​Güney Geçiş Konseyi, Aden’de gösteri düzenleme çağrısı yaptı

Aden’deki son çatışmalarda evi yıkılan Yemenli bir kadın (Reuters)
Aden’deki son çatışmalarda evi yıkılan Yemenli bir kadın (Reuters)
TT

​Güney Geçiş Konseyi, Aden’de gösteri düzenleme çağrısı yaptı

Aden’deki son çatışmalarda evi yıkılan Yemenli bir kadın (Reuters)
Aden’deki son çatışmalarda evi yıkılan Yemenli bir kadın (Reuters)

Güney Geçiş Konseyi, başta Aden olmak üzere Yemen’in diğer bölgelerindeki üyelerine, gerginliği sonlandırmak ve darbeci Husiler karşısında bir bütün olmak için Riyad destekli meşru hükümetle yapılması planlanan bir diyalog öncesinde popülaritesini göstermek amacıyla yarın (15 Ağustos) geçici başkent Aden’de gösteri düzenleme çağrısı yaptı.
Şarku'l Avsat'a açıklama yapan Aden’deki yetkililer, şehirdeki hizmet durumunun, Aden’deki farklı kasabalarda hükümete bağlı noktaların kontrolünün Geçiş Konseyi’ne geçmesine yol açan 4 günlük çatışmaların ardından meşru hükümet liderlerinin şehirden ayrılmasına paralel olarak ilerleyen günlerde tamamen duracağı hususunda uyarıda bulundu.
Eski Aden Valisi Aydarus el-Zubeydi liderliğindeki Güney Geçiş Konseyi güçlerinin, bölgede bulunan kamplar üzerindeki kontrolüne dair ülkenin çeşitli noktalarından tepkiler gelirken, İçişleri Bakanlığı da durumu kontrol altına almak ve güvenliği sağlamak için Aden’de ve kurtarılmış alanlardaki tüm güvenlik birimleriyle koordinasyonun sağlandığını açıkladı.
Suudi Arabistan’ın Aden'deki çatışmaları sonlandırmaya yönelik müdahalesi ile birlikte, meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun, çatışmaları durdurma, meşru yönetime ait kamplardan geri çekilme ve gerginliği sonlandırmak için Riyad’ın ev sahipliğinde diyalog düzenleme çağrısı sonrası bölgede ateşkes ilan etti.
Yemen İçişleri Bakan yardımcısının ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, güvenlik ve istikrarı sağlamak için Aden ve kurtarılmış alanlardaki son durumun sıkı takip edildiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, tüm güvenlik liderleri, silahlı kuvvetler ve Hizam Emni tugaylarının güvenliği sağlamak üzere birlikte çalıştığı ifade edildi.
Açıklamada, İçişleri Bakanlığı’na bağlı Lahşa tugaylarının, genel faaliyetlerle güvenlik durumunu sürekli takip ettiği ve kurtarılmış alanlardaki güvenlik gelişmeleri hakkında rapor sunduğu belirtildi.
Tüm bu gelişmelerin akabinde Güney Geçiş Konseyi komutanlığından bir heyetin, Aden’de olası bir güvenlik tehdidinin yeniden başlamasını önlemek amacıyla uzun vadeli çözümlere ulaşmak için meşru hükümetle diyaloğa başlamak için Suudi Arabistan’a gitmesi bekleniyor.
Husi vurgusu
Yemen’nin Londra Büyükelçisi ve eski Sosyalist Parti Genel Sekreteri Yasin Said Numan, Facebook üzerinden yaptığı açıklamada Aden’deki “fitne durumunu” sona erdirmek için siyasi projeye dönme çağrısı yaptı.
Bunun, İran destekli Husilerin faaliyetlerinin devamlılığında ve milislerin devrilmesinde Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi önderliğindeki devlet ve meşruiyet rolünün güçlenmesini sağlayacağını, güneye de siyasi ve idari reform fırsatı vereceğini vurguladı.
Numan, Husilerin projelerine karşı olan taraflar arasında siyasi uzlaşı konferansı çağrısı da yaptı. Bu konferansın tüm konuları gözden geçirecek şekilde bir sonraki siyasi süreç için düzenlemeler içeren kapsamlı bir planı içermesi gerektiğini belirtti.
Geçiş hükümeti ve Riyad’daki meşru hükümet arasında hangi noktaların ele alınacağı henüz bilinmiyor. Ancak Yemenli gözlemciler, Suudi Arabistan diyaloğunun, meşru hükümete karşı ayaklanma başlatılmaması ve Geçici Konseyi’nin meşruiyet sancağı altında olmasını sağlayacak olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyor.
1990 yılındaki birleşme öncesinde Yemen’in güneyinde mevcut olan devleti yeniden kurmak için güneydeki geçiş tarafından kabul edilen ayrılıkçı söylemlere rağmen liderler, Konsey’in Cumhurbaşkanı Hadi’nin meşruiyetini onaylama veya onaylamama hususunda çekinceli açıklamalar yaptı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da Yemen hükümetine ve Aden’deki çatışma taraflarına Suudi Arabistan’da acil bir toplantı düzenleme çağrısında bulundu. SPA'nın geçtiğimiz Cumartesi günü aktardığına göre bakanlıktan yetkililer, “Suudi Arabistan, geçici başkentteki gelişmeleri endişeyle takip ediyor” açıklamasında bulundu. Yetkililer, toplantıda “anlaşmazlıkların, diyaloğun, İran destekli Husi milisler ve diğer terör örgütleriyle mücadelenin tartışılacağını” ifade etti.
Arap Koalisyonu'ndan askeri güç uyarısı
Suudi Arabistan önderliğindeki Arap Koalisyonu da, Geçiş Konseyi oluşumlarını Aden’deki mevziilerinden geri çekilmeye çağırırken, bunu ihlal etmeye çalışan herkese karşı da askeri güç kullanma tehdidinde bulundu.
Aden’deki son gelişmelerin ardından güney askeri ve siyasi oluşumları, Güney Geçiş Konseyi’nin yol açtığı çatışmaların sorumluluğunu reddederek, kan dökmekten kaçınma ve akıllıca davranma çağrısında bulundu.
Çatışmalar, geçtiğimiz Perşembe günü Geçiş Konseyi Başkan yardımcısı Hani bin Berik’in Krater kasabasındaki Maaşik bölgesinde bulunan Başkanlık Sarayı’nda seferberlik ilanı sonrasında, Hizam Emni Komutanı Ebu el-Yemame olarak bilinen Tuğgeneral Munir el-Yafi’nin cenaze töreni sırasında Başkanlık Sarayı yakınlarındaki bir mezarlıkta patlak verdi.
Husiler, Aden’in batısındaki Brega kasabasında bulunan el-Cela kampına balistik füze ve insansız hava aracıyla çifte saldırı düzenlemiş, Yemen hükümetine bağlı Destek ve Takviye Kuvvetleri komutanlarından Munir el-Yafi ve Hizam Emni komutanlarından Racih bin Mansur da dahil 36 kişi hayatını kaybetmişti.
Aden şehrindeki hizmet faaliyetlerinin durmasına yönelik uyarılar çerçevesinde elektrik şirketleri, enerji santrallerini çalıştırmak için gereken yakıt miktarının neredeyse tükenmek üzere olduğunu ve hizmetin aksamasına neden olabilecek büyük bir baskıyla karşı karşıya olduklarını açıkladı.
Merkez Bankası iddiaları
Aden Merkez Bankası direktörüne yakın kaynaklar, banka direktörünün istifa ettiği yönündeki söylentileri yalanladı. Kaynaklara göre yetkili, Merkez Bankası’nın ülke ekonomisinin çıkarlarına karşı olan anlaşmazlıklardan uzak tutulması gerektiğini belirtti. Kaynaklar, ülkedeki durum bu şekildeyken Merkez Bankası direktörünün istifa etmeyeceğine de dikkati çekti.
Aden’in tanık olduğu çatışmalar sırasında Merkez Bankası direktörü, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Ahmed el-Meyseri’nin de aralarında bulunduğu meşru hükümetten çok sayıda yetkilinin evi yağmalandı. Geçiş Konseyi, yağma faaliyetlerini bireysel olduğunu savunarak, faillerinin cezalandırılacağını açıkladı.
Güney'den yaşananlara tepki
Aden’deki olaylar, konseyin resmi organları ve güney partileri tarafından kınanmaya devam ederken, Güney Genel Halk Kongresi hazırlık komitesi de “Geçiş Konseyi’nin Yemen’in meşru hükümetine ve geçici başkent Aden’deki kuruluşlarına karşı yaptığı darbe hususunda” açıklamada bulundu.
Komite, konsey karşıtlarının evlerine yönelik baskın ve yağmalama faaliyetlerine dair üzüntüsünü dile getirirken, “darbe” olarak nitelediği bu durumu kınadı.
Komite tarafından yayınlanan bir bildiride Suudi Arabistan’a da olaylara kararlı bir şekilde müdahalede bulunma ve Cumhurbaşkanı Hadi’nin anayasal meşruiyetini koruma” çağrısı yapıldı.



Suriye ordusu, SDG'nin bombardımanına yanıt olarak doğu Halep'teki militan mevzilerini hedef aldı

Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
TT

Suriye ordusu, SDG'nin bombardımanına yanıt olarak doğu Halep'teki militan mevzilerini hedef aldı

Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı, Deyr Hafir’deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ittifak halinde olan “Kürdistan İşçi Partisi (ÜKK) milisleri ve eski rejimin kalıntıları” olarak tanımladığı güçlere karşı harekete geçtiğini duyurdu.

Operasyon Komutanlığı, Suriye Haber Ajansı’nda (SANA) bugün yer alan açıklamasında, bu saldırının SDG güçlerinin bölgede gerçekleştirdiği topçu bombardımanına yanıt olarak yapıldığını belirtti.

Suriye ordusu bugün erken saatlerde, arabulucuların gerilimi sona erdirmek için müdahale etmesine rağmen Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Halep şehri ve doğu kırsalına yönelik tehdidinin devam ettiğini açıkladı.

Suriye ordusunun harekat komutanlığı El-Ihbariye TV'ye, “terörist” Bahoz Erdal'ın Kandil Dağları'ndan Tabka bölgesine “SDG ve PKK milislerinin Suriyeliler ve ordusuna karşı yürüttüğü askeri harekatları yönetmek” için geldiğini izlediğini ifade etti.

Açıklamada, SDG ve Kürdistan milislerinin, Halep şehri ve doğu kırsalındaki sakinlere yönelik yeni saldırılara hazırlanmak amacıyla Meskene ve Deyr Hafir bölgelerine çok sayıda İran insansız hava aracı (İHA) getirdiğini de belirtti.

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı şöyle devam etti: “Tabka bölgesine yeni milis gruplarının ve eski rejimin kalıntılarının geldiğini izledik. Bu gruplar, Deyr Hafir, Meskene ve çevresinde bulunan bölgelerdeki konuşlanma noktalarına nakledilecek.” Komutanlık, bu grupların Suriye'yi istikrarsızlaştırmasına izin vermeyeceğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre açıklamada, ordunun “halkı savunacağını ve Suriye'nin egemenliğini koruyacağını, eski rejimin kalıntılarının ve Kandil'den sınırı geçen teröristlerin Suriye'yi istikrarsızlaştırmasına ve Suriye toplumunu hedef almasına izin vermeyeceğini” kaydetti.

Suriye ordusu, Halep'in Deyr Hafir bölgesindeki üç konumun haritasını yayınlayarak, SDG müttefiklerinin bu konumları operasyonları için fırlatma rampası ve İHA fırlatmak için üs olarak kullandığını belirtti ve sivillere bu konumlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.

 SDG lideri güçlerinin Fırat'ın doğusuna çekileceğini duyurdu

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi bugün yaptığı açıklamada, güçlerinin yarın (yerel saatle sabah 7'de Halep'in doğusundan çekileceğini ve Fırat Nehri'nin doğusundaki bölgelere yeniden konuşlandırılacağını söyledi.

X platformunda yaptığı paylaşımda, bu adımın “dost ülkeler ve arabulucuların çağrıları ve entegrasyon sürecini tamamlama ve 10 Mart anlaşmasının şartlarını uygulama konusundaki iyi niyetimizin bir ifadesi olarak” atıldığını belirtti.


Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
TT

Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, imzaladığı kararnameyle Kürtlere ilişkin bir dizi önemli düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Kürtlerin haklarını ve güvenliğini yasal güvence altına aldığını belirttiği bir kararnameye imza attı. Şarku'l Avsat'ın  Resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı habere göre  yayımlanan kararname, Suriye’nin yeni ulusal kimliğini “çok kültürlü ve birleşik” olarak tanımladı. Kararnamede, Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Şara, kararnameyi imzalamadan önce yaptığı konuşmayı sosyal medya platformu X hesabından paylaştı.

“Bir Arabın bir Kürde üstünlüğü yoktur”

Konuşmasında eşitlik ve birlik mesajı veren Ahmed Şara, aidiyet üzerinden üstünlük kurulamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Allah, iyiliği ve takvayı aidiyetten üstün kılmıştır. Hayır, vallahi; bir Arabın bir Kürde, bir Türk’e veya başkasına hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak Allah korkusu ve hangi milletten olursa olsun kişinin dürüstlüğüyle ölçülür.”

Kürt halkına hitap eden eş-Şara, “Ey Kürt halkımız, Selahaddin’in torunları!” sözleriyle başladığı konuşmasında, Kürtlere zarar verileceğine dair iddialara inanılmaması gerektiğini belirterek, “Vallahi, size kim kötülükle dokunursa kıyamet gününe kadar hasmımızdır. Bizim hayatımız sizin hayatınızdır” dedi.

Zorla göç ettirilenlere geri dönüş çağrısı

Ülkenin selameti, halkın refahı ve birliğinin öncelikleri olduğunu vurgulayan eş-Şara, kimsenin bu süreçten dışlanmayacağını ifade etti. Bu kapsamda Kürt halkının haklarını ve bazı özel durumlarını yasayla güvence altına alan özel bir kararname yayımladıklarını açıklayan eş-Şara, topraklarından zorla göç ettirilenlere de çağrıda bulundu.

Eş-Şara, silahlarını bırakmaları şartıyla, hiçbir koşul ve kısıtlama olmaksızın herkesin evlerine güvenle dönebileceğini belirterek, Kürt halkını ülkenin yeniden inşasına aktif şekilde katılmaya davet etti.

Konuşmasının sonunda birlik vurgusunu yineleyen Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, “Sizi bu vatanın inşasına etkin bir şekilde katılmaya, selameti ve birliğini korumaya ve bunun dışındaki her şeyi reddetmeye çağırıyorum. Başarı Allah’tandır” ifadelerini kullandı.

8 madde halinde yayımlanan kararname

Kürtlerin statüsü ve kültürel kimliği güvence altına alındı

Kararnamede, Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının temel ve ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi. Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliğinin, çok kimlikli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir unsuru olduğu belirtildi.

Devletin kültürel ve dilsel çeşitliliği korumayı taahhüt ettiği vurgulandı. Bu kapsamda Kürt vatandaşların, ulusal egemenlik çerçevesinde kendi kültürel miraslarını ve sanatlarını canlandırma, ana dillerini geliştirme hakkının devlet güvencesi altında olduğu kaydedildi.

Kürtçe ulusal dil olarak tanındı, eğitim hakkı düzenlendi

Kürtçenin ulusal bir dil olarak kabul edildiği belirtildi. Kürtlerin nüfusun önemli bir bölümünü oluşturduğu bölgelerde, kamu ve özel okullarda Kürtçe öğretimine izin verileceği ifade edildi. Kürtçenin, seçmeli ders kapsamında ya da kültürel ve eğitsel bir faaliyet olarak okutulabileceği bildirildi.

Vatandaşlık sorunu çözüldü, 1962 uygulamaları kaldırıldı

1962 yılında Haseke vilayetinde yapılan genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve uygulamaların yürürlükten kaldırıldığı açıklandı. Bu çerçevede, Suriye topraklarında yaşayan tüm Kürt kökenli kişilere, doğum kaydı bulunmayanlar dahil olmak üzere, hak ve yükümlülüklerde tam eşitlik esasına dayalı Suriye vatandaşlığı verileceği hükme bağlandı.

Nevruz resmî ve ücretli tatil ilan edildi

21 Mart Nevruz’un, baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti genelinde resmî ve ücretli tatil günü ilan edildiği duyuruldu.

Ayrımcılık yasaklandı, kapsayıcı ulusal söylem vurgusu

Devlet medyası ve eğitim kurumlarının kapsayıcı ve bütüncül bir ulusal söylem benimsemekle yükümlü olduğu belirtildi. Etnik köken veya dil temelinde her türlü ayrımcılık ve dışlamanın yasa ile yasaklandığı vurgulandı. Ulusal fitne ve ayrışmayı teşvik edenlerin yürürlükteki yasalar çerçevesinde cezalandırılacağı kaydedildi.

Uygulama ve yürürlük hükümleri

Kararnamenin uygulanması için ilgili bakanlıklar ve yetkili kurumların, kendi görev alanları dahilinde gerekli yürütme talimatlarını çıkaracağı ifade edildi.

Kararnamenin Resmî Gazete’de yayımlanacağı ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe gireceği bildirildi.

Aşağıda kararnamenin tam metni yer almaktadır:

Cumhurbaşkanı Anayasal Bildiri hükümlerine dayanarak, Yüksek ulusal çıkarların gerekleri doğrultusunda, Devletin ulusal birliği güçlendirme ve tüm Suriyeli vatandaşların kültürel ve medeni haklarını güvence altına alma konusundaki rolü ve sorumluluğu çerçevesinde,

Aşağıdaki hususların kararlaştırılmasına hükmedilmiştir:

Madde (1): Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilir. Kültürel ve dilsel kimlikleri, çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Madde (2): Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasını taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır.

Madde (3): Kürtçe, ulusal bir dil olarak kabul edilir. Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilir.

Madde (4): Haseke ilinde 1962 genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve tedbirler yürürlükten kaldırılır. Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli tüm vatandaşlara, kaydı kapalı olanlar dâhil olmak üzere, Suriye vatandaşlığı verilir; hak ve yükümlülükler bakımından tam eşitlik sağlanır.

Madde (5): “Nevruz Bayramı” (21 Mart), baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tüm bölgelerinde ücretli resmî tatil ilan edilir.

Madde (6): Devletin medya ve eğitim kurumları kapsayıcı bir ulusal söylemi benimsemekle yükümlüdür. Etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık ve dışlama kanunen yasaktır. Ulusal ayrışmayı körükleyenler yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılır.

Madde (7): İlgili bakanlıklar ve yetkili kurumlar, bu kararnamenin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli yürütme talimatlarını, kendi yetki alanları dâhilinde çıkarır.

Madde (8): Bu kararname Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer.

Ahmed El-Şara
Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı


Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
TT

Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in bugün yayımlanan resmi programına göre salı günü Berlin’i ziyaret edecek.

Alman hükümeti adına konuşan bir sözcü, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in salı günü Berlin’de Şera ile yapacağı görüşmede, Suriyeli vatandaşların ülkelerine dönüşü başta olmak üzere çeşitli konuları ele alacağını söyledi.

Sözcü, “İlişkileri güçlendirme ve tabiri caizse Suriye hükümetiyle yeni bir sayfa açma isteğimiz var. Ele almamız gereken birçok önemli konu bulunuyor. Bunlar arasında Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşü de yer alıyor” ifadelerini kullandı.

sdfrg
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz (EPA)

Ziyaret, Almanya’nın 23 Aralık’ta silahlı soygun, saldırı, darp ve şantaj suçlarından hüküm giymiş bir Suriyeli vatandaşı ülkesine sınır dışı etmesinden bir aydan kısa süre sonra gerçekleşiyor. Bu adım, 2011’de Suriye’de çatışmaların başlamasından bu yana ilk sınır dışı işlemi olarak kayda geçmişti.

Geçtiğimiz yıl mayıs ayında göreve başlayan Merz, aşırı sağın yükselişiyle birlikte göç politikalarını sıkılaştırma yoluna gitmişti.

Merz, kasım ayında yaptığı açıklamada, ‘Suriye’de iç savaşın sona erdiği’ gerekçesiyle Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesi çağrısında bulunmuştu.

Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından Almanya’nın da aralarında bulunduğu birçok Avrupa ülkesi, yabancıların karıştığı çeşitli saldırıların ardından aşırı sağ partilerin seçimlerde güçlü kazanımlar elde etmesi bağlamında, iltica başvurularına ilişkin işlemleri askıya aldıklarını duyurmuştu.