Avrupa basını, Türkiye-Yunanistan görüşmesini yazdı: "Erdoğan yeni sayfa açmak istiyor"https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/4713586-avrupa-bas%C4%B1n%C4%B1-t%C3%BCrkiye-yunanistan-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmesini-yazd%C4%B1-erdo%C4%9Fan-yeni-sayfa-a%C3%A7mak
Avrupa basını, Türkiye-Yunanistan görüşmesini yazdı: "Erdoğan yeni sayfa açmak istiyor"
Analizlerde, Erdoğan'ın ikili ilişkilerdeki tartışmalı konularda daha ılmlı tavır sergileyeceği değerlendirmesi yapıldı (Reuters)
Avrupa basını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'le yapacağı görüşmeyi yakından takip ediyor.
Erdoğan ve Miçotakis, Türk-Yunan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) toplantısı kapsamında bugün bir araya gelerek, ikili ilişkilerde izlenecek yol haritasını değerlendirecek. Yunanistan'ın başkenti Atina'da 12.15'te gerçekleştirilecek toplantıda Erdoğan, Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu'yla da görüşecek.
AFP: "Erdoğan yeni sayfa açmak istiyor"
Fransız haber ajansı AFP, Erdoğan'ın ziyaretinde karşılıklı ilişkilerde "yeni bir sayfa açmayı amaçladığını" yazdı.
Ajansın analizinde, Erdoğan'ın seçim kampanyasının parçası olarak Yunanistan'a karşı "kışkırtıcı söylemler kullandığı" yorumu yapılırken, ilişkilerdeki tansiyonun 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Yunanistan'ın Türkiye'ye arama kurtarma ekibi göndermesiyle yumuşadığı ifade edildi.
Erdoğan, Yunanistan'ın geçen yıl Rus yapımı S-300 füzeleriyle Türk ordusuna ait F-16'lara radar kilidi atmasıyla başlayan gerginliğin ardından Atina yönetimine seslenerek, "Bir gece ansızın gelebiliriz" demişti. Miçotakis ise bu sözleri "kabul edilemez" diye nitelemişti.
Öte yandan Erdoğan, Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini'ye dün verdiği röportajda, tepki toplayan sözlerinin "Batı medyası tarafından çarpıtıldığını" savunmuştu. Cumhurbaşkanı, söyleşisinde Atina yönetimiyle her alanda işbirliğini geliştirmek istediğini de ifade etmişti.
AFP'nin analizinde, Erdoğan'ın bu tutumunun görüşmelere olumlu yansıyacağı belirtilirken, Miçotakis'in de Ankara yönetimiyle gerginliği azaltmayı amaçladığına işaret edildi.
Ayrıca Avrupa Birliği'yle (AB) 2016'da imzalanan göçmen anlaşmasının ardından "Ankara'nın göç meselesinde bir siper görevi gördüğüne" dikkat çekilerek, Miçotakis'in sözleşmeyi güncellemek isteyeceği de ifade edildi.
Guardian: "Ankara, Brüksel ve Washington'la da istikrar arayacak"
Birleşik Krallık'ın tanınmış gazetelerinden Guardian'ın haberinde, Erdoğan'ın görüşmelerde "kazan-kazan" mantığıyla hareket edeceği yazıldı.
Helena Smith'in kaleme aldığı analizde Erdoğan için "Ne yapacağı kestirilemeyen lider kavgacılığı bir kenara bırakacak" ifadeleri kullanıldı.
Haberde, Türkiye'nin Yunanistan'la ilişkileri geliştirmesinin "AB ve diğer Batılı müttefikleriyle bağlarını onarmasında da kilit rol oynayacağına" dikkat çekildi.
ABD merkezli düşünce kuruluşu Alman Marshall Vakfı Başkan Yardımcısı Ian Lesser, görüşmede atılacak olumlu adımların iki ülke için de faydalı olacağına işaret ederek, Türkiye'nin "Yunanistan üzerinden Washington ve Brüksel'le ilişkileri istikrara kavuşturmayı ve Ege'de gerginliği azaltmayı istediğini" söyledi.
Öte yandan Lesser, bunun iki ülke arasındaki ilişkilerde ne kadar kalıcı olacağının henüz öngörülemediğini belirtti.
Kathimerini: "Miçotakis ve Erdoğan açık kartlarla buluşacak"
Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, Miçotakis ve Erdoğan'ın "açık kartlarla buluşacağını" yazdı.
Vassilis Nedos'un kaleme aldığı analizde, iki liderin görüşmesinin 2024'te Türkiye-Yunanistan ilişkileri için de belirleyici olacağı ifade edildi.
Haberde, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sorunlarına ek olarak Türk heyetin, Ege'deki adaların askerden arındırılması konusunu gündeme getirebileceği belirtildi. Buna karşın Atina yönetiminin adalarla ilgili pozisyonunu korumasının beklendiği yazıldı.
Ayrıca Dışişleri Bakan Yardımcısı Burak Akçapar'ın Yunan mevkidaşı Aleksandra Papadopulu'yla görüşmesinde de ileriye dönük ilişkilerde olumlu adımlar atılabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Türkiye, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı
Husi terör örgütünün Suudi Arabistan’daki kentlerde sivil yerleşimlere yönelik saldırılarının oluşturduğu hasar (Şarku’l Avsat)
Türkiye Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan’ın Abha, Hamis Muşayt, Cizan ve Necran kentlerindeki sivil ve ekonomik hedeflere yönelik saldırılarını en güçlü ifadelerle kınadı. Saldırılarda kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu çok sayıda sivilin yaralandığı belirtildi. Ankara ayrıca Husilerin Kızıldeniz’de ticari gemileri hedef almaya devam etmesini ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği, emniyeti ve seyrüsefer özgürlüğünü tehdit etmesini kınadı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, “Suudi Arabistan’ı hedef alan, sivillerin can ve mal güvenliğini hiçe sayan ve bölgedeki gerilimi artıran Husi saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, “Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğimizi yineliyoruz” denildi.
Bakanlık ayrıca saldırıların, Yemen’deki çatışmayı kalıcı bir siyasi çözüm yoluyla sona erdirmeyi amaçlayan diplomatik çabalara da zarar verdiğini vurguladı.
Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5316455-ankara-suudi-arabistan-ile-ekonomik-ili%C5%9Fkileri-%E2%80%98daha-y%C3%BCksek-seviyelere%E2%80%99
Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkileri, ticaret hacmi ve geleneksel yatırım alışverişindeki büyümenin ötesine geçerek yenilenebilir enerji ve savunma sanayisinden turizm ve lojistik hizmetlerine kadar uzanan sektörlerde sermaye, uzmanlık ve teknolojinin bir araya geldiği uzun vadeli sanayi ve yatırım ortaklıklarının kurulacağı yeni bir aşamaya giriyor.
Bu dönüşüm, Suudi yatırımcıların fonlar ile birleşme ve satın alma işlemleri aracılığıyla Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisiyle öne çıkarken, Türk şirketleri de Suudi Arabistan’daki varlıklarını genişletmeye ve ülkenin Vizyon 2030 hedefleri ile büyük projelerinin sunduğu fırsatlardan yararlanmaya çalışıyor. Enerji ve savunma, iş birliğinin genişletilmesi açısından öne çıkan alanlar olurken, iki ülke ortak yatırım, teknoloji transferi ve sanayinin yerlileştirilmesine dayalı bir ekonomik ilişkiler modeli oluşturma yolunda ilerliyor. Bu durum, Suudi Arabistan-Türkiye ortaklığına ticaretteki dalgalanmalara daha az bağlı, daha sürdürülebilir bir boyut kazandırıyor.
Bu çerçevede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, son yıllarda Türkiye’deki Suudi yatırımlarında dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Dağlıoğlu, yatırımcıların birleşme ve satın alma işlemleri ile Türk şirketlerinde hisse alımına ve fonlar üzerinden yatırım yapmaya ilgisinin arttığını, bunun yanı sıra Suudi sermayesinin bankacılık ve finansal hizmetler, imalat sanayisi, gayrimenkul ve aile şirketleri gibi sektörlerdeki varlığını sürdürdüğünü söyledi.
Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından İstanbul’da düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi kapsamında gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Türk şirketlerinin de Suudi Arabistan pazarındaki varlıklarını genişlettiğini ifade etti. Türk şirketlerinin, Vizyon 2030 ile Krallık’ta yürütülen büyük projelerin sunduğu fırsatlardan özellikle imalat, hizmetler, sağlık, hastaneler ve lojistik sektörlerinde yararlandığını kaydetti.
Daha fazla güven
Son yıllarda Riyad ile Ankara arasındaki ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmelerin iki ülkeden yatırımcılara daha fazla güven verdiğini ve ticaret ile yatırımların yükseliş eğilimine girmesine katkı sağladığını belirten Dağlıoğlu, iki ülke arasındaki ilişkilerin şirketlerin pazarlara giriş ve uzun vadeli yatırım kararlarında önemli bir gösterge oluşturduğunu ifade etti.
Dağlıoğlu, Türkiye’deki Suudi yatırımlarının gerçek hacminin resmi verilerde görülenden daha yüksek olabileceğine dikkat çekti. Bazı yatırımların uluslararası finans merkezlerinde kayıtlı fonlar ve şirketler üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle bunların her zaman doğrudan Suudi sermaye akışı olarak kaydedilmediğini belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu (Şarku’l Avsat)
Dağlıoğlu, bu durumun Suudi yatırımcıların kullandığı araçların geliştiğini gösterdiğini belirterek, yatırımcıların şirketlerden hisse satın almak veya birleşme ve satın alma işlemlerini finanse etmek için fonlara ve uluslararası yatırım yapılarına daha fazla başvurmaya başladığını söyledi.
Yenilenebilir enerji
Dağlıoğlu, Suudi Arabistan merkezli Acwa Power şirketinin Türkiye’deki yenilenebilir enerji projelerine dahil olmasını, iki ülke arasındaki yatırım ilişkilerinin yönünü gösteren önemli bir örnek olarak değerlendirdi. Bu alandaki iş birliğinin geniş fırsatlar barındırdığını belirten Dağlıoğlu, Türkiye’nin temiz enerji kapasitesini artırmaya ihtiyaç duyduğunu, Suudi şirketlerin ise büyük ölçekli projelerin geliştirilmesi, finansmanı ve işletilmesi konusunda ileri düzeyde deneyime sahip olduğunu ifade etti.
Dağlıoğlu, büyük kapasiteli yenilenebilir enerji üretim projelerini kapsayan yatırım taahhütlerinin bulunduğuna işaret ederek, Türkiye’nin Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapacağı dönemde, önümüzdeki süreçte bu alanda ilave adımların açıklanmasını beklediğini söyledi.
Enerji sektörünün iki ülke arasındaki ortaklığın başlıca eksenlerinden birine dönüşebileceğini belirten Dağlıoğlu, Suudi Arabistan’ın yenilenebilir enerji alanındaki uluslararası yatırımlarını genişletme yönündeki yaklaşımına ve Türkiye’nin enerji karmasında temiz kaynakların payını artırma hedeflerine dikkat çekti.
Savunma iş birliği
Öte yandan SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki savunma iş birliğinin artık yalnızca ürün satışı veya ihracat anlaşmalarıyla sınırlı kalmadığını, teknoloji transferi, sanayinin yerlileştirilmesi ve ortak üretim kapasitelerinin geliştirilmesini kapsayan stratejik bir ortaklığa doğru ilerlediğini söyledi.
Tütüncü, Suudi Arabistan’ın savunma sanayisini yerlileştirme hedeflerinin, Türkiye’nin son yıllarda oluşturduğu sanayi ve teknoloji kapasitesiyle örtüştüğünü, bunun da iki tarafın şirket ve kurumları arasında daha geniş kapsamlı bir iş birliğinin önünü açtığını belirtti.
Suudi Arabistan’ın yalnızca savunma ekipmanları ve sistemleri satın almayı hedeflemediğini ifade eden Tütüncü, ülkenin askeri sanayide yerli içeriğin payını artırma hedefleri doğrultusunda teknik bilgiye, üretim, geliştirme ve bakım kapasitesine sahip olmayı amaçladığını kaydetti.
Tütüncü, “Türk şirketleri Suudi Arabistan pazarını yalnızca ürün ihraç edilecek bir pazar olarak değil, uzun vadeli stratejik bir ortak olarak görüyor” diyerek, gelecekteki iş birliğinin ortak üretim, teknoloji transferi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve yerel tedarik zincirlerinin oluşturulmasını kapsayabileceğini vurguladı.
İki ülke arasındaki savunma ilişkisini, Suudi Arabistan’ın finansman ve yatırım imkanları ile Türkiye’nin teknik ve sanayi tecrübesinden yararlanan bir ‘sanayi entegrasyonu’ olarak nitelendiren Tütüncü, bu modelin havacılık, insansız sistemler, elektronik ve ileri teknolojiler gibi alanlara da yayılabileceğini ifade etti.
İki ülke arasındaki insansız hava aracı (İHA) anlaşmalarının savunma iş birliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Tütüncü, bunun iş birliğinin sonu değil, Suudi Arabistan’da sanayi ve üretim kapasitelerinin geliştirilmesini de kapsayabilecek daha geniş bir dönemin başlangıcı olduğunu söyledi.
Turizm ve mevsimsel entegrasyon
Turizm sektöründe ise Dağlıoğlu, iki ülkenin mevsimsel entegrasyona dayalı bir model oluşturma fırsatına sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin yaz aylarında çok sayıda Suudi turisti ağırladığını ifade eden Dağlıoğlu, Türk şirket ve turizm işletmecilerinin ise Suudi Arabistan’daki kış turizm sezonundan ve Krallık’ta hayata geçirilen yeni turizm ve eğlence projelerinden yararlanabileceğini söyledi.
SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü (Şarku’l Avsat)
Türk konaklama, işletmecilik ve turizm hizmetleri şirketlerinin Türkiye’de talebin düştüğü dönemlerde deneyim ve personellerini Suudi Arabistan pazarına taşıyabileceğini belirten Dağlıoğlu, bunun Suudi Arabistan’daki projelerin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlayacağını ve Türk şirketleri için yeni fırsatlar oluşturacağını kaydetti.
Dağlıoğlu, Riyad ile Ankara arasındaki iş birliğinin yalnızca hükümetler ve büyük şirketlerle sınırlı olmadığını, yatırımcıların, girişimcilerin ve küçük ve orta ölçekli şirketlerin de birbirleriyle bağlantı kurmasını ve iki ülke pazarlarına girişlerinin kolaylaştırılmasını kapsadığını vurguladı.
Daha fazla büyüme
İki Türk yetkili, önümüzdeki dönemde karşılıklı yatırımlarda daha yüksek bir büyüme yaşanmasının beklendiğini belirtti. Bu büyümenin, ilişkilerdeki iyileşme, Suudi Arabistan’daki projelerin kapsamının genişlemesi, Suudi yatırımcıların Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisi ve Ankara’nın sanayi, enerji ve teknoloji sektörlerini destekleyecek nitelikli yatırımları çekme hedefiyle desteklenmesi bekleniyor.
Bu süreç, Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinin ticari ivmenin yeniden kazanıldığı bir aşamadan, ortak yatırım, teknoloji transferi ve kapasite entegrasyonuna dayanan daha derin ekonomik ve sanayi çıkarların oluşturulduğu bir döneme geçtiğini gösteriyor. Böylece iki ülke arasındaki ilişkiler, geleneksel ticaretteki dalgalanmaların ötesine geçen, uzun vadeli bir nitelik kazanıyor.
Davutoğlu, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla ifade verdihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5315854-davuto%C4%9Flu-%E2%80%9Ccumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%E2%80%99na-hakaret%E2%80%9D-su%C3%A7lamas%C4%B1yla-ifade-verdi
Türkiye Eski Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 2021 yılına ait eleştirileri nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret suçlamasıyla ifade verdi. (Davutoğlu’nun X hesabı)
Davutoğlu, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla ifade verdi
Türkiye Eski Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 2021 yılına ait eleştirileri nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret suçlamasıyla ifade verdi. (Davutoğlu’nun X hesabı)
Türkiye Eski Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği suçlamasıyla hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ifade verdi.
Davutoğlu, yaklaşık bir saat süren ifadesinin ardından yaptığı kısa açıklamada, “Bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilktir. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan, yalnızca görüşünü ifade ettiği ve eleştirilerde bulunduğu için şüpheli sıfatıyla savcılığa çağrılıyor” ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, gazetecilerin sorularını “Türkiye’nin itibarını korumak” gerekçesiyle yanıtlamadı. “Yargıya saygı duyuyorum; bu nedenle benden istenen ifadeyi verdim” diye konuştu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, geçen perşembe günü Davutoğlu hakkında, 2021 yılına ait ve sosyal medya platformlarında yayımlanan bir video nedeniyle soruşturma başlatmıştı. Davutoğlu, videoda Erdoğan’ın adını doğrudan anmadan Cumhurbaşkanı’nı eleştirmişti.
“Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçunun cezası 1 yıldan 4 yıla kadar hapis. Suçun alenen işlenmesi halinde ise ceza altıda bir oranında artırılıyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة