Libya: Hafter güçleri, Trablus’taki UMH saldırısını geri püskürttü

Trablus’a bağlı Tacura ilçesindeki mülteciler gözaltı merkezi çevresindeki kaçak göçmenler (Reuters)
Trablus’a bağlı Tacura ilçesindeki mülteciler gözaltı merkezi çevresindeki kaçak göçmenler (Reuters)
TT

Libya: Hafter güçleri, Trablus’taki UMH saldırısını geri püskürttü

Trablus’a bağlı Tacura ilçesindeki mülteciler gözaltı merkezi çevresindeki kaçak göçmenler (Reuters)
Trablus’a bağlı Tacura ilçesindeki mülteciler gözaltı merkezi çevresindeki kaçak göçmenler (Reuters)

General Halife Hafter’in önderlik ettiği Libya Ulusal Ordusu (LUO), Trablus’un güneyindeki Selahaddin bölgesindeki cephede Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) güçlerinin saldırılarını geri püskürttüklerini açıkladı. LUO, UMH Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac’a bağlı milisleri de başkent Trablus’taki savaşa dahil olmak için mahkum kaçakçılığı yapmakla suçladı. Aynı şekilde Birleşmiş Milletler Libya Misyonu (UNSMIL), başkentteki bir gözaltı merkezinde yüzlerce göçmenin serbest bırakıldığını belirtti.
Trablus sakinleri, şehrin güneyindeki Ebu Selim kampı çevresi başta olmak üzere bazı alanlarda, güvenlik gerginliği ve şehir merkezinden gelen ağır topçu sesleri ortasında sırtlarında çanta taşıyarak sokaklara akın eden göçmenler dolayısıyla şaşkınlık yaşadı.
Bir LUO yetkilisi, göçmenler hususunda yaşanan bu gelişmenin, UMH’nin “Trablus ateşkesini kabul ettirmek için orduya baskı yapacağını umut ederek” ilgili uluslararası kuruluşları endişelendirme girişimi olduğunu belirtti.
İsminin verilmesini istemeyen yetkili, bazı göçmenlerin “başkentte orduya karşı verilmiş son savaştaki kayıpları telafi etmek amacıyla hükümete sadık milislere katılma” yolunda olduklarını ifade etti.
Serrac hükümeti ve UNSMIL, bu gelişmeler karşısından herhangi bir yorumda bulunmadı. Ancak Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), en az 200 göçmenin komiserlik tarafından kurulan bir yeniden yerleştirme merkezine girdiğini açıkladı. Bir başka BM kuruluşu olan Uluslararası Göç Örgütü (IOM) de geçen salı günü 600 göçmenin Ebu Selim merkezinden serbest bırakıldığını açıkladı.
Trablus’taki silahlı çatışmaların devam etmesi dolayısıyla göçmenlerin güvenliğinin büyük endişe kaynağı olduğunu söyleyen IOM, “Göçmenler düzenli bir şekilde serbest bırakılmalı ve güvenlikleri korunmalıdır” dedi. IOM, 30 Ekim’de yayınladıkları bir bildiride, Ebu Selim merkezinden serbest bırakılanlar için gıda ve konaklama hizmetleri de dahil, ihtiyaç duyulan acil yardımları sağlamak için UNHCR ve Dünya Gıda Programı (WFP) ile birlikte çalıştıklarını belirtti.
Trablus sakinlerinin, sokaklara dökülen göçmenlerin görüntülerinin yayınlamaya başlamasından yaklaşık 2 saat sonra sokaklarda dolaşan bazı göçmenler, başlarını yağan yağmurdan korumak üzere merkezin yakınlarına sığındı.
Neden serbest bırakıldıkları ve nereye gidecekleri henüz bilinmeyen göçmenler, Trablus’taki çatışmalar ortasında sıkışıp kaldı. Trablus hükümeti tarafından yönetilen gözaltı merkezlerinde binlerce göçmen bulunuyor. Ancak göçmenler, yardım çalışanları ve insan hakları savunucuları, bu merkezlerin silahlı gruplar tarafından kontrol edildiğini savunurken, merkezlerde yaygın ihlallerin gerçekleştirildiğini belirtiyor.
Son günlerde artan uluslararası baskılar nedeniyle birkaç gözaltı merkezi kapatıldı. Avrupa Birliği (AB) destekli Libya Sahil Güvenliği tarafından denizde yakalanan göçmenler, gözaltı merkezlerine transfer edilmek yerine serbest bırakılıyor.
Toplama ve Sınır Dışı Etme Merkezi olarak bilinen UNHCR’ye bağlı merkez, geçen yıl açılmasından bu yana çeşitli sıkıntılara maruz kaldı. Reuters’ın 30 Ekim’de UNHCR yetkilisi Vincent Cochetel’dan aktardığına göre, Toplama ve Sınır Dışı Etme Merkezi’nde 880’den fazla göçmen bulunuyor. Söz konusu göçmenler, Trablus’taki bir başka merkezden kaçarak yasadışı şekilde Sınır Dışı Etme Merkezi’ne ulaştı. Temmuz ayında 50 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir hava saldırısında da çoğu göçmen yaralandı.
Öte yandan LUO’ya bağlı el-Kerame Operasyon Odası Medya Merkezi, geçen salı günü Şeyh Hakim isimli birinin yardımıyla el-Cedide Cezaevi’nden çok sayıda mahkumun serbest bırakıldığını açıkladı. Merkez, araç ve silah sağlanarak günlük 50 dinar karşılığında 30 mahkumun milislerin yanında savaşmak için serbest bırakılması yönünde düzenlemeler yapıldığını aktardı. Bu mahkumların, Serrac hükümetine bağlı “caydırıcı güçlerin” denetimi altında serbest bırakıldığına dikkat çekildi.
Ordu ayrıca, Selahaddin ekseninde milislerin bir saldırısını geri püskürttüklerini duyurdu. Şiddetli çatışmaların milislerin geri çekilmesine yol açtığını söyleyen LUO, Abdulgani el-Kikli önderliğindeki milisler arasından 2 unsurun da öldüğünü belirtti.



Selam: Washington, Fransa'nın ‘mekanizma müzakerelerinden’ çıkarılmasını talep etmedi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam (Arşiv – Reuters)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam (Arşiv – Reuters)
TT

Selam: Washington, Fransa'nın ‘mekanizma müzakerelerinden’ çıkarılmasını talep etmedi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam (Arşiv – Reuters)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam (Arşiv – Reuters)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam bugün yaptığı açıklamada, Lübnan’ın ABD ile karşı karşıya gelme durumu olmadığını belirtti ve Washington’ın ‘Ateşkesi Denetleme Komitesi (Mekanizma) müzakerelerinden Fransa’yı çıkarma talebinde bulunmadığını’ vurguladı.

En-Nehar gazetesine konuşan Selam, Paris ve Beyrut’un Lübnan ordusunu destekleme konferansının 5 Mart’ta Paris’te gerçekleştirileceği konusunda anlaşmaya vardığını söyledi. Selam, bu çerçevede Katarlı Bakan Muhammed el-Huleyfi’nin yarın Beyrut’a geleceğini ve hazırlık toplantısının şubat ayında Körfez ülkelerinden birinde, muhtemelen Katar’da düzenleneceğini bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump ile Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron arasındaki anlaşmazlığın Lübnan’daki Fransız rolünü aksatıp aksatmayacağı sorusuna ise Selam, “Mekanizma sorunu, çok daha önemli olan diğer sorunların yanında küçük bir mesele. Açıkçası Lübnan dünyanın merkezi değil” yanıtını verdi.

Selam, önceki gün Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile yaptığı görüşmenin ardından, Macron’un ‘Ateşkesi Denetleme Komitesi’nin rolüne bağlı kalma taahhüdünü’ yinelediğini aktararak, Lübnan’ın ‘Fransa’nın kurucu rolü devam ettiği sürece mekanizmada varlığının sürmesini istediğini ve güneydeki Fransız varlığına bağlı kaldıklarını’ vurguladı.

Selam ayrıca, “Mekanizma halen aktif ve işlevi bitmiş değil. Ateşkes anlaşmasıyla kuruldu ve gerektiğinde Lübnan sivil varlığını güçlendirmek için hazır” dedi.

Lübnan’da çıkan bazı sızıntılar, ABD’nin mekanizma toplantılarına Fransız katılımını istemediğine işaret etse de Selam, ABD’nin ‘Lübnan'ın bir ortağı olduğunu ve Ateşkesi Denetleme Komitesi’nde kilit bir ortak olduğu için onunla bir çatışma içinde olmadığını’ kaydetti.


Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Ateşkes dönemini 18 Aralık anlaşmasında pratik ilerleme sağlamak için kullanıyoruz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanlığı heyetinin dün yaptığı görüşmeden (SDG’nin sosyal medya hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, bir süredir ateşkes sağlanması yönünde çabalar yürütüldüğünü belirterek, mevcut ateşkesin ‘ABD ordusunun talebi üzerine’ hayata geçirildiğini açıkladı.

Abdi, “Önümüzdeki kısa süre içinde anlaşmayı uygulamaya hazırız… Birçok konuda mutabakat sağlandı” ifadelerini kullandı. Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna konuşan Abdi, “Ateşkes süresini değerlendirecek ve bu dönemde 18 Aralık anlaşmasında somut ilerleme kaydetmeye çalışacağız” dedi.

Anlaşmaya göre hükümet güçlerinin Kürt bölgelerine girmeyeceğini belirten Abdi, buna karşın SDG’ye bağlı kurumların devlet kurumlarıyla entegre edileceğini söyledi.

Abdi, Şam’dan kente girilmemesi yönünde talepte bulunulduğunu ve bu talebin kabul edildiğini ifade ederek, tarafların buna bağlı kalmasını umduklarını dile getirdi. Abdi, Kobani ve Kamışlı’ya ilişkin herhangi bir çözümün, Serekaniye (Resulayn) ve Afrin’i de kapsaması gerektiğini ifade etti.

Jdkdk
Mesud Barzani ve Mazlum Abdi, Erbil'de ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ile görüştü. (Kürdistan Demokrat Partisi – KDP)

Abdi, “Ateşkes süresini, varılan anlaşmayı hayata geçirmek için değerlendirmeye çalışıyoruz” dedi. Sürecin müzakereler çerçevesinde ilerlediğini belirten Abdi, taraflar arasında bazı maddelerde uzlaşı sağlandığını, ancak kendilerine yöneltilen bazı taleplerin de bulunduğunu ifade etti.

Mevcut sürenin, entegrasyon yönünde somut adımlarla tamamlanacağını kaydeden Abdi, SDG’nin 18 Aralık’ta Şam ile varılan anlaşmayı kısa süre içinde uygulamaya hazır olduğunu vurguladı. Abdi ayrıca, Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği görevleri için bazı isimlerin önerildiğini, ancak şu ana kadar üzerinde mutabakata varılmış bir listenin oluşmadığını söyledi.

Abdi, görüşmelerin uluslararası himaye altında yürütüldüğünü; ABD’nin siyasi ve askeri kurumları ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da sürece dahil olduğunu belirtti. Bununla birlikte, yaşananların nihai bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Abdi, uluslararası toplumun gerilimi düşürmeye yönelik çabalarının, Şam’ın taahhütlerine bağlı kalmasına ve öne sürülen talepleri uygulamasına bağlı olduğunu vurguladı. Abdi, ‘kabul edilemez’ koşullar dayatılmadığı sürece bu girişimlerin başarıya ulaşacağını dile getirdi.

Mxmxm
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (North Press Agency – NPA)

Bu çerçevede Abdi, Şam ile ‘açık bir iletişim hattının’ bulunduğunu belirterek, yapılan anlaşma uyarınca ordunun Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu bölgelere girmemesi gerektiğini vurguladı.

Abdi, Suriye hükümetiyle bir anlaşma ve çözüme ulaşılana kadar ‘direnişin’ süreceğini ifade ederken, Kobani’nin tıpkı 2014 yılında olduğu gibi bu direnişe öncülük edeceğini söyledi.

Jxjxj
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları, Kürtlerin kontrolündeki Ayn el-Arab (Kobani) şehrine geldi. (AFP)

SDG bugün yaptığı açıklamada, Suriye hükümetine bağlı grupların sabahın erken saatlerinden itibaren saldırılar başlatmasının ardından Kobani’nin güneydoğusunda şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla hedef almakla suçladı.


SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
TT

SDG: Kobani'nin güneydoğusunda Suriye hükümet güçleriyle şiddetli çatışmalar yaşandı

Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)
Haseke'deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milisleri (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanlığı bugün yaptığı açıklamada, Kobani/Ayn el-Arab kenti üzerinde yeniden saldırı, kuşatma ve sürekli baskılar yaşandığını duyurdu. Açıklamada, bunun ‘kentin halkının iradesini zayıflatma ve istikrarı bozma amaçlı açık girişimler’ olarak nitelendirildiği belirtildi. SDG, kuzey ve doğu Suriye’de istikrarın bozulmasının bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu ve terör örgütlerine saflarını yeniden organize etme ve faaliyetlerini canlandırma fırsatı verdiğini vurguladı.

SDG, sabah saatlerinden itibaren Suriye hükümetine bağlı güçlerin Kobani’nin güneydoğusunda SDG unsurlarına saldırmasıyla şiddetli çatışmaların yaşandığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, çatışmaların özellikle el-Celbiye kasabasında devam ettiği; saldırgan grupların tank ve zırhlı araçlardan oluşan ek takviyeler getirdiği ve bölge üzerinde yoğun Türk insansız hava aracı (İHA) uçuşlarının gerçekleştiği ifade edildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise dün SDG’yi ateşkesi ihlal etmek ve Kobani çevresindeki ordu mevzilerini 25’ten fazla İHA’yla bombalamakla suçladı.

Suriye ordusu, dört gün süren önceki ateşkesin sona ermesinin ardından, Kürt güçleriyle ateşkesi 15 gün daha uzattığını önceki gün duyurmuştu.

SDG, hükümete bağlı grupların saldırılarının ‘ateşkesin net bir ihlali’ olduğunu belirterek, bunun Şam’ın taahhütlerine uymadığını ve bölgedeki istikrarsızlık politikasının devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. SDG, ateşkesi garanti eden taraflardan ‘bu saldırıları durdurmak ve Şam’ın sürdürdüğü tırmanışı sonlandırmak için derhal harekete geçmelerini’ talep etti.

SDG, bugün Kobani’nin DEAŞ’tan kurtuluşunun 11. yıldönümü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında, “Bugünkü Kobani saldırısı, DEAŞ’a karşı kazanılan zaferin simgesine doğrudan bir saldırıdır; projeyi bozan bir şehre yönelik intikam girişimidir ve istikrarı zayıflatma, kaosu körükleme ve terörün geri dönmesine alan açma girişimlerinden ayrı değerlendirilemez” ifadelerini kullandı.

SDG, uluslararası topluma yönelik açık bir mesaj vererek, “DEAŞ’a karşı elde edilen kazanımları korumak ve bu savaşta ağır bedeller ödeyen bölgelerin güvenliğini ve istikrarını sağlamak siyasi bir tercih değil, ortak bir etik ve hukuki sorumluluktur” dedi.

Açıklamada ayrıca, “Kobani’ye yönelik sessizlik, terörün yenilgiye uğratılması için verilen fedakârlıklarla çelişiyor ve uluslararası çabaları zayıflatıyor” denilerek, Kobani’nin “direniş ve kararlılığın kalıcı simgesi olmaya devam edeceği; 11 yıl önce kazanılan zaferin sadece anı değil, özgürlüğü savunma, şehitlerin kazanımlarını koruma ve Suriye halkları için güvenli, demokratik bir gelecek inşa etme yönünde yenilenmiş bir taahhüt” olduğu vurgulandı.