Depremi bekleyen İstanbul’un gökdelen dosyası: Kaç gökdelen var, kaçı yolda, en yükseği kaç metre?

İHA
İHA
TT

Depremi bekleyen İstanbul’un gökdelen dosyası: Kaç gökdelen var, kaçı yolda, en yükseği kaç metre?

İHA
İHA

Uzmanlar, 24 Eylül’deki 4.6’lık, 26 Eylül’deki 5.8’lik depremler, beklenen büyük İstanbul depreminin işaretçisi olduğunu söylüyor. Yaşanan orta büyüklükteki iki deprem, nüfusu 20 milyona yaklaşan şehri sokaklara dökmeye yetti.
Kandilli Rasathanesi’nin verilerine göre, son 72 saatte irili ufaklı 100’den fazla depremin yaşandığı kentte en çok konuşulan konulardan biri de, kentin siluetini bozan yüksek binalar oldu.
İlk gökdelen “Gökkafes” yıkılmasın diye belediye sınırı değiştirildi
Yüksekliği 100 metreyi aşan, İstanbul’un ve Türkiye’nin ilk gökdeleni Süzer Plaza (Gökkafes), inşa sürecinde hukuki/siyasi yönüyle en çok tartışılan bina oldu. Gökkafes'in bulunduğu araziye Padişah II. Abdülhamid 1908’de, “Dolmabahçe vadisinde Taşkışla, Gümüşsuyu ve Independent Türkçe'den Ali Dağlar'ın haberine göre, Maçka askeri kışlalarıyla İstanbul'a havagazı dağıtan Gazhane tarafından çevrili araziye güvenlik gerekçesiyle inşaat yapılamaz” kaydı koydurmuştu. Araziyi 8 ayrı kişiden, 159 milyon liraya alan Mustafa Süzer, 1984'de Abdülhamid'in şerhini Tapu Bölge Müdürlüğü'ne başvurarak kaldırttı fakat tapuya “her türlü tapu kaydı, mahkeme tarafından değiştirilir” şerhi konuldu. Süzer Grubu, 1983'te İstanbul 1 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'ndan, bölgedeki tarihi Taşkışla binasının boyunu aşmamak kaydıyla, 24.5 metre veya 8 kat yüksekliğinde bina inşası için onay aldı.
Sözen mühürledi, bir gecede sınırları değişti
1989’da İBB Başkanı seçilen Nurettin Sözen, yan parsellere tecavüz var diyerek inşaatı mühürledi ve “tarihi kentin siluetini bozduğu gerekçesiyle” yargıya gitti. Dava Yargıtay aşamasındayken, Başbakan Mesut Yılmaz'ın desteğiyle Valilik, Beyoğlu Belediyesi sınırları içindeki Gökkafes arazisini bir gecede, ANAP'lı Cüneyt Akgün'ün başkanı olduğu Şişli Belediyesi’ne geçirdi. Beyoğlu Belediyesi taraf olmaktan çıktı. Sonraki İBB Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şişli Belediyesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Arazi sahipleri, İTÜ, Hazine, İBB davayı takip etti, Yargıtay “bu araziye bina yapılamaz” tapu şerhini onadı ama inşaat durdurulamadı. 153 metrelik binanın 1998 yılında açılışı yapıldı.
Gökdelen tartışmasını Erdoğan, 16/9 ile başlattı
Milenyuma dek yatay gerçekleşen kentleşme süreci, son 15 yılda dikey büyümeye yöneldi ve aksi yöndeki pek çok mahkeme kararına, şehrin tarihi siluetini ve güzelliğini koruma amacıyla çıkarılmış Boğaziçi Kanunu’na rağmen gökdelen sayısı hızla arttı. Bir binanın gökdelen statüsüne girmesi için gereken asgari yükseklik 100 metre olmasına rağmen, gökdelen tartışması, yüksekliği 85 metreyle bu standardın altında kalan, Zeytinburnu’ndaki 16/9 kuleleriyle patlak verdi. Binanın imar planları mahkemelik olurken, dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, binayı şehrin siluetini bozduğu gerekçesi ile eleştirdi, binayı tıraşlamayan sahibine küstüğünü söyledi.
Yoğunlaşma, Levent-Mecidiyeköy-Maslak üçgeninde
İstanbul’un gökdelenleri Avrupa yakasında Levent, Mecidiyeköy ve Maslak semtlerinde, giderek Şişli Bomonti bölgesinde; Anadolu yakasında ise, Kadıköy Kozyatağı Mahallesi’nde toplanıyor. 2000'li yıllardan sonra hız kazanan gökdelen inşatları, şehrin siluetini değiştirmeye başladı. Anadolu yakasında ise Kozyatağı’nın yanı sıra Ataşehir’de de gökdelenler yükselmeye başladı. Şehrin siluetini bozduğu gerekçesiyle yargıya taşınan birçok gökdelen projesi için iptal kararı verilse de bu kararlar uygulanmadı, inşaatlar yükselmeye devam etti.
Dünya sıralamasında 21. İstanbul, Avrupa’nın en uzun şehri
İstanbul, dünyada en fazla gökdelene sahip şehirler sıralamasında, 161 gökdelenle 21. sırada yer aldı. Uluslararası gökdelen veri bankası Emporis’e göre, İstanbul'da inşaatı bitmiş (mevcut) 161, yapım aşamasında 2, planlı 17, inşa edilmemiş 28 gökdelen var. Gökdelen tespitinde alınan ölçü, bina yüksekliğinin 100 metre ve üstü olması. İstanbul’da açılışı yapılan ilk gökdelen 1992 yılında, Şişli’de inşa edilen 30 katlı, 110 metre yüksekliğindeki, Maya Kulesi-1 oldu.  Aynı yıl ilk Akbank Kulesi, Maya’nın altında kaldı ve 28 katlı, 100 metre yükseklikle gökdelen sıfatını kazanan 2. bina oldu. Bir yıl sonra (1993) inşa edilen 2. Akbank Kulesi 39 kat, 158 metre yükseklikle rekoru egale etti. Sabancı Center-2, 34 kat, 140 metre ile 3. Gökdelen oldu.
Milenyumda gökdelen patlaması
Milenyuma (2000) girildiğinde, İstanbul’da gökdelen patlaması yaşandı. O güne dek yapılan gökdelen sayısı bir yılda aşıldı; bina sayısı 11 oldu. 31 katlı, 143 metre yüksekliğindeki Metro Milennium-1, aynı yükseklikteki fakat her biri 35 katlı Metro Millenum-2 ve Metro Millenium üçüz gökdelenleri o yıl tamamlandı. Aynı yıl 35 katlı, 140 metre yüksekliğindeki Şişli Elit Residence, her biri 34 katlı, 143 metrelik TAT Kule-1, TAT Kule-2, yine her biri 36 katlı, 168 metrelik Tekstilkent Plaza 1, Tekstilkent Plaza-2 inşa edildi. İş Bankası da o yıl 52 katlı, 181 metre yüksekliğindeki İş Bankası-1 ve her biri 36 katlı, 118 metre uzunluğundaki İş Bankası-2 ve İş Bankası-3’ü tamamladı. 2001’de 40 katlı, 152 metre yüksekliğindeki Polat Kule, İstanbul’un 23. gökdeleniydi. 2002’de 3 gökdelen inşa edildi; 22 katlı, 122 metre yüksekliğindeki Garanti Bankası GM, 24 katlı, 105 metre yüksekliğindeki Mövenpick Hotel ve 32 katlı, 130 metre yüksekliğindeki Kaya Ramada Plaza Otel.
AK Parti dönemi gökdelen sayısı 5 katta fazla arttı; 136 bina
2002 yılı sonu, Türkiye’de iktidarın bir öncekilere göre daha uzun süreli olacak bir iktidar döneminin de başlangıcı oldu. AK Parti’nin 17 yıla giren iktidarı sırasında İstanbul gökdelen tarlasına dönüştü; sayı 5 kattan fazla arttı, tam 136 gökdelen inşa edildi, planlandı ya da yapımı devam ediyor. 2003’te 28 katlı, 118 metre yüksekliğindeki Tekfen Kulesi ile 30 katlı, 119 metre yüksekliğindeki Kozyatağı İş Merkezi binası tamamlandı. Bunları takiben 2004’te 30 kat, 120 metre yüksekliğindeki Selenyum Rezidansı, 2005’te 38 kat, 147 metrelik Sun Plaza binası inşa edildi. 2006’da 30 katlı, 118 metre yüksekliğindeki İstanbul Kanyonu. 2007’de 6 gökdelen inşaatı tamamlandı. Bunlar 22 kat, 109 metrelik Şişli TAT Otel, 23 katlı, 120 metre yüksekliğindeki Al Kulesi, her biri 26 katlı, 130 metrelik Şişli TAT Merkezi-1 ve Şişli TAT Merkezi-2 binaları ile yine her biri 28 katlı, 127 metre yüksekliğindeki Kempinski Residences Astoria-1 ve Kempinski Residences Astoria-2 binaları.
2008’de 10 Mashattan Kulesi geldi
2008, İstanbul’a bir düzine gökdelenin geldiği yıl oldu. Bunlardan aynı bölgedeki onlu blok, her biri 33 katlı, 119 metre yüksekliğindeki Mashattan Kuleleri 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10 idi. Aynı yıl inşa edilen diğer iki gökdelen, 30 katlı, 105 metre yüksekliğindeki Ücem Plaza ile 33 katlı, 125 metre yüksekliğindeki Palladium Residence binaları oldu. 2009’da 52 katlı, 204 metre yüksekliğindeki Çiftçiler Kule-1 ve 45 katlı, 176 metre yüksekliğindeki Çiftçiler Kule-2 inşa edildi. Aynı yıl Selenyum grubu üç gökdelen inşa etti, biri ikizdi. Selenyum Panoraması 26 katlı, 101 metre yüksekliğindeydi. İkiz gökdelenler, her biri 35 katlı, 164 metre yüksekliğindeki Selenyum İkizleri 1-2 idi.
Safir Kule, 7 yıl boyunca en yüksek gökdelendi
2010’da her biri 55 katlı, 210 metre yüksekliğindeki Anthill Residence 1-2 ikizleri tamamlandı. O yılın diğer gökdelenleri, Flora Residence; 34 katlı, 120 metre yüksekliğinde, Skyport Residence; 32 katlı, 120 metre yüksekliğindeydi. Yapımı aynı yıl biten Safir Kule ise 54 kat, 261 metre yüksekliğiyle, 7 yıl süreyle İstanbul’un ve Türkiye’nin en yüksek gökdeleni olarak kayıtlara geçti. 2011’de, İstanbul’da iki gökdelen tamamlanmış gözüküyor. 40 katlı, 157 metre yüksekliğindeki Ak-Asya Göl Kulesi, 33 katlı, 105 metre yüksekliğindeki Dumankaya Vizyon-1, 39 katlı, 156 metre yüksekliğindeki Trump Kuleleri-1, 37 katlı, 147 metre yüksekliğindeki Trump Kuleleri-2, 42 katlı, 154 metre yüksekliğindeki Uprise Elite.
2012’de 17 gökdelen
2012’de Varyap grubu 5 gökdelen inşa etti. Bunlar, ikiz gökdelenler, her biri 24 katlı, 100 metre yüksekliğindeki Varyap Meridian Blok B ve Blok D, 41 katlı, 164 metre yüksekliğindeki Varyap Meridian Blok E, 52 katlı, 188 metrelik Varyap Meridian Blok A, 45 katlı, 180 metrelik Varyap Meridian Blok C idi. Buyaka grubu da aynı yıl 4 gökdelen inşaatını bitirdi. Üçüz gökdelenler, her biri 23 katlı, 103 metrelik Buyaka Residence Kuleleri 1-2-3 ve 22 katlı, 100 metre yüksekliğindeki Buyaka Ofis Kulesi. Aynı yıl inşaatı biten diğer gökdelenler şunlar:  42 katlı, 160 metre yüksekliğindeki Gökyüzü Kule A, 32 katlı, 130 metrelik Gökyüzü Kule B, 43 katlı, 159 metre yüksekliğindeki Rixos Residence Bomonty, 41 katlı, 149 metrelik Dumankaya İKON, 33 katlı, 140 metre yüksekliğindeki Nidakule Göztepe, 32 katlı, 135 metre yüksekliğindeki Key Plaza, 24 katlı, 119 metre yüksekliğindeki Finans Kulesi, 30 katlı, 110 metre yüksekliğindeki Le Meridian İstanbul Etiler.
2013’te Zorlu Dördüzleri
2013’te, gökdelen inşasında Zorlu Grubu öne çıktı. Zorlu dördüzleri, her biri 32 katlı, 107 metrelik Zorlu Center Rezidans Kulesi 1-2-3 ve Zorlu Center Otel Kulesi. O yıl inşaatı biten gökdelenler şöyle sıralandı: 24 katlı, 102 metrelik Arista Bomonti Kulesi, 32 katlı, 116 metrelik Ottomare Suites A, 34 katlı, 112 metrelik Crowne Plaza Kulesi-1, 30 katlı, 110 metrelik iTower, 30 katlı, 140 metrelik DAP Kraliyet Merkezi Kulesi-1, 27 katlı, 120 metrelik DAP Kraliyet Merkezi Kulesi-2, 30 katlı, 131 metrelik NEF 163, 31 katlı, 130 metrelik Kule Kulübüm 3377 B1, 48 katlı, 143 metrelik Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Konferans Merkezi, 52 katlı, 181 metre yüksekliğindeki Kule Kulem A.
2017’de 17 gökdelen inşa edildi
2014’te 17 gökdelen inşa edildi. 51 katlı, 201 metrelik Omurga Kulesi, 42 katlı, 186 metrelik Allianz Kulesi, 43 katlı, 180 metrelik Paladyum Kulesi, 55 katlı, 173 metrelik Ak-AVM ve Kule, 42 katlı, 170 metrelik Zorlu Levent 199, 32 katlı, 170 metrelik River Plaza Kule A, 37 katlı, 148 metrelik River Plaza Kule B, 35 katlı, 169 metrelik Soyak Kristalkule Finansbank GM, 44 katlı, 160 metrelik Exen Plaza Kulesi, 35 katlı, 153 metrelik Torun Kulesi, 46 katlı, 150 metrelik Istanbloom, dördüz kuleler, her biri 45 katlı, 145 metrelik Four Winds Residence Kule A-B-C-D, 37 katlı, 134 metrelik Nissa 02 Residence, 28 katlı, 112 metrelik Maslak No: 1 Ticaret Merkezi, 33 katlı, 110 metrelik Kartal Mesa, 29 katlı, 110 metrelik Promesa Seba Kulesi, 32 katlı, 104 metre yüksekliğindeki Newada-1.
Safir Kule’nin rekoru 2017’de kırıldı
2015’te 6 gökdelenin inşası tamamlandı. Kapital Tower Residence; 25 kat 105 m, Teras Tema-1; 40 kat, 135 m, ikiz kuleler, her biri 42 katlı, 148 metrelik 42 Maslak Kule 1-2, Leopardus; 48 kat, 178 metre, Ak-Asya Koru Kulesi; 43 kat, 173 metre. 2016’da inşa edilen gökdelen sayısı 15 oldu. Seyrantepe Çintemani Kulesi; 57 kat, 212 metre, Maslak 1453 A2 Blok: 44 kat, 176 metre, ikiz kuleler, 43 katlı, 160 metre yüksekliğindeki Torun Merkez Blok 1-2, Torun Merkez Bloğu 3; 39 kat, 144 metre, Nurol Kulesi; 32 kat, 142 metre, Denge Güneşli; 25 kat, 120 metre, Pega Kartal A Blok; 32 kat, 118 metre, VE Kule; 26 kat, 116 metre,  Ziraat Bankası Kule A; 46 kat, 180 m, Symbol İstanbul A; 45 kat, 176 m, Antasya Residence; 43 kat, 169 m, Nurol Çağlayan Kulesi; 41 kat, 161 m,  Ziraat Bankası Kule B; 40 kat, 157 m. 2017, o güne dek şehrin ve Türkiye’nin en yüksek gökdeleni rekorunu elinde bulunduran Safir Kule’nin geçildiği yıl oldu, hem de üç gökdelen ile. Skyland Residence Kulesi; 65 kat, 284 m,  Skyland Ofis Kulesi; 64 kat, 284 m, Metropol Kulesi; 58 kat, 280 m,  Emaar Meydanı 2; 30 kat, 142 m, Emaar Meydanı 3; 34 kat, 157 m, Nidakule Levent Kulesi; 27 kat, 140 m, ikiz kuleler, 41 katlı, 156 metre yüksekliğindeki Quasar Kule 1-2,
Sırada 47 gökdelen var
2018 yılında bir düzine gökdelen inşaatı daha tamamlandı. Nurol Hayat; 55 kat, 261 m, 44 katlı, 158 metre yüksekliğindeki ikiz kuleler, Moment A ve Moment B, Aris Büyük Kulesi; 41 kat, 140 m, FERKO İmzası; 31 kat, 120 m, Marmara Kule; 28 kat, 111 m, her biri 41 katlı, 161 metre yüksekliğindeki üçüz gökdelenler, Koza Parrk Residence 1-2-3, altız kuleler, her biri 4 katlı, 157 metre yüksekliğindeki Konut İnşaatı. Yapım halinde olanlar var bir de; Manzara Adalar 1; 40 kat, 157 m, Teras Lotus Kulesi; 30 kat, 150 m, her biri 45 katlı, 180 metre yüksekliğindeki ikiz gökdelenler Çiftçi Kule A-B, katı belirsiz, 180 metre yükseklik öngörülen Skyland Otel Kulesi, İstanbul’un elması; 53 kat, 270 m, Adres Otel ve Rezidanslar; 50 kat, 229 m, FACO Kulesi; 55 kat, 220 m, Bomonti Time Residence; 52 kat, 195 m. İnşa edilmemiş 28, planlı 17 gökdelen var.
Pek çoğu mahkemelik oldu
*Yapımı biten gökdelenlerin imar planlarıyla ilgili pek çok dava açılmış durumda. Bunlardan biri ilk gökdelen Gökkafes. Davacı İstanbul Mimarlar Odası ve yapı ruhsatının iptali davası İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nde devam ediyor.
*İstanbul Mimarlar Odası’nın dava ettiği bir başka grup, Varyap. Emlak Konut aleyhine İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nde açılan Doğu Ataşehir ihale iptali davası devam ediyor.
*Birden fazla gökdelen sahibi Zorlu grubu da şehircilik ilkelerine ve imar planlarına aykırı imar planları nedeniyle İstanbul Şehir Plancıları Odası tarafından Mimarlar Odası tarafından defalarca dava edildi fakat inşaat durdurulamadı.
*Maslak’ta Ağaoğlu İnşaat’a ait pek çok gökdelenin bulunduğu 1453 de hakkında bir dizi dava açılan projeler arasında.
*Dumankaya İkon gökdelenini inşa eden Dumankaya İnşaat’ın sahipleri FETÖ operasyonunda tutuklandılar.
*Danıştay, İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nin, Mecidiyeköy’de yıkılan Likör Fabrikası yerine yapılan Quasar gökdelenleri projesi hakkında verdiği iptal kararını onadı. İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nde İstanbul Mimarlar Odası’nın TOKİ ve İBB Başkanlığı aleyhine açtığı imar planının iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle açtığı dava devam ediyor.
*Taşyapı İnşaat’a ait Four Winds Residence Kuleleri de mahkemelik oldu. Grup Kadıköy Belediyesi ile karşı karşıya geldi.
*İstanbul’da 3 gökdelen inşa eden Torunlar Grubu da pek çok defa mahkemelik oldu. İnşaat sırasında, düşen asansörde 10 işçinin ölümü nedeniyle sahipleri yargılanan gruba, Mimarlar Odası’nın açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı verildi.
*Gökdelen inşa eden gruplardan Dap Yapı da Mimarlar Odası ile imar planları yüzünden mahkemelik oldu.
Patronu Soma Davası’nda da yargılanan Spine Tower
*Çiftçiler Towers imar barışıyla kurtuldu, imar planlarında ticaret merkezi ve turizm alanı olan 23 bin metrekarelik arazide yükselen proje için Beşiktaş Belediyesi'nden apart otel ruhsatı alınmasına rağmen, yasalar ve imar mevzuatı yok sayılarak 308 lüks konut inşa edildi. Kuleler imar barışı ile kurtuldu. Şahenk, 6 yıllık gecikme nedeniyle 4 dava açtı
*Omurga Kule (Spine Tower); Soma Holding’in plan tadilatlarıyla inşaat hakkını 3 kat artırarak 900 milyon dolarlık rant sağladığı Spine Tower projesine, Sarıyer Belediyesi 1 milyon 83 bin lira para cezası kesti. Manisa’nın Soma İlçesi’nde Mayıs 2014’te yaşanan maden faciasında 301 işçiye mezar olan madenin işletmecisi Soma Holding’e ait İstanbul Maslak’taki  Spine Tower’ın patronu hakkında suç duyurusu takipsizlikle sonuçlandı.
*Mashattan konutlarıyla ilgili, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü soruşturma devam ediyor.
*TAT kuleleri inşaatı sürerken, Tatlıcı ailesi arasında miras davasına konu oldu, inşaat pek çok kez durduruldu.
İstanbul’un en yüksek 20 gökdeleni
Skyland Residence Kulesi, 65 kat, yükseklik 284 metre (2017)
Skyland Ofis Kulesi, 64 kat, 284 metre (2017) 
Metropol Kulesi, 58 kat, 280 metre, (2017)
Nurol Hayat, 55 kat, 261 metre (2018)
Safir Kule, 54 kat, 261 metre (2010)
Faco Kulesi, 55 kat, 220 metre (2018)
Anthill Residence 2, 55 kat, 210 metre (2010)
Anthill Residence 1, 55 kat, 210 metre (2010)
Omurga Kulesi, 51 kat, 201 metre (2014)
Bomonti Time Residence, 52 kat, 195 metre, (2018)
Varyap Meridian Blok A, 52 kat, 188 metre (2012)
Allianz Kulesi, 42 kat, 186 metre (2014)
İş Bankası Kulesi 1, 52 kat, 181 metre (2000)
Kule Kulem A, 52 kat, 181 metre (2013)
Varyap Meridian Blok C, 45 kat, 180 metre (2012)
Çiftçi Kule B, 45 kat, 180 metre (2018)
Çiftçi Kule A, 45 kat, 180 metre (2018) 
Paladyum Kulesi, 43 kat, 180 metre (2014)
Skyland Otel Kulesi, -180 metre (2018)
Leopardus, 48 kat, 178 metre (2015)



İran savaşı ABD içindeki bölünmeleri alevlendiriyor

İran savaşına karşı çıkan bir protestocu, Kongre’de ABD Savunma Bakanı’nın oturumunu boykot etti... 30 Nisan 2026 (Reuters)
İran savaşına karşı çıkan bir protestocu, Kongre’de ABD Savunma Bakanı’nın oturumunu boykot etti... 30 Nisan 2026 (Reuters)
TT

İran savaşı ABD içindeki bölünmeleri alevlendiriyor

İran savaşına karşı çıkan bir protestocu, Kongre’de ABD Savunma Bakanı’nın oturumunu boykot etti... 30 Nisan 2026 (Reuters)
İran savaşına karşı çıkan bir protestocu, Kongre’de ABD Savunma Bakanı’nın oturumunu boykot etti... 30 Nisan 2026 (Reuters)

Washington’da İran savaşı etrafında süren siyasi tartışmalar, son günlerde eleştiri boyutunu aşarak karşılıklı ‘ihanet’ suçlamalarına dönüştü. Bu durumun, Demokrat ve Cumhuriyetçi partiler açısından kritik önem taşıyan seçim sürecinde siyasi söylemin sertleşeceğine işaret ettiği değerlendiriliyor. Her ne kadar Trump yönetimi, Kongre’ye gönderdiği mesajda İran ile yürütülen askeri faaliyetlerin sona erdiğini belirterek, savaşın başlamasından 60 gün sonra anayasal olarak zorunlu hale gelen savaş yetkisi oylamasından kaçınmaya çalışsa da Demokratlar bu yaklaşımı reddetti. Demokrat siyasetçiler, yönetimi kamuoyunu yanıltmak ve anayasayı ihlal etmekle suçlayarak savaşın hangi somut hedeflere ulaştığını sorguladı.

Washington Raporu programı ise Şarku’l Avsat ile iş birliği kapsamında hazırlanan analizinde, Kongre’nin yasal sürenin dolmasının ardından başkanın yetkilerini sınırlandırmak için adım atıp atmayacağını ele aldı. Programda ayrıca, ara seçimlerin çerçevesini belirleyen açık siyasi mücadelede yönetimin Cumhuriyetçi Parti içindeki görüş ayrılıklarını kontrol altına alıp alamayacağı da tartışıldı.

Savaş karşıtları, ABD’nin en büyük düşmanı

İran savaşı başladıktan sonra ABD Kongresi önünde kamuoyuna açık ilk oturumda konuşan Pete Hegseth, savaş karşıtlarını ‘ABD’nin karşı karşıya olduğu en büyük tehdit’ olarak nitelendirdi. Hegseth’in açıklamaları, siyasi tartışmalardaki sertleşmeyi gözler önüne sererken, İran dosyasındaki tartışmaların eleştiri boyutundan çıkarak karşılıklı suçlamalara dönüştüğüne işaret etti.

dfvfd
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Senato Komitesi’nde düzenlenen bir oturumda... 30 Nisan 2026 (EPA)

Eski Başkan George W. Bush döneminde Ulusal Güvenlik Konseyi’nde görev yapan Mark Pfeifle, söz konusu açıklamaların savaşın Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki uçurumu daha da derinleştirdiğini gösterdiğini söyledi. Washington’daki mevcut siyasi atmosferin ciddi bir kutuplaşma içerdiğini belirten Pfeifle, yaşanan gerilimi ‘son derece tehlikeli’ olarak nitelendirdi. Bu durumun ülkedeki keskin ayrışmayı daha da artırdığına dikkat çekti. İran savaşının seyrine ilişkin değerlendirmede bulunan Pfeifle, “Savaşa verilen destek oldukça düşük seviyede. Ayrıca Donald Trump’ın destek oranı da ciddi biçimde geriledi” ifadelerini kullandı. Pfeifle, yönetimin bu nedenle krizden çıkış yolu aradığını ve İran ile müzakere ederek kendisine siyasi kazanım sağlayacak bir anlaşmaya ulaşmaya çalıştığını savundu. Pfeifle ayrıca, yönetimin kasım ayında yapılacak ara seçimlerden önce askerleri ülkeye geri döndürmeyi hedeflediğini belirtti.

Öte yandan Dış İlişkiler Konseyi kıdemli araştırmacısı Steven Cook ise Trump’ın Kongre’deki Cumhuriyetçilerin büyük çoğunluğu üzerindeki etkisini koruduğunu ifade etti. Cook, Trump’a açık şekilde karşı çıkan herhangi bir Cumhuriyetçi temsilcinin büyük ihtimalle görev süresinin sonunda siyaseti bırakmayı planladığını söyledi. Ancak Cook, savaşın uzaması ve fiyat artışlarının seçim döneminde Cumhuriyetçiler açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulundu. Özellikle benzin fiyatlarındaki yükselişin Amerikan kamuoyu üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Cook, bunun başkanın ve partisinin popülaritesine zarar verdiğini dile getirdi. Cook, “Önümüzde ön seçimler ve kasım ayındaki ara seçimler var. Benzin fiyatları yükseliyor ve Amerikan halkı bu konuda son derece hassas. Bu durum artık Amerikalıları gerçekten etkilemeye başladı” değerlendirmesinde bulundu. Cumhuriyetçilerin şimdilik başkanın tutumunu desteklemeyi sürdüreceğini kaydeden Cook, siyasi çıkarların seçmenin yaşadığı ekonomik sıkıntılarla çakışması halinde parti içindeki dengelerin değişebileceğini ifade etti.

vfdrvf
ABD’de benzin fiyatları hızla yükseliyor. (AFP)

Cumhuriyetçi strateji uzmanı Angie Wang da yükselen benzin fiyatlarının Cumhuriyetçilerin ara seçimlerdeki şansına zarar verebileceği görüşüne katıldı. Wang, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden iç politikaya odaklanması gerektiğini belirterek, “İkinci görev döneminin ilk yarısını tamamen dış politika meselelerine yoğunlaşarak geçirdi. Ancak ara seçimlere yalnızca birkaç ay kaldı ve artık ülke içindeki sorunlara dönmesi gerekiyor” dedi.

Wang ayrıca, Indiana’daki ön seçim sonuçlarına dikkat çekerek, Trump’ın desteklediği adayların büyük farkla kazandığını ve bunun Cumhuriyetçi Parti tabanında Trump’a verilen desteğin hâlâ güçlü olduğunu gösterdiğini ifade etti. Ancak Wang, Demokratların seçim yarışında baskıyı artırdığını belirterek, “Bu çabaları sürdürmek zorundayız, çünkü Demokratlar kazanabilecekleri her noktada üstünlük sağlamaya çalışıyor. Kasım ayına kadar rekabetin doğası bu olacak” değerlendirmesinde bulundu. Wang, buna rağmen benzin fiyatlarının eylül ayına kadar yüksek seviyelerde kalması durumunda Cumhuriyetçi Parti’nin ciddi bir siyasi sıkıntıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

Azalan popülerlik

Pfeifle, İran savaşının sonuçlarına yönelik artan hoşnutsuzluğun Trump’ı çatışmayı hızlı şekilde sona erdirmeye yönelttiğini söyledi. Pfeifle, “Özellikle de ABD’nin İran’a neden müdahil olduğunu Amerikan halkına açık biçimde anlatamadı. Bu durum kamuoyu yoklamalarına da yansıdı” değerlendirmesinde bulundu.

vfbfgb
ABD Başkanı Donald Trump… Beyaz Saray, 7 Mayıs 2026 (Reuters)

Pfeifle, savaşın sürmesine yönelik iç tepkilerin Cumhuriyetçi Parti tabanında giderek arttığını, özellikle de partiye yakın etkili isimler ve podcast yayıncıları arasında rahatsızlığın büyüdüğünü belirtti. Pfeifle, “Bu durum Trump’ı etkiliyor. Medyada kendisini olumlu şekilde görmeyi seviyor ancak uzun süredir bunu göremiyor. Bazı istisnalar dışında olumlu bir tablo oluşmadı ve şimdi bunu yeniden sağlamaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Pfeifle, Trump’ın kamuoyu desteğinin şu anda yüzde 30 seviyesinde bulunduğunu ve bunun hem mevcut dönemi hem de ilk başkanlık dönemi dahil olmak üzere şimdiye kadarki en düşük oran olduğunu söyledi. Pfeifle’a göre Trump’ın siyasi tabloyu tersine çevirebilmesinin tek yolu, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak ve ardından eski Başkan Barack Obama döneminde 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan daha iyi bir anlaşma sağladığını gösterecek bir çıkış yolu bulmak.

Buna karşılık Cook ise Trump’ın 2015 anlaşmasından daha iyi şartlar elde etmesinin zor olduğunu savundu. Cook, İran yönetiminin uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçmeyi reddettiğini, füze teknolojisi programına bağlı kaldığını ve bölgedeki müttefik gruplara finansman sağlamayı durdurmaya karşı çıktığını belirtti. Cook, “ABD ve İsrail’in çatışmalar sırasında çeşitli taktiksel başarılar elde ettiği kesin. Ancak genel stratejik tablo Washington’ın lehine görünmüyor” değerlendirmesinde bulundu. Trump’ın Obama dönemindeki anlaşmadan daha avantajlı bir uzlaşı sağlayamayacağını ifade eden Cook, “Trump’ın kendi yarattığı bu durumdan çıkma konusundaki çaresizliği, ABD’yi 27 Şubat’takinden daha kötü bir konuma bırakacak bir anlaşmaya yol açabilir” dedi.

Kongre ve savaş

Wang, bu değerlendirmeye katılmadığını belirterek, Trump’ın müzakere sürecinde güçlü avantajlara sahip olduğunu ve ‘kötü bir anlaşmayı’ kesinlikle kabul etmeyeceğini ifade etti. Wang, ABD Kongresi’nde Cumhuriyetçi çoğunluğun Demokratların İran savaşında başkanın yetkilerini sınırlandırma girişimlerini engellediğini hatırlatarak, bunun Trump’a krizi sonlandırmak için zaman kazandırdığını söyledi. Wang, bu sürecin başkana ‘İran’daki çatışmayı tamamen ve kalıcı biçimde bitirmek için gerekli alanı sağladığını’ dile getirdi. Aynı zamanda İran ile yürütülen müzakerelere dair belirsizliklere dikkat çeken Wang, ABD’nin karşısında net ve tek bir muhatap olup olmadığının açık olmadığını vurguladı. Wang, “Dışişleri Bakanı müzakereci gibi görünüyor ancak gerçekten lider adına tam yetkiyle hareket edip etmediğini bilmiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

fvfv
Demokrat Senatör Kirsten Gillibrand, Kongre’deki bir oturumda... 30 Nisan 2026 (AP)

Demokratların ABD Kongresi içinde, Trump’ın savaş yetkilerini sınırlamaya yönelik girişimlerinin birçok kez başarısız olduğu bildirildi. Söz konusu girişimlerin Senato’da altı, Temsilciler Meclisi’nde ise iki kez Cumhuriyetçi çoğunluk tarafından reddedildiği aktarıldı. Pfeifle, Trump yönetimi açısından asıl kritik sınavın Kongre’de savunma bütçesinin onaylanması sürecinde yaşanacağını belirtti. Yaklaşık 1,5 trilyon dolara ulaşan bütçe talebinin savaşın mali yükü nedeniyle ciddi tartışmalara yol açtığı ifade edildi. Pfeifle, savaş kapsamında bugüne kadar önemli miktarda harcama yapıldığını, ancak gerçek maliyetin henüz tam olarak ortaya çıkmadığını söyledi. Her bir füzenin yüksek maliyet taşıdığına dikkat çeken Pfeifle, çok sayıda füze kullanıldığını ve bunların yeniden ikmal edilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca İran’a ait insansız hava araçları (İHA) ve balistik füzelerin ABD askeri tesislerinde yol açtığı hasarların onarımı için de ek maliyetler oluştuğu belirtildi.

Cook, ABD iç siyasetindeki gerilimler nedeniyle İran’ın zaman kazandığını düşündüğünü ve mevcut koşullarda Tahran’ın Trump’ın görev süresi bitene kadar direnebileceğini hesapladığını söyledi. Cook, Demokrat ve Cumhuriyetçi partiler arasındaki temel ayrışmanın İran’ın bir tehdit olup olmadığı konusunda olmadığını, bu konuda geniş bir mutabakat bulunduğunu ifade etti. Asıl tartışmanın bu tehdide nasıl yanıt verileceği üzerinde yoğunlaştığını belirtti. Cook’a göre Cumhuriyetçiler güç kullanımını öne çıkararak Trump’ın daha önce hiçbir başkanın denemediği bir yöntemle soruna yaklaştığını savunuyor. Demokratlar ise kararların ekonomik maliyetine ve sürdürülebilirliğine odaklanıyor.

Çin’e önemli bir ziyaret

Trump’ın hem destekçileri hem de eleştirmenleri, önümüzdeki hafta gerçekleştirmesi beklenen Çin ziyaretiyle İran savaşı sürecinde kritik bir dönüm noktasına ulaşılabileceğini değerlendiriyor.

Wang, Çin’in arabulucu rolü üstlenebileceğini ve bunun Pekin’in çıkarına olacağını belirterek, Çin’in İran’la petrol ticaretine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Wang’a göre Çin, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasından en fazla fayda sağlayan aktörlerden biri.

dfvbgrt
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore’de düzenlenen APEC Zirvesi’nin oturum aralarında ikili bir görüşme gerçekleştirdi... 30 Ekim 2025 (Reuters)

Wang, en kritik tarihin 14 Mayıs olduğunu, bu tarihte Cinping ile Trump arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmenin süreci şekillendirebileceğini ifade etti. Bu buluşmanın, taraflar arasında bir tür uzlaşıya yönelik müzakerelere sahne olabileceğini öne sürdü. Pfeifle de bu değerlendirmeye katılarak Trump’ın Çin ziyaretinden siyasi bir kazanım elde etmeyi hedeflediğini söyledi. Pfeifle, bunun bir ticaret anlaşması ya da önemli bir siyasi açıklama şeklinde olabileceğini belirtti.

Bununla birlikte Çin’in Hürmüz Boğazı krizine ABD’nin zorlanmasını tamamen sorun olarak görmediği, ancak aynı zamanda güçlü bir ABD pazarına ihtiyaç duyduğu ifade edildi. Çin’in uzun vadede İran petrolüne de bağımlı olduğu değerlendirmesi yapıldı.


Yeni araştırmada iç huzurunun bedeli belirlendi

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Yeni araştırmada iç huzurunun bedeli belirlendi

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Yeni bir araştırmaya göre, iç huzurunun bir bedeli var.

Talker Research adlı anket ve pazarlama firmasının 2 bin kişiyle yaptığı bir araştırmaya göre, ortalama bir ABD tüketicisi kafa rahatlığı için yılda 57 bin dolar ödemeye razı.

Anket, katılımcılara şu 5 garanti için ne kadar ödeyeceklerini sordu: Beklenmedik bir tıbbi fatura veya katkı payı çıkmaması, iş kaybı konusunda endişelenmemek, konser ve etkinlik biletlerine erişim garantisi, ihtiyaç duyulduğunda ilaçla gıda maddelerinin mevcut olması ve ulaşım hizmetlerinin hiç iptal edilmemesi.

Katılımcılar, gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaçlara garantili erişim için yılda ortalama 21 bin dolar, işlerini kaybetme konusunda endişelenmemek içinse 19 bin 800 dolar harcamaya razıydı. Ankete katılanların ortalama maaşı yıllık 79 bin dolardı.

Anketin sonuçları, son 17 ayda karmaşık bir ekonomik ve finansal ortamda yolunu bulmaya çalışan tüketiciler için kafa rahatlığının ne kadar değerli olduğunu vurguluyor.

Tüketicilerin muhtemelen tahmin etmediği bir dizi olay, özellikle Trump yönetiminin gümrük vergileri ve İran'la savaş, günlük temel harcamaları etkiledi.

Kongre Ortak Ekonomik Komitesi'nin yakın tarihli bir raporuna göre ortalama bir ABD ailesi, gümrük vergilerinin günlük mal ve hizmetlerin fiyatlandırması üzerindeki etkisi nedeniyle Şubat 2025'ten Şubat 2026'ya kadar 1700 dolardan fazla ek ödeme yaptı.

İran'la savaş benzin fiyatlarını o kadar yükseltti ki tüketiciler son iki ayda benzin için 24 milyar dolar daha fazla ödedi.

Bu ekonomik sürprizler ve genel siyasi istikrarsızlık duygusu, tüketicileri kaygılandırıyor. Ortalama bir Amerikalının mali geleceğine dair korkusu, son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Gemstone Wellness'ın kurucusu Dr. Jenny Martin, Talker Research anketinin bir parçası olarak görüşlerini sunarken, bu durumun tüketicilerin kafa rahatlığı için yaklaşık 60 bin dolar ödemeye hazır olmalarını açıklayabileceğini söyledi.

Martin, "Ekonomik belirsizlik ve siyasi istikrarsızlıkla tanımlanan bir ortamda yaşıyoruz" dedi.

Kafa rahatlığı, psikolojik açıdan kontrol duygusuyla eşdeğer hale geldi ve bu kontrolü bulmak giderek zorlaşıyor… 'Kafa rahatlığı için ödeme yapma' fikri, güvenliği ve öngörülebilirliği sağlama, kronik tetikte olma halinden kurtulma arzusunu yansıtıyor.

Tüketiciler huzur için ödeme yapmak isteseler de ankete göre yüzde 41'i bunu istedikleri zaman gerçekleştiremediklerini itiraf etti.

Independent Türkçe


Trump'ın medya şirketi bir kez daha milyonlarca dolarlık zarar açıkladı

ABD Başkanı Trump'ın sosyal medya şirketi, ilk çeyrekte 405 milyon dolardan fazla net zarar bildirdi; bu, bir dizi kötü finansal sonucun sonuncusu (Reuters)
ABD Başkanı Trump'ın sosyal medya şirketi, ilk çeyrekte 405 milyon dolardan fazla net zarar bildirdi; bu, bir dizi kötü finansal sonucun sonuncusu (Reuters)
TT

Trump'ın medya şirketi bir kez daha milyonlarca dolarlık zarar açıkladı

ABD Başkanı Trump'ın sosyal medya şirketi, ilk çeyrekte 405 milyon dolardan fazla net zarar bildirdi; bu, bir dizi kötü finansal sonucun sonuncusu (Reuters)
ABD Başkanı Trump'ın sosyal medya şirketi, ilk çeyrekte 405 milyon dolardan fazla net zarar bildirdi; bu, bir dizi kötü finansal sonucun sonuncusu (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Truth Social platformunun ana şirketi, yılın ilk çeyreğinde 405 milyon dolardan fazla net zarar bildirdi. Bu, geçen ay CEO'sunu değiştiren medya holdinginde şirketteki sorunların son işareti.

Finansal sonuçlara göre Trump Media and Technology Group ilk çeyrekte 871 bin doların biraz üzerinde net satış gerçekleştirdi.

Truth Social, dijital varlıklar ve yakında sunulacak tahmin piyasalarına erişim gibi alanlarda faaliyet gösteren şirket, zararları "dijital varlıklardaki gerçekleşmemiş kayıplar, rehin verilen dijital varlıklar ve öz sermaye menkul kıymetleri (368,7 milyon dolar), tahakkuk eden faiz (11,5 milyon dolar) ve hisse bazlı ücretlendirme (11,8 milyon dolar)" olarak açıkladı.

Şirket, basın bülteninde toplam varlıklarının 2,2 milyar dolar olduğunu ve art arda 4. çeyrekte pozitif işletme nakit akışı elde ettiğini vurguladı.

Cuma akşamı itibarıyla TMTG hissesi 9 doların biraz altında işlem görüyordu, yıl başından beri düşüşteydi ve hissenin 2022'deki rekor zirvesinden bu yana 10 kattan fazla değer kaybetti.

Bu çeyrek sonuçları, ailesinin çoğunluğa yakın hissesi olduğu başkanın medya şirketi için son kötü performansı gösteriyor.

Son üç yılda net zararlar hızlandı ve 2023'te 58,2 milyon dolardan 2024'te 400,9 milyon dolara ve 2025'te 712 milyon dolardan fazla bir değere ulaştı.

Geçen ay Trump Media, uzun süredir CEO olan eski Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Devin Nunes'i görevden almıştı.

Şirket, yatırımcı ilgisi yaratmak için beklenmedik iş kollarına yöneliyor.

Aralık ayında yapay zekayı beslemek için gereken enerji talebini gerekçe göstererek, nükleer füzyon şirketi TAE Technologies'le 6 milyar dolardan fazla, tamamı hisse senedi karşılığı birleşme anlaşmasına vardı; anlaşmanın 2026 ortalarında tamamlanması bekleniyor.

TAE, bu yıl bir füzyon santralinin inşaatına başlamayı ve 2031'e kadar elektrik üretmeyi planlıyor.

ilim insanları, tükettiklerinden güvenilir biçimde daha fazla enerji üreten nükleer füzyon sistemleri inşa etmeyi, bunları ticarileştirmek bir yana, henüz başaramadı.

Ekimde Trump Media, Truth Social'da tahmin piyasaları sunmaya başlayacağını açıklamıştı.

Başkanın oğlu Donald Trump Jr., mevcut iki tahmin piyasası olan Kalshi ve Polymarket'in danışmanı.

Independent Türkçe