Bakan Kacır: Pek çok otomobil markasıyla Türkiye'de yatırım için görüşme halindeyiz

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'de yatırımı olmayan pek çok otomobil markasıyla Türkiye'de yatırım için görüşme halinde olduklarını söyledi.

AA
AA
TT

Bakan Kacır: Pek çok otomobil markasıyla Türkiye'de yatırım için görüşme halindeyiz

AA
AA

Kocaeli'nin Başiskele ilçesinde Ford Otosan'ın inovatif ve verimli çözümlerle yeniden tasarladığı Yeniköy Fabrikası'nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde konuşan Kacır, yenilikçi ve yenilenebilir enerji uygulamalarıyla dijital altyapısıyla ülke sanayisinin yeni nesil üretim üslerinden biri olan fabrikanın hayırlı olmasını diledi.

Kacır, 21 yılda ülkenin, eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada olduğu gibi sanayi ve teknolojide de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde asırlık kazanımlar elde ettiğini ve çağ atladığını vurgulayarak, 36 milyar dolardan 254 milyar dolara çıkan ihracatın 240 milyar dolarının sanayi ürünlerinden oluştuğunu kaydetti.

Sektörlerde yaşanan ihracat artışlarına değinen Kacır, "Elbette bu muazzam atılım, kendiliğinden olmadı. Türk özel sektörünün, devletimizle sırt sırta vermesi, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın iş insanlarımızla birlikte adım atılmadık coğrafya, gidilmedik ülke bırakmaması Türkiye'ye bu ihracat başarısını getirdi. Planlı sanayileşmeden enerji yatırımlarına, demir yolları ve limanlara, sanayinin dünyayla bağlantısını sağlayan yatırımlar, bu ihracat başarılarını mümkün kıldı. Siyasi istikrarla tahkim edilen ekonomik istikrar, yatırımların önünü açtı." ifadelerini kullandı.

Otomotiv sektörünün, dört büyük devrimi eş zamanlı yaşadığına işaret eden Kacır, batarya maliyetlerinin kilovat saat başına 2010 yılında 1200 dolarken bugün 150 dolara düşmesinin ve iklim değişikliğiyle mücadelenin ortak bir çaba haline gelmesinin, elektrikli araçların yaygınlaşmasını sağladığını anlattı.

"Türkiye'de büyük dönüşümlere tarihte hiç olmadığı kadar hazır"

Kacır, sensör, haberleşme ve yapay zeka teknolojilerinin, araçları otonom hale getirdiğini aktararak, sektörün, havacılıkta İHA'larla yaşanana benzer bir dönüşüme adım attığını, bağlantılı ve akıllı araçların yaygınlaştığını, araçların çevre unsurlarıyla ve birbirleriyle haberleşen cihazlar haline geldiğini söyledi.

Paylaşım ekonomisinin yaygınlaştığına dikkati çeken Kacır, "Doğrudan araç sahipliğinin yerini, araç havuzlarının olduğu platform üyelikleri alıyor. Sektörde karlılık araç satışları, satış sonrası hizmetler ve sigorta hizmetleri gibi geleneksel alanlardan paylaşımlı mobilite, dijital hizmetler gibi yeni iş alanlarına kayıyor. Halihazırda 2 milyon yıllık üretim kapasitesi, 31 araç üretim tesisi, 1100 tedarikçi firmasıyla Türk otomotiv sanayi için bu büyük devrimler, bir yandan meydan okumalar doğuruyor, öte yandan eşsiz fırsatlar sunuyor." diye konuştu.

Kacır, yeniliğe ayak uyduramayan marka, firma ve ülkenin eleneceği, inovasyona öncülük edenlerin büyüyeceği bir evrede bulunulduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"İşte Türkiye, son 20 yılda adeta sıfırdan inşa ettiğimiz AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle böylesine büyük dönüşümlere tarihte hiç olmadığı kadar hazır. Sayıları 101'i bulan teknoparklarımızda bugün 9 bin 800'den fazla firmamız inovasyon yapıyor. Özel sektörde 1600'ün üzerinde AR-GE ve tasarım merkezimiz bulunuyor. Toplam AR-GE insan kaynağımız 29 binden 222 bine yükseldi. Fikri mülkiyet kapasitemizdeki artış, bu alandaki gelişmenin en belirgin göstergesi oldu. Yılda ancak 414 patent başvurusu, yani neredeyse günde ancak 1 patent başvurusu yapılan Türkiye'de, artık yılda 9 binden fazla patent başvurusu yapılıyor. Belki bu gelişmenin en sevindirici yanlarından biri de bugünün Türkiye'sinde AR-GE'ye özel sektörün liderlik ediyor olması. 1,2 milyar dolardan 11,3 milyar dolara yükselen AR-GE harcamalarında şirketlerimizin payı yüzde 29'dan yüzde 61'e çıktı."

Türkiye'nin otomobilini, devrim otomobilinin 62 yıl önce yaşadığı kaderin bir benzerine terk etmediklerini vurgulayan Kacır, "Mobilitedeki dönüşümü DNA'sında taşıyan, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ifadesiyle 'Devrin otomobili'ni, doğuştan elektrikli ve akıllı otomobil Togg'u yollara çıkardık. " dedi.

"Tüm yatırımcıların AR-GE ve yatırım projelerinde yenilikçi teknolojilere yönelmesini teşvik ediyoruz"

Kacır, Ford Otosan gibi Türkiye'de üretim yapman tüm yatırımcıların, AR-GE ve yatırım projelerinde yenilikçi teknolojilere yönelmesini teşvik ettiklerini kaydetti.

Elektrikli araçların yaygınlaşması için tüm şehirlerde hızlı şarj istasyonları kurulmasını sağladıklarını, 81 şehirde 2 bin 800'ü hızlı şarj olmak üzere 10 binden fazla halka açık şarj bağlantısına ulaştıklarını aktaran Kacır, akıllı kameradan çip teknolojilerine, batarya sistemi bileşenlerinden sürüş destek sistemlerine, yeni nesil otomotiv teknolojilerine yönelik projeleri, hamle programıyla desteklediklerini dile getirdi.

Kacır, atacakları adımlarla 2030 yılında elektrikli araçların ülkede pazar payını yüzde 35'e, elektrikli araç yerlilik oranını yüzde 75'in üzerine çıkaracaklarına işaret ederek, elektrikli, bağlantılı ve otonom hafif ve ağır ticari araç üretiminde Avrupa'da lider ve dünyada ilk 5'te olacaklarını belirtti.

Batarya modül, komponent ve hücre yatırımlarıyla Türkiye'yi batarya üretim üssü haline getireceklerinin altını çizen Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Siber güvenlik, sürüş güvenliği ve sürücü davranışlarının modellenmesi yazılımları başta olmak üzere, bağlantılı ve otonom araç yazılımları geliştirip bunların ihracatını yapan ilk 10 ülkeden biri olacağız. Henüz ülkemizde yatırımı olmayan pek çok otomobil markasıyla da Türkiye'de yatırım için görüşme halindeyiz. Avrupa'nın ticari araç üretiminde lider ve otomotiv üretim üslerinden biri olarak Gümrük Birliği ve ticaret anlaşmaları sayesinde 1 milyar nüfusluk dev bir pazara doğrudan erişim imkanı sunuyoruz. Bulunduğumuz coğrafyanın avantajlarını en etkin şekilde değerlendirdiğimiz lojistik imkanlar, yatırımcılar için eşsiz fırsatlar doğuruyor. Nitelikli ve çalışkan iş gücü, bu ülkenin en büyük değeri."

Kacır, Türkiye'nin sunduğu imkanları en iyi değerlendiren şirketlerin başında Ford Otosan'ın geldiğine değinerek, 94 ülkeye araç ve parça ihracatıyla 2022'de 6,2 milyar dolar seviyesini yakalayan şirketin, son 8 yıldır Türkiye'nin tüm sanayi sektörlerinde "ihracat şampiyonu" olduğunu ifade etti.

Türkiye'deki ticari araç üretiminin yüzde 69'unu, ihracatının ise yüzde 75'ini Ford Otosan'ın gerçekleştirdiğini belirten Kacır, 2002'den 2022'ye tüm sektörlerde yaşanan muazzam gelişmeden Ford Otosan'ın da nasibini aldığını, 2002'de 31 bin araç ihraç eden Ford Otosan'ın bu sayıyı 2022'de 300 binin üzerine çıkardığını söyledi.

"Girişimcilerimiz her zaman baş tacımız olacak"

Kacır, Ford Otosan'ın, 2 bini AR-GE çalışanı olmak üzere 15 binden fazla emekçiyi istihdam ettiğini aktararak, şunları kaydetti:

"Sayın Cumhurbaşkanım, zatıalinizin takdiriyle endüstri bölgesi uygulamasıyla desteklediğimiz ve proje bazlı yatırım teşviki sunduğumuz, 2 milyar avroluk yatırım planıyla Ford Otosan, Türkiye'deki toplam üretim kapasitesini yıllık 450 binden 650 bine çıkaracak, Türkiye'de ürettiği tüm ticari araçların sıfır emisyon hedefiyle elektrikli versiyonlarını devreye alacak. Şu ana kadar 3 bin 500 kişiden fazla yeni istihdam sağlanan Yeniköy Fabrikası da bu hedeflere ulaşma adına önemli bir merkez olacak. Ford Otosan, Ford ve Volkswagen'in stratejik ortaklığı kapsamında Volkswagen'in yeni nesil 1 tonluk ticari aracını da bu tesiste üretecek. Türkiye'ye değer katan Ford Otosan ailesine huzurlarınızda teşekkürlerimi sunmak istiyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde yatırımcının önünü açmaya, varsa önlerindeki engelleri kaldırmaya her daim devam edeceklerinin altını çizen Kacır, "Akıl ve alın teriyle bu ülkeye değer katan emekçilerimiz ve Türkiye'ye inanan, güvenen girişimcilerimiz her zaman baş tacımız olacak." dedi.



İran'daki savaş Amerikalılara 100 milyar dolara mal oldu

ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)
ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)
TT

İran'daki savaş Amerikalılara 100 milyar dolara mal oldu

ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)
ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)

Brown Üniversitesi'nin tahminine göre İran'daki savaş Amerikalılara ek enerji maliyetleri nedeniyle 100 milyar dolara mal oldu. Üstelik bu rakam her 2 dakikada 1 milyon dolar daha artıyor.

Brown Üniversitesi Watson Uluslararası ve Kamu İlişkileri Fakültesi'nin hazırladığı İran Savaşı Enerji Maliyeti Takibi, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik ortak saldırılar düzenlemesinden bu yana benzin ve motorin fiyatlarını takip ediyor.

Bu ek maliyet, ülke genelinde tahmini 131 milyon hane bulunduğu dikkate alındığında, hane başına yaklaşık 763 dolara denk geliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü savaş, ABD genelinde büyük ölçüde tepkiyle karşılandı. Bunun nedenlerinden biri de savaşın akaryakıt fiyatlarında büyük artışa yol açması. Dünyadaki petrolün yaklaşık yüzde 20'si, İran'ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.

Trump geçen ay Amerikalılara daha yüksek benzin fiyatlarını kabul etmeleri çağrısında bulundu. New York'un Garden City kentinde düzenlenen siyasi mitingde konuşan Trump, "çok kötü bir ülkenin" nükleer silaha sahip olmamasını sağlamanın bedeli olarak "benzine birazcık daha fazla para ödemenin" buna değer olduğunu söyledi.

Trump, 14 Ağustos'taki mitingde, "İran'ı yenmeyi tamamladıktan sonra... Çok yakında Hürmüz Boğazı'nın ABD toprağı olduğunu ilan edeceğim" dedi.

Pazartesi günü itibarıyla ortalama benzin fiyatı galon başına 4,15 dolardı. Bu, İşçi Bayramı hafta sonu için ulusal düzeyde rekor fiyat ve tatil döneminde fiyatların ilk kez 4 doların üzerine çıkması anlamına geliyor.

Amerikan Otomobil Birliği'ne (AAA) göre mevcut fiyat, 2012'de belirlenen önceki İşçi Bayramı rekoru olan 3,82 doların oldukça üzerinde.

Ancak Brown Üniversitesi'nin takip sistemine göre birçok eyalette akaryakıt istasyonlarındaki fiyatlar çok daha yüksek. Pazartesi günü Kaliforniya'da ortalama benzin fiyatı galon başına 5,86 dolar, Hawaii'de ise 5,39 dolardı.

Savaşın yol açtığı ek maliyetin büyük bölümü benzinden kaynaklanıyor. Ancak motorin fiyatları da cuma günü rekor seviyeye ulaştı ve o zamandan beri yükseliyor. AAA'ya göre pazartesi sabahı itibarıyla motorinin galon fiyatı 5,90 dolardı. Bu fiyat, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 60 daha yüksek.

Brown Üniversitesi'nin takip sistemine göre tüketiciler açısından maliyetin en fazla arttığı eyalet Teksas oldu. Teksas'taki tüketiciler, İran savaşının başlamasından bu yana benzin ve motorin için yaklaşık 11 milyar dolar daha fazla ödüyor. Kaliforniya ve Florida'da yaşayanların ödediği ek maliyet ise sırasıyla yaklaşık 8 milyar dolar ve 5 milyar dolar.

Başlangıçta savaşın 4 ila 5 hafta süreceğini öne süren Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek için Amerikalıların akaryakıt istasyonlarında daha fazla ödeme yapmaya razı olduğunu söylüyor. Ancak anketler, Amerikalıların çoğunun Trump'ın savaşı yönetme biçimini onaylamadığını gösteriyor.

Trump, sık sık savaşın fiilen sona erdiğini, İran ordusunun yok edildiğini ve ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini öne sürmesinin yanı sıra, savaş sona erdiğinde akaryakıt fiyatlarının "çakılacağı" sözünü verdi.

Independent Türkçe


Savaşın devam etme riskinin artmasıyla Brent petrol fiyatı 100 dolara yaklaşıyor

ABD’nin Teksas eyaletindeki Midland şehrinde bulunan bir petrol sahasında, sondaj platformunun önünde iki petrol sondaj kulesi çalışıyor. (Reuters)
ABD’nin Teksas eyaletindeki Midland şehrinde bulunan bir petrol sahasında, sondaj platformunun önünde iki petrol sondaj kulesi çalışıyor. (Reuters)
TT

Savaşın devam etme riskinin artmasıyla Brent petrol fiyatı 100 dolara yaklaşıyor

ABD’nin Teksas eyaletindeki Midland şehrinde bulunan bir petrol sahasında, sondaj platformunun önünde iki petrol sondaj kulesi çalışıyor. (Reuters)
ABD’nin Teksas eyaletindeki Midland şehrinde bulunan bir petrol sahasında, sondaj platformunun önünde iki petrol sondaj kulesi çalışıyor. (Reuters)

Petrol fiyatları, Ortadoğu’da savaşın sürme riskinin artmasıyla bugün spot işlemlerde yüzde 3 yükselerek varil başına 99,22 dolara çıktı.

İran savaşının devam etmesi, küresel petrol arzını olumsuz etkileyebilir. Zira Ortadoğu, dünya ülkelerine petrol ihracatının temel merkezlerinden biri konumunda.

Brent petrolünün varil fiyatı, seans sırasında 99,22 dolara kadar yükseldikten sonra, saat 09.14 itibarıyla yüzde 2,8 artışla 99,14 dolar seviyesinde işlem gördü. ABD tipi Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) spot fiyatı da yüzde 3,20 yükselerek varil başına 94,41 dolara ulaştı.

ABD’de dün İşçi Bayramı tatili nedeniyle piyasaların kapalı olmasının ardından ABD ham petrolü, Brent petrolündeki yükselişi yakalamaya çalışıyordu.

ANZ Bank analisti Daniel Hynes yayımladığı değerlendirmede, “Ortadoğu’daki çatışmanın son dönemde tırmanması, ABD ve İran’ın hesaplı askeri operasyonlarının eşlik edeceği uzun süreli bir çatışma ihtimalini artırdı. Bu durum, Körfez’deki petrol arzının 2026 sonuna kadar kısıtlı kalmasına yol açabilir” ifadelerini kullandı.

İran’ın dün yeni ABD saldırılarına karşılık vereceği tehdidinde bulunmasının ardından, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiği de haftanın başında yavaşladı. Reuters verilerine göre dün boğazdan yalnızca 7 emtia gemisi geçti; bu sayı bir önceki gün 8’di.


Suudi Arabistan futbolunda transfer dengeleri yeniden mi değişiyor?

70 milyon euroluk bonservis bedeliyle El-Hilal’e transfer olan Brezilyalı Gabriel Martinelli listeye zirveden girdi (El-Hilal Kulübü)
70 milyon euroluk bonservis bedeliyle El-Hilal’e transfer olan Brezilyalı Gabriel Martinelli listeye zirveden girdi (El-Hilal Kulübü)
TT

Suudi Arabistan futbolunda transfer dengeleri yeniden mi değişiyor?

70 milyon euroluk bonservis bedeliyle El-Hilal’e transfer olan Brezilyalı Gabriel Martinelli listeye zirveden girdi (El-Hilal Kulübü)
70 milyon euroluk bonservis bedeliyle El-Hilal’e transfer olan Brezilyalı Gabriel Martinelli listeye zirveden girdi (El-Hilal Kulübü)

Suudi Arabistan Profesyonel Ligi’nde 2026-2027 sezonu yaz transfer dönemi, 484 milyon euroyu aşan harcamayla kapandı. Suudi kulüpleri kadrolarını güçlendirmek için yüksek miktarlarda harcama yapmayı sürdürürken bu rakam geçen sezona kıyasla daha düşük kaldı. Transfer döneminde en fazla harcama yapan kulüp ise rakiplerine açık ara fark atan El-Hilal oldu.

Şarku’l Avsat’ın Transfermarkt’an aktardığı verilere göre  Suudi Arabistan Ligi’ndeki toplam transfer harcaması 484,276 milyon euroya ulaştı. Bu rakam yaklaşık 2,116 milyar Suudi riyaline denk geliyor. Oyuncu satışlarından elde edilen gelir ise 95,176 milyon euro, yaklaşık 416 milyon riyal olarak kaydedildi.

cdfgrthyju
Beş en pahalı transferin üçü El-Hilal’e ait olurken bu transferlerin toplam bedeli 192,9 milyon euroya ulaştı (El-Hilal Kulübü)

Böylece lig kulüplerinin yaz transfer dönemindeki net harcaması yaklaşık 389,1 milyon euro, yani yaklaşık 1,7 milyar riyal oldu. Bu rakam, oyuncu transferleri için ödenen tutarlarla satışlardan elde edilen gelir arasındaki farkı ifade ediyor.

Harcamalarda El-Hilal açık ara zirvede yer aldı. Kulübün transferlerinin toplam değeri 205,87 milyon euroya, yaklaşık 900 milyon riyale ulaştı. Böylece El-Hilal tek başına ligdeki toplam transfer harcamalarının yaklaşık yüzde 42,5’ini gerçekleştirdi.

dfrgthy
Hollandalı Crysencio Summerville, 64,5 milyon euro bonservis bedeliyle El-Hilal’e transfer oldu (El-Hilal Kulübü)

El-Ehli, 84,26 milyon euroluk (yaklaşık 368 milyon riyal) harcamayla ikinci sırada yer aldı. Onu 79 milyon euroyla (yaklaşık 345 milyon riyal) El-Kadsiyye izledi. El-İttihad 33 milyon euro (yaklaşık 144 milyon riyal) ile dördüncü, En-Nasr ise 22 milyon euro (yaklaşık 96 milyon riyal) ile beşinci sırada yer aldı.

Ed-Diriyye 19,6 milyon euro, El-Fetih 13,5 milyon euro, Et-Taavun 9,85 milyon euro, El-İttifak 6,2 milyon euro, El-Hazm 2,8 milyon euro, Eş-Şebab 2,75 milyon euro, Ebha 2,38 milyon euro ve El-Hulud 2,25 milyon euro harcadı. Neom kulübünün oyuncu alımlarının toplam değeri ise 925 bin euro oldu.

Buna karşılık El-Halic, El-Feyha, Er-Riyad ve El-Faysali, Transfermarkt’ta yer alan verilere göre yaz transfer döneminde oyuncu bonservisi için herhangi bir harcama kaydetmedi.

Oyuncu satışlarında El-İttihad zirvede

Oyuncu satışlarından elde edilen gelirlerde ise ligin zirvesinde El-İttihad yer aldı. Kulüp satışlardan 30 milyon euro, yaklaşık 131 milyon riyal gelir sağladı. El-İttihad’ı 20,84 milyon euro (yaklaşık 91 milyon riyal) gelirle El-Hilal takip etti.

cdvfgbhyju
El-İttihad CEO’su Domingos, yeni transferi Rios’un tanıtımı sırasında (El-İttihad Kulübü)

En-Nasr 9 milyon euroluk satış geliri elde ederken onu 7,67 milyon euroyla Et-Taavun ve aynı miktarla Er-Riyad izledi. El-Fetih 6,51 milyon euro, El-Kadsiyye 6,93 milyon euro, El-Ehli 4 milyon euro, El-Feyha 2,3 milyon euro ve Eş-Şebab 275 bin euro satış geliri kaydetti.

Suudi Arabistan Ligi’nin yaz transfer dönemindeki en pahalı beş transferi, toplam harcamanın büyük bölümünü oluşturdu. Bu beş transferin toplam değeri 293,25 milyon euroya, yaklaşık 1,282 milyar riyale ulaştı.

cdfvgbh
Tijjani Reijnders’ın El-Kadsiyye’ye transferi 61 milyon euroya mal oldu (Oyuncunun X hesabı)

Listenin zirvesinde, El-Hilal’e transfer olan Brezilyalı Gabriel Martinelli yer aldı. Transferin değeri 70 milyon euro, yaklaşık 305,9 milyon riyal olarak kaydedildi.

Martinelli’yi, El-Hilal’e 64,5 milyon euro karşılığında transfer olan Hollandalı Crysencio Summerville izledi. Üçüncü sırada ise vatandaşı Tijjani Reijnders bulunuyor. Reijnders, El-Kadsiyye’ye 61 milyon euro karşılığında transfer oldu. Bu transferin yaklaşık değeri 266,6 milyon riyal.

El-Hilal’e transfer olan İngiliz Ollie Watkins, 58,4 milyon euroluk bonservis bedeliyle dördüncü sırada yer aldı. Beşinci sırada ise 39,35 milyon euro karşılığında El-Ehli’ye transfer olan Portekizli Francisco Trincão bulunuyor.

cgbhyjukı
Portekizli Francisco Trincão’nun transferi El-Ehli’ye 39,35 milyon euroya mal oldu (El-Ehli Kulübü)

Böylece yalnızca bu beş transfer, lig kulüplerinin toplam 484,28 milyon euroluk harcamasının yüzde 60,55’ini oluşturdu. Başka bir ifadeyle transfer döneminde harcanan paranın beşte üçünden fazlası yalnızca beş transferde kullanıldı.

En pahalı beş transferin üçü El-Hilal tarafından gerçekleştirildi. Bu üç transferin toplam bedeli 192,9 milyon euroya, yaklaşık 843 milyon riyale ulaştı.

Dört sezonda Suudi transfer harcamaları

Transfermarkt’ın son dört sezona ilişkin verilerinin karşılaştırılması, bu yaz transfer dönemindeki harcamaların geçen sezona göre gerilediğini ancak 2024-2025 sezonunun üzerinde kaldığını gösteriyor. Buna karşılık 2023-2024 sezonunun rekor düzeydeki harcamaları hâlâ açık ara zirvede bulunuyor.

Geçen yaz transfer dönemiyle karşılaştırıldığında harcamalar 638,48 milyon eurodan 484,28 milyon euroya geriledi. Böylece yaklaşık 154,2 milyon euroluk, yüzde 24,2’lik bir düşüş kaydedildi.

Buna rağmen bu yaz ki harcama, 2024-2025 sezonundaki rakamın yaklaşık 37,85 milyon euro üzerinde kaldı. Bu da yüzde 8,5’lik artış anlamına geliyor.

Buna karşılık kulüplerin 944,15 milyon euro harcadığı 2023-2024 sezonunun rekor transfer dönemiyle kıyaslandığında mevcut harcama yaklaşık 459,88 milyon euro, yani yüzde 48,7 daha düşük seviyede kaldı.

csdfvghyj
Hollandalı Crysencio Summerville, 64,5 milyon euro bonservis bedeliyle El-Hilal’e transfer oldu (El-Hilal Kulübü)

Dört sezon arasındaki karşılaştırmada en yüksek harcama 2023-2024 sezonunda gerçekleşti. Bu dönemde kulüpler toplam 944,15 milyon euro (4,13 milyar riyal) harcadı.

Bunu 638,5 milyon euro (2,79 milyar riyal) ile 2025-2026 sezonu, 484,3 milyon euro (2,12 milyar riyal) ile mevcut sezon ve 446,4 milyon euro (1,95 milyar riyal) ile 2024-2025 sezonu izledi.

Oyuncu satışlarında ise son dört sezonun en yüksek geliri 2025-2026 sezonunda elde edildi. Bu dönemde satışlardan 147,28 milyon euro gelir sağlandı. Bu rakam 2024-2025 sezonunda 110,03 milyon euro, mevcut transfer döneminde 95,18 milyon euro ve 2023-2024 sezonunda 69,13 milyon euro olarak kaydedildi.

Veriler ayrıca El-Hilal, El-Ehli ve El-Kadsiyye’nin tek başına 369,13 milyon euro harcadığını gösteriyor. Yaklaşık 1,61 milyar riyale denk gelen bu tutar, mevcut transfer döneminde ligdeki toplam harcamanın yüzde 76’sından fazlasını oluşturuyor. Bu tablo, Suudi Arabistan Ligi’ndeki satın alma gücünün sınırlı sayıdaki kulüpte yoğunlaştığına işaret ediyor.

Oyuncu hareketliliğinde 399 transfer

Oyuncu hareketliliği açısından ise Profesyonel Lig’in internet sitesinde yer alan kulüp kadrolarına göre yaz transfer döneminde 399 oyuncu giriş ve çıkışı gerçekleşti. Bunların 193’ünü lige gelen, 206’sını ise kulüplerinden ayrılan oyuncular oluşturdu.

Ebha, 20 yeni oyuncuyla en fazla transfer yapan kulüp oldu. Onu 19 oyuncuyla El-Faysali, 16 oyuncuyla Eş-Şebab, 15 oyuncuyla Et-Taavun ve 13 oyuncuyla El-Halic izledi. El-Fetih ve Ed-Diriyye ise 12’şer oyuncu transfer etti.

Buna karşılık En-Nasr, yalnızca bir oyuncu transfer ederek en az oyuncu alan kulüp oldu. Onu 6 oyuncuyla El-İttihad, 7’şer oyuncuyla El-Kadsiyye ve El-Feyha takip etti.

Kulüplerden ayrılan oyuncu sayısında da Ebha 19 oyuncuyla ilk sırada yer aldı. Eş-Şebab ve Et-Taavun 17’şer ayrılıkla ikinci sırayı paylaşırken El-Fetih 14 oyuncuyla onları takip etti. El-Hilal, El-İttihad ve El-Hulud’dan 13’er oyuncu ayrıldı.

El-Faysali ise yalnızca bir oyuncunun ayrılmasıyla bu kategoride en düşük rakama sahip kulüp oldu.