Putin’in savaş komuta yapılarında yaptığı değişiklikler, uzun soluklu bir yıpratma savaşının zeminini hazırlıyor

Ordudaki yolsuzlukla mücadele ve savunma sanayinin cephelerin ihtiyaçlarına odaklanması

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, pazartesi günü Kremlin’de Rus milletvekilleriyle yaptığı toplantının ardından bir ödül törenine katıldı. (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, pazartesi günü Kremlin’de Rus milletvekilleriyle yaptığı toplantının ardından bir ödül törenine katıldı. (AP)
TT

Putin’in savaş komuta yapılarında yaptığı değişiklikler, uzun soluklu bir yıpratma savaşının zeminini hazırlıyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, pazartesi günü Kremlin’de Rus milletvekilleriyle yaptığı toplantının ardından bir ödül törenine katıldı. (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, pazartesi günü Kremlin’de Rus milletvekilleriyle yaptığı toplantının ardından bir ödül törenine katıldı. (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ordunun komuta kademesinde ve askeri operasyonların yönetiminde geniş çaplı değişikliklere gidildiğini açıklaması, Rusya’nın Ukrayna ve arkasındaki Batı ile yaşanan çatışmanın geleceğine yönelik vizyonundaki değişimi gözler önüne serdi.

Savaşın gereksinimleri ve son dönemde bazı mevzilerde ortaya çıkan aksaklıklar nedeniyle kritik askeri pozisyonlarda görev değişimleri zaten bekleniyordu. Ancak söz konusu düzenlemelerin niteliği ve kapsamı dikkat çekti. Değişikliklerin; komuta kademesi, ikmal, lojistik ve orduya giderek artan ihtiyaçları sağlayan askeri-endüstriyel kompleks ile temas noktalarını içerecek şekilde genişletildiği bildirildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, çarşamba günü Moskova Bölge Valisi ile bir araya geldi. (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, çarşamba günü Moskova Bölge Valisi ile bir araya geldi. (Reuters)

Kapsamlı değişiklikler

Putin, Savunma Bakanlığı yönetimiyle gerçekleştirdiği toplantıda kararlarını, ‘sahadaki deneyimler ve Ukrayna'daki askeri operasyonun gidişatı’ doğrultusunda Savunma Bakanlığı yapısının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gerekliliğiyle gerekçelendirdi. Savunma Bakanlığı’nın askeri lojistik destek sektörlerini tek bir merkezi komuta altında birleştirme önerisine dikkat çeken Putin, mevcut koşullarda ikmal personelinin gösterdiği çabaları övdü ve bu çalışmaları tam anlamıyla bir muharebe faaliyeti olarak nitelendirdi.

Toplantıda cephe komutanlıklarına yapılan yeni atamalar da duyuruldu. Bu kapsamda Valery Solodchuk, Savunma Bakanlığı İkmal ve Lojistik Başkanı olarak atandı. Donetsk’in kontrolünü sağlayan operasyonları yöneten General Andrey Ivanayev, Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na getirilirken, Putin kendisine verilen görevleri yerine getirme konusunda Ivanayev’e güveninin tam olduğunu belirtti.

Öte yandan, Doğu Kuvvetler Kurmay Başkanı Pyotr Bulgarev’in, Andrey Ivanayev’in yerine geçici olarak bu grubun komutanlığına atandığı açıklandı. Putin ayrıca, Rusya Silahlı Kuvvetleri bünyesinde insansız sistemlere özel yeni bir sınıf oluşturulmasına ilişkin kararnameyi imzaladı ve bu birimin komutasına Tümgeneral Denis Lyamin getirildi.

Tedarikin iyileştirilmesi

Uzmanlar, Savunma Bakanlığı’ndaki komuta değişikliklerinin ordunun ikmal süreçlerini iyileştireceğini ve daha önce lojistik destek sağlayan merkez ile kurumların çokluğu nedeniyle gözlemlenen büyük kafa karışıklığına son vereceğini değerlendirdi. Şarku’l Avsat’ın uzmanlardan edindiği bilgiye göre ordu; gıda, giyim ve diğer ihtiyaçlardan tanklar ile en gelişmiş füzelere kadar askeri kurumun bütün gereksinimlerini karşılamaktan sorumlu tek bir lojistik sisteme sahipti. Putin’in açıkladığı değişiklikler ise bu yapıyı iki ayrı alana böldü. İlk alan olan teknik destek sistemi; tamamen silahlara odaklanarak bunların geliştirilmesini, üretimini ve birliklere teslimatını denetleyecek. Diğer alan olan ikmal ve destek hizmetleri sistemi ise komutanların ordunun askeri üniforma, gıda, yakıt ve benzeri tüm ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamasından sorumlu olmasını sağlayacak.

Bu doğrultuda Putin’in gerçekleştirdiği düzenlemeler, Savunma Bakan Yardımcılarının görev tanımlarında da hassas bir iş bölümünü beraberinde getirdi.

Ukrayna insansız hava aracının düşmesi sonucu Moskova çevresinde duman yükseliyor. (Arşiv-EPA)
Ukrayna insansız hava aracının düşmesi sonucu Moskova çevresinde duman yükseliyor. (Arşiv-EPA)

Savunma Bakan Yardımcısı Aleksandr Sanchik, kuvvetlerin teknik destek sistemi kapsamındaki tüm hizmetlerin başına atanırken, Bakan Yardımcısı Aleksey Krivoruchko ise gelişmiş silahların geliştirilmesini denetleyecek. Daha önce Merkez Askeri Bölge ve Kuzey Askeri Bölgesi’ndeki Merkez Birlikler Grubu Komutanı olarak görev yapan Valery Solodchuk ise tüm ikmal ve destek hizmetlerinin başına getirildi.

Doğu Birlikler Grubu Komutanı Andrey Ivanayev, boşalan Merkez Birlikler Grubu Komutanlığı görevini üstlendi. Bu grubun kurmay başkanı olarak görev yapan Pyotr Bulgarev ise Ivanayev’den boşalan Doğu Birlikler Grubu Komutanlığı’na getirilecek.

Askeri uzman Vasiliy Dandıkin, kuvvetlerin teknik destek sisteminin modernizasyonunun; silah ve teçhizatı geliştiren ve talep eden kurumlar ile bu teçhizatı sahada kullanan birimler arasındaki koordinasyonun etkinliğini artıracağını belirtti. Dandıkin, geçmişte bu alanda hâkim olan bir tür gevşeme ve hantallığa işaret ederek, temel hedefin Rus savunma sanayisinin yalnızca ordunun fiilen ihtiyaç duyduğu silahları üretmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin’de Devlet Duması üyeleriyle yaptığı görüşme sırasında konuşuyor. (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin’de Devlet Duması üyeleriyle yaptığı görüşme sırasında konuşuyor. (Reuters)

Putin’in kararlarını açıkladığı sırada, ikmal ve destek sisteminin sorumluluğunu üstlenen Savunma Bakan Yardımcısı Valery Solodchuk’a hitaben, “Özel askeri operasyon bağlamında lojistik destek de başlı başına muharebe gerektiren bir süreçtir” ifadesini kullanması dikkat çekti. Bu açıklama, ordunun ihtiyaçlarını özel şirketlere ihale eden önceki sistemin artık verimli olmadığını ve ‘bölge komutanlarının kendi ihtiyaçlarını en iyi bilen kişiler olduğunu’ ortaya koydu. Bu doğrultuda değerlendirmelerde bulunan uzman Boris Dzherelievsky, ciddi bir silahlı çatışmanın içinde yer alan bir ordunun lojistik hizmetlerinin ‘üst düzeyde merkezileştirilmesi gerektiğini’ belirtti.

Moskova yakınlarında Ukrayna insansız hava araçlarının bombaladığı bir bölgeden duman yükseliyor. (Reuters)
Moskova yakınlarında Ukrayna insansız hava araçlarının bombaladığı bir bölgeden duman yükseliyor. (Reuters)

Yolsuzlukla mücadele

Uzman değerlendirmelerine göre, tek bir merkezi komuta altında destek hizmetleri çok daha verimli çalışacak; örneğin askeri nakliye organizasyonu sırasında gereksiz onay süreçlerine ihtiyaç kalmayacak. Yeni yapıyla birlikte tüm destek hizmetleri (özellikle gıda, giyim, ulaştırma, roket yakıtı ve akaryakıt departmanları) tek bir yapının yönetimi altına girecek ve tek bir yetkili tarafından idare edilecek.

Uzmanlar, bu değişikliklerin ordu tedarik süreçlerindeki yolsuzlukların önüne geçilmesine de katkı sağlayacağını vurguladı. Geçtiğimiz dönemde yaşanan ve çatışma bölgelerindeki birliklere standartlara uymayan yüzlerce ton konserve etin teslim edilmesini de içeren skandalların tekrarlanmasının önlenmesi hedefleniyor. Hatırlanacağı üzere, Savunma Bakanlığı İkmal İdaresi Gıda Dairesi Başkanı iki ay önce tutuklanmış ve hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla dava açılmıştı. Soruşturma dosyasına göre tutuklu bürokratın, birliklere teslim edilen her bir çorba konservesi için nakit olarak beş ruble rüşvet aldığı tespit edilmişti.

Moskova’nın merkezindeki bir restoranın yakınında meydana gelen patlamanın olduğu yerde nöbet tutan güvenlik görevlileri (Reuters)
Moskova’nın merkezindeki bir restoranın yakınında meydana gelen patlamanın olduğu yerde nöbet tutan güvenlik görevlileri (Reuters)

Üç hedef

Uzmanlara göre Putin’in kararları üç temel hedefi gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Birincisi, ikmal süreçlerini iyileştirip düzene sokmak ve askeri kurum bünyesindeki yolsuzlukla mücadele etmek. İkincisi, cephedeki çatışmaların gidişatına ve birliklerin ihtiyaç duyduğu eksikliklerin hızlıca tedarik edilmesine hizmet edecek şekilde savunma sanayisinin önceliklerini düzenlemek. Bu doğrultuda, cephede aynı yoğunlukta kullanılmayan silah ve teçhizat modellerinin üretimini katlamak yerine ihtiyaca odaklanılması hedeflenirken, insansız hava araçları ve güdümlü silahlara uzmanlaşmış yeni bir askeri tugay bünyesinde merkezi bir komutanlık kurulması kararı da bu stratejinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Üçüncü hedef ise farklı cephelerdeki doğrudan komuta kabiliyetinin etkinliğini artırmak olarak değerlendiriliyor.

Uzun bir savaşa hazırlık

Uzmanlar, bu atama ve değişikliklerde herhangi bir siyasi boyutun bulunmamasının dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Nitekim farklı birimlerin yönetimine getirilen isimlerin müzakere süreçleri veya siyasi faaliyetlerle herhangi bir bağı bulunmuyor. Uzmanlara göre bu durum, savaşın beşinci yılında ve herhangi bir siyasi çözüm ufku görünmezken Rusya’nın stratejisini, cephedeki kabiliyetlerini güçlendirmek ve önümüzdeki uzun dönem boyunca sürecek bir yıpratma savaşına hazır olmak üzerine kurduğunu gösteriyor. Sahada ve siyasi alanda tırmanan gerilim, Avrupa’nın devam eden operasyonlara katılımının artması ve ABD’nin tutumunda yaşanabilecek bariz bir değişim endişesi ışığında Rusya’nın, gelişmelerin gerektirmesi halinde savaşın coğrafi olarak genişlemesine dahi hazırlık yaptığı değerlendiriliyor.

 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Trump ve Putin’in basın toplantısı öncesinde, 15 Ağustos 2025 (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Trump ve Putin’in basın toplantısı öncesinde, 15 Ağustos 2025 (AFP)

Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Grigoriy Karasin, Izvestiya gazetesine yaptığı açıklamada, düzenlemelerin amacının cephedeki doğrudan kabiliyetleri artırmak, sanayi ve arka cephedeki ikmal kapasitesini güçlendirmek ile Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin sahada sonuç almaya odaklanmasını artırmak olduğunu belirtti. Karasin, “Şu anda silahlı kuvvetlerimizi geliştirmeye ve Batı ile müttefiklerinin Ukrayna’daki yoğun askeri faaliyetlerine karşı koymaya odaklanmalıyız. Birinci görev, bu faaliyeti tamamen etkisiz hale getirmektir. Müzakerelerin yürütülmesi, biçimi, zamanlaması ve yeri gibi hususlar ise ikincil önemdedir” ifadelerini kullandı.

Aynı çerçevede değerlendirmelerde bulunan siyaset bilimci Andrey Kortunov ise, “Her devlet, çatışma ilerledikçe kuvvetlerinin sevk ve idaresini optimize eder. Bazıları zamanın Kiev’in lehine işlediğine ve barış için acele etmeye gerek olmadığına kendilerini inandırmaya çalışsa da bu mantığın savaş alanında çürütülmesi, Batı’yı müzakere sürecini yoğunlaştırmaya teşvik edecektir. Ancak bundan sonra Amerikalı arabuluculardan yeni girişimler ve belki de Avrupa ülkelerinin tutumlarında değişiklikler bekleyebiliriz” dedi.



“Tanker savaşı” İran’a yönelik kuşatmayı sıkılaştırıyor

Irak kara sularında dün bir İHA’nın hedefi olan "New Andros" adlı petrol tankerinde söndürme çalışmaları, (Reuters)
Irak kara sularında dün bir İHA’nın hedefi olan "New Andros" adlı petrol tankerinde söndürme çalışmaları, (Reuters)
TT

“Tanker savaşı” İran’a yönelik kuşatmayı sıkılaştırıyor

Irak kara sularında dün bir İHA’nın hedefi olan "New Andros" adlı petrol tankerinde söndürme çalışmaları, (Reuters)
Irak kara sularında dün bir İHA’nın hedefi olan "New Andros" adlı petrol tankerinde söndürme çalışmaları, (Reuters)

“Tanker savaşı”, ABD’nin İran’a yönelik kuşatmayı sıkılaştırmasıyla tırmandı. ABD ordusu, bir Amerikan savaş gemisini hedef alan iki balistik füze saldırısına karşılık olarak 5 İran petrol tankerini imha etti.

İran filosu artık ABD ateşinin hedefinde. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), son bir hafta içinde ABD güçlerinin 10 İran tankerini imha ettiğini bildirdi. Açıklamada, Amerikan savaş gemilerine yönelik saldırı girişimlerinin tekrarlanması halinde saldırıların süreceği ifade edildi.

İran Devrim Muhafızları ise 2 Amerikan gemisi, 8 tanker ve “yasaklı ve güvensiz bölgeye” giren 10 gemiyi vurduğunu açıkladı. CENTCOM ise kendi gemilerinden herhangi birinin vurulduğu iddiasını yalanladı.

İran ayrıca Ürdün’deki “Amerikan hedeflerine” doğru füzeler fırlattı ve deniz ulaşımına uygulamayı planladığı kısıtlamaların kapsamını genişleterek, Umman Körfezi ile Arap Denizi’nin bazı kesimlerini de bölgeye dahil etti.

Nükleer dosyada ise Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu, Tahran’ın güvence ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin yükümlülüklerine uymaması nedeniyle İran dosyasını, 20 yıl aradan sonra ilk kez Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sevk etti. Karar, 23 ülkenin lehte oyuyla kabul edildi.

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak uydu görüntüleri, Natanz nükleer tesisinin yakınındaki “Cebel el-Fas” bölgesinde yürütülen inşaat çalışmalarında “belirgin bir sıçrama” yaşandığını ortaya koydu. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığına göre ABD ordusu, söz konusu tesise yönelik saldırı planlarını hazır bulunduruyor. Ancak ABD bombalarının graniti aşarak tahkim edilmiş nükleer tesisin derinliklerine ulaşabilecek kapasitede olup olmadığı konusunda şüpheler bulunuyor.


İran, ABD güçlerine karşı “yeni füzeler” kullanacağı sinyalini verdi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, dün yeniden yapılanmaya ilişkin bir toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, dün yeniden yapılanmaya ilişkin bir toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran, ABD güçlerine karşı “yeni füzeler” kullanacağı sinyalini verdi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, dün yeniden yapılanmaya ilişkin bir toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, dün yeniden yapılanmaya ilişkin bir toplantıya katıldı. (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran, bölgedeki ABD güçleriyle çatışmanın seviyesini yükseltebileceği mesajını verirken, Washington, İran’ın yeni füzeleri konusunda “açık bir uyarı” aldığını belirtti.

Tehdit, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai’den geldi. Rızai, ülkesinin bir ABD savaş gemisine yönelik saldırıda “destroyer karşıtı” bir füzeyi test ettiğini söyledi. ABD gemileri ve üslerine yönelik operasyonel yaklaşımın “kapsamlı bir şekilde gözden geçirildiğini” belirten Rızai, İran’ın yeni bir aşamaya hazırlandığı mesajını verdi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da ülkesinin “her zaman savaşa karşı olduğunu”, ancak “saldırganlar tamamen pişman olana kadar” karşılık vermeyi sürdüreceğini söyledi.

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak Washington ve Londra, İran’ın havacılık sektörüne yönelik yaptırımları sıkılaştırdı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ABD, 27’si havayolu şirketi olmak üzere toplam 36 kuruluşu hedef alan yaptırım paketi kapsamında, İran’ın kalan tüm havayolu şirketlerini de kısıtlamalara dahil etti.

Bu arada Birleşik Krallık; söz konusu tedbirlerin İran'ın nükleer programını dizginlemeyi amaçladığını belirterek yeni mali ve ticari kısıtlamalar getirdi, gemileri hedef alma yetkisini genişletti ve —istisnai durumlar haricinde— İran uçaklarının iniş yapmasını yasakladı.


İsrail ve İngiltere karşılıklı yaptırım uyguladı

İsrail güçleri, dün işgal altındaki Batı Şeria’nın Anata beldesindeki bir caddede bir Filistinliyi gözaltına alırken (AP)
İsrail güçleri, dün işgal altındaki Batı Şeria’nın Anata beldesindeki bir caddede bir Filistinliyi gözaltına alırken (AP)
TT

İsrail ve İngiltere karşılıklı yaptırım uyguladı

İsrail güçleri, dün işgal altındaki Batı Şeria’nın Anata beldesindeki bir caddede bir Filistinliyi gözaltına alırken (AP)
İsrail güçleri, dün işgal altındaki Batı Şeria’nın Anata beldesindeki bir caddede bir Filistinliyi gözaltına alırken (AP)

Tel Aviv ve Londra karşılıklı yaptırım kararı alırken, İngiltere işgal altındaki Batı Şeria’da uluslararası hukuka göre yasa dışı olan yerleşimlerden yapılan mal ticaretine “kısıtlamalar getirme” niyetini açıkladı.

İsrail, Londra ve Paris’in yerleşimlere yönelik kararlarını beklerken, İngiltere ve Fransa’nın yanı sıra Kanada, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç’in de yer aldığı geniş bir Batılı uluslararası koalisyonla karşı karşıya kaldı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı dün, İngiltere’nin Batı Şeria’daki yerleşimlere yönelik uyguladığı yaptırımlara karşılık olarak Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunun kapatılacağını açıkladı. Bakanlık ayrıca İngiltere temsilcilerinin Gazze’de ateşkesin izlenmesinden sorumlu ortak askeri merkezden çıkarılmasına ve İngiltere’nin Filistin Yönetimi’ne bağlı güvenlik güçlerine yönelik eğitim programlarının sonlandırılmasına karar verdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tel Aviv, Londra’ya yönelik tepkisini daha da sertleştirerek, aralarında 12 seçilmiş İngiliz yetkilinin de bulunduğu bazı kişilerin yanı sıra “antisemitik ve İsrail karşıtı faaliyetlere karıştığını” öne sürdüğü bazı İngiliz vatandaşlarının ülkeye girişini engelleyeceğini bildirdi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ise dün yaptığı açıklamada, ülkesinin “yerleşimlerden gelen ürünlerin ithalatına yasak getireceğini” duyurdu. Miliband, İsrail hükümetini Batı Şeria’da yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen “etnik temizliğe göz yummakla” suçladı.

Miliband, “İngiliz hükümeti, Batı Şeria’da terörist yerleşimciler tarafından etnik temizlik yapıldığını kabul ediyor” ifadelerini kullandı.