​Suudi Arabistan Şura Meclisi’nin 40 ilginç gündemi

Suudi Arabistan Şura Meclisinde ele alınan bazı konu ve yorumlar, tartışmalara yol açmıştı (SPA)
Suudi Arabistan Şura Meclisinde ele alınan bazı konu ve yorumlar, tartışmalara yol açmıştı (SPA)
TT

​Suudi Arabistan Şura Meclisi’nin 40 ilginç gündemi

Suudi Arabistan Şura Meclisinde ele alınan bazı konu ve yorumlar, tartışmalara yol açmıştı (SPA)
Suudi Arabistan Şura Meclisinde ele alınan bazı konu ve yorumlar, tartışmalara yol açmıştı (SPA)

Suad el-Ya’la
Suudi Arabistan Şura Meclisi 31 Ekim’de yeni bir yasama yılına başladı.
Şarku’l Avsat, Independent Arabia’dan aktardığı haberde, Şura Meclisi üyelerinin farklı yıllarda gerek mecliste gerek sosyal medyada ele aldıkları tartışmalı konuları özetledi. Bu konular, Suudi kamuoyunda da derin yankılar uyandırmıştı.
1-‘Hubara kuşu yumurtaları çatlamıyor’
Suudi Arabistanlıların ilk buluşması olan Şura Meclisi’nin ilk toplantısında, Yaban Hayatı Kurumu’nun raporu çerçevesinde, Hubara kuşları yumurtalarından kaçının çatladığı, kaçının ise çatlamadığı konuşuldu. Söz konusu çalışma, sosyal paylaşım sitesi Twitter, ülkede ilk yayıldığında bu platformda paylaşılan ilk oturumdu.
2-‘Emeklilerin şımarıklığı yeter’
Şura Meclisi üyesi Halil Kürdi, emeklilerin artık şımarıklığa son vermeleri ve özel sektörde çalışmaya yönelmeleri çağrısında bulundu.
3-“Çalışmayana ekmek yok”
Kürdi, söz konusu çağrısı ve emeklilik yaşının yükseltilmesi önerisinin ardından, bir televizyon programında kendisine maaşı sorulduğunda “Çalışmayana ekmek yok” cevabını verdi.
4-‘Yeni caddelere Şura Meclisi üyelerinin isimlerinin verilsin’
Meclis üyelerinden Assaf Ebu İsneyn, bakanlar ya da Şura Konseyi üyeleri gibi yüksek rütbeli devlet yetkilileri isimlerinin ülkedeki caddelere verilmesi fikrini ortaya attı. Meclis oylamasında onaylanan bu öneri, tartışmalara yol açtı ve vatandaşlar arasında dalga konusu oldu.
5-‘Benzin fiyatları arttırılsın’ Tasarruf için arkadaşlar birlikte seyahat etsin
Şura üyelerinden Fahd bin Cuma, araba sayısının azaltılması için benzin fiyatlarının arttırılması çağrısında bulundu.
Cuma, vatandaşların gidecekleri yere arkadaşlarıyla gitmelerini talep etti.
6-‘Suudlu kadınlar, bakkal ve lastik tamircilerinde çalışsın’
Fahd bin Cuma, meclisteki diğer oturumda ise Suudi kadınların çalışmalarıyla ilgili iki öneri sunarak Suudileri galeyana getirdi. Suudi kadınların eğitim, sağlık ya da onlara özel banka şubeleri gibi sınırlı alanlarda çalıştığı bir zamanda Cuma, kadınların bakkal ve lastik dükkanlarında çalışmaları çağrısında bulundu.
7-İsrafı önlemek için gıda yardımı kaldırılsın
Şura meclisi üyelerine ait açıklamaların en dikkat çekenlerinden biri de, Sami Zeydan’ın israfı önlemek için gıda malzemeleri ve un yardımının kaldırması önerisiydi.
8-‘Ekmek fiyatı iki riyale yükseltilsin’
Zeydan, aynı zamanda ekmek fiyatlarının iki riyale çıkarılmasının vatandaşları etkilemeyeceğini öne sürmüştü.
9-‘Devletin vatandaşlara konut sağlama zorunluluğu yok’
Vatandaşları öfkelendiren kışkırtıcı ifadelerden biri de Suud eş-Şemri’nin “Devlet, her vatandaşa konut sağlamakla yükümlü değildir. Zira konut hakkı, anayasal bir hak değildir” açıklamaları olmuştu.
10-‘Babama da ‘babalık’ izni verilsin’
Şura üyesi Hayat Sindi, “Anneme dokuz aylık bir izin verildiği gibi babama da maaşlı ‘babalık’ izni verilmesi için bir öneri hazırlayarak çalışma bakanına yolladım” demişti.
11-Kadınların da bisiklet kullanabilsin
Sultan es-Sultan, kadınlara araç kullanma izni verilmeden önce, istedikleri yere gidip ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için bisiklet sürmeleri önerisinde bulunmuştu.
12-“Gençler, DEAŞ’a katılmaya hazır”
Şura Meclisi üyesi Halil Abdullah el-Halil, kullandığı “Suudi Arabistan gençliğinin yüzde 60’ı DEAŞ’a katılmaya hazır” ifadesinin ardından sosyal medyadaki kullanıcıları kışkırtmış ve yasal olarak hesaba tutulmasını talepleriyle karşı karşıya kalmıştı.
13-‘Suudi Arabistanlılar berber ve temizlikçi olarak çalışsın’
Sami Zeydan’ın asgari işlerin yerelleştirilmesi için yüksek işlerin bırakılmasını, bu bağlamda Suudi vatandaşlarının berber ve temizlikçi olarak çalışmaları önerisi tartışmalara yol açmıştı. Zeydan, aynı dönemde elektrik ve su yardımlarının kaldırılmasını da talep etmişti.
14-‘Genç kızlar, su tesisatı ve elektrik tamirciliğine yönelsin’
Meclisin iki ayrı üyesi Hani Kaşıkçı ve Abdullah es-Saati, üniversitelere kız öğrenci alımının azaltılması, böylece mekanik, elektrik, su tesisatı ve demircilik gibi teknik alanlara yönelmeleri çağrısında bulunmuştu.
15-“Suudi Arabistan çocuklarına vatandaşlık verilmesi, çölleşme ve kuraklığa neden olacak”
Muhammed el-Ali, Şura Meclisinde yaptığı bir açıklamada, Suudi Arabistanlı kadınlarla evlenen yabancı uyrukluların çocuklarına vatandaşlık verilmesinin ülkenin doğal kaynaklarını kurutacağını belirterek “Çöl ülkesinde yaşıyoruz ve su kaynaklarımız sınırlı. Suudi bir kadınla evliliğin tek amacı, çocukların Suudi Arabistan vatandaşlığını elde etmesi olacak ve bu vatandaşlığın verilmesi, çölleşme ve kuraklığa neden olacak” ifadelerini kullanmıştı.
16-‘Cami tasarımları gözden geçirilsin’
Şura Meclisinin üyelerinden biri olan Prens Dr. Halid Âl-i Suud, devlete maddi bakımdan çok fazla külfet olduğu gerekçesiyle elektrik tüketimini azaltmak için camilerin tasarımlarının gözden geçirilmesini önermişti. Cemaatinin yalnızca iki safla kısıtlı olduğu camilerde bile ışıkların açık olduğu ifadeleri, birçok eleştiri almıştı.
17-‘Eski fetvalar kaldırılsın’
Meclis üyesi Samiye Buhari, bazı eski fetvaların çıkarıldığı zaman için geçerli olduğunu belirterek yeniden gözden geçirilmesi ya da silinmesini talep etmişti.
18-‘Kadınlar zorunlu askere alınsın’
Askere almanın Suudi erkekler için bile zorunlu olmadığı bir dönemde, meclis üyelerinden İkbal Darenderi, devletin onlara ihtiyacı olduğu için kadınların zorunlu askere alınması önerisini sunmuştu.
19-‘Küçük yaşta evliliğin yasaklanması, kız çocuklarının bozulmasına neden oluyor’
Muhammed el-Ali, reşit olmayan kız çocuklarının evliliğinin yasaklanmasına itiraz etmişti.
20-‘Kabile isimleri kimliklerden silinsin’
Şura Konseyi üyesi Faysal el-Fadıl, ırkçılığın ve ayrımcılığın engellenmesi için vatandaşların ulusal kimliklerinde bulunan kabilenin adı, meslek, ve doğum yeri kısımlarının kaldırılması fikrini ortaya atmıştı.
21-‘Sınırdaki savaşçılara verilen kredi geri çekilsin’
Meclisteki birkaç üyenin ülkenin Yemen-Suudi Arabistan sınırındaki koruculara verilen kredilerin geri çekilmesini destekleyen öneriyi reddetmeleri, Twitter’da tartışmalara yol açmıştı. Bu kişilerin isimlerinin açıklanması talepleri üzerine, İkbal Darenderi ‘kimsenin kalbinin kırılmaması için’ bunun yapılmayacağını açıklamıştı.
22-Kadının kendi kendine evlenebilmesi talebi
Deranderi’nin halkı kışkırtan başka bir talebi de, 24 yaşını dolduran kadınların bazı İslam ve Arap ülkelerinde olduğu gibi bir vasisi olmadan evlenebilmesiydi.
23-“Yolsuzluk, Hz. Muhammed zamanında da vardı”
İsa el-Gays’ın Adalet Bakanlığı'ndaki yolsuzluğu açığa vurma girişiminde, Şura Meclisi Adli Komisyonu, bakanlığı savunarak yolsuzluğun herhangi bir zamanda ve mekanda olabileceğini belirtmişti. Komisyon’dan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanılmıştı: “Yolsuzluk zaman ve mekan tanımaz. Hatta nesilden nesile aktarılan hikayelere bakılırsa Hz. Muhammed zamanında da yolsuzluk vardı”
24-‘Oje, abdesti bozmaz’
Meclis üyesi İsa el-Gays’ın “Eğer bir kadın ojeyi sürüp sonra abdest alırsa oje, abdesti bozmaz. Ayrıca kadınların mezarları ziyaret etmesine izin verilmesi gerekiyor” açıklamaları da ortalığı oldukça karıştırmıştı.
25-Feministleri “eşcinsel” olarak tanımlamak
Kevser el-Erbaş’ın hukukçu kadınlara saldırıp onları ‘hukuk baltacıları’ olarak nitelemesi ve tüm feministlerin eşcinsel olduğu iddiaları, sosyal medya aktivistleri arasında tartışmalara neden olmuştu.
26-‘Cam bardak mı? Kağıt bardak mı?’
Suudi Arabistan halkı, Şura Meclisinden uçuşların rötarları hakkında konuşmasını beklerken bazı meclis üyeleri, ‘cam bardak mı yoksa kağıt bardak mı?’ sorusuyla meşguldü.
27-‘Sıcak ve yağlı yemekler’
Suudi havayolları raporu üzerine yapılan bir sonraki oturumda, Şura üyesi Ahmed ez-Zeylani, meclisin fuzuli konularla meşgul olduğuna dair eleştirilerden hiç ders bir almamış gibi, yemeklerin sıcak ve yağlı olması gerektiğini belirtti.
28-Suudi Arabistan’daki PUBG oyunu yasağına dair tartışmalar
Suudi Arabistan'daki "PUBG" oyununun yasaklanması tartışması, oyun tutkunlarından geniş bir kitleyi kızdırmış, meclisin gereken konuları değil de oyunları tartışmakla meşgul olduğu düşüncesini ortaya çıkarmıştı.
29-‘Koruyucu yasalar yerine kadınlara özel dövüş sanatları kulüpleri’
Kadınların istismar ve şiddetten korunması gerektiğine dair çok sayıda talebin ardından Dr. Abdulaziz el-Atişan, kadınlara dövüş sanatlarının eğitimi verilmesini talep etmiş ve bu şekilde yasalara gerek kalmadan kendilerini erkeklere karşı savunabileceklerini belirtmişti.  
30-İbadet edenlerin ayakkabıları konusu da Şura Meclisini meşgul etti
“İbadet edenlerin ayakkabılarını camiye koymaları için bir çözüm bulunamaz mı?”. Ayakkabıların cami önlerine konması meselesi de Şura Meclisini meşgul eden meselelerden biriydi. Ancak konuyla ilgili oylamanın ardından bunun toplumun bir kültürü olduğu ve değişmesinin imkansız olduğu ortaya çıkmıştı.
31-‘Kadın sunucular şık olmamalı’
Meclisteki üyelerden biri olan Nura el-Advan, kadın spikerlere abaye giyme ve süslenmeme şartının getirilmesi önerisinde bulundu. Advan, spikerlerin süslenmesinin Suudi Arabistan’ın imajını etkilediğini öne sürdü.
32-Bir Şura Meclisi üyesi, ‘Koyun anlaşması’ sebebiyle soyulmuştu
Meclis üyelerinden biri ise, Ürdün’de başkalarıyla arasındaki bir koyun anlaşması sebebiyle silahlı soygun yaşadığını ancak büyükelçiliğin bu konuya gereken dikkati vermediğini belirtmiş, bu durum halk arasında dalga konusu olmuştu.
33-Meclis üyelerinden biri, Mekke’deki kadın kulüplerinden birine zorla girdi
Mekke’deki bir kadın kulübünün sahibi ve üyeleri, el-Aziziye Karayolu’nda verdiği ifadede,  Şura Meclisi kıdemli üyelerinden birinin zorla kulüp salonuna girerek içeride birkaç dakika kaldığını öne sürmüştü.
34-Şura Meclisinde hırsızlık
Suudi Arabistan Şura Meclisinde bir yıl içerisinde üç farklı hırsızlık yaşanmış, bunun üzerine meclis, hırsızlıkların araştırılması için bir komisyon kurmuştu. İlk olayda az bir miktar para kaybolmuş, diğerinde bazı ofislerdeki çekmeceler kırılmıştı.
Ancak üçüncü hırsızlık olayı ise en garip olanıydı. Uluslararası bir heyetin hediye olarak getirdiği bir çikolata paketinin ortadan kaybolmuş, ardından güvenlik personeli alarm vererek paketin bulunması için kapıların izlenmesini emretmişti. İncelemelerde meclisteki bir işçinin, paketin görünmemesi için onu başka bir poşete koyduğu ortaya çıkmıştı.
35- Bir üye iş arayanları engelledi
Nura eş-Şaban, Şura Meclisinde insanların taleplerini incelemek için çalıştığını unutmuş olmalı ki, negatif enerji hakkında yaptığı bir çalışmada kendisiyle ilgili verdiği bir örnekte, şikayet eden takipçilerini, iş arayanları telefonunda engelledi.
36-‘Alkışlamalı mı alkışlamamalı mı?’
Şura Meclisinde düzenlenen oylama bu sefer diğerlerinden biraz farklıydı; bu oylama herhangi bir öneri ya da raporla ilgili değil, konuk ve ziyaretçiler geldiğinde alkışlayıp alkışlamamak hakkındaydı. Oylamada çoğunluk, alkışlamaya onay vermişti.
37-‘Suudiler yurtdışına taşınıyor, bir problem mi var?’
Meclis üyesi Sadaka Fazıl, yaklaşık bir milyon Suudi’nin yurtdışında ikame ettiğini, bu rakamın nüfusun yüzde beşini temsil ettiğini belirtti. Bunun bir probleme işaret edebileceğini belirten Fazıl, bu durum daha da kötüye gitmeden ilgili tarafların bunun üzerinde çalışmalar yaparak sebepleri belirlemesini istedi.
38-‘Şura Meclisi, hükümetin birkaç yıl gerisinde kalıyor’
Latife eş-Şalan, Twitter hesabından yaptığı bir açıklamada “Hükümetle yarışmamız gerekiyordu. Bu gerçekleşmeyeceğinden, en azından inisiyatif ve modernlikte ona ayak uydurmalıyız, her zaman geç kalan olmamalıyız. Ancak maalesef, hükümetin ışık yılı kadar gerisindeyiz” ifadelerinde bulunmuştu.
39-Şura üyelerini suçlayan kişiler için para cezası 
Şura Meclisi üyeleri, Suudi kadınların çocuklarına vatandaşlık verilmesi tartışması hakkında kendilerine karşı yapılan baskı sebebiyle meclis üyelerinin gizli oturumlarla korunması ve onları suçlayan kişilere bir yıl hapis cezası ya da 500 bin riyal para cezası verilmesini talep etti.
40-Şura Meclisi, söz konusu açıklamalardan kendisini soyutladı
Suudi Şura Meclisi, üyelerinin genellikle sosyal medya üzerinden yaptığı tartışmalara neden olan açıklamaların meclisten bağımsız olarak ele alınması gerektiğini belirterek kendisini temize çıkardı.
Meclisin Twitter hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Meclis üyelerinin sosyal medyada yaptığı açıklamalar, meclisinkileri değil, kendi görüşlerini temsil ediyor. Şura Meclisinin kararları meclis yasasının 16. maddesinde belirtilen çoğunluk tarafından verilir. Yani Şura Meclisi’nin kararları, meclis üyelerinin çoğunluğunun onayıyla alınan kararlardır.”



Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı... Suudi Arabistan'ın gençleri Rahman'ın misafirlerine hizmet etme sistemiyle tanıştırmak için başlattığı bir girişim

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)
Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı... Suudi Arabistan'ın gençleri Rahman'ın misafirlerine hizmet etme sistemiyle tanıştırmak için başlattığı bir girişim

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)
Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı, kutsal yerlere yapılan gezileri içeriyor. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı dün Mekke, Medine ve Cidde’de başladı. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği iş birliğiyle, İslam ülkelerinden gençlerin katılımıyla gerçekleştirilen program 29 Ocak’a kadar devam edecek.

Programın, Suudi Arabistan’ın başta Rahman'ın misafirlerine sunulan hizmetler olmak üzere farklı alanlarda yürüttüğü bütüncül çalışmaları Arap ve Müslüman gençlere tanıtması amaçlanıyor. Bu kapsamda hac ve umre ziyaretçilerine sunulan hizmetler ele alınırken, aynı zamanda gençlerin güçlendirilmesi ile ekonomik, kültürel, sosyal ve sportif kalkınma sürecindeki rollerine yönelik ülkenin elde ettiği kazanımların öne çıkarılması hedefleniyor.

Kutsal Mekânlara Yolculuk Programı çerçevesinde Mina, Arafat ve Müzdelife’ye saha ziyaretleri düzenlenerek hac mevsimindeki organizasyon ve hizmet mekanizmaları yerinde incelenecek. Programda ayrıca, umre ibadeti yerine getirilecek, Medine’de Hz. Peygamber’in hayatıyla bağlantılı tarihi ve kültürel mekânlar ile müzeler ziyaret edilecek. Cidde’de ise şehrin tarihî, kültürel ve girişimci yönlerinin yanı sıra önemli spor tesisleri tanıtılacak.

Program, Spor Bakanlığı’nın Arap ve İslam ülkeleri arasında kültürel ve gençlik etkileşimini güçlendirmeye, ortak değerleri pekiştirmeye ve Suudi Arabistan’ın özellikle İslam ve Müslümanlara hizmet, gençlerin desteklenmesi ve kapasitelerinin geliştirilmesi alanlarındaki öncü rolünü vurgulamaya yönelik girişimleri kapsamında hayata geçiriliyor.


Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
TT

Suudi Arabistan, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, gazetecilerin önünde ateşkes anlaşmasını ve SDG'nin devlet kurumlarına tam entegrasyonunu gösteren belgeyi gösterdi (AFP)

Suudi Arabistan, bugün ateşkes anlaşmasını ve Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye devleti içindeki tüm sivil ve askeri kurumlara entegrasyonunu memnuniyetle karşıladı ve bu anlaşmaya ulaşılmasında ABD'nin çabalarını övdü.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, bu anlaşmanın güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine, devlet kurumlarının inşasına ve hukukun üstünlüğünün uygulanmasına katkıda bulunarak, Suriye halkının kalkınma ve refah özlemlerini karşılayacağı umudunu dile getirdi.

Açıklamada, Suudi Arabistan'ın Suriye hükümetinin sivil barışı teşvik etme ve Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarına tam destek verdiği yinelendi.


El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Güney Yemen liderleri, aşiret şeyhleri ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla Güney İstişare Toplantısı başladı.

Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiriyi Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Ebu Zura el-Mahrami okudu. Bildiride, toplantının ‘Güney’i kapsayan bir iradeyi temsil ettiği ve farklı kesimler ile vilayetlerden gelen liderler aracılığıyla adil, güvenli ve garantili bir çözüm arayışına yönelik olduğu’ vurgulandı. Bildiride ayrıca, ‘her türlü tırmandırıcı girişimden ve Güney’in davasına ve geleceğine hizmet etmeyen yan çatışmalar yaratma çabalarından uzak durulduğu’ ifade edildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın, konuyla ilgili liderlerle doğrudan yapılan görüşmeler ışığında, Güney halkının haklı taleplerini tamamen desteklediği ve halkın siyasi geleceğini belirleme hakkını güvence altına alan kapsamlı bir siyasi çözümün önünü açtığı ifade edildi. Bildiride, bu çözümün önceden belirlenmiş siyasi şartlar veya sınırlamalar dayatmadan, Güney halkının onur, güvenlik, istikrar ve geleceğini teminat altına alacağı kaydedildi. Ayrıca, Güney’in tam egemenliğe sahip bir devlet olarak yeniden kurulmasının da bu haklar kapsamında olduğu belirtildi.

El-Mahrami, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun tarihi bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iç anlaşmazlıklar veya gereksiz çatışmalar yaratılarak heba edilemeyeceğini vurguladı. Böyle bir tutumun, öncelikle Güney’in davasına karşıt güçlerin işine yarayacağı uyarısında bulundu.

Bildiride ayrıca, hiçbir kişi veya Güneyli tarafın dışlanmayacağı ve bu sürecin geniş katılıma ve sorumlu temsil mekanizmalarına dayandığı açık bir şekilde dile getirildi.

El-Mahrami, Riyad’a ulaştıkları günden itibaren Güney davasına yönelik samimi bir karşılama ve açık destek gördüklerini vurguladı. El-Mahrami, “Buradaki varlığımız, halkımızın ve güçlerimizin ihtiyaçlarını doğrudan iletmemize olanak sağladı. Öncelikli konular arasında dört aydır ödenmeyen maaşlar vardı ve Suudi Arabistan’dan bu konuda olumlu ve sorumlu bir geri dönüş aldık. Bu adım, halkımızın çektiği sıkıntıları hafifletme konusundaki içten çabalarını gösteriyor. Ayrıca, vatandaşların günlük yaşamını etkileyen ekonomik ve sosyal meseleler de Suudi kardeşlerimiz tarafından cömertçe desteklendi” dedi.

El-Mahrami, Suudi yetkililerden, Güney’in güvenliğini sağlayan ve cephelerde görev yapan Güney güçlerinin desteğinin sürdürüleceğine dair doğrudan ve somut teyitler aldıklarını belirtti. Bu kapsamda söz konusu güçlerin haklarının eksiksiz ödeneceği, destekleneceği ve kapasitelerinin güçlendirileceğini ifade eden el-Mahrami, bunun Güney’in istikrarını pekiştireceğini, ulusal kazanımlarını koruyacağını ve Güney cephesini zayıflatmaya veya Güneylilerin rolünü sorgulamaya yönelik girişimlerin önünü keseceğini vurguladı.

Toplantı bildirisine göre, ekonomi ve kalkınmanın desteklenmesi, Güney Yemen ile Suudi Arabistan arasında gelecekteki iş birliğinin temel direklerinden biri olacak. Bugün atılan adımların, güvenlik, istikrar ve kalkınmaya dayalı stratejik bir geleceğin somut başlangıcını temsil ettiği kaydedildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın Güney’i tüm tehditlerden korumada öncü olduğu ve her zaman güçlü bir destek ve güvence sağladığı vurgulandı. Suudi Arabistan’ın Güney’in güvenliği ve istikrarının korunmasında temel bir ortak olduğu, haklı davasını desteklediği ve bu konudaki tutumunun güvenilir ve sürekli olduğu kaydedildi. Bildiride, Güney’in bugün karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Husi milisleri ve bölgeyi hedef alan yayılmacı projeleri ile DEAŞ ve El Kaide gibi diğer terör örgütleri olduğu ifade edildi. Bildirinin devamında şu ifade yer aldı: “Bu nedenle Suudi Arabistan’ın rolünü sorgulama girişimlerini, güneydeki askeri ve güvenlik güçlerini hedef alan kampanyaları ve özellikle de güneyi ve güvenliğini koruma sisteminin bir parçası olan Amalika Tugayları, Vatan Kalkanı Güçleri, Kara Kuvvetleri, Şebve Savunma Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’ni hedef alan kampanyaları kategorik olarak reddediyoruz.”

Bildiride, Suudi Arabistan ile karşılıklı güvenin değerli olduğu vurgulanarak, Güneyli liderlerin halklarının davasını bu hassas dönemde devralma sorumluluğunu bildiği ve bu davayı devlet aklıyla yönetmeye devam edeceği ifade edildi. Liderler, bu sürecin spekülasyon veya ani tepkilerle yürütülmeyeceğini belirtti.

Ayrıca bildiride, Güney halkına, meşru beklentilerini bilinçli ve sorumlu bir şekilde ifade etmeleri çağrısı yapıldı. Bu çerçevede, Suudi Arabistan himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun güvenli ve garantili bir yol olduğu vurgulandı. Bildiride, “Güney devletinin yeniden kurulması hedefi bu siyasi yol üzerinden önceliğimiz ve amacımızdır. Suudi Arabistan’ın himayesi ve desteği, hakların korunmasını, kazanımların sürdürülmesini ve ulusal hedeflerin mümkün olan en düşük maliyetle gerçekleştirilmesini sağlayacaktır” denildi.

Bildiride ayrıca uluslararası toplumdan, Güneylilerin diyalog yoluyla belirlediği seçenekleri desteklemesi, meşru beklentilerine saygı göstermesi ve Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülen bu ciddi süreci desteklemesi istendi. Bu sürecin, Güney ve bölgedeki barış ve istikrar için en gerçekçi çerçeveyi oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar gereklilikleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.