Seçimler dünya basınında nasıl yankılandı?

Dünya basını, ilk turda olduğu gibi ikinci turu da yakından takip etti

Erdoğan'ı desteklyenler, cumhurbaşkanının sandıktan zaferle çıkmasını kutladı (AP)
Erdoğan'ı desteklyenler, cumhurbaşkanının sandıktan zaferle çıkmasını kutladı (AP)
TT

Seçimler dünya basınında nasıl yankılandı?

Erdoğan'ı desteklyenler, cumhurbaşkanının sandıktan zaferle çıkmasını kutladı (AP)
Erdoğan'ı desteklyenler, cumhurbaşkanının sandıktan zaferle çıkmasını kutladı (AP)

İlk turda hiçbir adayın gerekli oy oranına ulaşamamasıyla ikinci tura kalan seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52,16 oranında oyla sandıktan galip çıktı. Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ise yüzde 48,87 oyla mağlup oldu.

Dünya basını, 14 Mayıs'taki ilk turda olduğu gibi dün yapılan ikinci turu da yakından takip etti. 

Analizlerde, Erdoğan'ın ilk kez girdiği bir seçimi ilk turda kazanamadığına işaret edilirken, cumhurbaşkanının izlediği politikalarla seçmenleri yanına çekmeyi başardığı fakat sonuçların ülkedeki derin kutuplaşmayı da gözler önüne serdiği değerlendirmesi yapıldı.  

Guardian: Erdoğan'ın popülist siyaseti onaylandı

Birleşik Krallık'ın (BK) önde gelen gazetelerinden Guardian, Erdoğan'ın 20 yıllık iktidarını 5 yıl daha uzattığını yazdı.

Haberde Erdoğan'ın, iktidarına meydan okuyan muhalefet bloğuna karşı kazandığı galibiyetin, "yürüttüğü popülist siyaset tarzının onaylandığını gösterdiği" belirtildi.

Guardian'ın İstanbul muhabiri Ruth Michaelson ve Deniz Barış Narlı'nın kaleme aldığı analizde, Erdoğan hakkında şu değerlendirmeler yapıldı:

Türk lider 20 yılını ülkeyi kendi imajına göre yeniden şekillendirerek, gücü makamında toplayarak, muhalifleri tutuklayarak ve giderek alışılmışın dışında ekonomi politikaları uygulayarak geçirdi. Buna rağmen ülkenin mali sıkıntılarından en çok etkilenen bölgelerin yanı sıra Türkiye'nin güneydoğusunda 50 binden fazla kişinin öldüğü depremlerde yerle bir olan bölgelerin çoğundan da destek kazandı.

BBC: Erdoğan, seçmenleri anket şirketlerinden ve analistlerden daha iyi okudu 

BK'nin kamu yayımcısı BBC'deki haberdeyse "Erdoğan, seçmenleri anket şirketlerinden ve analistlerden daha iyi okudu" yorumu yapıldı.

Orla Guerin'in analizinde, yeni dönemine başlarken Erdoğan'ın seçimleri ancak ikinci turda kazanabildiği gerçeğine de kafa yoracağı yazıldı. 

Guerin, Erdoğan'ın kendisini "çağın boyun eğmeyen sultanı" olarak lanse ettiğine ve bunun seçmenlerde bir karşılık bulduğuna dikkat çekerek, "Artık daha da güçlendi, muhalefetse ağır darbe aldı" diye yazdı.

Analizde, Kremlin'in seçim sonuçlarından memnun olduğuna ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Recep Tayyip Erdoğan'ı ilk tebrik eden liderler arasında yer aldığına işaret edildi. 

Telegraph: Avrupa rahat nefes aldı

BK'nin tanınmış gazetelerinden Telegraph, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Erdoğan'ın seçim zaferinden memnun olduğunu yazdı.

Gazetenin Avrupa editörü James Crisp analizinde, "Kabul etmeyebilirler ama Avrupa'daki liderlerin çoğu Türkiye, AB'den uzak durduğunda daha rahat ediyor" ifadelerini kullandı.

Analizde, Erdoğan'ın savaşta diğer Batı ülkeleri gibi Rusya'ya yaptırım uygulamadığı hatırlatılırken, liderin Kiev ve Moskova arasında tahıl koridoru anlaşmasının imzalanmasını sağlayarak büyük başarı yakaladığı belirtildi.

Crisp, "Seçildiği takdirde Rusya'ya sırtını dönme sözü veren Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın Putin'le kurduğu yakın ilişkiyi hiçbir zaman oluşturamazdı" yorumunu da yaptı. 

Ayrıca analizde, "Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'nin uzun süredir askıda olan AB üyelik sürecini yeniden canlandırma planları, Avrupa'da dehşetle karşılanacaktı" değerlendirmesine yer verildi.  

DW: Türkiye ve AB arasındaki gerginlik sürecek

Almanya'nın önde gelen medya kuruluşlarından Deutsche Welle ise seçim zaferiyle Erdoğan'ın "ekonominin yanı sıra iç ve dış politikada da sıra dışı yaklaşımlarını güçlendireceği" yorumu yapıldı. 

DW, ayrıca Erdoğan'ın yeniden seçilmesiyle AB - Türkiye arasındaki gerginliğin süreceğine dikkat çekerek, "Türkiye'nin AB üyeliği yakın zamanda mümkün görünmüyor" değerlendirmesini paylaştı.

CNN: Değişim isteyenler için ezici bir yenilgi değil

ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından CNN'in haberindeyse "Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'na karşı kazandığı zafer, Türkiye'yi derinden kutuplaşmış bir ülke olarak bıraktı" yorumu paylaşıldı.

Haberde, ABD merkezli düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü'nden Aslı Aydıntaşbaş'ın şu değerlendirmelerine de yer verildi: 

Bu değişim isteyenler için ezici bir yenilgi değil. Bir kez daha bölünmüş bir ülkeyle karşı karşıyayız. Her iki kamp da Türkiye için tamamen farklı şeyler istiyor.

WSJ: Erdoğan, iktidarının en zor sınavından başarıyla çıktı

ABD'nin tanınmış gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), "Erdoğan'ın 20 yıllık iktidarının en zor siyasi sınavından tüm olasılıklara rağmen galibiyetle çıktığını" yazdı.

Analizde, yüksek enflasyon ve 6 Şubat depremleri gibi olumsuzluklara rağmen Erdoğan'ın, Rusya - Ukrayna arasındaki müzakereleri başarılı şekilde yürüterek ve Türkiye'nin bölgedeki etkisini artırarak seçimlerde avantajı yakaladığı savunuldu.  

WSJ, ABD'nin eski Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'nin Erdoğan'la ilgili şu yorumlarını da paylaştı:  

Baskı altındayken çok sakin. Soğukkanlı davranıyor, ne yaptığını biliyor ve kontrolün kendisinde olduğunu karşı tarafa yansıtıyor. Bu da özellikle Türk seçmene cazip geliyor.

NYT: Erdoğan, en az çeyrek yüzyıl iktidarda kalabilir

ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times (NYT), "Devlet üzerindeki kontrolünü sıkılaştırırken NATO'daki Batılı müttefiklerini kızdıran Erdoğan, en az çeyrek yüzyıl iktidarda kalabilir" diye yazdı.

Analizde, Erdoğan'ın "zaferi kolay kazanmadığı" yorumu yapılırken, cumhurbaşkanı adayını uzun süre açıklamaması nedeniyle muhalefet bloğunun seçimlerden önce zayıfladığı değerlendirmesi paylaşıldı.

NYT, seçim kampanyası döneminde ana muhalefete siyasal iletişim danışmanlığı yapan Gülfem Saydan Sanver'in şu yorumlarını da öne çıkardı: 

Bu seçimi kazanmak kendisine güvenini epey artıracak. Bence bundan sonra kendisini yenilmez olarak görecek. Muhalefete karşı daha da sert olacağını düşünüyorum.

Kommersant: Seçimler Dünya Kupası finali gibi izlendi

Rusya'nın tanınmış gazetelerinden Kommersant, "Birçok ülke, seçimleri Dünya Kupası finalini izler gibi takip etti" diye yazdı. 

Analizde, Rusya merkezli düşünce kuruluşu Yeni Türkiye Araştırmaları Merkezi'nin (YETAM) direktörü Yuriy Mavaşev'in şu yorumları öne çıkarıldı: 

Tüm önemli medya kuruluşları uzun zamandır iktidarın elinde. Muhalefet de seçim için daha karizmatik bir aday ortaya koyabilirdi. Halkın Kılıçdaroğlu'na değil, vaat ettiği parlamenter yönetim biçiminin yeniden tesis edilmesine oy verdiğini anlamak lazım. Yönetim tecrübesi eksikliği de ana muhalefet liderinin dezavantajı oldu.

Russia Today: Erdoğan'ın zaferi, Ankara-Moskova ilişkilerinin devamını sağlayacak

Rus devletinin kontrolündeki Russia Today'in haberinde, "Erdoğan'ın zaferi, Moskova'yla Ankara arasındaki istikrarlı ilişkilerin devamı anlamına geliyor" ifadeleri kullanıldı. 

Türkiye'nin savaşta Rusya'ya yaptırım uygulamayan tek NATO ülkesi olduğuna dikkat çekilerek, Kiev - Moskova arasındaki tahıl anlaşmasında oynadığı arabulucu rolünün Erdoğan'ı güçlendirdiği belirtildi. 

Öte yandan Ankara'nın Kiev yönetimine Bayraktar TB2 drone'ları satmasının Kremlin'le ilişkilerde gerginlik yarattığı da hatırlatıldı.

Analizde, Kılıçdaroğlu için "Mesnetsiz iddialarla Rusya'yı seçimlere karışmakla suçladı ve AB'yle NATO'ya daha yakın bir politikaya geçileceğini vaat etti" ifadeleri kullanıldı.

The National: Erdoğan, kampanyasında dikkatleri ekonomiden uzaklaştırdı

Birleşik Arap Emirlikleri merkezli İngilizce yayımlanan The National gazetesi, sandıktan galip çıkan Erdoğan'ın iktidarını güçlendirdiğini yazdı.

Analizde, Erdoğan'ın "milliyetçi ve muhafazakar söylemlere odaklanarak, seçmenin dikkatini ekonomik sorunlardan uzaklaştırdığı kutuplaştırıcı bir seçim kampanyası yürüttüğü" iddia edildi. 

Kılıçdaroğlu'nun rakibine karşı daha kapsayıcı söylemler kullandığına dikkat çekilirken, ana muhalefet liderinin seçmenleri kendi tarafına çekmekte başarısız olduğu yorumu yapıldı.

Iran Front Page: Son dönemin en sert seçim kampanyaları görüldü

İran'ın İngilizce yayın yapan sitesi Iran Front Page'in haberinde de Erdoğan'ın "Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 15 yıllık cumhurbaşkanlığı süresini çoktan geride bıraktığına" dikkat çekilerek, sandıktan çıkan sonuçla iktidarını pekiştirdiği ifade edildi.

Analizde, seçimlerin ikinci tura kalmasıyla özellikle muhalefetin giderek milliyetçi bir ton kullandığına da işaret edildi.

Haberde, seçim maratonunun yoğun geçtiği ve "son dönemin en sert seçim kampanyalarının görüldüğü" ifade edildi.

CGTN: Erdoğan, her zamankinden daha güçlü bir muhalefetle karşı karşıyaydı

Çin devletine ait İngilizce yayın yapan haber kanalı Çin Küresel Televizyon Ağı'nın (CGTN) sitesindeki analizde, "Hiçbir seçimi kaybetmeyen ve 2003'ten beri iktidarda olan Erdoğan, bu kez her zamankinden daha güçlü bir muhalefetle karşı karşıyaydı" ifadelerine yer verildi.  

Haberde, seçimlerin ikinci tura kalmasıyla hem Erdoğan'ın hem de rakibi Kılıçdaroğlu'nun milliyetçi oyları kazanmaya çalıştığına dikkat çekildi. 

Independent Türkçe, Guardian, CNN, Telegraph, Wall Street Journal, BBC, New York Times, Deutsche Welle, Kommersant, The National, Iran Front Page, CGTN



Mithat Sancar: Öcalan İmralı'da yapılan yeni yere geçti

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
TT

Mithat Sancar: Öcalan İmralı'da yapılan yeni yere geçti

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı'da kendisi için hazırlanan yeni bir yere geçtiğini açıkladı. Sancar, bu gelişmenin yürütülen sürecin hızlandırılmasını gerektirdiğini savundu. Marmara Denizi’nin güneyinde, İstanbul kıyılarına yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan adadaki yeni yerleşke, Öcalan’ın yaşam ve çalışma koşullarında değişikliğe gidildiğini ortaya koydu.

Bu adım, hükümetin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı, Öcalan ve Kürt tarafının ise “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımladığı süreci ilerletme konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Ancak TBMM’nin 10 Ağustos’ta sürece ilişkin “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu”nu, diğer adıyla çerçeve yasayı kabul etmesinden bu yana yeni adımlar atılmaması ve sürecin durgunluğa girmesi eleştirilere neden oluyor.

Barış sürecinde durgunluk

DEM Parti Milletvekili ve Öcalan ile devlet kurumları ve siyasi partiler arasındaki temasları yürütmek üzere partisi tarafından oluşturulan İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, Öcalan’ın İmralı Cezaevi yerleşkesinde kendisi için hazırlanan yeni bir konuta taşındığını söyledi.

cd
İmralı Heyeti üyesi ve DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar (X hesabından)

Sancar, PKK’ya yakınlığıyla bilinen Medya Haber kanalına verdiği ve pazar günü Türk medyasında yayımlanan röportajında, Öcalan’ın heyetleri kabul edebilmesi, resmî görüşmelerini gerçekleştirebilmesi ve siyasi mesajlarını iletebilmesi amacıyla tasarlanan yeni binaya geçmeyi kabul ettiğini belirtti. Sancar, ihtiyaç duyulması halinde Öcalan’ın gazetecilerle de görüşebileceğini ifade etti.

Sürecin iki aydan uzun süredir durgun olduğunu belirten Sancar, şu değerlendirmede bulundu:

“Daha önce belirli tarihler vermiştim ancak bunlar hayata geçirilmedi. Kürt hareketinin (PKK) attığı adımların ardından Öcalan ile birlikte çalışacak Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu’nun İmralı’ya gitmesi ve sürecin koordinasyonunu kendisiyle birlikte ele alması gerekiyor.”

cdgbh
Öcalan’ın 1990 yılında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasının ardından yaklaşık 27 yıldır tutulduğu İmralı Cezaevi (Türk medyası)

Türkiye’de barış sürecinin, Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te PKK’ya yaptığı örgütü feshetme, silah bırakma ve demokratik, hukuki çerçevede siyasi faaliyetlere yönelme çağrısıyla başlamasının ardından Öcalan’ın serbest bırakılması yönündeki talepler de giderek arttı.

Ancak kendisine atfedilen açıklamalara göre Öcalan, İmralı Adası’ndan ayrılmak istemedi. Bunun yerine adadaki koşullarının iyileştirilmesini ve barış süreci ile demokratik dönüşüme ilişkin görüşlerini aktarabilmek amacıyla gazeteciler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileriyle görüşme imkânı sağlanmasını talep etti.

Konut mu, villa mı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın Abdullah Öcalan için İmralı Adası’nda yeni bir konut hazırlandığı yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmede bulunmuştu. Gazeteci Ceyhun Bozkurt’a konuşan Bahçeli, Alçı’nın aktardığı bilgiler üzerinden “villa” yorumları yapıldığını belirterek, söz konusu yapının villa olmadığını söyledi. Bahçeli, “Villa diye bir şey yok. 250 metrekarelik bir konut yapıldı. Zaten bu konut cezaevi yerleşkesi içerisindedir” dedi.

ghyju
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli (Partinin X hesabından)

Öcalan’ın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki İzleme, Gözetim ve Koordinasyon Kurulu bünyesinde oluşturulması planlanan “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu”nun kurulmasını beklediği belirtilmişti. Kurul, ilk toplantısını 24 Ağustos’ta gerçekleştirmişti.

Çerçeve yasanın uygulanmasını denetlemek amacıyla oluşturulan İzleme, Gözetim ve Koordinasyon Kurulu, dört komisyon kurulmasına karar vermişti. Bunlar “Adli ve Hukuki Koordinasyon”, “İzleme ve Gözetim”, “Toplumsal Uzlaşı ve Bütünleşme” ile “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon” komisyonları olarak sıralanmıştı.

dfrgthy
PKK’nın silahsızlandırılması sürecini izlemekle görevli “İzleme, Gözetim ve Entegrasyon Koordinasyon Kurulu”, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında 24 Ağustos’ta toplandı (Yılmaz’ın X hesabından)

Ayrıca TBMM bünyesinde, başlıca siyasi partilerin temsil edileceği bir denetim komisyonunun kurulması da bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise yaptığı açıklamada Öcalan’ın “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu”nda yer alacağını bildirmişti.

Hükümete yönelik eleştiriler

Hükümet, PKK mensuplarının silah bırakmasının tamamen doğrulanmasını, binlerce örgüt mensubunun Türkiye’ye dönerek topluma yeniden entegre edilmesine imkân sağlayacak çerçeve yasanın uygulanması için ön koşul olarak görüyor.

PKK, ekim ayında yaptığı açıklamada Türkiye’deki tüm silahlı unsurlarını geri çektiğini, Türkiye sınırına yakın bölgelerdeki sığınaklarını silahlı unsurlardan ve silahlardan arındırdığını duyurmuştu. Örgüt, istenmeyen olayların yaşanması ihtimalini ortadan kaldırmak amacıyla bu adımları attığını belirtmişti.

Yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunan PKK, hükümetin de barış sürecinde harekete geçmesi, Öcalan’ın statüsünün değiştirilmesi ve sürecin yönetiminde kendisine gerekli rolün verilmesi gerektiğini ifade etmişti.

sf
PKK yöneticilerinden Besê Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye kentinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde (Reuters)

Mithat Sancar ise sürecin yalnızca tek tarafın, yani Kürt tarafının beklenti ve talepleri üzerinden ilerleyemeyeceğini belirterek, temel sorunun çözümüne yönelik belirleyici adımın Öcalan tarafından atılacağını söyledi.

Öte yandan PKK’nın lider kadrosunda yer alan ve KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı görevini yürüten Besê Hozat da Türkiye hükümetinin tutumunu eleştirdi.

Hozat, PKK’nın silah bırakmasına rağmen Türkiye’nin barış süreci kapsamında somut hiçbir adım atmadığını savundu.

Sürecin Türkiye devletinin tutumu nedeniyle çıkmaza girdiğini ileri süren Hozat, parlamentoda kabul edilen demokratikleşme adımları ve hukuki reformlar hayata geçirilmediği sürece sürecin ilerleme kaydedemeyeceğini vurguladı.


Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında
TT

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye, cumhuriyetin ilanının 103. yılını kutluyor. Anadolu'nun işgalden kurtarılmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, TBMM'nin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i ilan etmesinin üzerinden 103 yıl geçti.

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında resmî törenler düzenlenirken, vatandaşlar da bayram coşkusunu meydanlarda, caddelerde ve çeşitli etkinliklerde paylaşıyor. Türk bayraklarıyla donatılan kentlerde Cumhuriyet’in anlam ve önemine dikkat çekiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı Anıtkabir’i ziyaret etti

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. Yılı tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Anıtkabir'i ziyaret etti. Misak-ı Milli Kulesi'ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Başkan Erdoğan Türkiye Yüzyılı vurgusu yaptı. Başkan Erdoğan "Milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

csdfvgbh
Fotoğraf: TCCB

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Aslanlı Yol'daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkânı yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk’ün mozolesine üzerinde ay yıldız bulunan çelengi bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Daha sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere yazdığı metni okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel deftere yazdığı metinde şu ifadelere yer verdi: “Aziz Atatürk, bugün, uğruna büyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103'üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıâlinizi, silah arkadaşlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yâd ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaştırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz.

dvfgbhn
Fotoğraf: TCCB

Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıâlinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, 'Bizi, millî davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Millî davamız bizim hayatımızdır' sözleri ışığında, millî davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun."


Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
TT

Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)

Türkiye, geçen hafta Libya’nın doğusu ve batısındaki yönetimler arasında birliği sağlamak amacıyla görüşmelere ev sahipliği yaptı. Ancak görüşmelerden herhangi bir anlaşma çıkmadı.

xcdvfgbhj
Trablus’ta Abdülhamid Dibeybe hükümetine bağlı güçler arasında yer alan silahlı kişiler (AP)

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi üst düzey bir Türk yetkili, çarşamba günü AFP’ye yaptığı açıklamada, müzakerelerin henüz bir sonuç vermediğini belirtti.

Yetkili, “Görüşmeler şimdiye kadar ağırlıklı olarak iki tarafın askerî açıdan birleştirilmesine odaklandı. Siyasi birliğin sağlanması konusunun ise ilerleyen aşamada ele alınması bekleniyor” dedi.