​İsrail, Suriye’deki İran güçlerini bir kez daha bombaladı

​İsrail, Suriye’deki İran güçlerini bir kez daha bombaladı
TT

​İsrail, Suriye’deki İran güçlerini bir kez daha bombaladı

​İsrail, Suriye’deki İran güçlerini bir kez daha bombaladı

Esed rejiminin resmi ajansı SANA’nın bildirdiğine göre Suriye Hava Savunması, Cumartesi sabah İsrail’in Hama kentinin Musayıf bölgesine yönelik saldırısında birkaç füze düşürdü.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHOR), İsrail’in saldırılarına hedef olan Musayıf bölgesinin İran’ın orta menzilli füzelerini geliştirdiği askeri bir bölge olduğunu ve burada pek çok İranlı savaşçı bulunduğunu aktardı. Ölenlerin sayısı belirlenemedi ancak Esed rejimi ve yandaşlarından 17 asker yaralandı.
Askeri bir kaynak, “yerel saatle saat 02.30’da İsrai savaş uçakları Musayıf bölgesine hava saldırısı düzenledi. Düşman füzelerine hava savunmamızla derhal karşılık verdik ve hedeflerine ulaşmadan önce bazılarını imha ettik. Saldırı bazı binaların yıkılmasına ve 3 askerin yaralanmasına yol açtı” dedi.
SOHR, bombalanan bölgede rejim kuvvetlerine ait askeri bir okul olduğu ve şehrin kırsalındaki el-Zaviye köyünde İran’a ait orta menzilli füze geliştirme merkezi ve Şeyh el-Gadban köyünde askeri eğitim kampı olmak üzere iki merkez olduğunu açıkladı.
Musayıf bölgesinin bombalanması ilk değil. Daha önce de Şam defalarca İsrail’in bu bölgeleri bombaladığını açıklamıştı.
İsrail son yıllarda Suriye’deki İran ve Hizbullah’a yönelik askeri merkezlere saldırılarını arttırdı. İsrail yakın zamanda Halep’e de saldırmış, İran’a ait silah depolarına yönelik saldırıda 7 militan öldürülmüştü.
İsrail 21 Ocak’ta yaptığı hava saldırısında Kudüs Gücü’ne ait olduğu söyleyen bir eğitim kampını ve Şam Havaalanına yakın bir cephaneliği bombaladığını açıklamıştı. Gözlemevine göre bu saldırıda İran yanlısı 21 savaşçı hayatını kaybetmişti.
İsrail, İran’ın Hizbullah’a silah sevkiyatı yaptığı Suriye’deki askeri varlığına yönelik saldırılarına devam edeceğini açıkladı. Suriye savaşı başladığından beri İsrail, Suriye’deki İran askeri varlığına onlarca kez hava saldırısı düzenledi.



Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
TT

Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Maine'deki bir havalimanından kalkan ve içinde sekiz kişi bulunan özel bir uçağın düştüğünü ve alev aldığını, ancak yolcuların durumlarının ve kimliklerinin henüz bilinmediğini açıkladı.

FAA, yaptığı açıklamada, çift motorlu Bombardier Challenger 600 uçak kazasının dün saat 19:45 civarında Bangor Uluslararası Havaalanında meydana geldiğini belirtti.

Ayrıntılar resmi olarak açıklanmadı, ancak konuyla ilgili bir hükümet yetkilisi Reuters'e, kazadan sonra büyük bir yangın çıktığını söyledi. Hükümet yetkilisi, uçağın Teksas'tan Maine'e uçtuğunu belirtti.

Federal Havacılık İdaresi kayıtlarına göre, uçak Nisan 2020'de hizmete girmişti.

FAA, Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu ile iş birliği içinde kazayı soruşturacağını duyurdu.


Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
TT

Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)

Minneapolis sokaklarında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri tarafından ikinci bir Amerikan vatandaşının öldürülmesi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi ve sosyal gerilimleri daha da artırdı.

Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer önderliğindeki Demokrat milletvekilleri, İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) teşkilatının sistematik suistimallerini gerekçe göstererek, 2026 bütçe tasarısında bu kurumlara ayrılan fonları kesme tehdidinde bulundular. Milletvekilleri ayrıca, yargı denetimini güçlendirmek ve ICE'nin yetkilerini kısıtlamak da dahil olmak üzere önemli reformlar yaparak, 1,2 trilyon dolarlık hükümet fonlama tasarısının oylanması ve kısmi hükümet kapanmasının önlenmesi için ön koşullar oluşturdular.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, şiddetli bir kış fırtınasının ülkeyi yoğun kar yağışıyla felç etme tehdidi oluşturmasından saatler önce, birçok eyalette olağanüstü hal ilan etti.


ABD'nin Refah sınır kapısının açılması yönündeki baskısı

Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
TT

ABD'nin Refah sınır kapısının açılması yönündeki baskısı

Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)

Amerikalı yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki savaşı sona erdirme planının "ikinci aşamasını" ilerletmek ve Filistin toprakları ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısını her iki yönde de açmaya yönelik adımlar atmak için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı yoğunlaştırdılar.

Resmi düzeyde, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin açıklamalarında ABD elçileri Steve Wittkoff, Jared Kushner ve Josh Greenbaum'ın Netanyahu ile yaptığı görüşmeler "olumlu" ve "yapıcı" olarak nitelendirildi. Ancak Tel Aviv'deki siyasi kaynaklar, bunun "iki taraf arasındaki vizyon farklılığını gidermediğini" ortaya koydu.

Wittkoff, Başkan Trump'ın Gazze için hazırladığı 20 maddelik "barış planının" "ikinci aşaması" ile ilgili olarak Netanyahu ile yaptığı görüşmelerin "yapıcı" geçtiğini söyledi. Netanyahu hükümeti, Wittkoff ve Kushner aleyhinde resmi olmayan düşmanca açıklamalar sızdırarak ziyaretin etkisini önledi; "üst düzey bir yetkiliye" atfedilen alıntılar İbranice medyada yayınlandı ve onlara yönelik sert kişisel saldırılar içeriyordu.