HTŞ, Türkiye’nin Kürt gruplara yönelik operasyonunu destekliyor

HTŞ, Türkiye’nin Kürt gruplara yönelik operasyonunu destekliyor
TT

HTŞ, Türkiye’nin Kürt gruplara yönelik operasyonunu destekliyor

HTŞ, Türkiye’nin Kürt gruplara yönelik operasyonunu destekliyor

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK), Heyet-i Tahriru'ş Şam’ın (HTŞ) İdlib'deki varlığının “sona ermesi” için “radikal bir çözüm” çağrısında bulunurken, HTŞ lideri Ebu Muhammed Colani, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürt gruplara yönelik askeri operasyonunu desteklediklerini açıkladı.
Amgad Tv’ye Telegram uygulaması üzerinden Pazartesi günü verdiği demeçte Colani, PKK'yı bu devrimin düşmanı ve çok sayıda Sünni Arap'ın yaşadığı alanların işgalcisi olarak gördüklerini belirtti. HTŞ, Kürt Halk Koruma Birlikleri’ni (YPG) yıllardır Türkiye’de yasadışı faaliyet gösteren silahlı örgüt PKK’nın uzantısı olarak görüyor.
“Devrim düşmanına yönelik operasyonu engellemeyiz”
Colani, Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna operasyon başlatma niyetiyle ilgili bir soruyu, “Bunun PKK’nın ortadan kaldırılması için gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bölgenin PKK'dan kurtarılması gerektiğine inanıyoruz. Devrim düşmanına yönelik bu operasyonu engellemeyiz” şeklinde yanıtladı.
HTŞ, İdlib’in büyük bir kısmının yanı sıra bitişik bölgeleri de kontrolü altında tutuyor. Ankara ve Moskova tarafından ilan edilen ateşkes ve 15 ila 20 kilometre derinlikte silahtan arınmış bir bölge kurulması konusunda varılan anlaşma uyarınca Türkiye bu bölgelerde gözetleme noktaları konuşlandırdı.
Geçtiğimiz haftalarda HTŞ, Ankara'nın desteklediği Suriyeli muhalif gruplarla şiddetli çatışmalara girerek, İdlib ve çevresindeki diğer grupların kontrolü altındaki bölgeleri ele geçirdi. 10 gün süren çatışmalarda HTŞ kontrol bölgesini genişletirken “Nureddin Zengi Hareketi” ve “Ahraru’ş-Şam” grupları dağıldı.
Colani’nin Türkiye’nin YPG’ye yönelik operasyonuyla ilgili açıklaması, “Laik bir ordu ile laik bir taraf arasında, uluslararası anlayışlar bağlamında gerçekleşen savaşa katılımın haram olduğunu” söyleyerek, Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yapmayı planladığı operasyona katılımı “engelleyen” HTŞ liderlerinden Ebu Yakzan el-Mısri’nin açıklamalarıyla çelişti.
Türkiye, Ağustos ayında Avrupa Birliği’nin (AB) uyum yasaları uyarınca HTŞ’yi terör örgütü olarak sınıflandırdı.
SMDK’dan çözüm çağrısı
Öte yandan sürgündeki Suriye muhalefetinin önde gelen oluşumu SMDK tarafından Pazar günü yapılan açıklamada, HTŞ’nin İdlib’teki varlığının “sona ermesi” için “radikal bir çözüm” bulunması çağrısı yapıldı.
SMDK açıklamasında HTŞ’yi bir “terör örgütü” olarak nitelendirirken, HTŞ’nin İdlib’in tamamını kontrol altına alma çabalarını kınadı.
Suriye’deki anlaşmazlıklarla ilgili iki gün süren toplantının ardından yapılan açıklamada, HTŞ’nin İdlib ve diğer herhangi bir bölgedeki varlığının sona erdirilmesi için radikal bir çözme ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
SMDK, terörü bahane ederek Suriye rejimi, Rusya ve İran yanlısı milislerin bir soykırım gerçekleştirmesini önlemek ve sivilleri korumak için Türk dostlarıyla uzlaşı ve işbirliğini ilerletme çağrısında bulundu.



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.