Japonya iktidar partisi Liberal Demokrat Parti (LDP) merkez binasının ortasında bulunan büyük toplantı salonunda, 2. Dünya Savaşı'nın bitiminden bu yana Japonya'da neredeyse iktidardan hiç düşmeyen partinin 4 liderinin resimleri bulunuyor. Ancak, 1955'ten bu yana ilk kez 6 yıldır sürdürdüğü göreviyle “güneşin doğduğu” ülke tarihine en uzun süre başbakanlık yapan isim olarak geçebilecek olan Şinzo Abe’nin resmi duvarda asılı değil.
Bu, tüm gelişmiş liberal demokrasilerde, aşırı sağcı ve popülist partilerin ve hareketlerin güçlenmesi karşısında, geleneksel iktidar partilerinin popülaritesinde önemli bir düşüşe tanık olan siyaset sahnesindeki radikal değişikliklere dikkat çeken bir durum.
Birçok Batı ülkesinin ekonomisini temelden sarsan, bugünde sonuçları ağır şekilde hissedilen ve sosyal krizleri tetikleyen mali kriz, kendini yenilenemeyen ve gelişmelere hızlı ayak uyduramayan geleneksel iktidar partilerinin çoğunu tehdit eden derin bir krize neden oldu. Ancak 1990'lardan bu yana kronik bir mali daralma ve ekonomik büyümede sıkıntı çeken Japonya, tüm bu sorunlara rağmen siyasi depremlerden uzaktı.
Yakın bir gelecekte de böyle bir durumun yaşanması beklenmiyor. Japonya’nın diğer ülkelerle arasındaki bu farklılaşmanın sebeplerinden birinin, Başbakan Şinzo Abe'nin eski ABD Başkanı Bill Clinton ile karşılaştırılan kişiliğine bağlı olduğundan hiç şüphe yok.
Abe’nin bu konuda sık sık alıntılar paylaştığı, 2. Dünya Savaşı sırasında İngiltere’nin başbakanlığını yapan Winston Churchill’ın krizler ve skandallar karşısındaki dayanıklılığından ilham aldığı söylenebilir.
Japonya Ulusal Politik Araştırmalar Enstitüsü (GRIPS) Başkanı Mikitaka Masuyama konuyla ilgili değerlendirmesinde “Şinzo Abe, 2007’deki ilk iktidar tecrübesinden çok şey öğrendi ve faydalı dersler çıkardı. Ancak güç kullanma tarzına, totaliterizme doğru gittiği şeklinde şikayetlerini dile getiren halk tarafından yaygın olarak karşı çıkılıyor. Ancak Abe'nin 2012'den bu yana iktidarda kalmasına yardım eden en önemli faktör, muhalefetin, hükümet tarafından yaşanan krizlere, partisinin ve çevresinin son yıllarda yaşadığı skandallara rağmen iktidara alternatif bir proje önerememesidir.
2009 seçimlerinde Japonya Demokrat Partisi (DPJ) tarihi bir zafer kazandı. Ancak Japonya ekonomisindeki daralma ve büyümedeki yavaşlık devam etti. Sonra 2011'de Fukuşima I Nükleer Santrali kazası yaşandı. Bu durum 2012’deki demokratik seçimlerde iktidar partisi DPJ’nin çöküşüne ve Abe liderliğindeki LDP’nin iktidarı ele geçirmesine neden oldu. Yapılan son anketler, LDP'nin oy oranının yüzde 30'u aştığına işaret ederken diğerlerinin oy oranlarının yüzde 10'u geçemediğini gösteriyor. Ancak bu, iktidar partisinin geniş bir popülariteye sahip olduğu anlamına gelmiyor. Aksine 2012'den bu yana yapılan son üç seçimde kazandığı oyların, 2009 seçimlerinden çıkan iktidar partisinin yaşadığı yenilgiden kaynaklandığı anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
Tokyo Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Tarwa Ishiba da yaptığı değerlendirmede, “Abe hükümetinin performansından, Abe’nin şahsi tarzından kaynaklı büyük bir memnuniyetsizlik var. Ancak muhalefet bölünmüş durumda ve iktidar için alternatif sunamıyorlar. Vatandaşlar muhafazakarlardan memnun değil. Ancak barışçıl konumlarına ve görüşlerine sarılan muhalefet liderleri, hükümeti eleştirme konusunda sınırlı kalıyorlar ve yeni fikirler veya çözümler öneremiyorlar” şeklinde konuştu.
Buna karşılık LDP’nin önde gelen isimlerinden Keiji Furuya verdiği demeçte, “Ekonomik durgunluktan ortaya çıkacak net hedefler belirledik ve bu hedeflere her yıl ulaşabildik. Ülke uzun zamandır süren bu krizden çıkıyor. İşsizlik yüzde 2’nin altına inerek rekor bir düşüş kaydederken borsa pozitif iyileşme gösterdi. Yabancı turist sayısı belirgin bir şekilde arttı ve gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) artışında hız kazandı” dedi.
LDP’nin yeniden iktidara gelmesini sağlayan 2012 yılındaki seçimlerin ardından Şinzo Abe, Japonya ekonomisini ayağa kaldırmak için “piyasaya nakit pompalamayı, vergileri azaltmayı ve yapısal reformlar yapmayı” içeren bir plan hazırladı. Bu plan ekonomide iyileşmeye yardımcı oldu. Ancak Uluslararası Para Fonu (IMF) raporlarına göre Japonya'nın son 6 yıldaki ortalama ekonomik büyümesi yalnızca yüzde 1.2 olarak tahmin ediliyor. Bu, genel beklentilerin altında kalan bir oran.
Öte yandan Keiji Furuya, muhalefetin parlamentoda yapıcı ya da olumlu fikirler sunamayan, vatandaşların gözünde sadece önerileri reddeden ve iktidar sorumluluğunu üstlenebileceğine inanılmayan bir parti haline gelmesinden duyduğu rahatsızlığı gizlemedi.
Japonya siyasetinin ana unsuru halen Abe
Japonya Başbakanı ve Liberal Demokrat Parti lideri Şinzo Abe (EPA)
Japonya siyasetinin ana unsuru halen Abe
Japonya Başbakanı ve Liberal Demokrat Parti lideri Şinzo Abe (EPA)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة



