Rusya, Irak krizine dahil oluyor

Irak Dışişleri Bakanı Muhammed Ali el-Hekim, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile Bağdat'ta bir araya geldi (AFP)
Irak Dışişleri Bakanı Muhammed Ali el-Hekim, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile Bağdat'ta bir araya geldi (AFP)
TT

Rusya, Irak krizine dahil oluyor

Irak Dışişleri Bakanı Muhammed Ali el-Hekim, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile Bağdat'ta bir araya geldi (AFP)
Irak Dışişleri Bakanı Muhammed Ali el-Hekim, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile Bağdat'ta bir araya geldi (AFP)

Hulud el-Amiri
Ülkelerindeki yolsuzluk ve işsizliğe karşı ayaklanan Iraklı gençlerin yaptığı gösteriler, aylar öncesindeki ABD-İran gerginliğinin yankılarından uzak değildi. ABD, Irak’a ekonomik yaptırımlar uygulamaya başlarken, Bağdat’ın yaptırımlara uyup uymayacağı konusunda Washington’un kafası karıştı.  
Bu gelişmeler, krize davetiye çıkaran açıklamalar sebebiyle yavaş yavaş gün yüzüne çıktı. ABD aleni bir şekilde gösterileri desteklediğini açıkladı. Ancak, ABD güçlerinin ülkedeki varlığı sebebiyle oluşan korku bu desteğin beraberinde geldi.
Peki ya kriz daha da büyür ve hükümetin kontrolünden çıkarsa! Irak’ta hükümetin kurulması aylar alırken, İran gösterilerin hükümeti devirmesinden korkuyor. Hükümet kurulması kapsamında, ilk aşamada savunma, içişleri ve diğer önemli bakanlıklarda yer alacak isimlerin koltukları boş kalıyor.
Başbakanlık
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, bir önceki hükümetteki gibi en büyük rekabet başbakanın belirlenmesinde yaşandı. Çünkü Meclis Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı makamlarında Sünniler ve Kürtlerin kararı önceden belliydi, sadece bu makamlara geçecek isimlerin belirlenmesine ihtiyaç vardı. Ancak Irak'ta her seçimden sonra sık sık anayasal bir boşluk oluşması tehdidine neden olan büyük ihtilaf Başbakanın belirlenmesinde yaşanıyordu. Başbakanlık koltuğuna oturmak için İran ve ABD’nin adayları mücadele ediyordu. Genellikle bu mücadeleyi İran kazanıyor ve İran’a yakın bir isim Irak başbakanlığına seçiliyor. Her ne kadar siyasi bloklar tarafından bağımsız olarak aday gösterilse de Adil Abdulmehdi de İran’a yakın bir isim olarak Başbakanlık koltuğuna oturdu.
Independent Arabia’dan Hulud el-Amiri’nin haberine göre bugün, Irak sokaklarında göstericileri hedef alan keskin nişancıların İran Devrim Muhafızlarına mensup oldukları söylentisi yayılıyor. Her ne kadar Irak hükümeti “Terörle Mücadele ve Ani Müdahale Birliklerinden” göstericilere karşı koymak için destek alsa da... Irak hükümeti DEAŞ’a karşı yürüttüğü savaşta hiçbir dış kuvvettin yardımını almadı.
Uluslararası boyutlar
Irak krizi, Rusya’nın dâhil olması; Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Irak’ı ziyaret etmesi ve Iraklı yetkililerle görüşmesinin ardından beklentinin ötesinde bir uluslararası boyut kazanıyor.
Rusya, yıllardır Dışişleri Bakanlığı seviyesindeki üst düzey bir yetkiliyi Irak'a göndermedi. İki ülke arasındaki ilişkilere ve ticaret hacmine dair görüşmeler Iraklı bakanların Moskova’ya ziyaretlerinde gerçekleşti.
Lavrov, dün akşam, Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih’le görüşmeden Bağdat’tan ayrılıp Erbil’e geçti. Ancak Dışişleri Bakanı Muhammed Ali el-Hekim, Başbakan Adil Abdulmehdi ve Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile bir araya geldi. Irak Meclis Başkanı krizin çözülmesi için göstericilerle görüşmüş ve onlardan taleplerinin yer aldığı listeyi teslim almıştı.
İnternet bağlantısının tekrar sağlanması
Lavrov’un, Irak Dışişleri Bakanı ile yaptığı kısa basın toplantısının dışında, Meclis Başkanı ve Başbakan ile yaptığı görüşmeler kapalı kapılar ardında gerçekleşti. Lavrov, Muhammed Ali el-Hekim ile yaptığı görüşmenin ardından, “Körfez’de tansiyonun nasıl düşürüleceği konusunda ortak kanaatlerimiz var. Biz ve Iraklı dostlarımız, ayrışmaya sebep olacak planlara başvurulmasını değil, tüm tarafların omuz omuza verip güçlerini birleştirerek bu adımı atması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Irak krizindeki gelişmelere bağlı olarak Pazartesi günü saat 18:00'de Irak'ın başkenti Bağdat ve diğer şehirlerde internet bağlantısı tekrar sağlandı. Iraklılar, internet bağlantısın tekrar sağlanması ile ilgili haberleri " WhatsApp" ve "Viber" uygulamaları ile paylaşıp kutladı. Birçok kişi Facebook ve Twitter’da gösterilere ilişkin paylaşım yaptı.
Bağdat Uluslararası Havalimanı'nda yabancı ülkelere uçuşlar devam ederken, Bağdat'ın Tahrir Meydanı ve havaalanına giden yollar dün akşama kadar kapalı kaldı. Ancak, internet bağlantısının son günlerde kesintiye uğraması, yeni uçuşlar için rezervasyon yapılması işlemlerinin askıya alınmasına neden oldu. İnternet bağlantısının tekrar sağlanmasından saatler sonra turizm şirketleri ve Irak havalimanlarının tekrar eskisi gibi çalışması bekleniyor.



Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
TT

Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)

Bölgenin yaşadığı bekleyiş atmosferi içinde Lübnan’daki tutumlar, özellikle İran’ın rolü başta olmak üzere bölgesel dosyalara yaklaşımda mevcut çelişkiyi yansıtıyor. Bu durum, Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca’nın, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiği zaman Lübnan’daki sorun çözülür” sözlerinde açıkça görülürken, Hizbullah’ın meclis grubu ise Genel Sekreter Naim Kasım’ın tarafsız kalınmayacağını vurgulamasının ardından Tahran ile ‘dayanışma’ ifade etmekle yetindi.

Bu gelişmeler, İsrail’in Lübnan’ın güneyi ve doğusuna yönelik hava saldırılarına yeniden başladığı bir dönemde yaşandı. Dün öğleden sonra güneyde Mahmudiye beldesi ve Vadi Burguz’u hedef alan saldırılar, daha sonra güneyde Cebel er-Reyhan’daki el-Vaziyye bölgesi ile doğuda Hermel-Zegrin tepelerine yöneldi.

İsrail Ordu Sözcüsü Ella Waweya, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail ordusu, Lübnan’ın çeşitli bölgelerinde Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırılar düzenliyor” ifadesini kullandı.

 İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)

Hizbullah, İran’la dayanışma içinde olduğunu ifade etti

Hizbullah’ın meclis grubu yayımladığı açıklamada, “ABD’nin saldırgan tehditleri karşısında İran İslam Cumhuriyeti ile liderliği, hükümeti ve halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu” ifade ederken, ‘İran’ın liderliği ve halkıyla sergilediği kararlı ve dirençli tutumun, olası bir saldırıyı püskürtebileceğini’ belirtti.

Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)

Lübnan iç siyasetine ilişkin olarak da açıklamalarda bulunan blok, ‘günlük suikastlardan sivil tesislerin yoğun şekilde hedef alınmasına kadar uzanan suç niteliğindeki saldırıları’ kınadığını belirtti. Açıklamada, ‘ekili alanlara ve tarım arazilerine zehirli maddeler atılması ve Lübnanlıların sağlığının tedavisi zor hastalıklar riskiyle karşı karşıya bırakılmasına’ dikkat çekilerek, bunun ‘ön cephe bölgelerini çölleştirerek halkından arındırmayı amaçladığı’ ifade edildi. Blok, ‘uluslararası sessizliği’ ve ‘bu açık terör suçları karşısındaki ihmali’ de kınarken, uluslararası toplum kuruluşlarını bu ihlallerin sürmesinden tamamen sorumlu tuttu.

Caca: İran Hizbullah’a desteğini keserse sorun çözülecek

Buna karşılık Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiğinde tüm sorun çözülecek” görüşünü dile getirdi.

Bir radyo programında konuşan Caca, “Dünyadaki tüm ülkeler cuma günü (bugün) Umman’da yapılacak toplantıyı bekliyor” diyerek, ‘ihtilaf noktalarının son derece büyük olduğunu’ vurguladı. Sorunun müzakereler yoluyla çözülmesini temenni ettiğini belirten Caca, “Ancak bunun bir sonuca ulaşacağını görmüyorum” ifadesini kullandı.

Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)

Umman’da yaşanacak gelişmelerin Lübnan’a yansımalarına da değinen Caca, “Ne yazık ki Lübnan ve İran dosyaları arasında bir bağlantı var” değerlendirmesinde bulundu. Caca sözlerini şöyle sürdürdü: “İran, son kırk yıl içinde Lübnan devletinin tüm işleyişini sekteye uğratan bir nüfuz alanı oluşturmayı başardı. İran, Hizbullah’a verdiği desteği durdurduğunda tüm sorun çözülecek.”

Caca, ‘ateşkes anlaşmasının Lübnan’da belirli bir bölgeyi değil, ülkenin tamamını kapsadığını’ vurgulayarak, 1559 sayılı kararın ‘Lübnan topraklarının tamamında tüm gayrimeşru silahlı örgütlerin tasfiye edilmesini talep ettiğini’ hatırlattı. Meclis seçimlerine ilişkin olarak ise ‘seçimlerin zamanında yapılacağını’ ve ‘tüm sürecin yüzde 100 anayasal ve yasal çerçevede ilerlediğini’ ifade etti.


ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
TT

ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, Pentagon'da Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel ile görüştükten sonra, ABD'nin Ortadoğu'daki savunma ilişkilerinin önemini vurguladı.

Genelkurmay Başkanlığı sözcüsü Joseph Holstead, Keane'in salı günü Lübnan ordu komutanı ve bir önceki gün Katarlı bir savunma yetkilisiyle yaptığı görüşmenin ardından "ABD'nin Ortadoğu'daki kalıcı savunma ilişkilerinin önemini yeniden teyit ettiğini" söyledi. Heykel'in Kasım 2025'te Washington'u ziyaret etmesi planlanmıştı, ancak o dönemdeki bir askeri kaynağa göre, ABD'li siyasi ve askeri yetkililer Lübnan'dan ayrılmadan saatler önce onunla yapacakları görüşmeleri iptal etmeleri nedeniyle ziyaret iptal edilmişti.

Ziyareti iptal edenler arasında önde gelen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da vardı. Graham o dönemde yaptığı açıklamada, Heykel'in "Hizbullah'ı silahsızlandırmak için neredeyse hiçbir çaba göstermemesini" eleştirmişti. Graham, dün X.com'da yaptığı paylaşımda, Heykel'e Lübnan ordusunun Hizbullah'ı "terör örgütü" olarak görüp görmediğini sorduktan sonra onunla yaptığı görüşmeyi aniden sonlandırdığını söyledi. Graham, Heykel'in "Hayır, Lübnan bağlamında değil" diye yanıt verdiğini ifade etti.

Lübnan ordusu ocak ayında, Hizbullah'ı silahsızlandırma planının ilk aşamasını tamamladığını ve bu aşamanın Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri ile İsrail sınırı arasındaki bölgeyi kapsadığını duyurdu. İsrail ile Hizbullah arasında yaklaşık bir yıl süren çatışmaların ardından Kasım 2025'in sonlarında varılan ateşkes anlaşmasına göre, İran destekli grubun Litani Nehri'nin kuzeyindeki güçlerini geri çekmesi ve boşaltılan bölgelerdeki askeri altyapısını ortadan kaldırması, İsrail güçlerinin ise Lübnan'dan çekilmesi gerekiyor.

Ancak Hizbullah silahlarını teslim etme çağrılarını reddederken, İsrail Hizbullah üyelerini ve tesislerini hedef aldığını söylediği düzenli Lübnan baskınlarına devam etti ve stratejik olarak gördüğü Lübnan toprakları içindeki ve sınırlarına yakın beş noktada güçlerini konuşlandırdı.

Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, Sayda’nın (Sidon) kuzeyinden geçen ve sınırdan yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Avali Nehri'ne kadar olan bölgeyi kapsıyor. Hükümetin, uygulamaya geçmeden önce şubat ayında bu ikinci aşamayı görüşmesi bekleniyor.


İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
TT

İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)

İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısına katılan ve Filistinliler tarafından intikam eylemi olarak nitelendirilen operasyonlarda İsrailli rehinelerin (canlı veya ölü) ele geçirilmesinde rol oynayan Gazze Şeridi'ndeki önde gelen aktivistleri takip etmeye devam ediyor. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bu durum, daha önce birkaç kez olduğu gibi, olaya karışanların ailelerine karşı da gerçekleşti.

İsrail ordusu çarşamba günü, Hamas ve İslami Cihad'ın silahlı kanatlarındaki önde gelen aktivistleri hedef aldığını ve saldırıya karışmakla suçladığını açıklayan bir dizi bildiri yayınladı.

Öte yandan, İsrail Savcılığı, Tel Aviv Bölge Mahkemesi'ne bazı savunma tanıklarını sorgulamaktan vazgeçtiğini ve böylece İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun üç yolsuzluk davasındaki yargılama süresinin kısaltıldığını bildirdi. Bu durum, savcılığın artık onu mahkum etmek için yeterli kanıta sahip olduğu anlamına mı geldiği, yoksa affın bir öncüsü mü olduğu konusunda soruları gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Savcılık, sorgulamayı on dört oturum yerine dört veya beş oturumda tamamlayacağını vurguladı; bu da davanın yıl sonundan önce bitebileceği anlamına geliyor.