Sudanlı din adamı açıklamalarıyla kadınları kızdırdı

Sudanlı din adamı Abdulhay Yusuf ve Sudan Gençlik ve Spor Bakanı Vela el-Buşi (Reuters)
Sudanlı din adamı Abdulhay Yusuf ve Sudan Gençlik ve Spor Bakanı Vela el-Buşi (Reuters)
TT

Sudanlı din adamı açıklamalarıyla kadınları kızdırdı

Sudanlı din adamı Abdulhay Yusuf ve Sudan Gençlik ve Spor Bakanı Vela el-Buşi (Reuters)
Sudanlı din adamı Abdulhay Yusuf ve Sudan Gençlik ve Spor Bakanı Vela el-Buşi (Reuters)

Sudanlı din adamı Abdulhay Yusuf’un  “ülkedeki din ve ahlakı yok ettiği” gerekçesiyle geçiş dönemi hükümetini suçlaması Sudan medyasının gündemine oturdu.
Sudan’daki feminist örgütler ise Gençlik ve Spor Bakanı Vela el-Buşi’yi tekfir eden Yusuf’un yargılanması ve hakkında sert prosedürlerin uygulanması çağrısında bulundu.
Sudan’daki aktivistler ve siyasetçiler de insanları dini nefret ve fitne konusunda kışkırttığı ve devlet yetkililerine hakaret ettiği gerekçesiyle Yusuf hakkında suç duyurusunda bulundu.
Feminist ‘Mensem’ grubu ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Yusuf’un dil uzattığı herkesin korunmasını, onun yasalar önünde yargılanmasını ve dini ya da fikri olarak nefreti, provokasyonu ve terörizmi savunan herkese karşı caydırıcı önlemlerin alınması gerektiğini belirterek din adamını kınadı.
Hatim el-Murselin Camii İmamı Abdulhay Yusuf, geçtiğimiz cuma günü yaptığı hutbede “İnsanların uğraşacağı en son şey ilk kadın futbol liginin kurulmasıydı. Sanki futbol oynayan adamlar şampiyonluk kazanıp kupa aldılar da” diyerek Sudan hükümetinin futbol gibi değersiz konularla uğraştığını iddia etti.
Dini radikalizm yanlısı Yusuf, Gençlik ve Spor Bakanı Vela el-Buşi’nin, eski Sudan Cumhurbaşkanı Cafer Muhammed el-Numeyri zamanında dinden çıkma (mürted olma) suçlamasıyla idam edilen Mahmud Muhammed Taha’nın kurduğu Cumhuriyet Partisi’ne mensup olduğunu belirtti.
“Usame’nin kardeşleri yolda” diyerek El-Kaide’nin eski lideri Usame bin Ladin’e atıfta bulunan Yusuf’un örgütle bağlantısı bulunuyor. Yusuf’un aynı zamanda devrik Devlet Başkanı Ömer el-Beşir ile de ilişkisi bulunuyor.
Yusuf, söz konusu cuma hutbesinde kadın futbol liginin yabancı ülkelerin amaçlarına hizmet ettiğini ve ligin kurulmasının yasadışı olduğunu belirterek “Başta ABD Elçiliği olmak üzere yabancı elçiliklerin bu haberi nasıl kutladıklarını gördük. Bu hiç şaşırtıcı değil çünkü Gençlik ve Spor Bakanı, ABD’lilerin ortaya çıkardıkları değişim programlarında yetişmiş ‘piliçlerden’ biri” ifadelerini kullanmıştı.
Futbolcu ve atletizm sporcusu kadınların yolculuk yapmasını da sapıklık ve ahlakın bozulması olarak niteleyen din adamı konuşmasında “Çevresel ve ekonomik kalkınmayla, sosyal refahla ya da bilimsel ilerlemelerle ilgili bir reform yapmak yerine din ve ahlakın zarar görmesi için iktidara geldiler. Dinimizin kötülüğünü ve ahlakımızın zevalini isteyenleri Allah’a havale ediyorum” demişti.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.