​Suudi Arabistan Şura Meclisi’nin 40 ilginç gündemi

Suudi Arabistan Şura Meclisinde ele alınan bazı konu ve yorumlar, tartışmalara yol açmıştı (SPA)
Suudi Arabistan Şura Meclisinde ele alınan bazı konu ve yorumlar, tartışmalara yol açmıştı (SPA)
TT

​Suudi Arabistan Şura Meclisi’nin 40 ilginç gündemi

Suudi Arabistan Şura Meclisinde ele alınan bazı konu ve yorumlar, tartışmalara yol açmıştı (SPA)
Suudi Arabistan Şura Meclisinde ele alınan bazı konu ve yorumlar, tartışmalara yol açmıştı (SPA)

Suad el-Ya’la
Suudi Arabistan Şura Meclisi 31 Ekim’de yeni bir yasama yılına başladı.
Şarku’l Avsat, Independent Arabia’dan aktardığı haberde, Şura Meclisi üyelerinin farklı yıllarda gerek mecliste gerek sosyal medyada ele aldıkları tartışmalı konuları özetledi. Bu konular, Suudi kamuoyunda da derin yankılar uyandırmıştı.
1-‘Hubara kuşu yumurtaları çatlamıyor’
Suudi Arabistanlıların ilk buluşması olan Şura Meclisi’nin ilk toplantısında, Yaban Hayatı Kurumu’nun raporu çerçevesinde, Hubara kuşları yumurtalarından kaçının çatladığı, kaçının ise çatlamadığı konuşuldu. Söz konusu çalışma, sosyal paylaşım sitesi Twitter, ülkede ilk yayıldığında bu platformda paylaşılan ilk oturumdu.
2-‘Emeklilerin şımarıklığı yeter’
Şura Meclisi üyesi Halil Kürdi, emeklilerin artık şımarıklığa son vermeleri ve özel sektörde çalışmaya yönelmeleri çağrısında bulundu.
3-“Çalışmayana ekmek yok”
Kürdi, söz konusu çağrısı ve emeklilik yaşının yükseltilmesi önerisinin ardından, bir televizyon programında kendisine maaşı sorulduğunda “Çalışmayana ekmek yok” cevabını verdi.
4-‘Yeni caddelere Şura Meclisi üyelerinin isimlerinin verilsin’
Meclis üyelerinden Assaf Ebu İsneyn, bakanlar ya da Şura Konseyi üyeleri gibi yüksek rütbeli devlet yetkilileri isimlerinin ülkedeki caddelere verilmesi fikrini ortaya attı. Meclis oylamasında onaylanan bu öneri, tartışmalara yol açtı ve vatandaşlar arasında dalga konusu oldu.
5-‘Benzin fiyatları arttırılsın’ Tasarruf için arkadaşlar birlikte seyahat etsin
Şura üyelerinden Fahd bin Cuma, araba sayısının azaltılması için benzin fiyatlarının arttırılması çağrısında bulundu.
Cuma, vatandaşların gidecekleri yere arkadaşlarıyla gitmelerini talep etti.
6-‘Suudlu kadınlar, bakkal ve lastik tamircilerinde çalışsın’
Fahd bin Cuma, meclisteki diğer oturumda ise Suudi kadınların çalışmalarıyla ilgili iki öneri sunarak Suudileri galeyana getirdi. Suudi kadınların eğitim, sağlık ya da onlara özel banka şubeleri gibi sınırlı alanlarda çalıştığı bir zamanda Cuma, kadınların bakkal ve lastik dükkanlarında çalışmaları çağrısında bulundu.
7-İsrafı önlemek için gıda yardımı kaldırılsın
Şura meclisi üyelerine ait açıklamaların en dikkat çekenlerinden biri de, Sami Zeydan’ın israfı önlemek için gıda malzemeleri ve un yardımının kaldırması önerisiydi.
8-‘Ekmek fiyatı iki riyale yükseltilsin’
Zeydan, aynı zamanda ekmek fiyatlarının iki riyale çıkarılmasının vatandaşları etkilemeyeceğini öne sürmüştü.
9-‘Devletin vatandaşlara konut sağlama zorunluluğu yok’
Vatandaşları öfkelendiren kışkırtıcı ifadelerden biri de Suud eş-Şemri’nin “Devlet, her vatandaşa konut sağlamakla yükümlü değildir. Zira konut hakkı, anayasal bir hak değildir” açıklamaları olmuştu.
10-‘Babama da ‘babalık’ izni verilsin’
Şura üyesi Hayat Sindi, “Anneme dokuz aylık bir izin verildiği gibi babama da maaşlı ‘babalık’ izni verilmesi için bir öneri hazırlayarak çalışma bakanına yolladım” demişti.
11-Kadınların da bisiklet kullanabilsin
Sultan es-Sultan, kadınlara araç kullanma izni verilmeden önce, istedikleri yere gidip ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için bisiklet sürmeleri önerisinde bulunmuştu.
12-“Gençler, DEAŞ’a katılmaya hazır”
Şura Meclisi üyesi Halil Abdullah el-Halil, kullandığı “Suudi Arabistan gençliğinin yüzde 60’ı DEAŞ’a katılmaya hazır” ifadesinin ardından sosyal medyadaki kullanıcıları kışkırtmış ve yasal olarak hesaba tutulmasını talepleriyle karşı karşıya kalmıştı.
13-‘Suudi Arabistanlılar berber ve temizlikçi olarak çalışsın’
Sami Zeydan’ın asgari işlerin yerelleştirilmesi için yüksek işlerin bırakılmasını, bu bağlamda Suudi vatandaşlarının berber ve temizlikçi olarak çalışmaları önerisi tartışmalara yol açmıştı. Zeydan, aynı dönemde elektrik ve su yardımlarının kaldırılmasını da talep etmişti.
14-‘Genç kızlar, su tesisatı ve elektrik tamirciliğine yönelsin’
Meclisin iki ayrı üyesi Hani Kaşıkçı ve Abdullah es-Saati, üniversitelere kız öğrenci alımının azaltılması, böylece mekanik, elektrik, su tesisatı ve demircilik gibi teknik alanlara yönelmeleri çağrısında bulunmuştu.
15-“Suudi Arabistan çocuklarına vatandaşlık verilmesi, çölleşme ve kuraklığa neden olacak”
Muhammed el-Ali, Şura Meclisinde yaptığı bir açıklamada, Suudi Arabistanlı kadınlarla evlenen yabancı uyrukluların çocuklarına vatandaşlık verilmesinin ülkenin doğal kaynaklarını kurutacağını belirterek “Çöl ülkesinde yaşıyoruz ve su kaynaklarımız sınırlı. Suudi bir kadınla evliliğin tek amacı, çocukların Suudi Arabistan vatandaşlığını elde etmesi olacak ve bu vatandaşlığın verilmesi, çölleşme ve kuraklığa neden olacak” ifadelerini kullanmıştı.
16-‘Cami tasarımları gözden geçirilsin’
Şura Meclisinin üyelerinden biri olan Prens Dr. Halid Âl-i Suud, devlete maddi bakımdan çok fazla külfet olduğu gerekçesiyle elektrik tüketimini azaltmak için camilerin tasarımlarının gözden geçirilmesini önermişti. Cemaatinin yalnızca iki safla kısıtlı olduğu camilerde bile ışıkların açık olduğu ifadeleri, birçok eleştiri almıştı.
17-‘Eski fetvalar kaldırılsın’
Meclis üyesi Samiye Buhari, bazı eski fetvaların çıkarıldığı zaman için geçerli olduğunu belirterek yeniden gözden geçirilmesi ya da silinmesini talep etmişti.
18-‘Kadınlar zorunlu askere alınsın’
Askere almanın Suudi erkekler için bile zorunlu olmadığı bir dönemde, meclis üyelerinden İkbal Darenderi, devletin onlara ihtiyacı olduğu için kadınların zorunlu askere alınması önerisini sunmuştu.
19-‘Küçük yaşta evliliğin yasaklanması, kız çocuklarının bozulmasına neden oluyor’
Muhammed el-Ali, reşit olmayan kız çocuklarının evliliğinin yasaklanmasına itiraz etmişti.
20-‘Kabile isimleri kimliklerden silinsin’
Şura Konseyi üyesi Faysal el-Fadıl, ırkçılığın ve ayrımcılığın engellenmesi için vatandaşların ulusal kimliklerinde bulunan kabilenin adı, meslek, ve doğum yeri kısımlarının kaldırılması fikrini ortaya atmıştı.
21-‘Sınırdaki savaşçılara verilen kredi geri çekilsin’
Meclisteki birkaç üyenin ülkenin Yemen-Suudi Arabistan sınırındaki koruculara verilen kredilerin geri çekilmesini destekleyen öneriyi reddetmeleri, Twitter’da tartışmalara yol açmıştı. Bu kişilerin isimlerinin açıklanması talepleri üzerine, İkbal Darenderi ‘kimsenin kalbinin kırılmaması için’ bunun yapılmayacağını açıklamıştı.
22-Kadının kendi kendine evlenebilmesi talebi
Deranderi’nin halkı kışkırtan başka bir talebi de, 24 yaşını dolduran kadınların bazı İslam ve Arap ülkelerinde olduğu gibi bir vasisi olmadan evlenebilmesiydi.
23-“Yolsuzluk, Hz. Muhammed zamanında da vardı”
İsa el-Gays’ın Adalet Bakanlığı'ndaki yolsuzluğu açığa vurma girişiminde, Şura Meclisi Adli Komisyonu, bakanlığı savunarak yolsuzluğun herhangi bir zamanda ve mekanda olabileceğini belirtmişti. Komisyon’dan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanılmıştı: “Yolsuzluk zaman ve mekan tanımaz. Hatta nesilden nesile aktarılan hikayelere bakılırsa Hz. Muhammed zamanında da yolsuzluk vardı”
24-‘Oje, abdesti bozmaz’
Meclis üyesi İsa el-Gays’ın “Eğer bir kadın ojeyi sürüp sonra abdest alırsa oje, abdesti bozmaz. Ayrıca kadınların mezarları ziyaret etmesine izin verilmesi gerekiyor” açıklamaları da ortalığı oldukça karıştırmıştı.
25-Feministleri “eşcinsel” olarak tanımlamak
Kevser el-Erbaş’ın hukukçu kadınlara saldırıp onları ‘hukuk baltacıları’ olarak nitelemesi ve tüm feministlerin eşcinsel olduğu iddiaları, sosyal medya aktivistleri arasında tartışmalara neden olmuştu.
26-‘Cam bardak mı? Kağıt bardak mı?’
Suudi Arabistan halkı, Şura Meclisinden uçuşların rötarları hakkında konuşmasını beklerken bazı meclis üyeleri, ‘cam bardak mı yoksa kağıt bardak mı?’ sorusuyla meşguldü.
27-‘Sıcak ve yağlı yemekler’
Suudi havayolları raporu üzerine yapılan bir sonraki oturumda, Şura üyesi Ahmed ez-Zeylani, meclisin fuzuli konularla meşgul olduğuna dair eleştirilerden hiç ders bir almamış gibi, yemeklerin sıcak ve yağlı olması gerektiğini belirtti.
28-Suudi Arabistan’daki PUBG oyunu yasağına dair tartışmalar
Suudi Arabistan'daki "PUBG" oyununun yasaklanması tartışması, oyun tutkunlarından geniş bir kitleyi kızdırmış, meclisin gereken konuları değil de oyunları tartışmakla meşgul olduğu düşüncesini ortaya çıkarmıştı.
29-‘Koruyucu yasalar yerine kadınlara özel dövüş sanatları kulüpleri’
Kadınların istismar ve şiddetten korunması gerektiğine dair çok sayıda talebin ardından Dr. Abdulaziz el-Atişan, kadınlara dövüş sanatlarının eğitimi verilmesini talep etmiş ve bu şekilde yasalara gerek kalmadan kendilerini erkeklere karşı savunabileceklerini belirtmişti.  
30-İbadet edenlerin ayakkabıları konusu da Şura Meclisini meşgul etti
“İbadet edenlerin ayakkabılarını camiye koymaları için bir çözüm bulunamaz mı?”. Ayakkabıların cami önlerine konması meselesi de Şura Meclisini meşgul eden meselelerden biriydi. Ancak konuyla ilgili oylamanın ardından bunun toplumun bir kültürü olduğu ve değişmesinin imkansız olduğu ortaya çıkmıştı.
31-‘Kadın sunucular şık olmamalı’
Meclisteki üyelerden biri olan Nura el-Advan, kadın spikerlere abaye giyme ve süslenmeme şartının getirilmesi önerisinde bulundu. Advan, spikerlerin süslenmesinin Suudi Arabistan’ın imajını etkilediğini öne sürdü.
32-Bir Şura Meclisi üyesi, ‘Koyun anlaşması’ sebebiyle soyulmuştu
Meclis üyelerinden biri ise, Ürdün’de başkalarıyla arasındaki bir koyun anlaşması sebebiyle silahlı soygun yaşadığını ancak büyükelçiliğin bu konuya gereken dikkati vermediğini belirtmiş, bu durum halk arasında dalga konusu olmuştu.
33-Meclis üyelerinden biri, Mekke’deki kadın kulüplerinden birine zorla girdi
Mekke’deki bir kadın kulübünün sahibi ve üyeleri, el-Aziziye Karayolu’nda verdiği ifadede,  Şura Meclisi kıdemli üyelerinden birinin zorla kulüp salonuna girerek içeride birkaç dakika kaldığını öne sürmüştü.
34-Şura Meclisinde hırsızlık
Suudi Arabistan Şura Meclisinde bir yıl içerisinde üç farklı hırsızlık yaşanmış, bunun üzerine meclis, hırsızlıkların araştırılması için bir komisyon kurmuştu. İlk olayda az bir miktar para kaybolmuş, diğerinde bazı ofislerdeki çekmeceler kırılmıştı.
Ancak üçüncü hırsızlık olayı ise en garip olanıydı. Uluslararası bir heyetin hediye olarak getirdiği bir çikolata paketinin ortadan kaybolmuş, ardından güvenlik personeli alarm vererek paketin bulunması için kapıların izlenmesini emretmişti. İncelemelerde meclisteki bir işçinin, paketin görünmemesi için onu başka bir poşete koyduğu ortaya çıkmıştı.
35- Bir üye iş arayanları engelledi
Nura eş-Şaban, Şura Meclisinde insanların taleplerini incelemek için çalıştığını unutmuş olmalı ki, negatif enerji hakkında yaptığı bir çalışmada kendisiyle ilgili verdiği bir örnekte, şikayet eden takipçilerini, iş arayanları telefonunda engelledi.
36-‘Alkışlamalı mı alkışlamamalı mı?’
Şura Meclisinde düzenlenen oylama bu sefer diğerlerinden biraz farklıydı; bu oylama herhangi bir öneri ya da raporla ilgili değil, konuk ve ziyaretçiler geldiğinde alkışlayıp alkışlamamak hakkındaydı. Oylamada çoğunluk, alkışlamaya onay vermişti.
37-‘Suudiler yurtdışına taşınıyor, bir problem mi var?’
Meclis üyesi Sadaka Fazıl, yaklaşık bir milyon Suudi’nin yurtdışında ikame ettiğini, bu rakamın nüfusun yüzde beşini temsil ettiğini belirtti. Bunun bir probleme işaret edebileceğini belirten Fazıl, bu durum daha da kötüye gitmeden ilgili tarafların bunun üzerinde çalışmalar yaparak sebepleri belirlemesini istedi.
38-‘Şura Meclisi, hükümetin birkaç yıl gerisinde kalıyor’
Latife eş-Şalan, Twitter hesabından yaptığı bir açıklamada “Hükümetle yarışmamız gerekiyordu. Bu gerçekleşmeyeceğinden, en azından inisiyatif ve modernlikte ona ayak uydurmalıyız, her zaman geç kalan olmamalıyız. Ancak maalesef, hükümetin ışık yılı kadar gerisindeyiz” ifadelerinde bulunmuştu.
39-Şura üyelerini suçlayan kişiler için para cezası 
Şura Meclisi üyeleri, Suudi kadınların çocuklarına vatandaşlık verilmesi tartışması hakkında kendilerine karşı yapılan baskı sebebiyle meclis üyelerinin gizli oturumlarla korunması ve onları suçlayan kişilere bir yıl hapis cezası ya da 500 bin riyal para cezası verilmesini talep etti.
40-Şura Meclisi, söz konusu açıklamalardan kendisini soyutladı
Suudi Şura Meclisi, üyelerinin genellikle sosyal medya üzerinden yaptığı tartışmalara neden olan açıklamaların meclisten bağımsız olarak ele alınması gerektiğini belirterek kendisini temize çıkardı.
Meclisin Twitter hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Meclis üyelerinin sosyal medyada yaptığı açıklamalar, meclisinkileri değil, kendi görüşlerini temsil ediyor. Şura Meclisinin kararları meclis yasasının 16. maddesinde belirtilen çoğunluk tarafından verilir. Yani Şura Meclisi’nin kararları, meclis üyelerinin çoğunluğunun onayıyla alınan kararlardır.”



Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
TT

Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)

Financial Times, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) üst düzey yöneticilerinin, yıllık ana toplantının geleneksel olarak gerçekleştirildiği İsviçre Alpleri’ndeki Davos’un etkinliği artık karşılayamayacağı endişesiyle yer değiştirme olasılığını incelediğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times’tan aktardığına göre, BlackRock Yönetim Kurulu Başkanı ve WEF’in geçici eş başkanı Larry Fink, zirvenin kalıcı olarak Davos’tan taşınması veya alternatif mekanların dönüşümlü olarak kullanılması seçeneklerini gayri resmi şekilde ele aldı. Görüşülen potansiyel lokasyonlar arasında Detroit ve Dublin de bulunuyor.

Fink, forumun aşırı elitist ve gerçeklikten kopuk olduğu yönündeki geniş çaplı eleştiriler sonrası, organizasyonu yeniden yapılandırmayı hedefliyor. Fink, “Forumun erişilebilirliği, yalnızca siyasi liderler ve iş dünyası yöneticileri ile sınırlı olmamalı” dedi.

Fink, pazartesi günü yayımladığı bir yazıda, “WEF, yeni bir şey yapmaya başlamalı: Modern dünyanın gerçekten inşa edildiği yerlerde bulunmak ve dinlemek. Davos, evet. Ama aynı zamanda Detroit, Dublin ve Jakarta ile Buenos Aires gibi şehirler de düşünülmeli” ifadelerini kullandı.

WEF yönetimi Davos’un, yaklaşık altmış yıldır yıllık toplantılara ev sahipliği yapan operasyonel merkez olarak önemini vurgulamaya devam etse de, içeriden gelen bilgiler, söz konusu mekânın artan lojistik ve stratejik zorluklarla karşı karşıya olduğuna dair farkındalığın da bulunduğunu ortaya koyuyor.

Hafta boyunca etkinliklere katılmak için Davos’a girmeye çalışırken trafik sıkışıklığında 3 buçuk saat bekleyen üst düzey bir yetkili, WEF’in kapasitesini aştığını belirtti.

Toplantının yeriyle ilgili tartışmalar, forumun başlangıçtaki kimliğini aşarak Avrupa yönetim elitleri için bir kulüp olma rolünden çok daha geniş bir yapıya dönüşmesiyle gündeme geliyor. Beş gün süren WEF, düzenli olarak on binlerce katılımcıyı çekiyor; bunlar arasında resmi davetliler, devlet başkanları, iş dünyası ve sivil toplumdan yöneticiler bulunuyor.

Görüşmelere aşina bir kaynak, “Forum artık başarısının kurbanı haline geldi” dedi.

WEF yetkilileri, konaklama yetersizliği, güvenlik maliyetleri ve fiziksel altyapının sınırlılığı gibi sorunların, mevcut dönemde rekor katılımın kaydedildiği göz önüne alındığında ciddi problemler oluşturduğunu kabul ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımının, zirvenin lojistik zorluklarını daha da artırması bekleniyor.

Bir kaynak, “İsviçre hükümeti için WEF’in ülkeyle güçlü ilişkilerini sürdürmesi önemli. Forumun Avrupa’da kalması, birçok üst düzey yetkili için öncelik teşkil ediyor” dedi.

Bu tartışmalar, forumun üst yönetiminde yapılan değişikliklerle de örtüşüyor. Ağustos ayında Larry Fink ve Roche’un Başkan Yardımcısı Andre Hofmann, yönetim kurulunun geçici eş başkanlık görevine getirilmişti.


Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu, Davos'ta HUMAIN için milyar dolarlık finansman sağladığını duyurdu

Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu, Davos'ta HUMAIN için milyar dolarlık finansman sağladığını duyurdu

Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında, Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu (Infra), fonun portföyündeki şirketlerden biri olan HUMAIN ile stratejik finansman için 1,2 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir çerçeve anlaşması imzaladığını duyurdu. Anlaşma, ülkedeki yapay zekâ ve dijital altyapı projelerinin genişletilmesini desteklemeyi hedefliyor.

Fonun CEO’su İsmail bin Muhammed es-Sellum, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, bu adımın ‘fonun, hızlı talep gören yeni altyapı varlık sınıflarını destekleme rolünün bir devamı’ olduğunu belirterek, “gelişmiş altyapının, Vizyon 2030 hedeflerinin gerçekleştirilmesinde temel bir şart” olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mayıs’ta HUMAIN’i yapay zekâ çözümleri ve teknolojilerinin geliştirilmesi ile sektör ekosistemine yatırım yapmak amacıyla kurmuştu.

fde
Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu CEO'su İsmail bin Muhammed es-Sellum (Şarku’l Avsat)

HUMAIN tarafından yayımlanan resmî açıklamaya göre anlaşma, şirketin yapay zekâ veri merkezlerini geliştirmek için bağlayıcı olmayan finansman şartlarını belirliyor. Proje kapsamında, ileri düzey grafik işlem birimleri kullanılarak yapay zekâ modellerinin eğitimi ve uygulanmasına hizmet edecek, toplam kapasitesi 250 megavat olan ultra ölçekli veri merkezleri kurulacak ve bu merkezler hem yerel hem bölgesel hem de küresel müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak.

Açıklamada, Infra ve HUMAIN’in, yapay zekâ veri merkezlerine yatırım yapacak bir platform oluşturmayı da araştırmayı kabul ettiği belirtildi. Platform, iki tarafın merkezinde yapılandırılacak ve kurumsal yatırımcıların katılımına imkân sağlayacak; bu adım, HUMAIN’in sektördeki stratejisini genişletme hedefini destekleyecek.

HUMAIN CEO’su Tarık Emin’in açıklamasına göre, “İleri düzey hesaplama kapasitesine talep giderek artıyor ve bu anlaşma, şirketi hızlı ve geniş çapta yanıt verebilecek konuma taşıyor.” Emin, amaçlarının, şirketlerin artan karmaşık hesaplama ihtiyaçlarını karşılayabilecek dünya standartlarında yapay zekâ veri merkezleri altyapısı sunmak olduğunu ifade etti.

Finansman açığını kapatmak

Sellum, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Ulusal Altyapı Fonu’nun rolünü, stratejik etkiye sahip bazı altyapı projelerinin karşılaşabileceği finansman ve yapısal boşlukları doldurmak olarak tanımladı. Bu rol, ticari finansmanın tek başına ihtiyaçları karşılamaya yetmediği aşamalarda öne çıkıyor. Sellum, fonun rolünün projelere doğrudan finansman sağlamakla sınırlı olmadığını, asıl amacının bu projeleri yatırım yapılabilir hale getirmek olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği güçlendirirken doğrudan devlet finansmanına olan bağımlılığı da azaltıyor.

Altyapı varlıklarının kapsamının genişletilmesi

Sellum, HUMAIN ile yapılan çerçeve anlaşmasını, fonun hızla talep gören yeni altyapı varlık sınıflarını destekleme rolünün bir uzantısı olarak nitelendirdi. Özellikle dijital altyapı ve yapay zekâ veri merkezleri öncelikli alanda yer alıyor.

Sellum’a göre bu tür varlıklar, ‘yüksek ve uzun vadeli sermaye yatırımlarına ihtiyaç duyan, ayrıca genellikle geleneksel finansman koşulları tamamlanmadan önce erken aşamalarda finansman gerektiren’ özellikler taşıyor.

Bu bakış açısıyla, fonun bu aşamadaki müdahalesi, ‘pazar olgunluğunu artırmak, uygun finansal yapıyı belirlemek ve kurumsal yatırımcıların daha geniş ve sürdürülebilir katılımını sağlamak’ amacını taşıyor.

Kapsamlı yaklaşım

Bu adımın yapay zekâ sektörüne özel bir odaklanmayı mı işaret ettiği sorusuna yanıt olarak Sellum, fonun belirli sektörleri hedeflemediğini, aksine altyapı projelerinin ekonomik büyümeyi destekleme ve güçlendirme etkisine odaklandığını söyledi. Sellum, “Bugün yapay zekâ, enerji, su, iletişim ve veri merkezlerini kapsayan birbirine bağlı bir altyapı ekosistemine dayanıyor. Bu projeler sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşmada ve yatırımları çekmede kritik bir unsur haline geldiğinde, fonun müdahalesi de rolünün doğal bir uzantısı oluyor” dedi.

Esnek finansman çözümleri

Geleneksel ticari finansmanla kıyaslandığında Sellum, fonun sağladığı katma değerin, yatırım yapılan varlığın doğasına uygun bir finansman yapısı sunmak olduğunu vurguladı. Sellum, “Yeni altyapı projelerinde ya da operasyonel ve finansal modellerinde dönüşüm geçiren projelerde, riskler dengesiz veya getiriler uzun vadeli olabilir; bu durum geleneksel ticari finansman şartlarıyla uyumlu değildir. Bu bağlamda fon, özel sektörün katılımını teşvik eden, riskleri hafifleten ve projelerin finansal sürdürülebilirliğini destekleyen esnek finansman çözümleri sunar; hem piyasa dengesini bozmaz hem de ticari finansmanı ikame etmez” dedi.

Yapay zekâ veri merkezleri için yatırım platformu

Sellum, yapay zekâ veri merkezleri için bir yatırım platformu oluşturma çalışmasının, ‘fonun bu tür varlıkları ayrı projeler olarak değil, entegre bir çerçevede ele alma yönelimini yansıttığını’ belirtti. Buna ek olarak, bu yaklaşımın “varlıkları bir araya getirmeyi, standartları tekleştirmeyi ve kurumsal yatırımcılardan uzun vadeli sermaye çekmeyi mümkün kılan, tekrarlanabilir ve ölçeklendirilebilir bir model inşa etmeyi amaçladığını; bu sayede finansmanın verimliliği ve yatırımın sürdürülebilirliği artırılmış olur” dedi.

Finansal sürdürülebilirlik ve özel sektör katılımı

Daha geniş bir çerçevede Sellum bu yaklaşımı Vizyon 2030 hedefleriyle ilişkilendiriyor. Ona göre, “ilerlemiş altyapının geliştirilmesi, dijital altyapı da dahil olmak üzere, bu hedeflerin gerçekleşmesi için temel bir şart.” Bu bağlamda, fonun rolü, bu altyapının finansal olarak sürdürülebilir bir şekilde hızlandırılmasını sağlamak ve özel sektör katılımını güçlendirmek olarak öne çıkıyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Filistin Başbakanı Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Filistin Başbakanı Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Gazze Şeridi'ndeki gelişmeleri ve bunlara yönelik çabaları görüşmek üzere Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa ile bir araya geldi.

Görüşme, dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Yıllık Toplantısı'nın oturum aralarında gerçekleşti ve ikili ilişkiler gözden geçirilerek, ortak iş birliği alanları ele alındı.

Öte yandan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı dün Mısırlı mevkidaşı Dr. Bedr Abdulati ile bir araya gelerek bölgedeki son gelişmeleri ve ortak ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

asdfe
Prens Faysal bin Ferhan ile Dr. Bedr Abdulati’nin dün Davos'ta gerçekleştirdiği görüşmeden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Prens Faisal bin Ferhan dün ayrıca, Hollanda Dışişleri Bakanı David van Welhole ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve bu ilişkileri çeşitli alanlarda güçlendirme ve geliştirme yollarını gözden geçirdi. Ayrıca, en önemli bölgesel ve uluslararası konulardaki son gelişmeleri ve bu konularda yapılan çalışmaları da ele aldılar.