Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu: 'Suudi Arabistan'a ihracat yüzde 100'ün üzerinde arttı'

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu: 'Suudi Arabistan'a ihracat yüzde 100'ün üzerinde arttı'

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, "Ama daha önemlisi, Türkiye'nin Suudi Arabistan'a ihracatının yüzde 100'ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu." dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dağlıoğlu, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu'nun, iki ülkeden 4 bakanın katılımıyla, onların inisiyatifleriyle aslında iş dünyasına bir çağrı yapılarak hayata geçirildiğini söyledi.

Dağlıoğlu, forumun, Suudi Arabistan tarafından Yatırım Bakanı ve Turizm Bakanının, Türkiye'den ise Hazine ve Maliye Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanı ev sahipliğinde geniş kapsamlı bir toplantı olarak gerçekleştirildiğini dile getirdi.

"Bu toplantı, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması"

Burak Dağlıoğlu, toplantının icrası için de Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve DEİK olarak işbirliği yaptıklarını ifade etti.

Dağlıoğlu, "Kapsamlı başlıklarda hem paneller vardı hem de atölye çalışmaları vardı. Özellikle altyapı projelerinde, inşaat sektöründe, gıda güvenliği alanında, enerji projelerinde ve yeşil dönüşümde nasıl işbirliği yapabiliriz bunları konuşmuş olduk. Teknoloji, konuşulan ayrı konulardan biriydi farklı atölye çalışmalarında. Geniş kapsamlı bir değerlendirme imkanı oldu." diye konuştu.

Bu toplantının aslında iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu çok geniş kapsamlı bir vizyonun, bir iradenin daha iş dünyası tarafına yansıması olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, şöyle devam etti:

"Biz bu vizyona yatırımlar perspektifiyle iş dünyasındaki karşılıklı ilişkileri geliştirmek adına katkı sağlamak amacıyla buradaydık. Burada yaklaşık 24 imza atıldı. Bunların bir kısmı kamu kurumları arasında oldu ama çok daha büyük sayıda iş insanları arasındaki, şirketler arasındaki imzalar oldu. Hatırlatmak isteriz ki benzeri bir etkinliği yine 22 Aralık 2022'de yine DEİK ile beraber Türkiye tarafında da Hazine ve Maliye Bakanlığı ve yine Suudi Arabistan tarafında Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı ile organize etmiştik. 13-14 ay sonrasında daha kapsamlı, daha geniş, somut adımların atıldığı bir toplantının yapıldığını görüyor olmak aslında doğru yolda olduğumuzu gösteriyor."

"Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdi"

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 10 gibi bir artış gösterdiğini belirterek, "Ama daha önemlisi, Türkiye'nin Suudi Arabistan'a ihracatının yüzde 100'ün üzerinde arttığını gördüğümüz bir yıl oldu. Ticaret her zaman önden gidiyor. Sonrasında yatırımlar geliyor. Biz önümüzdeki çeyreklerde çok daha somut, büyük ölçekli yatırım haberlerini inşallah alıyor oluruz diyelim." ifadesini kullandı.

Dağlıoğlu, burada iki bakanın, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanının başkanlığında, şirketlerin karşılıklı olarak kendi gündemlerini anlattıklarını ve hangi alanlarda işbirliği yapılabileceğini ifade ettiklerini söyledi.

"Turizm, iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan"

Forumda turizmin çok özel bir başlık olduğunu dile getiren Dağlıoğlu, şöyle konuştu:

"Orada tamamen ayrı atölye çalışmaları ya da şirketler arası gündemlerle, birebir görüşmelerle devam eden bir süreç de var. Turizm iki ülke açısından işbirliği yapılabilecek bir alan. İçeride konuşulanlardan böyle alıntıyla söylüyoruz. Özellikle sezonların birbiriyle çakışmaması, Türkiye'de yaz aylarında turizm faaliyeti yüksekken Türkiye'nin kış aylarına girdiği dönemde Suudi Arabistan'da turizm sezonunun açılıyor olması gibi ciddi bir avantaj var ve bu ortak promosyonu, iki ülkenin turizm tanıtımında işbirliği yapabileceğini bahsetti bakanlar."

Dağlıoğlu, programda, iki ülkenin turizm sezonlarının çakışmıyor oluşunun avantaja çevrilerek bu alandaki iş gücünün iki ülkede karşılıklı çalıştırılabileceğinin, ortak eğitim programlarının ve diğer alanlarda işbirliği imkanlarının konuşulduğunu aktardı. Dağlıoğlu, "Yine çok sıklıkla konuşulan, Türkiye turizm konusunda çok güçlü bir ülke. Dünyada en çok turist çeken 4'üncü ülke. Tabii bunu aslında özel sektörümüze de borçluyuz büyük oranda. Bu şirketlerin know-hub'ının, tecrübesinin oraya taşınmasıyla ilgili de geniş bir başlık vardı." dedi.

"Suudi Arabistan, mega projelerinde Türk şirketlerini görmek istiyor"

Burak Dağlıoğlu, forumun özellikle yeşil dönüşüm alanları ve enerji başta olmak üzere birçok başlığı kapsadığını söyledi.

Bunlarla ilgili özel oturumlar düzenlendiğini belirten Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

"Geniş tartışmalar oldu. Hangi alanlarda işbirliği yapılabilir? Yeşil dönüşüm adına bu önemli başlıktı. Gıda güvenliği, bir diğer önemli başlık. Gıda şirketleri arasında da bazı işbirlikleri konuşuluyor. Burada bir karşılıklı yatırımları içeriyor. Her iki ülkenin de birbirine katabileceği bazı faydalar var bu alanda. Altyapı ve inşaat projeleri en önemli başlıklardan birisi. Suudi Arabistan burada kendilerini özellikle 2030 vizyonu kapsamında bazı mega projeleri var. Buralarda Türk müteahhitlerini mutlaka görmek istediklerini, Türk mühendislik şirketlerini görmek istediklerini söylediler. Bunlar böyle kabaca öne çıkan başlıklar diye söyleyebiliriz."



Asya Altyapı Yatırım Bankası yetkilisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Yapay zekâ, altyapı finansmanının haritasını yeniden çiziyor

Pekin’deki Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) binasının önünden geçen bir adam (AFP)
Pekin’deki Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) binasının önünden geçen bir adam (AFP)
TT

Asya Altyapı Yatırım Bankası yetkilisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Yapay zekâ, altyapı finansmanının haritasını yeniden çiziyor

Pekin’deki Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) binasının önünden geçen bir adam (AFP)
Pekin’deki Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) binasının önünden geçen bir adam (AFP)

Dünya genelindeki kalkınma finansmanı kuruluşları; dijital altyapı, enerji ve yapay zekâ alanlarındaki yatırım ihtiyaçlarının genişlemesiyle yeni bir dönemeçle karşı karşıya bulunuyor. Uluslararası tahminler, önümüzdeki yıllarda trilyonlarca dolarlık bir finansman açığı yaşanacağına işaret ediyor. Hükümetlerin bu yatırımların maliyetini tek başına karşılayamaz hale gelmesiyle birlikte, özellikle yükselen ekonomilerde stratejik projelerin uygulanmasını hızlandırmak adına çok taraflı finans kuruluşları, varlık fonları ve özel sermaye arasındaki ortaklıklara olan bağımlılık giderek artıyor.

Bu kapsamda, 100’den fazla üyesi bulunan Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın (AIIB) Baş Yatırım Sorumlusu Konstantin Limitovskiy, kalkınma finansmanının önümüzdeki on yılına yapay zekâ, varlık fonları ve modern altyapıdan oluşan üç temel itici gücün kesişim noktasının yön vereceğini belirtti. Limitovskiy, çok taraflı finans kuruluşlarının sermaye seferber etme, yatırıma uygun projeler hazırlama ve daha sürdürülebilir bir altyapıya dönüşümü destekleme konularında daha büyük bir rol oynaması gerekeceğini vurguladı.

Altyapı, geleneksel kavramın ötesine geçiyor

Şarku’l Avsat’a konuşan Limitovskiy, altyapı kavramının artık yalnızca yol, liman, havalimanı, su ve enerji şebekeleriyle sınırlı kalmadığını; fiber optik ağlar, denizaltı kabloları, veri merkezleri ve akıllı lojistik hizmetlerinin yanı sıra esnek enerji şebekeleri ile dijital sistemleri de kapsayacak şekilde genişlediğini belirtti.

Limitovskiy, bu alanların ekonomik büyümeyi hızlandırmada, kaynak kullanım verimliliğini artırmada ve toplumlara sunulan hizmetlerin kalitesini yükseltmede kritik bir rol oynamaya başladığını ifade etti. Teknolojik yeniliklerin, modern ekonomilerin büyüme rotalarını yeniden şekillendirdiğini; altyapı projelerinin planlama, inşa ve işletme yöntemlerini değiştirdiğini dile getirdi.

Yeni nesil altyapının sadece toplumları birbirine bağlamakla kalmayacağını, aynı zamanda performans, verimlilik, esneklik ve sürdürülebilirliği artırmaya odaklanacağını açıklayan Limitovskiy, bu durumun dijital uçurumun kapatılmasına ve daha fazla bireyin modern ekonomi fırsatlarından yararlanmasına katkı sağlayacağını vurguladı.

Yapay zekânın bu dönüşümün en önemli itici güçlerinden biri olduğunu belirten Limitovskiy, yapay zekâ kullanımının yaygınlaşmasının; bilgi işlem kapasitesine, veri depolamaya, güvenilir elektrik kaynaklarına, güvenlik ve koruma sistemlerine olan talebi artırdığına dikkat çekti. Dijital ekonominin temel altyapısının yüksek miktarda elektrik ve su tüketen varlıklara dayandığını ekleyen Limitovskiy, bu durumun projelerin daha ilk aşamalarından itibaren sürdürülebilirliği gözeten finansman metodolojilerinin benimsenmesini zorunlu kıldığını ifade etti.

Dijital uçurumun genişlemesinin getirdiği riskler

Limitovskiy, bağlantı ve dijital altyapı sorunları çözülmediği takdirde yapay zekâ devriminin ülkeler arasındaki mevcut uçurumları daha da derinleştirebileceği konusunda uyarıda bulunarak, birçok gelişmekte olan ekonominin dijital hizmetlere erişim ve bu hizmetlerin maliyetini karşılama hususunda hâlâ zorluklar yaşadığına dikkat çekti.

sderrtbht
Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın (AIIB) Baş Yatırım Sorumlusu Konstantin Limitovskiy

Limitovskiy, AIIB’nin rolünün, uygun standartları uygulayarak, riskleri yapılandırarak ve daha fazla sermaye çekerek bu projelere yönelik artan talebi finanse edilebilir yatırım fırsatlarına dönüştürmek olduğunu belirtti. Ayrıca, veri merkezlerinde enerji ve su tüketim verimliliğine odaklanılması gerektiğini vurguladı.

Hükümet bütçelerinin tek başına gelecekteki altyapı ihtiyaçlarını finanse etmeye yetmeyeceğini ekleyen Limitovskiy, bu durumun karmaşık riskleri üstlenme ve yapılandırma yeteneğine sahip, uzun vadeli bir sermaye kaynağı olarak varlık fonlarının önemini artırdığını ifade etti.

Körfez bölgesinin bu bağlamda özel bir öneme sahip olduğuna işaret eden Limitovskiy, bölgenin uzun vadeli kurumsal sermaye bolluğu ile teknoloji destekli, sürdürülebilir ve sınırlar arası bağlantıya uygun altyapı ihtiyacını bir arada barındırdığını açıkladı. Limitovskiy, AIIB’nin üye ülkelerin ihtiyaçları ile Körfez’in stratejik nitelikteki sermayesi arasında bir köprü görevi görebileceğini sözlerine ekledi.

Sonraki aşama

Limitovskiy, AIIB’nin önümüzdeki dönemdeki rolünün üç temel eksene dayandığını açıkladı. Bu eksenler; altyapı talebini uygulanabilir projelere dönüştürmeyi, özel sermayeyi çekmek için anlaşmaları yapılandırıp riskleri dağıtmayı ve teknolojik gelişmelerin hızla yaşandığı sektörlerde uzun vadeli standartlar belirlemeyi kapsıyor.

Limitovskiy, çok taraflı finansmanın önümüzdeki on yılına yapay zekâ, varlık fonları veya altyapının tek başına yön vermeyeceğini, aksine bunların birbiriyle ne kadar etkili bir şekilde ilişkilendirilebileceğinin belirleyici olacağını ifade ederek sözlerini tamamladı. Limitovskiy, asıl zorluğun teknoloji destekli ve iklim değişikliklerine karşı dirençli kurumsal çerçeveler inşa etmek, aynı zamanda uzun vadeli sermayeyi reel ekonominin ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde geniş ölçekte yönlendirmek olduğunu vurguladı.


ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran bağlantılı yeni yaptırımlar

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
TT

ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran bağlantılı yeni yaptırımlar

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)

ABD Hazine Bakanlığı, cuma günü yaptığı açıklamada, İran'a yönelik yeni yaptırımlar uygulandığını duyurdu.

Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre yaptırımlar, İranlı iş insanı Ali Ansari'nin yanı sıra, Dini Lider Mücteba Hamaney'e, rejimin üst düzey yetkililerine ve Devrim Muhafızları'na hizmet ettiği öne sürülen küresel bir finans ağını hedef aldı.

Açıklamada, Ali Ansari'nin kamu kaynaklarını zimmetine geçirerek bunları yurt dışındaki yatırım ve gayrimenkullere aktarmak amacıyla geniş çaplı bir yapı kurduğu, paravan şirketler ve karmaşık banka hesapları aracılığıyla birçok ülkede mali bir imparatorluk oluşturduğu iddia edildi.

Washington, 2025 yılında faaliyetlerine son verilen Ayandeh Bank'ın eski sahibi ve yöneticisi olan Ansari'yi, kendi şirketleri lehine milyarlarca dolarlık kredi sağlamakla suçladı. ABD Hazine Bakanlığı, bu uygulamaların İran ekonomisine ciddi zarar verdiğini, söz konusu fonların ise Mücteba Hamaney ile rejimin üst düzey yetkililerinden oluşan dar bir çevrenin çıkarına hizmet eden yurt dışı yatırımlarının genişletilmesinde kullanıldığını ileri sürdü.

Yaptırımlar kapsamında ayrıca, Saint Kitts ve Nevis'te kayıtlı Smart Global şirketi de yer aldı. ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu şirketin bu varlık ve yatırımların bir bölümünü yönetmek amacıyla kullanıldığını belirtti.

Washington ayrıca, yaptırım listesine üç İran döviz bürosunu da ekledi. ABD'ye göre bu kuruluşlar, yaptırım altındaki İran bankaları adına her yıl milyarlarca dolarlık para transferi gerçekleştiriyor ve işlemlerin gerçek faydalanıcılarını gizlemek amacıyla paravan şirketlerden yararlanıyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ülkesinin "İran'ın dini liderini ve rejimin üst düzey yetkililerini küresel finans sisteminden izole etmek için elindeki tüm araçları kullanmayı sürdüreceğini" söyledi. Bessent, yaptırım kapsamındaki varlıkların "İran halkının yararına korunacağını" ifade etti.

Yaptırımlar uyarınca, listede yer alan kişi ve kuruluşlara ait ABD'deki veya ABD'nin kontrolü altındaki tüm varlıklar dondurulacak. Ayrıca ABD vatandaşı kişi ve kurumların bu kişi ve kuruluşlarla herhangi bir mali işlem gerçekleştirmesi yasaklanırken, onlarla iş yapmayı sürdüren yabancı kuruluşlara da ikincil yaptırımlar uygulanmasının önü açık bırakıldı.


Kanada Başbakanı: Suudi Arabistan, küresel ekonominin en önemli sütunlarından biridir

"Suudi Arabistan-Kanada Yatırım Forumu" katılımcıları, (Şarku’l Avsat)
"Suudi Arabistan-Kanada Yatırım Forumu" katılımcıları, (Şarku’l Avsat)
TT

Kanada Başbakanı: Suudi Arabistan, küresel ekonominin en önemli sütunlarından biridir

"Suudi Arabistan-Kanada Yatırım Forumu" katılımcıları, (Şarku’l Avsat)
"Suudi Arabistan-Kanada Yatırım Forumu" katılımcıları, (Şarku’l Avsat)

Kanada Başbakanı Mark Carney, Suudi Arabistan'ın bugün dünya ekonomisinin en önemli dayanaklarından biri haline geldiğini belirterek, ülkenin 2030 Vizyonu kapsamında hayata geçirilen kapsamlı yapısal dönüşümlerle birlikte ekonomik büyümesinde bütün göstergelerde dikkat çekici bir ivme yakaladığını söyledi.

Cidde'de düzenlenen Suudi Arabistan-Kanada Yatırım Forumu kapsamında yaptığı kapsamlı açıklamalarda Carney, ülkesinin Suudi Arabistan ile özellikle enerji ve madencilik başta olmak üzere stratejik ve öncelikli sektörlerde ortaklık ile ikili iş birliğini güçlendirme konusunda kararlı olduğunu ifade etti.

Forumdaki iş insanları ve yatırımcılar arasında yürütülen görüşmelerin dinamizminden duyduğu memnuniyeti dile getiren Carney, madencilik sektörünün mevcut dönemde iki ülke arasındaki iş birliği açısından önemli bir dayanak oluşturduğunu vurguladı.

Carney, daha önce Suudi Arabistan'da düzenlenen Geleceğin Madenleri Forumuna katıldığını hatırlatarak, son yıllarda ülkenin madencilik alanında dünyanın en önemli tedarikçilerinden ve etkin aktörlerinden biri haline geldiğini, bunun da sektöre yapılan büyük ölçekli yatırımlarla desteklendiğini söyledi.

Kanada Başbakanı, Kanadalı uzmanlar, yatırım sermayesi ve ileri düzey jeolojik bilgi birikiminin Suudi Arabistan ile daha güçlü şekilde entegre edilmesi çağrısında bulundu. Bu ortaklığın aynı zamanda eğitim ve mesleki gelişim alanına yönlendirilmesini isteyen Carney, jeoloji bilimleri ile modern teknolojilerin Suudi Arabistan'ın madencilik sektöründe sürdürülebilir istihdama dönüştürülmesinin hedeflenmesi gerektiğini ifade etti.

Kanada'daki eğitim kurumlarının, örneğin Niagara College'ın, ulusal iş gücünün yetiştirilmesi, dijital ve teknik becerilerinin geliştirilmesi ile yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesine katkı sağlayabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti.

Carney ayrıca, bu iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekerek, dünyadaki büyük madencilik şirketlerinin yaklaşık yüzde 40'ının farklı düzeylerde ortaklıklar içinde faaliyet gösterdiğini, bunun da ortak çalışma, operasyonel sistemlerin geliştirilmesi ile deniz taşımacılığı ve kontrollü risk yönetimi alanlarında yeni fırsatlar sunduğunu söyledi.

Carney konuşmasını, "Bizim doğamız ortaklık kurmaktır. Dünyanın güvenilir maden ve madencilik ortaklarına ihtiyaç duyduğu bir dönemde, bugün burada bu çabaların meyvelerini toplamak ve küresel pazarların ihtiyaçlarını karşılamak için birlikte bulunuyoruz" sözleriyle tamamladı.