ABD Temsilciler Meclisi, 3 trilyon dolarlık yeni ekonomik destek paketini onayladı

ABD Temsilciler Meclisi, 3 trilyon dolarlık yeni ekonomik destek paketini onayladı
TT

ABD Temsilciler Meclisi, 3 trilyon dolarlık yeni ekonomik destek paketini onayladı

ABD Temsilciler Meclisi, 3 trilyon dolarlık yeni ekonomik destek paketini onayladı

ABD Temsilciler Meclisi, Cumhuriyetçi çoğunluğun olduğu Senato’da geçmesi beklenmeyen bir zamanda, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında 3 trilyon dolarlık tarihi yeni bir ekonomik teşvik paketini onayladı.
ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhuriyetçiler, paketin ‘ölü doğduğunu’ belirtiyordu. Yardım paketinin yürürlüğe girebilmesi içinse Trump’ın imzası bekleniyor.
Demokrat çoğunluğa sahip Temsilciler Meclisi, koronavirüsle mücadele ve salgınının ekonomideki olumsuz etkilerini düzeltmek amacıyla Demokratlar tarafından sunulan 3 trilyon dolarlık koronavirüs yardım paketini 199 hayır oyuna karşı, 208 evet oyu ile onayladı.
Cumhuriyetçiler, ihtiyaca ve anayasaya aykırı olduğuna ve Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratik çoğunluğun elinde iktidarı artıracağına dikkat çekerek, bu pakete büyük ölçüde karşı çıkmıştı.
Demokratlar, bu paketin koronavirüs salgını sırasında güvenlik için gerekli bir önlem olduğunu ifade etti.
Diğer yandan ABD Temsilciler Meclisi, milletvekillerinin virüs salgını sırasında alınan bir güvenlik önlemi olarak uzaktan oy kullanmasına izin vermek için parti temelinde oy kullandı.
217 milletvekilinin desteğiyle ve 189 milletvekillerinin muhalefetiyle geçirilen bu tarihi değişim, 231 yıllık Konsey görevinde geçici bir değişikliğe izin veriyor. Yasama organlarının oy vermek veya duruşmalara katılmak için bizzat mecliste hazır bulunmaları gerekiyordu.
Temsilciler Meclisi’nin Demokrat üyelerinden Jim McGovern, “Arkadaşlarım teknolojiden korkuyor olabilir, size yardımcı olacağız” ifadelerini kullandı.
Oklahoma Eyaleti'nden Cumhuriyetçi Tom Cole ise, “Teknolojiden korkmuyoruz, geleneklere saygı duyuyoruz” dedi.



İran ve Ürdün dışişleri bakanları, ikili ve bölgesel konuları görüştü

Safedi'nin İranlı mevkidaşı ile görüşmesinden bir kare
Safedi'nin İranlı mevkidaşı ile görüşmesinden bir kare
TT

İran ve Ürdün dışişleri bakanları, ikili ve bölgesel konuları görüştü

Safedi'nin İranlı mevkidaşı ile görüşmesinden bir kare
Safedi'nin İranlı mevkidaşı ile görüşmesinden bir kare

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, New York’ta Filistin’deki son gelişmeler ile ikili ve bölgesel meseleleri görüştü.

İran Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, BM Güvenlik Konseyinde (BMGK) bakanlar düzeyinde düzenlenen "Orta Doğu" oturumuna katılmak üzere ABD’de bulunan Abdullahiyan ile Ürdünlü mevkidaşı Safedi bir araya geldi.

ABD’nin İsrail’e desteği ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun saldırıları sona erdirmek istememesinin “Filistinlilere yönelik soykırımın devam etmesinin temel nedeni” olduğu değerlendirmesinde bulunan Abdullahiyan, uluslarası toplumun, özellikle İslam ülkelerinin “bu soykırımı sona erdirmek için harekete geçip çabalarını sürdürmesi gerektiğini ifade etti.

Abdullahiyan, İran’ın İsrail’e yönelik saldırısının, ülkesinin Şam’daki konsolosluk binasına yapılan saldırıya karşı cevap olarak “meşru savunma” çerçevesinde gerçekleştirildiğini ifade ederek “hassas ve hesaplı” bir şekilde askeri ve istihbarat üslerini hedef aldıklarını kaydetti.

Bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesinden yana olduklarını belirten Abdullahiyan, İsrail’in saldırısına verilen karşılığın “sınırlı ve minimum” olduğunu, İsrail’in “herhangi bir maceracı eyleme girişmesi durumunda” ülkesinin cevabının “kesin, hızlı ve kapsamlı” olacağını yineledi.

Abdullahiyan, İsrail’in Filistin halkına karşı sürdürdüğü saldırılara işaret ederek, uluslararası toplum, İslam İşbirliği Teşkilatı ve üye ülkelerin bu saldırıların durdurulması için harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.

Ürdün Dışişleri Bakanı Safedi de Filistin meselesinin ülkesi için yüksek öncelik taşıdığını belirterek Gazze’ye yönelik sürdürülen saldırıların sonlandırılması için çabalarının süreceğini ifade etti.

Filistin’deki durumu zor ve karmaşık” olarak nitelendiren Safedi, Ürdün'ün, Filistinlilerin komşu ülkelere yerleştirilmesine yönelik her türlü girişime kesin olarak karşı olduğunu kaydetti.

Abdullahiyan ile Safedi, bazı ikili ve bölgesel konuları da ele aldı.


Burkina Faso 3 Fransız diplomatı sınır dışı etti

Burkina Faso ordusundan askerler Mali sınırında (Arşiv-AFP)
Burkina Faso ordusundan askerler Mali sınırında (Arşiv-AFP)
TT

Burkina Faso 3 Fransız diplomatı sınır dışı etti

Burkina Faso ordusundan askerler Mali sınırında (Arşiv-AFP)
Burkina Faso ordusundan askerler Mali sınırında (Arşiv-AFP)

Burkina Faso yetkilileri, "sabotaj eylemlerine" karıştıklarını gerekçesi ile üç Fransız diplomatı sınır dışı etti. Fransızlar ise bu iddiayı yalanlayarak, diplomatların rutin görevleri dışına çıkmadıklarını belirtti.

Yüzbaşı İbrahim Traoré'nin Burkina Faso'da 2022'de iktidara gelmesinden beri eski sömürgeci güce karşı düşmanca bir söylem benimsemesiyle, iki ülke arasındaki ilişkilerde gerilim ve kriz yaşanıyor.

Burkina Faso Dışişleri Bakanlığı geçtiğimiz salı günü bir memorandum yazıp başkent Vagadugu'daki Fransız büyükelçiliğine gönderdi. Ancak muhtıra hemen yayınlanmadı ve dün (Perşembe) açıklanana kadar gizli kaldı.

Bakanlık, üç diplomatın "yıkıcı faaliyetlerde bulunmaları nedeniyle Burkina Faso topraklarında istenmeyen kişiler olarak sınıflandırıldığını" belirtti ve 48 saat içinde (dün sona erdi) Burkina Faso topraklarını terk etmelerini istedi.

İktidardaki askeri cunta kararıyla Burkina Faso'da yayın yapması yasaklanan Radyo France Internationale, üç diplomatın "son günlerde sivil toplum kuruluşları, sosyal medyadaki bazı nüfuz sahibi kişiler, iş adamları, bazı kurumların CEO'ları da dahil olmak üzere toplantılar ve klasik diplomatik faaliyetler yürüttüğünü" belirtti. Fransız devletine yakın radyo istasyonu, üç diplomatın, Burkina Faso'nun yetkililerinde "memnuniyetsizliğin" nedenini araştırmadan önce "iktidardaki askeri cuntayla yakın ve aynı görüşleri benimsemeyen yerel medyayla" da toplantılar yaptığını ifade etti.

Radio France Internationale, Vagadugu'nun istenmeyen kişiler olarak ilan ettiği Fransız diplomatlardan birinin "birkaç gün önce Burkina Faso'dan ayrıldığını" belirtti, ancak diğer ikisi hakkında herhangi bir ayrıntı vermedi.


DEAŞ'ın gerçekleştirdiği iki saldırıda Suriye rejimine bağlı güçlerden 20 kişi öldürüldü

Şam'daki Suriye rejimi askerleri (arşiv - Reuters)
Şam'daki Suriye rejimi askerleri (arşiv - Reuters)
TT

DEAŞ'ın gerçekleştirdiği iki saldırıda Suriye rejimine bağlı güçlerden 20 kişi öldürüldü

Şam'daki Suriye rejimi askerleri (arşiv - Reuters)
Şam'daki Suriye rejimi askerleri (arşiv - Reuters)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) dün (Perşembe) yaptığı açıklamada, DEAŞ’ın Şam'ın kontrolündeki bölgelere düzenlediği iki saldırıda rejim yanlısı güçlerden 20 savaşçıyı öldürdüğünü duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığı habere göre SOHR, “DEAŞ hücreleri tarafından Humus'un doğu kırsalında bir askeri otobüse düzenlenen saldırıda rejim güçleri ve rejim yanlısı grupların 16 üyesi öldürüldü” dedi.

SOHR'a göre ölenler arasında son yıllarda Rusya'dan destek alan Şam yanlısı Filistinli savaşçılardan oluşan Kudüs Tugayı'ndan dokuz savaşçı da bulunuyor.

SOHR'a göre, DEAŞ'ın Suriye'nin doğusundaki Elbukemal kırsalında askeri karargâha düzenlediği bir başka saldırıda da rejim güçlerinin dört üyesi öldürüldü.

Diğer yandan Mart ayı sonlarında DEAŞ çölde kurduğu bir pusuda sekiz Suriye askerini öldürmüştü. SOHR yılbaşından bu yana Deyrizor, Humus, Rakka, Hama ve Halep vilayetlerinde DEAŞ tarafından düzenlenen pusu ve saldırılarda öldürülen 200'den fazla rejim gücü ve ona ya da İran'a bağlı savaşçı olduğunu bildirdi.

SOHR'a göre saldırılarda aynı dönemde en az 37 sivil hayatını kaybederken, rejim güçleri ve rejim yanlısı gruplar da 24 teröristi etkisiz hale getirdi.

2014 yılında Irak ve Suriye'nin büyük bölümünün kontrolünü ele geçiren DEAŞ art arda yenilgiler aldı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) aylarca süren çatışmaların ardından Mart 2019'da yenilgiyi ilan etti.


İran, İsrail'in herhangi bir hamlesine ‘derhal karşılık verme’ sözü verdi

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan (DPA)
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan (DPA)
TT

İran, İsrail'in herhangi bir hamlesine ‘derhal karşılık verme’ sözü verdi

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan (DPA)
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan (DPA)

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, İsrail'i, Tahran'ın gerçekleştirdiği askeri saldırıya yanıt olarak herhangi bir İran çıkarını hedef alması halinde ‘derhal ve en üst düzeyde yanıt’ vermekle tehdit etti.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı habere göre Abdullahiyan verdiği bir röportajda “İsrail yeni bir maceraya atılırsa cevabımız derhal ve en üst düzeyde olacaktır” dedi.

Abdullahiyan, “İsrail'e saldırmaktaki amacımız İsrail'i uyarmak ve İsrail hükümetine karşılık verme kabiliyetimiz olduğu mesajını vermekti. Biz bölgede kaos ve çatışma çemberini genişletmek istemiyoruz. Bunu yapan Netanyahu” diyerek İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya atıfta bulundu.

Arap Dünyası Haber Ajansı'na (AWP) göre Abdullahiyan, İran'ın bölgedeki ABD üslerini ya da çıkarlarını hedef almayacağını yineledi.

İran, İsrail'in iki hafta önce Şam'daki İran konsolosluk binasını bombalamasına karşılık olarak İsrail'e yaklaşık 300 insansız hava aracı (İHA) ve füze fırlattı.


İsrail İran'a misillemede bulundu, birçok şehirde uçuşlar durduruldu

İran'daki patlamaya ilişkin sosyal medyada dolaşan fotoğraf
İran'daki patlamaya ilişkin sosyal medyada dolaşan fotoğraf
TT

İsrail İran'a misillemede bulundu, birçok şehirde uçuşlar durduruldu

İran'daki patlamaya ilişkin sosyal medyada dolaşan fotoğraf
İran'daki patlamaya ilişkin sosyal medyada dolaşan fotoğraf

İran devlet televizyonu, bugün şafak vakti (Cuma) ülkenin merkezindeki İsfahan vilayetinde nedenlerinin bilinmediğini belirttiği "şiddetli patlamalar" duyulduğunu bildirdi. Fars haber ajansı ise İsfahan'ın kuzeybatısındaki bir askeri üssün yakınında 3 patlamanın duyulduğunu bildirdi.

Yarı resmi İran ajansı bugün erken saatlerde İsfahan kentindeki havaalanı yakınında patlamalar duyulduğunu, ancak nedeninin bilinmediğini belirtti. Ajans haberinde "Bu seslerin nedeni hala bilinmiyor ve olayın kesin ayrıntılarını tespit etmek için soruşturmalar devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Buna karşılık Al-Alam TV, İran Uzay Örgütü sözcüsünün, hava savunmasının bir dizi "küçük nesneyi" vurduğunu söylediğini aktardı.

İran resmi medyası, İsfahan, Şiraz ve Tahran gibi birçok şehirde uçuşların durdurulduğunu bildirdi.

Bu, ABC News'in ismi açıklanmayan bir Amerikalı yetkilinin İsrail füzelerinin İran'daki bir bölgeyi vurduğunu doğruladığını bildirmesinin ardından geldi.

Yetkilinin, Irak veya Suriye'deki bölgelerin de bombalanıp bombalanmadığını doğrulamadığı belirtildi.

Irak'ın El-Ahed kanalı, ülkenin güneyindeki Babil Valiliği'nin El-İmam ilçesinde nedeni bilinmeyen bir patlamanın duyulduğunu bildirdi, ancak herhangi bir ayrıntı vermedi.

İran hafta sonu, Suriye'deki İran büyükelçiliği binasını hedef alan şüpheli İsrail saldırısına yanıt olarak İsrail'e yüzlerce insansız hava aracı ve füze fırlattı. İnsansız hava araçlarının ve füzelerin çoğu İsrail'e ulaşamadan düşürüldü.


İran basını, İsfahan'da şiddetli patlama seslerinin geldiğini duyurdu

İran basını, İsfahan'da şiddetli patlama seslerinin geldiğini duyurdu
TT

İran basını, İsfahan'da şiddetli patlama seslerinin geldiğini duyurdu

İran basını, İsfahan'da şiddetli patlama seslerinin geldiğini duyurdu

Devlet televizyonunun haberinde, "Haber kaynakları, İsfahan eyaletinde nispeten şiddetli patlama sesi duyulduğunu bildiriyor. Bu sesin kaynağının ne olduğu henüz açıklanmadı." ifadelerine yer verildi.

Yarı resmi Fars Haber Ajansı da yerel kaynaklara dayandırarak, İsfahan'ın kuzeydoğusundaki Kehcavaristan şehrinde bir patlamanın duyulduğunu bildirdi.

Bu seslerin nedeninin henüz bilinmediğini belirten Fars, Kehcavaristan şehrinin, İsfahan Havalimanı'nın ve Ordu Hava Kuvvetleri'nin 8'inci Üssü'nün yakınında yer aldığını aktardı.

İran'da patlama haberlerinin ardından bazı uçuşlar askıya alındı

İran resmi haber ajansı IRNA'nın, İran Yol ve Şehircilik Bakanlığına bağlı Hava Limanları ve Havacılık Şirketi'ne dayandırdığı haberde, Tahran, İsfahan ve Şiraz ile ülkenin batı, kuzeybatı ve güneybatı bölgelerindeki tüm uçuşların askıya alındığı duyuruldu.

Amerikan medyası: İsrail, İran'a yönelik bir saldırı düzenledi

İlk olarak Amerikan ABC News kanalının ABD'li bir yetkiliye dayandırarak verdiği İsrail'in İran'a yönelik saldırı haberi, daha sonra CBS News ve CNN tarafından da takipçilerine aktarıldı.

Adı açıklanmayan ABD'li yetkililere dayandırılan haberlere göre İsrail, yerel saatle cuma sabahı erken saatlerde İran'a yönelik bir karşı saldırı düzenledi.

ABC News, İsrail'in aynı zamanda Suriye ve Irak'ta da bazı bölgeleri vurduğu yönündeki iddiaların doğrulanmadığını kaydetti.

CNN'e konuşan ABD'li yetkili ise Biden yönetiminin İsrail'in "İran'a yönelik bu karşı saldırısına yeşil ışık yakmadığını" ve ABD'nin bölgede kapsamlı bir çatışma istemediğini vurguladı.

İsrail, ABD'ye saldırıdan önce haber vermiş

Yetkili, İsrail'in saldırıdan önce, "İran'a yönelik sınırlı bir karşı saldırı düzenleyeceğini" perşembe günü haber verdiğini ve ABD'nin bu saldırıyı "desteklemediğini" kaydetti.

Ayrıca yetkili, söz konusu saldırıda vurulan bölgenin nükleer bir tesis olmadığını da sözlerine ekledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon ise söz konusu saldırıyı henüz resmi olarak doğrulamadı.


NYT: "İsrail, Şam'daki İran hedefine saldırıyı ABD'ye son dakikada söyledi"

IDF, hava savunma sistemlerinin neredeyse tüm füzeleri imha ettiğini bildirmişti (Reuters)
IDF, hava savunma sistemlerinin neredeyse tüm füzeleri imha ettiğini bildirmişti (Reuters)
TT

NYT: "İsrail, Şam'daki İran hedefine saldırıyı ABD'ye son dakikada söyledi"

IDF, hava savunma sistemlerinin neredeyse tüm füzeleri imha ettiğini bildirmişti (Reuters)
IDF, hava savunma sistemlerinin neredeyse tüm füzeleri imha ettiğini bildirmişti (Reuters)

ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times (NYT), İsrail'in Şam'daki İran konsolosluğuna düzenlediği saldırıyı iki aydır planladığını ve Washington'a son anda haber verdiğini yazdı. 

Haberde, İsrailli yetkililerin Suriye'de İran'a ait bir hedefin vurulmasını "provokasyon olarak görmediği" ve saldırıdan hemen öncesine kadar Washington'la bilgi paylaşmadığı belirtildi. 

ABD'li yetkililerin, "kamuoyu önünde İsrail'e destek verirken, özelde Washington'a danışmadan İran'a karşı bu kadar agresif bir hamle yapmasından öfke duyduğu" ifade edildi. 

Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen İsrailli yetkililer, Tel Aviv'in saldırıyı iki aydır planladığını ve operasyonun asıl hedefinin İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü komutanlarından Tuğgeneral Muhammed Rıza Zahidi olduğunu söyledi. 

Yetkililer, İsrail savaş kabinesinin 22 Mart'ta operasyona onay verdiğini belirtti. 

1 Nisan'da İran'ın Şam'daki konsolosluk binasına hava saldırısı düzenlenmişti. İsrail'in resmen üstlenmediği olayda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan ikisi general rütbesinde toplam 7 kişi ölmüştü. Öldürülen kişiler arasında Zahidi de vardı.

Bunun üzerine İran, 13 Nisan'ı 14 Nisan'a bağlayan gece, 360 drone, seyir füzesi ve balistik füzeyle İsrail'e misilleme yapmıştı. 

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) füze ve drone'ların yaklaşık yüzde 99'unun hava savunma sistemleriyle etkisiz hale getirildiğini belirtmişti. ABD donanmasına ait gemiler üç balistik füze ve 70 kamikaze drone'u vurmuştu. Fransa, Ürdün ve Birleşik Krallık (BK) da İsrail'in savunmasına destek vermişti.

NYT, savaş kabinesinin hazırlık planlarını da inceledi. Haberde İsrail'in, İran'ın Suriye veya Irak'taki milisler üzerinden küçük çaplı karşı saldırılar düzenleyeceğini düşündüğü ve Tahran'ın gerçekte ne kadar büyük bir misilleme yapacağını öngöremediği bildirildi. Buna göre İsrail, İran'ın 10 ila 80 adet karadan karaya füzeyle saldırıya karşılık vereceğini düşünüyordu.

Diğer yandan haberde, İsrail'in saldırısı ardından İran'ın misilleme kararını önceden ve açık şekilde taraflara ilettiğine dikkat çekildi. İsrail'in böyle bir hamle yapmamasının, ABD'yi zor durumda bıraktığı ifade edildi.

Amerikan gazetesi Washington Post da 11 Nisan'daki haberinde, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin'in 3 Nisan'da İsrailli mevkidaşı Yoav Gallant'ı arayarak, bölgedeki Amerikan güçlerini tehlikeye soktuklarını ve kendilerine hazırlanma fırsatı vermediklerini söylediğini aktarmıştı.

Brüksel merkezli Uluslararası Kriz Grubu'nun İran direktörü Ali Vaez, NYT'yle şu değerlendirmeyi paylaştı:  

Herkesin zafer kazandığını iddia edebileceği bir durumdayız. İran intikam aldığını, İsrail ise İran'ın saldırısını püskürttüğünü, ABD de İran'ı başarılı şekilde caydırdığını ve İsrail'i savunduğunu söyleyebilir. Fakat yeni bir kısasa kısas sürecine girersek, bu sadece İran ve İsrail'i değil, bölgenin geri kalanı ve tüm dünyayı etkileyecek şekilde hızlıca kontrolden çıkabilir.

Independent Türkçe, New York Times, Washington Post, Haaretz


Ukrayna Başbakanı Şmihal: Kaybedersek III. Dünya Savaşı çıkar

Ukrayna savaşı, Putin'in 24 Şubat 2022'deki emriyle başlamıştı (AFP)
Ukrayna savaşı, Putin'in 24 Şubat 2022'deki emriyle başlamıştı (AFP)
TT

Ukrayna Başbakanı Şmihal: Kaybedersek III. Dünya Savaşı çıkar

Ukrayna savaşı, Putin'in 24 Şubat 2022'deki emriyle başlamıştı (AFP)
Ukrayna savaşı, Putin'in 24 Şubat 2022'deki emriyle başlamıştı (AFP)

Ukrayna Başbakanı Denis Şmihal, Birleşik Krallık'ın kamu yayıncısı BBC'ye röportajında, "Rusya'yla mücadeleyi kaybedersek III. Dünya Savaşı çıkabilir" dedi.

Şmihal, dünkü söyleşisinde ABD başta olmak üzere Batılı müttefiklerin yardımlarını acilen hızlandırması gerektiğini belirterek şunları söyledi: 

Eğer kendimizi korumazsak Ukrayna düşecek. Böylece küresel güvenlik sistemi yok olacak ve tüm dünyanın yeni bir güvenlik düzeni inşa etmesi gerekecek. Ya da birçok çatışma ve çok sayıda savaş ortaya çıkacak. Tüm bu süreç nihayetinde III. Dünya Savaşı'na yol açabilir.

48 yaşındaki Şmihal, ABD Kongresi'ne takılan yardım paketiyle ilgili de konuştu. Ukrayna Başbakanı, 61 milyar dolarlık yardım paketinin oylamadan geçip geçmeyeceğine ilişkin "ihtiyatlı bir iyimserlik tavrını benimsediğini" söyledi.

Kongre'nin üst kanadı Senato, şubattaki oylamada 95 milyar dolarlık yardım paketini onaylamıştı. Ancak 61 milyar doları Ukrayna, 26 milyar doları İsrail ve 8,12 milyar doları Tayvan'a ayrılan paket, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi'ne takılmıştı. 

ABD Başkanı Joe Biden da cumartesi tekrar oylamaya sunulacak pakete desteğinin tam olduğunu dünkü açıklamasında yineledi.

Diğer yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, pazartesi günkü açıklamasında, İran'a karşı İsrail'e gösterilen desteğin ülkesi için de sağlanmasını istemişti. 

Ukrayna lideri, açıklamasında "Özgür dünya, İsrail'i savunarak böyle bir birlikteliğin sadece mümkün değil, aynı zamanda yüzde 100 etkili olduğunu da kanıtladı" ifadelerini kullanmıştı.

Ancak Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İsrail ve Ukrayna'nın farklı konumlarda olduğuna dikkat çekerek, Kiev'in benzer bir desteği talep etmemesi gerektiğini savundu.

Borrell, dünkü açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

İran'ın saldırıları Fransa, ABD, Birleşik Krallık (BK) ve Ürdün ordularının hava üslerinin üzerinden düzenlendi. Füzeler bu üslerin üzerinden geçti ve onlar da kendilerini savunmak için hamle yaptılar. Ukrayna topraklarında ya da Rus füzelerinin üzerinden uçtuğu bölgede, Ürdün, BK veya ABD'nin hava üsleri yok. Dolayısıyla aynı cevap verilemez çünkü koşullar aynı değil.

1 Nisan'da İran'ın Şam'daki konsolosluk binasına hava saldırısı düzenlenmişti. İsrail'in resmen üstlenmediği olayda, İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan ikisi general rütbesinde toplam 7 kişi ölmüştü. 

Bunun üzerine İran, 13 Nisan'ı 14 Nisan'a bağlayan gece, 360 drone, seyir füzesi ve balistik füzeyle İsrail'e misilleme yapmıştı. 

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) füze ve drone'ların yaklaşık yüzde 99'unun hava savunma sistemleriyle etkisiz hale getirildiğini belirtmişti. ABD donanmasına ait gemiler üç balistik füze ve 70 kamikaze drone'u vurmuştu. Fransa, Ürdün ve Birleşik Krallık (BK) da İsrail'in savunmasına destek vermişti.

Zelenski, geçen yılki açıklamasında da Şmihal'inkine benzer ifadeler kullanmış, Rusya'nın savaşı kazanması halinde Polonya'yı da işgal edeceğini öne sürmüştü. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise iddiaları reddederek "saçmalık" diye nitelemişti.

Independent Türkçe, BBC, RT


İsrail, Refah'a girmeye hazırlanıyor: "Topçular ve zırhlı araçlar konuşlandırıldı"

İsrail ordusunun dün Refah'a düzenlediği bombardımanda büyük bir krater oluştu (AFP)
İsrail ordusunun dün Refah'a düzenlediği bombardımanda büyük bir krater oluştu (AFP)
TT

İsrail, Refah'a girmeye hazırlanıyor: "Topçular ve zırhlı araçlar konuşlandırıldı"

İsrail ordusunun dün Refah'a düzenlediği bombardımanda büyük bir krater oluştu (AFP)
İsrail ordusunun dün Refah'a düzenlediği bombardımanda büyük bir krater oluştu (AFP)

İsrail'in Refah'a operasyon hazırlığı olarak Gazze Şeridi çevresine ilave birlik konuşlandırdığı bildirildi.

İsrailli Ma'ariv gazetesinin dünkü haberinde, İsrail ordusunun Gazze çevresine topçu birlikleri ve zırhlı personel taşıyıcıları yerleştirdiği yazıldı.

Haberde, birliklerin alarm durumuna geçirildiği, Refah operasyonun temel planının Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve Savunma Bakanı Yoav Gallant tarafından onaylandığı da öne sürüldü.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), iddialarla ilgili yorum yapmayı reddetti. 

IDF'den salı günü yapılan açıklamada, İsrail bombardımanları nedeniyle Gazze'nin kuzeyinden kaçıp Mısır sınırındaki Refah şehrine sığınan sivillerin tahliyesi için 40 bin çadır satın alındığı bildirilmişti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD başta olmak üzere Batılı müttefiklerin itirazlarına rağmen Refah'a kara harekatı düzenleyeceklerini birçok kez söylemişti. 

ABD Dışişleri Bakanlığı ise İsrail'in kara harekatıyla ilgili henüz kendileriyle bilgi paylaşmadığını aktardı.

Diğer yandan Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman es Sani, dünkü açıklamasında İsrail ve Hamas arasındaki ateşkes görüşmelerinin tıkandığını söyledi.

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları'nın 7 Ekim'de başlattığı Aksa Tufanı'nın ardından Katar, ABD ve Mısır ateşkes için arabuluculuk rolünü üstlenmişti.

24 Kasım'da sağlanan ve bir hafta süren ateşkeste 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakılmıştı. IDF'nin verilerine göre Hamas'ın elinde halen yaklaşık 130 rehine var. İsrail ordusu, bunlardan 34'ünün öldüğünü doğrulamıştı.

Ancak ikinci tur ateşkes müzakerelerinden henüz sonuç çıkmadı. Katar lideri, başkent Doha'da yaptığı açıklamada, oynadıkları arabulucu rolünü gözden geçirdiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: 

Ne yazık ki bu arabuluculuğun kötüye kullanıldığını ve dar siyasi çıkarlar uğruna istismar edildiğini gördük. Bu da Katar devletinin, bu rolü kapsamlı şekilde tekrar değerlendireceği anlamına geliyor. Oynadığımız rolü yeniden gözden geçirme ve tarafların bu arabuluculuk faaliyetlerine nasıl katıldığını değerlendirme aşamasındayız.

Es Sani, konuşmasında herhangi bir politikacının adını kullanmadı. Fakat Birleşik Krallık'ın kamu yayıncısı BBC, son dönemde özellikle ABD Kongresi'ndeki bazı isimlerin "ateşkes için Katar'ın Hamas'a yeterli baskıyı uygulamadığını öne sürdüğüne" dikkat çekti. 

Independent Türkçe, Times of Israel, Guardian, BBC


Ukrayna medyası: Rusların "yenilmez" S-400'ü imha edildi

Saldırıda S-400'lere ek olarak 4 adet Su-25 jetinin de imha edildiği öne sürüldü (Telegram/@Dosye Shpiona)
Saldırıda S-400'lere ek olarak 4 adet Su-25 jetinin de imha edildiği öne sürüldü (Telegram/@Dosye Shpiona)
TT

Ukrayna medyası: Rusların "yenilmez" S-400'ü imha edildi

Saldırıda S-400'lere ek olarak 4 adet Su-25 jetinin de imha edildiği öne sürüldü (Telegram/@Dosye Shpiona)
Saldırıda S-400'lere ek olarak 4 adet Su-25 jetinin de imha edildiği öne sürüldü (Telegram/@Dosye Shpiona)

Ukrayna ordusunun, Rusya'nın "yenilmez" denen S-400 sistemini imha ettiği öne sürüldü.

Kırım'daki Canköy'de yer alan Rus ordusuna ait hava üssündeki S-400 bataryasının, 17 Nisan gecesi düzenlenen bir saldırıyla kullanılmaz hale getirildiği savunuldu.

Ukrayna yanlısı Telegram kanalı Dosye Shpiona'nın paylaştığı bilgilere göre saldırı, ABD üretimi MGM-140 Ordu Taktik Füze Sistemi'yle (ATACM) gerçekleştirildi.

Ukrayna merkezli War Obozrevatel sitesiyse kimliğini paylaşmadığı kaynaklara dayandırdığı haberinde, saldırının "modernize edilmiş Sovyet füzeleriyle düzenlendiğini ve bunun Rusları şoke ettiğini" ileri sürdü.

Saldırıda ayrıca Britanya-Fransız ortak yapımı SCALP seyir füzesi ve ABD üretimi GLSDB bombalarının kullanılmış olabileceği belirtildi. Ukraine Battle Map adlı Twitter hesabının paylaşımında, zararın 100 milyon ila 300 milyon dolar olabileceği iddia edildi.

Kırım'daki askeri üssün Rusya Hava Kuvvetleri'ne ait olduğu, bir S-400 bataryasının yanı sıra üç fırlatma rampası ve bir radarın yok edildiği savunuldu.

Saldırının Ukrayna ordusu ve Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Baş Müdürlüğü'nün (GUR) koordinasyonuyla yapıldığı belirtildi.7

Buna ek olarak Rusya'nın Krasnodar Krayı'na bağlı Korenovsk şehrine de aynı gece saldırı düzenlendiği bildirildi. 

Saldırı sırasında üste iki S-300 savunma sistemi bataryasının tamirden geçirildiği de aktarıldı. Bunların saldırıda zarar görüp görmediğine dair bilgi paylaşılmadı. 

Rusya ve Ukrayna'dan saldırıyla ilgili henüz açıklama yapılmadı.

Independent Türkçe, War Obozrevatel, Novinite, Defence Blog