Erdoğan’dan Ankara’yı ziyaret eden Bolton'a sert eleştiri

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara’da (AP)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara’da (AP)
TT

Erdoğan’dan Ankara’yı ziyaret eden Bolton'a sert eleştiri

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara’da (AP)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara’da (AP)

"ABD'nin çekilmesi Türkiye'nin Kürt savaşçıların güvenliğini garanti etmesine bağlı" diyen ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'ı sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu mesajı kabullenmemiz, bunu yutmamız mümkün değil. John Bolton, çok ciddi bir yanlış yapmıştır. Kim bu şekilde düşünüyorsa onlar da yanlış içerisindedir" ifadesini kullandı.
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton bugün Ankara’da Türk yetkililerle Suriye’den çekilmeye ilişkin görüşmelerde bulunurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Washington’un Suriye’de desteklediği Kürtlerle ilgili Türkiye’ye yönelik sarf ettiği sözler konusunda Bolton’ı sert bir dille eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Bu mesajı kabullenmemiz, bunu yutmamız mümkün değil. John Bolton, çok ciddi bir yanlış yapmıştır. Kim bu şekilde düşünüyorsa onlar da yanlış içerisindedir. Bolton'ın muhatabı İbrahim Kalın'dır. Gerekli olsa görüşecektik ama gerekli olmadı, bir tepki olarak değerlendirmemek gerekir'' diye konuştu.
Bolton’dan Suriye mesajı
Bolton, Pazar günü yaptığı açıklamada, ABD’nin Kürtlere yönelik anlaşma sağlamadan bölgeden geri çekilmeyeceğini belirtmişti. Bolton, Kudüs’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesi öncesinde, Trump’ın çekilme kararını tartışacaklarını, ancak Suriye’nin kuzey doğusundan çekilmek için DEAŞ örgütünün tamamen mağlup edilmesini gerektiğini söyledi. Bolton ayrıca, İsrail ve bölgedeki müttefiklerini savunmak ve diğer terörist grupların örgütlenmesine engel olmak için çalışmalara devam edeceklerini vurgularken, DEAŞ ile mücadelede Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Halk Koruma Birlikleri’nin (YPG) önemli olduğunun altını çizdi.
ABD ve Türk yetkililerin görüşmesi
Öte yandan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın başkanlığındaki Türk heyeti ile ABD Başkanı Trump’ın danışmanı Bolton başkanlığındaki ABD heyeti arasındaki görüşme sona erdi. ABD’den gelen açıklamada görüşmenin verimli geçtiği belirtildi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basına kapalı gerçekleşen görüşme, 2 saat 10 dakika sürdü. Kalın başkanlığındaki Türk heyetinde, Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Yunus Emre Karaosmanoğlu, MİT Başkan Yardımcısı Cemalettin Çelik ve diğer yer aldı. Bolton başkanlığındaki ABD heyetinde ise Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, Ulusal Koalisyon Özel Temsilcisi James Jeffrey ve diğer yetkililer bulundu.
Trump: Suriye'den çekilme planında bir değişiklik yok
Bolton’un dün Ankara’ya gelmesinin ardından Trump, Suriye’den çekilmenin ihtiyatlı olacağını söyleterek Twitter hesabından, “Suriye'den çekilme planıyla ilgili yaptığım ilk açıklamalarda bir değişiklik yok. Hem DEAŞ'la mücadele edeceğiz hem de Suriye'den uygun bir şekilde çekileceğiz" açıklamasında bulundu.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.