Milyarder Buffett'den ailesine hediye jesti

ABD’li ünlü milyarder Warren Buffett (AP)
ABD’li ünlü milyarder Warren Buffett (AP)
TT

Milyarder Buffett'den ailesine hediye jesti

ABD’li ünlü milyarder Warren Buffett (AP)
ABD’li ünlü milyarder Warren Buffett (AP)

Berkshire Hathaway şirketinin CEO’su olan 89 yaşındaki ABD’li ünlü milyarder Warren Buffett, tatillerde aile bireylerine ve akrabalarına 10 bin dolar değerinde kişisel bir hediye veriyor.
CNBC kanalının aktardığı bilgilere göre, Buffett’in oğlunun şu anda 67 yaşında olan eski eşi Mary, Buffett’in akrabalarına hediye olarak 10 bin dolarlık çek vermek yerine şirketlerinin birinde 10 bin dolar değerinde hisse vermeye başladığını söyledi.
Mary, Buffett’in, hisseyi elinde tutma ya da satıp karşılığında nakit para alma kararını kendilerine bıraktığını belirtti.
Mary’e göre, Buffett ise tatillerde hiçbir hediye almak istemiyor.
Buffett’in arkadaşlarına ve akrabalarına ‘See’s Candies’ mağazasından tatlılar almayı sevdiği biliniyor. Buffett’in de şahsi olarak sevdiği bu mağaza, 1972 yılında kendi şirketi Berkshire Hathaway tarafından satın alındı.
Buffett, hediye verme konusunda cömert olan tek ünlü isim değil. 2017 yılında ABD’li şarkıcı Kanye West, ABD reality show yıldızı eşi Kim Kardashian için Apple, Amazon ve Disney gibi şirketlerde 100 bin dolardan fazla değerde hisse senedi satın aldı.



Washington iyimser... Tahran "aradaki farkları kapatmaktan" bahsediyor

Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
TT

Washington iyimser... Tahran "aradaki farkları kapatmaktan" bahsediyor

Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)

ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerde dün Washington cephesinden iyimser mesajlar gelirken, Donald Trump yönetimi İran’ın nükleer stoklarının ülke dışına çıkarılması konusundaki ısrarını sürdürdü. Buna karşılık Tahran yönetiminden ise temkinli açıklamalar geldi. İran lideri Mücteba Hamneney, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını “kırmızı çizgi” olarak tanımladı.

Trump, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücretleri uygulanmasını istemediğini belirterek, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasında kararlı olduklarını söyledi. Trump, “Bunu alacağız… Onların buna sahip olmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran’ın Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücreti uygulaması halinde diplomatik bir anlaşmanın “imkânsız hale geleceğini” söyledi. Rubio ayrıca müzakerelerde “olumlu işaretler” bulunduğunu ifade ederek, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir’ın Tahran ziyaretinin görüşmelere katkı sağlayabileceğini dile getirdi.

İran medyası ise ABD tarafından sunulan metnin “iki taraf arasındaki görüş ayrılıklarını bir ölçüde azalttığını” yazarken, Tahran yönetiminin resmi yanıtını hazırladığı belirtildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Tahran’da Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Naqvi ile bir araya geldi.

Taraflar arasında en büyük anlaşmazlık başlığını ise uranyum stoku oluşturmayı sürdürüyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre İranlı yetkililer, Mücteba Hamaney ülkenin uranyum stokunun yurt dışına çıkarılmaması yönünde talimat verdiğini belirtti.

Hamaney ayrıca X platformundaki paylaşımında, yeni bir savaşın “bölgesel sınırların ötesine taşacağını” belirterek uyarıda bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, görüşmelerin "tüm cephelerde" savaşı sona erdirmeye odaklandığını belirterek, nükleer meselenin görüşüldüğü iddialarını yalanladı.


Riyad Mansur ABD'nin baskısıyla BM adaylığını geri çekti

Filistin'in Birleşmiş Milletler Temsilcisi Riyad Mansur, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma sırasında (BM)
Filistin'in Birleşmiş Milletler Temsilcisi Riyad Mansur, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma sırasında (BM)
TT

Riyad Mansur ABD'nin baskısıyla BM adaylığını geri çekti

Filistin'in Birleşmiş Milletler Temsilcisi Riyad Mansur, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma sırasında (BM)
Filistin'in Birleşmiş Milletler Temsilcisi Riyad Mansur, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma sırasında (BM)

Filistin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Filistin’in New York misyonundaki diplomatların vizelerini iptal etme tehditleri üzerine, BM Genel Kurul Başkan Yardımcılığı adaylığını geri çekti.

BM Genel Kurul Başkanı Annalena Baerbock’un Sözcüsü Lanice Collins, "Filistin Devleti'nin adaylığının geri çekildiğini" açıklayarak, "81. Yıllık Oturum Başkan Yardımcılığı görevi için Lübnan’ın adaylığını almış bulunuyoruz" dedi. Collins, coğrafi bölgelere göre mevcut aday listesinde şu anda 16 başkan yardımcısının yer aldığını, kalan 5 koltuğa ise Genel Kurul’un 5 ana komite başkanının geleceğini ve böylece dönem boyunca toplam başkan yardımcısı sayısının 21 olacağını belirtti.

Yeni aday listesinde şu ülkeler yer alıyor: Yeşil Burun Adaları, Mısır, Gabon, Gine-Bissau, Mauritius, Zimbabve, Afganistan, Irak, Moğolistan, Lübnan, Polonya, Antigua ve Barbuda, Dominik Cumhuriyeti, Paraguay, Finlandiya ve İrlanda.

Yalanlamalar ve Diplomatik Baskılar

Daha önce Şarku’l Avsat’ın, Trump yönetiminin Filistin yönetimine adaylığı geri çekmesi için baskı uyguladığına dair sızdırılan bir ABD diplomatik belgesi hakkındaki sorusuna yanıt veren Mansur, daha fazla ayrıntıya girmeden bu iddiaları "gerçek dışı hikayeler" diyerek yalanlamıştı.

Ancak Şarku’l Avsat’a konuşan üst düzey bir Arap diplomat, Mansur’un bu tamamen idari makam için adaylığının sürdüğünü belirtmişti. Diplomat, Genel Kurul Başkanının aynı anda birden fazla toplantıda bulunamaması nedeniyle oturumları yönetmek üzere 21 başkan yardımcısının görev yaptığını hatırlatmıştı. Bununla birlikte aynı kaynak, Trump yönetiminin daha önce de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin baskıları doğrultusunda, Filistinli büyükelçinin Genel Kurul Başkanlığına aday olmasını engellemek için baskı uyguladığına dikkat çekmişti.

Sızan belgede, Mansur’un ABD baskıları sonucu geçtiğimiz şubat ayında Genel Kurul Başkanlığı adaylığından zaten çekildiği, ancak daha düşük bir statüdeki başkan yardımcılığına seçilmesi halinde bile Genel Kurul oturumlarına başkanlık edebileceği belirtiliyordu. Belgede, "Bu nedenle, Filistinliler yarıştan çekilmediği sürece, BM Genel Kurulu’nun 81. Yıllık Oturumu sırasında oturumlara başkanlık etme riskleri hâlâ mevcuttur" ifadesi yer alıyordu.

İsrail’in BM Daimî Temsilcisi Danny Danon ise Mansur’un Genel Kurul Başkanlığı adaylığını geri çekme kararını memnuniyetle karşılayarak, bu adaylığı "Genel Kurul’u İsrail’e karşı siyasi bir sirke dönüştürme girişimi" olarak nitelendirdi.

Genel Kurul Başkan Yardımcılığı seçimlerinin 2 Haziran'da yapılması planlanıyor. Asya-Pasifik grubu aday listesinde Afganistan, Irak, Moğolistan ve Filistin dahil birçok ülke bulunuyordu. Arap Grubu'nun, Perşembe günü öğleden sonra BM'de yapılması planlanan toplantısında sızdırılan ABD belgesi konusunu ele alması beklenmiyordu.

Vize tehdidi ve iptal seçeneği

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından 19 Mayıs tarihinde gönderilen ve "hassas ama gizli olmayan" olarak sınıflandırılan belgeye göre, Kudüs’teki Amerikalı diplomatlardan, bu hafta Filistinli yetkililerle doğrudan temasa geçerek Mansur’un adaylığından vazgeçmesini sağlamaları istendi. Belgede, Mansur’un "İsrail'i soykırımla suçlayan bir geçmişi olduğu" iddia edilerek, BM’de üst düzey bir görev üstlenmesinin "gerilimleri artıracağı ve Trump’ın Gazze barış planını baltalayacağı" savunuldu. Ayrıca, "Kongre’nin bu adaylığın devam etmesini çok ciddiye alacağı" uyarısı yapılarak, yönetimin "vize muafiyetlerini yeniden gözden geçirme seçeneğinin masada olduğu" ifade edildi.

Filistinli diplomatların statüsü

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Filistin’in BM misyonundaki tüm üyeler, Büyükelçi Mansur gibi Amerikan vatandaşlığına sahip; önde gelen bir üyenin ise Avrupa vatandaşlığı bulunuyor.

Eski ABD’li Filistin Özel Temsilcisi Hady Amr, vize kısıtlaması tehdidinin "son derece nadir" bir durum olduğunu ve genellikle yalnızca casusluk veya güvenlik müdahaleleri gibi aşırı durumlarda kullanıldığını belirtti. Amr, "Diplomatların sınır dışı edilmesi veya faaliyetlerinin kısıtlanması, devletlerin çatışmaları siyasi ve diplomatik kanallarla çözme yeteneğine zarar verir" dedi.

Trump yönetimi, geçtiğimiz yıl aralarında Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın da bulunduğu çok sayıda üst düzey Filistinli yetkilinin, Genel Kurul toplantıları öncesinde ABD’ye giriş vizesi almasını engellemişti.

Amerikalı diplomatlara gönderilen talimatta, Dışişleri Bakanlığı’nın Eylül 2025’te Filistin’in New York’taki BM misyonuna atanan yetkililere yönelik vize yaptırımlarını kaldırma kararına da atıfta bulunuldu.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise konuya ilişkin, "BM Merkez Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerimizi ciddiyetle yerine getiriyoruz. Vize kayıtlarının gizliliği nedeniyle, Bakanlığın belirli vakalara ilişkin işlemleri hakkında yorum yapmıyoruz" açıklamasında bulundu.


Amerika'da bir camiye düzenlenen saldırıda öldürülen üç kişinin cenaze törenine 2 binden fazla kişi katıldı

Amin Abdullah (51 yaşında), Mansur Kuziha (78 yaşında) ve Nadir Avad'ın (57 yaşında) cenaze töreninden (AFP)
Amin Abdullah (51 yaşında), Mansur Kuziha (78 yaşında) ve Nadir Avad'ın (57 yaşında) cenaze töreninden (AFP)
TT

Amerika'da bir camiye düzenlenen saldırıda öldürülen üç kişinin cenaze törenine 2 binden fazla kişi katıldı

Amin Abdullah (51 yaşında), Mansur Kuziha (78 yaşında) ve Nadir Avad'ın (57 yaşında) cenaze töreninden (AFP)
Amin Abdullah (51 yaşında), Mansur Kuziha (78 yaşında) ve Nadir Avad'ın (57 yaşında) cenaze töreninden (AFP)

ABD’nin San Diego kentindeki bir parkta perşembe günü 2 binden fazla kişi, bu hafta kentin en büyük camisinde düzenlenen saldırıyı engellemeye çalışırken hayatını kaybeden bir güvenlik görevlisi ile iki kişiyi son yolculuklarına uğurlamak için bir araya geldi.

Aralarında resmi üniformalı polis memurlarının da bulunduğu kadın ve erkeklerden oluşan kalabalık, saldırganları oyalayarak ve dikkatlerini dağıtarak daha büyük bir katliamı önledikleri belirtilen üç kişi için cenaze namazı kıldı. Olay sırasında cami bünyesindeki okulda çocukların bulunduğu ifade edildi.

51 yaşındaki Emin Abdullah, 78 yaşındaki Mansur Kuziha ve 57 yaşındaki Nadir Avad’ın naaşları, beyaz bir çadır altında örtülerle kaplanmış şekilde yan yana konuldu.

Tören sırasında cemaat, şehirdeki nehir ile bir futbol sahası arasındaki parkta ellerini kaldırarak Arapça “Allahu Ekber” sloganları attı.

Üç kişinin günün ilerleyen saatlerinde yakındaki bir mezarlıkta yan yana defnedileceği bildirildi.

Merkezin imamı Taha Hassan, “Bugün herkese bir mesaj veriyoruz. Toplumumuz zarar gördü ancak güçlü ve dimdik ayakta” dedi. Hassan, cenazeye katılmak için ABD’nin doğusundan ve Kaliforniya’nın çeşitli bölgelerinden insanların geldiğini söyledi.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), saldırıyı olası bir nefret suçu kapsamında soruşturuyor. Cinayetlerin, İslam karşıtlığının yükselişe geçtiği bir dönemde ABD’deki Müslüman toplumunda endişe yarattığı belirtildi.

Cenazeye katılan ve hayatını kaybeden üç kişiyi tanıdığını söyleyen Ruba Ebu Cuma, saldırıyı körüklediğine inandığı Müslüman karşıtlığına son verilmesi çağrısında bulundu. Ebu Cuma, şüpheli gençlerden birinin annesinin, oğlunun intihara eğilimli olduğunu polise bildirmesine rağmen silahlara erişimine neden izin verdiğini sorguladı.

Cenaze araçlarının naaşları defin işlemi için götürmesinin ardından konuşan Ebu Cuma, “Tanrı aşkına neden geriye gidiyoruz? Nefret bizi geriye götürüyor... Ey anneler, 16 yaşındaki oğlunuzun depresyonda olduğunu biliyorsanız evinizde bu kadar silah bulundurulmasına izin vermeyin” dedi.

Polis, Abdullah’ın saldırgan gençlerle yaşanan çatışma sırasında vurularak öldürüldüğünü ve olay anında telsizle yardım çağrısı yaparak güvenlik önlemlerinin devreye alınmasını sağladığını açıkladı.

Merkezde bakım görevlisi ve aşçı olarak çalışan Kuziha ile eşi merkezde öğretmen olan ve caminin karşısında yaşayan Avad’ın da silah seslerini duyup merkeze doğru koştukları sırada saldırganlar tarafından vurularak öldürüldüğü belirtildi.

Polis, Abdullah’ın müdahalesinin saldırganların merkeze girişini engellediğini ve bu sayede 140 öğrencinin dolaplarda ve farklı alanlarda saklanarak kurtulduğunu bildirdi.

Açıklamada, saldırganların olay yerinden araçla kaçtığı, daha sonra araç içinde kendilerini vurmuş halde ölü bulundukları ifade edildi.

Güvenlik görevlisinin 24 yaşındaki oğlu Halid Abdullah ise ailesinin, babasının hayatını kaybetme biçiminden güç aldığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Halid Abdullah, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Çocukları ve masum insanları korumak için öncülük etmesi bana bir memnuniyet duygusu veriyor... ve ona kahraman demek yapabileceğimiz en az şey" dedi.