​Hapishanede intihar eden Jeffrey Epstein’in milyonlarca dolarlık mirası kime kalacak?

ABD'li işadamı Jeffrey Epstein New York hapishanesindeyken (Reuters)
ABD'li işadamı Jeffrey Epstein New York hapishanesindeyken (Reuters)
TT

​Hapishanede intihar eden Jeffrey Epstein’in milyonlarca dolarlık mirası kime kalacak?

ABD'li işadamı Jeffrey Epstein New York hapishanesindeyken (Reuters)
ABD'li işadamı Jeffrey Epstein New York hapishanesindeyken (Reuters)

ABD'li milyarder Jeffrey Epstein, cinsel taciz suçlamalarından yargılanmayı beklediği New York'taki Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde Cumartesi günü ölü bulundu.
CBS’nin haberine göre milyonlarca dolara ulaşan Epstein’in mirası konusu, cinsel saldırıda bulunduğu kurbanları nedeniyle daha karmaşık hale geldi.
559 milyon dolar serveti bulunan Jeffrey Epstein, Florida ve New Mexico'da çiftlikler, Karayipler'de özel bir ada ve Paris'teki lüks Foch Caddesi'nde bir apartman dairesine sahip.
Epstein’e bir grup kadın tarafından cinsel taciz suçlaması ile dava açılmıştı. Epstein’in ölümünden sonra savcıların Epstein’in aleyhindeki suçlamaları düşürmesi muhtemel fakat hakkındaki hukuk davalarının da devam etmesi bekleniyor. Hukuk uzmanlarına göre sanık listesi, Epstein’in ölümünün ardından daha da büyüyecek.
Evli olmayan Epstein’in çocuğu da yok. Bu nedenle mirasın ve mal varlıklarının erkek kardeşine kalması bekleniyor.
Epstein'ın serveti ne kadar?
Epstein’in milyarder olduğu söylenir fakat buna dair güçlü bir kanıt yok. Bununla birlikte çok zengin olduğu da inkar edilemez. Jeffrey Epstein’in Manhattan'ın Yukarı Doğu Yakası'nda 50 milyon dolar değerinde bir evi, Florida’da 12 milyon dolar değerinde bir konağı, New Mexico'da 17 milyon dolar değerinde çiftlikleri, 64 milyon dolar değerinde Karayipler'deki özel bir adası ve Paris'teki lüks Foch Caddesi'nde 8.6 milyon dolar değerinde apartman dairesine sahip olduğu biliniyor.
New York Times’ta yer alan habere göre L Brands’ın CEO'su işadamı Leslie Wexner, Epstein’ın 10 yıldan fazla bir süre içinde 200 milyon dolardan fazla para kazandığını bildirdi.
Epstein hakkında yürütülen cezai soruşturma kapsamında Epistein’in alacaklılara olan borçları ile birlikte 559 milyon dolar mal varlığı olduğu tespit edildi.
Epstein'ın kurbanları servetinden pay alabilir mi?
Hükümet ölü bir kişiye cezai kovuşturma açamaz fakat aleyhinde adli işlemler başlatabilir. Ancak bunun için kurbanların Epstein'in kendilerine karşı suç işlediğini kanıtlaması gerekiyor.
Eğer mahkeme kanıtları yeterli görürse kurbanlar, mal varlığı varislerine bırakılmadan önce Epstein’in mal varlığından pay alabilecek.
Epstein’in mal varlığı davası çözülene dek ne kadar vakit geçer?
Cevap basit; yıllar ve yıllar. İlk aşamada mal varlıklarından kimin sorumlu olduğunun bilinmesi gerekiyor. Epstein bir vasiyet bıraktıysa, mal varlığı onlara verilecek. Eğer vasiyeti yoksa vasiyeti kardeşi Mark alacak. Mark’ın sorumluluk almayı reddetmesi durumunda Epstein’in borcu olduğu biri, varis olarak başvuruda bulunabilir.
Epstein’in onlarca kadına cinsel tacizde bulunduğu fikri, bunun mevcut davadan daha büyük bir dava haline gelebileceğini göstermektedir. Herhangi bir kimsenin fon ve mülk yönetiminde yasal sorumluluk üstlenmeyi reddetmesi bu davayı uzatabilir.
Belki de en büyük engel, Epstein'ın tüm varlıklarını bulmaktır. 2008'de Florida'da seks suçlarından mahkum edildikten sonra servetinin çoğunu birden fazla şirket ve denizaşırı hesaplar arasında bölüştürdü. Bunları bir araya getirmek Epstein olmadan uzun zaman alacak.
Bunun en yakın örneği, ünlü milyarder Leona Helmsley’in 2007 yılında hayatını kaybetmesinden 9 yıl sonra hala oğullarının mirasçı olarak mücadele etmesidir.



İsrail, terörle mücadele ve siber savunma konusunda Almanya ile güvenlik anlaşması imzaladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt bir güvenlik anlaşması imzaladı (İsrail Başbakanlık Ofisi)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt bir güvenlik anlaşması imzaladı (İsrail Başbakanlık Ofisi)
TT

İsrail, terörle mücadele ve siber savunma konusunda Almanya ile güvenlik anlaşması imzaladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt bir güvenlik anlaşması imzaladı (İsrail Başbakanlık Ofisi)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt bir güvenlik anlaşması imzaladı (İsrail Başbakanlık Ofisi)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaya göre İsrail ve Almanya, İran ve müttefiklerinin oluşturduğu tehditleri gerekçe göstererek, terörle mücadele ve siber savunma alanlarında iş birliğini genişletmek üzere dün bir güvenlik anlaşması imzaladı.

Netanyahu'nun ofisinin açıklamasında, “İran ve onun vekilleri Hizbullah, Hamas ve Husi'ler sadece İsrail'i değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı ve uluslararası güvenliği de tehdit ediyor” denildi.

Açıklamada, “Bugün imzalanan anlaşma, siber güvenlik, terörle mücadele ve ileri teknolojiler alanlarında Almanya ile derin bir iş birliği kurulmasını sağlıyor” ifadesi yer aldı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Netanyahu, “İsrail'in düşmanları, her zaman ve her yerde onları izlediğimizi bilmelidir” dedi.

Anlaşma, Netanyahu ve İsrail'i ziyaret eden Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt tarafından imzalandı.

Netanyahu ayrı bir açıklamada, “Almanya ve İsrail'in doğal ortaklar olduğuna inanıyorum. Diğer birçok alanda olduğu gibi (Hetz 3) projesi- Arrow 3- konusunda da iş birliği yaptık” ifadesini kullandı.

sdfrgt
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Dobrindt'in İsrail ziyaretinde (İsrail Başbakanlık Ofisi)

Açıklamada, bu girişimin iki ülkenin güvenlik kurumları arasında geniş bir güvenlik ortaklığını resmileştirdiği belirtildi.

Geçen ay Almanya ve İsrail, ABD'nin desteğiyle geliştirilen İsrail yapımı Arrow 3 balistik füze savunma sistemini genişletmek için 3,1 milyar dolarlık bir sözleşme imzaladı. İlk olarak 2023 yılında imzalanan sözleşmenin değeri şu anda yaklaşık 6,5 milyar dolar. İsrail, bunun ülke tarihindeki en büyük askeri ihracat sözleşmesi olduğunu belirtiyor.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar dün Dobrindt ile yaptığı görüşmede, Avrupa Birliği'nden İran Devrim Muhafızları'nı “terör örgütü” olarak tanımlamasını istedi.

Bu çağrı, İran'da 28 Aralık'ta Tahran çarşısındaki esnafların döviz kuru ve satın alma gücünün bozulmasını protesto etmek için başlattığı grevle başlayan ve kısa sürede 1979'dan beri iktidarda olan İranlı yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüşen protestoların yaşandığı bir dönemde yapıldı.


İsrail, Lübnan'ın güneyinde gerilimi yeniden alevlendirdi

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Kfar Hatta kasabasında geniş bir bölgenin tahliyesi uyarısının ardından düzenlediği baskınlar sonucu yangınlar çıktı (Dolaşımda)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Kfar Hatta kasabasında geniş bir bölgenin tahliyesi uyarısının ardından düzenlediği baskınlar sonucu yangınlar çıktı (Dolaşımda)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyinde gerilimi yeniden alevlendirdi

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Kfar Hatta kasabasında geniş bir bölgenin tahliyesi uyarısının ardından düzenlediği baskınlar sonucu yangınlar çıktı (Dolaşımda)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Kfar Hatta kasabasında geniş bir bölgenin tahliyesi uyarısının ardından düzenlediği baskınlar sonucu yangınlar çıktı (Dolaşımda)

İsrail dün, Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını yeniledi ve en az altı bölgeyi hedef alan 25'ten fazla hava saldırısı düzenledi. Ardından Kfar Hatta kasabasında 10 binadan oluşan geniş bir coğrafi alanı tahliye etme uyarısı yaptı ve bu bölgeyi yaklaşık 10 saldırı ile hedef alarak bölgede yaygın bir yıkıma neden oldu.

Bu arada Lübnanlı bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Beyrut'taki Refik Hariri Uluslararası Havalimanı'nda bagajları kontrol etmekten sorumlu güvenlik ve gümrük yetkililerinin, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'ye eşlik eden heyetin dört valizini inceleme talebinde bulunduklarını açıkladı. Bunun nedeni, bagajların sahipleri içindekileri önceden beyan etmemişlerdi ve diplomatik çantalara dahil olmadıkları için herhangi bir dokunulmazlık hakkına sahip değillerdi.

Ancak, Arakçi'ye eşlik eden güvenlik heyeti, yetkili makamların inceleme talebine yanıt vermedi, bu da onları uçağa geri göndermek ve Lübnan'a girişine izin vermemek zorunda bıraktı.


Tahran, protestolar yayılırken Washington'u uyardı

Protestocular, Tahran'ın merkezindeki bir sokakta yanan ateşin etrafında dans ediyor (AP)
Protestocular, Tahran'ın merkezindeki bir sokakta yanan ateşin etrafında dans ediyor (AP)
TT

Tahran, protestolar yayılırken Washington'u uyardı

Protestocular, Tahran'ın merkezindeki bir sokakta yanan ateşin etrafında dans ediyor (AP)
Protestocular, Tahran'ın merkezindeki bir sokakta yanan ateşin etrafında dans ediyor (AP)

İran dün, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde bölgedeki İsrail ve ABD askeri üslerini, merkezlerini ve gemilerini hedef alacağı uyarısında bulundu; bu arada ülke içindeki protestolar da giderek yayılıyor.

İran Meclis Başkanı Muhammad Bakır Kalibaf, İsrail'i kastederek “işgal altındaki topraklar” ile bölgedeki “tüm Amerikan üsleri ve gemileri”nin İran'a saldırı durumunda “meşru hedefler” olacağını belirtti ve Washington'a “yanlış hesap” yapmaması konusunda uyarıda bulundu.

İran Cumhurbaşkanı Masud Pezeşkiyean ise ABD ve İsrail'i “ayaklanmaları kışkırtmakla” suçladı. Pezeşkiyan, “protesto etme hakkı olduğunu” vurguladı, ancak “toplumu sabote etmek” olarak nitelendirdiği davranışların hoş görülmeyeceğini ifade etti.

Sahada, Tahran ve diğer şehirlerde yaygın gösteriler devam ederken, gece protestolarına dair videolar dolaşıyordu. İnsan hakları örgütleri ise internet kesintilerinin gerçeklerin doğrulanmasını engellediğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansından (HRANA) aktardığına göre çoğu protestocular olmak üzere ölü sayısı 500'ün üzerine çıktı ve binlerce kişi tutuklandı. Devlet televizyonu dün Tahran'ın güneyindeki büyük bir deponun içinden çekilen ve çok sayıda cesedi gösteren bir haber yayınladı.

İsrail'de, bilgili kaynaklar Tel Aviv'in İran ile ilgili olası bir Amerikan müdahalesi ihtimaline karşı güvenlik alarmını en yüksek seviyeye çıkardığını, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ise Tahran'daki gelişmeleri “çok yakından” takip ettiğini açıkladığını bildirdi.