Ünlü İngiliz ekonomist O’Neill: "Türkiye, genişleyen BRICS’in parçası olacak bir ülke"

"Çin’in ekonomik olarak ağırlığının hissedildiği BRICS oluşumu içerisindeki ülkelerin, Türkiye’nin de oluşumun bir parçası olmasını çok ciddi bir şekilde isteyeceğini düşünüyorum"

AA
AA
TT

Ünlü İngiliz ekonomist O’Neill: "Türkiye, genişleyen BRICS’in parçası olacak bir ülke"

AA
AA

Küresel piyasalarda BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) kısaltmasının mucidi olarak bilinen İngiliz ekonomist Jim O’Neill, Türkiye’nin genişleyen BRICS’in parçası olabilecek bir ekonomi olduğunu belirtti.

İngiltere’nin eski Başbakanı David Cameron’ın kabinesinde Ticaret Bakanlığı görevini de yürüten O’Neill, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Son zamanlarda uluslararası medyada çok sayıda ülkenin BRICS’e katılmak için başvuruda bulunduğunu belirten haberlerin yer aldığını hatırlatan O’Neill, “Ben bunu daha çok gelişen dünyanın sembolik bir girişimi olarak görüyorum. Gelişen dünya, küresel yönetime karşı ve 2. Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin hakimiyetinin oluşturduğu statükoya karşı tatminsizliğini ortaya koymaya çalışıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

1999-2021 yılları arasında merkezi Londra’da bulunan dünyaca ünlü düşünce kuruluşu Chatham House’un Konsey Başkanlığı görevini de yürüten O’Neill, daha önce Türkiye’yi gelişen ekonomilerin oluşturduğu MINT (Meksika, Endonezya, Nijerya, Türkiye) kısaltması içerisinde sınıflandırmıştı.

Bu kez Türkiye’nin genişlemek isteyen BRICS içerisinde yer alabileceğini belirten O’Neill, “Türkiye birçok yönden genişlemiş bir BRICS grubunun parçası olacak bir ülkedir. Özellikle son 20 yıla bakılacak olursa. Türkiye, ABD merkezli sistemin ve yeni dünya düzeninin komplikasyonlarıyla mücadele etti.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin alternatif oluşumları ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdiğine işaret eden İngiliz ekonomist O’Neill, “Türkiye'nin bunu birçok yönden eşsiz coğrafyası nedeniyle yapması gerekiyor. Aynı zamanda, belki de modern Türk (devletinin) yöneticileri batı sisteminin faydalarını görebileceklerini düşündükleri gibi, farklı bir sistemin de faydaları olabileceğini düşünüyor olabilirler.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin BRICS’in genişlemesinde potansiyel bir aday konumunda olduğuna işaret eden O’Neill, “Çin’in ekonomik olarak ağırlığının hissedildiği BRICS oluşumu içerisindeki ülkelerin, Türkiye’nin de oluşumun bir parçası olmasını çok ciddi bir şekilde isteyeceğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türkiye (Ukrayna Savaşı’nda) arabuluculuk rolü oynayabilen tek ülke”

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu coğrafyada artan stratejik önemine de değinen O’Neill, “Türkiye, hem Rusya hem Ukrayna tarafından güvenilmesi, arabuluculuk rolü oynayabilen tek ülke olması açısında eşsiz bir ülke. Türkiye gibi bunu yapabilen ülkelerin olması önemli.” ifadesini kullandı.

Rusya ekonomisinin yaklaşık bir yıl önceki tahminlere göre daha iyi bir performans sergilediğini belirten O’Neill, “Batının yaptırım stratejisinin Rusya üzerinde reel etki gösterdiğini düşünmüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Daha önce uzun yıllar Goldman Sachs’ın başekonomistliği de yapan O’Neill, gelişmiş ekonomilerin merkez bankalarının neredeyse ekonominin hız kesmesi için çaba göstererek yüksek enflasyon seviyelerini dizginlemeye çalıştığını kaydetti.

ABD Merkez Bankası Fed’in son açıklamalarında enflasyonu düşüşünü sürdürmesi durumunda parasal sıkılaştırmanın da sonlandırılabileceğine ilişkin işaretlerin verildiğini belirten İngiliz ekonomist, Fed’in bu yönde atabileceği adımlardan gelişen ekonomilerin de önümüzdeki dönemde olumlu yönde etkilenebileceğini belirtti.

İngiltere’de ekonomik görünüme de değinen O’Neill, ülkenin 2016 yılında yapılan Avrupa Birliği (AB) referandumundan bu yana oldukça zorlu bir süreçten geçtiğini, entelektüel ve politik anlamda verilmiş olan “çılgınca kararın” sonuçlarıyla mücadele ettiğini kaydetti.

O’Neill, “Ticaret pozisyonumuz kötüleşti. Ortada kalifiye çalışan ihtiyacının olmasına rağmen siyasi olarak göçmenlik ile ciddi meselelerimiz var. Ekonominin büyüme becerisinin zayıfladığı gözlemleniyor. Birçok yönden, altta yatan görünüm oldukça iç karartıcı.” ifadelerini kullandı.

19 ülke BRICS'e katılmak için başvuruda bulundu

BRICS Güney Afrika Temsilcisi Anil Sooklal, geçen ay Bloomberg'e yaptığı değerlendirmede, halihazırda 19 ülkenin birliğe katılmak için başvuruda bulunduğunu belirtmişti.

BRICS ülkelerinin temsilcilerinin, 2-3 Haziran'da genişleme stratejisini değerlendirmek üzere Güney Afrika'nın başkenti Cape Town'da toplanacağını hatırlatan Sooklal, "13 ülke resmen başvurdu. Buna ek olarak 6 ülke de gayri resmi olarak başvuruda bulundu." İfadesini kullanmıştı.

2006'da oluşturulan “BRIC” (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin), 2010 yılında Güney Afrika'nın başvurusunu kabul ederek “BRICS” adını almıştı.



ABD'lilerin en nefret ettiği 7 marka

Trump Organization ortalaması "çok zayıf" olan tek marka (Reuters)
Trump Organization ortalaması "çok zayıf" olan tek marka (Reuters)
TT

ABD'lilerin en nefret ettiği 7 marka

Trump Organization ortalaması "çok zayıf" olan tek marka (Reuters)
Trump Organization ortalaması "çok zayıf" olan tek marka (Reuters)

ABD'lilerin en nefret ettiği markalar belli oldu. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın yöneticisi olduğu Trump Organization, en nefret edilen şirket seçildi.

Ülkenin prestijli haber sitelerinden Axios ve pazar araştırma şirketi Harris Poll'un anketi 13-28 Mart tarihlerinde yapıldı. Ankete 16 bin 310 ABD'li katıldı. 100 şirket adı verilen katılımcılara en iyi tibiara sahip ve en kötü itibara sahip firmalar soruldu. ABD'liler şirketleri karakter, gidişat, güven, kültür, etik, yurttaşlık, vizyon, büyüme ve ürün & servis kategorilerinde 100 üzerinden puanladı.

En nefret edilen şirket seçilen Trump Organization, özellikle karakter, güven ve etik kategorilerinde düşük puan aldı. Şirket, vergi kaçakçılığı gibi çok sayıda davayla boğuşuyor. 

İkinci sırada yer alan FTX, güven ve etikte sınıfta kaldı. Kripto para borsası Kasım 2022'de likidite krizi nedeniyle çökmüş ve iflas bildirmişti.

En hoşlanılmayan üçüncü şirket Fox Corporation oldu. Şirketin sahibi olduğu Fox News, 2020 ABD başkanlık seçimlerinde seçim sonuçlarıyla ilgili bilgileri kararttığı yönündeki haberleri nedeniyle davalık olmuştu. Şirketin oy makinesi üreticisi Dominion şirketine 787 milyon 500 bin dolar tazminat ödemesine Nisan 2023'te karar verilmişti.

Teknoloji şirketleri Twitter ve Meta ise kültür ve etikten düşük puan aldı. İki kurum da son dönemde binlerce çalışanını işten çıkarmasıyla tepki almıştı. Twitter ayrıca Elon Musk tarafından satın alınınca şimşekleri üzerine çekmişti. 

Çin'in platform üzerinden istihbarat topladığı iddia edilen sosyal medya platformu TikTok, yurttaşlık ve karakter başlıklarında zayıf görüldü.

En nefret edilen ilk 7 marka:

Trump Organization

FTX

Fox Corporation

Twitter

Meta

Spirit Airlines

TikTok

 

Independent Türkçe, Axios, CNBC


Fitch, 'borç limiti' anlaşmasına rağmen ABD'nin kredi notunu negatif izlemede tutmayı sürdürüyor

Fitch, 'borç limiti' anlaşmasına rağmen ABD'nin kredi notunu negatif izlemede tutmayı sürdürüyor
TT

Fitch, 'borç limiti' anlaşmasına rağmen ABD'nin kredi notunu negatif izlemede tutmayı sürdürüyor

Fitch, 'borç limiti' anlaşmasına rağmen ABD'nin kredi notunu negatif izlemede tutmayı sürdürüyor

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, ABD'de borç limiti krizinin aşılmasına rağmen son yaşanan gerilimi tırmandırma politikasının sonuçları ile orta vadeli mali ve borç gidişatına ilişkin görünüm dikkate alınarak ülkenin kredi notunun negatif izlemede olmaya devam ettiğini bildirdi.

Fitch'ten yapılan açıklamada, borç limiti anlaşmasına rağmen ABD'nin "AAA" olan kredi notunun olası bir not indirimi için izlemede kalmaya devam ettiği aktarıldı.

Açıklamada, "ABD'de borç limiti açmazının çözümü hükümetin yükümlülüklerini yerine getirmesine izin veriyor olsa da son gerilimi tırmandırma politikasının tüm sonuçlarını ve orta vadeli mali ve borç gidişatına ilişkin görünümü değerlendirdiğimiz için Fitch Ratings, ABD'nin not izlemesini negatif olarak koruyor." değerlendirmesinde bulunuldu.

ABD Başkanı Joe Biden'ın askeri olmayan isteğe bağlı harcamaların 2 yıl boyunca sınırlanması karşılığında borç limitinin 1 Ocak 2025'e kadar askıya alınmasını öngören yasa tasarısını bugün imzalamasının beklendiği belirtilen açıklamada, borç limitinin askıya alınmasının Fitch'in beklentileri ve ABD'nin "AAA" olan kredi notu ile uyumlu olduğu kaydedildi.

Açıklamada, borç limiti etrafında tekrarlanan siyasi açmazların maliye ve borç konularında yönetime olan güveni azalttığına inanıldığı ifade edildi.

Artan siyasi kutuplaşmayla son 15 yılda yönetimde sürekli bir bozulma olduğuna işaret edilen açıklamada, borç limiti üzerinde tekrarlanan gerilimi tırmandırma politikası ve artan zorunlu harcamalardan kaynaklanan mali zorlukların üstesinden gelinememesinin mali açıkların ve borç yükünün artmasına neden olduğu aktarıldı.

Açıklamada, ABD'nin notunun ekonominin büyüklüğü, kişi başına düşen yüksek GSYH ve dinamik iş ortamı dahil istisnai güçlü yönleriyle desteklendiği, ancak bu güçlü yönlerden bazılarının yönetim eksiklikleri nedeniyle zaman içinde zarar görebileceği kaydedildi.


FAO: Küresel gıda fiyatları 2 yılın en düşük seviyesine indi

FAO: Küresel gıda fiyatları 2 yılın en düşük seviyesine indi
TT

FAO: Küresel gıda fiyatları 2 yılın en düşük seviyesine indi

FAO: Küresel gıda fiyatları 2 yılın en düşük seviyesine indi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda fiyatlarının, bitkisel yağlar, tahıl ve süt ürünlerindeki keskin düşüşün etkisiyle nisanda 2 yılın en düşük seviyesine indiğini duyurdu.

FAO'dan yapılan açıklamaya göre, gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, mayısta bir önceki aya kıyasla yüzde 2,6 düşerek 124,3 puan oldu. Böylece, endeks Nisan 2021'den bu yana en düşük seviyesine geriledi.

FAO açıklamasında, endeksin Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından geçen yılın mart ayındaki rekor seviyesinden yaklaşık yüzde 22 düştüğü hatırlatıldı. Endeks, savaşla birlikte Mart 2022’de 159,7 puana ulaşarak rekor kırmıştı.

Küresel gıda fiyatlarının mayısta bitkisel yağlar, süt ürünleri ve tahıl kaynaklı düşüş göstermesi dikkati çekti.

FAO, endeksteki düşüşün, şeker ve et fiyatlarındaki artışları dengeleyen tahıl, bitkisel yağlar ve süt ürünleri fiyatlarındaki düşüşü yansıttığına dikkati çekti.

Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, aylık bazda balm yağına azalan talebin etkisiyle yüzde 8,7 geriledi. Endeks bir yıl önceki seviyesinin yaklaşık yüzde 48,2 altına indi.

Uluslararası balm yağı fiyatları, devam eden zayıf ithalatın başlıca üretici ülkelerdeki artan üretimlerle aynı zamana denk gelmesi nedeniyle mayısta bir önceki aya göre önemli ölçüde düştü. Soya yağı fiyatları, Brezilya'da bol soya fasulyesi mahsulü ve ABD’de beklenenden yüksek stoklar nedeniyle düşüşünü altıncı aya taşıdı. Kolza tohumu ve ayçiçek yağı fiyatları, bol küresel arz nedeniyle mayısta düşmeye devam etti.

Tahıl Fiyat Endeksi, arzın artacağı yönündeki beklentiler ve Türkiye'nin desteğiyle Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi'nin yeniden uzatılmasının etkisiyle aylık bazda yüzde 4,8 düştü.

Uluslararası buğday fiyatları, küresel arzın artmasıyla mayısta yüzde 3,5 geriledi. Buna karşın, uluslararası pirinç fiyatları, Asya'daki alımlar ve Vietnam ve Pakistan gibi bazı ihracatçı ülkelerdeki arzın sıkılaşmasıyla mayıs ayında artmaya devam etti.

Şeker Fiyat Endeksi, “El Nina" hava modeline ilişkin endişelerin küresel arz risklerini artırmasının etkisiyle aylık bazda yüzde 5,5 artarak, art arda yükselişini dördüncü aya taşıdı. Bunun yanında Brezilya'daki 2023 şeker kamışı mahsulleri için olumlu görünüm, uluslararası ham petrol fiyatlarının düşmesi şeker fiyatlarında daha büyük aylık artışlarını engelledi.

Aynı dönemde FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi peynir fiyatlarındaki keskin düşüşün etkisiyle yüzde 3,2 azalırken, Et Fiyat Endeksi de Asya'nın kümes hayvanı etine yönelik istikrarlı yüksek ithalat talebi ve ABD’de sığır eti arzındaki sıkılığın etkisiyle yüzde 1 artış gösterdi.

FAO, küresel üretim, tüketim, ticaret ve stok eğilimlerine ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı Tahıl Arz ve Talep Özeti Raporu'nu da yayımladı.

Raporda, FAO, küresel tahıl üretiminin bu yıl mısır üretimindeki artışla geçen yıla göre yüzde 1 artarak 2 miyar 813 milyon tona çıkacağı tahmininde bulundu.


Dogecoin davası: Elon Musk içeriden bilgi alarak ticaret yapmakla suçlandı

Elon Musk'ın elektrikli otomobil üreticisi Tesla, bazı ürünlerinde Dogecoin'le ödemeyi kabul ediyor (Reuters)
Elon Musk'ın elektrikli otomobil üreticisi Tesla, bazı ürünlerinde Dogecoin'le ödemeyi kabul ediyor (Reuters)
TT

Dogecoin davası: Elon Musk içeriden bilgi alarak ticaret yapmakla suçlandı

Elon Musk'ın elektrikli otomobil üreticisi Tesla, bazı ürünlerinde Dogecoin'le ödemeyi kabul ediyor (Reuters)
Elon Musk'ın elektrikli otomobil üreticisi Tesla, bazı ürünlerinde Dogecoin'le ödemeyi kabul ediyor (Reuters)

Tesla, SpaceX ve Boring Co. gibi şirketlerin yatırımcıları, Elon Musk'a Haziran 2022'de açılan Dogecoin davasında yeni suçlamalar yöneltti.

Manhattan Federal Mahkemesi'ne çarşamba yapılan başvuruda yatırımcılar, bu şirketlerin kurucusu Elon Musk'ı insider trading'le (içeriden öğrenenlerin ticareti) suçladı.

Musk'ın Twitter gönderileriyle, sosyal medya fenomenlerine para ödeyerek ve 2021'de konuk olduğu Saturday Night Live programındaki açıklamalarıyla Dogecoin'den kâr sağladığı iddia edildi. Dogecoin'in değeri, ünlü işinsanının Twitter'daki paylaşımlarıyla sık sık değer kazanmıştı. Musk'ın Saturday Night Live'da Dogecoin'e "üçkağıt" demesinin sonrasındaysa kripto para birimi yaklaşık yüzde 30 değer kaybetmişti.

Davacılar, Nisan 2023'te Twitter'ın logosunu Dogecoin'in köpeğiyle değiştirerek kripto para biriminin değerinin yüzde 30 artmasını sağladığını söyledi. İddiaya göre Musk bunun ardından yaklaşık 124 milyon dolarlık Dogecoin sattı. 

Yatırımcılar, dünyanın en zengini olan Musk'ı, Dogecoin'in değerini Mayıs 2021'e kadar artırıp ardından düşürmekle suçluyor.

Teknoloji milyarderi, geçen sene açılan davanın ardından Dogecoin'e destek vermeyi sürdürmüştü. 

Bir internet miminden doğan köpek temalı Dogecoin, 2013'te oluşturuldu. Musk da "halkın kriptosu" dediği bu paraya verdiği destekle biliniyor. Teknoloji milyarderi, Aralık 2021'de yayımlanan bir konuşmasında Dogecoin'in potansiyelinin Bitcoin'den daha yüksek olduğunu söylemişti. Musk, Dogecoin'in işlemler konusunda daha iyi olduğunu savunmuştu.

 

Independent Türkçe, Reuters, Gizmodo


Biden: Borç limitinin artırılması ekonomimiz ve ABD halkı için büyük bir kazançtır

ABD Başkanı Joe Biden (AP)
ABD Başkanı Joe Biden (AP)
TT

Biden: Borç limitinin artırılması ekonomimiz ve ABD halkı için büyük bir kazançtır

ABD Başkanı Joe Biden (AP)
ABD Başkanı Joe Biden (AP)

ABD Başkanı Joe Biden, borç limiti artırılarak ülkenin temerrüde düşmesini önlemek için hazırlanan Mali Sorumluluk Yasa Tasarısı’nın Senato’da kabul edilmesine övgüde bulundu.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, Biden dün yaptığı açıklamada, “Müzakerelerde kimse her istediğini elde edemez, ancak şüpheniz olmasın, bu iki partili anlaşma, ekonomimiz ve ABD halkı için büyük bir kazançtır” dedi.

Senato’da 63’e karşı 36 oyla geçen yasa tasarısı, yasalaşması için Biden’ın imzasına sunulacak.


Bloomberg: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Şimşek'le anlaştı

Şimşek, 2015 - 2018'te Başbakan Yardımcısı olarak da görev yapmıştı (Reuters)
Şimşek, 2015 - 2018'te Başbakan Yardımcısı olarak da görev yapmıştı (Reuters)
TT

Bloomberg: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Şimşek'le anlaştı

Şimşek, 2015 - 2018'te Başbakan Yardımcısı olarak da görev yapmıştı (Reuters)
Şimşek, 2015 - 2018'te Başbakan Yardımcısı olarak da görev yapmıştı (Reuters)

ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından Bloomberg, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mehmet Şimşek'i Hazine ve Maliye Bakanı olarak atayacağını yazdı.

Gazeteye konuşan ve kimlikleri paylaşılmayan kaynaklar, bir süredir yürütülen görüşmelerde Erdoğan'ın Şimşek'le anlaştığını iddia etti.

Haberde, 28 Mayıs'taki ikinci tur seçimlerini kazanan Erdoğan'ın "piyasanın güvenini artırmak için geleneksel ekonominin savunucusu olan Şimşek'i tercih ettiği" öne sürdü. 

Ayrıca Şimşek'in "yeni kabinede Türkiye'nin tüm ekonomi politikalarından sorumlu olacağı" da ileri sürüldü.  

Haberde, Şimşek'in 2009 - 2015'te Hazine ve Maliye Bakanı olarak görev yaptığı, 2017'deki referandumla başkanlık sistemine geçilmesinin ardından 2018'de görevi bıraktığı da hatırlatıldı. 

56 yaşındaki siyasetçi, 2007 - 2009'da Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak da görev yapmıştı. 

Cumhurbaşkanlığı ofisi ve Şimşek'in sözcüsüyse Bloomberg'in yorum talebini reddetti.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters da Erdoğan'ın yeni kabinesinde Şimşek'e yer vermesine neredeyse kesin gözüyle bakıldığını yazmıştı. 

Independent Türkçe, Bloomberg, Reuters


Otomotiv satışlarında rekor mayıs ayında da devam etti

AA
AA
TT

Otomotiv satışlarında rekor mayıs ayında da devam etti

AA
AA

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı, bu yılın mayıs ayında, yüzde 70,9 büyüyerek 111 bin 356 adet olurken, bu tüm zamanların en yüksek mayıs ayı olarak kayıtlara geçti.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) mayıs ayı verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam satışları, 2023 Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 60,5 artarak 445 bin 6 adet olarak gerçekleşti.

Otomobil satışları, söz konusu dönemde 58,8 artışla 340 bin 37, hafif ticari araç satışları da yüzde 66,3 artışla 104 bin 969 oldu.

Mayıs ayı satışları

Bu yılın mayıs ayına bakıldığında ise otomobil ve hafif ticari araç satışları 2022 yılı mayıs ayına göre yüzde 70,9 artarak 111 bin 356 seviyesinde gerçekleşti. Mayıs ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 68,5 artarak 87 bin 218 adet olurken, hafif ticari araç satışları da yüzde 79,9 yükselişle 24 bin 138’e ulaştı.

Böylece otomotiv satışlarındaki rekor serisi mayıs ayında da devam etti.

10 yıllık mayıs ayı ortalama satışlara bakıldığında, otomobil ve hafif ticari araç satışları yüzde 69,1, otomobil satışları yüzde 69,2 ve hafif ticari araç satışları da 69,1 artış gösterdi.

Segment ve gövde tiplerine göre satışlar

Ocak-Mayıs 2023 döneminde, otomobil pazarı segmentlere göre değerlendirildiğinde pazarın yüzde 89,3’ünü vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu.

C segmenti otomobiller 185 bin 916 adetle yüzde 54,7 pay alırken, B segmenti otomobillerin payı ise 115 bin 236 adetle yüzde 33,9 oldu.

Otomobil pazarı gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde en çok tercih edilen gövde tipi, yüzde 45,8 payla SUV otomobiller oldu. SUV otomobilleri, yüzde 29,7 payla sedan, yüzde 22,1 payla da hatchback otomobiller takip etti.

Satışların yüzde 76’sı otomatik vites

Söz konusu dönemde, otomatik şanzımanlı otomobiller, 259 bin 95 adetle toplam satışlardan yüzde 76,2 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobillerin payı 80 bin 942 ile yüzde 23,8’de kaldı.

Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre, van gövde tipi yüzde 80,5 payla en çok tercih edilen gövde tipi olurken, ardından yüzde 7,6 ile kamyonet ve minibüs gövde tipleri sıralandı.

Öte yandan markaların satış adetlerine bakıldığında Togg'un ilk modeli T10X’e ilişkin 306 adet satış bildirildiği görüldü.


Suudi Arabistan, 418 milyar dolarlık ihracatla 2030’da küresel ticaret büyümesinin ana itici gücü olacak

Standard Chartered Bank, Suudi Arabistan’ın küresel bir lojistik merkez olmasını bekliyor (Şarku’l Avsat)
Standard Chartered Bank, Suudi Arabistan’ın küresel bir lojistik merkez olmasını bekliyor (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, 418 milyar dolarlık ihracatla 2030’da küresel ticaret büyümesinin ana itici gücü olacak

Standard Chartered Bank, Suudi Arabistan’ın küresel bir lojistik merkez olmasını bekliyor (Şarku’l Avsat)
Standard Chartered Bank, Suudi Arabistan’ın küresel bir lojistik merkez olmasını bekliyor (Şarku’l Avsat)

İngiltere merkezli yatırım bankası Standard Chartered tarafından yayınlanan araştırma raporuna göre, Suudi Arabistan, ihracatının yıllık yüzde 4,8 büyüme oranıyla 2030’da 418 milyar dolara ulaşması beklentisiyle küresel ticaret büyümesinde önemli bir itici güç olacak.

‘Ticaretin Geleceği: Hızlı büyüyen koridorlarında yeni fırsatlar’ isimli raporda, “Küresel ticaret hacminin 2030 yılına kadar yüzde 5 büyüme oranıyla 32,6 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Asya, Afrika ve Ortadoğu’daki güçlü ticaret koridorları, küresel ticaret büyüme oranını yüzde 4 kadar geride bırakarak, bu bölgelerdeki toplam ticaret hacmini 14,4 trilyon dolara çıkaracak ve 2030 yılına kadar küresel ticaretin yüzde 44’ünü oluşturacak” denildi.

Suudi Arabistan: İzlenecek Koridorlar

Şarku’l Avsat’ın Standard Chartered raporundan aktardığı bilgilere göre Hindistan, Singapur ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) en hızlı büyüyen ihracat koridorları arasında yer alırken, Çin, Suudi Arabistan için en büyük ihracat hedefi olmaya devam edecek.

Söz konusu raporda şu ifadeler kullanıldı;

“Suudi Arabistan, endüstriyel üretimi artırarak ticaretin gelişmesine katkıda bulunuyor. 2030 Vizyonu, ekonomisini petrolden uzaklaştırmakla birlikte dijital ve bilgiye dayalı bir ekonomiye geçmek için yeni ekonomik sektörlerin geliştirilmesi için bir yol haritası sunuyor. Suudi Arabistan kendisini bir sonraki küresel lojistik merkez haline getirmeyi planlıyor. Kısa bir süre önce ülke genelinde 59 yeni lojistik bölge inşa etmeyi planladığını duyurdu ve aynı zamanda Asya ile Avrupa arasında yeni rotalar sunarak hat taşımacılığı bağlantısını geliştirmeyi hedefliyor.”

Stratejik konum

Raporun bulgularını yorumlayan, Standard Chartered Suudi Arabistan CEO’su Mazen Bunyan şunları söyledi;

“Suudi Arabistan, bir sonraki küresel lojistik merkez olmayı arzuluyor ve ekonomisini daha sürdürülebilir ve yenilikçi hale getirmeyi amaçlıyor. Asya, Afrika ve Avrupa’nın merkezindeki stratejik konumundan yararlanarak, bu bölgeleri birbirine bağlamak için nakliye ağlarını genişletiyor ve uluslararası mal ve hizmet ticaretini sürekli olarak serbestleştiriyor. Suudi Arabistan, lojistik, sürdürülebilirlik ve yenilik cephelerindeki çeşitli girişimlerle, Körfez’i ve daha geniş olarak Ortadoğu’yu yeni bir ticaret ve ekonomik refah çağına götürmeye hazırlanıyor.”

FOTO: Suudi Arabistan’daki bir bir limana büyük bir tanker yanaşıyor
Suudi Arabistan’daki bir bir limana büyük bir tanker yanaşıyor

Suudi Arabistan İstatistik Genel Kurumu’nun (GASTAT) bugün yayınladığı verilere göre, bu yılın ilk çeyreğinde emtia ihracatı yaklaşık 313,5 milyar riyal (83,6 milyar dolar) olarak gerçekleşti.


Suudi Arabistan’dan 480 bin ton buğday ithalatı için ihale

Teklif edilen miktar, otoritenin stratejik buğday stoklarını koruma planı çerçevesinde geldi. (SPA)
Teklif edilen miktar, otoritenin stratejik buğday stoklarını koruma planı çerçevesinde geldi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan’dan 480 bin ton buğday ithalatı için ihale

Teklif edilen miktar, otoritenin stratejik buğday stoklarını koruma planı çerçevesinde geldi. (SPA)
Teklif edilen miktar, otoritenin stratejik buğday stoklarını koruma planı çerçevesinde geldi. (SPA)

Suudi Arabistan Gıda Güvenliği Otoritesi, Eylül-Ekim 2023 döneminde tedarik edilmek üzere 480 bin ton buğday alımı için ihale açtı.

Otorite, fiyat teklifi göndermek için son tarihin haziran ayının ikinci cuma günü olduğunu ve sonuçların 5 Haziran Pazartesi günü açıklanmasının beklendiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Suudi Arabistan Gıda Güvenliği Otoritesi Başkanı Mühendis Ahmed el Faris, teklif edilen miktarın, otoritenin stratejik buğday stoklarını koruma ve değirmen şirketlerinin ihtiyaçlarını karşılama planı çerçevesinde geldiğini bildirdi.

Faris, Cidde İslam Limanı için iki, Yanbu Ticaret Limanı ve Dammam'daki Kral Abdülaziz Limanı için de üçer gemi olmak toplam sekiz gemi tahsis edildiğini aktardı.


ABD'de banka mevduatları ilk çeyrekte rekor hızda azaldı

AA
AA
TT

ABD'de banka mevduatları ilk çeyrekte rekor hızda azaldı

AA
AA

ABD'de toplam banka mevduatları, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 azalarak 1984'ten bu yana en büyük düşüşü kaydetti.

ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC) Başkanı Martin Gruenberg, 2023'ün ilk çeyreğine ait bankacılık profiline ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Son dönemdeki bankacılık stresinin bankacılık sisteminden mevduat çıkışını artırdığını belirten Gruenberg, toplam mevduatların art arda 4'üncü çeyrekte düştüğünü bildirdi.

Gruenberg, toplam mevduatların bu yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 2,5 azalarak 18,7 trilyon dolara gerilediğini ve bunun verinin toplanmaya başlandığı 1984'ten bu yana kaydedilen en büyük düşüş olduğunu aktardı.

Sigortalı mevduatların artması nedeniyle sigortasız mevduatlardaki azalışın söz konusu düşüşte etkili olduğunu dile getiren Gruenberg, sigortasız mevduatların bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 8,2 azaldığını, sigortalı mevduatların ise aynı dönemde yüzde 2,5 arttığını kaydetti.

Banka iflaslarının etkileri hesaba katıldığında sektörün karı neredeyse yatay seyretti

Gruenberg, bankacılık sektörünün net karının ise bu yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 16,9 artışla 79,8 milyar dolara çıktığını ancak batan banka satın almalarından kaynaklanan muhasebe kazançları hariç tutulduğunda kar seviyesinin kabaca aynı kaldığını belirtti.

Son zamanlardaki stres dönemine rağmen bankacılık sektörünün oldukça dayanıklı olduğunu kanıtladığını vurgulayan Gruenberg, sektörün net gelirinin ilk çeyrekte yatay bir seyir izlemesine rağmen hala yüksek, varlık kalitesi ölçütlerinin olumlu ve sektörün iyi sermayelendirilmiş durumda olduğunu ifade etti.

Gruenberg, bu yılın ilk çeyreğine ait sonuçların özellikle kazançlar için sektörde mart ayı başlarında başlayan stresin yalnızca birkaç haftalık etkilerini içerdiğine işaret ederek, sektörün strese verdiği tepkinin daha kalıcı etkilerinin ikinci çeyrek sonuçlarına kadar tam olarak ortaya çıkmayabileceğini aktardı.

Bankacılık sektörü önemli aşağı yönlü risklerle karşı karşıya

Gruenberg, bankacılık sektörünün enflasyonun etkileri, artan piyasa faiz oranları, yavaşlayan ekonomik büyüme ve jeopolitik belirsizlikten kaynaklanan önemli aşağı yönlü risklerle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

Bu risklerin kredi kalitesine ve karlılığı zayıflatma potansiyeline sahip olduğuna dikkati çeken Gruenberg, bunun sigortalamanın daha da sıkılaşmasına, daha yavaş kredi büyümesine ve daha yüksek provizyon giderlerine neden olabileceğine işaret etti.

Gruenberg, bu riskler dikkate alınarak FDIC'nin son banka iflaslarının likidite üzerindeki etkileri dahil olmak üzere bankacılık sektörünün durumunu izlemeye ve uygun denetim önlemlerini almaya odaklanacağını vurguladı.