Demokratlarda 2028 hesaplaşması: Merkez ve sol kanat karşı karşıya... 30’dan fazla aday adayı

Washington’daki Beyaz Saray’ın genel görünümü, 12 Haziran 2023 (Reuters)
Washington’daki Beyaz Saray’ın genel görünümü, 12 Haziran 2023 (Reuters)
TT

Demokratlarda 2028 hesaplaşması: Merkez ve sol kanat karşı karşıya... 30’dan fazla aday adayı

Washington’daki Beyaz Saray’ın genel görünümü, 12 Haziran 2023 (Reuters)
Washington’daki Beyaz Saray’ın genel görünümü, 12 Haziran 2023 (Reuters)

ABD’de ara seçimlerin sona ermesiyle birlikte Demokratlar, 2028’de yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde yılardır görülmemiş ölçüde kalabalık ve sonucu tahmin edilmesi güç bir ön seçim sürecine hazırlanıyor. Şarku’l Avsat’ın  Reuters’tan aktardığı habere göre başlayacak yarışın Beyaz Saray’ı yeniden kazanmak için izlenecek yol konusunda parti içindeki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkarması bekleniyor.

Demokratlar cephesinde henüz açık ara öne çıkan bir aday bulunmazken, yarışa onlarca kişinin katılması ihtimali gündemde. Cumhuriyetçilerde ise Başkan Donald Trump’ın yerine geçebilecek isimler arasında Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio başta olmak üzere daha sınırlı sayıda aday öne çıkıyor. ABD Anayasası, Trump’ın üçüncü kez başkanlık için aday olmasına izin vermiyor.

Aralarında eyalet valileri ve görevdeki senatörlerin de bulunduğu muhtemel Demokrat adaylar, aylardır bağışçılarla ilişkilerini güçlendirmek, ön seçimlerin erken yapılacağı eyaletleri ziyaret etmek ve ülke genelindeki tanınırlıklarını artırmak için çalışmalar yürütüyor. Stratejistler, ara seçimlerin tamamlanmasıyla 2028 yarışı için hazırlıkların artık ciddi biçimde başlayacağını öngörüyor.

g
ABD Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Susan DelBene ile Temsilciler Meclisi Demokrat Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, 4 Kasım 2026’da Demokratların seçim kampanyası komitesinin merkezinde düzenlenen basın toplantısında el ele tutuşarak poz veriyor (AP)

Salı günü Demokratların elde ettiği ezici zaferler, seçmenlerin Trump’a ve politikalarına ağır bir darbe indirmesiyle birlikte, her iki partide de ülkenin mevcut gidişatından hoşnutsuz seçmenlerin desteğini kazanmanın yollarına ilişkin tartışmaları yoğunlaştıracak.

Demokratlar, salı günü elde ettikleri büyük seçim başarısına rağmen 2028 kampanyasına parti içindeki görüş ayrılıklarıyla giriyor. Sağlık hizmetlerinden vergilere, güvenlikten dış politikaya kadar uzanan başlıklarda merkeze mi yaklaşmaları yoksa daha sola mı yönelmeleri gerektiği konusunda uzlaşma bulunmuyor.

dfvghy
Kaliforniya Valisi Demokrat Gavin Newsom, 28 Ekim 2026’da Los Angeles’ta düzenlenen bir etkinlikte konuşuyor (Reuters)

Cumhuriyetçi adaylar ise farklı bir sınavla karşı karşıya kalacak. Trump’ın politikalarının salı günü seçmenlerden gördüğü tepkinin ardından, kendilerini başkandan ayrıştırmaları gerekecek. Adayların, Trump’ın mevcut seçmen tabanının ötesine geçerek desteklerini genişletmeleri, ancak aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti’nin belirleyici kimliği haline gelen “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) hareketiyle bağlarını koparmamaları gerekiyor.

On yıldır ABD siyasetinin merkezinde yer alan Trump’ın liderliği bırakmaya yanaşmaması ihtimal dahilinde. MAGA hareketinin destekçileri üzerindeki etkisini sürdürmesi de Cumhuriyetçi Parti’nin bayrağını devralacak adayın önünü zorlaştırabilir.

Demokratları zorlu bir iç mücadele bekliyor

Demokrat stratejist Doug Sosnik, hem ilericilerin hem de ılımlıların kendi ideolojik yaklaşımlarının doğru olduğunu savunacağını belirterek, 2028 başkanlık yarışı ciddi biçimde başladığında partinin geleceği konusunda sert bir iç mücadelenin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

İlericilerin en önemli kazanımlarından biri, Michigan eyaletinde yapılan Senato seçimlerini Abdulrahman El-Seyid’in kazanması oldu. El-Seyid, Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers’ı rahat bir şekilde mağlup etti. 2028 başkanlık seçimlerinde belirleyici olması beklenen Michigan’da elde ettiği zaferle El-Seyid, ABD Senatosu’na seçilen ilk Müslüman oldu.

cdthyju
ABD Senatosu adayı Demokrat Abdulrahman El-Seyid, 26 Ekim 2026’da Michigan eyaletinde düzenlenen bir toplantıda Senatör Bernie Sanders’ı dinliyor (Reuters)

Sosnik, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Demokrat Parti’nin bütün kanatları, önceki gece seçim sonuçlarında kendi pozisyonlarının doğruluğunu destekleyen unsurlar bulabilir” dedi.

Sosnik, “Parti olarak aramızdaki görüş ayrılıklarını herhangi birinin kontrol altına almaya çalışabileceğini ya da çalışması gerektiğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

Muhtemel adaylardan bazıları başkanlık yarışına katılmayı düşündüklerini kabul ederken, bazıları da aday olma ihtimalini dışlamadı. Bu isimlerin çoğu, ara seçim kampanyasının son haftalarında Nevada, New Hampshire ve Güney Carolina gibi ön seçimlerin erken yapılacağı eyaletlerdeki Demokrat adaylara destek vermek için çalışmalar yürüttü.

Bu isimler arasında 2024’te Trump’a karşı seçimi kaybeden eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris; Kaliforniya Valisi Gavin Newsom ve Kentucky Valisi Andy Beshear; eski Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg ile ilerici kanadın önde gelen isimlerinden New York Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez bulunuyor.

fvgbhyju
Teksas Valiliği seçimlerini kazanan Demokrat aday Gina Hinojosa’nın destekçileri, Vali Greg Abbott’ın yenilgiyi kabul etmesinin ardından 3 Kasım 2026’da Austin’de zaferi kutluyor (Reuters)

Reuters, Demokrat Parti’nin önde gelen dokuz muhtemel adayının temsilcileriyle görüştü. Ancak bu isimlerin hiçbiri 2028 seçimlerinde aday olacağını doğrulamadı.

3 Kasım’daki seçimlerden dokuz gün sonra, aralarında Buttigieg ve Kaliforniya’dan ilerici kanadın bir diğer temsilcisi Temsilciler Meclisi üyesi Ro Khanna’nın da bulunduğu bazı muhtemel Demokrat adaylar, “Demokrat Çoğunluk” adlı grubun Denver’da düzenleyeceği toplantıya katılacak.

Ilımlı Demokratlar ve milyarder bağışçı Steve Mandel’den güçlü destek alan grup, partide daha genç liderlerin öne çıkmasını ve daha ılımlı bir siyasi program benimsenmesini savunuyor.

Grubun başkanı olan Massachusetts Temsilciler Meclisi üyesi Jake Auchincloss, etkinliğin amacının 2028 yarışının şekillenmesinden önce partinin geleceği konusunda tartışma başlatmak ve yalnızca Trump’a karşı çıkmak yerine Demokratların neyi temsil ettiğini ortaya koyan olumlu bir siyasi gündem oluşturmak olduğunu söyledi.

Demokrat stratejist Scott Ferson ise başkan adayını belirleyecek ön seçimlerin çok sayıda adayın katıldığı bir yarışa dönüşebileceğini belirtti. Ferson, “En az 30 Demokrat, yakın çevresindeki kişilere aday olmam gerektiğini düşünüyor musunuz diye soruyor” dedi.

Cumhuriyetçiler Trump’ın gölgesinde

Buna karşılık, 2028’de Cumhuriyetçi Parti’den başkanlığa aday olması beklenen isimler daha temkinli bir tutum sergiliyor. Bu isimlerin çoğu, Trump’ın gölgesinde kalmayı ve başkana saygı gösteren bir söylem benimsemeyi tercih ediyor.

Ancak seçmenlerin Trump’ın ekonomi ve dış politikayı yönetme biçiminden duyduğu derin rahatsızlığı ortaya koyduğu ve hükümetteki yolsuzlukla mücadele için daha fazla adım atılmasını istediği salı günkü ağır yenilginin ardından bu tablo değişebilir.

ghyju
Öğrenciler ve destekçiler, 26 Ekim 2026’da Michigan’da düzenlenen Demokrat Parti etkinliğine katılıyor (Reuters)

Cumhuriyetçi stratejist Matt Dole, Başkan Yardımcısı Vance’in özellikle zor bir konumda bulunduğunu söyledi. Dole’a göre Vance, başkan yardımcılığı görevi nedeniyle 2028 seçimleri için adı geçen diğer Cumhuriyetçi adaylara kıyasla daha sınırlı hareket alanına sahip. Zira bu görev, geleneksel olarak başkanı ve politikalarını savunmayı gerektiriyor.

Dole, “Vance, hükümetteki diğer isimlerin aksine istifa edip kenara çekilme seçeneğine sahip olmadığı için hareket alanı bakımından çok daha dezavantajlı” değerlendirmesinde bulundu.

Bununla birlikte Vance, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Trump’ın şubat ayında başlattığı ve Amerikalılar arasında büyük tepki çeken İran savaşının Cumhuriyetçilere seçim kaybettirdiğini kabul etti. Ancak bu açıklama, salı akşamı benzer bir değerlendirmede bulunan Trump’la açık bir fikir ayrılığına düştüğü anlamına gelmedi.

Cumhuriyetçi Parti’nin yeni lideri kim olursa olsun, Trump’ın “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) hareketini destekleyen seçmenlerin bağlılığını korurken, Trump’ın 2024’te zafer kazanmasını sağlayan daha geniş seçmen ittifakını yeniden kurma sorunuyla karşı karşıya kalacak.

Salı günü sandık çıkışlarında yapılan anketler, genç seçmenler, Hispanik kökenliler ve siyah erkeklerin bir bölümü dahil olmak üzere bu ittifakın önemli kesimlerinin Cumhuriyetçi Parti’den uzaklaştığını ortaya koydu.

Vance, ailevi nedenleri gerekçe göstererek başkanlığa aday olmayabileceğini belirtirken, Rubio da şu aşamada başkanlık yarışına girmeyi planlamadığını söyledi.

2024’te Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adaylığı için Trump’la yarışan ancak başarılı olamayan Florida Valisi Ron DeSantis ise Beyaz Saray’a ulaşmak için yeniden aday olma ihtimalini dışlamadı.

Muhtemel Cumhuriyetçi adaylar arasında Arkansas Valisi Sarah Huckabee Sanders ve Teksas Senatörü Ted Cruz da yer alıyor.



Demokratlarda 2028 hesaplaşması: Merkez ve sol kanat karşı karşıya... 30’dan fazla aday adayı

Washington’daki Beyaz Saray’ın genel görünümü, 12 Haziran 2023 (Reuters)
Washington’daki Beyaz Saray’ın genel görünümü, 12 Haziran 2023 (Reuters)
TT

Demokratlarda 2028 hesaplaşması: Merkez ve sol kanat karşı karşıya... 30’dan fazla aday adayı

Washington’daki Beyaz Saray’ın genel görünümü, 12 Haziran 2023 (Reuters)
Washington’daki Beyaz Saray’ın genel görünümü, 12 Haziran 2023 (Reuters)

ABD’de ara seçimlerin sona ermesiyle birlikte Demokratlar, 2028’de yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde yılardır görülmemiş ölçüde kalabalık ve sonucu tahmin edilmesi güç bir ön seçim sürecine hazırlanıyor. Şarku’l Avsat’ın  Reuters’tan aktardığı habere göre başlayacak yarışın Beyaz Saray’ı yeniden kazanmak için izlenecek yol konusunda parti içindeki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkarması bekleniyor.

Demokratlar cephesinde henüz açık ara öne çıkan bir aday bulunmazken, yarışa onlarca kişinin katılması ihtimali gündemde. Cumhuriyetçilerde ise Başkan Donald Trump’ın yerine geçebilecek isimler arasında Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio başta olmak üzere daha sınırlı sayıda aday öne çıkıyor. ABD Anayasası, Trump’ın üçüncü kez başkanlık için aday olmasına izin vermiyor.

Aralarında eyalet valileri ve görevdeki senatörlerin de bulunduğu muhtemel Demokrat adaylar, aylardır bağışçılarla ilişkilerini güçlendirmek, ön seçimlerin erken yapılacağı eyaletleri ziyaret etmek ve ülke genelindeki tanınırlıklarını artırmak için çalışmalar yürütüyor. Stratejistler, ara seçimlerin tamamlanmasıyla 2028 yarışı için hazırlıkların artık ciddi biçimde başlayacağını öngörüyor.

g
ABD Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Susan DelBene ile Temsilciler Meclisi Demokrat Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, 4 Kasım 2026’da Demokratların seçim kampanyası komitesinin merkezinde düzenlenen basın toplantısında el ele tutuşarak poz veriyor (AP)

Salı günü Demokratların elde ettiği ezici zaferler, seçmenlerin Trump’a ve politikalarına ağır bir darbe indirmesiyle birlikte, her iki partide de ülkenin mevcut gidişatından hoşnutsuz seçmenlerin desteğini kazanmanın yollarına ilişkin tartışmaları yoğunlaştıracak.

Demokratlar, salı günü elde ettikleri büyük seçim başarısına rağmen 2028 kampanyasına parti içindeki görüş ayrılıklarıyla giriyor. Sağlık hizmetlerinden vergilere, güvenlikten dış politikaya kadar uzanan başlıklarda merkeze mi yaklaşmaları yoksa daha sola mı yönelmeleri gerektiği konusunda uzlaşma bulunmuyor.

dfvghy
Kaliforniya Valisi Demokrat Gavin Newsom, 28 Ekim 2026’da Los Angeles’ta düzenlenen bir etkinlikte konuşuyor (Reuters)

Cumhuriyetçi adaylar ise farklı bir sınavla karşı karşıya kalacak. Trump’ın politikalarının salı günü seçmenlerden gördüğü tepkinin ardından, kendilerini başkandan ayrıştırmaları gerekecek. Adayların, Trump’ın mevcut seçmen tabanının ötesine geçerek desteklerini genişletmeleri, ancak aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti’nin belirleyici kimliği haline gelen “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) hareketiyle bağlarını koparmamaları gerekiyor.

On yıldır ABD siyasetinin merkezinde yer alan Trump’ın liderliği bırakmaya yanaşmaması ihtimal dahilinde. MAGA hareketinin destekçileri üzerindeki etkisini sürdürmesi de Cumhuriyetçi Parti’nin bayrağını devralacak adayın önünü zorlaştırabilir.

Demokratları zorlu bir iç mücadele bekliyor

Demokrat stratejist Doug Sosnik, hem ilericilerin hem de ılımlıların kendi ideolojik yaklaşımlarının doğru olduğunu savunacağını belirterek, 2028 başkanlık yarışı ciddi biçimde başladığında partinin geleceği konusunda sert bir iç mücadelenin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

İlericilerin en önemli kazanımlarından biri, Michigan eyaletinde yapılan Senato seçimlerini Abdulrahman El-Seyid’in kazanması oldu. El-Seyid, Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers’ı rahat bir şekilde mağlup etti. 2028 başkanlık seçimlerinde belirleyici olması beklenen Michigan’da elde ettiği zaferle El-Seyid, ABD Senatosu’na seçilen ilk Müslüman oldu.

cdthyju
ABD Senatosu adayı Demokrat Abdulrahman El-Seyid, 26 Ekim 2026’da Michigan eyaletinde düzenlenen bir toplantıda Senatör Bernie Sanders’ı dinliyor (Reuters)

Sosnik, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Demokrat Parti’nin bütün kanatları, önceki gece seçim sonuçlarında kendi pozisyonlarının doğruluğunu destekleyen unsurlar bulabilir” dedi.

Sosnik, “Parti olarak aramızdaki görüş ayrılıklarını herhangi birinin kontrol altına almaya çalışabileceğini ya da çalışması gerektiğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

Muhtemel adaylardan bazıları başkanlık yarışına katılmayı düşündüklerini kabul ederken, bazıları da aday olma ihtimalini dışlamadı. Bu isimlerin çoğu, ara seçim kampanyasının son haftalarında Nevada, New Hampshire ve Güney Carolina gibi ön seçimlerin erken yapılacağı eyaletlerdeki Demokrat adaylara destek vermek için çalışmalar yürüttü.

Bu isimler arasında 2024’te Trump’a karşı seçimi kaybeden eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris; Kaliforniya Valisi Gavin Newsom ve Kentucky Valisi Andy Beshear; eski Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg ile ilerici kanadın önde gelen isimlerinden New York Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez bulunuyor.

fvgbhyju
Teksas Valiliği seçimlerini kazanan Demokrat aday Gina Hinojosa’nın destekçileri, Vali Greg Abbott’ın yenilgiyi kabul etmesinin ardından 3 Kasım 2026’da Austin’de zaferi kutluyor (Reuters)

Reuters, Demokrat Parti’nin önde gelen dokuz muhtemel adayının temsilcileriyle görüştü. Ancak bu isimlerin hiçbiri 2028 seçimlerinde aday olacağını doğrulamadı.

3 Kasım’daki seçimlerden dokuz gün sonra, aralarında Buttigieg ve Kaliforniya’dan ilerici kanadın bir diğer temsilcisi Temsilciler Meclisi üyesi Ro Khanna’nın da bulunduğu bazı muhtemel Demokrat adaylar, “Demokrat Çoğunluk” adlı grubun Denver’da düzenleyeceği toplantıya katılacak.

Ilımlı Demokratlar ve milyarder bağışçı Steve Mandel’den güçlü destek alan grup, partide daha genç liderlerin öne çıkmasını ve daha ılımlı bir siyasi program benimsenmesini savunuyor.

Grubun başkanı olan Massachusetts Temsilciler Meclisi üyesi Jake Auchincloss, etkinliğin amacının 2028 yarışının şekillenmesinden önce partinin geleceği konusunda tartışma başlatmak ve yalnızca Trump’a karşı çıkmak yerine Demokratların neyi temsil ettiğini ortaya koyan olumlu bir siyasi gündem oluşturmak olduğunu söyledi.

Demokrat stratejist Scott Ferson ise başkan adayını belirleyecek ön seçimlerin çok sayıda adayın katıldığı bir yarışa dönüşebileceğini belirtti. Ferson, “En az 30 Demokrat, yakın çevresindeki kişilere aday olmam gerektiğini düşünüyor musunuz diye soruyor” dedi.

Cumhuriyetçiler Trump’ın gölgesinde

Buna karşılık, 2028’de Cumhuriyetçi Parti’den başkanlığa aday olması beklenen isimler daha temkinli bir tutum sergiliyor. Bu isimlerin çoğu, Trump’ın gölgesinde kalmayı ve başkana saygı gösteren bir söylem benimsemeyi tercih ediyor.

Ancak seçmenlerin Trump’ın ekonomi ve dış politikayı yönetme biçiminden duyduğu derin rahatsızlığı ortaya koyduğu ve hükümetteki yolsuzlukla mücadele için daha fazla adım atılmasını istediği salı günkü ağır yenilginin ardından bu tablo değişebilir.

ghyju
Öğrenciler ve destekçiler, 26 Ekim 2026’da Michigan’da düzenlenen Demokrat Parti etkinliğine katılıyor (Reuters)

Cumhuriyetçi stratejist Matt Dole, Başkan Yardımcısı Vance’in özellikle zor bir konumda bulunduğunu söyledi. Dole’a göre Vance, başkan yardımcılığı görevi nedeniyle 2028 seçimleri için adı geçen diğer Cumhuriyetçi adaylara kıyasla daha sınırlı hareket alanına sahip. Zira bu görev, geleneksel olarak başkanı ve politikalarını savunmayı gerektiriyor.

Dole, “Vance, hükümetteki diğer isimlerin aksine istifa edip kenara çekilme seçeneğine sahip olmadığı için hareket alanı bakımından çok daha dezavantajlı” değerlendirmesinde bulundu.

Bununla birlikte Vance, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Trump’ın şubat ayında başlattığı ve Amerikalılar arasında büyük tepki çeken İran savaşının Cumhuriyetçilere seçim kaybettirdiğini kabul etti. Ancak bu açıklama, salı akşamı benzer bir değerlendirmede bulunan Trump’la açık bir fikir ayrılığına düştüğü anlamına gelmedi.

Cumhuriyetçi Parti’nin yeni lideri kim olursa olsun, Trump’ın “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) hareketini destekleyen seçmenlerin bağlılığını korurken, Trump’ın 2024’te zafer kazanmasını sağlayan daha geniş seçmen ittifakını yeniden kurma sorunuyla karşı karşıya kalacak.

Salı günü sandık çıkışlarında yapılan anketler, genç seçmenler, Hispanik kökenliler ve siyah erkeklerin bir bölümü dahil olmak üzere bu ittifakın önemli kesimlerinin Cumhuriyetçi Parti’den uzaklaştığını ortaya koydu.

Vance, ailevi nedenleri gerekçe göstererek başkanlığa aday olmayabileceğini belirtirken, Rubio da şu aşamada başkanlık yarışına girmeyi planlamadığını söyledi.

2024’te Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adaylığı için Trump’la yarışan ancak başarılı olamayan Florida Valisi Ron DeSantis ise Beyaz Saray’a ulaşmak için yeniden aday olma ihtimalini dışlamadı.

Muhtemel Cumhuriyetçi adaylar arasında Arkansas Valisi Sarah Huckabee Sanders ve Teksas Senatörü Ted Cruz da yer alıyor.


Demokratların zaferi Trump'ın FED üzerindeki nüfuzunu sınırlıyor... Powell Yönetim Kurulu'ndan ayrılacak mı?

Washington'daki ABD Merkez Bankası (Fed) binasının önünden geçen bir kişi (Reuters)
Washington'daki ABD Merkez Bankası (Fed) binasının önünden geçen bir kişi (Reuters)
TT

Demokratların zaferi Trump'ın FED üzerindeki nüfuzunu sınırlıyor... Powell Yönetim Kurulu'ndan ayrılacak mı?

Washington'daki ABD Merkez Bankası (Fed) binasının önünden geçen bir kişi (Reuters)
Washington'daki ABD Merkez Bankası (Fed) binasının önünden geçen bir kişi (Reuters)

ABD'de ara seçimlerde Demokratların büyük bir zafer kazanması, Beyaz Saray ile ABD Merkez Bankası (FED) arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Seçim sonuçları, Başkan Donald Trump'ın merkez bankasına yapılacak atamalar üzerindeki etkisini azaltırken FED’in kararlarını çevreleyen kurumsal denetim mekanizmalarını da güçlendiriyor. Bu siyasi değişimle birlikte, FED’in eski Başkanı Jerome Powell'ın geleceği ve Ocak 2028'de sona erecek görev süresinden önce Yönetim Kurulu üyeliğinden ayrılıp ayrılmayacağı sorusu yeniden gündeme geliyor.

Trump ile Powell arasındaki ilişkiler başlangıçta bugünkü kadar gergin değildi. ABD Başkanı, Powell'ı 2017 yılında ilk başkanlık döneminde FED başkanlığına kendisi aday göstermiş, eski Başkan Joe Biden ise 2022'de ikinci dönem için yeniden atamıştı. Ancak Trump'ın faizlerin daha hızlı ve daha yüksek oranlarda düşürülmesi yönündeki ısrarına karşılık Powell'ın para politikası kararlarının Beyaz Saray'ın taleplerine değil, ekonomik verilere dayanması gerektiğini savunması anlaşmazlığı derinleştirdi. Gerilim, Trump'ın Powell'ı defalarca "çok geç kalmakla" suçlamasına, istifaya çağırmasına ve görevden almakla tehdit etmesine kadar vardı.

ghyj
Eski ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powell (AFP)

Anlaşmazlık, faiz politikasıyla sınırlı kalmayarak hukuki bir mücadeleye dönüştü. ABD Adalet Bakanlığı, Washington'daki Fed merkez binasının yenileme maliyetlerine ilişkin cezai soruşturma başlattı. Trump yönetimi bu dosyayı Powell üzerindeki baskı aracı olarak kullandı. Powell ise soruşturmayı merkez bankasını sindirme ve bağımsızlığını etkileme girişimi olarak değerlendirdi. Bir yargıcın soruşturmayla bağlantılı celp kararlarını durdurmasının ardından dosya geçen nisan ayında kapatıldı.

Bu gelişmelerin ardından Powell, başkanlık görevinin mayıs ayında sona ermesine rağmen Yönetim Kurulu üyeliğini sürdürme kararı aldı. Powell, kuruma yönelik hukuki saldırıların FED’in bağımsızlığını tehdit ettiğini belirtti.

Warsh'ı daha karmaşık bir süreç bekliyor

Kongre'deki siyasi değişim, Fed Başkanı Kevin Warsh için daha karmaşık bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Senato'daki önemli denetim komitelerinin başkanlıklarının Demokratlara geçmesi bekleniyor. Bunların başında, Cumhuriyetçi Tim Scott'ın yerine Fed Başkanı Warsh'a yönelik sert eleştirileriyle tanınan Senatör Elizabeth Warren'ın devralması beklenen Senato Bankacılık Komitesi geliyor.

Analistler, Demokratların komite üzerindeki kontrolünün Warsh'ın merkez bankasını yönetme yaklaşımının daha sıkı denetlenmesine yol açabileceğini düşünüyor. Özellikle Warsh'ın kamuoyuyla iletişimde daha az görünür ve şeffaf bir yaklaşım benimsemek istemesi, eleştirilerin odağında yer alıyor.

vefbghn
FED Başkanı Kevin Warsh, Para Politikası Kurulu'nun kararının ardından gazetecilere açıklamalarda bulunuyor (Reuters)

Eski FED Yönetim Kurulu üyesi Larry Meyer tarafından kurulan Monetary Policy Analytics kuruluşundan ekonomistler, Warsh'ın merkez bankası başkanlığına getirilmesine hiçbir Demokrat senatörün destek vermediğine dikkat çekti. Ekonomistler, Kongre'deki sert sorgulamaların Warsh'ın açıklamalarını ve politikalarını ciddi bir sınavdan geçirebileceği uyarısında bulundu.

Senato yönetimindeki değişimin sonuçları yalnızca merkez bankası kararlarının denetlenmesiyle sınırlı kalmayabilir; Warsh'ın görev süresinin geleceğini de etkileyebilir.

JPMorgan ekonomisti Michael Feroli, Senato'daki yönetim değişikliğinin Warsh'ın Fed başkanlığında ne kadar süre kalabileceği açısından önemli sonuçlar doğuracağını söyledi.

Warsh'ın görev süresinin 2030'da sona ereceğini hatırlatan Feroli, seçim sonuçlarının Demokratların Senato'da çoğunluğu ele geçirmesiyle birlikte Warsh'ın görev süresinin sona erme ihtimalini artırdığını belirtti. Feroli, Warsh'ın önceki Fed başkanları gibi yeniden göreve atanmak istemesi halinde Kongre üyeleriyle iletişim kurmaya ve desteklerini kazanmaya daha fazla zaman ayırması gerekeceğini ifade etti. Warsh'ın artık yasama organının dışında gelişmeleri izlemekle yetinemeyeceğini vurguladı.

Senato, Warsh'ın Fed başkanlığına atanmasını geçen mayıs ayında 54'e karşı 45 oyla onaylamıştı. Warsh'a yalnızca bir Demokrat senatör destek vermişti. Yeni Demokrat çoğunluğun, özellikle enflasyonla mücadele konusunda Fed'in performansına ilişkin daha sıkı bir denetim yürütmesi bekleniyor. Demokrat Parti'nin seçim kampanyasında hayat pahalılığını öne çıkarması, partiye Fed üzerinde enflasyonu kontrol altında tutma yönünde baskı kurmak için güçlü bir gerekçe sağlıyor.

Senato Bankacılık Komitesi, Warsh'ın yüz milyonlarca dolar değerindeki finansal varlıklarını nasıl yönettiğine ilişkin de soruşturmalar başlatabilir. Warren, Warsh'ın Fed başkanlığına getirilmesinden önce bu varlıklarla ilgili işlemlerinin ne ölçüde şeffaf olduğu konusunda soru işaretleri bulunduğunu dile getirmişti.

Trump'ın Yönetim Kurulunu yeniden şekillendirme gücü kısıtlanıyor

Demokratların Senato'da kontrolü ele geçirmesi, Trump'ın Fed Yönetim Kurulu'ndaki nüfuzunu artırma girişimlerini sınırlaması bakımından özel önem taşıyor. Yedi üyeden oluşan kurulda halen eski Başkan Joe Biden tarafından atanan üç üye bulunuyor. Bunların yanı sıra Trump'ın ilk başkanlık döneminde göreve getirdiği, daha sonra Biden tarafından yeniden atanan ve mevcut başkanla yaşadığı anlaşmazlığa rağmen kurul üyeliğini sürdüren eski Fed Başkanı Jerome Powell da görev yapıyor.

Trump, kurulun mevcut yapısını düşmanca ve partizan olarak nitelendirmiş, Beyaz Saray'ın faizlerin önemli ölçüde düşürülmesi yönündeki taleplerine yanıt verilmemesini eleştirmişti. Ancak Warsh'ın da aralarında bulunduğu para politikası yapıcıları, bunun yerine yükselen enflasyonla mücadele amacıyla faiz artırımına yöneldi.

Trump ile FED arasındaki en önemli mücadele alanlarından biri de Fed Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook'un görevden alınmasına yönelik girişim. Bu girişim halen devam ediyor. ABD yönetiminin önümüzdeki haftalarda, Cook'un merkez bankasına atanmadan önceki dönemde mortgage kredisi başvurularında yaptığı hataları gerekçe göstererek Trump'ın görevden alınması için "haklı neden" bulunduğunu ilan etmesinin önünü açacak idari bir süreç başlatması bekleniyor.

Cook'un görevden alınmasına yönelik olası bir adımın yeni bir yargı mücadelesine dönüşmesi bekleniyor. Yüksek Mahkeme daha önce Trump'ın Cook'u görevden uzaklaştırma girişimine karşı karar vermişti. Trump görevden almayı başarsa bile Demokratların kontrolündeki Senato'dan kendi adayını geçirerek boşalan koltuğu doldurması zor görünüyor.

Fed atamaları üzerindeki nüfuz mücadelesi yalnızca iki parti arasındaki anlaşmazlıklarla sınırlı değil. Cumhuriyetçi üyeler de Trump'ın ilk başkanlık döneminde aşırı buldukları bazı adaylıkları engellemişti.

Bu yılın başlarında Cumhuriyetçi Senatör Tom Tillis, Trump yönetiminin Powell hakkında yürüttüğü cezai soruşturmadan vazgeçmesine kadar Warsh'ın adaylığının onaylanmasını engellemek için nüfuzunu kullanmıştı. Trump'ın kendisine seçimlerde rakip çıkarma tehdidinde bulunmasının ardından Kuzey Carolina'da yeniden aday olmama kararı alan Tillis'in boşalttığı koltuğu ise salı günü Demokrat Roy Cooper kazandı.

Fed'in iç siyaseti üzerine bir kitabın da yazarı olan Pilot Wave Holdings ortağı Mark Spindel, Senato'da kontrolün Demokratlara geçmesinin adaylıkların onaylandığı siyasi ortamı değiştireceğini ve merkez bankasına farklı bir siyasi destek sağlayabileceğini söyledi.

Spindel, Fed'in bağımsızlığının her zaman kısmen Kongre'ye dayandığını belirterek Senato'nun kurumsal desteğinin, para politikası yapıcılarının siyasi baskılar yerine enflasyon ve istihdam verilerine göre karar alabilmeleri açısından önemli olduğunu vurguladı.

Denetim, düzenleyici reformları da kapsayacak

Demokratların Senato Bankacılık Komitesi'nin yanı sıra Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi'nde de kontrolü ele geçirmesi, para politikası ve atamalarla sınırlı kalmayan sonuçlar doğurabilir. Bu değişimin, Trump yönetiminin ve FED Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman'ın gündeme getirdiği düzenleyici reformları zorlaştırması bekleniyor.

Bu dosyalar arasında, Fed'in Genius Yasası kapsamında sabit coinleri düzenlemek üzere hazırladığı kurallar ile merkez bankasının bankacılık denetim sistemini yeniden yapılandırma planı bulunuyor.

Kongre'de Demokratların denetiminin güçlenmesiyle birlikte söz konusu reformların daha sıkı tartışmalara ve incelemelere konu olması bekleniyor.


Kongre yenilgisinin ardından Trump'a 'yön değiştirme' baskısı

Kongre yenilgisinin ardından Trump'a 'yön değiştirme' baskısı
TT

Kongre yenilgisinin ardından Trump'a 'yön değiştirme' baskısı

Kongre yenilgisinin ardından Trump'a 'yön değiştirme' baskısı

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde aldığı ağır yenilginin ardından sonuçların siyasi etkileriyle karşı karşıya. Demokratlar, Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu ele geçirirken, geleneksel olarak Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu bölgelerde de önemli kazanımlar elde etti. Seçim sonuçları, özellikle İran savaşı ve hayat pahalılığı başta olmak üzere yönetimin politikalarına yönelik seçmen tepkisini ortaya koydu.

Trump, savaşın partisinin seçim yenilgisinde etkili olduğunu kabul etti ancak savaşı başlatma kararını savundu. Kararından pişmanlık duymadığını belirten Trump, zamanı geri alabilseydi yine aynı kararı vereceğini söyledi.

Seçim sonuçlarının ardından Cumhuriyetçi Parti içinde yönetimin politikalarını değiştirmesi ve Beyaz Saray ekibinde değişikliğe gitmesi yönündeki çağrılar arttı. Parti içinden bazı isimler, yönetimin yeniden disiplinli bir çizgiye dönmesini ve seçimlerde siyasi yük haline gelen İran savaşı ile gümrük tarifeleri gibi politikalardan vazgeçilmesini istedi.

Başkan Yardımcısı JD Vance'in seçim yenilgisinden savaşı sorumlu tutması, yenilginin partinin geleceği üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmaları daha da alevlendirdi. Vance'in bu açıklaması, Trump'tan siyasi açıdan mesafe koyduğu şeklinde yorumlandı. Bu gelişme, 2028 başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti'de olası liderlik ve haleflik hesaplarına ilişkin spekülasyonları da beraberinde getirdi.

Washington'da Demokratların Kongre'nin her iki kanadında çoğunluğu elde etmesi, Trump'ın yasa tasarılarını engelleme, yönetiminin faaliyetleri hakkında soruşturma başlatma ve başkanın aday gösterdiği isimlere itiraz etme imkânı veriyor. Bu durumun, Trump'ı yürütme yetkilerini daha fazla kullanmaya yöneltebileceği değerlendiriliyor. Öte yandan Beyaz Saray, bazı çalışanların görevlerinden ayrılması ve yönetim kadrosunda değişiklik yapılması ihtimaline hazırlanırken Demokratların başlatmayı planladığı Kongre soruşturmaları da yakından izleniyor.

Ekonomik cephede ise seçim sonuçları küresel piyasalara yansıdı. Dolar, petrol fiyatları ve ABD Hazine tahvillerinin getirileri gerilerken altın ve genel olarak hisse senetleri yükseldi. Piyasalarda, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğu kaybetmesinin Trump'ın özellikle savaş, ticaret ve enerji politikalarındaki sert gündemini sürdürme kapasitesini sınırlayabileceği beklentisi öne çıktı. Bununla birlikte piyasalardaki tepkiler sektörlere göre farklılık gösterdi. Teknoloji ve veri merkezi şirketlerinin hisseleri, bu alanda düzenleyici denetimlerin sıkılaştırılabileceği endişesiyle değer kaybetti.