Tunus'ta Kays Said'e destek artıyor

Tunus'un başkentindeki genç bir adam, ön sayfasında cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk turunun galibi Kays Said ve Nebil Karvi'nin fotoğraflarının bulunduğu bir gazete okuyor (Reuters)
Tunus'un başkentindeki genç bir adam, ön sayfasında cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk turunun galibi Kays Said ve Nebil Karvi'nin fotoğraflarının bulunduğu bir gazete okuyor (Reuters)
TT

Tunus'ta Kays Said'e destek artıyor

Tunus'un başkentindeki genç bir adam, ön sayfasında cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk turunun galibi Kays Said ve Nebil Karvi'nin fotoğraflarının bulunduğu bir gazete okuyor (Reuters)
Tunus'un başkentindeki genç bir adam, ön sayfasında cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk turunun galibi Kays Said ve Nebil Karvi'nin fotoğraflarının bulunduğu bir gazete okuyor (Reuters)

Tunus’ta cumhurbaşkanlığı yarışının ilk turunda kaybeden birden fazla siyasi parti ve çok sayıda aday, Kays Said ve Nebil el-Karvi’den hangisine destek verdiğini açıkladı.
Nahda Hareketi’nin eski lideri Hammadi el-Cibali, Demokratik Akım Partisi lideri Muhammed Abu, Cumhuriyet Halk Birliği lideri Lutfi el-Merayhi, Tunus’un eski Cumhurbaşkanı Muhammed Munsif el-Merzuki ve Nahda Hareketi liderlerinden Abdullatif el- Mekki, seçimlerin ikinci turunda Kays Said’e destek vereceklerini açıkladı.
Öte yandan Said’in tek rakibi olan Karvi, mali suçlamalar nedeniyle cezaevinde bulunuyor. Daha önce de aynı suçlama ile hapis cezasına çarptırılan Karvi, beraat etmişti.
Nahda lideri Abdullatif el-Mekki, Kays’ın seçimleri kazanması durumunda iyi bir performans göstermesine yardımcı olacak yeterli ve dengeli bir ekip kurulması için teşvikte bulundu.
Yüksek Seçim Komisyonu (YSK) tarafından yapılan resmi açıklamaya göre 18,4 oy oranıyla bağımsız aday Anayasa Profesörü Kays Said ve yüzde 15,6 oy oranıyla tutuklu medya patronu Tunus'un Kalbi Partisi Genel Başkanı Nebil Karvi, ikinci turda yarışacak isimler oldu.
Cumhurbaşkanlığı yarışının ilk turunun sonuçlarına itiraz etmek için yasal süre bugün sona eriyor.
Cumhuriyet Halk Birliği Lideri Lutfi el-Merayhi, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada, Said’e verdiği desteğin birkaç nedeni olduğunu ifade etti. Bunlardan ilkinin ‘devrimciler tarafında yer alması’ olduğuna dikkat çeken Merayhi, değişim ve mevcut siyasi sistemden çıkış konusunda aynı fikirde olduklarını belirtti. Kays Said’in temiz bir aday olduğunu söyleyen Merayhi, davranışlarının onun halktan biri olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Öte yandan bazı siyasi parti ve gruplar, kara para aklama, vergi kaçakçılığıyla suçlanması ve tutuklanması nedeniyle Nebil Karvi’yi desteklediklerini bildirmekten utanç duyduklarını kaydetti. Bunun da Nahda Hareketi’nin işine yarayacağına dikkat çekti.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.