Dışişleri Bakanı Fidan: Bugüne kadar 170 vatandaşımız ve yakınlarının Gazze'den çıkışı sağlanmıştır

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bugüne kadar 170 vatandaşımız ve yakınlarının Gazze'den çıkışı sağlanmıştır" dedi

Hakan Fidan (AA)
Hakan Fidan (AA)
TT

Dışişleri Bakanı Fidan: Bugüne kadar 170 vatandaşımız ve yakınlarının Gazze'den çıkışı sağlanmıştır

Hakan Fidan (AA)
Hakan Fidan (AA)

 

Fidan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2024 yılı bütçesinin sunumunu yaptı.

Dışişleri Bakanlığı olarak 2023'te bölgede barış ve güvenliğin tesisi, refah ortamının geliştirilmesi, dış ilişkilerin yapısal zeminde güçlendirilmesi ve küresel hedeflerin ilerletilmesi yönünde tüm güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Fidan, milli dış politika izlediklerini söyledi.

Fidan, silahlı çatışmalar, terörizm, düzensiz göç, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı gibi çeşitli sınamaların birbirini tetiklediğini ve beslediğini belirterek, "Bu ortamda artan imkan ve kabiliyetlerimizle, geniş bir bakış açısıyla yumuşak ve sert güç unsurlarını kullanarak sahada ve masada güçlü bir diplomasiyi yürütmekteyiz." dedi.

7 Ekim'den bu yana Gazze'deki "İsrail vahşeti neticesinde" Filistin halkının insanlık trajedisi yaşadığına dikkati çeken Fidan, "Hamas'ı yok etme adına Gazze'nin topyekun hedef alınması, hastanelerin, okulların, camilerin bombalanması karşısında sessiz kalamayız." diye konuştu.

Fidan, "Türkiye, devam eden katliamın durması, vahşetin son bulması ve bölgedeki gerilimin daha fazla tırmanmaması adına krizin ilk gününden bu yana yoğun bir diplomasi trafiği içerisindedir." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail ve Filistin devlet başkanları da dahil birçok liderle temaslarda bulunduğunu kaydeden Fidan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Ortak Zirvesi'nde "İsrail saldırılarının bir an önce durdurulması, iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi" mesajının verildiğini söyledi.

Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın liderliğinde İstanbul'da yapılan "Filistin İçin Tek Yürek" zirvesindeki barış çağrısının "küresel vicdanın sesi olduğunu" dile getirdi.

Bölge ülkelerinin tek sesle İsrail'e tepki göstermelerinin İsrail üzerinde kolektif baskı uygulanması bakımından önemli olduğunu vurgulayan Fidan, "Artık Batı, bu noktada moral üstünlüğünü tamamıyla kaybetmiş durumdadır. Buradan sonra gidecek bir yer de yoktur." değerlendirmesini yaptı.

Fidan, TBMM'nin uluslararası platformlarda çözüme yönelik çabalarının Türk milletinin bu konudaki iradesini yansıtması bakımından özellikle değerli olduğunu dile getirdi.

"170 vatandaşımız ve yakınlarının Gazze'den çıkışı sağlandı"

Dışişleri Bakanlığının ilgili tüm kurumlarıyla eş güdümün sağlanması ve yardımların yerlerine ulaştırılması için azami gayret gösterdiğini kaydeden Fidan, "Şimdiye kadar 11 uçak dolusu insani yardım malzemesini Gazze'ye ulaştırmak üzere Mısır'a göndermiş bulunuyoruz. Sahra hastaneleri, tıbbi ekipman, ilaç ve diğer yardım malzemeleriyle dolu büyük bir gemimiz de Mısır'a ulaşmıştır." diye konuştu.

Gazze Şeridi'nde bulunan Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi'ndeki yaralıların tedavisine yönelik yoğun temaslarının olduğunu dile getiren Fidan, "Gazze'den çıkışlarını sağladığımız 27 hasta ve 12 refakatçi Ankara'ya getirilmiş, 61 hasta ve 49 refakatçi ise dün akşam Mısır'a geçirilmiştir." bilgisini paylaştı.

Bakan Fidan, "Aynı zamanda bugüne kadar 170 vatandaşımız ve yakınlarının Gazze'den çıkışı sağlanmıştır." dedi.

Fidan, bugün ve gelecek günlerde de Gazze'den çıkışların devam edeceğini vurguladı.



Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35'ten öte artık F-16'ya kilitlenmiş vaziyetteyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35'ten öte artık F-16'ya kilitlenmiş vaziyetteyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde partisinin Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı'na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, partisinin genel merkezine ilave olarak inşa edilen Seçim Koordinasyon Merkezi'nin ülkeye, millete ve şehirlere yapılacak hizmetlerin çıtasını yükseltme iradelerinin bir sembolü olduğunu söyledi.

"Daha önemlisi ülkemizin önemli bir seçimi öncesinde burada bir araya gelişimiz sıradan bir parti programı olmanın ötesinde anlama sahiptir." değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, milletin önüne yeni hedefler, yeni vizyonlar koyarken buna uygun kadroları yetiştirmeyi ve bu kadroların işlerini yapacağı mekanları hazırlamayı da ihmal etmediklerini vurguladı.

Erdoğan, "Biz sadece AK Parti'ye 18. seçimini kazandırmak, Cumhur İttifakı'nı bir kez daha zafere ulaştırmak için çalışmıyoruz. Bununla birlikte Cumhuriyetimizin ilk asrını acısıyla, tatlısıyla geride bırakan Türkiye'nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturuyoruz." diye konuştu.

Genel merkez ile il, ilçe, belde, mahalle, köy teşkilatlarıyla, kadın ve gençlik kollarıyla, Meclis gruplarıyla, belediye kadrolarıyla davalarına gönül veren herkesle bu şuur içinde çalışmaların yürütülmesi, bu kararlılıkla hedeflere yürünmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

İktidarlarımız döneminde gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımları bundan sonraki vizyonlarımızın altyapısıdır. Asıl işimiz yeni başlıyor, Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz. Tek parti faşizminin, darbelerin, cuntaların, zulümlerin, koalisyonların, krizlerin, istikrarsızlıkların Türkiye'sini bir daha gelmemek üzere tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz. Artık devir, Türkiye Yüzyılı devridir. Hamdolsun Türkiye Yüzyılı'nın ayak sesleri gümbür gümbür geliyor. Hala eski Türkiye özlemi içinde olanların yüreğine her seçimde bir 'Acaba' hevesi dolduğunu biliyoruz. Seçim sonrası hakikatler yüzlerine tokat gibi inince kös kös yerlerine dönüyorlar. Emin olun, bu seçimde de birilerinin yüreği kıpır kıpırdır, böylece devam edecek. İstiyorlar ki, önce belediye yönetimlerini ele geçirsinler, ardından ülkeyi yeniden huzursuzluğa, istikrarsızlığa, kaosa sürükleyip, merkezi yönetime göz diksinler. Sanmayın ki belediye yönetimlerini belediyelere hizmet etmek, insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri, belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı, kirli ittifak ortaklarıyla birlikte yağmalamaktır. Seçim sonuçları istedikleri gibi çıkarsa, bu tabloyu programsız, projesiz, emeksiz bir şekilde iktidarın kucaklarına düşmesini sağlamaya çalışmak için de kullanacaklardır.

"CHP bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir"

Dünyanın, Türkiye'nin ve şehirlerin çehresinin değiştiğini, ülkedeki muhalefet anlayışının ise hiç değişmediğini ifade eden Erdoğan, "Bilhassa, ülkenin ikinci büyük partisi sıfatına sahip CHP, bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir. Üzülerek görüyoruz ki CHP'de, bölücülerin ve yapay zekanın sözü, bu partiye yıllarca emek vermiş, bu partiye gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor." dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

İstanbul'da bölücü örgütün uzantılarıyla el ele, kol kola yürümekten, bölücülerin sembolleri altında ortak miting yapmaktan utanmıyorlar. Neyin karşılığında Kandil ile uzlaşıldığını, allayıp pulladıkları Kandil uzlaşısı için bu noktada bölücü örgütün uzantılarına ne vadettiklerini kimse bilmiyor. CHP'nin içine düştüğü bu vahim tablo, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizim sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır. Hamdolsun, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde milletimiz o eşsiz irfanıyla ülke iradesini yeniden bize vererek, böyle bir felakete müsaade etmedi. Şimdi aynı durum, belediyeler için geçerlidir. Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle belediyelerde de bu köhne, siyaset anlayışı itibarıyla yörüngesini kaybetmiş partilere, şehirlerimizi teslim etmeyeceğiz. Bunun için hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor.

Seçimin iki yerde kazanıldığını, bunlardan birincisinin saha, sokak, evler, iş yerleri, insanın olduğu her yer; ikincisinin ise sandık olduğunu belirten Erdoğan, "Saha çalışmalarını iyi yürütemez, oy verme günü sandığa çok sıkı sahip çıkamazsak, elimizdeki seçimi de kaybederiz. Unutmayınız, bizim siyaset anlayışımızda vatandaşa 'tıpış tıpış oy vereceksiniz' dayatmasında bulunmanın yeri asla yoktur. Hiçbir insanımız, bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak, her bir insanımıza ulaşarak, şehrimizin her karışını alın terimizle sulayarak, gönüllere girerek sandıkta oyu alacağız." diye konuştu.

Erdoğan, bugüne kadar yaptıklarıyla, bundan sonraki projeleriyle, şehirleri en iyi kendi partilerinin yöneteceğine vatandaşları ikna edeceklerini ifade ederek, "Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez." dedi.

Teşkilatların seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezlerinin sorumlularının bu konuda birinci derece sorumluluk sahipleri olduklarını söyleyen Erdoğan, "İl ve ilçe teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkan ve meclis üyesi adaylarımız, gece gündüz sahada koştururken onları siz yönlendirecek, stratejiyi siz hayata geçireceksiniz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, şöyle devam etti:

'Ben seçimi kazanırsam, kazandıktan sonra yine AK Parti'de olacağım' diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiniz.  Kimi yerlerde karşımızda ahlaktan yoksun siyaset haramileri var. Meydanı siyaset haramilerine bırakmayacağız. AK Parti'den ayrılıp da bu partinin gölgesinde korsan siyaset yapmaya kalkana da kimse kusura bakmasın 'eyvallah' etmeyiz.

"F-35'ten öte artık F-16'ya kilitlenmiş vaziyetteyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ardından AK Parti Genel Merkezi girişinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki yaptığı açıklamada, "Bizim şu andaki planımız, programımız, F-35'ten öte artık F-16'ya kilitlenmiş vaziyetteyiz." dedi.


"Yüksek karlı gizli fon" dolandırıcılığı davasında yeni bilirkişi raporu

(AA)
(AA)
TT

"Yüksek karlı gizli fon" dolandırıcılığı davasında yeni bilirkişi raporu

(AA)
(AA)

Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen, 2'si tutuklu 7 sanığın yargılandığı dolandırıcılık davası dosyasına, sanıklar Seçil Erzan, Nazlı Can, Ali Yörük ve Atilla Yörük'ün telefon incelemesine ilişkin bilirkişi raporu eklendi.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava dosyasına gelen raporda, sanıklar Seçil Erzan, Ali ve Atilla Yörük'ün mesaj kayıtlarına yer verildi.

Raporda, 15 Mart ve 7 Nisan 2023 tarihleri arasında sanık Erzan'ın internet aramalarında, "Hangi ilaç öldürür?", "Türkiye'ye suçlu iadesi olmayan ülkeler 2023", "İsviçre suçlu iadesi", "Suçlu iade etmeyen ülkeler", "İntihar çeşitleri", "Fare zehri insanı kaç saatte öldürür?", "Nasıl intihar edilir?", "Kendini asma", "Fare zehri insana zarar verir mi?" ve "Bilekleri kesmek" ifadeleriyle aramalar yaptığının tespit edildiği belirtildi.

Erzan'ın telefonundaki pek çok fotoğrafın silindiğinin tespit edildiği aktarılan raporda, elde edilebilen fotoğraflarda ise sanığın kişisel ajandasında bazı müştekiler ile "hoca" ve "F.T." isminin yazılı olduğu kişilere ilişkin yaptığı ödeme kayıtları ve senetlerin bulunduğu fotoğraflara, 7 Nisan 2023'te müşteki Volkan Bahçekapılı ile sanık Erzan arasında gerçekleşen konuşmaların devamında Bahçekapılı'nın Erzan'a "Ya sen ne kadar yalancı bir kadınmışsın. Şimdi hocayı arıyorum." mesajına da yer verildi.

Sanıklar Ali ve Atilla Yörük 9 Nisan 2023'ten önceki telefon kayıtlarını silmiş

Raporda, Ali Yörük ve Atilla Yörük'ün 9 Nisan 2023'ten itibaren telefonlarını kullanmaya başladıklarının belirlendiği, sanıkların telefon değiştirme ya da sıfırlama işlemlerini anlaşıp birlikte yapmış olabileceklerinin tespit edildiği değerlendirildi.

Sanıkların telefonlarında 9 Nisan 2023'ten öncesine ait çok az sayıda veri olduğu bildirilen raporda, Atilla Yörük'ün 3 kişiye "Telefonu değiştirdim." mesajını gönderdiğine işaret edildi.

Raporda, Ali ve Atilla Yörük'ün olaya ilişkin soruşturmanın başladığı tarihlerde yazılan haberlerin sayfalarını birbirlerine yolladığının görüldüğü kaydedildi.

Sanık Ali Yörük'ün rehberinde kayıtlı olmayan yabancı bir hat numarasıyla aralarında geçen konuşmada söz konusu numaranın Yörük'e "Sizi o zaman uyardım. Devam ettiyseniz takibi vardır, yanarsınız." şeklinde mesaj gönderdiği de raporda yer aldı.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan'ın, bir bankanın Levent'teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker'den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor.

İddianamede, müşteki Çeviker'e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker'in Erzan'a ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade ediliyor.

Sanık Erzan'ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi olan güvenilir bir fon bulunduğunu, kamuoyunda tanınan Fatih Terim ve Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor.

İddianamede, Erzan'ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturup, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atıp müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

Sanık Erzan'ın 252 yıla kadar hapsi isteniyor

Sanık Erzan'ın "özel belgede sahtecilik" ve "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık" suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen ana iddianamenin ardından hazırlanan yeni iddianameyle Erzan hakkında istenen hapis cezası da yükseldi.

Erzan'ın, 77 yıldan 252 yıla kadar hapsinin talep edildiği iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk'ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında hapisle cezalandırılması isteniyor.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava kapsamında 2'si tutuklu 7 sanığın yargılaması sürüyor.


Urfi Çetinkaya suç örgütünün kullandığı şifreli haberleşme programları deşifre edildi

(AA)
(AA)
TT

Urfi Çetinkaya suç örgütünün kullandığı şifreli haberleşme programları deşifre edildi

(AA)
(AA)

 "Türk Escobar'ı" olarak bilinen Urfi Çetinkaya'nın elebaşı olduğu organize suç örgütüne yönelik soruşturmada nöbetçi sulh ceza hakimliğinin karar yazısında, bazı şifreli haberleşme programlarının deşifre edilmesi sonucu elde edilen görüşme kayıtları ile MASAK raporuna göre zanlılar arasında örgütsel birliktelik tespit edildiği belirtildi.

Urfi Çetinkaya'nın elebaşı olduğu organize suç örgütüne yönelik 20 Şubat'ta İstanbul, İzmir, Afyonkarahisar, Malatya, Antalya, Çanakkale, Bilecik, Muğla ve Balıkesir'de düzenlenen "Kafes-44" operasyonunda 23 şüphelinin tutuklandığı soruşturma devam ediyor.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğinin karar yazısında, şüphelilerin kullandıkları örgütsel şifreli haberleşme programlarına yer verildi.

Karara göre, şüpheli Çetinkaya, kendisi hakkında "oyun oynandığını" ancak kimin yaptığını bilmediğini iddia etti.

Daha önce FETÖ'nün kendisini söz konusu duruma düşürdüğünü öne süren Çetinkaya, "Bana diyorlar, kripto telefonla bilmem ne olmuş. Bana 'Japon' diyorlar. Benim öyle bir kod adım yoktur. Japon'a benzeyecek bir tipim de yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.

Şüpheli Yaman Namlı ise savcılıkta kendisine sorulan soru üzerine "Anom" cihazını Ali Korman Erbacıoğlu'nun verdiğini söylediğini ancak bu kişinin kendisine telefon verdiğini aktardı.

Tanımadığı kişilerle ve söz konusu olayla ilişkisi olmadığını öne süren Namlı, üzerine atılı suçlamaları reddetti.

Şüphelilerden Rüstem Çetinkaya, emniyetteki ifadesinin 20 saat sürdüğünü, hakkında delil elde edilemediğini iddia etti.

Babası Urfi Çetinkaya'yla resmi ya da gayriresmi işlem yapmadığını savunan Çetinkaya, soyadı nedeniyle kara para akladığı iddiasının tarafına atfedildiğini belirterek suçlamaları kabul etmedi.

Kararda, sanıklar hakkında elde edilen delillerde, "Anom Enterprise", "Sky-ECC" ve "Encrochat" isimli şifreli haberleşme programlarının deşifre edilmesi sonucu şüphelilere ait görüşme kayıtları ile MASAK raporuna göre aralarında örgütsel birliktelik tespit edildiği kaydedildi.

Hakimlik kararında 23 şüphelinin tutuklanmasına, 20 şüphelinin de adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına hükmedildiği bildirildi.

Operasyon hakkında

"Türk Escobar'ı" olarak bilinen Urfi Çetinkaya'nın elebaşı olduğu organize suç örgütüne yönelik 20 Şubat'ta İstanbul, İzmir, Afyonkarahisar, Malatya, Antalya, Çanakkale, Bilecik, Muğla ve Balıkesir'de düzenlenen "Kafes-44" operasyonunda 43 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Almanya, Bulgaristan, İspanya, Moritanya, Portekiz ve Yunanistan'da 13 ton, Türkiye'de ele geçirilen 24 ton olmak üzere toplam 37 ton uyuşturucudan sorumlu oldukları tespit edilen zanlıların tanıdıklarıyla kendilerine ait gemi, ticari konteyner ve balıkçı tekneleriyle uluslararası uyuşturucu sevkiyatı yaptıkları belirlenmişti.

Soruşturma kapsamında, suç örgütüne ait toplam değeri yaklaşık 20 milyar olan 147 arsa, 56 konut, 8 apartman, 74 iş yeri, 53 lüks araç, tekne, 53 şirketteki ortaklık payları, 64 banka hesabı, 7 kiralık kasa ile çok sayıda ziynet eşyası, nakit para ve soğuk cüzdana tedbir konulmuştu.

"Teşekkül halinde uyuşturucu madde imal etmek ve nakletmek" suçlarından kesinleşmiş 24 yıl hapis cezası bulunan ve kırmızı bültenle aranırken İstanbul'da yakalanan Urfi Çetinkaya ise 12 Nisan 2023'te tutuklanmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığının koordinesi ve İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasıyla İstanbul merkezli 9 ildeki operasyonda yakalanan 43 şüpheliden 23'ü tutuklanmış 20'si ise adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'da 5 yıl boşa geçti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'da 5 yıl boşa geçti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sirkeci- Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni'nde konuştu.

Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Projesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:

Hem demir yolu hem de yaya odaklı çevreci bir projeyi İstanbullu kardeşlerimizin istifadesine sunmayı istedik.

(İstanbul) 5 yıl boşa geçti, niye bir şey yapılmadı? Yapamazlar, yapmazlar. Bunların böyle bir derdi yok.

Sirkeci'den şu geldiğimiz noktaya kadar (Kazlıçeşme) bütün binalar yıkık, dökük. Surlar yıkık, dökük. Bunları da yine inşallah biz yapacağız.

İstanbul'da tamamlanan raylı sistem ağlarının toplam uzunluğu 340 kilometreye çıkmaktadır.

Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı'nın önümüzdeki 30 yıllık süreçte ekonomiye toplam katkısının 785 milyon avro olacağını hesaplıyoruz.

"31 Mart'ta İstanbul'un fetret devrini sona erdireceğiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

İstanbul yeniden çöp, çukur, çamur oldu mu? Maalesef oldu. Yatırım var mı? Yok.

İstanbul'a hizmet sorumluluğu yarı zamanlı yapılacak bir iş değildir. Son 5 yılda bu gerçeği maalesef acı bir şekilde yaşayarak tecrübe ettik.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın hayata geçirdiği projeler olmasaydı, muhtemelen İstanbul'un trafik çilesi artık katlanılamaz halde olurdu.

İstanbul'a emanet olarak değil de nimet olarak bakanlar, ihmalkarlıklarıyla umursamazlıklarıyla bu güzel şehrin bitkisel hayata girmesine sebep oldular.

(31 Mart'ta İstanbul'da) Kaldığımız yerden yeniden 'Bismillah' diyerek işe koyulacak, inşallah aziz İstanbul'un fetret devrini sona erdireceğiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı'nın 15 gün ücretsiz olacağını açıkladı.


Dışişleri Bakan Yardımcısı Yıldız, UAD'de Türkiye adına sunum yaptı: İsrail, insan haklarını ve uluslararası hukuku ihlal eden tüm eylemlerden sorumlu tutulmalı

(AA)
(AA)
TT

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yıldız, UAD'de Türkiye adına sunum yaptı: İsrail, insan haklarını ve uluslararası hukuku ihlal eden tüm eylemlerden sorumlu tutulmalı

(AA)
(AA)

Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ahmet Yıldız, Hollanda'nın idari başkenti Lahey'deki Barış Sarayı'nda faaliyetlerini yürüten Uluslararası Adalet Divanında (UAD) İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarındaki uygulamalarının hukuki sonuçlarının ele alındığı duruşmalarda Türkiye adına sunum yaptı.

Dünya genelinde İslamofobi, antisemitizm ve aşırıcılık tehditlerinin arttığına değinen Yıldız, bunun dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Yıldız, onlarca yıldır Filistinlilerin maruz kaldığı adaletsizlikler ve çifte standartlar devam ettiği takdirde tepkilerin katlanarak artacağına işaret etti ve "İsrail, insan haklarını ve uluslararası hukuku ihlal eden tüm eylemlerden sorumlu tutulmalı." diye konuştu.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun, devletlerin, 1967 sınırlarının dışında İsrail'in işgal ettiğini yerlerdeki varlığını tanımaması gerektiği şeklindeki kararlarına vurgu yapan Yıldız, bazı devletler dikkate almasa da bu kararın hala geçerliliğini koruduğunu kaydetti.

Türkiye'nin, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın statüsünün değiştirilmesine karşı çıktığını belirten Yıldız, "Türkiye aynı zamanda Müslümanların rahatça Harem-i Şerif'te ibadet yapmalarının engellenmesini de kınıyor. Bu engellemeler Kudüs'ün tarihi statüne aykırıdır." diye konuştu.

Yıldız, Kudüs'ün ve kutsal mekanların statüsünün korunmasının sadece orada yaşayan insanların barış ve huzuru için değil, aynı zamanda milyarlarca insanın hassasiyeti için de önemli olduğuna dikkati çekerek, İsrail'in Filistin'deki ihlallerinin sadece Kudüs'le sınırlı olmadığını, evlerin yıkıldığını, topraklara el konulduğunu ve Filistinlilerin insan haklarının ihlal edildiğinin görüldüğünü söyledi.

Türkiye'nin, sivillere yönelik saldırıları güçlü ve açık bir şekilde kınadığını dile getiren Yıldız, Gazze'de çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 2,3 milyon kişinin elektrik, su, gıda, ilaç yokluğunda yaşam mücadelesi verdiğini anımsattı.

"İsrail'in Gazze'deki fiileri toplu cezalandırmaya döndü"

Yıldız, Gazze'de yaklaşık 2 milyon Filistinlinin zorla yerinde edildiğini belirterek, "İsrail'in (Gazze’deki) fiileri, toplu cezalandırmaya döndü." ifadesini kullandı.

"2023, Batı Şeria'daki yerleşimci teröründe Filistinlilere karşı en çok şiddet uygulanan yıl oldu." diyen Yıldız, Filistinlilere karşı işlenen ihlaller nedeniyle buradaki insanların da sesinin daha yüksek çıkacağını kaydetti.

Yıldız, Türkiye'nin iki devletli çözümün sağlanmasını önemsediğini vurguladı.

İsrail’in yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin Doğu Kudüs de dahil olmak üzere çok yoğunlaştığına işaret eden Yıldız, "İşgal altındaki Filistin topraklarının bütünlüğünden bahsetmek artık son derece zor." dedi.

Söz konusu durumun işgal altındaki toprakların demografik yapısını değiştirdiğini vurgulayan Yıldız, "Filistinlilerin evlerinin yıkılması ve zorla tahliyeler, İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında devam ediyor. Ayrıca, Filistinlilere yönelik şiddet her geçen gün artıyor. İsrail-Filistin çatışmasının temel boyutlarından biri de kutsal mekanların kutsallığına ve tarihi statüsüne riayet edilmemesiyle ilgilidir." şeklinde konuştu.

Yıldız, "Doğu Kudüs'teki Mescid-i Aksa Müslümanlar için en kutsal mekanlardan, Müslüman mabedi olarak kutsallığı korunmalı." ifadesini kullandı.

"Vicdan ve izan sahibi olanlar vakit kaybetmeden harekete geçmelidir"

Kurallara dayalı bir sistemin zorunluluk olduğunu belirten Yıldız, BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyinin ilgili kararlarını hatırlatarak, "Türkiye, Uluslararası Adalet Divanından, İsrail'in Kudüs dahil işgal altındaki Filistin topraklarındaki fiillerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ilan etmesini istemektedir." dedi.

Yıldız, İsrail'in Kudüs’teki kutsal mekanların tarihi statüsüne de saygı göstermesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'daki saldırıları devam ederken, bu yıl mübarek ramazan ayına yaklaştığımız şu günlerde bu konu daha da önem kazanmaktadır. İsrail hükümetinin ramazan ayı boyunca Müslümanların Harem-i Şerif'te ibadet etmelerini kısıtlamaya yönelik planlarına ilişkin haberleri ve bazı İsrailli bakanların kışkırtıcı söylemleri de endişe vericidir. Bu nedenle, vicdan ve izan sahibi olanlar vakit kaybetmeden harekete geçmelidir.


Genç Türk doktor Sapmaz, bilim kuruluşu Sigma Xi'ye üyelik hakkı kazandı

(AA)
(AA)
TT

Genç Türk doktor Sapmaz, bilim kuruluşu Sigma Xi'ye üyelik hakkı kazandı

(AA)
(AA)

Sapmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Dünyanın en prestijli bilim kuruluşlarından biri olan Sigma Xi'e üyelik hakkı kazandığım için hem çok mutlu hem de çok gururluyum." dedi.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 2020 yılında mezun olan Sapmaz, daha önce çok sayıda kongrede sunum yaptığını ve tıpta birçok alanda araştırmalara katkı sunduğunu ifade etti.

Sapmaz, mezuniyetinin ardından Washington'a yerleştiğini, burada araştırmalarını ve bilimsel çalışmalarını yürüttüğünü dile getirdi.

"Non Alkolik Karaciğer Yağlanması" alanında yaptığı çalışmayla başarı elde ettiğine dikkati çeken Sapmaz, Sigma Xi üyeliğinin fiziksel, yer, biyolojik ve sağlık bilimleri de dahil olmak üzere bilim ve mühendisliğin tüm alanlarındaki araştırmacılara açık olduğunu bildirdi.

1900'lü yıllarda kurulan ve en eski bilim kuruluşlarından biri olarak ön plana çıkan Sigma Xi, 200'den fazla Nöbel Ödülü'ne sahip üyesiyle dikkati çekiyor.

Üyeleri, bilim ve teknoloji alanlarında çalışmalar yapan Sigma Xi'nin, çok sayıda ülkeden 60 bine yakın üyesi bulunuyor.


Elazığ Palu'da maden ocağında göçük meydana geldi, 4 işçi de kurtarıldı

(AA)
(AA)
TT

Elazığ Palu'da maden ocağında göçük meydana geldi, 4 işçi de kurtarıldı

(AA)
(AA)

Elazığ'ın Palu ilçesindeki maden ocağında göçük meydana geldi.

İlçenin Kayaönü köyü mevkisinde özel bir krom madeninde göçük meydana geldiği ihbarı üzerine bölgeye jandarma, 112 Acil Sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Göçük altında kalan işçilerin kurtarılması için çalışma başlatıldı.

Valilikten yapılan açıklamada, saat 10.04'te özel bir şirkete ait krom maden işletmesinde meydana gelen göçükte 4 işçinin göçük altında kaldığı bildirildi.

Yapılan ilk müdahale neticesinde 3 işçinin kurtarıldığı ifade edilen açıklamada, 1 işçinin kurtarılması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Açıklamada, olayla ilgili adli ve idari tahkikat başlatıldığı kaydedildi.

Elazığ Valisi Ömer Toraman, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, Palu Kaymakamı Hulusi Teke ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Evren ile maden ocağında yürütülen kurtarma çalışmalarını yerinde takip etti.

4'üncü işçi de kurtarıldı

Ekiplerin çalışmaları sonucu 4'üncü işçi de göçük altından çıkarıldı. İşçi, hastaneye kaldırılmak üzere ambulansa alındı.

Vali Toraman, gazetecilere, göçüğün ilk anında bir işçinin kurtarıldığını, arama kurtarma ve tahlisiye ekiplerinin yoğun gayretleri neticesinde 2 işçinin daha yaralı olarak çıkarılarak, hastaneye sevk edildiğini belirtti.

4'üncü işçinin kurtarılması için yürütülen çalışmalara değinen Toraman, şunları kaydetti:

Sıkışmadan mütevellit çalışılması zor bir alan olduğu için arama kurtarma ve tahlisiye ekiplerimiz de yeni bir sıkıntıya yol açmamak için emniyetli bir şekilde çalıştı ve 4'üncü işçi kardeşimize de ulaştılar. Onunla göz ve sözlü temas sağladılar. Göçükten kaynaklanan malzemeyi bertaraf etmeye çalışarak kendisine ulaştılar. İşçi kardeşimize bulunduğu yerde ilk tıbbi müdahaleyi UMKE gerçekleştirdi. Hamdolsun bilinci açık, şuuru yerinde, hayati tehlikesinin olmadığını değerlendiriyoruz, ilk tespitlere göre. Böylece göçük altında kalan 4 işçimizin tamamını kurtarmış olduk.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı yetkililerinin de olayı yakından takip ettiğini ifade eden Toraman, sürekli olarak gelişmelerle ilgili kendilerini bilgilendirdiklerini bildirdi.

Toraman, destek veren tüm ekiplere teşekkür ederek, "Çok şükür can kaybı olmaması en büyük tesellimiz. Palu Cumhuriyet Savcılığı tarafından adli tahkikat da sabah itibarıyla başlamıştı. Bir taraftan o da devam edecek. Ayrıca idari tahkikatlar da yürütülecek. Hiç kimsenin tereddüdü olmasın. Bu konular en ince ayrıntısına kadar tetkik edilecek, incelenecek ve durum ne ise bütün açıklığıyla ortaya konulacaktır. Bundan kimsenin endişesi olmasın." dedi.

Toraman, yaralanan işçilere acil şifa, ailelerine ve sevenlerine geçmiş olsun dileyerek, bu ve benzeri kazaların bir daha yaşanmamasını temennisinde bulundu.

Gazetecilerin göçüğün nasıl meydana geldiğine ilişkin sorusu üzerine Toraman, şunları söyledi:

Adli ve idari tahkikat yürüyor ama ilk tespitler bir tahkimat göçüğü olduğu şeklinde. Bu bir krom madeni ocağı, dolayısıyla kömür madeni ocaklarıyla karıştırmamak lazım. Dolayısıyla bir tahkimat çöküntüsü neticesi bir göçükle karşı karşıya olduğumuzu ifade ettiler. Hamdolsun, tahlisiye, arama kurtarma ekiplerimiz burada Eti Krom başta olmak üzere civarda faaliyet yürüten bütün maden şirketleri yardıma koştular, arama kurtarma faaliyetlerine bizzat katıldılar ve başarılı bir şekilde 4 kardeşimizi de göçük altından çıkarmanın mutluluğunu bize yaşattılar. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Öte yandan Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları da kurtarılan işçileri tedavi gördükleri hastanede ziyaret etti.

Şerifoğulları, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nde tedavi altına alınan yaralı işçileri ziyaret ettiklerini belirterek, "Maden ocağında meydana gelen göçükten yaralı olarak kurtarılan ve tedavi altına alınan madenci kardeşlerimizi ve ailelerini ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Rabb'im acil şifalar versin." ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefonda görüştü

(AA)
(AA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefonda görüştü

(AA)
(AA)

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede Rusya Devlet Başkanı Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın doğum gününü tebrik etti.

Putin görüşmede, Türkiye-Rusya ilişkilerinin dostane bir zeminde ilerlemesine sunduğu katkılar dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.


MTA, "fay hattının silindiği" iddiasının asılsız olduğunu bildirdi

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)
TT

MTA, "fay hattının silindiği" iddiasının asılsız olduğunu bildirdi

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)

MTA'dan yapılan açıklamada, "Son günlerde sıkça gündeme getirilen İliç'ten geçen diri fayla ilgili olarak sosyal medya üzerinden yapılan bir paylaşımda, 2012 yılında yayımlanmış olan Türkiye Diri Fay Haritası Serisi Divriği (NJ 37-2) Paftası'na ait olan bir bölüm kesilerek görselleştirilmiş ve bu haritanın üzerine 2023 yılına ait olduğuna ilişkin bir ifade konularak asılsız bir iddia ortaya atılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Söz konusu haritanın sağ kenarında verilen "açıklamalar" bölümü altındaki "basım tarihi" kısmında, haritanın 10 Haziran 2012'de basıldığının açıkça görüldüğüne işaret edilen açıklamada, daha önce bu fayın haritalandığı ancak sonradan silindiğine ilişkin paylaşımın gerçekle ilgisi bulunmadığı kaydedildi.

Açıklamada, MTA Genel Müdürlüğünün, kurulduğu 1935'ten bu yana Türkiye'nin jeolojik özelliklerini araştırdığı ve elde edilen verileri başta madencilik sektörü olmak üzere diğer sektörlerin kullanımına sunduğu aktarılarak, şu ifadelere yer verildi:

Bu bağlamda ülkemizdeki deprem araştırmalarına yönelik projeler de kurumumuz tarafından yürütülmektedir. Bugün kullanılan Türkiye Diri Fay Haritası farklı ölçeklerde 2012 ve 2013 yıllarında basılmış, söz konusu diri fay haritalarının 2013 yılından sonra yeniden basımı yapılmamıştır. 2010 ile 2012 yılları arasında hakem değerlendirmesi yapılmış ancak harita basım sürecinde arazi gözlemleri sonucunda İliç yakınında yer alan diri fay aktivitesi tespit edilmiştir. Bu nedenle söz konusu diri fay aktivitesi belgelenmesini takiben 1/25.000 ölçekli haritalara ve sayısal veri tabanına eklenmiş olup talep eden kurum ve kuruluşlarla sayısal olarak bu şekliyle paylaşılmaktadır. 

Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında, söz konusu fayın da bulunduğu sayısal Türkiye Diri Fay Haritası'nın kamu yararı gözetilerek, sayısal formatta MTA'nın internet sayfasında ilgililerin kullanımına sunulduğuna işaret edilen açıklamada, "Diri fayların belirlenmesi ve haritalanması bilgi birikimi ve uzmanlık gerektirmektedir. Bu nedenle ülke boyutunda diri faylara ilişkin haritalama ve güncelleme çalışmaları da uzun zaman alan bir süreçtir. Genel Müdürlüğümüz, Jeoloji Etütleri Dairesi Başkanlığımız tarafından Türkiye Diri Fay Haritasının güncellenmesine yönelik çalışmalar devam etmekte, ayrıca http://yerbilimleri.mta.gov.tr adresindeki yerbilimleri portalında da görüntülenebilmektedir." değerlendirmesine yer verildi.


Kafes-48 operasyonlarında organize suç örgütü çökertildi, 16 şüpheli yakalandı

(AA)
(AA)
TT

Kafes-48 operasyonlarında organize suç örgütü çökertildi, 16 şüpheli yakalandı

(AA)
(AA)

Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Şehir eşkıyalarına nefes aldırmayacağız. Milletimizin huzurunu kaçıran organize suç örgütlerini tek tek çökertip kafese koyacağız." ifadesini kullandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı koordinesinde, Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu Şanlıurfa merkezli, Mersin, Ardahan ve İstanbul'da eş zamanlı "Kafes-48" operasyonu düzenlendiğini belirten Yerlikaya, operasyonlarda aralarında örgütün elebaşı Celal Gülbahar'ın da bulunduğu organize suç örgütü üyesi 16 şüphelinin yakalandığı bilgisini paylaştı.

Operasyonları düzenleyen emniyet güçlerini tebrik eden Yerlikaya, şunları kaydetti:

'Gülbaharlar' olarak bilinen organize suç örgütü üyesi şüphelilerin suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suretiyle, nitelikli yağma, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarını işledikleri tespit edildi. Operasyonlar sonucu ilk belirlemelere göre, 3 ruhsatsız tabanca, 2 av tüfeği ile çok sayıda fişek, çek ve senede el konuldu.