Suudi Arabistan sınır kapılarında koronavirüse yönelik ek önlemler alındı

Mescid-i Nebevi’de de koronavirüse karşı önlemler alındı. (Şarku’l Avsat)
Mescid-i Nebevi’de de koronavirüse karşı önlemler alındı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan sınır kapılarında koronavirüse yönelik ek önlemler alındı

Mescid-i Nebevi’de de koronavirüse karşı önlemler alındı. (Şarku’l Avsat)
Mescid-i Nebevi’de de koronavirüse karşı önlemler alındı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı dün, koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayıldığı ülkeleri ziyaret edenlere yönelik sınır kapılarında ek ihtiyati prosedürler alındığını duyurdu.
Suudi Sivil Havacılık Genel Otoritesi, ülkede faaliyet gösteren tüm hava taşıma şirketleri için virüs tehdidinin görüldüğü ülkelerden Krallığa gelen hava araçlarına yönelik önleyici prosedürler uygulanması konusunda genelgeler yayınladı.
 
SPA’nın İçişleri Bakanlığı'ndan bir kaynaktan aktardığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Söz konusu kişilere yönelik şu anki prosedürlerin Krallık tarafından takip edildiği göz önüne alındığında, virüsün kuluçka süresi esnasında Krallık topraklarına girişlerini sınırlamak için ek önlemler ya da sınır kapılarında bu kişilere yönelik önleyici prosedürler alınması gerekmektedir.”
Kaynağın açıklamalarına göre ilgili makamlar, güvenlik makamlarının Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki meslektaşlarıyla derhal koordinasyon kurması gerektiğine karar verdi. Bu ülkeler dışında seyahat edenlerin de Krallığa girişinin şu kriterler dopğrultusunda sağlanacağını belirtti:
“Krallığa gelmek isteyen kişi Suudi vatandaşı veya Suudi Arabistan'da ikamet eden biri ise iki tarafın da üzerinde anlaştığı mekanizmaya göre girişlerde Suudi yetkililere söz konusu Körfez ülkesine yurt dışından son 14 gün içinde geldiği bildirilir Seyahat ettiği ülke de belirtilir. Bununla birlikte girişlerde ihtiyatı sağlık önlemleri alınır. Diğer yandan şayet Krallığa gelmek isteyen kişi Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinden birinin vatandaşı, sâkini ya da buradan geçmiş olan biri ise ve söz konusu Körfez ülkesine döndüğü tarihten bu yana kesintisiz 14 gün geçmediyse ya da salgına dair hiçbir belirtisinin bulunmadığı doğrulanmadıysa Krallığa girmesine izin verilmez.”
Söz konusu kaynak, Krallık güvenlik makamlarının aynı prosedürleri Krallıktan gelenlere de uygulamak isteyen herhangi Körfez İşbirliği Konseyi ülkesi ile iş birliği içinde olacağına da işaret etti.
Suudi Sivil Havacılık Genel Otoritesi, havalimanlarında koronavirüse yönelik birtakım önlemler alındığını duyurdu. Söz konusu önlemler arasında virüsün yaygın olduğu bölge ve ülkelerden doğrudan ve dolaylı uçuşla gelen tüm yolcuların kontrole tabi tutulması için havalimanlarına erişim noktalarında bir sağlık ekibinin tahsis edilmesi de bulunuyor.
Otorite tarafından yapılan açıklamada, yolcular arasında bir vaka olduğundan şüphelenildiği taktirde tüm yolcuların uçaktan indirilerek uçağın sterilize ve dezenfekte edileceği, aynı zamanda vakayı nakletmek için güvenli yolun etkinleştirileceği de bildirildi.
Açıklamada, kişisel koruma yollarını ve şüpheli vakaları değerlendirip uygun hareket etmek için eğitilmiş personel, şüpheli vakaları uygun sağlık kuruluşlarına aktarmak için giriş noktalarında yapılacak değerlendirme ve teşhis ve tedavinin sunulması için kurulan koordinasyonu içeren prosedür ve hazırlıklar için gerekli şartların sağlandığı vurgulandı.
Suudi Arabistan Havayolları, salgın konusunda uyarı listesinde bulunan duraklarda yolcuların seyahatlerine başlamadan önce ortaya çıkan ateş ya da herhangi bir belirtinin tespiti ve şüpheli vakaların uçağa bindirilmemesi için dış kaynaklarla koordinasyon içerisinde bulunuyor. Aynı zamanda çalışanlar, mürettebat ve yolcuların korunması için tüm bu duraklarda tıbbi maskeler sağlamış durumda. Bununla birlikte tehlikenin mevcut olduğu noktalardan gelen tüm uçaklar ğlkeye varır varmaz dezenfekte edilecek, Suudi Arabistan Havayolları mürettebatı da şüpheli vakalara yönelik uygulamalar konusunda eğitim alacak.
 
Salgını yok etmede acil müdahale ekibi
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, Bahreyn tarafındaki kara sınırı üzerinden İran’dan dönen ve salgına yakalanmış Suudi vatandaşıyla temas halinde olan 70 kişinin tetkik sonuçları çıkana kadar karantina altına alındıklarını bildirdi.
Salgına yakalanan bir Suudi vatandaşın tetkik edilmesi için uzmanların çalıştığını belirten Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed el-Abdulali, söz konusu işlem kapsamında kişinin sağlığının yanı sıra temasta olduğu kişiler ve geçtiği yerler konusunda  bilgi sağlanmasının bulunduğunu söyledi. Bu yolla söz konusu şahıs ile temasta bulunan 70 kişiye ulaşılarak karantina altına alınmalarının ya da evde tecrit edilmelerinin sağlanarak sağlık durumlarından emin olunduğu, üst düzey bakım alan bu kişilerin test sonuçlarının da yakın zamanda açıklanacağı kaydedildi.
Abdulali, İran’dan gelen ve şu an karantina altında olan vakanın sağlık durumunun iyi olduğunu ve en iyi şekilde bakım hizmeti aldığını vurguladı. Suudi Arabistan'daki sağlık tesisleri ağında gerekli izleme ve sağlık kontrol yöntemleri bulunduğuna değinen Abdulali, bu kişiye kurumlar aracılığıyla erişildiği, iletişim kurulduğu ve gerekli sağlık bakımının, kontrol ve incelemelerin sağlandığını ifade etti. Aynı zamanda şüpheli vakaların günlük olarak izlenerek onaylanmış testlerle incelendiğini ve duyuru yapılacağını da sözlerine ekledi. Abdulali ayrıca Suudi Arabistan'ın tüm bölgelerinde tahsis edilen karantina alanlarında ve hastanelerde söz konusu vakaların tetkik edileceğini de belirtti. Abdulali’nin açıklamalarına göre Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslar arası alandaki ilgili taraflar, diğer ülkeler gibi Suudi Arabistan’daki vaka sayısını da günlük olarak izliyor.
Diğer yandan, Körfez ülkelerinin çoğunda, İran'dan gelenlerde salgının bulaştığı kişiler olduğunun tespit edilmesi, seyahatleri sağlık tehlikesi haline getiriyor.
 
Eğitimde de ihtiyati tedbirler alınıyor
Suudi Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile iş birliği içerisinde eğitim alanında koronavirüs tehdidine yönelik bir dizi ihtiyati prosedür alındığını duyurdu. Aynı zamanda Ulusal Okul Sağlığı Komisyonu’nu da hastalıkla mücadele çabalarını ve önleme yollarını birleştirmeye yöneltti. Söz konusu çabalar arasında okul sağlığı müfettişlerinin ziyaretlerinin yoğunlaştırılması, okulların çevre güvenliğinin sağlanması, tüm okul çalışanlarına bulaşıcı hastalıklarla başa çıkma konusunda kılavuz dağıtılması, eğitim atölyeleri ile toplantılar düzenlenmesi, okulların temizliğinin sağlanması ve havalandırılması, içme sularının, kantinlerdeki ve yemekhanelerdeki gıdaların kalitesinin denetlenmesi ile öğrencilerin öğretmenleri tarafından devamlı gözlemlenmesi bulunuyor.
Eğitim Bakanlığı'nın aldığı önlemler arasında Çin'den ve salgının yayıldığı diğer ülkelerden gelen ya da geri dönen öğrenciler için kabul prosedürleri mekanizmasının ve Hastalıkları Önleme Ulusal Merkezi'nden alınan prosedürlerin tüm eğitim departmanlarına bildirilmesi de yer alıyor.
Eğitim ve sağlık bakanlıklarında saha liderleriyle yapılacak toplantı ile bilgilendirici ve bilinçlendirici filmlerin ve farkındalık broşürlerinin çıkarılması da uygulanan tedbirler arasında bulunuyor.



Vizyon 2030, Suudi Arabistan’ı petrol tedarikçisi olmaktan çıkarıp küresel bir enerji merkezi haline getiriyor

(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)
TT

Vizyon 2030, Suudi Arabistan’ı petrol tedarikçisi olmaktan çıkarıp küresel bir enerji merkezi haline getiriyor

(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)

Suudi Arabistan, onlarca yıldır dünyanın en güvenilir enerji tedarikçilerinden biri olarak sahip olduğu konumu korumakla yetinmeyip, enerji kaynaklarıyla olan ilişkisini yeniden tanımlama yoluna gitti. Ülke, mevcut kaynakların en yüksek verimle nasıl değerlendirilebileceği sorusuna odaklanarak değişen küresel enerji düzenine uyum sağlamayı hedefledi.

Bu yaklaşımın temelini Vizyon 2030 oluşturdu. Söz konusu vizyon, petrol ve doğal gazın değerini artırırken aynı zamanda enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesini ve yenilenebilir enerjiye geçişi stratejik bir fırsat olarak değerlendirdi. Bu dönüşümün en somut adımlarından biri, petrol ve madencilikten sorumlu bakanlığın yeniden yapılandırılarak Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı adını alması oldu. Bu değişiklik, enerji anlayışının yalnızca petrol ve gazla sınırlı kalmayıp yenilenebilir kaynakları da kapsayan daha geniş bir yapıya evrildiğini gösterdi.

Doğası gereği elverişli bir arazi

Suudi Arabistan’ın enerji dönüşümünde coğrafi avantajlarının dikkatli bir değerlendirme sonucunda stratejik bir fırsata dönüştürüldüğü belirtiliyor. Ülkenin güneş enerjisi projeleri için elverişli iklimi, rüzgâr enerjisi yatırımlarına uygun geniş arazileri ve hidrojen enerjisi geliştirilmesine imkân tanıyan çeşitlendirilmiş coğrafi yapısı, bu dönüşümün temel dayanakları arasında gösteriliyor. Bu süreç aynı zamanda güçlü yatırım kapasitesi ve birikmiş araştırma altyapısıyla destekleniyor.

Bu çerçevede Ulusal Yenilenebilir Enerji Programı, Kral Selman Yenilenebilir Enerji Girişimi ve Ulusal Yenilenebilir Enerji Veri Merkezi gibi girişimler hayata geçirildi. Bu programları, güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri izledi ve elektrik üretim verimliliğinin artırılması hedeflendi.

Sonuç olarak, yenilenebilir enerji üretim kapasitesi 2020’de 3 gigavattan 2025’te 46 gigavata yükseldi. Sektörde toplam 64 proje bulunurken, bunların 40’ı güneş enerjisi, 9’u rüzgâr enerjisi ve 15’i enerji depolama projelerinden oluşuyor.

Hidrojen

NEOM bünyesinde, dünya üzerinde benzeri olmayan bir proje olarak yeşil hidrojen üretimi geliştiriliyor. Bu projenin, günlük 600 ton üretim kapasitesiyle küresel ölçekte ilk ve en büyük yeşil hidrojen girişimlerinden biri olduğu belirtiliyor.

sdvefrgtbh
Suudi Arabistan’daki Oxagon şehri (NEOM)

Bu dönüşümü desteklemek amacıyla Yanbu merkezli Yeşil Hidrojen Merkezi’nin ilk aşaması da devreye alındı. Proje kapsamında yenilenebilir enerjiyle elektrik üretim tesisleri, suyun tuzdan arındırılması için tesisler, elektroliz üniteleri, yeşil amonyağa dönüştürme tesisleri ve ihracata yönelik özel bir liman altyapısı kuruluyor. Bu altyapının, yeşil hidrojen üretim zincirinin tüm aşamalarını entegre ederek sürdürülebilir enerji ihracatına katkı sağlaması hedefleniyor.

Pil yarışı... Suudi Arabistan liderliğe yaklaşıyor

Suudi Arabistan’da enerji depolama sektörü, dikkat çekici bir gelişim ivmesiyle öne çıkıyor. Ülke, küresel ölçekte batarya depolama projelerinin maliyet yarışında Çin ile neredeyse aynı seviyeye yaklaşarak önemli bir rekabet konumuna ulaştı. Dört saatlik depolama kapasitesine sahip projelerde maliyetin kilovat başına 409 dolar seviyesinde olduğu, Çin’de ise bu rakamın 404 dolar olduğu bildirildi.

Enerji depolama projelerinde toplam kapasitenin 30 gigavat-saat seviyesine ulaştığı, bunun 8 gigavat-saatlik kısmının ise elektrik şebekesine bağlandığı ifade ediliyor. Bu veriler, ülkenin büyük ölçekli enerji depolama altyapısını hızla geliştirdiğini gösteriyor.

Öte yandan enerji sektöründe önemli bir yenilik olarak Saudi Aramco, petrol dışı enerji uygulamalarında dünyanın ilk örneklerinden biri olan bir yenilenebilir enerji depolama sistemini devreye aldı. Sistem, doğal gaz sahalarındaki üretim faaliyetlerini desteklemek için geliştirildi ve 1 megavat-saat kapasiteye sahip. Bu teknoloji, 5 kuyunun 25 yıl boyunca çalışmasını destekleyebiliyor ve Suudi Arabistan’a ait bir patent üzerine kurulu. Geleneksel güneş enerjisi çözümlerine alternatif olarak geliştirilen sistem, zorlu iklim koşullarında yüksek verimlilik ve değişen enerji ihtiyaçlarına akıllı yanıt verebilme özelliğiyle öne çıkıyor.

SPARK... Endüstri değer haline geldiğinde

Vizyon 2030, üretimin tek başına yeterli olmadığını; asıl katma değerin sanayi geliştirme, tedarik zincirlerini yerelleştirme ve yerli içerik oranını artırmada bulunduğunu kabul etti. Bu yaklaşım doğrultusunda, enerji ve sanayi alanında yeni bir endüstriyel ekosistem oluşturma hedefi öne çıktı. Bu kapsamda Kral Selman Enerji Şehri (SPARK) projesi hayata geçirildi. Yaklaşık 12 milyar riyali (3,2 milyar dolar) aşan yatırım büyüklüğüne sahip olan proje, 60’tan fazla yerli ve uluslararası yatırımcıyı bünyesine çekti.

Stratejik bir konumda yer alan SPARK, enerji kaynaklarına ve ihracat ile nakliye ağlarına yakınlığı sayesinde lojistik avantaj sunuyor. Ayrıca hızlı erişim sağlayan bir kuru liman altyapısına da sahip. Proje kapsamında şu ana kadar 7 fabrika faaliyete geçirilirken, 14 yeni fabrikanın inşasının sürdüğü bildirildi. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın enerji merkezli sanayi dönüşümünü hızlandıran önemli adımlar arasında gösteriliyor.

Denge, aşırılık yok

Dünya petrol ve doğal gazın alternatiflerine doğru bir dönüşüm sürecine girerken, Suudi Arabistan farklı bir yaklaşım benimsiyor. Bu yaklaşımda, enerji dönüşümünün aşırı hızlı ilerlemesinin küresel enerji güvenliği ve ekonomik büyüme açısından riskler doğurabileceği değerlendirmesi öne çıkıyor. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarının tek başına tüm kalkınma ihtiyaçlarını karşılamada yeterli olmayabileceği görüşü dile getiriliyor.

Bu çerçevede ülke, petrol ve gaz arama ve geliştirme yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor. Bu projeler arasında en dikkat çekici olanlardan biri, Ortadoğu’nun en büyüklerinden biri olarak kabul edilen Jafurah Gaz Sahası geliştirme projesi olarak öne çıkıyor. Bu saha, gaz değer zincirinin ve petrokimya endüstrilerinin güçlendirilmesinde stratejik bir rol oynuyor.

Bu strateji doğrultusunda Suudi Arabistan, bir yandan küresel enerji arz güvenliğini desteklerken diğer yandan karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik teknolojilere yatırım yapmayı sürdürüyor. Böylece ülke, hem enerji üretiminde merkezi bir aktör hem de sürdürülebilir enerji dönüşümünde dengeli bir model sunan bir ‘entegre enerji merkezi’ olarak konumlanıyor.


Vizyon 2030: Geleneksel yönetimden küresel dijital liderliğe geçiş öyküsü

Vizyon 2030: Geleneksel yönetimden küresel dijital liderliğe geçiş öyküsü
TT

Vizyon 2030: Geleneksel yönetimden küresel dijital liderliğe geçiş öyküsü

Vizyon 2030: Geleneksel yönetimden küresel dijital liderliğe geçiş öyküsü

Suudi Arabistan, Vizyon 2030 kapsamında dijital dönüşüm ve bilgi ekonomisi alanında başlattığı süreci kararlılıkla sürdürüyor. Ülke, gelişmiş dijital altyapısına ve uzun yıllara dayanan bilgi birikimine dayanarak geleceğin ekonomilerinde rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Bu dönüşümün, ekonomik çeşitliliği artırma, yeni istihdam alanları oluşturma ve genç nüfusu güçlendirme amacı taşıyan ulusal bir vizyonla desteklendiği belirtiliyor. Söz konusu strateji, inovasyon, araştırma ve teknolojiye dayalı entegre bir ekosistem inşa edilmesi üzerine kurulurken, Suudi Arabistan’ın küresel ölçekte bilgi temelli ekonomiler arasında konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.

Kağıtsız hükümet

Suudi Arabistan, Vizyon 2030 kapsamında yürüttüğü dijital dönüşüm sürecinin bir parçası olarak ‘kâğıtsız hükümet’ politikasını hayata geçirdi. Söz konusu uygulama, vatandaşların kamu hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla farklı sektörleri kapsayan tek bir dijital platform sistemi üzerine inşa edildi. Adalet, sağlık, turizm, yatırım, konut, lojistik ve gayrimenkul gibi birçok alanın entegre edildiği bu platformlar sayesinde işlemlerin dijital ortamda yürütülmesi sağlanıyor. Bu yaklaşımın, işlem sürelerini önemli ölçüde kısalttığı ve bürokratik süreçleri basitleştirdiği belirtiliyor. Böylece vatandaşlar, ülkede yaşayan yabancılar, yatırımcılar ve ziyaretçiler; fiziksel olarak bir kuruma gitmeden işlemlerini tamamlayabiliyor.

vefrthyju
Beem devlet uygulamasının Dijital Hükümet Forumu’nda tanıtımı (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)

‘Bütünleşik Hükümet’ programı

Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi, 2022 yılında Bütünleşik Hükümet programını başlattı. Programın amacı, dijital dönüşüm sürecini hızlandırmak, kamu kurumları arasındaki entegrasyon seviyesini yükseltmek ve vatandaşlara daha bütüncül bir dijital hizmet deneyimi sunarak kamu kaynaklarının dijital alanda daha verimli kullanılmasını sağlamak olarak açıklandı.

Bu dönüşümün somut sonuçlarından biri olarak ‘Balady Platform’ öne çıktı. Platformun, 37 farklı kamu platformunun kapatılmasına katkı sağladığı ve yüzde 80’in üzerinde bir entegrasyon başarısına ulaştığı belirtildi. Ayrıca ‘LOGISTI Platform’ 200’den fazla hizmet sunarak dikkat çekerken, ‘Sehhaty Platform’ ise 30 milyondan fazla kullanıcıya hizmet vererek geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı.

Uluslararası yapay zekâ merkezi

Suudi Arabistan, yapay zekâ alanında da küresel ölçekte ileri bir merkez konumunu güçlendirdi. Ülkenin enerji kaynakları, gelişmiş dijital altyapısı ve veri merkezleri sayesinde, yapay zekâ teknolojileri için cazip bir yatırım ve geliştirme üssü haline geldiği belirtiliyor.

Bu kapsamda, yapay zekâ teknolojilerinin yerelleştirilmesini hedefleyen ulusal bir girişim olarak HUMAIN projesi hayata geçirildi. Proje, Arapça içerik üretimini destekleyen büyük dil modelleri geliştirmeyi ve veri merkezlerinde ileri yapay zekâ uygulamalarını işletmeyi amaçlıyor. Bu çerçevede özellikle Dammam’daki yapay zekâ altyapıları da öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor.

fbnyju
Riyad’da düzenlenen Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı sırasında Suudi yapay zekâ şirketi HUMAIN’in standını inceleyen ziyaretçiler (AFP)

Ayrıca ülke, insan kaynağı kapasitesini artırmak için eğitim sistemine yapay zekâ derslerinin entegre edilmesine ve öğrencilere ile ulusal yeteneklere yönelik eğitim programlarının başlatılmasına yatırım yapıyor. Bu adımların, gelecek nesillerin dijital ekonomiye ve yapay zekâ temelli sektörlere hazırlığını güçlendirmeyi hedeflediği ifade ediliyor.

HUMAIN şirketi

HUMAIN, 2025 yılında resmen faaliyete geçirilerek yapay zekâ alanında kapsamlı çözümler geliştirmeye başladı. Şirketin geliştirdiği projeler arasında Arapça destekli akıllı bir asistan, ileri düzey büyük dil modelleri ve tamamen yapay zekâ ile çalışan bir işletim sistemi yer alıyor. Ayrıca Suudi Arabistan içinde geliştirilen donanım ve teknolojilerin de bu ekosisteme entegre edildiği belirtiliyor. HUMAIN’in hizmetlerinin yüz binlerce kullanıcıya ulaştığı, aktif kullanıcı sayısının 300 bini aştığı ifade ediliyor. Şirketin faaliyet alanının 5 farklı pazara yayıldığı ve 150’den fazla dijital uygulama ve hizmeti desteklediği de aktarılan bilgiler arasında yer alıyor.

Dijital adalet sektöründeki dönüşüm

Suudi Arabistan’da yargı alanında dijital hizmetler, kayda değer bir dönüşüm sürecinden geçti. Bu kapsamda 160’tan fazla elektronik hizmet sunularak yıllık yaklaşık 90 milyon kâğıt kullanımının önüne geçildiği bildirildi. Dijitalleşme sayesinde 65 milyon fiziksel başvurunun da ortadan kalktığı ifade ediliyor. Ayrıca 200 milyondan fazla gayrimenkul belgesinin dijital ortama aktarıldığı, e-dava sisteminin uygulanmasıyla dava süreçlerinin ortalama süresinin yüzde 79 oranında azaldığı belirtildi. Bu süreçte ‘Virtual Enforcement Court’ ve ‘Virtual Notary’ gibi uygulamalar da hayata geçirildi.

gthyju
Suudi Arabistan Adalet Bakanı Dr. Velid es-Samani, Dijital Hükümet Forumu’nda yaptığı konuşmada (SPA)

Söz konusu gelişmelerin, gelişmiş dijital altyapı ve güvenli bir dijital ekosistem üzerine inşa edildiği vurgulanıyor. Bu dönüşümün, hizmet sunumunun ötesine geçerek kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi ve bürokratik karmaşıklığı azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.

Dijital ve bilgi ekonomisi

Suudi Arabistan, dijital ve bilgi ekonomisi alanında geleceğin yükselen ekonomileri arasında yerini güçlendirmeye devam ediyor. Ülke, bu kapsamda kapsamlı bir yasal ve kurumsal ekosistem geliştirerek teknoloji ve inovasyon temelli büyüme modelini destekliyor. Bu çerçevede Suudi Arabistan Fikri Mülkiyet Otoritesi (SAIP), Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Kurumu ve Suudi Uzay Ajansı gibi kurumlar oluşturuldu. Ayrıca İletişim, Uzay ve Teknoloji Komisyonu yeniden yapılandırılırken, bilgi teknolojileri sektörünü geliştirmek amacıyla Ulusal Bilgi Teknolojileri Geliştirme Programı da hayata geçirildi. Bunun yanı sıra araştırma ve inovasyon merkezlerinin rolü güçlendirildi. Bu kapsamda Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) ile Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri (KACST) gibi kurumlar, bilimsel araştırma ve teknolojik yeniliklerin geliştirilmesinde önemli merkezler olarak öne çıkıyor.

Siber güvenlik

Suudi Arabistan, siber güvenliği ulusal güvenliğin bir parçası olarak ele alan ulusal bir çerçeve oluşturdu. Bu yaklaşımın ekonomik ve sosyal istikrarı desteklemeyi, teknoloji şirketlerini güçlendirmeyi ve dijital hizmetlerin büyümesini hızlandırmayı hedeflediği bildirildi. Söz konusu strateji, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) ve Ulusal Siber Güvenlik Otoritesi (NCA) gibi kurumların kurulmasıyla desteklendi. Ayrıca, siber alanda çocukların korunmasına yönelik uluslararası girişimler de bu sürece dahil edildi. Bu adımların, Suudi Arabistan’ın teknoloji, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarında küresel liderliğini pekiştirmesine katkı sağladığı ifade ediliyor.

rgthy
Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu’nun (SDAIA) LEAP Fuarı’ndaki standı (SPA)

Dijital ekonomi pazarı

Suudi Arabistan’da dijital dönüşümün ekonomik göstergelere de güçlü şekilde yansıdığı bildirildi. Ülkede dijital ekonomi pazarının büyüklüğünün 745,98 milyar riyale (198,9 milyar dolar) ulaştığı, iletişim ve bilgi teknolojileri pazarının ise 199 milyar riyal seviyesine çıktığı kaydedildi. Söz konusu büyüme, dijital sektörün ölçeğini ve olgunlaşma hızını ortaya koyarken, Suudi Arabistan merkezli çok sayıda teknoloji şirketinin de ‘milyar dolarlık şirket’ statüsüne yükseldiği ifade edildi. Bu gelişmeler, dijital ekonominin büyümesini hızlandırırken sektörün daha olgun ve küresel rekabete açık bir yapıya evrildiğine işaret ediyor.

Küresel endekslerde lider konumda

Uluslararası ileri göstergelerin, Suudi Arabistan’ın dijital ve teknolojik alanda elde ettiği konumu güçlendirdiği bildirildi. Buna göre ülke, iletişim ve teknoloji gelişim endeksinde dünya birincisi olurken, küresel rekabet raporuna göre siber güvenlik endeksinde üst üste ikinci kez yine dünya birinciliğini elde etti. Ayrıca Stanford Üniversitesi tarafından hazırlanan endekste, yapay zekâ alanında kadınların güçlendirilmesi kategorisinde de küresel ölçekte ilk sırada yer aldı. Bu sonuçların, Suudi Arabistan’ın dijitalleşme, siber güvenlik ve yapay zekâ alanlarında küresel liderlik iddiasını pekiştirdiği değerlendiriliyor.

bghyju
LEAP Fuarı’ndaki bilgi ekranının önünde duran bir kadın (SPA)

Suudi Arabistan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından yayımlanan 2025 Dijital Hazırlık Endeksi’nde dünya birincisi oldu.

Bölgesel düzeyde ise Yapay Zekâ Güvenlik Endeksi’nde birinci sırada yer alırken, küresel sıralamada 11. basamağa yükseldi. Ayrıca süper bilgisayar alanında Şahin 3 süper bilgisayarı ile bölgesel liderliğini koruyan Suudi Arabistan, dünya genelinde 18. sıraya yerleşti.

Oxford Insights raporuna göre ülke, yapay zekâya hazır hükümetler endeksinde de bölgesel olarak ilk sırada bulunuyor.

Küresel göstergeler açısından Suudi Arabistan; dijital hükümet olgunluk endeksinde dünya ikincisi, yapay zekâ iş büyüme oranında ve önde gelen yapay zekâ model sayısında dünya üçüncüsü konumunda yer aldı. Stanford Üniversitesi verilerine göre ayrıca dünyada öncü yapay zekâ modelleri geliştiren 7 ülke arasında bulunuyor.

Bunun yanında G20 ülkeleri arasında iletişim ve teknoloji düzenlemeleri gelişmişlik endeksinde ikinci sırada, e-devlet gelişiminde altıncı sırada ve sürdürülebilir kalkınma için kalite altyapısı endeksinde ise 20. sırada yer aldığı kaydedildi.


Suudi Arabistan Kralı: Suudi Arabistan, Vizyon 2030'un kazanımlarıyla daha iyi bir geleceğe doğru ilerliyor

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad’dan genel bir görünüm (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad’dan genel bir görünüm (SPA)
TT

Suudi Arabistan Kralı: Suudi Arabistan, Vizyon 2030'un kazanımlarıyla daha iyi bir geleceğe doğru ilerliyor

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad’dan genel bir görünüm (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad’dan genel bir görünüm (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030'un kazanımlarıyla ve kararlı adımlarla daha iyi bir geleceğe doğru ilerlediğini vurguladı. Kral Selman, ülkenin potansiyelini, zenginliklerini ve rekabet avantajlarını değerlendirerek vatandaşların bizzat tecrübe edebilecekleri kapsamlı bir kalkınmayı hayata geçirmede küresel bir örnek olma konumunu pekiştirdiğini belirtti.

Veliaht Prens ve Başbakan Prens Muhammed bin Selman ise kapsamlı kalkınmanın üzerinden geçen on yılın ardından Suudi Arabistan'ın, vatandaşlarının iradesi ve etkin kurumlarının çalışmasıyla vizyonları gerçeğe dönüştürmede istisnai bir örnek sergilediğini vurguladı.

Prens Muhammed bin Selman, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Geçmiş yıllarda elde ettiğimiz başarılar, kazanımları pekiştirmek ve etkinin sürdürülebilirliğini güvence altına almak amacıyla çabalarımızı ikiye katlamak, plan ve araçlarımızı yoğunlaştırmak adına bizi büyük bir sorumlulukla yüz yüze getiriyor. Gözümüz daima bu vatanın ve halkının daha yüce bir geleceğindedir.”

Bu açıklamalar, Vizyon 2030'un 2025 yılı yıllık raporunda yer aldı. Rapor, ulusal dönüşüm programlarının uygulanmasındaki olağanüstü verimliliği gözler önüne serdi. Suudi Arabistan, Vizyon 2030 performans göstergelerinin yüzde 93’ü yıllık hedeflerine ulaştırmayı ya da bu hedeflere yaklaşmayı başarırken pek çok gösterge de belirlenen takvimin öncesinde orta ve uzun vadeli hedefleri fiilen aştı.

Toplamda bin 290 girişimin hayata geçirilmesine dayanan bu kurumsal disiplin, Suudi Arabistan ekonomisinin tarihinde ilk kez bir trilyon dolar eşiğini aşmasını ve geçtiğimiz yıl yüzde 4,5 büyüme kaydetmesini sağladıktan sonra 2026-2030 dönemine ait üçüncü aşamanın güçlü bir konumdan başlayabilmesinin önünü açtı.