ABD, El-Fahuri'nin serbest bırakılması için Lübnanlı yetkililerle anlaşma mı yaptı?

TT

ABD, El-Fahuri'nin serbest bırakılması için Lübnanlı yetkililerle anlaşma mı yaptı?

Lübnan’daki askeri mahkeme dün sürpriz bir kararla, ülkenin güneyinin işgali sırasında İsrail tarafından kurulan el-Hayam gözaltı merkezi eski yöneticisi Amir el-Fahuri’yi serbest bıraktı. Karar ülkede yaşanan siyasi bir tartışmanın tam ortasında gelirken Hizbullah kararı ‘ABD baskısı’ sonucu alınmış ‘yanlış’ bir karar olarak niteledi. Bununla birlikte kararın, ABD ile ‘siyasi bir anlaşma’ çerçevesinde alındığı iddia edildi.
Washington ile ‘anlaşma’ yapıldığı imaları, siyasiler ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalardan çıkarılırken özellikle (Dürzi) İlerici Sosyalist Parti (İSP) Genel Başkanı Velid Canbolat’ın Twitter hesabından yaptığı şu açıklama dikkatleri çekti;
“(Ülkede) sağlık sektörü ve ekonomide yaşanan kriz zirveye ulaşırken, karar merkezinde olan ve çifte vatandaşlığı bulunan şeytanın avukatı, ajan Amir el-Fahuri'nin serbest bırakılması için uygun fetvayı bulur. Yargı kurumlarının ve yargının bağımsızlığı hakkında konuşmanın ne faydası var. Yüksek Yargı Konseyi Başkanı’na ve ajanı yargılayan hakimlere teşekkür ederim. Bu Başkanlık için zehirli bir iksirdir.”
Öte yandan (Maruni Hristiyan) Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) lideri Cibran Basil’in ofisinden basında çıkan haberlerle karşı yapılan açıklamada, “Yargıya olan saygısından dolayı milletvekili Basil, Fahuri’nin ne tutuklandığında ne de serbest bırakıldığında ucu yargıya dokunan yanlış eleştiriler ve iftiralarda bulunmamıştır” ifadeleri yer aldı. Lübnan merkezli bir gazetede yer alan habere işaret edilen açıklamada, “Bu iğrenç bir iftira ve tahammül edilemeyen gerçeklerin çarpıtılmasıdır. Bunun amacı, ajanın Basil’in Dışişleri Bakanlığı döneminde Lübnan'a dönmesi ve tutuklanmasından dolayı tüm siyasi ve medyatik yükün milletvekili Basil’in omuzlarına yüklenmesidir. Basil Fahuri’yi hiç tanımıyor ve onunla serbest bırakılmasıyla hiçbir bağlantısı yok. Basil’in Fahuri’ye yardım etme sözü verdiğine dair söylenenler önyargı ve yalandır. Bu yüzden gazeteye dava açılmasına karar verildi” denildi.
Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen eski Bakan Viam Vahhab ise “Lübnan, ABD’nin talebini reddedemez” çıkışında bulunurken milletvekili Cemil es-Seyyid Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Bu mahkeme tek başına Fahuri’yi temize çıkarmaya cesaret edemez. Lübnan lehine yapılmış bir anlaşma sonucu serbest bırakılmış olmasını ve bunun da halka duyurulmasını umuyorum. Fakat eğer karşılıksız bırakıldıysa kafalar yuvarlanmalı” dedi.
Muhalif siyasi kaynaklar Şarku’l Avsat aracılığıyla Fahuri’nin serbest bırakılmasının Şii İkilisi’nin (Hizbullah-Emel Hareketi) dışında Hizbullah’ın müttefiklerini de etkileyecek olan ABD yaptırımlarıyla ilişkili olup olmadığını sordular. Kaynaklar ayrıca Washington ile Lübnan hükümeti arasında pamuk ipliğine bağlı ABD-Lübnan ilişkilerinin normalleştirilmesi ve ABD'nin Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Lübnan'a nakit para yardımı yapılmasına yeşil ışık yakmasını kolaylaştırması’ karşılığında Fahuri hakkındaki takipsizlik kararı nedeniyle Lübnan’ın bir bedel ödeyip ödemeyeceğini de sorarken bu bedelin yerel mi yoksa bölgesel mi olacağını da sorguladılar.
Kaynaklar ABD’nin talebi üzerinde geçtiğimiz aylarda aralarında ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı David Hill ve ABD'nin eski Beyrut Büyükelçisi Elizabeth Richard ve yeni Büyükelçisi Dorothy Shea’nın da bulunduğu ABD’li bazı yetkililer ile Lübnanlı yetkililer arasında birkaç görüşme yapıldığının altını çizdiler.
Öte yandan karara karşı siyasi bir çıkış yapan Hizbullah “Ne yazık ki ABD baskısı bugün karşılık buldu” şeklinde bir açıklama yaptı. Bugünün Lübnan ve yargısı için üzücü bir gün olduğu belirtilen açıklamada, kararın pişmanlık, öfke ve kınama gerektiren bir karar olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca askeri mahkeme başkanının ve üyelerinin, bu kararı almaları için yapılan baskılara boyun eğmek yerine istifa etselerdi, daha onurlu ve daha faydalı bir davranış sergilemiş olacakları belirtildi. Açıklamada yargıya saygınlık ve onur sınavında itibar ve dürüstlüğünü geri kazanmak ve işkence gören, ezilen ve topraklarının kurtarılması uğruna fedakarlık yapan tüm Lübnanlılar için bu durumu düzeltme çağırısı yapıldı.
Hizbullah’a bağlı Avukatlar Topluluğu yaptığı açıklamada, “Askeri Mahkeme tarafından, el-Hayam Kasabı olarak adlandırılan ajan Amir Fahuri'nin serbest bırakılması kararı Lübnan halkı adına alınmış bir karar değildir. Bu skandal karar, Lübnan adaletinin ve askeri yargının tarihinde kara bir gündür. Ancak Fahuri’nin serbest kalma işlemleri durdurulması ve ardından adil bir şekilde cezalandırılması halinde bu kara leke silinebilir” ifadeleri yer aldı.
Muhalefet kanadından siyasi kaynaklar, yaşanan siyasi tartışmalarla ilgili olarak,  hükümetin, ABD ile ilişkilerdeki tıkanıklığı hafifletmeye yardımcı olacak, mevcut durumu sona erdirecek ve Washington ile ilişkilerde krizi ağırlaştıran ana meselelerle karıştırılmayacak benzer bir karar verip veremeyeceğini sorguladılar. Kaynaklar, tepkileri ve tıkanıklığı püskürtebilecek tutumlar sergilemek yerine, Fahruri’yi serbest bırakma kararıyla Washington'la gerginliği hafifletmeye ve uyuşmazlığı gidermeye yönelik davranışlar sergilendiği söylediler. Yine aynı kaynaklar, bu olayın Saad Hariri hükümeti zamanında gerçekleşseydi ne gibi sonuçları olacağını ve bugün hükümette yer alan partilerin buna karşı nasıl bir tutum sergileyebileceklerini sorguladılar.
Hakkında İsrail'in Lübnan’ın güneyini işgali sırasında el-Hayam kasabasında eski bir kampta işkence yaptığı iddiaları bulunan Amir el-Fahuri'nin geçtiğimiz Eylül ayında uzun yıllar kaldığı ABD’den dönmesi ülkede büyük bir öfke patlamasına neden olmuştu.
Mahkeme, 16 Mart Pazartesi öğleden sonra yayınladığı kararda şu ifadelere yer verdi:
“Güney Lübnan’ın 2000 yılında kurtuluşundan önce İsrail tarafından kontrol edilen el-Hayam Hapishanesi’nde 1998 yılında mahkumlara işkence yapıldığı yönünde Fahuri’ye atfedilen suçlar, zaman aşımına uğrayarak (yani iddia edilen suçun gerçekleşmesinden bu yana 10 yılı aşkın bir süre geçti) düştü.”
Ancak Askerî Yargıtay’daki Hükümet Komiseri dün, Pazartesi günü Askeri Mahkeme’de hakim Gassan el-Huri’nin verdiği kararı temyiz etti. Lübnan Ulusal Bilgi Ajansı, hakim el-Huri’nin Askeri Yargıtay'dan kararı temyiz etmesini, Fahuri için tutuklama emri çıkarılmasını ve yeniden yargılamasını istediğini belirtti. Ajans, temyiz başvurusunun dün sabah Askeri Yargıtay tarafından işleme alındığını aktardı.
Fahuri hakkındaki takipsizlik kararının yayınlanmasından bu yana, siyasi çevreler ve halktan yapılan yoğun eleştiriler devam ederken Hizbullah ve diğer solcu güçlerin destekçileri yargı ve siyasi müdahale konusundaki öfkelerini dile getirdiler. Bazıları Tuğgeneral Hüseyin Abdullah başkanlığındaki Askeri Mahkeme’yi eleştirirken siyasi kaynaklar Abdullah'a yönelik eleştirileri ‘haksız’ olarak nitelediler.
Şarku’l Avsat’a yapılan açıklamalarda,  1980'lerde İsrail'le beraber hareket eden ‘Güney Lübnan Ordusu’ milisleri tarafından yönetilen el-Hayam gözaltı merkezinde çıkan isyanın zorla bastırılması davasına ilişkin ‘beraat’ değil, ‘takipsizlik’ kararı alındığı vurgulandı. Olayda iki mahkum ölmüştü. Kaynaklar, Güney Lübnan'ın 2000 yılında işgalden kurtulmasından iki yıl sonra 2003'te Fahuri hakkında başka bir dava açıldığını, ancak zaman aşımı nedeniyle serbest bırakıldığını belirttiler.
Şarku’l Avsat’a konuşan yargı kaynaklarına göre Fahuri, gözaltı merkezindeki ayaklanmayı zorla bastırmak, iki mahkumun ölümüne neden olmak, 1986 yılında mahkum Ali Abdullah Hamza'nın cesedine işkence yapmak, ölen mahkumların cesetlerinin bilinmeyen bir yere taşımak ve saklamakla suçlandı. Ancak 30 yıllık zaman aşımı nedeniyle Fahuri kanunlar uyarınca serbest bırakıldı. Kaynaklar ayrıca Fahuri’nin avukatının 2016 yılında Lübnan'a gelip suçlamaların zaman aşımına uğraması nedeniyle Lübnan güvenlik makamlarından müvekkilinin adının hakkında ajanlık ve terörle suçlamaları bulunanlar için oluşturduğu ‘303’ listesinden çıkarılması için bir takım adımlar attığına dikkat çektiler. Fahuri'nin adının listeden çıkarılmasının ardından Lübnan'a döndüğünü belirten kaynaklar, geçtiğimiz Eylül ayında tutuklanmadan önce Lübnan topraklarına girmesine izin verildiğini söylediler.
Fahuri, Beyrut’ta soruşturma hakimi olan Bilal Halavi tarafından el-Hayam Hapishanesi’ndeki iki eski tutuklunun kendisine karşı açtığı davada da ‘söz konusu tutukluları göz altına almak, özgürlüklerine el koymak ve işkence yapmak’ ile yargılanıyor. Fakat Halavi’nin Fahuri hakkında tutuklama emri çıkarmamış olması halkın yargıya yönelik öfkesini körüklüyor. Siyasi kaynaklar, Fahuri’nin şuan bir güvenlik merkezinde olmadığını, yoğun güvenlik önlemleri altında bir hastanede tedavi gördüğünü söylediler.



SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
TT

SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)

Suriye ordusu, birkaç gün süren çatışmaların ardından Şeyh Maksud mahallesinden savaşçıların tahliye edilmesinden bir gün sonra, Halep'in doğusunda "Suriye Demokratik Güçleri" (SDG) tarafından yapılan askeri yığılmayı tespit ettikten sonra dün olağanüstü hal ilan etti.

SANA haber ajansına göre Ordu operasyon komutanlığı açıklamasında, "Uçaklarımız, SDG'nin Halep'in doğusundaki Deyri-Hafer cephesine silahlı gruplar ile orta ve ağır teçhizat getirdiğini tespit etti" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, "Örgüt tarafından getirilen bu takviyelerin niteliğini henüz bilmiyoruz" denilerek, "Güçlerimizi seferber ettik ve konuşlanma hatlarımızı güçlendirdik, her türlü senaryoya hazırız" ifadeleri yer aldı.

Halep kırsalındaki Menbiç bölgesinde iç güvenlik operasyonları dün "kamikaze insansız hava araçlarından (İHA) kaynaklanabilecek potansiyel tehditler" konusunda uyarıda bulunan bir bildiri yayınladı. Bildiride, bölge sakinlerinin "mümkün olduğunca halka açık yerlerde, meydanlarda ve pazarlarda toplanmaktan kaçınmaları" ve "ana ve tali yollarda seyahat ederken dikkatli olmaları" çağrısında bulunuldu.


Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

TT

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, vilayetteki durumun son gelişmelerin ardından normale dönmeye başladığını belirtti. Hanbeşi, istikrarın doğrudan vatandaşların yaşamına yansıdığını ve halkın yerel yönetime ve devlet kurumlarına olan desteğinin güçlendiğini vurguladı.

Hanbeşi, Mukalla’daki ofisinde Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen yeniden elden geçirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini ifade etti.

cdfgrt
Hadramut Valisi ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, Hadramut’un altyapı geliştirme projelerinden oluşan geniş bir paket için Suudi yetkililerden sözler aldığını aktardı. Hanbeşi, gıda yardımlarının şu anda Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen günlerde sahil bölgelerine de dağıtılacağını söyledi.

Vilayetteki askeri güçlerle ilgili olarak Hanbeşi, Hadrami Elit Güçleri komutanları, Vatan Kalkanı Güçleri ve koalisyon temsilcilerinin, elit birliğin eski kadrosuna geri dönmesi konusunda anlaştığını ve daha sonra Vatan Kalkanı Güçleri’yle birleştirilerek tek bir güç oluşturulacağını açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut’un ‘gelecek herhangi bir çözüm sürecinde etkin bir siyasi aktör olması gerektiğini’ vurguladı. Yerel yönetimin, tüm bileşenler, partiler ve kanaat önderleriyle görüşmeler yaparak Hadramut’un ortak sesini oluşturma hazırlıkları yürüttüğünü ve bu çerçevede Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde yakında gerçekleştirilecek Güney-Güney Diyalog Konferansı’na katılım sağlanacağını ifade etti.

Güvenlik ve öncelikli hizmetler

Hanbeşi, vilayet yönetiminin kanaat önderleri ve toplum liderleriyle yaptığı tekrarlayan görüşmelerin öncelikli olduğunu vurgulayarak, “Onlar kamuoyunu yansıtıyor ve vatandaşların taleplerini iletiyor” dedi. Hanbeşi, vatandaşlardan en sık dile getirilen talebin ‘güvenlik, istikrar ve başta elektrik olmak üzere kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi’ olduğunu aktardı.

Hanbeşi, Başbakan’la da görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, “Başbakan, hükümetin vilayetin bu alandaki ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamaya hazır olduğunu ifade etti” dedi. Hanbeşi, hükümetin verdiği sözler doğrultusunda gelecek yazın daha iyi geçeceği konusunda iyimser olduğunu sözlerine ekledi.

Sakinlik ve istikrar

Hanbeşi, ‘Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin çekilmesinin ardından genel tablonun huzur ve istikrarla karakterize olduğunu’ belirterek, “Çeşitli kamu kurum ve idarelerinin yeniden faaliyete geçirilmesi çalışmalarının devam ettiğini ve özellikle silah taşınmasıyla ilgili güvenlik önlemlerinin artırıldığını” söyledi.

Hanbeşi, kamu tesislerini yağmalamakla bağlantılı bazı kişilerin yakalandığını, ağır silah bulundurdukları tespit edilmeyen diğerlerinin ise serbest bırakıldığını ifade etti. Hanbeşi, hayatın yavaş yavaş normale dönmeye başladığını ve durumun daha da iyileşme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan ile yüksek düzeyde koordinasyon

Hadramut Valisi Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın rolüne dikkat çekerek, “Bu başarı Suudi Arabistan’a aittir” dedi. Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın vilayetteki GGK güçlerinin çıkarılmasını kısa sürede sonuçlandırdığını belirtti ve koordinasyon ile desteğin devam ettiğini vurguladı. Hanbeşi, vilayet yönetimi ile Hadrami Elit Güçleri komutanları arasında yapılan bir toplantıya değinerek, bu görüşmede “Suudi Arabistan’ın gıda ve mali teşvikler sağlayacağı taahhüdü sonrasında güçlerin eski durumuna geri getirilmesinin” ele alındığını aktardı.

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, vilayetin Suudi yetkililerden altyapıyı geliştirecek büyük bir proje paketi için sözler aldığını kaydetti. Ayrıca, gıda yardımlarının Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen dönemde sahil bölgelerine de dağıtılacağını ifade etti.

Yeniden yapılandırma

Hanbeşi, yerel yönetimin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili olarak, “Alınan önlemler, açıkça GGK’yi desteklediklerini ilan eden veya siyasi olarak karşıt tavırlar sergileyen yetkililere yönelikti” dedi. Hanbeşi, bunun ‘yönetim yetkileri çerçevesinde ve yerel yönetim birimlerinde uyumu sağlama gerekliliği kapsamında’ gerçekleştirildiğini vurguladı.

Hanbeşi, “Tehdit altında tavır alanlar için hoşgörü gösterileceğini, ancak siyasi olarak GGK’ye bağlı kalanlar hakkında yasal ve idari tedbirlerin uygulanacağını” belirterek iki grubu birbirinden ayırdı.

Hanbeşi, Güney-Güney Diyaloğu ile ilgili olarak, vilayet yönetiminin bazı Hadramut Ulusal Konseyi üyeleriyle bir araya geldiğini ve diyaloğun genel çerçevesine dair bilgi edindiğini belirtti, ancak temsilcilerin seçimi ve detaylı mekanizmaların henüz netleşmediğine dikkat çekti.

Hanbeşi, önümüzdeki günlerde vilayetin farklı siyasi ve sosyal bileşenleriyle geniş kapsamlı görüşmeler yaparak, Hadramut’u temsil edecek ortak bir vizyon üzerinde uzlaşmayı hedeflediklerini açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut ile bazı güney vilayetler arasında tarihi sorunlar bulunduğunu vurgulayarak, vilayetin 1967’den bu yana yaşadığı marjinalleşmeye işaret etti ve Hadramut’un özel bir temsil ile haklı taleplerini yansıtması gerektiğini söyledi.

Hadramut’un geleceğine dair olarak ise Hanbeşi, vilayetin gelecekteki siyasi uzlaşmada etkili bir aktör olması gerektiğini vurguladı.

Doğu Bölgesi

Hanbeşi, Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’yı kapsayan Doğu Bölgesi seçeneğini desteklediğini belirterek, bu vilayetlerle herhangi bir sorun bulunmadığını vurguladı ve aralarındaki ilişkinin ‘derin köklere sahip sosyal dokuyu’ yansıttığını ifade etti.

İhlaller

Vali Hanbeşi, hapishaneler ve ihlaller konusuna ilişkin olarak, geçmiş dönemde Riyan Uluslararası Havalimanı’nda sert işkenceye uğrayan iki vaka kaydedildiğini ve bunların GGK ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) güçlerinin varlığı sırasında belgelenmiş olduğunu belirtti.

vfgthy
Hadramut'taki kampları ele geçirmek için harekete geçen Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, ciddi ihlallerin yargı mercilerine sevk edileceğini vurguladı. Ayrıca, farklı vilayetlerden ciddi suç isnadı bulunmayan veya silahlarını teslim eden onlarca tutuklunun serbest bırakıldığını ifade etti.

Hanbeşi, “El-Advas bölgesinde 78 kişiyi serbest bıraktık ve silahlarını teslim eden diğer 78 kişi de yakında serbest bırakılacak. Ancak ciddi suçlara karışanlar mutlaka yargıya sevk edilecek” dedi.

Yağma operasyonları

Hanbeşi, Marib vilayetindeki Seyun Havalimanı’nda uçak yakıt ikmal aracının bulunduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Aracın yerel yetkililer tarafından kontrol altına alındığını ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde geri alınması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Havaalanı hazırlığı

Hanbeşi, havalimanlarıyla ilgili olarak, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen hazır hale getirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini belirtti. Seyun Havalimanı için ise uçak yakıt ikmal aracının gelmesini beklediklerini ifade etti.

Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin birleştirilmesi

Hanbeşi, Vatan Kalkanı Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’nin performansını değerlendirirken, “Geniş bir toplantı yapıldı; toplantıya Hadrami Elit Güçleri’nin liderleri ve Vatan Kalkanı Güçleri katıldı. Toplantıda, Hadrami Elit Güçleri’nin önceki yapısına geri döndürülmesi ve ardından Vatan Kalkanı Güçleri ile birleştirilerek tek bir güç oluşturulması kararlaştırıldı” dedi. Hanbeşi, çok sayıda askeri oluşumun uygun bir seçenek olmadığını vurguladı.

sxdfrgt
Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu temsilcisi Albay Abdulbari eş-Şehrani ile birlikte Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin liderleriyle yaptığı toplantıda (Yerel medya)

Önceki aşamanın etkilerinin üstesinden gelmek

Vali Hanbeşi sözlerini Hadramut halkına verdiği bir mesajla tamamladı ve onları, ‘önceki dönemin etkilerini geride bırakmaya, birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye, vilayet güvenliği ve istikrarını korumak için yerel yönetimle iş birliği yapmaya ve inşa sürecini destekleyecek bir halk desteği oluşturmaya’ davet etti.


Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
TT

Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)

Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Koalisyonu'nun lideri Irak Başbakanı Muhammed Şia es-Sudani, parlamento seçimlerinde ikinci olan Hukuk Devleti Koalisyonu'nun lideri eski Başbakan Nuri el-Maliki'ye bir sonraki hükümeti kurma yetkisini verme kararı aldı.

Bilgi sahibi kaynaklar, es-Sudani'nin “gayri resmi bir toplantı sırasında bu açıklamasıyla Şii Koordinasyon Çerçevesi liderlerini şaşırttığını” söyledi.

Ona yakın üst düzey bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada es Sudani “Çerçeve liderlerinin, Maliki'nin önerdiği uzlaşma adayı yerine, el Maliki'yi şahsen atamalarını ve adaylığının Çerçeve'nin liderleri, dini otorite ve Sadr Hareketi'nin lideri Mukteda es-Sadr ve ulusal arena tarafından onaylanmasını şart koştu.”

Aynı kaynak durumu, "Es-Sudani herkese, el-Maliki'nin hükümeti kuramaması durumunda meselelerin ilk kazanan olarak kendisine döneceğini, siyasi bir çıkmazı önlemek ve anayasal sürelerin dolmasından korktuğu için taviz verenin kendisi olduğunu bildirdi" şeklinde açıkladı.