlara uymayan yüzlerce ton konserve etin teslim edilmesini de içeren skandalların tekrarlanmasının önlenmesi hedefleniyor. Hatırlanacağı üzere, Savunma Bakanlığı İkmal İdaresi Gıda Dairesi Başkanı iki ay önce tutuklanmış ve hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla dava açılmıştı. Soruşturma dosyasına göre tutuklu bürokratın, birliklere teslim edilen her bir çorba konservesi için nakit olarak beş ruble rüşvet aldığı tespit edilmişti.

Üç hedef
Uzmanlara göre Putin’in kararları üç temel hedefi gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Birincisi, ikmal süreçlerini iyileştirip düzene sokmak ve askeri kurum bünyesindeki yolsuzlukla mücadele etmek. İkincisi, cephedeki çatışmaların gidişatına ve birliklerin ihtiyaç duyduğu eksikliklerin hızlıca tedarik edilmesine hizmet edecek şekilde savunma sanayisinin önceliklerini düzenlemek. Bu doğrultuda, cephede aynı yoğunlukta kullanılmayan silah ve teçhizat modellerinin üretimini katlamak yerine ihtiyaca odaklanılması hedeflenirken, insansız hava araçları ve güdümlü silahlara uzmanlaşmış yeni bir askeri tugay bünyesinde merkezi bir komutanlık kurulması kararı da bu stratejinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Üçüncü hedef ise farklı cephelerdeki doğrudan komuta kabiliyetinin etkinliğini artırmak olarak değerlendiriliyor.
Uzun bir savaşa hazırlık
Uzmanlar, bu atama ve değişikliklerde herhangi bir siyasi boyutun bulunmamasının dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Nitekim farklı birimlerin yönetimine getirilen isimlerin müzakere süreçleri veya siyasi faaliyetlerle herhangi bir bağı bulunmuyor. Uzmanlara göre bu durum, savaşın beşinci yılında ve herhangi bir siyasi çözüm ufku görünmezken Rusya’nın stratejisini, cephedeki kabiliyetlerini güçlendirmek ve önümüzdeki uzun dönem boyunca sürecek bir yıpratma savaşına hazır olmak üzerine kurduğunu gösteriyor. Sahada ve siyasi alanda tırmanan gerilim, Avrupa’nın devam eden operasyonlara katılımının artması ve ABD’nin tutumunda yaşanabilecek bariz bir değişim endişesi ışığında Rusya’nın, gelişmelerin gerektirmesi halinde savaşın coğrafi olarak genişlemesine dahi hazırlık yaptığı değerlendiriliyor.

Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Grigoriy Karasin, Izvestiya gazetesine yaptığı açıklamada, düzenlemelerin amacının cephedeki doğrudan kabiliyetleri artırmak, sanayi ve arka cephedeki ikmal kapasitesini güçlendirmek ile Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin sahada sonuç almaya odaklanmasını artırmak olduğunu belirtti. Karasin, “Şu anda silahlı kuvvetlerimizi geliştirmeye ve Batı ile müttefiklerinin Ukrayna’daki yoğun askeri faaliyetlerine karşı koymaya odaklanmalıyız. Birinci görev, bu faaliyeti tamamen etkisiz hale getirmektir. Müzakerelerin yürütülmesi, biçimi, zamanlaması ve yeri gibi hususlar ise ikincil önemdedir” ifadelerini kullandı.
Aynı çerçevede değerlendirmelerde bulunan siyaset bilimci Andrey Kortunov ise, “Her devlet, çatışma ilerledikçe kuvvetlerinin sevk ve idaresini optimize eder. Bazıları zamanın Kiev’in lehine işlediğine ve barış için acele etmeye gerek olmadığına kendilerini inandırmaya çalışsa da bu mantığın savaş alanında çürütülmesi, Batı’yı müzakere sürecini yoğunlaştırmaya teşvik edecektir. Ancak bundan sonra Amerikalı arabuluculardan yeni girişimler ve belki de Avrupa ülkelerinin tutumlarında değişiklikler bekleyebiliriz” dedi.