Tarım- ÜFE Eylül ayında yüzde 1,59 arttı

Tarım- ÜFE Eylül ayında yüzde 1,59 arttı
TT

Tarım- ÜFE Eylül ayında yüzde 1,59 arttı

Tarım- ÜFE Eylül ayında yüzde 1,59 arttı

Tarım-ÜFE, 2019 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,59 arttı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2019 yılı Eylül ayı Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verisini açıkladı. Buna göre,Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım - ÜFE), 2019 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,59, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 9,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,27 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 22,53 artış gösterdi.
Bir önceki aya göre değişim; tarım ve avcılık ürünlerinde yüzde 1,66, balıkçılıkta yüzde 1,95 artış, ormancılık ürünlerinde yüzde 1,91 azalış, gerçekleşti.
Aylık en fazla artış çok yıllık bitkisel ürünler ana grubunda gerçekleşti
Ana gruplarda bir önceki aya göre değişim; çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 8,85 artış, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 0,04 ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 0,41 azalış gerçekleşti.
Alt tarım gruplarından sebzeler bir önceki aya göre yüzde 3,11 azaldı
Alt tarım gruplarından; tropikal ve subtropikal meyveler yüzde 4,92, yumuşak çekirdekli ve sert çekirdekli meyveler yüzde 3,16, çeltik yüzde 2,73 ve canlı kümes hayvanları ve yumurtalar yüzde 0,30 artış, canlı sığırlar, bunlardan elde edilen işlenmemiş süt yüzde 0,74 azalış gösterdi.
Eylül 2019'da endekste kapsanan 84 maddeden; 2 madde bu ay endekse girerken, 39 maddenin fiyatlarında artış, 37 maddenin fiyatlarında azalış, 6 maddenin fiyatlarında ise değişim olmadı.

 


Nasser Davos'ta konuştu: Yapay zekâ Aramco'ya 6 milyar dolar kazandırdı

 Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
TT

Nasser Davos'ta konuştu: Yapay zekâ Aramco'ya 6 milyar dolar kazandırdı

 Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)

Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser, şirketin mali ve operasyonel performansında yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesi sayesinde kayda değer dönüşümler yaşandığını açıkladı. Nasser, 2023 ve 2024 yıllarında yapay zekânın sağladığı değerin 6 milyar dolara ulaştığını; önceki yıllarda ise bu rakamın 300 milyon doları geçmediğini belirtti.

Nasser, 2026 Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantısında, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen panelde, yapay zekânın tek başına bu değerin yüzde 50’sinden sorumlu olduğunu söyledi. Şirketin 2025 yılı rakamlarını önümüzdeki ay açıklayacağını ve 3-5 milyar dolar arasında ek değer ve tasarruf sağlaması beklendiğini ifade etti.

Operasyonel etkiler hakkında bilgi veren Nasser, yapay zekânın keşif ve üretim sektöründe dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu aktardı. ‘Akıllı Yer Modeli’ sayesinde bazı kuyuların verimliliğinin yüzde 40 oranında arttığını ve yer altındaki üretim alanlarının tespit doğruluğunun yüzde 90’ı aştığını belirtti. Nasser, bu teknolojilerin maliyetleri ve emisyonları azalttığını, operasyonel güvenilirliği artırdığını vurguladı.

Nasser, küresel enerji sektörüne yönelik mesajında, “İş yalnızca çip veya grafik işlem birimlerini satın almakla ilgili değil; veri kalitesi ve yetenek geliştirmekle de ilgili” dedi. Nasser ayrıca, Aramco’nun şu anda yapay zekâ alanında eğitim almış 6 bin yeteneğe sahip olduğunu kaydetti.

Şirketin mevcut ölçekli projelerine de dikkat çeken Nasser, “Bugün 100 milyar dolarlık projelerimiz inşaat aşamasında” bilgisini verdi. Nasser, yapay zekânın bu büyük projelerde entegrasyonunun ek değer yaratacağını ifade etti.

Geleceğe dönük planlarını da paylaşan Nasser, hedefin ‘otonom operasyonlar’ olduğunu; büyük bulut sağlayıcılarıyla iş birliği yapılacağını ve güvenlik ile kontrol standartlarının titizlikle korunacağını belirtti. Nasser, yapay zekânın gerçek değerinin, çeviri veya hukuki destek gibi yardımcı işlevlerde değil, doğrudan operasyonlarda ortaya çıktığını vurguladı.


Trump'ın Grönland tehdidinin ardından altın ve gümüş rekor seviyelere yükseldi

Viyana'daki Avusturya metal ayrıştırma tesisi "Augusa"da altın ve gümüş külçeleri (Reuters)
Viyana'daki Avusturya metal ayrıştırma tesisi "Augusa"da altın ve gümüş külçeleri (Reuters)
TT

Trump'ın Grönland tehdidinin ardından altın ve gümüş rekor seviyelere yükseldi

Viyana'daki Avusturya metal ayrıştırma tesisi "Augusa"da altın ve gümüş külçeleri (Reuters)
Viyana'daki Avusturya metal ayrıştırma tesisi "Augusa"da altın ve gümüş külçeleri (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland sorunu nedeniyle Avrupa ülkelerine ek gümrük vergileri uygulama tehdidinde bulunmasının ardından artan gerilimler karşısında yatırımcıların güvenli liman varlıklarına yönelmesiyle altın ve gümüş fiyatları bugün rekor seviyelere yükseldi.

Altın fiyatları, spot işlemlerde yüzde 1,6 artarak TSİ 01:10 itibarıyla ons başına 4.670,01 dolara yükseldi ve tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Şubat teslimatlı ABD altın vadeli işlemleri yüzde 1,8 artarak 4.677 dolara yükseldi. Gümüş ise spot işlemlerde yüzde 4,4 artışla ons başına 93,85 dolara çıktı ve 94,08 dolarlık rekor seviyeye yaklaştı.

Trump cumartesi günü, ABD'nin Grönland'ı satın almasına izin verilene kadar Avrupalı ​​müttefiklerine bir dizi gümrük vergisi uygulayacağını belirtti ve bu da Danimarka'nın elinde bulunan geniş Arktik adasının geleceğiyle ilgili anlaşmazlığı artırdı.

Diğer değerli metallere gelince, platin spot işlemlerde yüzde 1,9 artışla ons başına 2.373,08 dolara, paladyum ise yüzde 0,5 artışla ons başına 1.809 dolara yükseldi.


İran protestolarının fitilini ateşleyen banka: Ekonomik çöküşün sembolü

İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
TT

İran protestolarının fitilini ateşleyen banka: Ekonomik çöküşün sembolü

İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)

İran riyalinin açık piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından patlak veren protestolarda can kaybı artarken, ülkedeki ekonomik krizin dinamikleri mercek altına alındı.

Wall Street Journal'ın analizinde, yaklaşık 5 milyar dolarlık batık krediyle iflas eden Ayandeh Bankası'nın İran'daki "ekonomik çöküşün hem sembolü hem de hızlandırıcısı olduğu" yazılıyor.

İranlı iş insanı Ali Ansari'nin 2013'te kurduğu Ayandeh Bankası, geçen yıl ekimde iflas etmişti.

150'si başkent Tahran'da olmak üzere ülke çapında 270 şubeye sahip bankanın kurucusu, eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'a yakın isimlerdendi.

Bankanın iflasından birkaç gün sonra Ansari, İran Devrim Muhafızları'na finansman sağladığı gerekçesiyle Birleşik Krallık tarafından yaptırım listesine alındı.

Ansari, finans kuruluşunun iflasının "bankanın kontrolü dışındaki kararlar ve politikalar" nedeniyle yaşandığını savundu.

Ayandeh Bank'ın malvarlığı İran Merkez Bankası'nın kararıyla devlete ait Melli Bank'a devredildi. Ancak analizde, bunun sorunu çözmek yerine halihazırda ABD ambargosu nedeniyle zorluk çeken İran ekonomisine iyice yük bindirdiği belirtiliyor.

Banka, 2018'de Iran Mall adlı alışveriş merkezine yaptığı yatırımla da dikkat çekmişti. Pentagon'un binasının iki katı büyüklüğündeki yapıda kütüphane, havuz, spor salonları, bahçeler ve IMAX sinema salonunun yanı sıra 16. yüzyıldan kalma bir Pers sarayından esinlenerek tasarlanan özel bölümler yer alıyordu.

Haberde, Ansari'nin bu proje sayesinde Ayandeh üzerinden kendi şirketlerini fonladığına dikkat çekiliyor. Banka iflas ettiğinde kaynaklarının yüzde 90'ından fazlasının Ansari'nin yönetimindeki projelere aktarıldığı ortaya çıkmıştı.

Analize göre Ayandeh, ABD'nin 2018'de yaptırımları tekrar devreye koymasıyla başlayan geniş çaplı finansal krizin merkezinde yer alıyor.

Bu dönemde finansman sıkıntısı çeken İranlı bankalar, yüksek faiz oranları uygulayan ancak teminat talep etmeden kredi veren acil likidite mekanizmaları aracılığıyla Merkez Bankası'ndan borç almaya bağımlı hale gelmişti. Merkez Bankası da enflasyon döngüsü uyarılarına rağmen kredileri finanse etmek için para basıyordu.

Tüm bu gelişmelerin, geçen ay ülkede patlak veren ekonomik krize giden süreci hazırladığı belirtiliyor.

Yaptırımlara ek olarak İsrail'in, Tahran'ın finansal destek sağladığı Hizbullah'a ağır darbe vurması ve Beşar Esad'ın Aralık 2024'te devrilmesi gibi gelişmelerle İran bölgede zayıflamaya başladı.

Geçen yıl haziranda İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmalar da Tahran'ın ekonomisini sarsmaya devam etti.

IMF'nin Ortadoğu ve Orta Asya Birimi'nin eski yardımcı direktörü Adnan Mazarei, İsrail'in saldırısının ardından "rejimin meşruiyetinin giderek azaldığını" savunarak, Ayandeh'in iflasının bu süreci hızlandırdığını söylüyor.

İsveç merkezli SEB bankasından Erik Meyersson da protestoların sonucu ne olursa olsun Tahran yönetiminin finansal sorunlarının yarattığı baskının süreceğini belirtiyor:

Harcama yaparak durumu çözebilselerdi daha önce yaparlardı ve böyle bir şiddete başvurmak zorunda kalmazlardı. Bu durum rejim için işleri gerçekten daha da zorlaştırıyor.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre en az 2 bin 571 kişi eylemlerde hayatını kaybetti. Bunlardan 2 bin 403'ü gösterici, 147'si güvenlik güçleri ve hükümet destekçileri, 9'u protestolara katılmayan sivil ve 12'si 18 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor.

Independent Türkçe, Wall Street Jorunal, Times of Israel