​Arap dünyası ve uluslararası toplumdan, Irak Hükümetine göstericilere yönelik şiddete son verme baskısı

Irak'taki gösterilerden bir kare (AFP)
Irak'taki gösterilerden bir kare (AFP)
TT

​Arap dünyası ve uluslararası toplumdan, Irak Hükümetine göstericilere yönelik şiddete son verme baskısı

Irak'taki gösterilerden bir kare (AFP)
Irak'taki gösterilerden bir kare (AFP)

Iraklı yetkili makamlar, ülkedeki protesto dalgasının etkisini kırma ve göstericileri sivil itaatsizlikten vazgeçirerek evlerine dönmelerini sağlamak hedefiyle acil ve hızlı birtakım önlemler alsa da, bu durum Arap dünyası ve uluslararası toplumun Irak hükümetine karşı baskılarını sürdürmesi ve artırmasına engel olamadı.
Göstericiler hükümetin düşmesi talebiyle dün de sokaklara çıkarken, Irak'ta Şiilerin en büyük dini otoritesi Ayetullah Ali es-Sistani’den gösterilere destek ve hükümetin tutumuna tepki mesajları geldi. Diğer taraftan uluslararası toplum, göstericilerin kanlarının dökülmesine son verilmesi ve ülkede erken seçim çağrısında bulundu.
Gösterilerin başlangıcından bu yana bir aydan fazla süren sessizliğini bozan ABD, Irak Hükümetine seçim reformu ve erken seçim çağrısında bulunarak, İran’ı ve bağlı milislerini Irak’ın kaynaklarını ‘kurutmak’ ve göstericileri bastırmakla suçladı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, göstericilere ve sivil aktivistlere karşı devam eden saldırılar ile internetin kısıtlanmasından derin endişe duyulduğu belirtildi. Açıklamada, İran rejiminin, Irak'ın kaynaklarını kuruturken ve barışçıl gösterileri durdurmak için silahlı gruplar kullanırken, Iraklıların buna sessiz kalmayacağı vurgulandı.
Japonya da gösterilerin başından bu yana ilk kez tepkisini dile getiren ülke oldu. Japonya Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, “Bağdat'ta ve ülkenin orta ve güney kesimlerinde gerçekleşen büyük çaplı gösteriler sırasında verilen kurban sayısının büyüklüğü karşısında endişe duyuyoruz” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, daha fazla kurban verilmesini engellemek adına tüm taraflara azami sağduyu çağrısında bulunuldu. Açıklamada ayrıca, Irak Hükümetinin, halkın hâlihazırda gösterilerde dile getirdiği taleplere yanıt vermesi, halkın güvenini büyük ölçüde kazanacak bir yolla reformları hızlıca hayata geçirmesi ve ülkede istikrar ile kalkınmayı gerçekleştirmesi beklentisi dile getirildi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) önceki gün Irak’taki protestolarla ilgili BM’ye hitaben yazdığı mektupta, Irak'ın insan hakları kayıtlarını incelerken gösterici cinayetlerine odaklanma çağrısında bulundu.
HRW’nin mektubunda, “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün (dün), Irak'taki insan hakları kayıtlarını incelemek için Evrensel Periyodik Gözden Geçirme oturumunu düzenliyor. Geçen ay Irak güvenlik güçleri eliyle artan gösterici cinayetleri, tavsiye mektubu yazarken diplomatların kaygılarının zirvesinde olmalı” ifadeleri kullanıldı.
Öte yandan Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Irak’taki siyasi liderlerin, mevcut karmaşa durumu ve buna eşlik eden şiddetten çıkış yolunu hızlandırabileceklerini umduğunu belirterek, gösteriler sırasında hayatını kaybedenler için üzüntü duyduğunu, yaralılar için de acil şifa dileklerini sunduğunu belirtti.
Arap Birliği Genel Sekreterliği’nden bir kaynak, bugün yapılan basın açıklamasında, Ebu Gayt’ın Irak devletinin güvenlik ve kaosun önlenmesi konusunda endişesini anladığını, ancak bununla birlikte kan dökülmesini durdurmak için net bir ufkun olmamasının endişeleri arttırdığına vurgu yaptığını belirtti. Kaynak açıklamasında, kabul edilemez dış müdahaleler ve baskılar karşısında Irak’ın daha fazla kargaşaya gitmemesi gerektiğini ifade etti.
Kaynak Irak’ın ulusal çıkarlarına ulaşmanın, halkın taleplerini karşılamanın, bağımsız ve müreffeh bir toplum elde etmek için tek yolun göstericiler ve Iraklı siyasi liderlerin ulusal birlik çatısı altında toplanması olduğunu söyledi.
Bu zorlu süreçte Arap Birliği’nin Irak’ın yanında olduğunu vurgulayan kaynak, Irak’ın daha güçlü ve istikrarlı bir şekilde bu sürecin üstesinden geleceğini ve Birlik’in bu konuda yardımcı olmaya hazır olduğunu belirtti.



Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
TT

Libya'da "askeri destek" bulmak için bir yarış sürüyor

Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)
Saddam Hafter, 29 Ocak'ta "106. Tugay- Özel Kuvvetler" mensupları arasında (Genel Komutanlık)

Libya'nın doğu ve batı cephelerindeki hareketler, seçim sürecine bir "yanıt" olmaktan veya hükümet kurumlarını parçalayan bölünmeyi sona erdirmeye yönelik gerçek niyetleri yansıtmaktan ziyade, eğitim ve hazırlık açısından askeri kapasiteleri silahlandırma ve güçlendirmeye yönelik belirgin bir çaba gösteriyorlar.

Geçici “Milli Birlik” hükümetinin başkanı Abdülhamid Dbeybe, Ankara ile olan ilişkilerini güçlendirmek için çalışıyor. Geçtiğimiz hafta sonu, hükümeti, Nisan 2019'da Trablus'a yönelik “Milli Ordu” savaşından bu yana süregelen iş birliği çerçevesinde, güçlerini artırmak için Türkiye ile yeni askeri iş birliği arayışına girdi; ayrıca Ukrayna'dan “insansız hava araçları” temin ettiği yönünde de işaretler verdi.

Bu arada, Libya Ulusal Ordusu’nun komutanı Mareşal Halife Hafter, yalnızca Rus müttefikine güvenmekle kalmadı, aynı zamanda Pakistan ile de iş birliğini genişletti. Batı Libya'da görev yapmış eski bir askeri yetkili Şarku’l Avsat’a, Hafter'in oğlu Saddam'ın Pakistan ile yaptığı büyük silah anlaşmasının sonucunu beklediğini ifade etti.


Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)
TT

Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)

Tunus Cumhurbaşkanlığı ülkedeki olağanüstü halin 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına ilişkin bir kararname yayınladı.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, bugün yürürlüğe girecek olan uzatma, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Ülkede olağanüstü hal, 24 Kasım 2015'te başkentin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na düzenlenen ve 12 güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan saldırının "DEAŞ" örgütü tarafından üstlenilmesinden bu yana on yıldan fazla bir süredir devam ediyor.


Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.