Financial Times: İsrail, İngiliz yetkilileri Gazze’deki koordinasyon merkezinden çıkarmayı değerlendiriyor

Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta, dün İsrail'in yakındaki bir evi hedef alan hava saldırısında hasar gören bir gıda yardım deposunun önünde bulunan Filistinliler (AP)
Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta, dün İsrail'in yakındaki bir evi hedef alan hava saldırısında hasar gören bir gıda yardım deposunun önünde bulunan Filistinliler (AP)
TT

Financial Times: İsrail, İngiliz yetkilileri Gazze’deki koordinasyon merkezinden çıkarmayı değerlendiriyor

Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta, dün İsrail'in yakındaki bir evi hedef alan hava saldırısında hasar gören bir gıda yardım deposunun önünde bulunan Filistinliler (AP)
Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta, dün İsrail'in yakındaki bir evi hedef alan hava saldırısında hasar gören bir gıda yardım deposunun önünde bulunan Filistinliler (AP)

Financial Times (FT) gazetesi, İsrail’in İngiliz ve muhtemelen diğer Avrupalı yetkilileri, savaş sonrası Gazze için ABD öncülüğündeki koordinasyon merkezinden çıkarma seçeneğini değerlendirdiğini bildirdi. 

Şarku’l Avsat’ın FT’den aktardığına göre İsrail hükümeti son haftalarda, İngiltere’nin Uluslararası Gazze Destek Merkezi’nden çıkarılmasını görüştü. Güney İsrail’de bulunan merkez, ABD’nin İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk yaptığı ateşkesin uygulanmasını ve izlenmesini sağlamak amacıyla oluşturulan çok uluslu bir merkez niteliğinde

İsrail’in benzer bir adımı başka Avrupa ülkelerinin yetkililerine karşı da atabileceği belirtiliyor. Ancak Reuters, Financial Times’ın haberini bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtti. 

İsrail ile Avrupa ülkeleri arasındaki gerilim, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim politikaları ve Gazze’deki tutumu nedeniyle son dönemde daha da arttı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da salı günü Hollandalı temsilcilerin merkezden çıkarılacağını açıklamıştı. 



İsrail, propaganda amacıyla yapay zekayı manipüle etmek için “sahte bir Amerikan araştırma merkezi” kurdu

Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
TT

İsrail, propaganda amacıyla yapay zekayı manipüle etmek için “sahte bir Amerikan araştırma merkezi” kurdu

Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)

İsrail yanlısı bir yayın sitesi, var olmayan bir araştırma merkezinin adını taşıyan bir logoyla, propaganda amacıyla ve yapay zekâ (AI) destekli sohbet robotları tarafından kaynak gösterilmesi için dokuz günde yarım milyondan fazla kelime yayımladı.

Şarku’l Avsat’ın The Guardian’dan aktardığına göre site, Filistinli mahkumlara yönelik işkenceler, İsrail'in savaş suçları ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri kasıtlı olarak aç bırakıp bırakmadığı gibi konularda İsrail'in tutumunu yansıtıyor ve tüm bunları tarafsız birer araştırmaymış gibi sunuyor.

New York merkezli medya prodüksiyon şirketi Piro Inc., bu ay söz konusu siteyi, yabancı bir hükümet için çalışan herkesin bunu resmi olarak beyan etmesini zorunlu kılan 1938 tarihli Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası uyarınca, İsrail hükümeti lehine dağıtılan materyaller olarak ABD Adalet Bakanlığı'na bildirdi.

Site, hiçbir ABD yargı bölgesinde yasal bir tüzel kişiliği bulunmayan, fiziksel bir adresi olmayan ve belirli bir çalışanı bulunmayan ‘Hanover Kamu Politikası Enstitüsü’ adıyla yayın yapıyor. Sitenin kullanım koşulları ise, adı açıkça belirtilmeyen "enstitünün kurulduğu ülkenin" yasalarına tabi tutuluyor.

Para israfı

Varlığı ilk kez 14 Ağustos'ta fark edilen site, sohbet robotlarını İsrail lehine argümanlar sunmaya yönlendirmek amacıyla İsrail hükümeti tarafından on milyonlarca dolarla finanse edilen ve aralarında Avrupalı reklam grubu Havas Media’nın da bulunduğu üçüncü taraflarca yürütülen daha geniş kapsamlı bir çabanın parçasını oluşturuyor.

Bu durum, Gazze Şeridi'ndeki yıkıcı savaşın ardından İsrail'in Amerikan kamuoyundaki itibarının çöktüğü ve İsrailli yetkililerin, yurtdışındaki kamu diplomasisi kapsamındaki ‘Hasbara’ olarak adlandırılan propaganda çabalarına harcanan paraların boşa gittiğini medyaya açıklamaya başladığı bir döneme denk geliyor.

The Guardian gazetesinin yürüttüğü bir analize göre Hanover Kamu Politikası Enstitüsü, 6-14 Ağustos tarihleri arasında her biri ortalama 4 bin 500 kelimeden oluşan ve toplamda 560 bini aşkın kelimeye ulaşan 124 rapor yayımladı. Sadece 12 ve 13 Ağustos tarihlerinde ise, iki gün içinde yaklaşık 354 bin kelimeyi bulan 73 rapor servis edildi.

Sitede yer alan raporların -biri hariç- tüm ana başlıkları, bir kullanıcının sohbet robotuna yazabileceği türden bir soruyla başlıyor. Bunlar arasında, “Siyonizm karşıtlığı antisemitizm midir?", "İsrail, Filistinlileri topraklarından sürdü mü?" ve "İsrail, Gazze'de soykırım mı yapıyor?" gibi sorular yer alıyor.

Başarısız kampanya

Raporlar, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşları, Filistin Merkezi İstatistik Bürosu, Uluslararası Af Örgütü ve Soykırım Sözleşmesi metni gibi kaynaklara atıfta bulunularak yarı akademik bir üslupla sunuluyor. Hanover Kamu Politika Enstitüsü sitesi, İsrail'e yönelik eleştirilerin dozunu hafifletmek amacıyla kurgulanmış bilgiler içeriyor.

İsrail'de yetkililer, yapay zekanın manipüle edilmesi yoluyla Amerikan kamuoyunu etkileme kampanyası ve genel olarak kamu diplomasisi konusundaki şüphelerini dile getirdi. Temmuz ayında Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan İsrailli yetkililer kampanyanın başarısız olduğunu belirtirken içlerinden biri hükümetin ‘çok para ödediğini ancak durumun daha da kötüleştiğini’ vurguladı.

ABD'deki kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların İsraillilerden ziyade Filistinlilere sempati duyduğunu ortaya koyuyor. Nitekim Gallup araştırma şirketi şubat ayında Amerikalıların yalnızca yüzde 36'sının İsrail'in tarafını tuttuğunu kaydetti. Pew Araştırma Merkezi ise nisan ayında Amerikalıların yüzde 60'ının İsrail'e karşı olumlu olmayan bir bakış açısına sahip olduğunu bildirdi ki bu oran, 2022'den bu yana yaklaşık yüzde 20'lik bir artış anlamına geliyor. 7 Temmuz'da yayımlanan bir anket de Amerikalıların yüzde 31'inin İsrail'in Gazze'deki askeri eylemlerinin bir soykırım teşkil ettiğini düşündüğünü ortaya koydu.


Tahran, Hürmüz’ün açılmasını “mutabakatın” yeniden hayata geçirilmesine bağlıyor

Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)
Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tahran, Hürmüz’ün açılmasını “mutabakatın” yeniden hayata geçirilmesine bağlıyor

Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)
Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)

Tahran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını “İslamabad Mutabakatı”nın yeniden hayata geçirilmesi ve ABD’nin taahhütlerini yerine getirmesine bağladı.

İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Washington’un “engelleme politikasına” son vermesi gerektiğini savundu. Muhibbi, boğazın ve geçiş güzergâhlarının “İran’ın kontrolü altında” olduğunu öne sürerken, düşman askeri gemilerinin en az 400 kilometre uzaklaştığını iddia etti.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise boğazın yeniden açılması için ekonomik ablukanın kaldırılması ve bütün cephelerde savaşın sona erdirilmesini şart koştu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman’la geçici çerçeve üzerinde anlaşma sağlandığının açıklanmasından saatler sonra, ülkesinin “bölgesel çözümlere” odaklandığını söyledi.

Bakan Yardımcısı Garibabadi ise geçici koridorun işletilmesi ile Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması arasında ayrım yaptı.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi, daha önce yakın zamanda geçici bir koridor ilan edilmesi konusunda iyimser olduğunu ifade etmişti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da müzakere seçeneğini savunarak, savaşın “sorunların üstesinden gelmek için her zaman bir yol olmadığını” söyledi. Pezeşkiyan, Tahran’ın yaklaşımının anlayış ve müzakerelere dayandığını belirtti.

İçeriden gelen eleştirilere yanıt veren İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise “müzakerenin başlı başına bir değer olmadığını, ancak yasak da olmadığını” ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un yeni saldırılar beklemediğini müttefiklerine bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in öldüğü yönündeki iddiaya şüpheyle yaklaşarak, Hamaney’in “çok ağır yaralandığını” söyledi.


İtalya’da kamyonunda 3 füze bulunan Fransız vatandaşı gözaltına alındı

İtalya'nın Floransa kentindeki polis memurları (Arşiv- Reuters)
İtalya'nın Floransa kentindeki polis memurları (Arşiv- Reuters)
TT

İtalya’da kamyonunda 3 füze bulunan Fransız vatandaşı gözaltına alındı

İtalya'nın Floransa kentindeki polis memurları (Arşiv- Reuters)
İtalya'nın Floransa kentindeki polis memurları (Arşiv- Reuters)

İtalyan makamları dün yaptıkları açıklamada, rutin trafik kontrolü sırasında kamyonunda üç adet güdümlü tanksavar füzesi ve başka askeri ekipmanlar bulunan bir Fransız vatandaşının silah kaçakçılığı soruşturması kapsamında gözaltına alındığını bildirdi.

46 yaşındaki Fransız vatandaşı Regis Norman, haziran ayında İtalya’nın güneydoğusundaki Bari kentinde gözaltına alındı. Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) savcılık kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Norman, soruşturmanın tamamlanmasını beklerken o tarihten bu yana tutuklu bulunuyor.

Norman’ın, Yunanistan’ın Patras Limanı’ndan gelen bir feribottan indirilmesinin ardından polis tarafından kamyonun aranması üzerine gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltı haberi bu hafta kamuoyuna duyuruldu.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre mahkeme belgelerinde araçta, taşınabilir “Akeron” tipi üç güdümlü tanksavar füzesi ile savaş başlığı bulunmayan dördüncü bir füze ele geçirildiği belirtiliyor.

Askeri ekipmanların, NATO tatbikatlarında kullanılan eğitim malzemeleri izlenimi verecek şekilde bantlarla kaplandığı kaydedildi.

Norman, söz konusu ekipmanları Fransa’da Akeron füzelerini üreten MBDA şirketi adına taşıdığını söyledi.

Tutuklama kararına ilişkin belgede Norman’ın soruşturmacılara, füzelerin Yunanistan’ın Girit Adası’nda onarıldığını ve üreticiye geri götürüldüğünü söylediği belirtildi.

MBDA, AFP’nin konuyla ilgili sorularına cevap vermedi.

Fransız bir yetkili ise şirketin Yunanistan’da tamamlanmamış Akeron füzeleriyle testler gerçekleştirmek için izin aldığını açıkladı.

İtalyan makamları, silahlarla birlikte sunulan belgelerdeki tutarsızlıklar nedeniyle soruşturmanın sürdürülmesine karar verdi.