​BAE’de 102, Katar’da ise 44 yeni koronavirüs vakası kaydedildi

Dubai’de sokak sterilizasyon çalışmalarından bir kesit (AFP)
Dubai’de sokak sterilizasyon çalışmalarından bir kesit (AFP)
TT

​BAE’de 102, Katar’da ise 44 yeni koronavirüs vakası kaydedildi

Dubai’de sokak sterilizasyon çalışmalarından bir kesit (AFP)
Dubai’de sokak sterilizasyon çalışmalarından bir kesit (AFP)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Sağlık Bakanlığı 29 Mart itibariyle 102 yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakası kaydederken, Katar’da ise son 24 saat içinde 44 yeni vaka görüldü.
BAE Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, virüs tanısı konulan yeni vakaların, daha önce açıklanan vakalarla temas halinde olanlar arasında yapılan incelenmeyle tespit edildiği belirtildi. Yurtdışı seyahatleriyle ilgili durumlara ek olarak önleyici tedbirlere ve fiziksel mesafe kuralına bağlı kalınmaması yüzünden toplam vaka sayısının 570’e yükseldiği ifade edildi.
Yapılan açıklamada, virüsten etkilendiği teyit edilen vakaların uyruk bilgisine de yer verildi. Buna göre, tespit edilenler arasında Yeni Zelanda, Slovakya, Fas, Yunanistan, Çin, Fransa, Almanya, Cezayir, Irak, Kolombiya, Venezuela, Polonya, İsveç, Avustralya, Etiyopya, Kanada, Lübnan, Sudan, Suudi Arabistan ve Portekiz vatandaşı birer kişi, Brezilya vatandaşı iki, İtalya ve İrlanda uyruklu üçer, Mısır’lı altı, BAE ve Filipinler’den yedişer kişi, İngiliz vatandaşı 16 ve Hindistan uyruklu 30 kişi bulunduğu belirtilirken, “tüm hastaların sağlık durumu stabil olup, gerekli sağlık hizmetlerine tabi tutulmaktadırlar” ifadelerine yer verildi.
BAE Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasında, “Yaşanan yeni ölüm vakasının 47 yaşında Arap bir kadına ait olduğu, ölümle sonuçlanan komplikasyonlara yol açan çeşitli kronik hastalıklarının bulunduğu” ifade edildi. Açıklamada ayrıca, biri Filipinler’den ikisi ise Hindistan’dan olmak üzere, Kovid-19 taşıdığı tespit edilen 3 yeni hastanın hastaneye sevk edildiği ve aldıkları gerekli sağlık hizmetinin ardından hastalığın bütün belirtilerini atlattıklarına işaret edildi. Bu vakalarla birlikte virüsü yenen kişi sayısının 58’e ulaştığı belirtildi.
Yaklaşık 9 Milyon 400 bin nüfuslu BAE kozmopolit bir toplum yapısına sahip. Ülkenin sadece yüzde 16,5’i BAE  vatandaşı. BAE’nin Yüzde 83,5’ini ise Dünyanın farklı ülkelerinden gelen çeşitli sektörlerde çalışan işçiler oluşturuyor.
Öte yandan, son 24 saat içinde kaydedilen 44 yeni vaka ve 1 ölümle birlikte Katar’da Kovid-19’dan etkilenen toplam kişi sayısı 634’e yükseldi. Şimdiye kadar 48 kişi virüsü yenerek iyileşti.
Yaklaşık 2 Milyon 840 bin nüfuslu Katar kozmopolit bir toplum yapısına sahip. Ülkenin sadece yüzde 9’u Katar vatandaşı. Katar’ın yüzde 91’ini ise Dünyanın farklı ülkelerinden gelen çeşitli sektörlerde çalışan işçiler oluşturuyor.



Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
TT

Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de dün düzenlenen Körfez İstişare Zirvesi’nde, bölgedeki güncel gelişmeler ve özellikle artan gerilim ele alındı.

Toplantıda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgedeki artan eylemlerini sert şekilde kınadı. Ayrıca Ürdün’ün de hedef alındığı saldırılara karşı güçlü bir tepki ifade edildi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, zirvenin Suudi Arabistan’ın davetiyle gerçekleştiğini belirterek, krizden çıkış için diplomatik bir yol bulunması gerektiğini ve bunun uzun vadeli güvenlik ve istikrarı güçlendirecek anlaşmalara zemin hazırlaması gerektiğini söyledi.

Budeyvi, liderlerin Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik “açık İran saldırılarını” şiddetle kınadığını ve bu durumun Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninde ciddi bir zedelenmeye yol açtığını ifade etti.

Ayrıca liderlerin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve deniz trafiğini engellemeye yönelik “hukuka aykırı adımlarını” reddettiği ve 28 Şubat’tan önceki durumun yeniden tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdiği aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre zirvede, Körfez ülkeleri arasında ortak altyapı projelerinin hızlandırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda demiryolu ağı, lojistik ve ulaştırma projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızlandırılması talimatı verildi.

Ayrıca petrol ve gaz taşımacılığı için boru hattı projesi, su şebekelerinin entegrasyonu ve stratejik rezerv alanlarının oluşturulması gibi projelerin önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. Savunma alanında ise erken uyarı sistemleri, balistik füzelere karşı ortak radar ağı ve askeri entegrasyonun güçlendirilmesi yönünde adımların hızlandırılması istendi.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.


Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilcisi: Deniz seyrüseferinin korunması ortak bir sorumluluk

 Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)
Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)
TT

Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilcisi: Deniz seyrüseferinin korunması ortak bir sorumluluk

 Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)
Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin yanından geçen sürat teknesi (AP)

Suudi Arabistan, uluslararası deniz yollarının korunmasının önemini vurguladı ve özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer özgürlüğüne yönelik herhangi bir tehdidin, küresel ekonomik istikrar ve enerji güvenliği üzerinde doğrudan etkisi olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl, BM Güvenlik Konseyi’nde deniz yollarının güvenliği üzerine yapılan bir oturumda, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticaret için hayati bir güzergâh olduğunu, bu nedenle Körfez bölgesindeki gelişmelerin izlenmesi ve bölgenin korunmasına yönelik çabaların artırılması gerektiğini açıkladı.

El-Vasıl, deniz taşımacılığı özgürlüğüne yönelik tehditlerin, enerji piyasalarını ve küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyerek uluslararası ekonomik güvenliği tehlikeye atabileceğini vurguladı. Bu tehditlerin, uluslararası hukuka saygı gösterilerek ve uluslararası iş birliği artırılarak ortak bir sorumlulukla ele alınması gerektiğini belirtti.

El-Vasıl ayrıca, BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararına uyulması ve deniz yollarının güvenliğini sağlamak için ortak çalışmanın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti, bu sayede küresel pazarların istikrarının korunacağına dikkat çekti.

Diğer yandan Suudi Arabistan, Pakistan’ın liderliğinde sürdürülen diplomatik arabuluculuk çabalarını destekleyerek, bölgesel gerginliklerin azaltılması ve savaşın durdurulması adına uluslararası ve bölgesel çabaları pekiştirdiğini yineledi.

Son olarak el-Vasıl, BM Güvenlik Konseyi’ne, İran’ın Suudi Arabistan’a yönelik başlattığı saldırıları açıkça kınama çağrısında bulundu. Bölgedeki güvenlik ve istikrarı korumak için uluslararası camianın net ve kararlı bir duruş sergilemesinin önemini vurguladı.