Nahda, yeni hükümetten çekildiğini açıkladı

hükümeti kurmakla görevli İlyas el-Fahfah (DPA)
hükümeti kurmakla görevli İlyas el-Fahfah (DPA)
TT

Nahda, yeni hükümetten çekildiğini açıkladı

hükümeti kurmakla görevli İlyas el-Fahfah (DPA)
hükümeti kurmakla görevli İlyas el-Fahfah (DPA)

İslami eğilimli Tunus Nahda Hareketi, 15 Şubat’ta hükümeti kurmakla görevli İlyas el-Fahfah tarafından önerilen yeni hükümete katılmayacağını ve güvenoyu vermeyeceğini açıkladı.
Parlamentoda en fazla sandalyeye sahip olan Nahda’nın söz konusu kararı öncesinde, partinin en yüksek heyeti olan Şura Konseyi toplantı düzenlemişti. Nahda Hareketi’nin bu kararı, Habib el-Cemli tarafından önerilen eski hükümetin geçtiğimiz Ocak ayında güvenoyu alamaması sonrasında Fahfah’ın parlamentonun güvenini sağlama yolunu daha da karmaşıklaştırdı.
Nahda Hareketi’nin üst organı olan Şura Konseyi, 15 Şubat’ta, ilerleyen günlerde ilan edilmesi beklenen İlyas el-Fahfah hükümetine ilişkin tavrını belirlemek için başkent Tunus’ta bir araya geldi. Gelişmeyle eş zamanlı olarak hükümetin kurulmasıyla ilgilenen taraflar, önerilen bakanların nihai listesini ortaya koymadan önce ilerleyen saatlerde atama hususunda uzlaşı sağlamaya çalışıyor.
Parlamentoda büyük çoğunluğa sahip olan Nahda Hareketi, Fahfah tarafından sunulan bakanlık pozisyonlarına ilişkin payın yanı sıra, hükümette önerilen bazı isimlere de itiraz etti.
Nahda Hareketi liderlerinden ve Şura Konseyi üyesi Abdullatif el-Mekki, toplantı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Zamanın baskı altında olduğunu biliyoruz. Şura Konseyi, hükümeti kurmakla görevli yetkili ve Nahda heyeti arasındaki toplantıyı değerlendirecek. Şuna inanıyorum ki, Fahfah’ın görev süresinin başlamasından bu yana Şura Konseyi’nin kararlarının özü, Tunusluların isteklerine yanıt verebilecek güçlü bir hükümete katılma arzusunu oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Kays Said tarafından 20 Ocak’ta, bir ay içerisinde hükümeti kurması için görevlendirilen Fahfah’ın geçtiğimiz Cuma günü hükümeti açıklaması gerekiyordu. Ancak daha fazla danışma faaliyetleri gerçekleştirmek üzere bu açıklama, 15 Şubat’a ertelendi. Önerilen hükümetin, parlamentonun güvenini kazanmak için mutlak çoğunluğa, yani yüzde 50’den fazla oya ihtiyacı var. Ama bu çoğunluğu sağlamayı başaramazsa Cumhurbaşkanı parlamentoyu feshedecek ve erken yasama seçimleri ilan edilecek.
Parlamentodaki ikinci büyük taraf olan Tunus’un Kalbi Partisi’nin de oylamada yer almayacağı kesin. Bu nedenle Nahda Hareketi’nin oyunun, önerilen hükümetin kaderini belirlemesi bekleniyordu.
Nahda Hareketi, parlamentoya sunulması halinde yeni hükümet lehine oy kullanma karşılığında, parlamento çoğunluğunu dikkate alarak (54 sandalye), Fahfah hükümetinde temsilinin ek iki bakanlık ile genişletilmesini talep etti.
20 Ocak’tan bu yana devam eden istişarelere göre Nahda, 5 bakanlık, Demokratik Akım 3 bakanlık, Halk Hareketi 2 bakanlık, Yaşasın Tunus Partisi aynı bakanlıkları, Tunus Alternatif Partisi 1 bakanlık elde edecek. Ancak bu dağılım, geçen yılın sonlarında gerçekleştirilen parlamento seçimlerinde kazanan taraf olan Nahda liderlerini tatmin etmedi. Nahda liderleri, başta Tunus’un Kalbi olmak üzere parlamentoda temsil edilen farklı siyasi partilerin de katılımıyla, hükümeti destekleyen siyasi kemerin genişletilmesi ısrarını sürdürdü.
Gözlemciler, Fahfah’ın bu gecikmeyle, kendisinden önceki Habib el-Cemli hükümetinde olduğu gibi hükümetin parlamento güvenini kazanamama ihtimalini ortadan kaldırmaya çalıştığına inanıyor. Gözlemcilere göre Fahfah, Nahda Hareketi’nin parlamentoda oy kullanmaktan kaçınmasının, hükümetin başarısızlığını tehdit ettiğinin farkında.
Fahfah, cuma akşamı Nahda Hareketi lideriyle uzun bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantı, bir sonraki aşamada başarı sağlamak için iki taraf arasında hükümet yapısının temel bir unvanı olarak ‘ulusal birlik hükümeti’ seçeneğini benimseme hususunda bir anlaşmayla sona erdi. Bu çerçevede Nahda Hareketi liderlerinden Sami et-Tariki, Şura Konseyi’nin olağanüstü bir toplantının ardından Raşid el-Ğannuşi’yi, iki temel noktaya dayanan bir yaklaşım uyarınca hükümeti kurmakla görevli yetkili ile müzakere yapmakla görevlendirdi. Bu çerçevede ilk nokta, genişletilmiş ulusal birlik hükümetinin, mevcut aşamada olmasa bile siyasi durumun değiştiği sonraki aşamalarda Fahfah’ın temel unvanı olması. Bu, hükümet kemerinin genişletilmesi çağrısı yapan Nahda’nın önerisinin, parlamentonun güvenini kazandıktan sonra masada olacağı anlamına geliyor. İkinci nokta ise parlamentodaki hacmine uygun olarak Nahda’nın hükümetteki temsiliyle ilgili.
Diğer taraftan Özgür Anayasa Partisi Başkanı Abir Musa, Fahfah’ın ‘hükümet yapısı ve 3 haftadır devam eden istişareler hakkındaki değerlendirmelere katılma’ çağrısını reddettiğini açıkladı. Musa, “Diyaloglara katılmadık. Çağrılarına yanıt vermedik. Manevraları bizi ilgilendirmiyor. Parti kotalarının sonuçlarını değerlendirmemize gerek yok. Davet reddedildi. Parlamentodaki tavrımız, hükümete karşı oy kullanmaktır” dedi.



Sisi: Herhangi bir milis gücünü veya paralel oluşumu reddediyoruz... ve Filistinlilerin yerinden edilmesine hayır diyoruz

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında (Arşiv- AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında (Arşiv- AFP)
TT

Sisi: Herhangi bir milis gücünü veya paralel oluşumu reddediyoruz... ve Filistinlilerin yerinden edilmesine hayır diyoruz

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında (Arşiv- AFP)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında (Arşiv- AFP)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, bugün yaptığı açıklamada, bölge ülkelerini bölme, topraklarının bir kısmını ele geçirme veya ulusal ordulara ve kurumlara paralel oluşumlar veya "milisler" kurma girişimlerinin kesin ve net bir şekilde reddedildiğini teyit etti.

Polis Günü kutlamaları sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında Sisi, herhangi bir ülkenin adını vermeden, ulusların yıkımına yol açan "milisler" ve oluşumların kurulmasına karşı uyardı. Herhangi bir ulusu etkileyen istikrarsızlığın hem bugünün hem de geleceğin kaybına yol açacağını vurguladı.

Mısır Cumhurbaşkanı, Filistin halkının topraklarından çıkarılmasına yönelik her türlü girişimi tamamen reddettiğini yineledi.

Mısır'ın yasadışı göçmenliğe karşı bir kale olmaya devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı, devlet kurumlarının polis şehitlerinin ve görev başında yaralananların fedakarlıklarını takdir ettiğini kaydetti. Sisi şöyle devam etti: "Şehitlerin anısına sadık kalacağız ve ailelerine karşı görevimize bağlı kalacağız." Mısır Cumhurbaşkanı, Polis Günü kutlamaları sırasında birçok polis memurunu onurlandırdı.


Irak: DEAŞ tutsakları dosyasıyla ilgilenme sorumluluğu tüm ülkelere aittir

Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
TT

Irak: DEAŞ tutsakları dosyasıyla ilgilenme sorumluluğu tüm ülkelere aittir

Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)
Irak'ın batısındaki el-Kaim'de, Irak-Suriye sınırındaki beton bir duvarın yanında Haşdi Şabi güçleri, (DPA)

Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin bugün yaptığı açıklamada, DEAŞ mahkumlarının Irak'a transferiyle ilgili güvenlik ve mali yüklerin yalnızca Irak tarafından karşılanmaması gerektiğini belirtti.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile yaptığı telefon görüşmesinde Bakan Hüseyin, "Bu konunun ele alınması sorumluluğu ilgili tüm ülkelere aittir" dedi.

Kallas, Irak hükümetine DEAŞ üyelerini kabul etme konusundaki ilk anlaşması için minnettarlığını dile getirdi.

Irak Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, DEAŞ tutsaklarının durumu görüşüldü ve Suriye'deki gelişmeler, özellikle varılan anlayış ve anlaşmalar ile bazı bölgelerde meydana gelen çatışmaların nedenleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Görüşmede ayrıca DEAŞ terör örgütü ve Suriye'deki hapishaneler, özellikle de Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolünden çıkan bazı hapishanelerden bir dizi DEAŞ üyesinin kaçması konusu ele alındı; Suriye'nin Haseke bölgesindeki güvenlik durumu görüşüldü ve ateşkesin sürdürülmesi ve mevcut sorunların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı.  

Her iki taraf da, SDG ile Suriye hükümeti arasında yapılacak görüşmelerde Avrupa'nın aktif rol oynamasının önemini vurgulayarak, net anlaşmalara varılması ve bunların uygulanmasına bağlı kalınması gerektiğini belirtti.


Gazze sakinleri, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin trajik gerçekliklerini değiştirebileceğinden şüphe duyuyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
TT

Gazze sakinleri, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin trajik gerçekliklerini değiştirebileceğinden şüphe duyuyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)

Gazze’nin bir mahallesinde çaresiz durumdaki Filistinliler, iki yıl süren savaşın yıkıma uğrattığı bölgede soğukla mücadele edebilmek için elleriyle bir çöp sahasını karıştırarak yakacak arıyor. Han Yunus kentindeki el-Mevasi bölgesinde ortaya çıkan bu manzara, dünya liderlerinin Davos’ta çizdiği tabloyla keskin bir tezat oluşturuyor.

ABD Başkanı Donald Trump Davos’ta, Gazze Şeridi’ni denetleyecek bir Barış Konseyi’nin kurulduğunu duyurdu.

Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) konuşan Trump, ABD arabuluculuğunda geçtiğimiz ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana Gazze Şeridi’ne ‘rekor düzeylerde’ insani yardım girişine izin verildiğini açıkladı. Trump’ın damadı Jared Kushner ile Özel Temsilci Steve Witkoff da yıkıma uğramış bölgenin kalkınma potansiyeline dikkat çekti.

Ancak Gazze Şeridi’nde, ateşkesin başlamasının üzerinden aylar geçmesine rağmen yüz binlerce Filistinli hâlâ yerinden edilmiş durumda. Birçoğu, savaşta hasar görmüş binalarda ya da çadırlarda yaşamını sürdürüyor ve geceleri düşen hava sıcaklıklarına karşı korunmakta zorlanıyor.

Ateşkese rağmen bölgede ölümcül saldırılar da devam ediyor. Şifa Hastanesi Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye’nin açıklamasına göre, İsrail tankları perşembe günü Gazze kentinin doğusunda dört Filistinliyi hedef aldı. Cenazelerin hastaneye getirildiği belirtildi. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre İsrail ordusu olaya ilişkin henüz açıklama yapmadı.

Gazze’de bazı kişiler, Trump’ın başkanlığını yaptığı Barış Konseyi’nin yaşam koşullarını değiştirip değiştiremeyeceği konusunda şüphelerini dile getirdi. Han Yunus’tan göç etmek zorunda kalan Rami Galban, “Bu konseyde İsrailliler var. Vatandaşlar olarak bu durumu nasıl anlamamız gerektiğini bilmiyorum. Bize acı çektirenler İsraillilerdi” dedi. Fethi Ebu Sultan ise “Başka bir seçeneğimiz yok. İçinde bulunduğumuz durum trajik” ifadelerini kullandı.

İsrail saldırılarının ardından oluşan yıkımın ve Han Yunus'taki çöp yığınının ortasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar görünüyor. (AP)İsrail saldırılarının ardından oluşan yıkımın ve Han Yunus'taki çöp yığınının ortasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar görünüyor. (AP)

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’ye insani yardımların önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Ancak bölge sakinleri, yakıt ve odun temininin hâlâ yetersiz olduğunu söylüyor. Fiyatların yüksek olması nedeniyle yakacak bulmanın zorlaştığı, odun arayışının ise tehlikeli olduğu ifade ediliyor. Hastane yetkililerine göre, İsrail güçleri odun toplamaya çalıştıkları sırada 13 yaşındaki iki çocuğu öldürdü.

Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stephane Dujarric, yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kampları yöneten BM ortaklarının, kapasite ve finansmanla ilgili kısıtlamalar nedeniyle Gazze genelindeki 970 kamp alanının yalnızca yüzde 40’ına destek sağlayabildiğini açıkladı. Dujarric, buna rağmen BM ortaklarının çadır, yatak, uyku tulumu, battaniye, kışlık giysi, mutfak malzemeleri ve güneş enerjili lambaların dağıtımını sürdürdüğünü kaydetti.

Eşi ve altı çocuğuyla birlikte bir çadırda yaşayan Sena Salah için ateş yakmak, yemek pişirebilmek ve ısınabilmek amacıyla her gün yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Ailesinin, kendilerini sıcak tutacak yeterli giysisi dahi neredeyse bulunmuyor. Salah, odun ya da gaz satın alacak maddi imkânlarının olmadığını, plastik yakmanın tehlikelerinin farkında olduklarını ancak başka seçeneklerinin bulunmadığını söyledi. Aile bireyleri ateşi canlı tutmak için plastik ve kâğıt atarken, “Hayat son derece zor” diyen Salah, “Bir bardak çay bile içemiyoruz” ifadesini kullandı. Salah, “İşte bu bizim hayatımız. Şiddetli soğuk nedeniyle geceleri uyuyamıyoruz” diye konuştu.

Aziz Akl da odun fiyatlarının çok yüksek olduğunu belirtti. Ailesinin herhangi bir gelirinin bulunmadığını söyleyen Akl, odun için istenen 7 ya da 8 şekeli (yaklaşık 2,5 dolar) karşılayamadıklarını ifade etti. “Evim artık yok, çocuklarım da yaralandı” dedi.

Diğer yandan üç Filistinli gazetecinin öldürülmesi, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdi. Gazze’deki sağlık yetkilileri, perşembe günü onlarca kişinin, bir gün önce İsrail saldırısında araçları hedef alınarak öldürülen üç Filistinli gazetecinin cenaze törenine katıldığını açıkladı. Hayatını kaybeden gazetecilerden birinin AFP ile çalıştığı belirtildi.

İsrail ordusu, söz konusu saldırının, birlikleri için tehdit oluşturduğunu belirttiği bir insansız hava aracını (İHA) kullanan şüphelilerin tespit edilmesinin ardından düzenlendiğini açıkladı. Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı ise ekim ayında başlayan ateşkesten bu yana İsrail ateşi sonucu Gazze Şeridi’nde 470’ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Bakanlığa göre, İsrail’in kontrolündeki bölgelerle Gazze Şeridi’nin büyük bölümünü ayıran ateşkes hattı yakınlarında en az 77 kişi İsrail ateşiyle öldürüldü.

Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentindeki bir pazarda tavuklara bakan Filistinli bir kadın (AP)Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentindeki bir pazarda tavuklara bakan Filistinli bir kadın (AP)

Gazze Şeridi’ndeki yeni teknokrat hükümetin başkanı Ali Şaas, önümüzdeki hafta Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’nın her iki yönden yeniden açılacağını duyurdu. Sınır kapısının yeniden açılması, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin tedavi için Mısır’a geçişini veya akrabalarını ziyaret etmelerini kolaylaştıracak.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ABD’nin fonlar üzerindeki yasağı kaldırması durumunda, Gazze Şeridi’nde insani amaçlarla kullanılmak üzere Barış Konseyi’ne 1 milyar dolar göndermek istediğini bildirdi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Moskova’da bir araya gelen Putin, “Filistin devletinin kurulması ve etkin bir şekilde işlemesi, Ortadoğu’daki çatışmaya nihai çözüm getirebilecek tek yol” dedi.