Suudi konaklama sektöründe büyük sıçrama… 50 küresel marka zamanla yarışıyor ve 120 milyar dolarlık yatırım yapıyor

Suudi Arabistan bölgedeki projelerde başı çekiyor… Otel yatırımlarının yarısını ise özel sektör gerçekleştiriyor

Cidde Kordonu, önde gelen turizm ve otelcilik projelerine ev sahipliği yapan en önemli destinasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. (SPA)
Cidde Kordonu, önde gelen turizm ve otelcilik projelerine ev sahipliği yapan en önemli destinasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. (SPA)
TT

Suudi konaklama sektöründe büyük sıçrama… 50 küresel marka zamanla yarışıyor ve 120 milyar dolarlık yatırım yapıyor

Cidde Kordonu, önde gelen turizm ve otelcilik projelerine ev sahipliği yapan en önemli destinasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. (SPA)
Cidde Kordonu, önde gelen turizm ve otelcilik projelerine ev sahipliği yapan en önemli destinasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. (SPA)

Suudi Arabistan, dev turizm projeleri ve yeni destinasyonların hızla genişlemesinin etkisiyle, bölgede ve dünyada konaklama sektörünün en hızlı büyüyen pazarlarından biri olarak konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu gelişme, dünyanın önde gelen otel zincirlerini yatırımlarını hızlandırmaya ve yerel pazarda benzeri görülmemiş nitelikli projeler hayata geçirmeye yöneltiyor.

Bu yılın ilk yarısında Suudi Arabistan konaklama sektörü büyük yatırımları çekmeyi sürdürürken, önde gelen uluslararası otel işletmecileri ülkedeki yeni otellerin açılışını duyurdu.

Bu hareketlilik, Suudi Arabistan’ın Ortadoğu’da geliştirme aşamasındaki en büyük otel proje portföyüne sahip olmayı sürdürmesiyle eş zamanlı gerçekleşti. Bu büyümede, NEOM, Kızıldeniz, Qiddiya ve Diriye gibi geleceğin öne çıkan destinasyonlarının yanı sıra başkent Riyad, Mekke ve Medine’deki sürekli büyüme etkili oldu.

Şarku’l Avsat’ın yaptığı derlemeye göre, uluslararası otel işletmecilerinin planları ile Vizyon 2030 hedefleri arasında büyük bir uyum bulunuyor. Turizm Bakanlığı’nın son verileri, 50’den fazla küresel konaklama markasının 120 milyar doları aşan yatırımlarla Suudi Arabistan’da büyüme planladığını ortaya koyuyor. Bu yatırımlar kapsamında 200 binden fazla yeni oda kapasitesinin eklenmesi hedeflenirken, yatırımların yaklaşık yüzde 50’sini üstlenen özel sektör; artan talebi karşılamak ve turistlerin lüks oteller, tatil köyleri ile tarihi ve kırsal konaklama tesislerine yönelik farklı beklentilerine cevap vermede kilit rol oynuyor.

Diriye’deki yeni otel projeleri, ‘tarihi ve butik oteller’ sektöründeki büyümeye öncülük ediyor. (Diriye Şirketi)Diriye’deki yeni otel projeleri, ‘tarihi ve butik oteller’ sektöründeki büyümeye öncülük ediyor. (Diriye Şirketi)

Bu kapsamda, turizm sektöründeki yatırımcılar ve uzmanlar, söz konusu ivmenin hizmet kalitesini artıran ve rekabet gücünü yükselten niteliksel bir dönüşümü yansıttığını belirtti. Uzmanlar, bu dönüşümün hem yabancı hem de yerli yatırımcıların yatırım süreçlerini kolaylaştırmayı başaran cazip yatırım ortamı ve esnek düzenleyici çerçeveler sayesinde mümkün olduğuna dikkat çekti.

Küresel yatırımlar

2026 yılının başında Marriott, Cidde, Mekke ve Medine’de toplam 2 bin 700’den fazla odaya sahip beş yeni otelin portföyüne eklenmesini öngören bir anlaşma imzaladığını duyurdu.

Öte yandan, Accor Grubu bünyesinde faaliyet gösteren ve Fransız lüks konaklama alanında uzmanlaşan Sofitel, Sofitel Riyad Oteli ve Konferans Merkezi’nin resmi açılışını gerçekleştirdiğini açıkladı.

Bilgi Ekonomisi Şehri (KEC), ana imar planı kapsamındaki ilk otel olma özelliğini taşıyan DoubleTree by Hilton projesini duyurdu. Projenin, Medine’de konfor ve bağlantı imkanlarını yeni bir seviyeye taşıması hedefleniyor. Kızıldeniz Projesi de kısa süre önce, markanın Suudi Arabistan’daki ilk tesisi olan Şura Adası’ndaki SLS Resort’un resmi açılışını gerçekleştirdi. Tatil köyünde oda, süit ve özel havuzlu villalardan oluşan 150 lüks konaklama biriminin yanı sıra kapsamlı bir spa merkezi, sinema ve çeşitli eğlence olanakları bulunuyor.

Vizyon 2030 raporuna göre 2025 yılı turizm sektöründeki başarılarVizyon 2030 raporuna göre 2025 yılı turizm sektöründeki başarılar

Suudi Arabistan merkezli Blacksand ile uluslararası otel zinciri Marriott International, önümüzdeki dört yıl içinde Suudi Arabistan’da toplam bin 300’den fazla odaya sahip 10 yeni otelin geliştirilmesini öngören bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, Suudi Arabistan’da konaklama ve turizm sektöründe yaşanan ivmenin, Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda hız kazandığını ortaya koyuyor.

Geçtiğimiz nisan ayında ise Kral Abdullah Finans Merkezi’nin (KAFD) yönetim ve işletmesinden sorumlu KAFD Yönetim ve Geliştirme Şirketi, W Riyad – KAFD otelinin açılışını gerçekleştirdi.

Sektördeki son adımlardan biri de küresel konaklama şirketi The Ascott Limited’dan geldi. Şirket, 2026’nın dördüncü çeyreğinde Ascott Villas Riyadh projesini hizmete açmayı planladığını duyurdu. Suudi Arabistan’daki ilk villa topluluğu olacak proje, başkent Riyad’ın kuzeyindeki Hıttin mahallesinde 86 villadan oluşacak.

The Ascott Limited’ın açıklaması, şirketin Suudi Arabistan pazarındaki varlığını genişletme stratejisini de yansıtıyor. Şirket, Riyad ve diğer büyük şehirlerde turizm ile iş seyahatlerindeki büyümeden yararlanarak, 2030 yılına kadar ülkedeki toplam kapasitesini 15 bin konaklama birimine çıkarmayı hedefliyor.

Ascott Villas Riyadh projesinin görseli (Şarku’l Avsat)Ascott Villas Riyadh projesinin görseli (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan pazarının uluslararası yatırımcılar nezdinde artan cazibesini ortaya koyan bir adım olarak Dar Global, Trump Organization ile Cidde’de Trump International Hotel & Tower projesini geliştirmek üzere stratejik ortaklık kurduğunu açıkladı. Beş yıldızlı bir otel ile üst segment konutlardan oluşacak lüks proje, Kızıldeniz kıyılarının küresel konaklama ve lüks yaşam sektörünün en seçkin markaları için önemli bir cazibe merkezi haline geldiğini bir kez daha teyit ediyor.

Yatırımcıların güveni

İş insanı ve turizm-eğlence sektörü yatırımcısı Macid el-Hukeyr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın küresel otel markalarını artan ölçüde çekmesinin turizm sektöründe niteliksel bir dönüşüme işaret ettiğini belirterek, “Artık mesele yalnızca otel sayısını artırmak değil; farklı ziyaretçi gruplarına hitap eden entegre bir turizm ekosistemi inşa etmek” dedi.

El-Hukeyr, önde gelen uluslararası markaların Riyad, Cidde, Mekke ve Medine gibi şehirlerde faaliyetlerini genişletmesinin, yatırımcıların Suudi Arabistan pazarının geleceğine duyduğu güveni yansıttığını ifade etti. Bunun aynı zamanda hizmet kalitesini yükselteceğini, rekabeti artıracağını ve turist deneyimine olumlu katkı sağlayacağını vurguladı.

Son dönemde turistlerin beklentilerinin önemli ölçüde değiştiğine dikkat çeken el-Hukeyr, Suudi Arabistan’ın lüks oteller, butik oteller, tatil köyleri ile kırsal ve tarihi konaklama tesisleri gibi yüksek kalite standartlarına sahip farklı konaklama seçenekleriyle bu taleplere cevap verebilecek konuma geldiğini söyledi.

 El-Huber’deki Mövenpick Tatil Köyü, Doğu Bölgesi sahillerindeki turistik destinasyonların cazibesini artırıyor. (SPA)El-Huber’deki Mövenpick Tatil Köyü, Doğu Bölgesi sahillerindeki turistik destinasyonların cazibesini artırıyor. (SPA)

Ulusal yetenekler

Turizm yatırımcısı Nasır Abdulaziz el-Gaylan da Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, küresel otel markalarının Suudi Arabistan pazarına girişinin ve yatırımlarını sürdürmesinin, Suudi Arabistan’ı önümüzdeki yıllarda bölgenin önde gelen turizm ve yatırım destinasyonlarından biri haline getireceğini söyledi. El-Gaylan, bu süreçte NEOM, Kızıldeniz, Qiddiya ve Diriye gibi mega projelerin yanı sıra Vizyon 2030 hedeflerinin belirleyici rol oynadığını ifade etti.

El-Gaylan’a göre, söz konusu yatırımların uzun vadeli başarısı; nitelikli yerli insan kaynağının geliştirilmesi, ziyaretçi deneyiminin iyileştirilmesi ve sürdürülebilir, çeşitlendirilmiş turizm seçeneklerinin sunulmasına bağlı olacak. Bu unsurların, Suudi Arabistan’ın küresel turizm haritasındaki konumunu güçlendirecek dengeli bir büyümeyi sağlayacağını vurguladı.

Öte yandan Turizm Bakanlığı, 22-24 Haziran tarihlerinde Riyad’da düzenlenen Geleceğin Konaklama Zirvesi ile eş zamanlı olarak Suudi Arabistan Turizminde Küresel Yatırımlar başlıklı özel bir rapor yayımladı. Raporda, uluslararası yatırımcıların Suudi Arabistan turizm pazarına yönelik artan ilgisi ve ülkedeki yatırım genişleme eğilimi ele alındı.

Cidde’nin gece silüeti, turizm ve eğlence sektörünü yönlendiren otelcilik ve kentsel gelişim patlamasını gözler önüne seriyor. (SPA)Cidde’nin gece silüeti, turizm ve eğlence sektörünü yönlendiren otelcilik ve kentsel gelişim patlamasını gözler önüne seriyor. (SPA)

Rapora göre, artan turizm talebi ve bütüncül yatırım ortamının etkisiyle 50’den fazla küresel konaklama markası Suudi Arabistan’daki faaliyetlerini genişletiyor. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ı turizm geliştirme projelerinin hacmi bakımından Ortadoğu’nun en büyük turizm pazarı konumuna taşırken, sektörün yükselen ivmesini ortaya koyan göstergelere de dikkat çekiliyor. Buna göre, 120 milyar doları aşan yatırımlarla 2030 yılına kadar turizm kapasitesine 200 binden fazla yeni odanın eklenmesi beklenirken, bu yatırımların yaklaşık yüzde 50’sinin özel sektör tarafından gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Rapor ayrıca, sektörün büyümesini destekleyen yatırım ortamına da ışık tutuyor. Turizm sektöründe düzenleyici çerçevenin geliştirilmesi, ruhsatlandırma süreçlerinin kolaylaştırılması, yatırım teşviklerinin sunulması ile dijital hizmetler ve yatırımcıların işlemlerini hızlandıran iş merkezlerinin hayata geçirilmesi sayesinde yatırım sürecinin kısaltıldığı, yatırım gerekliliklerinin daha şeffaf hale getirildiği ve ilgili kurumlara erişimin kolaylaştırıldığı vurgulanıyor.



Rekor hisse satışları boğa piyasasının sonuna mı işaret ediyor?

 Nasdaq'ta açılış zilinin çalındığı törene videoyla katılan Elon Musk, "SpaceX'in başarılı olma ihtimalini yüzde 10'dan az görüyordum" demişti (Reuters)
Nasdaq'ta açılış zilinin çalındığı törene videoyla katılan Elon Musk, "SpaceX'in başarılı olma ihtimalini yüzde 10'dan az görüyordum" demişti (Reuters)
TT

Rekor hisse satışları boğa piyasasının sonuna mı işaret ediyor?

 Nasdaq'ta açılış zilinin çalındığı törene videoyla katılan Elon Musk, "SpaceX'in başarılı olma ihtimalini yüzde 10'dan az görüyordum" demişti (Reuters)
Nasdaq'ta açılış zilinin çalındığı törene videoyla katılan Elon Musk, "SpaceX'in başarılı olma ihtimalini yüzde 10'dan az görüyordum" demişti (Reuters)

Dünyanın en büyük şirketlerinin rekor düzeyde hisse ve tahvil ihracına yönelmesi, yaklaşık 4 yıldır süren boğa piyasasının sona yaklaştığı yönündeki endişeleri artırdı.

S&P 500 endeksi son 3 yıl 9 ayda iki kattan fazla yükselirken, şirketler de yatırımcı iştahından yararlanmak için hızla sermaye toplamaya başladı.

Elon Musk'ın SpaceX'inin 75 milyar dolarlık, Güney Koreli yarı iletken devi SK Hynix'in de 26,5 milyar dolarlık halka arzının yanı sıra Alphabet'in 85 milyar dolarlık hisse satışı bunun son örnekleri arasında yer alıyor.

Finansal veri şirketi Dealogic'in verilerine göre şirketler 2026'nın ilk yarısında halka arzlar, ikincil satışlar ve dönüştürülebilir tahviller dahil yatırımcılara toplam 344,7 milyar dolarlık yeni hisse sattı. Bu rakam 2022 ila 2025'teki seviyeleri şimdiden geride bıraktı.

Wall Street Journal'ın analizinde, hisse arzının talebi aşmasının piyasalar üzerinde baskı yaratabileceğine dikkat çekiliyor. ABD'li yatırım şirketi Research Affiliates'in yöneticisi Rob Arnott, "Hisse ihracı boğa piyasalarının son aşamalarında artma eğilimi gösterir" diyor.

Benzer bir durumun 1999 sonu ve 2000'in ilk yarısında yaşandığı, yoğun hisse satışlarının dot-com balonunun çöküşüne katkıda bulunduğu görüşü de yatırımcılar arasında sıkça dile getiriliyor.

Öte yandan şirketlerin hisse geri alımlarını azaltması da piyasadaki hisse arzını artırıyor. Danışmanlık şirketi Elm Wealth'e göre ABD'li firmalar gelecek bir yıl içinde net 500 milyar dolarlık hisse ve borç ihracı gerçekleştirecek. Son yıllardaysa piyasada çoğu hisse geri alımı kaynaklı yaklaşık 1 trilyon dolarlık net azalma yaşanmıştı.

Analize göre bu değişimin arkasındaki temel etkenlerden biri yapay zeka yatırımları. Varlık yöneticisi Janus Henderson'a göre büyük yapay zeka şirketlerinin sermaye harcamaları bu yıl 800 milyar doları, gelecek yıl ise 1 trilyon doları aşacak. Geçen yıl bu rakam yaklaşık 450 milyar dolardı.

Firmanın küresel kredi birimi yöneticisi John Lloyd, yapay zeka devlerinin yıllardır sürdürdüğü sermaye politikalarını tersine çevirdiğini belirterek, "Hisse geri alımları yerini yeni hisse ihraçlarına bırakıyor" diyor.

Bununla birlikte birçok piyasa uzmanı, artan hisse satışlarının tek başına boğa piyasasını sona erdirmeye yetmeyeceğini savunuyor. Şirketlerin güçlü kârları ve ABD ekonomisindeki dayanıklılığın piyasayı desteklemeyi sürdüreceğini vurguluyorlar.

Reuters'ın analizinde de teknoloji şirketlerinin yapay zeka altyapısına yatırım yarışının, Wall Street'teki anlaşmaları ve finansman faaliyetlerini canlandırdığına dikkat çekiliyor. Citigroup, SK Hynix'in halka arzından 70 milyon doların üzerinde gelir elde etmişti. Bank of America da ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI'ya 520 milyon dolarlık kredi limiti tahsis etmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


ABD-İran geriliminin yeniden alevlenmesi ve enerji tesislerine yönelik saldırılar petrol fiyatlarını yükseltti

Umman'ın Musandam kentinden görünen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
Umman'ın Musandam kentinden görünen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
TT

ABD-İran geriliminin yeniden alevlenmesi ve enerji tesislerine yönelik saldırılar petrol fiyatlarını yükseltti

Umman'ın Musandam kentinden görünen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
Umman'ın Musandam kentinden görünen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)

ABD ile İran arasındaki askeri çatışmaların yeniden artması ve küresel enerji arz güvenliğine yönelik endişeler nedeniyle petrol fiyatları bugün, üst üste üçüncü işlem gününde de yükselişini sürdürdü. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin kesintiye uğraması ve enerji altyapısına yönelik saldırıların yeniden başlaması, piyasalardaki tedirginliği artırdı.

Fiyatlarda son durum

Brent ham petrolünün vadeli işlemleri, TSİ 03:29 itibarıyla 1,46 dolar (yüzde 1,72) artışla varil başına 86,19 dolara yükseldi. ABD tipi Batı Teksas ham petrolü (WTI) ise 1,11 dolar (yüzde 1,4) değer kazanarak 80,40 dolara ulaştı. Her iki petrol türü de dün yaklaşık yüzde 2 artışla son bir ayın en yüksek seviyesini görmüştü.

Dünyadaki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatının yaklaşık beşte birinin geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, enerji piyasalarını doğrudan etkiliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın bütün İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koyması ve İran'ın bölgedeki ABD altyapısına karşı gerçekleştirdiği misillemeler gerilimi artırdı.

ABD ordusu bugün erken saatlerde, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemileri hedef alan "İran kapasitelerini zayıflatmak amacıyla" yeni bir hava saldırısı dalgası başlattığını duyurdu. İran ise çatışmaların yeniden başlamasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'nı tekrar kapattığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Fox News’ten aktardığına göre ABD Başkanı Trump kanala verdiği demeçte, enerji tesislerine yönelik saldırıları son aşamaya sakladığını belirterek, "Nihayetinde enerji sektöründeki hedefleri vuracağız" ifadesini kullandı.

Aynı saatlerde İran ordusu, Ürdün'deki Azrak üssünde bulunan ABD hedeflerine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediğini bildirdi. İran Devrim Muhafızları ayrıca Bahreyn ve Kuveyt'teki askeri tesisleri hedef aldıklarını iddia etti; ancak Reuters, bu haberlerin bağımsız kaynaklarca doğrulanamadığını kaydetti.

Analistlerin beklentisi: 100 dolar riski sürüyor

KCM Trade kıdemli piyasa analisti Tim Waterer, çatışmaların körfez bölgesindeki enerji altyapısına zarar vermesi durumunda petrol fiyatlarının kısa süre içinde 100 dolar seviyesine çıkabileceği uyarısında bulundu.

Waterer, "Diplomatik çabaların Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı başarması durumunda Brent petrolü 75 ile 80 dolar bandında istikrar kazanabilir. Risk primi fiyatlara dahil edilmiş durumda; ancak her iki tarafın da diplomatik bir çözüm arayışı için hâlâ teşvikleri bulunuyor" değerlendirmesinde bulundu.


ABD-İran gerilimi petrol fiyatlarını son bir ayın zirvesine çıkardı

Umman'ın Musandam kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda gemi ve tankerler (Reuters)
Umman'ın Musandam kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda gemi ve tankerler (Reuters)
TT

ABD-İran gerilimi petrol fiyatlarını son bir ayın zirvesine çıkardı

Umman'ın Musandam kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda gemi ve tankerler (Reuters)
Umman'ın Musandam kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda gemi ve tankerler (Reuters)

Petrol fiyatları, bugünkü işlemlerde ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı çevresinde artan askeri gerilimin küresel enerji arzına ilişkin endişeleri artırmasıyla, yaklaşık son bir ayın en yüksek seviyesine çıktı. Aynı zamanda boğazdan geçen petrol tankerlerinin sayısı son iki ayın en düşük seviyesine geriledi.

Brent petrolün varil fiyatı 1,50 dolar (%1,8) artışla 84,80 dolara yükselirken, ABD ham petrolü (WTI) 1,70 dolar (%2,2) değer kazanarak 79,84 dolardan işlem gördü. Her iki gösterge de seansın erken saatlerinde varil başına 2 doların üzerinde yükseldi. Brent petrol, bir önceki işlem gününde %9,6 artışla Mayıs 2020'den bu yana en yüksek günlük kazancını kaydetmişti.

Fiyatlardaki yükseliş, ABD güçlerinin üst üste üçüncü gece de İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemesi sonrasında gerçekleşti. ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik deniz ablukasının yeniden uygulamaya konulduğunu açıklarken, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin korunması karşılığında geçişlerden %20 oranında ücret alınmasını önerdi.

Jeopolitik risk primi yeniden yükseldi

KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, son gelişmelerin petrol piyasasında jeopolitik risk primini yeniden artırdığını belirtti.

Waterer, "ABD'nin deniz ablukasını yeniden devreye sokması ve İran'ın buna verdiği karşılıklar, petrol piyasasında yeni bir risk primi oluşmasına neden oldu" değerlendirmesinde bulundu.

Hürmüz Boğazı'nın henüz tamamen kapanmadığını vurgulayan Waterer, tarafların farklı hedeflerinin küresel arz görünümünü daha da belirsiz hale getirdiğini ifade etti.

Tanker saldırısı endişeleri artırdı

Endişeler, Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı'nın iki BAE tankerinin Umman karasularında, Hürmüz Boğazı'nın güney rotasında İran'a ait iki seyir füzesiyle vurulduğunu açıklamasıyla daha da arttı. Saldırıda Hindistan vatandaşı bir mürettebat yaşamını yitirirken, 8 kişi de yaralandı.

Denizcilik verileri ise son 24 saat içinde Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankeri sayısının son iki ayın en düşük seviyesine gerilediğini gösterdi. Bu durum, güvenlik risklerinin deniz taşımacılığını etkilemeye başladığına işaret ediyor.

Philip Nova analisti Priyanka Sachdeva, piyasaların dikkatle izlemesi gereken en önemli unsurun Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrol akışı olduğunu söyledi.

Sachdeva, "Tanker trafiğinde somut bir aksama, gemi sayısında kalıcı bir düşüş ya da ihracat akışında ciddi bir kesinti yaşanması halinde petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası görülebilir" yorumunda bulundu.

Buna karşılık, askeri gerilime rağmen petrol akışının sürmesi halinde fiyatları destekleyen jeopolitik risk priminin zamanla azalmasının beklendiğini ifade etti.

Husilerden yeni tehdit

Bölgedeki riskleri artıran bir diğer gelişmede ise Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'ın kontrol ettikleri bir havalimanını bombaladığını öne sürerek, Suudi Arabistan'a füze saldırıları düzenlediklerini açıkladı.

Gabelli Funds Portföy Yöneticisi Simon Wong, Husilerin saldırılarını Kızıldeniz'deki Suudi petrol tesislerine yöneltmesi halinde bölgedeki petrol arzına ilişkin belirsizliklerin daha da artabileceğini söyledi.

Öte yandan Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre ajansın ABD'de gerçekleştirdiği ön ankete göre analistler, geçen hafta ülkenin ham petrol stoklarının gerilemesini, buna karşılık benzin ve distilat yakıt stoklarının artmasını bekliyor. Resmi verilerin bu tahminleri doğrulaması halinde söz konusu gelişmenin petrol fiyatlarına ilave destek sağlayabileceği değerlendiriliyor.