Çiftçiye verilen destekler, tarımda gübre kullanımı ve verim artışına katkı sağlıyorhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/4960101-%C3%A7ift%C3%A7iye-verilen-destekler-tar%C4%B1mda-g%C3%BCbre-kullan%C4%B1m%C4%B1-ve-verim-art%C4%B1%C5%9F%C4%B1na-katk%C4%B1
Çiftçiye verilen destekler, tarımda gübre kullanımı ve verim artışına katkı sağlıyor
Fotoğraf: AA
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, verilen destekler ve taban fiyat uygulamasının, gübre kullanımının artmasında etkili olduğunu belirterek, "Gübre tüketimi, güzlük ekimlerin başladığı Eylül 2023 ile mart ayı arasında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 yükselerek 3,5 milyon tona ulaştı." dedi.
Yumaklı, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye genelinde hububat başta olmak üzere güzlük ekilen ürünlerde üst gübrelemenin başladığını bildirdi.
Gübre kullanımının geçen yıl 2022'ye göre yüzde 19 artarak 7 milyon ton olduğuna işaret eden Yumaklı, "Bitkisel üretimde birim başına yüzde 30-50 verim ve kalite artışı sağlayan gübre için verdiğimiz desteklemeler ve taban fiyat, gübre kullanımının artmasında etkili oldu. Gübre tüketimi, güzlük ekimlerin başladığı Eylül 2023 ile mart ayı arasında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 yükselerek 3,5 milyon tona ulaştı. Gübre kullanımı bitkisel üretimde verim artışına önemli katkı sağlıyor." diye konuştu.
Yumaklı, bu üretim sezonundaki en önemli artışın yüzde 67 ile CAN, yüzde 23 ile ÜRE ve yüzde 22 ile DAP gübrelerinin kullanımında gerçekleştiğine işaret ederek, "Mısır, şeker pancarı ve pamuk için kullanılacak taban gübresi sevkiyatı ise yüzde 69 artarak 241 bin tona yükseldi." ifadelerini kullandı.
- Gübre desteğinde yüzde 31,6 artış
Bitkisel üretimde çiftçilerin girdi maliyetlerine katkı sağlayan mazot ve gübre desteği bütçesinin geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 31,6 artışla 21,1 milyar liraya çıkarıldığına dikkati çeken Yumaklı, "Hububat üreticilerimize 2023 üretim yılına ait ve 2024 yılında ödenecek 11,2 milyar lira tutarındaki mazot ve gübre desteği öne çekilerek Ekim 2023'te ayni olarak mazot ve gübre alımında kullanılmak üzere Ziraat Bankası hesaplarına tanımlandı. Böylece gübre kullanım döneminde çiftçilerimizin girdilerinin bir kısmı bu desteklerle karşılanıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Yumaklı, gübre fiyatlarında son üç aylık dönemde önemli bir artış olmadığını ve martta ortalama yüzde 3 gerileme görüldüğünü, gübre sevkiyatında ve çiftçilerin gübreye ulaşımında herhangi bir sorun yok olmadığını belirtti.
Bakanlık tarafından ayni verilen gübre-mazot destekleri ile 2023 üretim sezonunda açıklanan hububat alım fiyatlarının, hem hububat ekiliş alanlarının hem de gübre kullanımının artmasında etkili olduğuna işaret eden Yumaklı, bunun yanında ilk defa 2019'da organik ve organomineral gübre kullanan çiftçilere, gübre desteğine ek verilen destekle de bu gübre türünün kullanımında artış sağlandığını kaydetti.
FED, Trump’ın taleplerine rağmen 3 yıl sonra ilk kez faiz artırımına hazırlanıyorhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5318997-fed-trump%E2%80%99%C4%B1n-taleplerine-ra%C4%9Fmen-3-y%C4%B1l-sonra-ilk-kez-faiz-art%C4%B1r%C4%B1m%C4%B1na-haz%C4%B1rlan%C4%B1yor
FED, Trump’ın taleplerine rağmen 3 yıl sonra ilk kez faiz artırımına hazırlanıyor
Washington’daki Fed binası (Reuters)
ABD Merkez Bankası (Fed), enflasyon oranlarının hedeflerin üzerinde seyrettiği ve Başkan Donald Trump’ın borçlanma maliyetlerini düşürme yönündeki baskılarını sürdürdüğü bir dönemde, son üç yılı aşkın sürenin ilk faiz artışına hazırlanıyor.
Piyasalarda, gösterge faiz oranında 25 baz puanlık bir artış yapılarak hedef aralığın yüzde 3,75 - 4 seviyesine çıkarılması genel kabul gören beklentiler arasında yer alıyor. Söz konusu hamle; temmuz ve ağustos ayları arasında tüketici fiyat endeksinin yüzde 0,4 arttığını ve yıllık enflasyonun yüzde 3,4 seviyesinde sabit kaldığını gösteren verilerin ardından gündeme geldi.
Ekonomistler, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın ağustos ayında Jackson Hole Konferansı’nda yaptığı konuşmada enflasyonun hâlâ yüzde 2’lik hedefin üzerinde olduğunu vurgulamasıyla bu faiz artışının zeminini hazırladığını belirtiyor. Texas Üniversitesi Ekonomi Profesörü Olivier Coibion ise Fed’in faiz artırımında geç kaldığına dikkat çekerek, enflasyonun uzun süredir hedeflerin üzerinde seyrettiğini ifade ediyor.
Chicago Üniversitesi Booth İşletme Okulu tarafından yapılan bir ankete katılan 51 ekonomistten 50’si, mevcut yüzde 3,5 - 3,75 aralığındaki borçlanma maliyetlerinin artırılması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Katılımcıların büyük çoğunluğu 25 baz puanlık bir artışı savunurken, yüzde 14’lük bir kesim ise İran ile yaşanan savaşın yakıt fiyatlarına etkisi ve buna bağlı enflasyonist baskılar nedeniyle 50 baz puanlık daha sert bir artışı destekliyor.
Fed’in temel enflasyon göstergesi olarak takip ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi yüzde 3,7 seviyesinde bulunurken, gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyon ise temmuz ayında yüzde 3,3’e yükselmiş durumda.
Fed’in güvenilirliğinin sınanması
ABD’de para politikasının, enflasyon ve uzun vadeli faiz oranlarına ilişkin piyasa beklentilerini yönlendirme kapasitesi de kritik bir sınavdan geçiyor.
Bu kapsamda ABD 10 yıllık tahvil getirileri, bu hafta son üç yılda ilk kez yüzde 5 seviyesini aşmasının ardından çarşamba günkü işlemlerde bir miktar geriledi. Tahvil getirilerinden doğrudan etkilenen konut kredisi (mortgage) faiz oranlarında da artış kaydedildi.
KPMG Baş Ekonomisti Diane Swonk, Fed’in faiz artışına gitmesinin -ilk etapta çelişkili görünse de- piyasaların merkez bankasının yüzde 2’lik enflasyon hedefine ulaşacağına dair güvenini tazeleyebileceğini ve böylece uzun vadeli faiz oranlarını ilerleyen süreçte düşürebileceğini belirtti. Swonk, aksi bir senaryoda piyasaların yüksek mortgage oranları, artan kurumsal borçlanma maliyetleri ve yükselen kamu borcu faizleri kanalıyla finansal koşulları kendiliğinden sıkılaştırabileceği konusunda uyardı.
Fed Başkanı, geçtiğimiz temmuz ayında düzenlenen bir basın toplantısında konuşuyor. (Reuters)
Söz konusu hassas tablo, enerji fiyatlarındaki tırmanışla daha da karmaşık bir hal alıyor. İran ile yaşanan savaşın etkisiyle sıçrama yapan petrol fiyatları enflasyonist baskıyı artırırken; gümrük vergileri ile yapay zekâ altyapısına yönelik devasa yatırımlar, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü riskleri besleyen diğer temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Trump, faiz indirimi için baskı yapıyor
Diğer taraftan Trump, faiz oranlarının düşürülmesi yönündeki çağrılarını sürdürerek mevcut borçlanma maliyetlerini ‘saçmalık’ olarak nitelendirirken; yatırımcılar ABD yönetiminin olası bir faiz artırımı kararına nasıl tepki vereceğini yakından takip ediyor.
Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, Fox News’e verdiği demeçte, Fed’in faiz artırması halinde Trump’ın muhtemelen ‘pek memnun olmayacağını’, ancak Warsh’ın bağımsızlığını savunacağını belirtti.
Söz konusu siyasi baskı, piyasaların merkez bankasının bağımsızlık derecesini tartmaya çalıştığı bir dönemde gerçekleşiyor. Nitekim Trump, Warsh’ın halefi Jerome Powell’ı da faizleri talep ettiği hızda düşürmediği gerekçesiyle sert bir dille eleştirmişti.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan MIT Sloan İşletme Okulu Ekonomi Profesörü ve İngiltere Merkez Bankası Eski Yönetim Kurulu Üyesi Kristin Forbes, Warsh’ın geride bırakacağı mirasa önem verdiğini belirterek, ekonomik göstergeler yerine siyasi baskılara boyun eğen merkez bankası başkanlarının ekonomi tarihinde olumlu hatırlanmadığının bilincinde olduğunu ifade etti.
Faiz artırımından sonra ne olacak?
Piyasalar için en kritik soru işaretini ise beklenen bu faiz artışının tek seferlik bir adım mı kalacağı, yoksa yeni bir parasal sıkılaştırma döngüsünün başlangıcı mı olacağı oluşturuyor.
Şarku’l Avsat’ın Financial Times’tan aktardığına göre, piyasalar halihazırda birden fazla ilave faiz artışını fiyatlarken, ekonomistler bu artışların 2026 yılı boyunca sürmesi konusunda daha temkinli bir duruş sergiliyor.
UBS Ekonomisti Jonathan Pingle, önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon verilerinin fiyat baskılarının azaldığına işaret etmesi durumunda Fed’in faiz artışlarına devam etmek zorunda kalmayacağını belirtti.
Brown Üniversitesi Ekonomi Profesörü Şebnem Kalemli-Özcan ise çarşamba günkü kararın kendi değerlendirmesine göre her iki ihtimale de açık olduğunu ifade ederek, mevcut belirsizlik ortamında Warsh’un daha fazla veri görmeyi tercih edebileceğine dikkat çekti.
Fed’in kararla birlikte açıklaması beklenen ekonomik öngörülerinin, politika yapıcıların enflasyon ve faiz oranlarının seyrine ilişkin beklentilerine dair önemli ipuçları sunması beklenirken, piyasalar Warsh’un parasal politikanın geleceğine yönelik yapacağı açıklamalara kilitlenmiş durumda.
Ekonomistler, Asya devinin "nakit paradoksunu" inceledihttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5318722-ekonomistler-asya-devinin-nakit-paradoksunu-inceledi
Ekonomistler, Asya devinin "nakit paradoksunu" inceledi
Dijital ödeme sistemi UPI, özel bankalar ve Hindistan Merkez Bankası'nın ortak çalışmasıyla hazırlanmıştı (Reuters)
Hindistan'da dijital ödemeler hızla yayılırken dolaşımdaki nakit miktarı da artıyor.
Hindistan Merkez Bankası'nın (RBI) verilerine göre dolaşımdaki banknot sayısı 176 milyara ulaştı. Banka her yıl 6 farklı kupürde 28-30 milyar yeni banknot basarken yaklaşık 21 milyarını dolaşımdan çıkarıyor.
RBI Başkan Yardımcısı Shirish Chandra Murmu, geçen ay Cakarta'daki konuşmasında bu durumu "nakit paradoksu" diye nitelemişti. Murmu, nakdin bireysel işlemlerdeki payı azalırken dolaşımdaki para miktarının çift haneli oranlarda büyüdüğünü ve bunun gelecekteki nakit talebini öngörmeyi zorlaştırdığını vurgulamıştı.
Dünyanın en büyük beşinci ekonomisine sahip Hindistan'da elektronik ödeme sistemi Birleşik Ödeme Arayüzü (Unified Payments Interface -UPI), ilk olarak 2016'da uygulamaya kondu.
BBC'nin analizine göre UPI'yi 550 milyondan fazla kişi kullanıyor ve günlük dijital işlem sayısı 1 milyara yaklaşıyor.
Buna rağmen nakit talebi de artmaya devam ediyor. Ekonomist Anirudh Tagat'a göre Hindistan bu açıdan "benzersiz ve yeni bir örnek" sunuyor.
Tagat nakdin ödeme yapma, değer saklama ve felaketlere karşı güvence sağlama özelliklerine sahip olduğunu söylüyor. Dijital ödemelerin ise nakdin bu üç işlevinden yalnızca ilkini ikame edebildiğini belirtiyor.
Ekonomist David Humphrey ise dijital ödemelerin yaygınlaşmasının halkın elinde tuttuğu nakit miktarını belirleyen tek unsur olmadığına dikkat çekiyor. Acil durumlar, tasarruf ve altın gibi varlıkların satın alınması için nakit bulundurulmasının yanı sıra kayıtdışı ekonomik faaliyetler de nakit talebini artırıyor.
RBI açısından bu durum bir bütçe sorunu da yaratıyor. Banka kendi kağıt fabrikalarını, 4 banknot basım tesisini ve mürekkep fabrikalarını işletirken aynı zamanda dijital ödeme sistemini teşvik ediyor.
Diğer yandan Yeni Delhi yönetimi dün UPI ödeme mevzuatında değişikliğe gitti. Eski uygulama kapsamında UPI üzerinden yapılan dijital ödemelerde bankalar herhangi bir ücret almıyordu.
Ancak yeni değişiklikle, 15 Ekim itibarıyla 2 bin rupi üzerindeki işlemlerden yüzde 0,4 oranında ücret alınacak. Bu ücret işyerlerinden tahsil edilecek ve tüketicilere yansıtılamayacak. UPI sisteminin altyapısı, siber güvenliği ve müşteri hizmetlerinin geliştirilmesinde kullanılacak.
Independent Türkçe, BBC, Reuters
ABD Merkez Bankası faiz kararı öncesinde altın fiyatları yatay seyrediyorhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5318378-abd-merkez-bankas%C4%B1-faiz-karar%C4%B1-%C3%B6ncesinde-alt%C4%B1n-fiyatlar%C4%B1-yatay-seyrediyor
ABD Merkez Bankası faiz kararı öncesinde altın fiyatları yatay seyrediyor
Akra'da bir altın dökümhanesinde işlenen altın külçeleri- Gana (Reuters)
Altın fiyatları, pazartesi günü son bir ayın en düşük seviyesini gördükten sonra Salı günü yatırımcıların ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına ilişkin kararlarını ve gelecek dönem sinyallerini beklemesiyle yatay bir seyir izledi.
Spot altın ons başına 4 bin 300,96 dolar seviyesinde sabit kalırken, ABD vadeli altın sözleşmeleri %0,3 düşüşle 4bin 341,10 dolara geriledi.
İki günlük toplantısını yarın tamamlayacak olan FED'in, gösterge faiz oranını 25 baz puan artırarak %3,75- %4.00 aralığına çekmesi bekleniyor.
IG Piyasa Analisti Tony Sycamore, FED Başkanı Kevin Warsh'un açıklamalarının faiz kararının kendisinden daha belirleyici olacağını; sıkılaşmanın ardı ardına devam edeceğine dair bir söylemin altın ve riskli varlıklar üzerinde baskı yaratacağını belirtti.
ABD ağustos ayı tüketici fiyatlarındaki hızlanma ve çekirdek enflasyondaki artış beklentileri yükseltti. ABD 10 yıllık tahvil faizleri Ekim 2023'ten bu yana ilk kez %5 seviyesini aşarak altın üzerindeki baskıyı artırdı.
Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan'daki hedeflere yönelik yeni bir saldırı dalgası başlatması ve Kızıldeniz kıyısındaki konumlarını güçlendirmesi petrol fiyatlarını yükseltirken, altının güvenli liman talebini tabanda tutmaya devam ediyor.
Diğer değerli metaller arasında spot gümüş yüzde 0,1 artışla ons başına 63,28 dolara yükselirken, platin yüzde 0,1 düşüşle 1.757,46 dolara, paladyum ise yüzde 0,7 düşüşle 1.283,61 dolara geriledi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة