Rus muhalif Navalny’ın yurt dışı yasağı kaldırıldıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/1462646/rus-muhalif-navalny%E2%80%99%C4%B1n-yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-yasa%C4%9F%C4%B1-kald%C4%B1r%C4%B1ld%C4%B1
Rus muhalif Navalny’ın yurt dışı yasağı kaldırıldı
Moskova/ Şarku'l- Avsat
TT
TT
Rus muhalif Navalny’ın yurt dışı yasağı kaldırıldı
Rus muhalif lider Alexei Navalny’a, Fransa'nın Strazburg şehrine giderek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmasına engel olmak için Kremlin tarafından konulan yurt dışı yasağının bugün kaldırıldığı belirtildi.
Navalny, Instagram hesabından, Moskova’daki havaalanlarından birindeki sınır muhafızları ofisinde çekildiği bir fotoğrafını paylaşarak, “Yurt dışına çıkışımıza yasadışı yollarla engel oldular. Ancak yasağı kaldırıp seyahat etmeme izin verildi” mesajını yayınladı.
Navalny, dün yaptığı açıklamada, ülkesinin Strazburg’a gitmesine engel olduğunu belirtmişti.
Öte yandan AİHM’in yarın Rusya’ya karşı bir dizi şikayet hakkında karar vermesi bekleniyor.
Cezayı ödedi yurt dışı yasağı kaldırıldı
Rus yargısı tarafından ilk yapılan açıklamada, Navalny’a 2013 yılında verilen yaklaşık 2.1 milyon ruble (27 bin 400 euro) değerinde bir para cezasını ödememesi nedeniyle yurt dışına çıkma yasağı getirildiği belirtildi. Birkaç saat sonra Navalny’ın cezayı ödediği ve seyahat yasağının kaldırıldığı bildirildi.
Frankfurt’a oradan da Strazburg’a gitmeyi planlayan Navalny’ın Rusya’da siyasi nedenlerle sürekli gözaltına alınması ve tutuklanması ile ilgili AİHM’e başvurması bekleniyor.
Öte yandan Kremlin'in en önemli rakibi olan Navalny, son yıllarda Rusya'da gösteriler düzenledi. Yolsuzlukla mücadele adına yaptığı konuşmalar gençler arasında büyük ilgi gördü.
“Yeni Suriye” Rusya’nın nüfuzunu sınırlandırıyor: Askeri üsler ve ayrıcalıklar döneminin sonuhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5305698-%E2%80%9Cyeni-suriye%E2%80%9D-rusya%E2%80%99n%C4%B1n-n%C3%BCfuzunu-s%C4%B1n%C4%B1rland%C4%B1r%C4%B1yor-askeri-%C3%BCsler-ve-ayr%C4%B1cal%C4%B1klar
“Yeni Suriye” Rusya’nın nüfuzunu sınırlandırıyor: Askeri üsler ve ayrıcalıklar döneminin sonu
Fotoğraf: Al Majalla
Subhi Franjieh
Rusya, Suriye’de Beşşar Esed rejiminin düşmesinin üzerinden yaklaşık 18 ay geçtikten sonra on yılı aşkın süredir pekiştirmek için uğraştığı tüm askeri ve güvenlik ayrıcalıklarını kaybetti. Suriye ise eski kampın (Rusya-İran) hiçbir otoritesinin veya ayrıcalığının kalmadığı yeni bir döneme girdi. Bu dönemin en belirgin özelliğini, Şam ile Moskova arasında imzalanan ve Rusya'nın Suriye'deki son askeri kalelerinin (Hmeymim ve Tartus üsleri) akıbetini netleştiren mutabakat zaptı oluşturdu. Esed rejiminin Rusya’ya tanıdığı ve eski rejimin kendisinin bile sonuçlarını denetleme yetkisini sınırlayan ayrıcalıkların ardından bu kaleler, gerçek sahiplerine geri devredildi.
Suriye hükümeti, bir buçuk yılı aşkın bir süre boyunca, Rusya'nın Suriye'deki on yıllara dayanan otorite ve çabasının hızla çöktüğünü hissetmesi halinde yol açabileceği güvenlik ve ekonomik sorunları kademeli olarak etkisiz hale getirmeye çalıştı. Bu aşamalar, Rusya’nın Suriye’deki varlığının koşullu olarak kabul edilmesi ve Suriye'deki Rus üsleri ile Rus askerlerini Suriye denetimi altında koruma yönündeki mutabakatlarla başladı. Bu durum, Suriye Cumhurbaşkanlığı'nın, ordusunun ve güvenlik güçlerinin Rus üsleri ile Rus askerlerinin işlerine müdahale etme kapasitesinden yoksun olduğu Esed dönemiyle taban tabana zıttı. Aşamalar ayrıca, Suriye güçlerinin Hmeymim Hava Üssü içinde gerçekleştirdiği devriyelerle Suriye devletinin Rus üsleri içindeki otoritesinin güçlendirilmesinden geçip Rusya'nın Suriye topraklarını bölgedeki Rus çıkarlarını desteklemek için bir dayanak ve sıçrama noktası olarak kullanmasını engelleyecek şekilde Rusya’nın rolünün ve varlığının niteliğinin resmi olarak belirlenmesine kadar uzandı.
Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Rusya, 8 Aralık 2024 tarihinden önce Suriye'de Fırat'ın doğusundaki Kamışlı Hava Üssü, Kardaha kırsalındaki Hmeymim Hava Üssü ve Tartus'taki Tartus Deniz Üssü olmak üzere üç askeri üsse sahipti. Bunların yanı sıra başkent Şam'da askeri komuta merkezleri ve Suriye'nin birçok bölgesinde, özellikle Suriye'nin güneyi ile kuzeybatısında askeri noktalar bulunuyordu. Rusya, Suriye'de düzenli ordu dışında kalan askeri kanatlar üzerinde de yetkiye sahipti. Bunlar arasında Suriyeli olmayan Rus paramiliter grup Wagner ve Suriye ordusu içinde veya dışında yer alan bazı Ulusal Savunma grupları, Kaplan Güçleri, Beşinci Kolordu, DEAŞ Avcıları, Sekizinci Tugay ve diğer gruplar gibi yerel gruplar bulunuyordu.
Esed rejiminin düşüşüyle birlikte Rusya, tüm askeri noktalarını ve yerel ile yerel olmayan kanatlarını kaybetti. Sadece üç ana üste (Kamışlı, Hmeymim, Tartus) varlığını sürdürebildi. Rusya'nın Kamışlı Hava Üssü’ndeki otoritesi uzun sürmedi. Geçtiğimiz ocak ayında buradan çekildi. Bu gelişme, Rusya’ya bir yandan Kamışlı'daki varlıklarının güvenli olmadığı, diğer yandan Suriye coğrafyasını birleştirmeyi ve ülkede güvenliği tesis etmeyi hedefleyen Suriye vizyonuna karşı bir tehdit oluşturduğu yönünde tekrarlanan Suriye mesajlarının bir sonucuydu. Rusya o dönemde, uluslararası ittifaklarını hızlı adımlarla yeniden düzenleyen ve Suriye'nin geleceğine dair yeni bir harita çizen Şam'a yakınlaşma girişimi olarak Kamışlı Hava Üssü’nden çekilme kararı almıştı.
Suriye Dışişleri Bakanlığı'nın, 9 Ağustos Pazar günü, Şam ile Moskova'nın bir mutabakat zaptına vardıklarını açıklamasıyla, Suriye askeri varlığının seyrinde son dönüşüm gerçekleşti. Bu mutabakat zaptına göre Suriye kıyısındaki Rus varlığının yeniden düzenlenmesi süreci başlatılacak, Suriye devleti, başında Hmeymim Havalimanı ve Tartus Limanı'ndaki dördüncü ticari rıhtımın geldiği sivil nitelikli tesislerin yönetimini üstlenecek, bu da bunların kademeli olarak sivil idare sistemi içine dahil edilmesine imkan tanıyacak. Mutabakat zaptı, Suriye'deki askeri nitelikli Rus üsleri ve tesislerinin işlevini yeniden tanımladı. Bu tesisler ortak eğitim ve yetkinlik geliştirme merkezlerine dönüştürülecek. Mutabakat zaptı, yeni anlaşmaların uygulanması için üç ayı aşmayan bir zaman sınırı belirledi.
Rusya, üslerinden ne kazanç sağlıyordu?
Rusya, 2015 yılı sonunda Suriye'ye gerçekleştirdiği askeri müdahaleden sonraki yıllar boyunca, Suriye muhalefeti ve Esed rejiminin kontrolü dışındaki kentlere yönelik yoğun ve yıkıcı hava saldırıları düzenleyerek Suriye toprakları üzerindeki askeri dengeleri tersine çevirmeyi başarmasının ardından, pratikte kendisine büyük jeopolitik, askeri ve ekonomik kazanımlar sağlayacak bir varlık tesis etmeye çalıştı. Rusya, bu kazanımları elde etmek amacıyla Suriye'de, Uluslararası Koalisyon'un üslerine ve ağırlık merkezlerine yakın (Kamışlı), Suriye muhalefetinin bulunduğu Suriye'nin kuzeybatısına yakın ve ılık suların girişinde (Tartus) bir askeri varlık tesis etti. Ayrıca Esed rejimiyle birlikte savaşan, o dönemde ‘yardımcı güçler’ olarak adlandırılan yerel silahlı grupları kendi tarafına çekmeye başladı. Bunun yanı sıra, orduya sızarak Suriye askeri karar mekanizması üzerindeki kontrolünü genişletti. Rusya’nın Suriye'deki büyük üsleri ve askeri nüfuzu, Moskova'ya, Suriye'deki çıkarlarına ilişkin Rus gündemi ve algılarıyla çelişen İran gündemlerine karşı -açıklanmamış- mücadelesinde de bir ağırlık kazandırdı.
Rusya ile SDG, 2021-2024 yılları arasındaki dönemde sürekli temas halindeydi. SDG liderleri ile Rusya arasında Kamışlı Havalimanı'nda haftalık görüşmeler gerçekleşiyordu.
Rusya'nın Esed rejimiyle imzaladığı askeri anlaşmalar, nitelik itibarıyla alışılagelen anlaşmaların sınırlarını aşıyordu. Bu anlaşmalar, Rusya tarafına Suriye toprakları (üsler) üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir yetki verdi. Bu yetki, Beşşar Esed ve rejiminin, Rusların bu üsler içindeki işlerine ve faaliyetlerine müdahale etme kapasitesini elinden aldı. Bir dönemde Suriye'nin kendi toprakları ile askeri ve siyasi kararları üzerindeki egemenliğini de ortadan kaldırdı.
Kamışlı Havalimanı’nda yer alan Kamışlı Hava Üssü, Rusya'ya, Uluslararası Koalisyon ve ABD tarafını sıkıştırmak için siyasi ve askeri bir koz kazandırdı. Rusya, Fırat'ın doğusundaki ‘yasal’ olarak nitelendirdiği varlığını, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından sistematik bir dışlanma yaşayan bazı Arap aşiretlerini kendi tarafına çekmeyi amaçlayan toplumsal mühendislik kampanyaları düzenlemek için kullandı. Rusya, bu yabancı güçlerin varlığının yasal olmadığı, ABD'nin Kürt güçleri destekleyerek bölünme fikrine zemin hazırlamak ve Arapları toprakları ile topraklarının zenginliklerinden mahrum bırakıp bir Kürt kantonu lehine yararlanmak istediği anlatısını güçlendirerek, Uluslararası Koalisyon ve ABD tarafına karşı bir Arap düşmanlığı durumu yaratmak istedi. Rusya, Esed rejiminin son yıllarında sivilleri Amerikan askeri devriyelerinin önünde gösteri yapmaya teşvik ediyor, devriyelerin önünde durup onlara taş atan çocuklar ve sivillere hediyeler dağıtıyordu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve eski Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed, Hmeymim Hava Üssü’nde düzenlenen askeri geçit törenini izlerken, 11 Aralık 2017 (AFP)
Rusya, Kamışlı'daki varlığını yalnızca SDG'ye kızgın sivilleri kendi tarafına çekmeye çalışmak için değil, aynı zamanda SDG'nin kendisiyle de bir ilişki kurmak için kullandı. Bunu, Şam ile SDG arasında arabuluculuk rolü üstlenerek ve SDG'yi, Uluslararası Koalisyon'un çekilmesinin yakında gerçekleşeceğine, bu durumda SDG'nin ikinci bir plana ihtiyaç duyacağına, çünkü Suriye muhalefetinin kollarını kavuşturup SDG'nin varlığını kabul etmeyeceğine ikna ederek yaptı. Rusya ayrıca SDG'yi, Türkiye ile ilişkilerinin Türk tarafıyla anlaşma sağlamasına ve Ankara ile SDG arasında mutabakat kanalları açmasına imkan tanıdığına ikna etti.
Rusya ile SDG, 2021-2024 yılları arasındaki dönemde sürekli temas halindeydi. SDG liderleri ile Rusya arasında Kamışlı Havalimanı'nda haftalık görüşmeler gerçekleşiyordu. Bunun yanı sıra Rusya, daha sonra SDG liderlerini askeri uçaklarıyla Hmeymim Hava Üssü’ne veya Esed rejimiyle görüşmeler gerçekleştirmek üzere Şam'a taşımaya başladı.
Lazkiye'de ise hikaye farklı bir boyut kazanmıştı. Burası, Esed rejiminin otoritesini dayatamadığı, Rusya’nın Suriye’deki toprağı niteliğindeydi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, birkaç kez Beşşar Esed ile Şam'da değil, Hmeymim Hava Üssü’nde bir araya geldi. Esed'in girişi ve çıkışı, üs içindeki davranışları, Suriye’nin egemenliğine değil, Rus kurallarına tabiydi.
Suriye hükümeti, Beşşar Esed'in Moskova'ya kaçışının ardından geçen 18 ay boyunca, Rusya'yı Suriye'deki varlığı konusunda dar seçeneklerle karşı karşıya bırakacak koşulları hazırlamak amacıyla birçok eksende çalıştı.
Hmeymim Hava Üssü’nün önemi, Rusya'nın üs ve havalimanında gerçekleştirdiği genişletme çalışmalarıyla açıkça ortaya çıktı. Hmeymim Hava Üssü, Rusya'nın bölgede dayandığı en büyük üslerinden biri haline geldi. Üs, sivillerin ve Suriye muhalefetinin yoğun bulunduğu Suriye'nin kuzeyine yakın konumdaydı. Bu da Rusya'ya, Suriye muhalefetiyle olası herhangi bir mutabakatta siyasi ve askeri bir ağırlık kazandırdı ve Suriye'nin kuzeyindeki muhalefete karşı herhangi bir Rus askeri kampanyasından ve bunun Türk topraklarına yeni Suriye yerinden edilme dalgalarına yol açmasından endişe duyan Ankara üzerinde bir baskı faktörü oluşturdu. Bu kozlar, Rusya'nın muhalefeti zorlu anlaşmalara (Halep'ten çıkış anlaşması ve İdlib'de tırmanışın azaltılması anlaşması gibi) itme kapasitesinde önemli bir rol oynadı.
Hmeymim Havalimanı'nın faydaları, Ortadoğu'daki jeopolitik ağırlığın sınırlarını da aştı. Burası daha sonra Rusya için, iş ve paraya ihtiyaç duyan binlerce Suriyelinin silah altına alınıp nakledildiği bir sıçrama noktasına dönüştü. Silah altına alma işlemleri, (Rusya destekli) Suriyeli güvenlik şirketleri aracılığıyla gerçekleştiriliyor, bu kişiler petrol tesislerini korumak gibi güvenlik işlerini yürütmek üzere Libya'ya ya da eğitim görüp Rus ordusu lehine savaşmak üzere Ukrayna'ya gönderilmek amacıyla Rusya'ya naklediliyordu.
Maxar Technologies şirketi tarafından yayınlanan fotoğrafta, Suriye'nin batısındaki Tartus'ta bulunan Rusya’nın kullandığı deniz üssü görülüyor, 10 Aralık 2024 (AFP)
Rusya’nın Tartus'taki üssü ise, Rusya'nın büyük güçlere bölgeye yeniden döndüğünü ve herhangi bir bölgeye ilişkin uluslararası kararın oluşturulmasında dikkate alınması gereken siyasi, askeri ve ekonomik nüfuza sahip olduğunu hatırlatmasını sağlayan, ılık sularda bir Rus koz niteliğindeydi. Gücünü ve nüfuzunu güçlendirmek için Rusya, Esad rejimiyle Suriye'deki petrol ve enerji sektörlerine ilişkin, Suriye'nin ılık sularındaki petrole ilişkin sözleşmeler de dahil olmak üzere birden fazla anlaşma imzaladı. Tartus Hava Üssü ayrıca, Rusya'ya nükleer reaktörlü savaş gemileri de dahil olmak üzere askeri gemi getirme ve Moskova'nın uygun gördüğü iletişim araçlarını kullanma kapasitesi tanıyan bir deniz nüfuzu kazandırdı.
Suriye ile arasındaki son mutabakat zaptıyla birlikte Rusya, Sovyetler Birliği'nin çöküşünden bu yana Ortadoğu’da elde ettiği en büyük kazanımlardan birini (Suriye'deki üslerini) kaybetti. Rusya, on yıldan kısa bir sürede (2015'ten itibaren), bölgesel ve Batılı çevrelerde büyük endişe uyandıran, Moskova'nın Ortadoğu'nun kalbinde konumlanmasını sağlayan, jeopolitik ve askeri boyutu olan büyük bir nüfuz tesis etti. Rusya, Esed rejimiyle imzaladığı anlaşmalar aracılığıyla, Birleşmiş Milletler (BM) koridorlarında bir anlatı ve yetkililerinin söylemlerinden hiç eksik olmayan, Suriye'deki varlığının yasal olduğu, uluslararası varlığın (Uluslararası Koalisyon) ise Suriye topraklarının işgaline yaklaşan yasa dışı bir varlık olduğu anlatısına dayanan bir koz da oluşturdu.
Peki Suriye, Rusya’nın hiçbir otoritesinin bulunmadığı yeni bir dönemin çerçevesini çizmeyi nasıl başardı?
Suriye makamları, Esed rejiminin çöküşünden bu yana Rus tarafıyla son derece temkinli bir şekilde ilişki kurdu. Bu temkinlilik, Rusya'nın, Suriye rejiminin çöküşünün ardından yaşanan dönemde Suriye'nin kritik geçiş sürecini başarıya ulaştırma adımlarını sekteye uğratma ve güvenliği sarsma kapasitesinden kaynaklanıyordu. Rusya ve hava askeri arsenali, Suriye makamlarının o dönemde yeterli nüfuza sahip olmadığı üç askeri üste konuşlu kalmaya devam etti. Kamışlı üssü Rusya'ya SDG ile mutabakat kurma imkanı sağlarken, Hmeymim ve Tartus üsleri, Rusya'ya eski Suriye rejiminin geriye kalanlarının askeri ve insani ağırlık merkezlerinde nüfuz kazandırıyordu. Buna, Moskova ile yeni Suriye makamları arasında, düşmanca olmayan siyasi sürecin Suriye-Rusya ilişkilerinin geleceğini yönlendireceğine dair gayri resmi mutabakatların bulunması da ekleniyordu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Moskova'daki Büyük Kremlin Sarayı'nda gerçekleşen görüşmeleri sırasında tokalaşırken, 15 Ekim 2025 (AFP)
Beşşar Esed'in Moskova'ya kaçışının ardından geçen 18 ay boyunca, Suriye hükümeti, Rusya'yı Suriye'deki varlığı konusunda dar seçeneklerle karşı karşıya bırakacak koşulları hazırlamak amacıyla birçok eksende çalıştı. Esad rejiminin çöküşünün üzerinden bir aydan kısa bir süre geçtikten sonra, Rusya Devlet Başkanı'nın Ortadoğu Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov başkanlığındaki bir Rus heyeti Şam'a indi; Moskova bu ziyaret sırasında, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'dan şartlı, ancak olumlu mesajlar aldı. Bu mesajlar, yeni Suriye'nin Moskova ile ilişkiye açık olduğu, ancak bunun Rusya'nın Suriye halkının iradesine ve çıkarlarına saygı göstermesi temelinde gerçekleşeceği anlamına geliyordu. İki aydan kısa bir süre sonra, Şara ile Putin arasında geçtiğimiz yılın şubat ayı ortalarında ilk resmi görüşme gerçekleşti. Putin bu görüşmede, ülkesinin Esad rejimi döneminden kalan Suriye-Rusya anlaşmalarını yeniden gözden geçirmeye hazır olduğunu ifade etti.
Müzakere süreci şubat ayında başladı. Rusya, Arap ülkeleri ve Batı'ya tarihi bir açılıma başlayan yeni Suriye'de kendisine bir nüfuz güvencesi sağlamak istiyordu. Rusya, müzakerelerdeki gücünün, Fırat'ın doğusu ve Suriye kıyısındaki askeri varlığından, bunun yanı sıra eski rejimin subayları ile unsurları ve SDG ile olan sağlam ilişkilerinden kaynaklandığını düşünüyordu. Suriye hükümeti ise Rus güç kozunu etkisiz hale getirmek, Moskova ile silahların konuşmadığı bir siyasi mutabakatlar geleceği üzerinde anlaşmak istiyordu. Aynı zamanda Rusya'nın Suriye'deki etkisini, Batı'nın endişesini azaltacak ve yeni Suriye'ye yönelik somut adımlar atmasını teşvik edecek bir formülle çerçevelemek istiyordu.
Rusya, Suriye'deki yeni gerçeklikle uyumlu seçenekleri sürdürmeye karar vermiş görünüyor. Bu seçenekler, yeni Suriye ile siyasi ve ekonomik ilişkilere dayanıyor
Suriye ve Rusya tarafları arasında yoğun görüşmeler gerçekleşti; bunlar arasında, Cumhurbaşkanı Şara'nın Ekim 2025 ve Ocak 2026'da bir siyasi-askeri heyetle birlikte Moskova'ya gerçekleştirdiği iki ziyaret de yer aldı. Bu ziyaretler sırasında Putin ile bir araya gelip, kendisiyle ve Rus yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdi. Şara'nın Moskova ziyareti, iki taraf arasında, Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani'nin öncülük ettiği yoğun askeri, güvenlik ve ekonomik görüşmelere zemin hazırladı. Bu görüşmelerde, Rusya ile eski anlaşmaların incelenmesi, yeniden düzenlenmesi ve gözden geçirilmesi, Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığının çerçevesinin ve sınırlarının çizilmesi ele alındı.
Suriye tarafı, Rusya ile müzakere sürecinde önüne birkaç faktör koydu. Bunlardan başında, Suriye’nin egemenliği geliyordu. Bu da Rusya’nın otoritesinin Suriye kararı üzerinde etkili olma ve yeni Suriye'de istikrarı sarsma kapasitesinin bulunmamasını garanti altına almak anlamına geliyordu. İkincisi, Suriyelilerin çıkarları ve hedefleriydi. Bunlar arasında, kendilerini füze ve ateşe boğan, binlercesini öldüren, Suriye halkını yerinden edip ateş ve demirle zorlandıkları uzlaşmalar çerçevesinde bölgelerinden kuzeye çıkmaya zorlayan Rusya'ya duydukları öfkeyi hafifletmek yer alıyordu. Üçüncüsü, ABD ve Batı'ya yönelik herhangi bir açılımın, Batı'nın çıkarlarını ve Suriye'deki gelecekteki yatırımlarını tehdit eden bir Rus askeri nüfuzu varlığında başarıya ulaşamayacağıydı. Bu yüzden Batı ve ABD ile siyasi denge ve ilişkileri kazanmak için Suriye'deki Rus ayısının pençelerinin kesilmesi gerekiyordu. Dördüncüsü, yeniden inşa, yatırım ve Suriyeli ile Suriyeli olmayan iş insanlarının Suriye'ye ilgi göstermesinin, kontrol edilemeyen ve iç ile dış sonuçları belirsiz bir Rus askeri varlığı gölgesinde dikenlerle dolu olacağıydı. Beşincisi, Rusya'nın Suriye'de Esad döneminde olduğu şekliyle askeri olarak kalmaya devam etmesi, Suriye topraklarını Rus çıkarlarına hizmet etmek amacıyla takviye güçlerinin ve askeri teçhizatın dünyanın başka bölgelerine gönderildiği bir sıçrama platformuna dönüştürecekti. Bu da yetkilileri birden fazla kez bölgesel ve uluslararası güvenliği sarsmanın bir nedeni olmayacağını vurgulayan yeni Suriye'nin istemediği bir durumdu.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, Tartus Limanı'nda yaptığı teftiş gezisi yaparken, 9 Ağustos 2026 (AFP)
Suriye'nin Arap dünyasına ve Arap kararına geri dönmesi, eski Suriye rejiminin kalıntılarının Suriye kıyı bölgelerinde istikrarı bozma ve Suriye devlet otoritesinin dışında bir gerçeklik yaratma çabalarının başarısızlığa uğratılması, Suriye güvenlik güçlerinin Suriye kıyı bölgelerinde bir güvenlik gerçekliği dayatmayı başarması -ki bu, eski rejimin kalıntılarının burada yeni bir denklem oluşturmasını son derece zorlaştırdı- ve Rusya'nın Kamışlı Hava Üssü’nden çıkmasının yanında Hmeymim Hava Üssü’nün kapılarını yeni Suriye ordusu devriyelerine açması, Suriye hükümetinin Hmeymim ve Tartus üsleri çevresinde konuşlanması, SDG’nin askeri olarak çökmesi ve Suriye devletinin Fırat'ın doğusuna girmesi ile Uluslararası Koalisyon'a katılması, bunun yanı sıra Suriye-ABD ve Suriye-Batı mutabakatları; tüm bunlar, geleceğin Suriye'sinin hiç kimseye düşmanlık beslemediğini ve içinde Şam otoritesinin dışında herhangi bir güç veya üs bulunmadığını tüm ilgisini bu noktaya yoğunlaştıran Suriye hükümetinin elindeki güç kartları niteliğindeydi.
Suriye hükümeti, Arap dünyası ve bölgesel destek ile Batı ülkelerinin ilgisiyle eş zamanlı olarak, Rusya karşısında kademeli olarak yeni bir gerçeklik yaratmayı başardı. Bu gerçeklik, Rusya'yı Esed rejimi döneminde elde ettiği formülle Suriye'de kalmaya çalışmak, ancak artık kendisine dost ve bağımlı olmayan bir ortamda -ki bu, varlığının ve emellerinin güvenliğini tehdit ediyor- ya da yeni Suriye'nin memnuniyetle karşıladığı, Beşşar Esed tarafından kendisine verilen askeri kalelerden vazgeçmesi karşılığında kendisiyle siyasi ve ekonomik ilişkiler kurma yönündeki seçeneklere yönelmek şeklindeki az sayıda seçenekle karşı karşıya bıraktı. Rusya, Suriye'deki yeni gerçeklikle uyumlu seçenekleri sürdürmeye karar vermiş gibi görünüyor. Bu seçenekler, yeni Suriye ile siyasi ve ekonomik ilişkilere ve iki ülke arasında askeri eğitim alanında uzmanlaşmış anlaşmalara dayanıyor.
Şam ile Moskova arasında Tartus ve Hmeymim üslerinin geleceğine dair mutabakat zaptıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5305250-%C5%9Fam-ile-moskova-aras%C4%B1nda-tartus-ve-hmeymim-%C3%BCslerinin-gelece%C4%9Fine-dair-mutabakat
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ve beraberindeki heyet, Suriye ile Rusya arasındaki mutabakat zaptı kapsamındaki tesis ve birimleri yerinde incelemek üzere Tartus Limanı'nda bir saha ziyareti gerçekleştirdi (Suriye Dışişleri Bakanlığı)
Şam ile Moskova arasında Tartus ve Hmeymim üslerinin geleceğine dair mutabakat zaptı
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ve beraberindeki heyet, Suriye ile Rusya arasındaki mutabakat zaptı kapsamındaki tesis ve birimleri yerinde incelemek üzere Tartus Limanı'nda bir saha ziyareti gerçekleştirdi (Suriye Dışişleri Bakanlığı)
Suriye Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Şam ve Moskova'nın Tartus ve Hmeymim'deki Rus üslerinin geleceğini belirleyen bir mutabakat zaptına ulaştıkları bildirildi.
Suriye Arap Haber Ajansı’nın (SANA), Dışişleri Bakanlığı Medya ve İletişim Müdürlüğü'nden aktardığına göre "Dışişleri ve Diaspora Bakanlığı'nın yürüttüğü bir buçuk yıllık yoğun müzakere ve görüşmelerin ardından, Hmeymim ve Tartus'taki iki Rus üssünün geleceği nihai olarak karara bağlandı. Varılan mutabakat muhtırası, iki taraf arasındaki ilişkilerin gelecek dönemine ilişkin çerçeveyi çiziyor" ifadelerini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye'deki Hmeymim Üssü'nü ziyareti sırasında, 12 Aralık 2017 (Getty)
Söz konusu mutabakat uyarınca, Rusya’nın Mart 2011’de başlayan halk ayaklanmasının ardından Beşşar Esed rejimi lehine Eylül 2015’te gerçekleştirdiği kapsamlı askeri müdahaleyle Suriye kıyılarında kurduğu askeri varlığının yeniden yapılandırılması süreci başlıyor.
Mutabakat metninde, başta Hmeymim Havaalanı ve Tartus Limanı'ndaki 4. ticari rıhtım olmak üzere sivil nitelikli tesislerin yönetiminin Suriye devleti tarafından üstlenilmesi ve bu tesislerin kademeli olarak sivil idari sisteme dahil edilmesi öngörülüyor.
Rusya ve Suriye liderleri, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla Moskova'daki Kremlin Sarayı'nda düzenlenen çalışma kahvaltısında bir araya geldi, Ekim 2025 (EPA)
Askeri üslerin ve tesislerin statüsüne ilişkin olarak taraflar, bu yapıların işlevinin yeniden tanımlanması hususunda mutabakata vardı. Buna göre karşılıklı çıkarları koruyacak yeni düzenlemeler kapsamında söz konusu yapılar, askeri üs olmaktan çıkarılarak ortak eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine dönüştürülecek.
Mutabakat zaptı ayrıca, dönüşüm sürecinin tamamlanması için azami üç aylık bir takvim öngörüyor. Yeni düzenlemeler, bu sürenin ardından yürürlüğe girecek.
Yaklaşık bir buçuk yıl önce başlayan müzakerelerden bu yana atılan en kritik adım olan bu gelişme, Suriye-Rusya ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Suriye'deki yeni yönetimin, Rusya’nın iki askeri üsteki varlığını hedef almadığı, süreç boyunca bu varlığın sürdüğü ve tarafların üslerin geleceğine ilişkin müzakere yürüttüğü kaydedildi. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şaraa ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ikili ilişkilerin korunması ve geliştirilmesi yönündeki arzularını vurgulayarak uzlaşmacı bir tutum sergiledi.
Şara, göreve gelmesinden bu yana Moskova'yı iki kez ziyaret etti. İlk ziyaretini Esed'in devrilmesinin ardından Putin ile ilk görüşmesini gerçekleştirdiği 15 Ekim 2025'te yapan Şara, ikinci ziyaretini ise 28 Ocak 2026'da gerçekleştirdi.
Bu ikinci görüşmede Putin, Şara'nın Suriye'nin toprak bütünlüğünü yeniden sağlama çabalarını takdirle karşılarken, Şara da Rusya'nın Suriye ve bölgenin istikrarında ‘tarihi bir role’ sahip olduğunu vurguladı.
Araştırmacı Abdulvahab Assi, mutabakat zaptının Hmeymim ve Tartus üslerinin işlevini değiştirerek Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığını fiilen en alt düzeye indirdiğini değerlendirdi. Assi’ye göre bu adım, her şeyden önce Rusya’yı, üssün tamamının yerine geçecek ortak eğitim ve rehabilitasyon tesislerinden birine dönüştürülmesi beklenen dördüncü rıhtıma komşu askeri rıhtım üzerindeki bağımsız yönetim hakkından mahrum bıraktı. Bunun yanı sıra Rusya, sivil (ticari) rıhtımdan yararlanma ve burayı yönetme imkanını da kaybetti.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın kontrolü devralmasının ardından Lazkiye Uluslararası Havalimanı’nda resmi yetkililerin katılımıyla gerçekleştirilen geziden bir kare (Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu)
Ancak Assi, Suriye rejiminin 2017’de Rusya ile imzaladığı önceki mutabakat muhtırası uyarınca 11 gemi kapasiteli askeri rıhtıma demirleyen gemilerin akıbetine ilişkin resmi maddelerde veya açıklamalarda bir ifade yer almadığı sürece, mevcut mutabakatın Rusya’nın Tartus Limanı’na sınırlı erişim sağlamasını kesin olarak engellemediğini de sözlerine ekledi.
Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu Lazkiye Havalimanı’nı devraldı
Bu kapsamda Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu bugün Lazkiye Uluslararası Havalimanı’nı devraldı. Kurum Başkanı Ömer Husri, bu adımı Suriye havalimanlarının geri alınması, yeniden işletilmesi ve ulusal sivil havacılık sistemine dahil edilmesi sürecinde önemli bir aşama olarak nitelendirdi.
Husri, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, kurumun uzman ekiplerinin havalimanının, tesislerinin ve sistemlerinin teknik ve operasyonel değerlendirme çalışmalarına başladığını belirtti. Bu çalışmaların, yenileme ve hazırlık seviyesini artırma planının hazırlanmasına zemin oluşturacağını kaydeden Husri, nihai hedefin havalimanını onaylanmış güvenlik ve işletme standartlarına uygun şekilde yeniden faaliyete geçirmek ve uçuşlara açmak olduğunu ifade etti.
Eski adıyla Basil Esed Uluslararası Havalimanı olarak bilinen Lazkiye Uluslararası Havalimanı, Rusya'nın 2015'teki müdahalesinden bu yana Suriye'deki operasyonları için ana merkez olarak kullandığı askeri Hımeymim Hava Üssü ile sivil havalimanının iç içe geçmesi sebebiyle neredeyse tamamen Rusya'nın kontrolü altındaydı.
Rus güçleri, pistleri genişleterek entegre lojistik tesisler inşa etmiş ve bölgedeki hava trafiğini yönetmek üzere gelişmiş hava savunma sistemleri konuşlandırmıştı.
Rus güçlerinin havalimanına katı kısıtlamalar getirmesi ve bitişik üssündeki askerleri ile askeri teçhizatının güvenliğini gerekçe göstererek buranın ticari sivil uçuşlara tamamen açılmasını defalarca reddetmesi, havalimanındaki sivil havacılık faaliyetlerini sekteye uğratmıştı.
Suriye Tartus Limanı'ndaki Ticari Sahaları Rusya'dan devraldı
Gümrük ve Sınır Kapıları Genel Kurumu tarafından dün yapılan açıklamada, Suriye Arap Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu arasında yürütülen bazı görüşmelerin ardından, Tartus Limanı bünyesinde Rus tarafınca kullanılan 4 numaralı rıhtım ile buna bağlı depo ve tesisler dahil tüm ticari sahaların Suriye tarafına devredilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı bildirildi.
Kurum Başkanı Kuteybe Bedevi, Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani, Tartus Valisi Ahmed eş-Şami ve beraberindeki heyet eşliğinde Tartus Limanı'na saha ziyareti gerçekleştirerek mutabakat kapsamındaki tesis ve yapıların mevcut durumunu yerinde inceledi.
Suriye'ye yeni bir Rus büyükelçi: Sovyet ihtişamını geri kazanma girişimihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5304946-suriyeye-yeni-bir-rus-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7i-sovyet-ihti%C5%9Fam%C4%B1n%C4%B1-geri-kazanma-giri%C5%9Fimi
Suriye'ye yeni bir Rus büyükelçi: Sovyet ihtişamını geri kazanma girişimi
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Moskova'yı iki kez ziyaret etti ve bu ziyaretlerde Putin ile görüştü (Reuters)
Rüstem Mahmud
Rus diplomat Dmitri Nikolayeviç Dogadkin, 2013 yılında Beşşar Esed rejimi güçleri ile muhalefet arasında silahlı çatışmanın alevlenmesiyle Suriye’nin başkenti Şam’dan ayrılmasının ardından, şimdi büyükelçi olarak geri döndü. Siyasi ve diplomatik çevrelere göre atanma kararı, Kremlin'in yeni Suriye ile ilişkileri güçlendirme çabasını yansıtıyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dogadkin'i yeni büyükelçi olarak atayan bir kararname yayımlarken, Putin’in Suriye ile ilişkilerin geliştirilmesinden sorumlu özel temsilcisi Aleksandr Yefimov'u görevden aldı. Şam'daki siyasetçiler, hassasiyeti son derece yüksek bir dönemde, çarların kendi ülkelerinin çıkarları doğrultusunda geçmiş yılların acımasız çatışmasını göz ardı ederek oyunun iplerini ele almaya çalıştığı bir sırada, böyle bir karara sırt çeviremez. Moskova, ‘dünün düşmanı bugünün dostudur’ ilkesi doğrultusunda yeni Suriye ile modern bir strateji benimsiyor.
Rusya’nın gözü hâlâ Akdeniz'in ılık sularına dikilmiş halde ve Rusya, kendisine denizin doğusunda bir dayanak noktası ayırmayı başardı; bununla birlikte Lazkiye kırsalında en büyük deniz ve hava askeri üslerini kurarak kaçırılmayacak bir fırsat elde etti.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Putin’in, savaşın en şiddetli olduğu dönemde Rus siyasetinin şahinlerini göndermesinin, Rusya’nın varlığının askeri boyuta dönüşmesinin ve Esed güçlerinin, yarım yüzyıl süren bir ailenin iktidarını pekiştirmek amacıyla silah ve teçhizatla desteklenmesinin ardından, bu diplomatı yeniden Suriye dosyasına döndürmesi şaşırtıcı değil.
Savaşın anıları
Suriye’nin hafızası, 2015 yılında sahada doğrudan müdahalesinin başlamasından sonraki 11 buçuk yıl boyunca Rusya ordusuyla acı dolu anılar taşıyor. Rusya’nın gözü hâlâ Akdeniz'in ılık sularına dikilmiş halde ve Rusya, kendisine denizin doğusunda bir dayanak noktası ayırmayı başardı. Bununla birlikte Suriye'nin batısındaki Lazkiye kırsalında en büyük deniz ve hava askeri üslerini (Hmeymim Askeri Üssü) kurarak kaçırılmayacak bir fırsat elde etti. Bu mekân, Suriyelilerin zihninde silinmez bir yer edindi. Zira bu üsten kalkan uçaklar, ülkenin kuzeyindeki Suriye muhalefetinin mevzilerini bombalamıştı.
Buna karşılık, yeni kurulan hükümetiyle Şam, Suriye'nin en önemlisi Sovyet kampı olmak üzere tek bir ilişkiler yelpazesine bağımlı olarak on yıllar geçirmesinin ardından, dış ilişkilerinin çemberini genişletmeye ve özellikle ABD olmak üzere Batı kampıyla düşmanlık halini sona erdirmeye çalışıyor. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara hükümeti, bu ilişkiyi düzenlemeye ve yeniden çerçevesini çizmeye çalışıyor.
Diplomatik dosya
Suriye devriminin en sert muhalif gruplarından Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ) liderliğini üstlenmiş olan Şara'nın, Kremlin'i iki kez ziyaret etmesi ve eski en büyük düşmanlarıyla yeni bir sayfa açmaya çalışmasına rağmen, Suriye, buna ihtiyaç duymasına rağmen petrol tedarikini azaltmak da dahil olmak üzere Rus nüfuzunu sınırlamaya çalışıyor. Zira Suriye petrol üretimi hâlâ kırılgan ve petrol kuyularının yeniden tahkim edilmesi gerekiyor; buna ek olarak Suriye sahilleri açığında petrol arama konusunda Amerikan ve Katarlı şirketlerle anlaşmalar imzalandı.
Rusya’nın yeni Şam Büyükelçi Dogadkin'e dönecek olursak, Dogadkin, Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü mezunu. 1990 yılında diplomatik kadroda göreve başladı ve Arapçayı çok iyi düzeyde konuşuyor. Bunun yanı sıra İngilizce de biliyor. Suriye'deki görevinin sona ermesinin ardından, 2017 yılında Umman Sultanlığı, ardından 2021'de Katar büyükelçiliği görevini üstlendi; diplomatik görevinin sona ermesinin ardından Doha, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesindeki rolüne takdirle ‘Vecbe’ nişanını verdi.
Bu arada, Rus siyaseti alanında akademik araştırmacı Dr. Samer Osman, yeni bir Rus büyükelçinin Suriye'ye gönderilme zamanlamasına dair yaptığı açıklamada, bunun “Moskova’nın, varlığını herhangi bir siyasi rejime veya yönetim dönemine bağlı kılmayan politikasıyla ilişkili olduğunu, aksine Rusya'ya ılık sular ve Doğu Akdeniz üzerinde varlık kazandıran, kendisini Ortadoğu denklemlerinin merkezine yerleştiren stratejik bir konumla bağlantılı olduğunu, hükümetlerin değiştiğini, ancak büyük devletlerin coğrafi ve stratejik çıkarlarının kalıcı olduğunu’ değerlendiriyor.
Dr. Osman, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Rusya’nın yeni bir büyükelçi atanmasını, bugün Şam'da bulunan iktidara yönelik bir tutum olarak değil, Suriye coğrafyasındaki Rus çıkarlarının istikrarının bir teyidi olarak okumamız gerekiyor.”
Sivil havacılık harekete geçiyor
Bu yeni tabloya ve Suriye-Rusya ilişkisindeki hızlanan hareketliliğe karşılık, sivil havacılığın yeniden faal hale getirilmesine yönelik bir hareketlilik ortaya çıktı. Suriye Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Otoritesi, bu ayın 16'sından itibaren Şam ile Moskova arasında doğrudan ve düzenli uçuşların yeniden başlatılacağını açıkladı. Gözlemcilere göre, havacılık hareketliliğinin başlaması, bağın ve iletişimin artması, siyasi ilişkilerin beklenenden daha ileri bir düzeye yükseltilmesi anlamına geliyor.
Dr. Osman, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada, yaşananları, Rusya'nın varlık ve iletişim kanallarını korumaya yönelik bir girişim olarak yorumlasa da meselenin özünün Şam'daki geçici otoriteyle ilişkinin niteliği olduğunu düşünmüyor, çünkü Moskova, Suriye'yi kişilere veya geçici otoritelere bağlı bir ilişki olarak değil, Ortadoğu'daki stratejisinin bir parçası olarak görüyor.
Dr. Osman, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Hava hatlarının açılması ve diplomatik varlık, Rus sürekliliğini pekiştirmek ve başka güçlere stratejik bir boşluk bırakmamak için birer araç niteliği taşıyor. Bu nedenle Moskova'nın Suriye'de uzun vadede varlığını sürdürmeye devam edeceğini öngörüyorum; bu varlığın araçları ve boyutu değişebilir, ancak Kremlin'in hesaplarında jeopolitik önem, oradaki herhangi bir iktidarın ömründen daha büyük olmaya devam edecek."
Yabancılaşmanın sona ermesi
Tüm bunlarla birlikte, Suriye'deki yeni dönem ile Rusya arasındaki ilişkiler, Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024 tarihinde düşmesinin ardından, hem kendisinin hem de babası Hafız Esed’in (1970-2024) iktidara gelmesinden Beşşar'ın kaçışına kadar müttefiki olan bu devletle bir yabancılaşma dönemine girileceğine dair tüm beklentileri boşa çıkaracak hızlı bir gelişim gösteriyor. Öyle ki Şam ve Moskova, iki ülkenin savunma bakanlıkları arasında karşılıklı askeri heyet ziyaretlerine tanık oldu.
Rusya dosyasını takip edenler, Suriye ordusunun geniş çaplı yıkımı ve stratejik kapasitesinin yüzde 80'inden fazlasını -bunların arasında savunma platformları ve uzun menzilli füzeler de bulunuyor- bombalayan, ülkenin güneyinde konuşlu piyade birimleri ve seçkin güçleri tahrip eden İsrail ordusu tarafından kapasitesinin ezilmesi ışığında, Suriye'nin Moskova'ya bugün duyduğu ihtiyacın arttığını değerlendiriyor. Avrupa ve ABD'nin Suriyelilere yeni silahlarla destek verme konusundaki isteksizliği, onları savaş uçakları için yedek parça ve uygun işletim sistemleri elde etmek amacıyla yeniden Ruslara yönelmeye itebilir.
Gözlemciler, siyasi, ekonomik ve askeri ilişkiler, kendi ülkelerinin soğuk atmosferinden etkilenen Rusya’nın coşkusuyla ilerlese de kültürel ilişkilerin yeni bir kültürel normalleşmeye doğru ilerlediğine dikkat çekiyor. Son gelişmelerden biri olarak ‘Rus Evi’ olarak adlandırılan Rusya kültür Merkezi’nin Şam'daki faaliyetlerinin yeniden başlatılmasına ilişkin bir anlaşma açıklandı. Bu gelişme, halk düzeyinde iletişimin yeniden canlandırılması olarak okunabilir. Çünkü Rusya, on yıllar boyunca Suriyeli gençleri akademik eğitim almak üzere üniversitelerine gönderme konusunda önemli bir rol oynadı ve merkezin yeniden açılmasıyla birlikte tüm alanlarda ilişkilerde denge yeniden sağlanacak.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة