​Siyasi yozlaşmayla mücadele eden Berberiler geleneklerini sürdürüyor

Amazigh (Berberi) halkı, Cezayir'in 40 milyonluk nüfusunun dörtte birini oluşturuyor (Independent Arabia)
Amazigh (Berberi) halkı, Cezayir'in 40 milyonluk nüfusunun dörtte birini oluşturuyor (Independent Arabia)
TT

​Siyasi yozlaşmayla mücadele eden Berberiler geleneklerini sürdürüyor

Amazigh (Berberi) halkı, Cezayir'in 40 milyonluk nüfusunun dörtte birini oluşturuyor (Independent Arabia)
Amazigh (Berberi) halkı, Cezayir'in 40 milyonluk nüfusunun dörtte birini oluşturuyor (Independent Arabia)

İman Uveymir
Cezayir'in Amazigh (Berberi) halkı her yıl 12 Ocak’ta düzenledikleri yılbaşını kutlama geleneğini sürdürüyor.
Amazigh halkı, ‘Yennayer’ adı verilen bu günü resmi tatil ilan edilen ulusal bayramlar listesine dahil edilmesini uzun mücadelelerin ve uzlaşmanın bir meyvesi olarak görüyor. Öyle ki; ülkedeki yaklaşık 40 milyonluk nüfusun yaklaşık dörtte birini temsil eden bu halk, ülkenin dört bir yanına yayılmış durumda.
Cezayir’in 2001 yılında Kabylie bölgesinde patlak veren ve 126 kişinin ölümüne neden olan ‘Kara Bahar’ adını verdikleri kanlı protestolar sonrasında 2002’de tanıdığı Amazigh dili, yapılan anayasa değişikliğinin 2016’da kabulünün ardından, Arapçadan sonra ülkedeki ikinci resmi dil olarak kabul edilmişti.
Köklü bir halk geleneği
Cezayir'in doğusundaki Bumerdas vilayetinden gelen 40 yaşındaki Meryem Mizyan, ‘Yennayer’ gününün aileler, akrabalar ve komşular için kutsal bir gün olduğunu, herkesin birbirine ‘Askas amgas’ yani Amazigh dilinde ‘Yeni yılın kutlu olsun’ dediğini söyledi.
Mizyan, açıklamalarına şöyle sürdürdü;
“Amazigh aileleri, Berberi takvimine göre 2970 yılını kutladığımız bu neşeli günde, tarlalarda ya da evlerde hep beraber tek bir masada toplanır. Bu masalarda mutlaka tavuklu meşhur kuskus tabağı ya da erişte yemeği olur.”
Ev hanımları bu gün için ballı krep ve hasat mevsiminin yeni mahsulü olan zeytinyağı ile servis edilen pişi gibi yemekler de pişirir. Aynı zamanda eski şarkıların söylendiği bu günde kırmızı ve sarı renklerde, işlemeli bir yöresel kıyafet giyilir.
Üniversitede Araştırma Görevlisi olarak çalışan Akil Abdullah Ekir, ‘Yennayer’ın’ çok eski zamanlardan beri Liberya halkı tarafından kutlanan bir Kuzey Afrika halk geleneği olduğunu belirtti.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre,yeni bir yılın gelişini iyimserlikle kutlayan insanlar, bu yılın iyilik ve bereketi de beraberinde getireceğini umuyor. Bu sebeple dualar ediyor, birbirleriyle hediyeleşiyor, bu geceyi geç saatlere kadar birlikte geçiriyorlar. Hatta bazen büyüklerin anlattıkları eski masalları ve efsaneleri dinliyorlar.
Her yıl 12 Ocak’ta genellikle yüksek dağlara ya da yaylalara şiddetli kar yağışı düşüyor. Genel olarak Kuzey Afrika'daki insanlar, bu durumu, rızkın sembolü olarak gördükleri topraklarla ilişkilendiriliyor.
Mevcut hesaplara göre Cezayir'deki Amazigh (Berberi) tarihinin başlangıcı M.Ö. 950 yılına dayanıyor. Zirâ Amazigh Kralı I. Şeşonk, 12 Ocak’ta Mısır Firavunu II. Ramses'i alt etmişti. ‘Ayın fâtihi’ anlamına gelen ‘Yennayer’ kelimesi ise iki farklı kelimeden oluşuyor; ‘yenna’, yani fetheden; ‘yer’, yani ay.
Siyasalaştırmak
Amazigh halkı; tiyatrolar ya da halk oyunları kültürel ve sosyal gösteriler ve programlar düzenleyerek, iki yıldır resmi bir şekilde kendi yılbaşlarını kutluyor. Böylece Amazigh gelenekleri ve alışkanlıkları, nesillere aktarılması için canlı kalmış oluyor.
Amazigh halkıyla ilgisi olan her şey, yakın zamana kadar ülkede tartışmalara yol açmıştı. Siyasetçiler ise bu konuyu anlaşmazlık çıkaracak bir kart olarak kullanıyordu. Ancak Cezayir halkı, bu sınavları her seferinde atlatarak Arap ve Amazigh halkları arasında ayrım yapmayı reddediyor.
22 Şubat 2019'da halk hareketinde Amazigh bayrağını taşıyan birçok aktivistin hapsedilmesiyle bu sorun daha da ön plana çıkmıştı.
Üniversite Profesörü ve sivil toplum aktivisti Hüseyin Hani, ne yazık ki ülkede meydana gelen siyasi olaylarda Amazigh bayrağını taşıyanların tutuklanmasının ‘Yennayer’ kutlamalarına yansıdığını düşünüyor.
Independent Arabia’ya konuşan Hani, hareketin yolsuz sistem karşıtlığıyla başladığını, Amazigh bayrağı meselesinin ise daha sonradan ortaya çıktığını söylüyor. Bu meselenin özellikle sosyal medya platformlarında Cezayirlileri hassaslaştırıp duyarlı hale getirdiğine de değiniyor.
Araştırma Görevlisi Ekir ise bu tür olayların Cezayirlileri bir araya getirmek için bir fırsat olarak görülmesini ve dilsel ya da kültürel farklılıklar nedeniyle ortaya çıkan engelleri yıkmak için kullanılması gerektiğine değiniyor.



Lübnan’ın Dahiye bölgesindeki cenaze töreninde havaya ateş açıldı, Hizbullah silahlı kişilerin tutuklanmasını engelledi

Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
TT

Lübnan’ın Dahiye bölgesindeki cenaze töreninde havaya ateş açıldı, Hizbullah silahlı kişilerin tutuklanmasını engelledi

Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)

Lübnan’ın başkenti Beyrut'un güney banliyösü Dahiye'deki Kefaat bölgesinde dün öğleden sonra bir güvenlik gerilimi yaşandı. Dört kişinin cenaze töreni sırasında havaya yoğun bir şekilde ateş açılması nedeniyle birkaç kişi yaralandı.

Lübnan basını, büyük bir kalabalığın katıldığı cenaze töreninin silahlı kişilerin yoğun biçimde havaya ateş açmasıyla kargaşaya dönüştüğünü ve bazı kişilerin yaralanmasına yol açtığını bildirdi.

Sosyal medyada paylaşılan video görüntüleri, havaya ateş açıldığını gösterirken siviller arasında panik yaşandığı da görüntülere yansıdı.

Edinilen bilgilere göre Lübnan ordusu durumu kontrol altına almak amacıyla bölgeye ulaştı, ancak Hizbullah yanlıları ateş açanların tutuklanmasını engellemek için müdahale etti.

Bir süre sonra Lübnan ordusu araçları ve İstihbarat Müdürlüğü mensuplarının Kefaat Kavşağı çevresinde geniş çaplı konuşlandığı görüldü. Bu sırada çok sayıda silahlı unsur bölgeden çekildi.

Ayrıca ambulansların yaralıları taşımak üzere olay yerine yöneldiği bildirildi. Cenaze töreni boyunca gerginlik ve kalabalık yoğunluğu devam etti.

Bu gelişme, başkent Beyrut’ta silah dosyasına ilişkin artan tartışmalar gölgesinde yaşandı. Lübnan hükümeti daha önce güvenliği sağlamak ve silahları azaltmak amacıyla yürütülen çabalar çerçevesinde Beyrut'u ‘silahsızlandırılmış şehir’ ilan etme kararını açıklamıştı.

Ancak bu karar, Hizbullah'ın sert tepkisiyle karşılaştı. Örgüt, silahlarının güvenlik kaosunun değil ‘direnişin’ bir parçası olduğunu savunarak bu dosyaya ilişkin her türlü tartışmanın kapsamlı bir ulusal savunma stratejisi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Hizbullah ‘silahsızlandırma’ meselesinin bu şekilde gündeme taşınmasının iç gerginliklere yol açabileceği ve ülkedeki siyasi bölünmeyi derinleştirebileceği konusunda da uyardı.


Bakanlıklar üzerindeki çekişme, hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’nin görevini zorlaştırabilir

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
TT

Bakanlıklar üzerindeki çekişme, hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’nin görevini zorlaştırabilir

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)

Irak’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, ABD’nin eşi ve benzeri görülmemiş desteğinin yanı sıra uluslararası ve yerel desteği arkasına alarak çalışmalarını sürdürüyor. Ancak Zeydi, siyasi güçlerle ilişkisinin niteliğini sınayan ilk dosya olarak bakanlıkların dağılımına ilişkin yaşanan çekişmeyle yüzleşmek zorunda.

Siyasi bloklar ve güçler, Zeydi'yi belirli bakanlıkları talep ederek, başka bakanlıkları kendi çıkarları doğrultusunda döndürerek ya da yeni bakanlıklar ve başbakan yardımcılığı makamları oluşturarak köşeye sıkıştırmaya başladı. Böylece yetkileri olmasa bile bazı parti ve güç liderlerinin devlet kademelerinde mümkün olduğunca fazla yer edinmesini sağlamayı amaçlıyorlar.

Bağdat'taki siyasi gözlemcilere göre söz konusu güçlerin şartlarını dayatmakta ısrar etmesi halinde bu durum, silahlı gruplardan, şişirilmiş kadrolardan ve siyasi blokların dikte ettirdiği atamalardan arınmış bir hükümet kurmak isteyen Zeydi ile bu güçler arasındaki kopuşun başlangıcına dönüşebilir.


Tebbun'dan Fransa'ya mesajlar ve yurt dışındaki muhaliflere uyarılar

"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
TT

Tebbun'dan Fransa'ya mesajlar ve yurt dışındaki muhaliflere uyarılar

"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, medya kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği periyodik buluşmada pek çok kritik konuya değindi. Tebbun, açıklamalarında Fransa’ya imalı, yurt dışındaki muhaliflere ise doğrudan ve sert mesajlar gönderdi.

Cumartesi akşamı devlet televizyonunda yayınlanan mülakatta Tebbun; Papa 14. Leo’nun geçen ayki Cezayir ziyareti, ülkedeki siyasi ve ekonomik durum, dış ilişkiler, bölgesel meseleler ve yaklaşan parlamento seçimleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Papa’nın Ziyareti ve Fransa Göndermesi

Papa’nın 12-13 Nisan tarihlerinde gerçekleştirdiği ziyarete değinen Tebbun, bu ziyaretin pek çok belirsizliği ortadan kaldırdığını ve Cezayir’in Akdeniz havzasındaki konumunu tüm ilişkilere açık bir şekilde yeniden tahkim ettiğini belirtti.

dfvfdv
Resim Cezayir Cumhurbaşkanı geçen ay Papa'yı havaalanında karşıladı (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Tebbun, "Papa ziyaretten çok memnun kaldı, kendisi Cezayir’i tanıyor ve daha önce iki kez ziyaret etmişti. Ancak bu durum 'herkesi' memnun etmedi" dedi. Cumhurbaşkanı, "herkes" ifadesiyle kimi kastettiğini açıkça belirtmese de bu sözlerin Fransız medyasının ziyareti ele alış biçimine yönelik olduğu değerlendirildi. Ziyaretin, Cezayir’in Paris ve Fas ile yaşadığı gerginlikler nedeniyle "izole olduğu" iddialarını boşa çıkardığını vurguladı.

Fransız basınında yer alan, Papa’nın "terörü övmek" suçundan 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Fransız gazeteci Christophe Galiz için arabuluculuk yaptığı iddialarına da değinen Tebbun, "Papa bana özel bir mesaj iletmedi" diyerek, bu iddiaları yalanladı. Ayrıca Papa’nın, Cezayir’in köklü tarihine vurgu yaparak "eski sömürgecinin Cezayir’in varoluşuna dair yarattığı efsaneleri yıktığını" ifade etti.

Muhaliflere "Beşinci Kol" Uyarısı

Özgürlükler konusundaki eleştirilere yanıt veren Tebbun, yurt dışındaki muhalifleri kastederek "beşinci kol" nitelendirmesinde bulundu. Tebbun, "Yabancı odakların koruması altında olduklarını sanan ve toplumu bölmek için kullanılanlar, sonunda hiçbir gücün kendilerini koruyamayacağını anladılar" dedi. Tebbun, bu sözleri ile çoğunluğu Fransa'da ikamet eden yurtdışındaki muhalif figürleri kastediyordu.

Ulusal birliği ve anayasal kimliği (İslam, Amazigh ve Arap kültürü) hedef alan her türlü girişimle mücadele edeceğine dair halka söz verdiğini hatırlatan Tebbun, "İfade özgürlüğü, cumhuriyet kanunlarına ve toplumsal değerlere saygı duyulduğu sürece güvence altındadır. Ancak fikirler dışarıdan dikte edilmemelidir" ifadelerini kullandı. Ayrıca Cezayir’in 2019 öncesindeki kaos ortamına asla dönmeyeceğini vurguladı.

Tebbun ayrıca, "Cezayir'de ifade özgürlüğünün, Cumhuriyet yasalarına, ulusal kimliğin unsurlarına ve toplumun geleneklerine saygı gösterilmesi ve ifade edilen fikirlerin sahiplerinden kaynaklanması, başka taraflarca dikte edilmemesi koşuluyla garanti altına alındığını" yineledi; bu da Tebbun'un değerlendirmesine göre Cezayir'e düşman yabancı güçlerin etkisi altında olan yurtdışındaki muhalefete bir başka göndermeydi.

vfrbrt
Resim Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun'un cumartesi akşamı verdiği basın röportajından (devlet televizyonunda)

Cumhurbaşkanı, "Anayasada, kanunda ve geleneklerde belirtilen ilkeleri ihlal eden herkes bedelini ödeyecektir, çünkü adalet özgürdür ve görevi hakaret ve iftirayı önlemektir" uyarısında bulunarak, "Cezayir, 22 Şubat 2019'da patlak veren ve merhum Cumhurbaşkanı Abdülaziz Bouteflika'nın iktidarını sona erdiren halk hareketinden önceki kaosa geri dönmeyecektir" dedi.

Askeri Üsse izin yok

Dış politikada ABD ile ilişkilere de değinen Tebbun, Washington’un Cezayir’e derin bir saygı duyduğunu ve Cezayir’in "Bağlantısızlar Hareketi"nin bir parçası olarak ABD, Rusya ve Çin ile eşit mesafede dostane ilişkiler yürüttüğünü belirtti. Tebbun, "Cezayir topraklarında yabancı bir askeri üs kurulmasına asla izin vermeyecektir" diyerek kırmızı çizgilerini belirtti.

Ekonomi ve "İhracat Mafyası" ile mücadele

Ülke ekonomisinin iyi durumda olduğunu savunan Cumhurbaşkanı, halkın temel gıda ihtiyaçlarıyla oynayan "fiyat manipülatörlerine" savaş açtı. Özellikle Kurban Bayramı öncesi fiyatları sebepsiz artıranların "ağır bedel ödeyeceğini" söyledi.

Ekonomik alandaki en sert eleştirisi ise "ihracat mafyası" olarak adlandırdığı yapıya oldu. Bazı ihracatçıların döviz gelirlerini ülkeye getirmemek için düşük fatura kestiğini belirten Tebbun, "Geri getirilmeyen yaklaşık 350 milyon dolarlık bir gelir tespit ettik. Şişirilmiş fatura dönemini bitirdik, şimdi düşük fatura şebekeleriyle mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Seçimlerde Şeffaflık Vurgusu

2 Temmuz’da yapılacak genel seçimlere de değinen Tebbun, idarenin seçim sürecine müdahalesinin kesinlikle yasak olduğunu ve "sahtecilik" teriminin Cezayir siyasi sözlüğünden silindiğini ifade etti. Bazı partilerin adaylık için imza satın aldığı iddialarına karşı ise sert uyarılarda bulunarak, bu suça karışanların dokunulmazlıklarının kaldırılacağını ve yargı önünde hesap vereceklerini belirtti.

Tebbun, kanunun "istisnasız herkese uygulanacağını" vurguladı.