Rus İHA’larına karşı savaş uçaklarından 16 bin kat daha ucuz küçük füzeler

Nordic Air Defence'ın yayınladığı, İHA karşıtı savunma sisteminin bilgisayar ortamında oluşturulmuş görüntüleri (Telegraph)
Nordic Air Defence'ın yayınladığı, İHA karşıtı savunma sisteminin bilgisayar ortamında oluşturulmuş görüntüleri (Telegraph)
TT

Rus İHA’larına karşı savaş uçaklarından 16 bin kat daha ucuz küçük füzeler

Nordic Air Defence'ın yayınladığı, İHA karşıtı savunma sisteminin bilgisayar ortamında oluşturulmuş görüntüleri (Telegraph)
Nordic Air Defence'ın yayınladığı, İHA karşıtı savunma sisteminin bilgisayar ortamında oluşturulmuş görüntüleri (Telegraph)

Bir savaş uçağından 16 bin kat daha ucuz olan yeni bir İsveç savunma sistemi, havaalanları üzerinde uçan Rus insansız hava araçlarını (İHA) düşürebiliyor.

Stockholm merkezli bir teknoloji şirketi olan Nordic Air Defence, havaalanları ve fabrikalar gibi kritik yerlerin üzerinde uçan İHA’ları düşürmek için ‘kinetik enerji’ kullanan düşük maliyetli bir mini füze geliştirdi.

Kruger 100 önleme füzesi, kızılötesi sensörler kullanarak düşman İHA’larını yüksek hızda takip edip düşürüyor ve bu sayede sivil alanlarda patlayıcı mermilerden daha güvenli bir şekilde kullanılabiliyor.

Nordic Air Defence CEO'su Karl Rosander, Telegraph gazetesine verdiği demeçte, “Havaalanlarına yapılan bu izinsiz girişler, kamu alanlarını İHA’lardan korumak için onları basitçe vurmaktan daha sofistike bir çözüme ihtiyaç olduğunu gösteren en iyi örnek. Sadece elektrikle çalışan küçük bir önleme füzesi geliştiriyoruz. Bu füze, herhangi bir savaş başlığı veya patlayıcı içermiyor ve yüksek hızda seyreden İHA’yı düşürüyor. Bu, polisin onu sivil ortamlarda kullanabileceği anlamına geliyor. Havaalanları üzerinde patlayıcılar fırlatmak istemiyoruz. Bu nedenle bu sistem Danimarka'da yaşananlar için ideal olacak, pahalı füzelerin fırlatılmasını önleyecek” ifadelerini kullandı.

AB'ye yönelik İHA tehdidi

Avrupa Birliği (AB) liderleri, Danimarka, Norveç ve Almanya'da bir dizi şüpheli Rus İHA’sı ihlali sonrasında havaalanlarını savunmak için acil çözümler arıyor.

Karşılaştıkları en büyük zorluk, güvenlik. Çünkü sivil alanlar üzerinde güçlü füzelerle İHA’ları düşürmek, ölüm ve yaralanma riskinin yanı sıra kritik altyapıya zarar verme riskini de beraberinde getiriyor.

Bir diğer önemli endişe ise maliyet. Çünkü Rus İHA’larının tanesi bin sterlin kadar düşük bir fiyata mal olabilirken, NATO'nun Polonya'da başarıyla uyguladığı savaş uçağı konuşlandırma taktiği, buna kıyasla aşırı pahalı.

Rusya'nın kullandığı İran İHA'ları (Reuters)Rusya'nın kullandığı İran İHA'ları (Reuters)

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte bu hafta yaptığı açıklamada, “Bin veya iki bin dolarlık İHA’ları, yarım milyon hatta bir milyon dolarlık füzelerle vurmak kabul edilemez” dedi.

Rosander tarafından tasarlanan Kruger sisteminin en büyük avantajı, tahmini maliyetinin 5 bin doları (3 bin 700 sterlin) geçmemesi. Bu maliyet, geçtiğimiz ay Polonya üzerinde uçan İHA’ları imha etmek için kullanılan F-15 ve F-35 savaş uçaklarının fiyatının çok altında.

Mobil İHA önleme çözümü

Şarku’l Avsat’ın Telegraph’tan aktardığına göre bu sistem, İHA’ların kara kuvvetleri için sürekli bir tehdit oluşturduğu Ukrayna gibi savaş bölgelerinde de faydalı olacak. Sistem, askerlerin, havadan engellemesi veya vurması giderek zorlaşan bomba yüklü İHA’ları vurmasına olanak tanıyacak.

Ukrayna'da şu anda kullanılan İHA önleme sistemleri de, onları vurarak düşüren kinetik füzeler yerine patlayıcı savaş başlıklarıyla donatılmış askeri versiyonlar.

Şirket tarafından yayınlanan görüntülerde, bomba taşıyan iki quadcopter dronun bir askeri konvoya yaklaştığı bir savaş senaryosu gösteriliyor. Kinetik füzelerle donatılmış bir araç, İHA’ları hedeflerine ulaşmadan önce durdurmak ve imha etmek için araca monte edilmiş bir sistemden mermi ateşliyor.

Almanya'da İHA görülmesi

Münih Havalimanı bu hafta, Avrupa'ya yönelik şüpheli bir Rus İHA saldırısı nedeniyle bir geceliğine kapatıldı. İHA'lar ilk olarak perşembe günü saat 22:30 civarında, ardından bir saat sonra tekrar görüldü.

O akşam 12'den fazla uçuş ertelendi veya iptal edildi. Yolcular, uçuşların yeniden başlamasına izin verilen ertesi sabaha kadar havaalanında portatif yataklarda uyumak zorunda kaldı.

Dün geç saatlerde yeni İHA ihbarları nedeniyle Münih Havalimanı bir süre kapatılmak zorunda kalındı. Bu olaydan bir gün önce, İHA'lar nedeniyle 30'dan fazla uçuş iptal edilmişti. (AFP)Dün geç saatlerde yeni İHA ihbarları nedeniyle Münih Havalimanı bir süre kapatılmak zorunda kalındı. Bu olaydan bir gün önce, İHA'lar nedeniyle 30'dan fazla uçuş iptal edilmişti. (AFP)

Geçtiğimiz hafta Almanya'nın kuzeybatısındaki Schleswig-Holstein eyaletinde, bir yakıt rafinerisinin, elektrik santralinin, hastanenin ve tersanenin etrafında uçan İHA'lar görüldü.

Bu olay, geçen hafta Danimarka ve Norveç'teki havaalanlarına, ayrıca Aalborg ve Karup'taki Danimarka askeri tesislerine yapılan İHA saldırılarının ardından yaşandı.

Küçük füzeler, AB liderlerinin değerlendirdiği tek yeni İHA önleme sistemi değil. Liderler, ‘İHA duvarı’ olarak adlandırılan bir yapının inşasını da araştırıyorlar. Telegraph’a göre bu duvar, Rusya ve onun ana bölgesel müttefiki Belarus ile Avrupa'nın doğu sınırında konuşlandırılan radarlar ve hava savunma sistemlerinden oluşacak.

AB dün, Ukrayna ve çoğunluğu Baltık ve İskandinav ülkelerinden olmak üzere 10 diğer AB üye ülkesini davet ederek, İHA duvarının nasıl inşa edileceğine ilişkin ilk resmi görüşmelerini gerçekleştirdi.

Başlangıçta, son yıllarda Kremlin'e yakınlaşan Macaristan ve Slovakya görüşmelere dahil edilmedi. Ancak, her iki ülke de daha sonra Brüksel'deki toplantıya temsilcilerini gönderdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (DPA)Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (DPA)

İHA duvarının eksiklikleri

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu hafta Kopenhag'da düzenlenen zirvede şunları söyledi: “İHA üretimimizi ve İHA karşıtı yeteneklerimizi artırmamız gerekiyor. Buna, herhangi bir dış müdahaleyi önleyebilecek ve elbette etkisiz hale getirebilecek bir Avrupa İHA karşıtı önlemler ağı kurmak da dahil.”

Ancak uzmanlar, bir İHA duvarının çok pahalı olabileceğini ve yalnızca Rusya veya Beyaz Rusya topraklarından başlatılan İHA saldırılarının kara üzerinden uçmasını engelleyebileceğini söyledi.

Bu bağlamda Rosander, sistemin mimarisini ve teknolojisini standartlaştırarak doğu kanadı genelinde etkinliğini sağlamak gerektiğini vurguladı. Rosander, “Tüm Avrupa için tek bir standart üzerinde anlaşmaya varılmalı. Bu gerçekten büyük bir zorluk. Bunu başarmak için çok katmanlı ve karmaşık bir çözüm gerekiyor. Her şeyi kontrol eden tek bir sistem üzerinde birleşmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Bu, doğu kanadındaki tüm AB ülkelerinin tam siyasi taahhüdünü de gerektiriyor. Aksi takdirde Rus İHA sürülerinin kolayca sızabileceği bir hava sahası boşluğu oluşacak.

İHA duvarının Avrupa için çözümün sadece bir parçası olmasının bir başka nedeni de, AB sınırları içinde İHA'ların fırlatılmasını önlemede işe yaramaması. Bunu göz önünde bulundurarak, bazı Avrupa ülkeleri İHA'lara karşı savunmalarını iyileştirmek için ulusal düzeyde kendi reformları üzerinde çalışıyor.



Grönland krizi: Danimarka-ABD ilişkileri nasıl gelişecek?

48 yaşındaki Mette Frederiksen, Danimarka'nın en genç başbakanı (Reuters)
48 yaşındaki Mette Frederiksen, Danimarka'nın en genç başbakanı (Reuters)
TT

Grönland krizi: Danimarka-ABD ilişkileri nasıl gelişecek?

48 yaşındaki Mette Frederiksen, Danimarka'nın en genç başbakanı (Reuters)
48 yaşındaki Mette Frederiksen, Danimarka'nın en genç başbakanı (Reuters)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD'yle ilişkilerin akıbetinin belirsiz olduğunu ifade etti. 

Frederiksen, New York Times'da (NYT) dün yayımlanan röportajında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme tehditlerinin "eski dünya düzeninin sona erdiğini gösterdiğini" söyledi. 

Berlin'deki Danimarka Büyükelçiliği'nde Amerikan gazetesinin sorularını yanıtlayan Frederiksen, ABD'yle ilişkilerin akıbetinin belirsiz olduğunu vurgulayarak "Umarım ittifakımız sürer ama ne olacağını bilmiyorum" dedi. 

Frederiksen, Trump'ın NATO ve Avrupa'yla ilişkilerini tehlikeye atan açıklamalarının ardından Avrupa'nın Washington'dan bağımsızlığını artırmak için radikal adımlar atması gerektiğini belirtti.

Avrupa ülkelerinin 2030'a kadar askeri harcamalarını hızla artırıp kendi savunmalarının tüm sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Ancak NYT'nin analizinde, bunun "en şahin Avrupa güvenlik uzmanlarının standartlarına göre bile olağanüstü iddialı bir zaman çizelgesi" olduğu yazılıyor. 

Trump, İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) 21 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Grönland konusunda "gelecekte yapılacak bir anlaşmanın çerçevesinin" oluşturulduğunu duyurmuştu.

ABD Başkanı, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yle görüşerek belirledikleri çerçevenin detaylarını paylaşmamıştı.

Telegraph, adayla ilgili Birleşik Krallık'ın (BK) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'yle (GKRY) yaptığı anlaşmaya benzer bir mutabakata varıldığını iddia etmişti. Bu kapsamda ABD ordusunun adada askeri eğitim ve istihbarat faaliyeti yürütmesine müsaade edileceği, askeri üs bölgelerinin ABD toprağı sayılacağı savunulmuştu.

BK'nin GKRY'de işlettiği üsler de benzer bir statüye sahip. Grönland'ın kuzeyindeki Pituffik Uzay Üssü, ABD'nin adadaki tek aktif üssü. 

WSJ'nin 21 Ocak'taki haberindeyse Grönland'ın maden kaynaklarına yabancı ülkeler tarafından yapılacak yatırımlarda öncelikli veto hakkının ABD'ye sunulabileceği ileri sürülmüştü. Bunun gerçekleşmesi halinde ABD, Çin ve Rusya'nın adaya yatırımlarının önünü kesebilir.

Diğer yandan Frederiksen, Grönland meselesinin Danimarka ve Avrupalı müttefikleri için "kırmızı çizgi" olduğunu yinelerken, NATO Genel Sekreteri Rutte'nin Danimarka adına böyle bir konuyu müzakere etme yetkisi olmadığını vurguladı. 

NYT'nin irtibata geçtiği Avrupalı diplomatlar, Trump'ın Davos'taki açıklamalarının ardından NATO'nun Arktika'da Çin ve Rusya etkisini sınırlamak için kalıcı bir misyon oluşturmaya odaklandığını söylüyor. Frederiksen de bu yöndeki çalışmaları doğruladı. 

Ukrayna ve Grönland meselelerinin Avrupa için bir çıkar çatışması yaratmadığını savunan Danimarka lideri, sözlerini şöyle sonlandırdı: 

Ukrayna'daki savaşın Ukrayna'yla ilgili olduğuna hiç inanmadım, bu savaş Rusya'yla, Rusya'nın imparatorluk hayalleri ve bir noktada Avrupa'yla savaşa girmeye hazır olmasıyla ilgili. Grönland'daki duruma da aynı gözle bakmak gerekir. Bu Grönland'la değil, dünyadaki işleyişin nasıl değiştiğiyle ilgili.

Independent Türkçe, New York Times, Telegraph


ABD istihbaratı, Maduro’nun sağ kolundan şüpheli: İşbirliği sürecek mi?

Delcy Rodriguez, yemin törenindeki konuşmasında "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin törenindeki konuşmasında "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
TT

ABD istihbaratı, Maduro’nun sağ kolundan şüpheli: İşbirliği sürecek mi?

Delcy Rodriguez, yemin törenindeki konuşmasında "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin törenindeki konuşmasında "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)

ABD istihbaratı, Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez'in Washington'la işbirliğini sürdürüp sürdürmeyeceğinden emin değil. 

Beyaz Saray, Rodriguez yönetiminin İran, Çin ve Rusya gibi yakın müttefikleriyle bağlarını koparmasını, bu ülkelerin diplomat ve danışmanlarını sınır dışı etmesini istiyor.

Rodriguez'in 5 Ocak'taki yemin törenine bu ülkelerden temsilciler de katılmıştı. Nicolas Maduro'nun devrilmesiyle Venezuela'nın başına geçici olarak getirilen lider, ABD'nin rakibi olan müttefikleriyle yollarını ayıracağına dair henüz bir açıklama yapmadı. 

İran, Venezuela'nın petrol rafinerilerini onarmasına yardım ederken, Çin ise ülkeye verdiği borcun geri ödemesini petrol satışlarıyla alıyordu. Rusya da Venezuela ordusuna füzeler de dahil birçok silah tedarik etti. 

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Ülkedeki petrol endüstrisiyle yakın bağlantılara sahip Rodriguez, siyasi mahkumları ABD'ye iade etme ve Washington'a 30 milyon ila 50 milyon varil petrol gönderme gibi kararlarla Beyaz Saray'ın taleplerini karşılamıştı. 

Diğer yandan pazar günü ülkenin doğusundaki Anzoategui'deki petrol işçilerine seslenen Rodriguez şu ifadeleri kullanmıştı:

Washington'ın Venezuela'daki siyasetçilere talimat vermesine son verilsin! Farklılıklarımızı ve iç gerilimlerimizi Venezuelalılar çözer. Dış müdahaleye son!

Kaynaklara göre Donald Trump yönetimi Rodriguez'in yerine şimdilik başka bir isim görmüyor. Ancak Washington yönetiminin, muhtemel bir yönetim değişikliğine karşı hazırlıklı olmak için Venezuela'daki üst düzey askeri ve güvenlik yetkilileriyle temas kurmaya başladığı aktarılıyor. 

Diğer yandan Maduro'nun ardından iktidara gelmesi beklenen Venezuelalı aktivist María Corina Machado'nun Trump yönetimi tarafından desteklenmemesi de gündem olmuştu.

Reuters'a konuşan kaynaklardan biri, Maduro yönetimine karşı muhalif tutumuyla tanınan Machado'nun Beyaz Saray'da uzun vadede ülkeyi yönetebilecek bir lider olarak görüldüğüne dikkat çekiyor. 

CNN'in analizindeyse Trump'ın Karakas yönetimine baskı politikasını sürdürdüğü, CIA'in ülkedeki Amerikan varlığını kalıcı hale getirmek için çalışmalara başladığı belirtiliyor. 

Kimliklerinin gizli tutulmasını isteyen kaynaklar, ABD'nin ülkede büyükelçilik açmadan önce CIA aracılığıyla faaliyet göstereceğini söylüyor. Bu sayede Venezuela hükümetindeki farklı kanatlarla, muhalefet figürleriyle ve tehdit oluşturabilecek üçüncü taraflarla "gayri resmi temaslar" kurulacağını ifade ediyor. 

Maduro rejiminin devrilmesinde de önemli rol oynayan CIA'in, Washington'ın İran, Rusya ve Çin'le ilgili endişelerini Karakas yönetimine aktaracağı belirtiliyor.

Kaynaklardan biri, istihbarat kurumunun faaliyetlerinin ABD'nin ülkedeki etkisini artırmayı hedeflediğini söyleyerek, "Bayrağı devlet diker, gerçek etkiyiyse CIA oluşturur" diyor. 

Independent Türkçe, Reuters, CNN


Keir Starmer casusluk riski nedeniyle Çin'e "tek kullanımlık telefonla gidecek"

Sör Keir Starmer, Şi Cinping'le ikili görüşmede (Arşiv/Reuters)
Sör Keir Starmer, Şi Cinping'le ikili görüşmede (Arşiv/Reuters)
TT

Keir Starmer casusluk riski nedeniyle Çin'e "tek kullanımlık telefonla gidecek"

Sör Keir Starmer, Şi Cinping'le ikili görüşmede (Arşiv/Reuters)
Sör Keir Starmer, Şi Cinping'le ikili görüşmede (Arşiv/Reuters)

Sör Keir Starmer ve ekibi, bu haftaki Çin gezisinde casusluğa maruz kalmamak için Pekin'e "tek kullanımlık" telefonlar ve dizüstü bilgisayarlarla gidecek.

Birleşik Krallık (BK) Başbakanı, Çin-Britanya ticari ilişkilerini geliştirmek amacıyla 5 günlük ziyaret için ülkeden ayrılırken, iş dünyası liderleri de ona eşlik ediyor.

Sör Keir ayrılmadan önce bakanlara, BK'nin son yıllarda "Çin'le ilişkilerinde altın çağdan buzul çağına geçtiğini" söyleyerek hükümetinin "stratejik ve tutarlı bir strateji" izleyeceğini iddia etti.

Öte yandan Theresa May'in 2018'deki ziyaretinden bu yana bir Britanya başbakanının ülkeye yaptığı ilk ziyaret olan bu gezi, güvenlik riskleriyle ilgili endişelere de yol açtı.

The Times'a göre başbakan ve ekibi, tüm hükümet ekipmanlarını BK'de bırakarak bu tür riskleri azaltmaya çalışacak.

Bunun yerine ev sahiplerinin casusluk faaliyetlerine maruz kalmalarını önlemek için yanlarına tek kullanımlık telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar alacaklar. Diğer yetkililere de kişisel cihazlarını getirmemeleri söylendi.

Başbakanın resmi sözcüsü seyahat öncesinde gazetecilere, telefonunun Çinliler tarafından dinlenmediğinden Sör Keir'ın emin olduğunu ve 10 Numara'nın (BK Başbakanlık Konutu ve Ofisi -ed.n.) "sağlam iletişim güvenlik önlemleri aldığını" açıkladı.

Bu önlemler, bildirildiği üzere dönemin BK Başbakanı Gordon Brown'ın bir yardımcısının, 2008'de Çin'e yaptığı gezide "seks tuzağı" olduğundan şüphelenilen bir operasyonun kurbanı olması sonucu telefonunun çalınmasından sonra alındı.

Sör Keir ayrılmadan önceki kabine toplantısında, ziyarette "önemli iş fırsatları"nın masada olduğunu söylemiş ancak BK'nin ulusal güvenliğinin korunmasının "tartışmaya kapalı" kalacağını vurgulamıştı.

Bu geziye çıkma kararını savunur nitelikte konuşan başbakan, BK'nin Çin'le ilişki kurmayarak "fırsatları kaçırdığını" dile getirmişti.

Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Çin'i üç kez ziyaret ettiğini, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve ABD Başkanı Donald Trump'ın da yakında ziyaret edeceğini belirtmişti.

Londra'da yeni bir Çin büyükelçiliğinin onaylanmasının ardından gerçekleşen gezide Sör Keir, Çin'in casusluk faaliyetleri de dahil birkaç zorlu konuyu Çin lideri Şi Cinping'le görüşmesinde gündeme getirmesi yönünde ülkesinden baskı görecek.

Başbakan ayrıca Uygur azınlığın maruz kaldığı muamele ve Hong Konglu bir demokrasi savunucusu olan Britanya vatandaşı Jimmy Lai'nin tutukluluğu konusunu gündeme getirmesi için çağrılarla karşı karşıya.

78 yaşındaki Lai, Hong Kong'un yeni ulusal güvenlik yasası uyarınca 2020'de gözaltına alındığından bu yana, büyük bir kısmı tek kişilik hücrede olmak üzere 5 yıldan uzun süredir hapiste.

BK Dışişleri Bakanı Yvette Cooper geçen ay isyan ve komplo suçlamalarından hüküm giyen Lai'nin "derhal serbest bırakılmasını" talep etmiş, Çin büyükelçisi de Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmıştı.

Independent Türkçe