ABD, SDG'yi korumaktan neden vazgeçti?

SDG unsurları (AP-Arşiv)
SDG unsurları (AP-Arşiv)
TT

ABD, SDG'yi korumaktan neden vazgeçti?

SDG unsurları (AP-Arşiv)
SDG unsurları (AP-Arşiv)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine planladığı operasyona yeşil ışık yakmasından saatler sonra ABD’nin Türkiye ile sınır bölgesinden askerlerini çektiğini açıkladı.
Bu durum, Türkiye’nin beklenen askeri operasyonu karşısında ABD’nin SDG’den ‘vazgeçmesi’ olarak görüldü.
Özellikle ülkenin kuzeyinde yerleşik olan ve büyük çoğunluğu Sünnilerden oluşan Suriye'deki Kürtler nüfusun yaklaşık yüzde 15'ini oluşturuyor.
ABD’nin SDG’ye askeri desteği, 2017'nin aralık ayında Trump’ın, rolü DEAŞ ile savaşmaktan kontrol altına alınan toprakları korumaya dönüşen SDG’yi silahlandırmak için yaklaşık 400 milyon dolar tahsis etme kararının ardından başladı.
Bu kararın ardından Washington, silah ve askeri teçhizatı SDG’nin ana omurgası olan YPG’ye devretti.
AFP’de yer alan habere göre rejim kuvvetlerinden sonra sahadaki ikinci baskın güç olan YPG, önemli gaz ve petrol alanları ile geniş tarım arazileri de dahil ülkenin yaklaşık yüzde 30'unu kontrol ediyor.
YPG, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon’un müttefiği olarak DEAŞ ile mücadelede kilit bir rol oynadı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki geniş bir bölgede konuşlu örgütü hezimete uğrattı.
Trump’ın ocak ayında yaptığı, ABD kuvvetlerinin Suriye'den çekilmesinden sonra YPG’ye karşı bir saldırı başlatması halinde Türkiye’yi ekonomik olarak yok etme tehdidinin ardından Washington Türkiye’nin olası operasyonu veya rejimin saldırı düzenlemesi ihtimaline karşı YPG’yi korudu.
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in “Başta ABD komutası olmak üzere, ordusuna ve halkına karşı yabancı bir ülke için çalışan herkes haindir" açıklamasıyla YPG’yi işaret etmesine cevaben ABD eski Savunma Bakanı James Mattis de YPG’yi koruma amaçlı benzer bir vaatte bulundu.
ABD’nin SDG’ye verdiği destek, Suriye'nin kuzeyinde,  güney sınırına yakın bir ‘Kürt oluşumu’ kurulması konusunda endişeli olan Ankara ile arasındaki fikir ayrılıklarını derinleştirdi.
Ancak ABD kuvvetlerinin Trump’ın kararına uygun olarak Türkiye sınırındaki Tel Abyad ve Rasulayn’daki iki gözlem noktasından tahliye edilmesiyle Washington'ın YPG’ye yönelik koruması sona erdi.
Reuters’a bilgi veren ABD’li bir yetkiliye göre Washington, ‘herhangi bir Türk operasyonu karşısında SDG’yi savunmayacağı’ konusunda SDG komutanına bilgi verdi.
ABD, SDG'DEN VAZGEÇTİ



Halep'te SDG kontrolündeki bölgelerden kaçanlara yönelik sığınma evleri açıldı

Dün Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bir bölgeden kaçan sakinler, hasar görmüş bir köprüden geçiyor (AFP)
Dün Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bir bölgeden kaçan sakinler, hasar görmüş bir köprüden geçiyor (AFP)
TT

Halep'te SDG kontrolündeki bölgelerden kaçanlara yönelik sığınma evleri açıldı

Dün Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bir bölgeden kaçan sakinler, hasar görmüş bir köprüden geçiyor (AFP)
Dün Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bir bölgeden kaçan sakinler, hasar görmüş bir köprüden geçiyor (AFP)

Suriye yetkilileri dün, Halep'in doğusundaki Menbiç şehrinde, bölgede Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgelerden kaçan sakinler için üç sığınak açıldığını duyurdu.

Suriye ordusu, Deyr Hafir ile Halep arasındaki yolda Hamime köyü üzerinden bir insani yardım koridoru açıldığını doğruladı ve son tarih bugün saat 17:00'ye kadar uzatıldı. Sakinlere “Suriye devlet televizyonunda yayınlanan, ordu tarafından belirlenen SDG ve PKK milislerinin bulunduğu tüm yerlerden uzak durmaları” çağrısında bulundu.

Suriye ordusu, sivillerin geçişini engelleyen her türlü yeri “uygun şekilde” hedef alacağı tehdidinde bulunarak, bölgenin güvenliğini sağlamak için saha hazırlıklarının tamamlandığını ifade etti.

Ordu, SDG güçlerini sivillerin Deyr Hafir koridorundan geçişini engellemekle suçlarken, SDG güçleri ise bu iddiayı reddederek, "Bölgedeki sivil hareketliliğinin engellenmesi, Şam fraksiyonlarının gerçekleştirdiği askeri gerilim, seferberlik ve sürekli bombardımanın bir sonucudur" açıklamasını yaptı.


ABD, Irak'taki kaçak para transferleriyle ilgili dosyayı açarak yaptırım uygulama olasılığını değerlendiriyor

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya (Arşiv-Irak Haber Ajansı)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya (Arşiv-Irak Haber Ajansı)
TT

ABD, Irak'taki kaçak para transferleriyle ilgili dosyayı açarak yaptırım uygulama olasılığını değerlendiriyor

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya (Arşiv-Irak Haber Ajansı)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya (Arşiv-Irak Haber Ajansı)

ABD'nin Irak Büyükelçisi Mark Savaya, Irak'ta şüpheli ödemeler ve finansal işlemlerin kapsamlı bir şekilde inceleneceğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre gözlemciler, bu hamlenin bir yandan kaçak fonlar konusunu gündeme getireceğini, diğer yandan ise Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani'nin “sürpriz” bir şekilde görevi selefi Nuri el-Maliki'ye devretme kararı sonrasında Şii “koordinasyon çerçevesi” içinde başbakanlık konusunda yaşanan karışıklık nedeniyle siyasi ortamı daha da bozacağını değerlendiriyor.

Savaya yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Irak'ın devlet bankaları ve özel bankalarında reform için önemli zorluklar ve fırsatları görüşmek üzere ABD Hazine Bakanlığı ve Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi yetkilileriyle bir araya geldim. Görüşmede finansal yönetişim, uyum ve kurumsal hesap verebilirliğin güçlendirilmesine odaklanıldı.”

ABD elçisi, "şüpheli ödemeler ve finansal işlemlerin kayıtlarının kapsamlı bir şekilde incelenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını belirtti. Savaya, “görüşmelerde ayrıca, finansal bütünlüğü ve devlet otoritesini zedeleyen kötü niyetli aktörleri ve ağları hedef alan yaklaşan yaptırımlarla ilgili sonraki adımların da müzakere edildiğini” ifade etti.


Irak, topraklarının herhangi bir ülkeyi hedef alan askeri operasyonlar için bir fırlatma rampası olarak kullanılmasını reddediyor

Iraklılar 6 Ocak 2026'da Bağdat'ta "Irak Ordusu Günü"nü kutladı (Reuters)
Iraklılar 6 Ocak 2026'da Bağdat'ta "Irak Ordusu Günü"nü kutladı (Reuters)
TT

Irak, topraklarının herhangi bir ülkeyi hedef alan askeri operasyonlar için bir fırlatma rampası olarak kullanılmasını reddediyor

Iraklılar 6 Ocak 2026'da Bağdat'ta "Irak Ordusu Günü"nü kutladı (Reuters)
Iraklılar 6 Ocak 2026'da Bağdat'ta "Irak Ordusu Günü"nü kutladı (Reuters)

Irak, ABD'nin İran'daki protestolar ve yetkililerin uyguladığı baskı nedeniyle müdahale tehdidine karşılık olarak dün, "herhangi bir ülkeyi hedef alan askeri eylemler için bir fırlatma rampası olarak kullanılmayı" reddettiğini yineledi.

Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Sözcüsü Sabah el-Numan yaptığı açıklamada, “Bölgedeki hızlı gelişmeler ve buna eşlik eden gerginlik artışı ile bölgenin güvenliği ve istikrarına yönelik tehditler çerçevesinde, Irak Cumhuriyeti, topraklarının, hava sahasının veya karasularının herhangi bir ülkeyi hedef alan askeri harekatlar için üs olarak kullanılmasını reddeden kararlı ve ilkeli tutumunu yeniden teyit etmektedir” ifadelerini kullandı.

İlgili taraflara “ihtiyatlı davranmaları, diyaloğa öncelik vermeleri, gerilimden kaçınmaları ve barışçıl ve diplomatik yollarla farklılıkları çözmek için ciddi bir şekilde çalışmaları” çağrısında bulundu.