Trump, savaş bölgelerinden dönen askerlerin suçlarını yaşadıkları travmalara bağladı

Trump, savaş bölgelerinden dönen askerlerin suçlarını yaşadıkları travmalara bağladı
TT

Trump, savaş bölgelerinden dönen askerlerin suçlarını yaşadıkları travmalara bağladı

Trump, savaş bölgelerinden dönen askerlerin suçlarını yaşadıkları travmalara bağladı

Başkan adayıyken adayıyken askeri giderlerin her ülke hazinesine milyarlarca dolarlık yük getirdiğini ve çok sayıda Amerikan askerinin öldürdüğünü söyleyen ABD Başkanı Donald Trump, askerlerinin Afganistan ve Irak’ta üstlendiği rolü sıklıkla eleştirmişti. Ancak şimdi, Afganistan’daki savaşta yer alan savaşan bir askerin geçen cuma günü Kaliforniya’nın Thousand Oaks ilçesinde 12 kişiyi öldürmesinin ardından yaptığı açıklamada bu tür suçlarda savaşın rolüne dair yaptığı yorum farklı tepkilere neden oldu.

ABD Başkanı Trump, gazi dernekleri başkanları tarafından eleştirilirken, psikologlar da bunun öngörülebilir olduğunu savundu. Psikologlar da Trump'ın çatışma bölgelerinden dönen askerlerin işledikleri suçları katıldıkları savaşa bağlayan yorumunu eleştirdiler.

Trump’ın, bir gazetecinin Kaliforniya katliamı ve faili 28 yaşındaki Ian Long hakkında sorduğu soruya verdiği cevap tartışmalara neden oldu. Trump, gazetecinin “Kaliforniya eyaletinde bir bara saldırarak 12 kişiyi öldüren kim?” sorusuna, “Afganistan'daki savaş sırasında uzun bir süre deniz piyadesi olarak görev yaptı ve çok kötü şeyler görmüş biri. Birçok insan onun travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşadığını söylüyor. Bu zor bir şey. O (Long) hasta bir köpek yavrusu ve birçok sorun yaşadı. Bu korkunç bir şey. İnsanlar savaştan geri dönüyorlar fakat eskisi gibi değiller” diye yanıt verdi.

Irak ve Afganistan Gazileri Derneği (IAVA) kurucusu ve üst düzey yetkililerinden Paul Rieckhoff da Başkan Trump’ın açıklamalarını eleştirenler arasında yer aldı. Rieckhoff “Bu tarz yorumlar, ABD Silahlı Kuvvetleri’ne fayda sağlamaz” dedi. Bu yorumların gazilerle ilgili onların dağılmış ve tehlikeli olduğuna ilişkin anlatılan yanlış hikayeleri güçlendirdiğini belirten Rieckhoff “Ancak TSSB sorunu yaşayan insanların çoğu etkili bir tedavi gördüklerinde sağlıklı, mutlu ve hedefi olan bir hayat yaşayabilirler. Her gün intihar sebebiyle 20 gazi ölüyor” diye konuştu.

Uzmanlar, Trump'ın yorumunun doğru olabileceğini ancak bunun yaşananın tam bir açıklaması olmadığını aktardı. Eski bir kara kuvvetleri subayı olan ve şu an Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi’nde (CNAS) askeri uzman olarak görev yapan Kayla M. Williams konuya air yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Sorun, Başkan Trump'ın ‘Savaşa gidiyorsun ve farklı bir insan olarak geri dönüyorsun’ şeklindeki ifadesinde değil. Bu doğru. Fakat sorun, senin savaşa gittiğin ve bir grup insanı vurup döndüğün inancı. Bu doğru değil. Gazilerin çoğu vatanlarına döndü ve iyi bir değişim yaşadı. Ait oldukları çevreye ve insanların arasına katılmak için döndüler. Evet, TSSB ile artan öfke ve saldırganlık arasında bir bağ olabilir. Ancak Amerikalıların savaş deneyimleri nedeniyle gazileri korku unsuru olarak görmesi ahlaksızlık ve tehlikeli olacaktır.”

Michigan Eyalet Üniversitesi'nde psikoloji profesörü olarak görev yapan Frank Ochberg konuya dair şu değerlendirmede bulundu:

“Haberler, kurgu filmleri ve televizyonda, genellikle tipik fikirler ortaya çıkarır. Bunlardan biri de savaştan geri dönen çılgın bir katil fikridir ve insanları öldürmek onun hobisi haline gelmiştir. Fakat bu doğru değil. Başkan Trump'ın ‘Önyargılarımızı veya varsayımlarımızı teyit etmeden ve olan bitenle ilgili söylentileri yaymadan önce gerçekleri ele alalım’ diyebileceğine inanıyorum.”



İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
TT

İran hükümeti: Herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcı araçları kullanacağız

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford, Akdeniz'deki Yunan adası Girit'te mola verdi (AFP)

İran hükümeti bugün yaptığı açıklamada, savaşa kıyasla diplomasiyi tercih ettiğini, ancak her iki seçeneğe de hazır olduğunu ve herhangi bir yanlış hesaplamayı önlemek için tüm caydırıcılık araçlarını kullanacağını vurguladı.

İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, üniversite öğrencilerinin protesto hakkına sahip olduğunu, ancak ‘kırmızı çizgileri’ aşmamaları gerektiğini belirtti. Bu açıklama, hafta sonundan bu yana İran üniversitelerinde yeniden alevlenen protestolara ilişkin ilk resmî tepki oldu.

Muhacerani, “Kutsallar ve bayrak, öfkenin en yoğun anlarında dahi aşmamamız ya da sapmamamız gereken kırmızı çizgilerin iki örneğidir” ifadesini kullandı.

Görgü tanıkları ve internette paylaşılan videolara göre öğrenciler, İran’ın başkenti genelindeki üniversitelerde hükümet karşıtı protestolar düzenledi. Bu gelişme, ABD güçlerinin bölgede olası saldırılar için konuşlandırıldığı bir dönemde, yeni bir huzursuzluk işareti olarak değerlendirildi.

ABD’nin, Tahran’ın nükleer programı konusunda İranlı yetkililerle yeni bir müzakere turunu önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de gerçekleştirmesi planlanıyor.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi X platformunda yaptığı paylaşımda, “ABD ile İran arasındaki müzakereler perşembe günü Cenevre’de yapılacak olup, bir anlaşmaya varmak amacıyla ilave bir adım atma yönünde olumlu bir niyet bulunmaktadır” ifadesini kullandı.

Görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’daki yönetime karşı askeri bir saldırı başlatabileceğine dair artan endişelerin gölgesinde yürütülüyor.

Trump dün, Genelkurmay Başkanı’nın İran’a yönelik büyük çaplı bir operasyonun riskleri konusunda uyarıda bulunduğuna ilişkin haberleri yalanlayarak, Washington’un herhangi bir çatışmada Tahran’ı ‘kolaylıkla’ yenilgiye uğratabileceğini vurguladı.

fevfr
Tahran’daki ez-Zehra Üniversitesi önünde hükümet karşıtı bir yürüyüş için toplanan kız öğrencileri gösteren videodan alınan ekran görüntüsü (AFP)

Amerikan medyasında yer alan haberlerde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’in, İran’a yönelik olası saldırıların çatışmanın uzaması da dahil olmak üzere çeşitli riskler barındırdığı konusunda uyarıda bulunduğu belirtilmişti. Ancak Trump, sahibi olduğu Truth Social platformundaki paylaşımında, Caine’in ‘İran’a karşı savaşa girilmesine karşı çıktığı’ yönündeki iddiaların ‘yüzde yüz yanlış’ olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios internet sitesinden aktardığına göre, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner, başkanı şu aşamada İran’a yönelik saldırı düzenlememesi ve diplomatik çabalara alan tanıması yönünde teşvik ediyor.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan medyasını kasıtlı olarak ‘yanlış’ haberler yapmakla suçladı.

Trump, “Kararı veren benim. Bir anlaşmaya varmayı tercih ederim; ancak bir anlaşma yapamazsak, bu o ülke için çok kötü, halkı için ise son derece talihsiz bir gün olur” ifadelerini kullandı.

Trump, devam eden görüşmelerin ilk başkanlık döneminde 2018 yılında çekildiği nükleer anlaşmanın yerine geçecek bir düzenlemeyle sonuçlanmaması halinde, Tahran’a karşı ilave askerî adımlar atmakla da defalarca tehdit etmişti.

Washington yönetimi Ortadoğu’ya büyük bir askerî güç konuşlandırdı; bölgeye iki uçak gemisi, ondan fazla savaş gemisi ile çok sayıda savaş uçağı ve askerî teçhizat sevk edildi.


Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
TT

Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)

İran, Cenevre'de üçüncü tur dolaylı müzakerelerin arifesinde, ABD'ye, ‘sınırlı’ olarak nitelendirilse bile herhangi bir saldırının bir saldırganlık eylemi olarak kabul edileceğini ve ‘kararlı ve katı’ bir yanıtla karşılanacağı uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, herhangi bir saldırganlığın etkilerinin ‘tek bir ülkeyle sınırlı kalmayacağını’ söyledi. Garibabadi, gerginliğin tırmanmasını önleme çağrısında bulunurken Tahran, ‘geçici anlaşmaya’ varıldığı haberlerini bir kez daha yalanladı ve herhangi bir anlaşma için yaptırımların kaldırılmasında ısrarcı olduğunu vurguladı.

Diplomatik kanallar aracılığıyla İran'ın olası bir yanıt vermesi bekleniyor. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin liderliğindeki müzakerelerle paralel olarak, Ali Laricani'nin Umman'ın arabuluculuğuyla Tahran'ın tutumunu iletmek üzere Maskat'a ziyaret edeceği bildiriliyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı somut tavizler vermeye zorlamak için ‘hedefli bir saldırı’ yapmayı düşünürken, İran'ın buna uymaması halinde daha geniş çaplı bir saldırı seçeneğini de açık tutuyor. ABD’den gelen haberlere göre Trump, açık bir savaşı önlemek için nükleer ve balistik füze tesislerini hedef alan ‘uyarı’ niteliğinde bir saldırı tercih ediyor. Beyaz Saray çevreleri, özellikle seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, herhangi bir askeri harekatın iç siyasi ve ekonomik maliyetler bakımından dikkatlice hesaplanacağını vurguluyor.

Öte yandan Washington, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Yunanistan'ın Girit adasına ulaşmasıyla bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi.

Tel Aviv'de ise İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in ‘karmaşık günler’ ile karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail’in saldırıya uğraması halinde ‘hayal edilemeyecek’ bir yanıt vereceklerini söyledi.


Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)
TT

Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)

Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA), pazartesi günü Hindistan'ın doğusunda içerisinde yedi kişinin bulunduğu ambulans uçağın düştüğünü açıkladı.

DGCA, Beechcraft C90 tipi ambulans uçağın, Hindistan'ın doğusundaki Jharkhand eyaletinin Kasaria bölgesinde düştüğünü belirtti. İki mürettebat üyesi de dahil olmak üzere yedi kişinin akıbeti henüz bilinmiyor.

Dün akşam sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, yetkililer, arama ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştığını ve Uçak Kazaları Araştırma Bürosu'ndan bir ekibin kaza yerine gönderildiğini kaydetti.

Redbird Airways'e ait özel uçak, dün akşam Jharkhand'ın eylaetinin yönetim şehri Ranchi'den, bir hasta ve sağlık ekibini taşıyan Yeni Delhi'ye doğru yola çıkmıştı.

Yetkililer, ‘uçağın kötü hava koşulları nedeniyle rota değişikliği talebinde bulunduğunu’ ve 23 dakika sonra hava trafik kontrolüyle iletişimi kaybettiğini belirtti.

Yerel basında, uçağın bir ormana düştüğü bildirildi.

Geçen ay, batıdaki Maharaştra eyaletinden bir hükümet yetkilisi ve dört kişi, kiraladıkları uçak Pune şehrine iniş yaparken düşerek hayatını kaybetmişti.