​Irak'ta DEAŞ’a karşı Zafer İradesi Operasyonu’nun 4. aşaması başladı

Basra’da tatbikat yapan Haşdi Şabi unsurları (Reuters)
Basra’da tatbikat yapan Haşdi Şabi unsurları (Reuters)
TT

​Irak'ta DEAŞ’a karşı Zafer İradesi Operasyonu’nun 4. aşaması başladı

Basra’da tatbikat yapan Haşdi Şabi unsurları (Reuters)
Basra’da tatbikat yapan Haşdi Şabi unsurları (Reuters)

Irak Savunma Bakanlığı’na bağlı Medya Güvenlik Ağı, DEAŞ kalıntılarının temizlenmesi hedefiyle ülkenin batısındaki Anbar Vilayetinde 42 bin kilometrelik alanda Zafer İradesi Harekatının 4. aşamasının başladığını açıkladı.
Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı, yaptığı açıklamada, Anbar’da başta çöl arazileri olmak üzere güvenlik güçlerince belirlenen alanların tamamının örgüt unsurlarından temizlenmesini amaçladıklarını belirtti.
Irak Genelkurmay Başkanı Osman el-Ganimi, operasyon kapsamında Irak ordusu ve Haşdi Şabi güçlerinin Vadi Havran bölgesindeki çöl arazilerde birlikte ilerlediğini söyledi.
“Çölde endişe edecek bir durum yok”
Ganimi, önceki gün operasyonun başlamasının ardından yaptığı açıklamada,  uçakların alçak uçuşla Vadi Havran bölgesinde incelemelerde bulunduğunu belirterek, DEAŞ’lıların sayılarına ilişkin yapılan spekülasyonların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Ganimi, “Basit hareketlilik olduğu doğru ancak çölde endişe edecek bir durum yok” dedi.
Cumhuriyetçi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Mutaz Muhyiddin, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Irak ordusunun son dönemde DEAŞ’a karşı yürüttüğü operasyonlar sayesinde örgütün 2014 yılındaki gücüne geri dönmesinin artık mümkün olmadığına dikkat çekti.
Zafer İradesi’nin 4. aşamasıyla DEAŞ’a ait uyuyan hücreleri hedef alındığını belirten Muhyiddin, operasyonlara Irak ordusunun yanı sıra Haşdi Şabi, Haşdi Aşairi, Cezire Operasyon Komutanlığı’na bağlı 7’nci ve 8’inci Tümen, Anbar Operasyon Komutanlığı, Anbar Batı Cephesi ve Sınır Muhafızları Komutanlığı güçlerinin sahada olduğunu belirtti.
Operasyonlara uluslararası koalisyona bağlı hava kuvvetlerinin de başta istihbarat olmak üzere lojistik destek sunduğunu söyleyen Muhyiddin, açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Amerikalılar, son dönemlerde Irak’a sızan unsurların şehirlere oldukça yakın olması nedeniyle örgütün daha önce kurtarılan bölgelerde yeniden canlanabileceği hususunda Irak için endişeleniyor.”
Musul’un güneyinden başlayarak Havice bölgesine kadar DEAŞ’ın kontrolündeki bölgelerin kurtarılmasına ABD’ye bağlı 101'inci Hava İndirme Tümeni havadan destek sağlamıştı.
ABD’de son dönemde yayınlanan raporlar, DEAŞ’ın Suriye ve Irak’ta yeniden canlandığına işaret ediyor.
ABD Genel Müfettişliği’nin son olarak hazırladığı raporda, Trump’ın talimatı doğrultusunda Suriye’deki mevcut 2 bin Amerikan askerinin yarısından daha azına çekilmesi durumunda ABD ordusunun, DEAŞ ile savaşan Suriye Demokratik Güçleri’ne yönelik desteği geri çekmek zorunda kalacağı uyarısında bulunuluyor. Böyle bir durumda ise ABD ve uluslararası güçlerin örgütü sadece kentsel alanlardan uzak tutma imkânına sahip olabileceği belirtiliyor. DEAŞ hâla Suriye ve Irak’ta gizlediği veya bölge ülkelere kaçırdığı 400 milyon dolardan faydalanma imkânına sahip. Ayrıca kenevir ve balık yetiştiriciliği, araç ticareti gibi bazı işletmelere yatırım yaptıkları düşünülüyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.