Hindistan: Pakistan'ın aynı şekilde karşılık vermesi halinde gerilimi azaltma konusunda kararlıyız

Sınırlarının yeni Pakistan saldırılarına maruz kaldığını duyurdu

 Bir Hintli polis memuru, Cammu'da Pakistan topçu ateşiyle hasar gören bir evin yanında (AFP)
 Bir Hintli polis memuru, Cammu'da Pakistan topçu ateşiyle hasar gören bir evin yanında (AFP)
TT

Hindistan: Pakistan'ın aynı şekilde karşılık vermesi halinde gerilimi azaltma konusunda kararlıyız

 Bir Hintli polis memuru, Cammu'da Pakistan topçu ateşiyle hasar gören bir evin yanında (AFP)
 Bir Hintli polis memuru, Cammu'da Pakistan topçu ateşiyle hasar gören bir evin yanında (AFP)

Hindistan bugün, İslamabad'ın sabah erken saatlerde ülkenin Pencap eyaletindeki çok sayıda Hint hava üssüne yüksek hızlı füzeler fırlatmasının ardından Pakistan askeri üslerini hedef aldığını doğruladı ve Pakistan'ın aynı şekilde karşılık vermesi halinde gerginliği azaltma taahhüdünü vurguladı.

Fransız haber ajansı AFP’ye göre Hindistan ordusu, nükleer silaha sahip iki komşu ülke arasında onlarca yıldır en şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde Pakistan'ın sınır boyunca yeni saldırılar başlattığını duyurdu.

Hindistan ile Pakistan arasında üç gündür devam eden çatışmaların daha da tırmanması dünya güçlerini endişelendiriyor.

Hindistan ordusu yaptığı açıklamada, Pakistan'ın yüksek hızlı füzeyle Pencap'taki bir hava üssünü hedef aldığını ve Keşmir'in Hint kesimindeki tıbbi ve eğitim tesislerini vurduğunu belirtti. Açıklamada, “Pakistan 26 noktaya hava saldırısı girişiminde bulundu” ifadesi yer aldı.

Hint ordusu ayrıca Pakistan'ın sınırda askerlerini takviye ettiğini de belirtti.

Bugün Cammu'da Pakistan topçu bombardımanı sonucu hasar gören araçlar (AFP)Bugün Cammu'da Pakistan topçu bombardımanı sonucu hasar gören araçlar (AFP)

Ordu, Hindistan'ın buna Pakistan'daki radar sistemlerini ve teknik üsleri hedef alarak yanıt verdiğini açıkladı ve Hindistan'ın Pakistan ordusunun topçu ateşi kullanmasına karşılık Pakistan ordusuna zarar verdiğini belirtti.

Hindistan ordusu, bazı Hindistan askeri üslerinde ekipman ve personelde sınırlı hasar meydana geldiğini bildirerek, Pakistan ordusunun da aynısını yapması şartıyla gerilimin artışına izin vermeyeceklerini vurguladı.

Ordu daha önce, “X” platformunda yaptığı açıklamada, “Pakistan'ın batı sınırımız boyunca insansız hava araçları ve diğer mühimmatlarla saldırılarını sürdürerek açıkça gerilimi artırmaya devam ediyor” ifadesini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Hindistan'ın Keşmir bölgesinin başkenti Srinagar'da şiddetli patlama seslerinin duyuldu.

Ordu, Keşmir'e komşu Pencap eyaletindeki Amritsar'da bir kampın üzerinde “düşman ait olduğu belirlenen birkaç insansız hava aracı” (İHA) tespit edildiğini ve “hava savunma birimlerimiz tarafından imha edildiğini” açıkladı.

Pakistanlı yetkililer daha önce Hindistan'a karşı askeri operasyon başlatıldığını ve Hindistan'daki birçok üssün hedef alındığını açıklamıştı.

 Hindistan'ın bombardımanında öldürülen bir kadının cesedini taşıyanlar (AP)Hindistan'ın bombardımanında öldürülen bir kadının cesedini taşıyorlar (AP)

Keşmir'in Hindistan tarafında patlamalar meydana geldi

Dün geç saatlerde, Hindistan'ın kontrolündeki Keşmir ve komşu Pencap eyaletindeki Sihler için kutsal olan Amritsar kentinde patlama sesleri duyuldu. Hindistan ordusu, bunun İHA’ların düşürülmesiyle ilgili olduğunu ve Amritsar'da meydana gelen patlamaların bu bölgede meydana gelen ilk patlamalar olabileceğini açıkladı.

Pakistan baskını sırasında Cammu üzerinde Hindistan hava savunma sisteminin izleri görüldü (AFP)Pakistan baskını sırasında Cammu üzerinde Hindistan hava savunma sisteminin izleri görüldü (AFP)

Hindistan'ın Keşmir eyaletine bağlı Cammu kentinde gece saatlerinde gökyüzünde patlama ve ışıklar görüldü. Yetkililer ve bir Reuters muhabiri, bölgenin kış başkentinde meydana gelen patlamaların ikinci gecesinde şehrin karanlığa gömüldüğünü söyledi. İsmini vermek istemeyen bir Hintli askeri yetkili, “İHA'lar görüldü... Bunlarla ilgileniliyor” dedi.

Hint ordusu dün geç saatlerde yaptığı açıklamada, Hint'in batısı ve kuzeybatısındaki geniş bir bölgede, Keşmir ve Pakistan sınırındaki eyaletlerden Arabistan Denizi kıyısına kadar 26 noktada İHA'lar tespit edildiğini duyurdu.

  Pakistan'ın Rawalpindi kentinde meydana gelen patlamanın ardından çıkan yangın ve yükselen dumanlar (Reuters)Pakistan'ın Rawalpindi kentinde meydana gelen patlamanın ardından çıkan yangın ve yükselen dumanlar (Reuters)

Bazı güvenlik yetkilileri, Hindistan kontrolündeki Keşmir'deki Srinagar'da havaalanı yakınlarında on patlama sesi duyulduğunu ve tartışmalı bölgedeki diğer yerlerde de patlamalar meydana geldiğini belirtti.

Hindistan'ın, geçen ay huzursuz Keşmir bölgesinde Hindu turistlere yönelik düzenlenen ölümcül saldırıya misilleme olarak çarşamba günü Pakistan'daki "terörist kampları" olduğunu söylediği birkaç yeri bombalamasının ardından iki eski rakip arasında çatışmalar yaşanıyor. Pakistan saldırıyla ilgili iddiaları yalanladı, ancak iki ülke sınırdan karşılıklı ateş ve top atışları düzenliyor, her iki taraf da birbirinin hava sahasına İHA ve füzeler gönderiyor.

Her iki tarafta çarşamba gününden bu yana ölenlerin sayısı yaklaşık 48 kişi olarak tahmin ediliyor, ancak bu rakamlar bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.

Hindistan ordusu dün, Pakistan sınırına yakın Hindistan'ın Pencap eyaletindeki Feruzepur'da bir SİHA’nın düşmesi sonucu bir ailenin ağır yaralandığını açıkladı. Sınır bölgelerindeki ziyaretçiler ve köylüler kaçtı, halk gıda stoklamaya başladı ve Keşmir ve daha uzak bölgelerdeki insanların evlerinde kalmaları istendi.

Hindistan ve Pakistan arasındaki ilişkiler, 1947'de İngiliz sömürgesinden bağımsızlıklarını kazanmalarından beri gergin durumda. İki ülke arasında bugüne kadar ikisi Keşmir yüzünden olmak üzere, üç savaş ve çok sayıda çatışma yaşandı.



Kuzey Kore, Japonya Başbakanı'nın Yasukuni tapınağında adak sunmasını eleştirdi

Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)
Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)
TT

Kuzey Kore, Japonya Başbakanı'nın Yasukuni tapınağında adak sunmasını eleştirdi

Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)
Yasukuni Tapınağı: Bazı komşu ülkeler için Japonya'nın baş ağrısı (Reuters)

Kuzey Kore, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’yi, Tokyo’daki tartışmalı bir savaş anıtına adak sunması nedeniyle bugün eleştirerek, bunu “uluslararası hukuka meydan okuma” olarak nitelendirdi.

Takaichi, geçtiğimiz salı günü, aralarında İkinci Dünya Savaşı sonrası Müttefik güçler tarafından A sınıfı savaş suçlusu olarak mahkûm edilen 14 kişinin de bulunduğu Japon savaş ölülerinin anıldığı Yasukuni Tapınağı’na adak gönderdi. Diğer bazı önde gelen Japon siyasetçiler de tapınağı ziyaret etti.

Kuzey Kore’nin resmi gazetesi Rodong Sinmun’da yayımlanan bir makalede, bu adım “tarihin açık bir şekilde çarpıtılması ve uluslararası hukuk ile barışa meydan okuma” olarak değerlendirildi. Yazıda, söz konusu yerin “onarılamaz acılara yol açan saldırganları ve savaş suçlularını yüceltmek için kullanıldığı” ifade edildi.

Gazete ayrıca Tokyo yönetimini, bu tür ziyaretler aracılığıyla militarizmi teşvik etmeye çalışmakla suçlayarak, geçmişiyle yüzleşmeye çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Japon siyasetçilerin Yasukuni Tapınağı’na adak göndermesi veya burayı ziyaret etmesi, Güney Kore ve Çin gibi komşu ülkeler tarafından, Japonya’nın askeri geçmişini yüceltme girişimi olarak görülüyor ve sık sık eleştiriliyor.

Kore, 1910-1945 yılları arasında Japon sömürge yönetimi altında bulunurken, Çin de İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon işgaline maruz kalmıştı.


Washington, Katar'daki Afganlara geri dönme veya Kongo'ya göç etme seçeneği sunuyor

ABD'nin çekilmesi sırasında Kabil havaalanında toplanan binlerce Afgan (Arşiv-Getty)
ABD'nin çekilmesi sırasında Kabil havaalanında toplanan binlerce Afgan (Arşiv-Getty)
TT

Washington, Katar'daki Afganlara geri dönme veya Kongo'ya göç etme seçeneği sunuyor

ABD'nin çekilmesi sırasında Kabil havaalanında toplanan binlerce Afgan (Arşiv-Getty)
ABD'nin çekilmesi sırasında Kabil havaalanında toplanan binlerce Afgan (Arşiv-Getty)

ABD, Katar’da mahsur kalan Afganlara “Kongo ya da Taliban yönetimindeki ülkeye dönüş” seçeneği sunmayı değerlendiriyor

ABD’nin, kendisiyle iş birliği yapmış ve Katar’da mahsur kalan Afganlara, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne göç ya da Taliban yönetimindeki ülkelerine geri dönüş arasında seçim sunmayı planladığı öne sürüldü.

Eski ABD askeri ve Afgan müttefiklerine yardım etmeyi amaçlayan “Afghan Evac” adlı kuruluşun başkanı Shawn VanDiver, dün yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin Afganlara Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne gitme veya ülkelerine dönme seçeneği sunmayı değerlendirdiği yönünde bilgilendirildiğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, daha önce Katar’daki eski bir ABD üssünde barınan bin 100’den fazla Afganın kaldığı kampın kapatılması için 31 Mart’a kadar süre tanımıştı. Bu kişiler, 2021’de ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi ve Batı destekli hükümetin çöküşünün ardından Taliban tarafından zulme uğrama korkusuyla ABD’ye yerleşmek üzere yasal işlemlerini tamamlamak için bu üsse alınmıştı.

VanDiver, Afganların, halihazırda yıllardır süren çatışmalar nedeniyle mülteci krizi yaşayan Afrika ülkesine gitmeyi reddetmesini beklediğini belirtti. Yazılı açıklamasında, “Aralarında 400’den fazla çocuğun da bulunduğu ve ABD’nin koruması altındaki savaş müttefikleri, devlet yapısının ciddi şekilde zayıfladığı bir ülkeye gönderilmez” ifadelerini kullandı.

ABD yönetiminin bu durumu bildiğini savunan VanDiver, bunun Afganları ülkelerine geri dönmeye zorlamaya yönelik bir yöntem olduğunu ileri sürdü.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin olası bir yerleştirme noktası olarak değerlendirildiğini doğrulamazken, Katar’daki El-Udeyd Üssü’nden “gönüllü yeniden yerleştirme” seçeneklerinin incelendiğini açıkladı.

Bakanlık sözcüsü, “Kamp sakinlerinin başka bir ülkeye götürülmesi, bu kişilere Afganistan dışında yeni bir hayat kurma imkânı sunan olumlu bir çözümdür ve aynı zamanda Amerikan halkının güvenliğini korur” dedi.

Demokrat Senatör Tim Kaine ise öneriyi “çılgınca” diye nitelendirerek, “Bu Afganlara bize yardım ettikleri için güvenliklerini sağlayacağımızı söyledik” dedi. Kaine, ABD’nin verdiği sözleri tutması gerektiğini vurgulayarak, aksi halde gelecekte ulusal güvenlik için gerekli olabilecek uluslararası ortaklıkların zarar görebileceğini ifade etti.

Taliban’ın yeniden iktidara gelmesinin ardından, eski Başkan Joe Biden döneminde başlatılan program kapsamında 190 binden fazla Afgan ABD’ye yerleştirildi. Ancak Trump, söz konusu programı iptal etti ve başvuruların işleme alınmasını durdurdu. Bu kararın, geçen yıl Washington’da daha önce ABD istihbaratıyla çalışmış ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bir Afganın iki Ulusal Muhafız askerine ateş açması ve birinin ölmesi sonrası alındığı belirtildi.


Çin, İran savaşını sona erdirmek için çabalarını yoğunlaştırırken, Trump ile sorunsuz bir zirve yapmayı umuyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (Reuters)
TT

Çin, İran savaşını sona erdirmek için çabalarını yoğunlaştırırken, Trump ile sorunsuz bir zirve yapmayı umuyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (Reuters)

Çin, diplomatik olarak ince bir denge ile İran'la olan savaşı sona erdirmek için çabalarını yoğunlaştırıyor. Ülke, önümüzdeki ay ABD Başkanı Donald Trump ile düzenlenecek zirveye hazırlanırken, aynı zamanda Tahran'ın hoşnutsuzluğunu kışkırtmamaya çalışıyor.

Analistlere göre, dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olan ve enerji ihtiyacının yaklaşık yarısını Ortaoğu’dan karşılayan Çin, bu süreçte enerji arzını güvence altına almaya çalışıyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Trump arasında mayıs ortasında yapılması planlanan görüşme, Pekin’in Ortadoğu’daki çatışmaya yönelik yaklaşımını etkiliyor.

Çin’in savaş karşısındaki temkinli yaklaşımı, arka plandaki nüfuzunu korumasına yardımcı oldu. Nitekim Trump, İran’ın geçtiğimiz hafta Pakistan’da düzenlenen barış görüşmelerine katılmasında Pekin’in rol oynadığını belirtti.

Ortadoğu’da diplomasi trafiği

Çin'in gelişmekte olan ülkelerle ilişkilerini analiz eden bağımsız bir kuruluş olan Çin ve Küresel Güney Projesi'nin (China Global South Project) baş editörü Eric Olander değerlendirmesinde, "Başkan Trump'ın Çinlilerin İranlılarla nasıl görüştüğünü defalarca dile getirdiğini duymuşsunuzdur... Bu, masada yer almasalar bile, onları müzakerecilerle aynı sürece yerleştiriyor" ifadelerini kullandı.

Çin'in düşünce yapısına yakın kaynaklar Reuters'e, Pekin'in zirvede ticaret ve Tayvan ile ilgili hedeflerine ulaşmayı umduğunu söylediler. Ayrıca Çin yönetimi, Trump'ın iltifatlardan etkilenen ve anlaşma odaklı bir lider olduğunu değerlendiriyor.

Kaynaklardan biri, Pekin’de hâkim görüşün “Onu övün, sıcak bir karşılama yapın ve stratejik istikrarı koruyun” yönünde olduğunu ifade etti.

Çin Dışişleri Bakanlığı, sekiz yıl sonra bir ABD başkanının gerçekleştireceği ilk ziyarette yer alacak zirve öncesindeki diplomatik çabalarına ilişkin sorulara yanıt vermedi. Trump, zirvenin 14 ve 15 Mayıs tarihlerinde yapılacağını söyledi.

ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının artan tehdidi karşısında Çin, diplomatik faaliyetlerini artırdı. Analistlere göre Pekin, zirvenin sorunsuz geçmesi için Trump yönetimine yönelik sert eleştirilerden kaçınıyor. Zirve daha önce savaş nedeniyle ertelenmişti.

Şi Cinping, salı günü krize ilişkin sessizliğini bozarak; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukukun üstünlüğü ve kalkınma-güvenlik dengesi vurgularını içeren dört maddelik bir barış planı açıkladı.

Trump’ın İran’ı “ülkenin tamamen yok edilebileceği” yönünde uyarmasının ardından Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, doğrudan bir kınama yapmadan yalnızca “derin endişe” duyduklarını belirtti ve tüm tarafları “gerilimi azaltacak yapıcı rol oynamaya” çağırdı.

Trump-Şi zirvesinin kapsamı sınırlı

Bazı analistler, İran'ın Çin'e daha çok ihtiyacı olduğunu, bunun da Pekin'in ateşkesi zorlarken aynı zamanda Trump ile yapacağı zirveyi de korumasına imkân sağladığını söylüyor.

Singapur'daki S. Rajaratnam Uluslararası Çalışmalar Okulu'nda araştırmacı olan Drew Thompson, "Pekin için ideal sonuç, İran gibi Batı karşıtı devletlerle koşulsuz ilişkilerini sürdürürken, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri ile bir tür birlikte yaşama zeminini korumaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Çin, İran'ı ABD ile görüşmeye teşvik etmede rol oynamış olsa da Ortadoğu'da bu tür girişimlere desteğini garanti altına alacak askeri bir varlığı olmadığı için kararları etkileme ygücünün sınırlı olduğu değerlendiriliyor.

Bazı gözlemciler ise Çin’in Ortadoğu’daki aktif diplomasisinin daha çok “gösteri” niteliği taşıdığını savunuyor.

Brookings Enstitüsü’nden Patricia Kim, İran’ın Çin ile ilişkisini öne çıkarmak istediğini ve Pekin’den ateşkes için garanti talep ettiğini, ancak Çin’in bu rolü üstlenmeye istekli görünmediğini ifade etti. Kim’e göre Pekin, ABD’nin baskının büyük kısmını üstlenmesinden memnun bir şekilde arka planda kalmayı tercih ediyor.

Öte yandan Çin, Trump ile yapılacak zirvede uzun süredir ertelenen ve tarihteki en büyük uçak siparişi olabilecek Boeing uçaklarının satın alınması konusunda anlaşmaya varabilir; ayrıca büyük ölçekli tarım ürünlerinin alımları da söz konusu olabilir.

Analistler, toplantının kapsamının sınırlı olacağını ve yapay zeka yönetimi, pazar erişimi ve aşırı üretim kapasitesi gibi iddialı konuların ele alınmasının beklenmediğini ifade ediyor.

Washington'daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden Scott Kennedy, "Çin'in Amerika Birleşik Devletleri ile herhangi bir büyük anlaşmaya varma şansının hiç olmadığı" değerlendirmesinde bulundu.