Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Moskova, Suudi Arabistan için güvenilir bir ortak

Reşetnikov: Suudi Arabistan ile endüstriyel ve teknik iş birliği, Vizyon 2030 çerçevesinde daha geniş boyutlar kazanıyor

 Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun oturumlarından birine katılımı sırasında (St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu)
Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun oturumlarından birine katılımı sırasında (St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu)
TT

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Moskova, Suudi Arabistan için güvenilir bir ortak

 Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun oturumlarından birine katılımı sırasında (St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu)
Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun oturumlarından birine katılımı sırasında (St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu)

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, ülkesinin Suudi Arabistan ile stratejik ilişkilerin ulaştığı düzeyden memnuniyet duyduğunu belirterek, Krallığın bu yıl 29’uncusu düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’na onur konuğu olarak katılmasının, ‘iki ülke arasındaki üst düzey diyaloğun ve tüm alanlarda iş birliğini geliştirmeye yönelik ortak iradenin bir göstergesi’ olduğunu söyledi. Reşetnikov, söz konusu ortaklığın Vizyon 2030 çerçevesinde daha geniş ve derin boyutlar kazandığını ifade etti.

Kremlin, Suudi Arabistan’ın iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 100’üncü yılı dolayısıyla forumun ana onur konuğu olarak seçildiğini açıklamıştı. Suudi heyetine Enerji Bakanı Abdulaziz bin Selman başkanlık ederken, heyette üst düzey yetkililer ile ulusal kurum ve büyük şirketlerin temsilcileri yer alıyor. Bunların başında ise Aramco geliyor.

Rusya’nın en önemli ekonomik etkinliği olarak kabul edilen ve sıklıkla Rus Davos’u olarak anılan forum kapsamında Şarku’l Avsat'a konuşan Reşetnikov, iki ülke ilişkilerinin son yıllarda önemli bir ivme kazandığını söyledi. Reşetnikov, ticaret hacmi göstergelerinde dikkat çekici bir sıçrama yaşandığını belirterek, ikili ticaret hacminin son beş yılda iki katından fazla arttığını açıkladı. Yatırım alanındaki iş birliğinin de sürekli geliştiğini vurgulayan Reşetnikov, karşılıklı yatırımların teşviki ve korunmasına yönelik hükümetler arası bir anlaşmanın yakın zamanda imzalanmasının, her iki ülkedeki yatırımcılara ilave ve güçlü bir destek sağlayacağını ifade etti.

Petrolün ötesinde bir iş birliği

Reşetnikov, küresel enerji arzının istikrarının sağlanmasına yönelik koordinasyonun ‘ikili gündemin temel başlıklarından biri’ olduğunu belirterek, iki ülkenin OPEC+ ittifakına birlikte liderlik ederek uluslararası düzeyde önemli başarılar elde ettiğini söyledi.

Reşetnikov, ülkesinin Suudi Arabistan’ın gıda güvenliğinin sağlanmasında güvenilir bir ortak olduğunu vurgulayarak, Krallığa buğday, arpa, ayçiçeği yağı ve kümes hayvanları ürünleri başta olmak üzere tarım ve gıda ürünleri tedarik ettiklerini ifade etti. İki ülke arasındaki iş birliğinin yeni alanlara da yayıldığını kaydeden Reşetnikov, önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan’da ortak tarım merkezleri ve gelişmiş lojistik koridorlar kurulmasına yönelik iddialı projelerin değerlendirildiğini açıkladı.

Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programı kapsamında sanayi ve altyapı yatırımlarını hızla geliştirdiğine dikkat çeken Reşetnikov, bu süreçte Rusya’nın deneyimlerinden yararlanılabileceğini söyledi. Teknolojik ve endüstriyel iş birliğinin de giderek daha fazla önem kazandığını belirten Reşetnikov, dijitalleşme, yapay zekâ, akıllı şehir çözümleri, siber güvenlik ve su arıtma teknolojileri gibi ileri teknoloji alanlarında ortak çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Reşetnikov ayrıca, Rusya’nın uzay alanındaki birikimini Suudi Arabistan ile paylaşmaya hazır olduğunu belirterek, astronot eğitimi, uzay biyolojisi ve uzay tıbbı konularındaki tecrübelerine dayanarak Suudi uzay programının geliştirilmesine katkı sunmaya hazır olduklarını söyledi.

 St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’na katılan Suudi katılımcılar (Forum)
St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’na katılan Suudi katılımcılar (Forum)

Turizmde büyük sıçrama

Turizm alanına da değinen Reşetnikov, bu sektörün iki ülke arasındaki iş birliğinde en umut vadeden büyüme alanlarından biri olduğunu söyledi. Reşetnikov, geçen yıl iki ülke arasındaki toplam turist trafiğinin yüzde 38 artış gösterdiğini, bunun da 2019 seviyelerinin yaklaşık 10 katına karşılık geldiğini belirtti.

Reşetnikov, iki ülke vatandaşları için karşılıklı vize muafiyeti sisteminin, imzalanan tarihi anlaşmanın ardından 11 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Ayrıca Saudia ve Flynas aracılığıyla doğrudan uçuşların yeniden başlamasının karşılıklı seyahatlere olan ilgiyi artıracağını ifade etti.

İki ülkenin turizm alanındaki iş birliğinde önemli ilerlemeler kaydettiğini vurgulayan Reşetnikov, yalnızca 2025 yılında 143 binden fazla Suudi turistin Rusya’yı ziyaret ettiğini, bu rakamın bir önceki yıla göre yüzde 33'lük artış anlamına geldiğini söyledi.

Reşetnikov, Moskova ile Riyad’ın üst düzeyde imzaladığı anlaşmaların, turizm sektörünün büyümesi için sağlam bir zemin oluşturduğunu belirterek, ortak turizm hareketliliğini daha da artırmak için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

“İç turizm sektörümüzün Suudi turistlerin beklentilerini karşılaması için elimizden geleni yapıyoruz” diyen Reşetnikov, seyahat eden Suudi ziyaretçilere kültürel ihtiyaçlarına uygun, rahat ve elverişli bir ortam sunmayı hedeflediklerini ifade etti.

Bu kapsamda Rusya’daki konaklama sektöründe helal standartları ve Müslüman dostu hizmetlerin hızla yaygınlaştırıldığını belirten Reşetnikov, Suudi Arabistan’dan gelen ziyaretçilerin konforunu artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Reşetnikov, Moskova, Soçi ve Kazan şehirlerindeki ilk otellerin gerekli resmî sertifikaları aldığını açıklarken, 100’den fazla otel işletmesinin de benzer sertifikalar için başvuruda bulunduğunu ve bu taleplerin değerlendirme aşamasında olduğunu belirtti.

Altyapıda gözle görülür iyileşme

Reşetnikov, Rusya’nın turizm altyapısında son on yılda kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını belirterek, modern havalimanları ve ulaşım ağlarının inşa edildiğini, şehir merkezleri ile kamusal alanların yenilendiğini söyledi. Bu yatırımların hem büyük yatırımcılar hem de girişimciler için daha cazip bir ortam oluşturduğunu ifade etti.

Rusya’nın bugün 1 milyondan fazla otel odasına sahip olduğunu kaydeden Reşetnikov, ülkede ayrıca 500’ü aşkın pistten oluşan ve toplam uzunluğu bin kilometreyi aşan 400 kayak merkezinin bulunduğunu belirtti. Reşetnikov, ülkenin güney kesimlerinde ise yaklaşık 2 bin kilometre uzunluğunda sahil şeridinin yer aldığını dile getirdi.

Geleceğe dönük planlara da değinen Reşetnikov, 2030 yılına kadar yılın tamamında faaliyet gösterebilecek 11 sahil turizm merkezi ve yeni bir marina inşa edilmesini öngören stratejik bir program üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Söz konusu projelerin beş farklı denizin kıyılarında ve Baykal Gölü çevresinde hayata geçirileceğini belirten Reşetnikov, bu yatırımların yılda 10 milyon ziyaretçi çekmesinin hedeflendiğini söyledi.

Reşetnikov, Suudi iş dünyasına da bu projelere yatırım yapma çağrısında bulunarak, yeni turizm destinasyonlarının önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Reşetnikov, “Bu projelere yatırım yapanlar ayrıcalıklı teşviklerden ve özel avantajlardan yararlanacak. Gerçekten çok önemli bir fırsattan söz ediyoruz” dedi.

St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu sırasında katılımcılar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in fotoğrafının gösterildiği büyük bir ekranın önünden geçiyorlar(EPA)St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu sırasında katılımcılar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in fotoğrafının gösterildiği büyük bir ekranın önünden geçiyorlar(EPA)

Yaptırımlara rağmen sağlam bir ekonomi

Reşetnikov, Rus ekonomisinin performansına ilişkin değerlendirmesinde, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) kısa süre önce 2026 yılı için Rusya’nın büyüme tahminini yükselterek yüzde 1,1’e çıkardığını hatırlattı. Bu revizyonun yükselen petrol fiyatlarına dayandığını belirten Reşetnikov, söz konusu gelişmeyi ‘özellikle IMF’nin Rusya’ya yönelik temkinli yaklaşımı dikkate alındığında olumlu bir gösterge’ olarak nitelendirdi. Yatırımcıların yalnızca gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) büyümesine odaklanmadığını vurgulayan Reşetnikov, makroekonomik politikaların sürdürülebilirliği, bütçe dengesi, borç yükü, kârlılığı net projeler ve kabul edilebilir risk seviyelerinin de yatırım kararlarında belirleyici olduğunu söyledi.

Reşetnikov, “Rusya'nın kamu borcu, G20 ülkeleri arasındaki en düşük oranlardan birine sahip ve GSYİH’nin yaklaşık yüzde 17’si seviyesinde bulunuyor. Sadece son üç yılda, 2025 yılı da dahil olmak üzere, Rus ekonomisi reel olarak yüzde 10’dan fazla büyüdü” dedi.

Bu performansın yıllık ortalama yaklaşık yüzde 3,3’lük büyümeye karşılık geldiğini ifade eden Reşetnikov, söz konusu oranın küresel ortalamanın üzerinde olduğunu ve Rusya’nın satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük dördüncü ekonomisi konumunu korumasını sağladığını belirtti.

Reşetnikov, bu verilerin Rusya pazarının yabancı yatırımcılar açısından cazibesini ortaya koyduğunu ifade ederek, özellikle Arap yatırımcılar için uzun vadeli fırsatlar sunduğunu söyledi. Rusya’nın tarım, gübre üretimi, altyapı, dijital teknolojiler ve sanayi çözümleri gibi alanlarda yatırım açısından güçlü potansiyele sahip olduğunu belirten Reşetnikov, bu sektörlerin Körfez ülkelerinin varlık çeşitlendirme ve yeni ekonomik alanlar geliştirme hedefleriyle örtüştüğünü kaydetti.

Rus ekonomisinin dış baskılar karşısındaki dayanıklılığına da dikkat çeken Reşetnikov, son yıllarda ülke ekonomisinin yaptırımlara, lojistik ağların yeniden yapılandırılmasına ve Batılı sermayeye erişimdeki kısıtlamalara rağmen uyum sağlama kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti. Reşetnikov, “Ekonomimiz son yıllarda baskılara uyum sağlayabileceğini ve yaptırımlar altında da büyüme ivmesini koruyabileceğini kanıtladı. Bununla birlikte, ulusal para birimleriyle ödeme sistemleri, lojistik ağlar ve yatırımların korunması gibi alanları kapsayan iş birliği altyapısı temel önemini koruyor” dedi.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.