Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Mübarek: Ekim Savaşı, beka savaşıydı

Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek
Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek
TT

Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Mübarek: Ekim Savaşı, beka savaşıydı

Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek
Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek

Ahmed Abdulhakim
Ocak 2011'de istifa etmesinden bu yana basına nadiren açıklamalarda bulunan Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek verdiği bir röportajda Mısır ve Suriye'nin 6 Ekim 1973'te İsrail'e karşı başlattığı savaşla ilgili hatıralarını paylaştı. Mübarek, Ekim Savaşı’nı (Yom Kippur Savaşı) ‘beka savaşı’ olarak niteledi.
Ekim Savaşı’na dair anılar
Video paylaşım sitesi YouTube’da ‘Cumhurbaşkanı Mübarek, Ekim Savaşı’na dair anılarını anlatıyor’ başlıklı 25 dakikalık videoda 91 yaşındaki Mübarek, 14 Ekim Hava Kuvvetleri Günü münasebetiyle gençlere, Ekim kuşağının Haziran 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda alınan yenilginin etkilerini silmek, vatandaşların Mısır Silahlı Kuvvetleri’ne olan güvenini yeniden inşa etmek için yaptığı fedakârlıklardan bahseden bir mesaj gönderdi.
Dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’ın savaşla ilgili aldığı ‘cesur kararlara’ övgüde bulunan Mübarek, Ekim Savaşı’nı başlatma ve düşmana misilleme yapma kararının, 1967’deki yenilginin ardından bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Yenilgi öncesi
İsrail’in Arap ülkelerini askeri olarak şaşkına çevirdiği ve Mısır’ın Sina Yarımadası da dahil olmak üzere topraklarının büyük bir bölümünü işgal ettiği 5 Haziran 1967 gününün detaylarına değinen Mübarek, “Uçuş halindeyken birden kontrol merkezi beni aradı ve havaalanlarının ve iniş pistlerinin bombalandığını söyledi. İniş yapabileceğim bir havaalanı bulunmasını belirttiğim çok sayıda görüşme yaptım. Daha sonra Asuan ve Vadi Cedid’deki havaalanları aklıma geldi. Fakat en sonunda Luksor’daki havaalanına iniş yaptım. Ardından İsrail uçakları burayı da bombaladı” ifadelerini kullandı.
5 Haziran 1967’yi  ‘kara bir gün’ olarak niteleyen Mübarek, “Ordu büyük bir darbe aldı. Mühimmatlar vuruldu. İhtiyaç duyulan her şey kullanılamaz hale getirildi. İntikam almaktan başka çaremiz olmadığını düşündüğümüz için, Yıpratma Savaşı ve ardından 1973’de Ekim Savaşı’nı başlatma kararı alındı. İki veya üç ay boyunca üslerimizden hiç çıkmadık” diye konuştu.
Ekim 1973’teki savaşla ilgili olarak ise Mübarek,  “Cumhurbaşkanı Sedat ve ordu komutanları savaşa hazırdılar. Ancak harekete geçiş zamanını sadece üst düzey birkaç isim biliyordu. Kimsenin savaşın ne zaman başlayacağından haberi yoktu. Bu stratejik bir plandı ve düşman için büyük bir sürpriz oldu” dedi.
Önemli tarihler
Mübarek, savaş için önemli olduğunu söylediği bir takım tarihlerden de söz etti. Bunlardan biri de Cumhurbaşkanı Enver Sedat'ın kendisini tam olarak bilgilendirdiği ve hava kuvvetlerinin savaş için hazır olmasını istediği tarih olan Nisan 1973’tü.
6 Ağustos 1973’te de Suriye ordusundan bir heyetin, Mısırlı ordu komutanlarıyla bir araya geldiğini belirten Mübarek, “Savaş tarihini belirlemek için yapılan toplantı, (Kuzey Mısır'da yer alan) Mersa Matruh’ta gerçekleşti. Toplantıda herkes savaşın 6 Ekim’de başlaması konusunda ortak bir karara ulaştı” ifadelerini kullandı. Fakat Eylül ayı ortalarında, savaşa birkaç hafta kala Suriye'de bir takım sorunların baş gösterdiğine dikkati çeken Mübarek, “Suriye'de bazı huzursuzluklar vardı. Cumhurbaşkanı Sedat, Suriye ordusunun zamanında hazır olup olmayacağını anlamak için Suriye’ye gitmek zorunda kaldı. Bu ziyaretle Suriye ordusunun savaşa hazır olacağını teyit etti” diye konuştu.
Mübarek 6 Ekim gününü yaşananları şu şekilde anlattı;
“Çok önemli bir gündü, sabah saat 7:30 civarında uyandım ve ofise gittim. Saat 11:00 sularında Hava Kuvvetleri Genel Sekreteri'nden Enşas Havaalanı'na (başkent Kahire’nin doğusunda) gidip hazırlıkları denetlemesini istedim.”
Savaşın başlama tarihinin gizliliğinin önemine dikkati çeken Mübarek, “Genelkurmay Başkanı bana silahlı kuvvetlerin savaş kararında ne derece ciddi olunduğunu sorduğunda ona ‘Gidip hazırlıkları yerinde gözlemlemelisin. Eğer savaş hazırlığı yoksa Kahire’ye geri dönebilirsin’ diye cevap verdim” şeklinde konuştu.
Hava saldırıları
Sina'da düşmanın en ağır darbeyi aldığı hava saldırılarının Sina'da konuşlandırılmış olan devasa iletişim merkezlerinin vurulması olduğunu belirten Mübarek, “Mısır savaş uçakları, 50 dakika arayla her biri 1 ton patlayıcı taşıyan 2 füze attı” dedi.
Mısır savaş uçaklarının planlanan tüm bombardımanları göz ardı edilebilir küçük kayıplarla gerçekleştirmeyi başarıp geri döndüklerini söyleyen Mübarek, ardından Cumhurbaşkanı Sedat’ı arayarak, ‘Savaşı kazandık’ dediğini aktardı.
14 Ekim’i en büyük hava savaşlarından birinin gerçekleştiği gün olarak niteleyen Mübarek, o gün Mısır savaş uçakları ile İsrail savaş uçaklarının 50 dakika boyunca havada çatıştığını söyledi. Mısır’da Hava Kuvvetleri Günü olarak ilan edilen 14 Ekim günü Mısır savaş uçaklarının, 18 İsrail savaş uçağını vururken 4’ünü düşürmeyi başardığına dikkati çeken Mübarek, “O günden sonra İsrail savaş uçakları bize bir daha yaklaşmayı aklından dahi geçirmedi” dedi.
Es-Sugra Savaşı
Mübarek ayrıca, İsrail’in Mısır’a Süveyş Kanalı hattında meydan okuduğu es-Sugra Savaşı’na değinen Mübarek, dönemin Genelkurmay Başkanı Saad eş-Şazeli’nin geri çekilmeyi teklif ettiğini, ancak Cumhurbaşkanı Sedat’ın bunu reddederek, “Düşman Kahire veya Mersa Matruh’a gelse dahi savaşmaktan vazgeçmeyeceğim” dediğini aktardı.
2011'de istifa etmesinden bu yana basına nadiren açıklamalarda bulunan Mübarek, geçtiğimiz Mayıs ayında Kuveyt merkezli El-Enba gazetesine verdiği röportajda ABD’nin ‘Yüzyılın Anlaşması’ olarak bilinen barış planına değinirken 1991 yılında yapılan Kuveyt’in kurtuluş savaşına dair bazı anılarından bahsetmişti.
Mısır, İsrail’in Sina Yarımadası’ndan çekildiği 1979’da İsrail’le bir barış anlaşması imzalarken, Sina’nın bazı bölgelerinin askerden arındırılmasını da kabul etmişti.
Mısır’da 2011 yılında patlak veren protesto gösterilerinin ardından Mübarek 30 yıllık iktidarını bırakmak ve istifa etmek zorunda kalmıştı. O tarihten bu yana Mübarek, basına oldukça az açıklamada bulundu.
30 yıl boyunca iktidarda kalan eski Mısır Cumhurbaşkanı Mübarek, monarşinin devrildiği 1952'den bu yana en uzun süre görevde kalan cumhurbaşkanı oldu.
4 Mayıs 1928'de, Kahire'nin kuzeyindeki delta bölgesinde bulunan el-Minufiye ilindeki bir köyde doğan Mübarek, ortaöğrenimini tamamladıktan sonra askeri liseye gitti.  1948’de askeri bilimler alanındaki eğitimini tamamlayan Mübarek, 1950’de de havacılık fakültesinden mezun oldu.
1964 yılında Kahire'nin batısındaki bir hava üssünün komutanlığına atanan Mübarek, eski Sovyetler Birliği'nde bulunan Frunze Askeri Akademisi'nde yüksek lisans yaptı.
Haziran 1967'deki yenilginin ardından aynı yılın Kasım ayında, Mısır Silahlı Kuvvetler Komutanlığı’nda yapılan bir yenileme kampanyasının parçası olarak Havacılık Fakültesi’nin başına atandı. Ardından Mısır Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na atanan Mübarek, 1972'de Hava Kuvvetleri Komutanı görevinin yanı sıra Savunma Bakan Yardımcısı oldu.
1973’de Mübarek,  Sina Yarımadası'nı işgal eden İsrail güçlerini hedef alan Mısır saldırısı ve Süveyş Kanalı'nı geçerek Mısır kuvvetlerini desteklemeye ve Bar Lev hattını basmaya yardımcı olan yoğun hava saldırılarının başladığı Ekim Savaşı’nın planlayıcıları arasında yer aldı. Bu katılım, Mübarek'in milli bir kahramana dönüşmesini sağladı.
1974 yılında, generalliğe terfi eden Mübarek, 1975 yılında Enver Sedat tarafından yardımcısı olarak atandı. Mübarek, 1978’deki Camp David Sözleşmesi ve Mısır kamuoyunu ikiye bölen, 1979’da İsrail ile imzalanan barış antlaşmasının müzakerelerinde önemli roller üstlendi.
Cumhurbaşkanı Sedat’ın ölümüyle sonuçlanan 6 Ekim 1981'de bir askeri geçit töreninde yaşanan suikast sırasında Mübarek, Sedat’ın yanında oturuyordu. Ancak olaydan herhangi bir yara almadan kurtuldu. Hüsnü Mübarek, 14 Ekim 1981'de cumhurbaşkanı olarak yemin etti.



Suriye güçleri Halep'in iki mahallesinde ilerleme kaydediyor

Halep'teki Şeyh Maksud mahallesinden dün gerçekleştirilen tahliye operasyonlarından (AFP)
Halep'teki Şeyh Maksud mahallesinden dün gerçekleştirilen tahliye operasyonlarından (AFP)
TT

Suriye güçleri Halep'in iki mahallesinde ilerleme kaydediyor

Halep'teki Şeyh Maksud mahallesinden dün gerçekleştirilen tahliye operasyonlarından (AFP)
Halep'teki Şeyh Maksud mahallesinden dün gerçekleştirilen tahliye operasyonlarından (AFP)

Von der Leyen: Avrupa, Suriye'nin toparlanmasını desteklemek için elinden gelen her şeyi yapacak. Suriye hükümeti dün, ülkenin kuzeyindeki en büyük şehir olan Halep'te Kürt güçlerinin kontrolündeki iki mahallede güçlerinin ilerleme kaydettiğini vurguladı. Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinden yerinden edilmeler bildirilirken, Kürtlerin çoğunlukta olduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG), kuzeydoğu Suriye'ye doğru geri çekilmeyi reddetti.

Suriye resmi haber ajansı (SANA), askeri bir kaynağın, SDG'nin İran yapımı insansız hava araçlarıyla (İHA) Halep'teki sivil ve güvenlik tesislerini bombaladığını söylediğini belirtti. Bu haber, ordunun SDG'yi askeri amaçlarla kullandığını suçlayarak, bombalamaya başlamadan önce Şeyh Maksud sakinlerini tahliye etmeye çağırmasının ardından geldi.

SANA, ordunun Şeyh Maksud mahallesinde “hedef almayı” planladığı yerlerin haritalarını yayınladı. Suriye televizyonu, ordu operasyon komutanlığının Şeyh Maksud mahallesini “kapalı askeri bölge” ilan ettiğini belirtirken, İçişleri Bakanlığı sözcüsü ise Eşrefiye mahallesinin “dost haline geldiğini” ve “kalan eksenlerde ilerlemenin devam ettiğini” ifade etti.


Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
TT

Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)

Askerî kaynaklar, Pakistan’ın Sudan ile yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde bir silah anlaşmasını sonuçlandırmanın son aşamasına geldiğini açıkladı.  Sudan’daki kriz, askerî ve diplomatik cephelerde hızlanan gelişmelerle yeni bir aşamaya girerken, özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerinde savaşın yıkıcı biçimde sürmesi, uluslararası toplumun insani felaketin derinleştiğine yönelik uyarılarını artırdı. Çatışmaların bölgesel boyut kazanabileceğine dair endişeler de giderek güçleniyor.

Anlaşmanın, Sudan ordusuna hafif saldırı uçakları, keşif ve taarruz amaçlı insansız hava araçları ile gelişmiş hava savunma sistemlerinin tedarikini kapsadığı belirtildi. Eski bir üst düzey hava kuvvetleri yetkilisi ile Reuters’a konuşan kaynaklara göre pakette yaklaşık 10 adet “Karakoram-8” tipi uçak, 200’den fazla insansız hava aracı ve “Super Mushshak” eğitim uçakları yer alıyor. Çin ile ortak geliştirilen “JF-17” savaş uçaklarının da anlaşmaya dahil edilmesi ihtimali bulunuyor; ancak teslimat takvimi ve kesin sayılar konusunda bilgi verilmedi.

vfedv
Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)

Pakistan Hava Kuvvetleri’nde daha önce üst düzey görevlerde bulunan emekli Mareşal Amir Masood, söz konusu anlaşmanın “fiilen tamamlandığını” belirterek, bu satışın, Sudan ordusunun, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin insansız hava araçlarını yoğun biçimde kullanmaya başlamasıyla kaybettiği hava üstünlüğünü yeniden kazanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Buna karşın, Pakistan ve Sudan hükümetlerinden şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

Pakistan’ın savunma sanayii hamlesi

Pakistan’ın savunma alanındaki hedefleri, son yıllarda büyüme kaydeden askerî sanayisini güçlendirmeye odaklanıyor. Yetkililere göre bu sektör, özellikle geçen yıl Hindistan’la yaşanan gerilimde Pakistan uçaklarının kullanılması sonrasında artan ilgi ve yatırımlarla daha da öne çıktı. İslamabad, geçen ay Doğu Libya’daki Libya Ulusal Ordusu ile değeri 4 milyar doları aşan büyük bir silah satış anlaşması imzaladı. Anlaşma, “JF-17” savaş uçakları ile eğitim uçaklarını kapsıyor.

Pakistan ayrıca, Dakka ile ilişkilerin iyileşmesiyle birlikte Bangladeş ile de “Super Mushshak” eğitim uçakları ve “JF-17” savaş uçaklarını içerebilecek bir savunma anlaşması konusunda görüşmeler yürütüyor. Hükümet, büyüyen savunma sanayiinin uzun vadeli ekonomik istikrar için önemli bir itici güç olabileceğini değerlendiriyor.

Sahada çatışmalar sürüyor

Sahada ise Sudan ordusu, Darfur ve Kordofan eyaletlerinde, ayrıca Güney Libya’dan gelen ikmal hatlarını hedef alan yoğun hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıkladı. Ordu Sözcülüğü’nden yapılan açıklamada, operasyonlarda “Hızlı Destek Kuvvetleri”ne ait 240’tan fazla savaş aracının imha edildiği, yüzlerce unsurun öldürüldüğü, ayrıca Nyala Havalimanı’ndaki insansız hava araçları, askerî depolar ve operasyon merkezlerinin hedef alındığı bildirildi. Nyala, Güney Darfur’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor.

Buna karşılık Hızlı Destek Kuvvetleri, Nyala üzerinde uçan bir insansız hava aracını düşürdüklerini duyurdu. Grup, Sudan ordusunu sivilleri ve altyapıyı, özellikle de sağlık tesislerini hedef alan hava saldırıları düzenlemekle suçladı ve hava savunma unsurlarının olası yeni saldırılara karşı hazır olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin daha önce Sudan-Libya-Mısır sınırındaki üçgen bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, Kahire’nin olası güvenlik sonuçlarına dair artan kaygılarıyla birlikte yaşanıyor. Sudan’da iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden savaş, dünyadaki en ağır insani krizlerden birine yol açarken, ülkenin stratejik konumu, Kızıldeniz kıyıları ve önemli altın üretimi nedeniyle dış aktörlerin de çatışmaya dahil olmasına neden oluyor.

İngiltere-Almanya girişimi

Siyasi cephede ise İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İngiltere’nin Almanya ile birlikte Nisan ayında Berlin’de Sudan konulu bir uluslararası konferans düzenleyeceğini açıkladı. Konferansın, savaşın üçüncü yıl dönümüne denk geleceğini belirten Cooper, ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başkanlığını, Sudan dosyasının uluslararası gündemdeki önceliğini korumak için kullanacağını ifade etti.

sdfvgt
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper (AP)

Cooper, Şarku’l Avsat’ta yayımlanan makalesinde, Londra’nın Sudan’da işlenen ihlalleri gündemde tutmayı ve 2026’da barışa yönelik yeni bir ivme oluşturmak için uluslararası desteği seferber etmeyi sürdüreceğini kaydetti. ABD’nin, ABD-Suudi Arabistan-Mısır-BAE’den oluşan dörtlü mekanizma aracılığıyla ateşkes sağlanmasına yönelik girişimlerine de değinen Cooper, Washington’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Donald Trump’ın üst düzey danışmanlarıyla görüşmeler yaptığını aktardı. Cooper, Sudan’daki savaşın artık yerel bir kriz olmaktan çıktığını, bölgesel ve küresel bir nitelik kazandığını ve uluslararası toplumun etkili ittifaklar kurma kapasitesi açısından ciddi bir sınav teşkil ettiğini vurguladı.


Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
TT

Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı SANA’nın bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre bugün (Cuma) Halep’in kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı 100 unsurun saf değiştirdiğini, iç güvenlik güçlerinin söz konusu kişileri koruma altına aldı.

Olay, İçişleri Bakanlığı’nın, SDG’ye bağlı silahlı grupların çekilmesinin ardından devlete devredilen mahallelerde güvenliğin yeniden sağlanması planı çerçevesinde Eşrefiye Mahallesi’nde iç güvenlik güçlerinin görevlendirildiğini duyurmasından saatler sonra gerçekleşti.

SANA’nın bir askeri kaynağa dayandırdığı habere göre SDG, Cuma günü İran yapımı insansız hava araçlarıyla Halep’in kuzeyindeki sivil ve güvenlik noktalarını hedef alarak saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı.

Ajans, kaynaklarına dayanarak, PKK mensuplarının hükümet güçlerine karşı çatışmalara katılmayı reddeden dört Kürt’ü öldürdüğünü aktardı. Aynı kaynak, PKK’nın SDG unsurlarının da yardımıyla Halep’teki Şeyh Maksud Mahallesi’nden ayrılan sivillere ait evleri ateşe verdiğini ileri sürdü.

dfvg
Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi’nden sivillerin insani bir koridor üzerinden tahliyesi (SANA)

Suriye basınında yer alan haberlerde, Şeyh Maksud Mahallesi’nde SDG’ye ait büyük bir mühimmat deposunun imha edildiği bildirildi. Suriye Savunma Bakanlığı ise SDG’nin Halep’te bir hastanenin hedef alındığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, vurulan hedefin bir mühimmat deposu olduğunu açıkladı.

Günün erken saatlerinde Suriye ordusu, ateşkes ilanından kısa süre sonra, Halep’teki Kürt mahallesinde bazı bölgelerin bombardıman öncesinde boşaltılması çağrısında bulunarak, SDG’yi bu alanları askerî amaçlarla kullanmakla suçladı. SANA, ordunun hedef alınması planlanan noktaları gösteren haritalar yayımladığını, sivillerden bu bölgeleri “derhal terk etmelerini” istediğini ve SDG’nin buraları “Halep kentinin mahallelerini ve sakinlerini hedef almak için askerî mevzi olarak kullandığını” ileri sürdüğünü aktardı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığı habere göre askeri bir kaynak yaptığı açıklamada, orduya ait insansız hava araçlarının, SDG’nin Şeyh Maksud Mahallesi’nde yolları kapattığını, halkı korkutarak mahalleden çıkmalarını engellediğini ve sivilleri, ordu ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılar sırasında “canlı kalkan” olarak kullanmayı amaçladığını belirtti.

Suriye televizyonu, ordunun harekât birimine dayandırdığı haberinde, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “kapalı askerî bölge” ilan edildiğini ve saat 18.30’dan itibaren “ikinci bir duyuruya kadar” tam sokağa çıkma yasağı uygulandığını bildirdi. Harekât birimi, mahalledeki sivillere pencerelerden uzak durmaları, alt katlara inmeleri ve SDG mevzilerine yaklaşmamaları yönünde uyarıda bulundu.

Öte yandan SDG, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “Suriye hükümetine bağlı gruplar tarafından yoğun ve şiddetli bombardımana maruz kaldığını”, hükümet güçlerinin tanklarla ilerlemeye çalıştığını ve buna karşı “şiddetli ve sürekli bir direniş” gösterdiklerini savundu.

Ordu daha önce, sivillerin Şeyh Maksud’dan çıkışı için yerel saatle 16.00–18.00 (13.00–15.00 GMT) arasında bir geçiş noktası açıldığını, SDG savaşçıları ise “silah bırakma” çağrısı yapıldığını duyurmuştu. AFP muhabiri, Şeyh Maksud yakınlarında bazı sivillerin mahalleden ayrıldığını gözlemledi.

SDG güçleri, günün erken saatlerinde, Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini açıklamıştı. Yetkililer, ateşkes kapsamında bu bölgelerin saatler içinde tahliye edileceğini duyurmuştu.

Suriye Savunma Bakanlığı, Cuma günü şafak vakti yaptığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini, silahlı grupların bu saatten itibaren en geç 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri gerektiğini bildirdi. Açıklamada, militanların yalnızca hafif bireysel silahlarını taşıyabilecekleri, Suriye ordusunun ise “güvenli şekilde refakat ve kuzeydoğu bölgelerine ulaşana kadar tam güvenlik sağlama” taahhüdünde bulunduğu belirtildi.

Salı günü, Halep’teki Kürt ağırlıklı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde hükümet güçleri ile Kürt güçler arasında çıkan şiddetli çatışmalarda 21 kişi hayatını kaybetmiş, taraflar olayların sorumluluğu konusunda birbirini suçlamıştı. Gelişmeler, Mart ayında imzalanan ve Kürt özerk yönetimine bağlı kurumların Suriye devleti çatısı altında birleştirilmesini öngören anlaşmaya rağmen, Şam ile SDG arasındaki müzakerelerin tıkanması ortamında yaşanıyor.