Eski ABD Başkanı Nixon dönemine ait Şili darbesine ilişkin istihbarat raporları yayımlandı

(AA)
(AA)
TT

Eski ABD Başkanı Nixon dönemine ait Şili darbesine ilişkin istihbarat raporları yayımlandı

(AA)
(AA)

ABD'de eski Başkan Richard Nixon'ın döneminde 1973'te Şili'de yapılan darbe hakkında bilgilendirildiğine ilişkin istihbarat raporları yayımlandı.

The Hill'in haberine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı, 11 Eylül 1973'te eski Şili Devlet Başkanı Salvador Allende'ye karşı yapılan darbenin 50. yıl dönümünden kısa bir süre önce söz konusu istihbarat belgelerini kamuoyuna açıkladı.

Eylül 1973 tarihli iki belgede, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) Şili'deki darbeye ilişkin Nixon ile yaptığı günlük toplantılarının bölümleri yer alıyor.

8 Eylül tarihli belgeye göre, Nixon'un Şili'de "erken askeri bir darbe girişimi" hakkında bilgilendirildiği ancak o dönemde henüz koordineli darbe girişimine dair herhangi bir kanıt bulunmadığı belirtiliyor.

Silahlı kuvvetlerin Allende'nin kendisinden istifasını isteyeceğini düşündüğü, bunun da "parti destekçileri ile ordu arasında silahlı bir çatışma başlatma riskini artırdığı" kaydediliyor.

8 Eylül'de yapılan günlük toplantıda ise Nixon'a "Allende'nin kendisine karşı süren muhalefetin baskılarından özellikle de ordunun hareketlerinden dolayı endişe duyduğu" söylendi.

11 Eylül 1973 tarihli ikinci belgeye göre de yine CIA'in Nixon ile yaptığı toplantıda Şili Deniz Kuvvetlerinin "Allende hükümetine karşı askeri eylemleri başlatma planları" görüşüldü.

Söz konusu belgede, "Subayların, siyasi ve ekonomik sistemi yeniden tesis etme hususunda kararlı olduğu ancak bunun gerçekleşmesi için halkın da desteğini alan etkili bir plana sahip olmadıkları ihtimalinin olduğu" ifadeleri kullanıldı.

Ulusal Güvenlik Arşivi'nin 2022'de yaptığı açıklamada, darbeden 3 yıl önce Nixon, dönemin CIA Direktörü Richard Helms'e, Allende'nin göreve başlamasını engellemek amacıyla askeri bir darbe başlatarak "Şili'yi kurtarması" yönünde emir verdiğini belirtmişti.

Şili'de 1970'te seçilen Salvador Allende, General Augusto Pinochet'nin başında bulunduğu darbe sırasında başkent Santiago'daki başkanlık sarayı ordu tarafından bombalanırken bir kurşunla ölmüştü. Ancak, Allende'nin ölümü intihar olarak değerlendiriliyor.

General Pinochet de 13 Eylül 1973'te Şili Devlet Başkanı olarak göreve başlamıştı.



ABD'de Florida ve Texas eyaletlerinin sosyal medya yasaları Yüksek Mahkemede tartışılıyor

(AA)
(AA)
TT

ABD'de Florida ve Texas eyaletlerinin sosyal medya yasaları Yüksek Mahkemede tartışılıyor

(AA)
(AA)

Florida eyaleti, 6 Ocak Kongre baskını sonrası Facebook, Twitter ve YouTube'un, dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın hesaplarını kapatmasının ardından 2021'de, teknoloji şirketlerinin devlet görevlisini yasaklayamayacaklarına ilişkin kanun çıkardı.

Texas eyaleti de Florida'dan kısa süre sonra sosyal medya platformlarını sitelerindeki "siyasi içeriği" kaldırmaktan men eden kanunları kabul etti.

Bu şirketleri temsilen "NetChoice" ve "The Computer&Communications Industry Association" dernekleri, ABD Anayasası Birinci Değişikliği bağlamında gazeteler nasıl kendi içeriğine karar veriyorsa şirketlerin de platformlarına dair kararları verme hakları bulunduğunu savunarak, yasaları temyize taşıdı.

Dernekler, Anayasa'nın Birinci Değişikliği'nin şirketlere istedikleri içeriği platformlarından kaldırma hakkı verdiğini çünkü ürünlerini ve içeriklerini korumaları için editoryal seçimler yapabilme haklarını koruduğunu belirtti.

Davanın dün 4 saatten uzun sözlü duruşmalarında tarafları dinleyen Yüksek Mahkeme yargıçları, Florida ve Texas eyaletlerinin 2021'de geçirdikleri yasaların sakıncalı görülebileceğine, diğer yandan tamamının da bloke edilemeyeceğine dair düşüncelerini ifade etti.

Yargıçlar, söz konusu yasaların, şirketlerin ifade özgürlüğüne yönelik ihlallerdeki editoryal takdir yetkisini sarsabileceği endişesini dile getirdi.

Eyaletlerin yasalarını eleştirenler, yasalarla sosyal medya platformlarında Neonazi gibi aşırıcı içeriklerin daha fazla yayılabileceğini, yasaları savunanlar ise tartışmalı tüm meselelerin sosyal medya platformlarında kaldırılabileceğini belirtiyor.

Bazı uzmanlar, Anayasa'nın Birinci Değişikliği'nin basın özgürlüğünün yanı sıra ifade özgürlüğünü korumayı amaçladığını vurgulayarak, sosyal medya şirketlerine bu madde kapsamında sınırsız güç verilmesinin sonuçlarından da endişeli olduklarını kaydediyor.