İpotekli konut satış adedinde en düşük ikinci aylık rakam görüldü

Yeni ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadelede attığı adımlar sonrası ipotekli konut satışlarında gerileme sürerken, ekim ayında ipotekli konut satışı 5 bin 577 adet oldu

(AA)
(AA)
TT

İpotekli konut satış adedinde en düşük ikinci aylık rakam görüldü

(AA)
(AA)

İpotekli konut satış adedinde ekim ayında 5 bin 577 ile en düşük ikinci aylık rakam görüldü.

AA'nın Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yaptığı derlemeye göre, ipotekli konut satış adetlerinde ve kredili satışların toplamdan aldığı paylarda düşüş sürüyor.

Toplam konut satışları içerisinde ipotekli satışların payı 2023 Ocak-Ekim döneminde yüzde 16,7'ye kadar geriledi. Bu oran 2022'de yüzde 18,9, 2021'de yüzde 19,7, 2020'de yüzde 38,2, 2019'da yüzde 24,7, 2018'de ise yüzde 20,1 şeklindeydi.

İpotekli satış oranı 2013-2017 döneminde ise yüzde 33'ün üzerinde gerçekleşmişti.

130 ayda sadece 7 kez tek haneli gerçekleşti

İpotekli konut satış adedi, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadelede attığı adımlar sonrası ekimde tarihin en düşük ikinci aylık rakamını gördü.

Ekimde toplam satışlar 93 bin 761 adet ve ipotekli satışlar 5 bin 577 adet olurken, ipotekli satışların toplamdan aldığı pay ise yüzde 5,9 düzeyinde gerçekleşti. İpotekli konut satışları tarihin en düşük seviyesini Aralık 2018'de yüzde 5,2 ile, satış adedini ise Kasım 2018'de 5 bin 324 adetle görmüştü.

İpotekli satışların toplamdan aldığı pay, söz konusu istatistiklerin açıklanmaya başlandığı 2013 Ocak'tan bu yana geçen 130 ayda sadece 7 kez tek haneli gerçekleşti. Söz konusu dönemler 2018'in eylül, ekim, kasım ve aralık, 2019'un ocak, 2023'ün eylül ve ekim ayları oldu. İpotekli satışların toplamdan aldığı pay, kalan 123 ayda ise iki haneli olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, bankalarca verilen konut kredisi faizlerinin ağırlıklı yıllık ortalaması, 26 Mayıs'ta yüzde 19,34 iken 3 Kasım'da yüzde 41,67'e çıkmış durumda.

"Mevduat, yatırımcılara daha cazip gelmeye başladı"

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, seçim öncesi dönemde düşük faiz uygulamasının getirileriyle mayıs ayına gelindiğinde konut kredi faizlerinin yıllık ortalama oranı yüzde 20'ler civarındayken, mayıs ayından itibaren yeni ekonomi yönetimiyle birlikte TCMB'nin attığı sıkılaştırma politikalarına paralel olarak yükseldiğini ve yüzde 40'ı geçtiğini söyledi.

Bu gelişmeye bağlı olarak ipotekli konut satışlarında yaşanan gerilemeden bahseden Şener, şu açıklamalarda bulundu:

İpotekli satışların toplamdan aldığı pay sürekli çift haneli rakamlarda iken yeni ekonomi yönetiminin politikaları ve atılan sıkılaştırma adımlarıyla son 3 aydır sürekli aşağı yönlü gitmektedir. Bu düşüşte konut kredi oranlarının ciddi bir payı olduğu gibi diğer taraftan mevduat oranlarının da yükselmesi etkilidir. Yüksek oranlar, elinde nakit bulunan vatandaşları mevduatlara yönlendirmektedir. Yani öncelikle yüksek kredi oranları nedeniyle konutlar artık daha pahalı hale geldi. İkinci olarak da elinde para olanlar mevduat oranlarının yüksekliği nedeniyle parasını bankaya yatırmayı tercih ediyor. Tüm bunların yanı sıra konut yatırımı enflasyon nedeniyle cazibesini yitirmeye başladı. Yani elinde gayrimenkul alacak kadar nakdi olanlar dahi, bu parayla kira getirisinden daha yüksek gelir elde edecekleri mevduata yöneliyorlar.

Prof. Dr. Şener, kredili konut talebinin azalmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

"Konut üreticileri vadeli satışla çözüm üretiyor"

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım da enflasyona bağlı olarak konut üretim maliyetlerinde ve konut fiyatlarında yaşanan artışın yanı sıra faiz oranlarındaki yükseliş nedeniyle ipotekli satışların dip yaptığını söyledi.

Durbakayım, "Öte yandan bankaların kredi kullandırmadaki isteksizliği ipotekli konut satışlarına darbe vurdu. Konut üreticileri bu duruma tedbir olarak kendi bünyelerinde vadeli satış yaparak çözüm üretme tercihini kullandı." şeklinde konuştu.



Petrol, ABD-İran geriliminin düşeceği beklentisiyle 100 doların altına indi

Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)
Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Petrol, ABD-İran geriliminin düşeceği beklentisiyle 100 doların altına indi

Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)
Moskova'daki bir petrol rafinerisinde çıkan yangınlardan yükselen dumanlar (Reuters)

Petrol fiyatları pazartesi günü son 12 günün en düşük seviyesine geriledi. Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı üzerinden ham petrol sevkiyatının artması ve bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında ABD-İran savaşına ilişkin diplomatik ilerleme sağlanabileceği yönündeki beklentilerin güçlenmesi, Brent ve ABD ham petrolünün varil başına 100 doların altına gerilemesine yol açtı.

Brent petrolünün kasım teslimatı 3,48 dolar veya yüzde 3,35 düşerek New York saatiyle 11.02'de varil başına 100,39 dolara geriledi. Brent, seans sırasında 9 Eylül'den bu yana ilk kez 100 doların altına indi.

Ekim teslimatı salı günü sona erecek Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı ise 4,64 dolar veya yüzde 4,63 gerileyerek 95,66 dolara düştü. Kasım teslimatı da 92,34 dolardan işlem gördü.

Fiyatlar, Suudi Arabistan'ın petrol ihracatının bir bölümünü Hürmüz üzerinden yeniden artırdığına ilişkin işaretlerden de destek buldu. Husilerin Suudi Aramco'nun Doğu-Batı petrol boru hattına yönelik saldırıları, bazı sevkiyatların Yanbu üzerinden gerçekleştirilmesini durdurmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York'a gelmesi beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu söyledi.

ABD ile İran arasında pazar günü yeni karşılıklı tehditler yöneltilirken El Cezire, Tahran'ın müzakerelerin yeniden başlaması için arabuluculara bazı şartlarını ilettiğini bildirdi.

PVM Oil Associates analisti Tamas Varga, bu hafta BM toplantıları sırasında barış görüşmelerinde ilerleme sağlanabileceğine ilişkin beklentilerin de petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Husilerin Aramco'nun Doğu-Batı boru hattına yönelik saldırıları, Suudi Arabistan'ın petrol ihracatının bir bölümünü Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden yönlendirmesine neden olmuştu.

Öte yandan Libya Ulusal Petrol Kurumu Başkanı Mesud Süleyman, Reuters'a yaptığı açıklamada Şerara petrol sahasındaki üretimin kısmen düştüğünü söyledi. Süleyman, düşüşün nedenine ilişkin ise bilgi vermedi.


Altın, enflasyon ve faiz politikasının seyrine ilişkin beklentilerle 4 bin 380 dolar civarında yatay seyrediyor

Viyana’daki bir altın ve gümüş rafinerisinde sergilenen, her biri 1.000 gram ağırlığındaki altın külçeleri. (AFP)
Viyana’daki bir altın ve gümüş rafinerisinde sergilenen, her biri 1.000 gram ağırlığındaki altın külçeleri. (AFP)
TT

Altın, enflasyon ve faiz politikasının seyrine ilişkin beklentilerle 4 bin 380 dolar civarında yatay seyrediyor

Viyana’daki bir altın ve gümüş rafinerisinde sergilenen, her biri 1.000 gram ağırlığındaki altın külçeleri. (AFP)
Viyana’daki bir altın ve gümüş rafinerisinde sergilenen, her biri 1.000 gram ağırlığındaki altın külçeleri. (AFP)

Altın fiyatları haftanın ilk işlem gününde ons başına 4 bin 380 dolar civarında yatay seyrederken, piyasalar Ortadoğu’daki savaşın seyrini ve bunun petrol fiyatları, enflasyon ve küresel faiz politikaları üzerindeki etkilerini izliyor.

Spot altın, cuma günü bir haftanın en yüksek seviyesini görmesinin ardından, saat 00.27 itibarıyla ons başına yaklaşık 4 bin 379,74 dolarda yatay kaldı. ABD’nin aralık vadeli altın kontratları ise yüzde 0,1 gerileyerek 4 bin 419,40 dolara indi.

İran ile ABD arasında yeni tehditler karşılıklı olarak dile getirilirken, ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın bir anlaşmaya varmaması halinde ekonomik sonuçlarla yüzleşeceği veya yönetiminin hedef alınacağı uyarısında bulundu. İran ordusu ise yeni bir saldırıya sert karşılık verme tehdidinde bulundu.

KCM Trade’in baş piyasa analisti Tim Waterer, yatırımcıların odağında jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatları ve tahvil getirilerindeki hareketlerin bulunduğunu söyledi. Waterer, altının daha güçlü bir yükseliş ivmesi kazanması için petrol fiyatlarında veya tahvil getirilerinde belirgin bir düşüş yaşanmasının muhtemel olduğunu belirtti.

Waterer, altının kısa vadede 4 bin 200 ila 4 bin 580 dolar aralığında hareket edebileceğini ifade etti.

Petrol ve faiz

Petrol fiyatları, yatırımcıların bölgede gerilimi artıran Husilerin saldırıları devam ederken Suudi Arabistan’ın petrol ihracatında toparlanma sinyallerini değerlendirmesiyle bugün erken işlemlerde geriledi.

Öte yandan İran savaşıyla daha da artan enflasyonist baskılarla mücadele etmek amacıyla bazı büyük merkez bankalarının para politikalarını sıkılaştırması, küresel faiz artırım döngüsünün yeniden başlayabileceğine ilişkin işaretleri güçlendiriyor.

Japonya Merkez Bankası, cuma günü para politikasını sıkılaştıran son büyük merkez bankası oldu. ABD Merkez Bankası (FED) aynı haftanın başında, Avrupa Merkez Bankası ise bir önceki hafta faiz oranlarını artırmıştı.

Minneapolis FED Başkanı Neel Kashkari, ABD ekonomisinin çeşitli sektörlerinde enflasyonun hâlâ yüksek seviyelerde seyrettiğini söyledi.

Altın geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak görülse de yüksek faiz oranları, getiri sağlamayan varlıkları elde tutmanın alternatif maliyetini artırdığı için altının cazibesini azaltabiliyor.

Spot gümüş yüzde 0,8 artışla ons başına 66,76 dolara, platin yüzde 0,2 yükselişle bin 804,33 dolara, paladyum ise yüzde 0,7 artışla bin 311,65 dolara çıktı.


Suudi Arabistan, Çin öncülüğündeki sınır ötesi dijital para platformundan çekildi

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Suudi Arabistan, Çin öncülüğündeki sınır ötesi dijital para platformundan çekildi

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA), Çin öncülüğünde geliştirilen ve uluslararası ödemelerde dolara alternatif ödeme sistemi oluşturulmasını hedefleyen dijital platformdan çekildiğini bildirdi.

SAMA'dan, İngiliz Financial Times gazetesine konuyla ilgili açıklama yapıldı.

Suudi Arabistan'ın, Çin öncülüğünde geliştirilen ve merkez bankalarının dijital para birimleriyle doğrudan sınır ötesi işlem yapmasına imkan tanıyan mBridge platformuna katılımını sonlandırdığı belirtilen açıklamada, "Planlandığı üzere SAMA, mBridge (kavram kanıtlama) çalışmasını 13 Mayıs 2025'te başarıyla tamamladı. Çalışmanın tamamlanmasının ardından SAMA artık mBridge'in katılımcı üyesi değildir." ifadeleri kullanıldı.

Konuya yakın bir kaynak ise SAMA'nın ABD'nin baskısıyla platformdan çekilip çekilmediği konusunda, Suudi Arabistan'ın projedeki rolünün başından itibaren sınırlı olduğunu kaydederek, söz konusu karardan "daha geniş bir sonuç çıkarmanın yanlış olacağını" belirtti.

Blokzincir teknolojisini kullanan platform, merkez bankalarının kendi dijital para birimleri üzerinden doğrudan işlem yapabilmesini sağlayarak döviz işlemlerinin süresini ve maliyetini azaltmayı hedefliyor.

Suudi Arabistan Merkez Bankası, 2023'te Uluslararası Ödemeler Bankası (Bank for International Settlements) çatısı altında mBridge'e "gözlemci üye" olarak katılmış, 2024’te ise Çin, Hong Kong, Tayland ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) de dahil olduğu aktif katılımcılar arasına girmişti.

Ticari kullanıma açılması planlanan platformun uluslararası para transferi sağlayan SWIFT gibi ödeme sistemlerine bağımlılığı ve doların işlemlerde aracı para birimi olarak rolünü azaltma potansiyeli taşıması, ABD'de tartışmalara yol açmıştı.

Independent Türkçe, Financial Times