Yerel seçimde en uzun oy pusulası 97 santimetre, en kısa oy pusulası 4,5 santimetre olacak

AK Parti'nin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Recep Özel, 31 Mart'ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde, en uzun oy pusulasının 97 santimetre , en kısa pusulanın ise 4,5 santimetre uzunluğunda olacağını söyledi.

AA
AA
TT

Yerel seçimde en uzun oy pusulası 97 santimetre, en kısa oy pusulası 4,5 santimetre olacak

AA
AA

Özel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 31 Mart'taki seçime 34 siyasi partinin katılacağını, bağımsız adayların da bulunması nedeniyle bazı yerlerde oy pusulalarının büyük olduğuna dikkati çekti.

Bunlardan en uzun olanının, 22 siyasi partinin ve 27 bağımsız adayın yarışacağı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için basılan oy pusulası olduğunu ifade eden Özel, bu pusulanın 97 santimetreyi bulduğunu bildirdi.

İstanbul'da kullanılacak oy pusulasının yeniden dizayn edildiğini belirten Özel, bu pusulada bağımsız adayların siyasi partilerin bitiminden sonra yer almadığını ve altına konulduğunu söyledi. Recep Özel, şöyle devam etti:

"Burada 27 tane bağımsız aday olduğu için yan tarafında yerleştirme imkanı olsa oy pusulasının uzunluğu 97 santimetre değil, 1,5 metreyi aşacağı için alta getirildi. 2019 seçimlerinde de bağımsız aday ve katılan siyasi parti sayısı fazlaydı, orada da altta yer aldı ama orada mevcut siyasi partinin hemen altında yer almıştı. Arada bir ayrım olmamıştı. Siyasi partinin oylarının alttaki bağımsız adaya verildiği de gözlemlenmişti. Seçmen alta basmış 'ya ben partiye basacaktım' diyerek üste de basmış. Geçersiz oyların en fazla olduğu seçim 2019 seçimi.

Onun için bu seçimde İstanbul oy pusulasının yeniden dizayn edilmesi için kurulda temsilcisi olan bütün siyasi partilere müracaat ettik. Kurulda kalın çizgilerle bağımsız adayların üzerinde 'bağımsız adaylar' yazan şekilde çok daha ayrıştırıcı, belirgin bir pusula düzenlendi. Bağımsız adayların altta yer aldığı tek pusula bu. Diğer bütün seçim yerlerinde siyasi partilerin devamında."

Recep Özel, en kısa oy pusulanın da tek siyasi partinin seçime katıldığı Şırnak'ın Uludere İlçesi Hilal Beldesi için basılan 4,5 santimetre uzunluğundaki pusula olduğunu belirtti.

Büyükşehir ve illerde seçmenin kullanacağı pusula sayısına ilişkin bilgi veren Özel, şunları söyledi:

"Büyükşehirlerde oy pusulasının yanında ilçe belediye ve ilçe belediye meclis üyesi oy pusulaları seçmene verilecek, muhtarlık için de. Dört ayrı pusulaya oyunu kullanıp zarfa koyup sandığa atacak. Diğer 51 şehirde de ilçe, il veya belde belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtar pusulası kullanacak. Sadece 51 şehrin köylerinde sadece il genel meclisi ve muhtar oy pusulasını zarfa koyup oyunu kullanmış olacak."

Oy pusulalarının zarfa sığacağını ifade eden Özel, "İlçe belediye ve meclis üyelerinin pusulası bu kadar büyük değil. Çok rahat bir şekilde verilen zarflara sığar, bunlar simule edilmiştir. Bir problem yok." dedi.



Fidan: İran’ın Körfez’e saldırısı çok yanlış bir strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: İran’ın Körfez’e saldırısı çok yanlış bir strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün (Salı) yaptığı açıklamada, İran’ın ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık Körfez ülkelerine saldırmasını “son derece yanlış bir strateji” olarak nitelendirdiğini ve bunun bölgedeki istikrarsızlığı artırdığını söyledi.

TRT Haber Özel Yayın'ında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Fidan, “İran’ın bu bölgeleri rastgele bombalaması çok yanlış bir strateji” dedi. Fidan Tahran’ın stratejisini “Ben batarsam, bölgeyi de batırırım” olarak tanımladı.

Bakan Fidan, İran saldırılarına maruz kalan ülkelerin bu saldırılar devam ettiği sürece sessiz kalamayabileceğine ve çatışmanın kapsamının genişlemesinin endişe verici bir durum olduğuna dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı, İran’da rejim değişikliğinin “bölge için tehlikeler” oluşturabileceğini belirtti. Fidan, yeni İran liderliğinin seçilip göreve gelmesi halinde, ABD ve İsrail ile savaşın sona erdirilmesi için bir fırsat sunabileceğini söyledi. Herhangi bir uzlaşmanın, savaşın uzamasından daha iyi olacağını vurgulayan Fidan, yeni İran liderliğinin çatışmayı sonlandırma yönünde “irade” göstermesini umut etti.


Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
TT

Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)

Türkiye'de tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, "demokratik bütünleşme" olarak adlandırdığı "barış sürecinin" yeni bir aşamasının başladığını duyurdu.

Öcalan, İmralı Cezaevi'nde, Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi (HADEP) heyetiyle yaptığı görüşmede, sürecin ikinci aşamasına aktif olarak katılma arzusunu dile getirdi.

Bu durum, PKK’nin feshedilmesi için yasal çerçeveyi geliştirmekle görevli parlamento komitesinin, süreçle ilgili öneri ve tavsiyeleri içeren bir taslak raporu görüşmek ve oylamak üzere bugün, bir oturum düzenlemesiyle eş zamanlı olarak geliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre öneriler, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını ve anadil hakları ile eşit vatandaşlık gibi temel konuları dışarıda bırakıyor, bunun yerine "temel hakların" tanımlanması çerçevesinde mevcut düzenlemelerde iyileştirmeler içeriyor.


Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran’ın bir nükleer anlaşmaya varmak için uzlaşmaya hazır göründüğünü belirterek, görüşmelerin kapsamının Tahran’ın balistik füze programını içerecek şekilde genişletilmesinin yalnızca “başka bir savaşa” yol açacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times gazetesine aktardığı röportajda Fidan, “Amerikalıların İran’ın uranyum zenginleştirmesine açık ve net sınırlar içinde müsamaha göstermeye hazır olması olumlu” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, “İranlılar artık Amerikalılarla bir anlaşmaya varmaları gerektiğini biliyor. Amerikalılar da İranlıların belirli sınırları olduğunu biliyor. Onları zorlamaya çalışmanın bir anlamı yok” dedi.

Washington, İran’dan saflık oranı yüzde 60’a ulaşan zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini talep ediyor. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin mali yaptırımların kaldırılmasını talep etmeyi ve zenginleştirme dâhil olmak üzere “nükleer haklarında” ısrarcı olmayı sürdüreceğini söyledi.

Fidan, Financial Times’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın “gerçekten gerçek bir anlaşma yapmak istediğine” inandığını ve 2015’te ABD ve diğer ülkelerle imzalanan anlaşmada olduğu gibi zenginleştirme seviyelerine sınırlamalar ve sıkı bir denetim mekanizmasını kabul edebileceğini belirtti.

ABD’li ve İranlı diplomatlar, geçen hafta Umman’ın arabuluculuğunda Maskat’ta bir araya gelerek diplomatik çabaları yeniden canlandırma amacıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede bir filo konuşlandırmasının ardından yeni bir askeri harekât ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde yapıldı.

Trump salı günü yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran’ın müzakerelere yeniden başlamaya hazırlandığı bir süreçte Ortadoğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderme seçeneğini değerlendirdiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray ise mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine yanıt vermedi.