Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum: Erdoğan son kez aday olacak seçim 16 Nisan 2028'de olabilir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Nisan 2028'de yapılacak seçimlerde yeni bir dönem için aday olacak (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Nisan 2028'de yapılacak seçimlerde yeni bir dönem için aday olacak (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum: Erdoğan son kez aday olacak seçim 16 Nisan 2028'de olabilir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Nisan 2028'de yapılacak seçimlerde yeni bir dönem için aday olacak (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Nisan 2028'de yapılacak seçimlerde yeni bir dönem için aday olacak (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 16 Nisan 2028’de yapılabileceğini söyledi

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve Cumhurbaşkanı'nın başdanışmanı Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olacağını ve cumhurbaşkanlığı ile milletvekili seçimlerinin normal takvimi olan 7 Mayıs 2028 olan tarihinin aynı yılın 16 Nisan'ına çekilebileceğini ifade etti.

Türkiye Basın Federasyonu'nca düzenlenen Anadolu Sohbetleri programında gündeme dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı'nın başdanışmanı Mehmet Uçum,  “Mecliste 600 milletvekilinin 360'ının, yani milletvekillerinin beşte üç çoğunluğunun seçimlerin yenilenmesi yönünde karar vermesi halinde seçimler 16 Nisan 2028'de yapılabilir” dedi.

 Yeni dönem için adaylık

Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2018'de uygulanmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kapsamında son kez cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılacağını söyledi.

Uçum'un açıklaması, “erken seçim” yapılmasından ziyade “seçimlerin yenilenmesine” işaret ediyor. Buna göre Erdoğan, cumhurbaşkanı ve Meclisin beş yıllık görev süresi dolmadan önce, 360 milletvekilinin imzasıyla seçimlerin yenilenmesini talep edebiliyor.

dfgthy
Erdoğan’ın başdanışmanı ve Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum (X hesabı)

Seçimlerin yenilenmesi, Erdoğan'ın anayasal olarak iki dönemle sınırlı olan cumhurbaşkanlığı adaylığı hakkını tüketmesi nedeniyle yeniden aday olabilmesinin iki yolundan biri olarak değerlendiriliyor. Diğer yol ise anayasa değişikliği yapılması veya yeni bir anayasa hazırlanması ve bunun Mecliste üçte iki çoğunlukla, yani 600 milletvekilinden 400'ünün oyuyla kabul edilmesi ya da halkoyuna sunulması.

Ancak Cumhur İttifakı'nı oluşturan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) bu çoğunluğa sahip olmaması ve iktidar partisinin kamuoyu yoklamalarında gerileyen desteği dikkate alındığında, yeni anayasa değişikliklerinin halk tarafından kabul edilmemesine ilişkin ihtimallerin de bulunduğu belirtiliyor.

Uçum, daha önce 25 Haziran'da X hesabından yayımladığı açıklamada da seçim tarihini 16 Nisan 2028 olarak işaret etmiş ve “erken seçim” ifadesinin kullanılmasına karşı çıkarak “seçimlerin yenilenmesi” senaryosundan söz etmişti.

frgthy
Erdoğan, 14 Eylül'de Türkiye'nin kuzeyindeki Samsun'da gençlerle bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu tarih, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş için yapılan anayasa referandumunun gerçekleştirildiği tarih olması nedeniyle sembolik önem taşıyor. Söz konusu sistem, 2018'de yapılan erken seçimlerin ardından uygulanmaya başlanmış ve Erdoğan seçimi kazanmıştı.

Gerçekte Erdoğan üç cumhurbaşkanlığı dönemi geçirdi. Bunlardan ilki 2014'te, parlamenter sistem döneminde başladı. O dönemde cumhurbaşkanlarının tek bir yedi yıllık dönem için seçilmesi ve siyasi partileriyle ilişkilerini kesmeleri öngörülüyordu.

Erdoğan, anayasa değişikliği ve 2018'de seçimlerin yapılması nedeniyle bu dönemi tamamlamadı. Böylece 2018 ve 2023'te olmak üzere iki dönem için aday olma hakkı elde etti. Eğer 360 milletvekilinin onayıyla seçimlerin yenilenmesine karar verilirse bu, Erdoğan'ın Mayıs 2028'e kadar sürmesi öngörülen mevcut ikinci dönemini tamamlamamış olması anlamına gelecek ve yeni bir dönem için adaylığının önünü açacak.

En uygun senaryo

Gözlemciler, seçimlerin normal tarihinden üç hafta önce yapılmasını öngören “seçimlerin yenilenmesi” senaryosunun, Erdoğan'ın mevcut görev süresinin uzun bir bölümünün kaybedilmesini önlemek amacıyla seçildiğini belirtiyor.

Bu değerlendirmelere göre Erdoğan, kabul edilmeme endişesi veya yeniden aday olmasına imkân verecek kadar zaman kalmaması nedeniyle yeni anayasanın gündeme getirilmesini ertelemeyi tercih etti.

Cumhur İttifakı'nın 360 milletvekiline sahip olmamasına rağmen muhalefet ve bazı gözlemciler, PKK'nın feshedilmesi ve silah bırakmasını öngören “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin çerçeve yasanın kabul edilmesi sırasında ortaya çıkan siyasi ivmeye güvenildiğini belirtiyor.

gthyjukı
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanı'nın talebi üzerine 360 milletvekilinin onay vermesi şartıyla seçimleri yenileyebilir (TBMM'nin X hesabı)

Bu kapsamda, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nden (DEM Parti) ya da muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP), yaşanan bölünmenin ardından destek verecek milletvekillerinin çıkabileceği ifade ediliyor. CHP'de eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla geçici olarak yeniden genel başkanlık görevine dönmesi ve partide 44 milletvekilinin Özgür Özel'in CHP'den geçici olarak uzaklaştırılmasının ardından kurduğu “yeni partiye” geçmemiş olması da bu senaryonun unsurları arasında gösteriliyor.

Yoğun mesaj trafiği

Son günlerde seçimlerin öne çekilmesi ve Erdoğan'ın yeniden adaylığına işaret eden mesajlar artarken, bunun “erken seçim” olarak nitelendirilmemesine özellikle dikkat çekiliyor.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Cumhurbaşkanımızın siyasi tarzını bilenler için, bir sonraki seçime hazırlandığımızı söylediğinde bunun erken seçimle hiçbir ilgisi olmadığı açıktır” dedi.

6yjı7
Erdoğan, 14 Ağustos'ta AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü kutlamalarında konuşurken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, 14 Ağustos'ta AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada bir sonraki seçimlerde aday olmaya hazır olduğunu ortaya koydu. Erdoğan, partisinin 2071 yılına kadar uzanan gelecek planları hazırladığını söyledi.

72 yaşındaki Erdoğan, siyasi hayatında 50 yılı geride bıraktığını belirterek, “Hayatta olduğum sürece Türkiye'ye hizmet etmeyi sürdüreceğim” dedi. Erdoğan şöyle konuştu:

“Ben Tayyip Erdoğan'ım. Siyasette 50 yılı tamamladım. Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar Türkiye'ye hizmet etmek için mücadele edeceğim. Aziz milletimin duası ve desteğiyle bu ülke için sevgiyle çalışmayı sürdüreceğim. Bu bedende ruh olduğu müddetçe bu sevda sönmeyecek.”

dfgthy
Bahçeli, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanlığına aday olması konusunda ısrarcı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan'ın en yakın müttefiki olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de çarşamba günü yaptığı açıklamada yeniden adaylık konusuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Cumhurbaşkanı üç adımın ikisini tamamladı. 2018 ve 2023 seçimlerini kazanmasının ardından önünde sadece üçüncü ve son aşamayı tamamlamak kaldı. İnşallah üçüncü zaferi de tamamlanacaktır.”



Mithat Sancar: Öcalan İmralı'da yapılan yeni yere geçti

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
TT

Mithat Sancar: Öcalan İmralı'da yapılan yeni yere geçti

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bir fotoğrafı (AFP)

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı'da kendisi için hazırlanan yeni bir yere geçtiğini açıkladı. Sancar, bu gelişmenin yürütülen sürecin hızlandırılmasını gerektirdiğini savundu. Marmara Denizi’nin güneyinde, İstanbul kıyılarına yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan adadaki yeni yerleşke, Öcalan’ın yaşam ve çalışma koşullarında değişikliğe gidildiğini ortaya koydu.

Bu adım, hükümetin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı, Öcalan ve Kürt tarafının ise “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımladığı süreci ilerletme konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Ancak TBMM’nin 10 Ağustos’ta sürece ilişkin “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu”nu, diğer adıyla çerçeve yasayı kabul etmesinden bu yana yeni adımlar atılmaması ve sürecin durgunluğa girmesi eleştirilere neden oluyor.

Barış sürecinde durgunluk

DEM Parti Milletvekili ve Öcalan ile devlet kurumları ve siyasi partiler arasındaki temasları yürütmek üzere partisi tarafından oluşturulan İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, Öcalan’ın İmralı Cezaevi yerleşkesinde kendisi için hazırlanan yeni bir konuta taşındığını söyledi.

cd
İmralı Heyeti üyesi ve DEM Parti Milletvekili Mithat Sancar (X hesabından)

Sancar, PKK’ya yakınlığıyla bilinen Medya Haber kanalına verdiği ve pazar günü Türk medyasında yayımlanan röportajında, Öcalan’ın heyetleri kabul edebilmesi, resmî görüşmelerini gerçekleştirebilmesi ve siyasi mesajlarını iletebilmesi amacıyla tasarlanan yeni binaya geçmeyi kabul ettiğini belirtti. Sancar, ihtiyaç duyulması halinde Öcalan’ın gazetecilerle de görüşebileceğini ifade etti.

Sürecin iki aydan uzun süredir durgun olduğunu belirten Sancar, şu değerlendirmede bulundu:

“Daha önce belirli tarihler vermiştim ancak bunlar hayata geçirilmedi. Kürt hareketinin (PKK) attığı adımların ardından Öcalan ile birlikte çalışacak Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu’nun İmralı’ya gitmesi ve sürecin koordinasyonunu kendisiyle birlikte ele alması gerekiyor.”

cdgbh
Öcalan’ın 1990 yılında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasının ardından yaklaşık 27 yıldır tutulduğu İmralı Cezaevi (Türk medyası)

Türkiye’de barış sürecinin, Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te PKK’ya yaptığı örgütü feshetme, silah bırakma ve demokratik, hukuki çerçevede siyasi faaliyetlere yönelme çağrısıyla başlamasının ardından Öcalan’ın serbest bırakılması yönündeki talepler de giderek arttı.

Ancak kendisine atfedilen açıklamalara göre Öcalan, İmralı Adası’ndan ayrılmak istemedi. Bunun yerine adadaki koşullarının iyileştirilmesini ve barış süreci ile demokratik dönüşüme ilişkin görüşlerini aktarabilmek amacıyla gazeteciler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileriyle görüşme imkânı sağlanmasını talep etti.

Konut mu, villa mı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın Abdullah Öcalan için İmralı Adası’nda yeni bir konut hazırlandığı yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmede bulunmuştu. Gazeteci Ceyhun Bozkurt’a konuşan Bahçeli, Alçı’nın aktardığı bilgiler üzerinden “villa” yorumları yapıldığını belirterek, söz konusu yapının villa olmadığını söyledi. Bahçeli, “Villa diye bir şey yok. 250 metrekarelik bir konut yapıldı. Zaten bu konut cezaevi yerleşkesi içerisindedir” dedi.

ghyju
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli (Partinin X hesabından)

Öcalan’ın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki İzleme, Gözetim ve Koordinasyon Kurulu bünyesinde oluşturulması planlanan “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu”nun kurulmasını beklediği belirtilmişti. Kurul, ilk toplantısını 24 Ağustos’ta gerçekleştirmişti.

Çerçeve yasanın uygulanmasını denetlemek amacıyla oluşturulan İzleme, Gözetim ve Koordinasyon Kurulu, dört komisyon kurulmasına karar vermişti. Bunlar “Adli ve Hukuki Koordinasyon”, “İzleme ve Gözetim”, “Toplumsal Uzlaşı ve Bütünleşme” ile “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon” komisyonları olarak sıralanmıştı.

dfrgthy
PKK’nın silahsızlandırılması sürecini izlemekle görevli “İzleme, Gözetim ve Entegrasyon Koordinasyon Kurulu”, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında 24 Ağustos’ta toplandı (Yılmaz’ın X hesabından)

Ayrıca TBMM bünyesinde, başlıca siyasi partilerin temsil edileceği bir denetim komisyonunun kurulması da bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise yaptığı açıklamada Öcalan’ın “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Komisyonu”nda yer alacağını bildirmişti.

Hükümete yönelik eleştiriler

Hükümet, PKK mensuplarının silah bırakmasının tamamen doğrulanmasını, binlerce örgüt mensubunun Türkiye’ye dönerek topluma yeniden entegre edilmesine imkân sağlayacak çerçeve yasanın uygulanması için ön koşul olarak görüyor.

PKK, ekim ayında yaptığı açıklamada Türkiye’deki tüm silahlı unsurlarını geri çektiğini, Türkiye sınırına yakın bölgelerdeki sığınaklarını silahlı unsurlardan ve silahlardan arındırdığını duyurmuştu. Örgüt, istenmeyen olayların yaşanması ihtimalini ortadan kaldırmak amacıyla bu adımları attığını belirtmişti.

Yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunan PKK, hükümetin de barış sürecinde harekete geçmesi, Öcalan’ın statüsünün değiştirilmesi ve sürecin yönetiminde kendisine gerekli rolün verilmesi gerektiğini ifade etmişti.

sf
PKK yöneticilerinden Besê Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye kentinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde (Reuters)

Mithat Sancar ise sürecin yalnızca tek tarafın, yani Kürt tarafının beklenti ve talepleri üzerinden ilerleyemeyeceğini belirterek, temel sorunun çözümüne yönelik belirleyici adımın Öcalan tarafından atılacağını söyledi.

Öte yandan PKK’nın lider kadrosunda yer alan ve KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı görevini yürüten Besê Hozat da Türkiye hükümetinin tutumunu eleştirdi.

Hozat, PKK’nın silah bırakmasına rağmen Türkiye’nin barış süreci kapsamında somut hiçbir adım atmadığını savundu.

Sürecin Türkiye devletinin tutumu nedeniyle çıkmaza girdiğini ileri süren Hozat, parlamentoda kabul edilen demokratikleşme adımları ve hukuki reformlar hayata geçirilmediği sürece sürecin ilerleme kaydedemeyeceğini vurguladı.


Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında
TT

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında

Türkiye, cumhuriyetin ilanının 103. yılını kutluyor. Anadolu'nun işgalden kurtarılmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, TBMM'nin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i ilan etmesinin üzerinden 103 yıl geçti.

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında resmî törenler düzenlenirken, vatandaşlar da bayram coşkusunu meydanlarda, caddelerde ve çeşitli etkinliklerde paylaşıyor. Türk bayraklarıyla donatılan kentlerde Cumhuriyet’in anlam ve önemine dikkat çekiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı Anıtkabir’i ziyaret etti

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. Yılı tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet erkanı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Anıtkabir'i ziyaret etti. Misak-ı Milli Kulesi'ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Başkan Erdoğan Türkiye Yüzyılı vurgusu yaptı. Başkan Erdoğan "Milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

csdfvgbh
Fotoğraf: TCCB

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Aslanlı Yol'daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkânı yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Atatürk’ün mozolesine üzerinde ay yıldız bulunan çelengi bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Daha sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere yazdığı metni okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel deftere yazdığı metinde şu ifadelere yer verdi: “Aziz Atatürk, bugün, uğruna büyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103'üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıâlinizi, silah arkadaşlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yâd ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaştırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz.

dvfgbhn
Fotoğraf: TCCB

Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıâlinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, 'Bizi, millî davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Millî davamız bizim hayatımızdır' sözleri ışığında, millî davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun."


Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
TT

Türkiye, geçen hafta Libya’yı birleştirmeye yönelik görüşmelere ev sahipliği yaptı

Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)
Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı güçler (AFP)

Türkiye, geçen hafta Libya’nın doğusu ve batısındaki yönetimler arasında birliği sağlamak amacıyla görüşmelere ev sahipliği yaptı. Ancak görüşmelerden herhangi bir anlaşma çıkmadı.

xcdvfgbhj
Trablus’ta Abdülhamid Dibeybe hükümetine bağlı güçler arasında yer alan silahlı kişiler (AP)

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi üst düzey bir Türk yetkili, çarşamba günü AFP’ye yaptığı açıklamada, müzakerelerin henüz bir sonuç vermediğini belirtti.

Yetkili, “Görüşmeler şimdiye kadar ağırlıklı olarak iki tarafın askerî açıdan birleştirilmesine odaklandı. Siyasi birliğin sağlanması konusunun ise ilerleyen aşamada ele alınması bekleniyor” dedi.